Ülkemizde yurt dışından danışmanı en iyi yolu yabancı ülkelerden öğrencilerin geleceği okullar açmak ve yabancıların çalışabileceği iş imkanları sunmaktır.
Ayrıca çok çalışıp başarılar ve icatlar yaparak ülkemizi en iyi şekilde Dünya ‘ ya tanıtabiliriz.
3. Sınıf Türkçe SONUÇ Yayınları Ders Kitabı Sayfa 94 Cevapları
1. ETKİNLİK
Soru : “Yurt” kelimesi sana neler çağrıştırıyor? Yazabilir misin?
Ben Ankara’da yaşıyorum. Ankara’da gezilecek çok güzel yerler vardır. Bunların başında Mustafa Kemal Atatürk’ün mezarının bulunduğu Anıtkabir gelmektedir.
Ankara’da Kocatepe camisi, Hacı Bayram Veli camisi, Ankara kalesi, Hamamönü, atakule, Pembe köşk, Kuğulu Park, Augustus tapınağı, pirinçhan, Mehmet Akif Ersoy evi , Roma hamamları, Roma duvarı gibi birçok eser bulunur.
Gezilmeye değer harika bir yerdir.
7. ETKİNLİK
Soru : Haydi arkadaşlar, ülkemizle ilgili öğrendiklerimizi hatırlayarak bir akrostiş çalışması yapalım. Sonra da yazdıklarımızla ilgili bir resim yapalım.
Türkiye’min her yeri ne güzeldir illeri
Ülkem bir başka benim rengarenk şehirleri
Rize çaylar diyarı
Karaman, Ankara’ sı
İzmir’ in kıyıları
Yalova kaplıcası
En güzeli ülkemin, insanıdır insanı…
3. Sınıf Türkçe SONUÇ Yayınları Ders Kitabı Sayfa 97 Cevapları
8. ETKİNLİK
Soru : Aşağıdaki kartpostallardan yararlanarak yurt dışında yaşayan ve Türkçe bilmeyen birine Türkiye’yi tanıtan bir mektup yazalım.
Ülkemde cami, kilise gibi birçok tarihi eser ve doğal yapıt bulunmaktadır.
Mimarisi ile göz doldururken aynı zamanda Antalya , Bodrum gibi tertemiz denizlerde yüzebilir, Uludağ’da ve birçok şehrimizde bulunan kayak merkezlerinde kayağın tadını çıkarabilirsin.
Her şehirde hatta her ilçede farklı yapılan yemek kültürleri ile eşsiz hatlar deneyimleyebilirsin.
Bence bütün fırsatlarını kullanıp ,bir an önce Türkiye’yi ziyaret etmelisin.
3. Sınıf Türkçe SONUÇ Yayınları Ders Kitabı Sayfa 98 Cevapları
9. ETKİNLİK
Soru : Arkadaşlar, yurdumuzla ilgili birçok şey öğrendik. Haydi, bugün yaşadıklarımızı ve öğrendiklerimizi günlüğümüze yazalım.
Cevap:
Sevgili günlük,
Türkiye’mizin bu kadar güzel olduğunu daha önce duysam da bugün bunu bir kez daha anlamış oldum.
Ülkemizin incisi olan İstanbul’u tatil ve deniz erkezi olan Mersin, Antalya ve İzmir’i dolaşmak istiyorum.
Ankara’nın güzel eserlerini görüp tarihi eserlerimizi dolaşmak ve bütün şehirleri teker teker gezmek istiyorum.
Böyle güzel bir ülkede olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
3. Sınıf Türkçe SONUÇ Yayınları Ders Kitabı Sayfa 99 Cevapları
9. ETKİNLİK
Soru : Haydi, aşağıdaki şiiri bakarak yazalım. Sonra da etrafını süsleyelim.
Kültürümüze ait farklı yemeklerden bir tanesi “keşkek” yemeğidir. Buğday, tavuk veya kırmızı et ile yapılır. Geceden satılan buğday tavuk veya kırmızı etle pişirilir. Bazı yörelerde özel tokmaklar ile dövülür. Üzeri tereyağı veya zevke göre pul biber gibi baharatlarla süslenir.
“3. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 92-94-95-96-97-98-99 SONUÇ Yayınları” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.
Bence en iyi besin:
Oyun. Çünkü
Hiçbir şey yemesem bile bazen
Oynarken doyuyorum.
İsmail UY AROĞLU
Örneklerle Çocuk Edebiyatı
(1, 2, 3, 4 ve 5. soruları metinden hareketle cevaplayınız.)
1. Şiirin konusu nedir?
Cevap:
Şiirin konusu çocukların oyuna her şeyden çok değer vermesidir.
2. Şiirin ana duygusu nedir?
Cevap:
Şiirin ana duygusu oyun sevgisidir.
3. Şair, en çok hangi sebzeleri seviyormuş?
Cevap:
Şair en çok havuç, domates ve oyun sebzelerini seviyormuş.
4. Şair, en çok hangi meyveleri seviyormuş?
Cevap:
Şair meyvelerden en çok elma, şeftali ve oyunu seviyormuş.
5. Sizce bir çocuk oyun oynarken doyabilir mi? Neden?
Cevap: Bence bir çocuk oyun oynarken duyamaz. Oyun oynarken çok hareket ettiğimiz için aksine çok fazla acıkırız. Şairin burada söylemek istediği çocukların oyunu her şeyden değerli bulmasıdır.
3. Sınıf Türkçe SONUÇ Yayınları Ders Kitabı Sayfa 89 Cevapları
6. Aşağıdaki cümleleri tamamlayalım.
Cevap:
Oyun oynarken kurallara uymalıyız. Çünkü ;
Taşıt yolundan uzak yerlerde ve parklarda oyun oynamalıyız. Çünkü ;
7. Aşağıdaki kelimeleri eş anlamlılarıyla eşleştirelim.
Cevap:
Kırmızı : Al
Düş : Hayal
Yemek : Aş
8. Aşağıdaki görseli inceleyelim. Görseldeki çocuklar hangi oyunu oynuyor? Bu oyunun nasıl oynandığını yazalım.
“3. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 88-89-90 SONUÇ Yayınları”
Cevap:
Bu resimde çocuklar “saklambaç” oyununu oynuyorlar. Bu oyun en az iki kişiyle oynanır. Oyunculardan bir kişi Ebru olarak gözlerini kapatır ve diğer çocuklar saklanırlar. Ebu olan çocuk diğer çocukları bulmaya çalışır. Saklanan çocuklar ve ebe hangisi daha önce ebenin gözlerini kapattığı yere dokunursa o kişi ebe olmaktan kurtulur.
3. Sınıf Türkçe SONUÇ Yayınları Ders Kitabı Sayfa 90 Cevapları
“3. Sınıf Türkçe SONUÇ Yayınları Ders Kitabı Sayfa 88-89-90 Cevapları”
• Bu tabloda “Evet”leriniz çoğunlukta ise durumunuz iyi demektir.
• “Biraz”larınız çoğunlukta ise kitabınızdaki etkinlikleri tekrarlayınız.
• “Hayır”larınız çoğunlukta ise eksiklerinizi tamamlamak için öğretmeninizle konuşunuz.
Soru : Haydi, bu temada öğrendiklerimizi kısaca yazalım.
Cevap:
Bu temada paylaşmanın güzelliğini, palyaço hakkında bilgileri, sınıf müzesinin nasıl kurulacağını, müzeler hakkında bilgi, büyüklerimizin eskiden oynadıkları oyunları ve tahta kaşıktan kukla yapımını öğrendik.
“3. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 88-89-90 SONUÇ Yayınları” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.
Arkadaşlarımla en çok evcilik oynamayı seviyorum. Beraber hayaller kurup oyuncaklarımızla doktor , öğretmen olduğumuzu hayal ediyoruz.
Arkadaşlarınla en çok ip oyunları oynamayı seviyorum. İp oyunları oynamak hem çok eğlenceli hem de enerjimizi atmamız için çok güzel bir oyun. İplerle çok farklı oyunlar kurabiliyoruz. Takım halinde veya tek başımıza iken bile ip oynayabiliyoruz.
Oyun oynarken kendime başka yerde hissetmediğim kadar mutlu ve neşeli hissediyorum.
Oyun oynamak beni çok eğlendiriyor ve atmak istemiş olduğum enerjiyi atmama yardımcı oluyor.
Oyun oynarken hayaller kurup istediğim şekle girebiliyorum.
Oyun oynarken çok iyi hissediyorum.
3. Sınıf Türkçe SONUÇ Yayınları Ders Kitabı Sayfa 83 Cevapları
1. ETKİNLİK
Soru : Metinle ilgili görseli inceleyelim. Sence metinde nelerden söz ediliyor olabilir?
Cevap:
Metin ile ilgili görselleri inceledim. Bence metinde çocukların oynadığı sokak oyunlarından bahsedilmektedir.
2. ETKİNLİK
Soru : “Aç Kapıyı Bezirgânbaşı” adlı oyunun nasıl oynandığını oluş sırası içinde yazalım.
Cevap:
Önce oyuncuların arasından iki ebe seçilir. Ebelerin kendilerine birer meyve veya hayvan ismi seçmeleri istenir. Bu iki ebe yüzlerini birbirine dönerek el ele tutuşur ve kollarını havaya kaldırırlar. Diğer oyuncular ebelerin yanında geriye doğru uzanan sıra oluştururlar. Sonra oyuncular “aç kapıyı bezirgan başı “derler.
Ebeler ise “kapı hakkı ne verirsin” derler. “Arkamdaki yadigar olsun ” derler .”bir sıçan, iki sıçan üçüncüsü ise deliye kaçan “diyen ebeler o oyuncuyu yakalar. Oyuncuya ” kediyi mi seçersin köpeği mi derler. Birini seçerek bu adın sahibinin arkasındaki yerini alır. Daha sonra seçtiği ebenin arkasında durur. Bütün oyuncular bitene kadar oyun böyle devam edilir.
Bundan sonra yere iki grubun arasına gelecek şekilde iki paralel çizgi çizilir. Ebeler önde oyuncular ise onların arkasında birbirlerinin belinden tutarak zincir oluştururlar. Herkes kuvvetlice tutunduktan sonra ebeler ayaklarını çizgiye koyar ve el tutuşarak çekişmeye başlarlar. Çekerek çizgiyi geçiren takım oyunu kazanır.
Soru : Aile büyüklerinizin çocukluk çağlarında oynadığı oyunlardan hangilerini öğrendiniz? Haydi anlatın, bu oyunları birlikte oynayalım.
Büyüklerimizin oynadığı oyunlardan bir tanesi “hımbıl” oyunudur.
Bu oyun grup halinde oynanır. Oyunu kaç kişi oynayacaksa o sayıda meyve, sebze ve hayvan gibi herhangi bir grup oluşturulup isimleri küçük kağıtlara kişi sayısı kadar yazılır.
Sonra bu kağıtlar karıştırılıp oyunculara dağıtılır.
Oyuncular aynı ismi biriktirmeye çalışırlar.
Aynı ismi elinde ilk tamamlayan kişi “hımbıl” yiyerek elini ortaya koyar. Diğer oyuncular da ellerine onun elinin üstüne koyarlar. Ellerin konu sırasına göre puan verilir ve en çok puan toplayan kişi kazanır.
3. Sınıf Türkçe SONUÇ Yayınları Ders Kitabı Sayfa 84 Cevapları
1. ETKİNLİK
Soru : Aşağıdaki resimleri inceleyelim. Çocukların oynadığı oyunu anlatalım. Sonra bu oyunun nasıl oynandığını yazalım.
Cevap:
Bu resimde çocukların oynadığı oyunun adı “kutu kutu pense tırnak işareti oyunudur.
Bu oyunu oynarken oyuncular halka şeklini alarak el ele tutuşurlar. Daha sonra oyunun şarkısını söyleyerek sağa veya sola dönmeye başlarlar. “Kutu kutu pense, elmayı yerse, arkadaşım ( kimi demek istiyorlarsa onu derler) isim, arkasını dönse . ” Diyerek oyunculardan birinin ismini söylerler.
İsmi söylenen oyuncu arkasını döner ve yine el tutuşarak herkes dönünceye kadar bu devam eder.
Bütün oyuncular arkasını döndükten sonra teker teker isimler söylenerek bu sefer önüne dönse şeklinde söylenir ve oyuncular teker teker önlerine dönerler.
Bu oyunda kazanan veya kaybeden yoktur.
“3. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 82-83-84 SONUÇ Yayınları” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.
Birçok vahşi hayvanın yavrusu, çok küçükken alınır, vahşi ortamından uzaklaştırılır ve medeni bir ortamda insanlar tarafından büyütülürse kolayca uysallaşıp, evcilleşebilir.
Bu hayvanlar, birlikte seneler geçirdikleri insanlara karşı yakınlaşırken, yeni tanıştıkları bir insana karşı yine saldırgan olabilir. Bu tabiatları gereğidir.
Yabani hayvanlar her ne kadar evcilleştirilse de tam erişkin hale gelince tehlikeli ve saldırgan olabilirler.
Acı veren tasmalar, uyuşturucu gibi maddeler, şiddet, fazla verilen öğünler, aç bırakma, kilit ve zincir ile kötü davranışlar sonrasında hayvanat bahçeleri veya sirkteki hayvanlar ehlîleştiriliyor. Ancak bu hayvanlara acı veriyor ve doğalarına aykırı olduğu için haksızlık oluyor.
3 Beyaz Diş
Tek Göz ve Kiche (Kişe) adlı kurtların dört yavrusundan sadece bir tanesi hayatta kalır. Kiche ve yavrusu, Gri Kunduz tarafından yakalanıp Gri Kunduz’un köyüne götürülür. O, bu yavru kurda Beyaz Diş adını verir. Beyaz Diş’in bu köydeki yaşamı kolay değildir. Bu zorlu yaşam onu güçlü bir köpek hâline getirmiştir. Günün birinde Gri Kunduz, Beyaz Diş ile birlikte Yukon’a gelir. Burada Beyaz Diş’i gören ve onun sahibini nasıl savunduğunu izleyen Güzel Smith, Beyaz Diş’i Gri Kunduz’dan satın alır. Güzel Smith’in yanında pek çok talihsizlikler yaşayan Beyaz Diş, ölmek üzereyken Weedon Scott (Vidın Sıkat) ve Matt (Met), tarafındar kurtarılır. Onlar, Beyaz Diş’i yanlarına alıp ehlileştirirken çeşitli sorunlar yaşasalar da zamanla Beyaz Diş’i çok severler. Scott ve Beyaz Diş California’ya Scott’un ailesinin yanına giderler. Burada Beyaz Diş Weedon Scott’un babasını ölümden kurtarınca herkesin sevgisini kazanmıştır.
Aşağıda Bill (Bil) ve Henry’nin (Henri) yolculukları esnasında köpeklerinin kaybolduğunu anlatan bir bölüm verilmiştir. (…) Donmuş su yolunun iki yanında, karanlık ladin ormanı çatılmış duruyordu. Yakın zaman önce esen bir rüzgâr, ağaçların üzerindeki beyaz buz örtüsünü sıyırmıştı ve ağaçlar sönükleşen ışığın altında, kara, uğursuz gövdeleriyle, birbirlerine yaslanır gibiydiler. Arazide muazzam bir sessizlik hüküm sürüyordu. Bu arazi, canlılıktan, hareketten yoksun, ıssız bir yerdi; öylesine tenha ve soğuktu ki, ruhunda keder bile yoktu. (…) Ebediyetin her şeye hâkim, kelimelere sığmaz hikmeti, hayata ve yaşam çabasının beyhudeliğine bakarak gülmekteydi. Vahşi tabiattı burası; acımasız, kalbi buz kesmiş Kuzey topraklarıydı.
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 67 Cevapları
Ama bu arazide yaşam vardı; ortalıktaydı ve direniyordu. Buz tutmuş su yolunun aşağısında, bir grup köpek çabalayıp durmaktaydı. Uzun kürkleri buz kesmişti. Nefesleri ağızlarından çıkar çıkmaz donuyor, köpüklü parçacıklar halinde fışkırıp, gövdelerindeki tüylere yapışıyor ve buz kristallerine dönüşüyordu. Köpeklerin üzerinde deri koşum takımları vardı ve arkalarından sürüklenen kızağa, deri kayışlarla bağlıydılar. Kızakta sürücü yoktu. Sağlam huş ağacı kabuğundan yapılmış kızağın tüm yüzeyi, karla temas halindeydi. Kızağın baş tarafı, bir dalga misali kabaran yumuşak karı aşağı çekecek ve bastıracak şekilde, bir parşömen tomarı gibi yukarı kalkıktı. Uzun ve dar bir kutu, kızağa sağlamca bağlanmıştı. Kızakta başka şeyler de vardı: Battaniyeler, bir balta, kahve cezvesi ve tava. Ama en fazla göze çarpan ve en çok yer kaplayan şey, uzun dar kutuydu.
Köpeklerin önünde, geniş kar ayakkabıları giymiş bir adam çabalıyordu. Kızağın arkasında ikinci bir adam çabalamaktaydı. Kızaktaki kutunun içinde, çabası sona ermiş üçüncü bir adam yatıyordu; tabiat bu adamı yenmiş ve bir daha hareket edemeyecek, direnemeyecek hale gelene kadar ezmişti. Vahşi tabiat hareketi sevmez. Yaşam, ona bir saldırıdır, çünkü yaşam hareket demektir; vahşi tabiat her zaman hareketi yok etmeye çalışır. Akıp denize karışmasın diye suyu dondurur; ağaçlar güçlü yüreklerine dek buz kessinler diye onların usarelerini çeker; tabiatın en şiddetli ve dehşetli biçimde yağmalayıp ufalayarak teslim aldığı, insandır; yaşamın hep huzursuz ettiği, tüm hareketlerin an gelip eylemsizlikle sonlanacağı şeklindeki hükme, her daim başkaldıran insan.
Ama önde ve arkada, henüz ölmemiş iki adam, korkmadan, boyun eğmeden çabalıyorlardı. Bedenlerinin üzerinde kürkler ve tabaklanmış yumuşak deriler vardı. Nefeslerinden gelen buz kristalleri, kirpiklerini, yanaklarını ve dudaklarını öyle bir kaplamıştı ki, yüzlerini görmek mümkün değildi. (…) Ama tüm örtülerin altında hâlâ insandılar; tenhalığın, alaycılığın ve sessizliğin bölgesine girerek, devasa bir serüvene kalkışan bu cılız maceraperestler, uzay uçurumları kadar uzak, yabancı ve titreşimsiz bir dünyanın kudretine meydan okuyorlardı.
Konuşmadan ilerliyorlar, nefeslerini yaptıkları işe saklıyorlardı. Her tarafta, onlara varlığını somut şekilde dayatan sessizlik vardı. Sessizliğin onların zihinleri üzerindeki etkisi, derin su ortamının dalgıcın vücudunda bıraktığı etkiye benziyordu. Sessizlik, bitimsiz uzamın ve değiştirilemez fermanın ağırlığıyla onları eziyordu. Onları zihinlerinin en uzak girintisine kadar ezip, insan ruhunun tüm sahte şevklerini, coşkularını, yersiz özdeğerlerini, üzümün suyunu sıkar gibi içlerinden dışarı akıtıyordu; bu adamlar kendilerini sınırlı ve küçük olarak, görünmez bileşenlerin ve kuvvetlerin karşılıklı oyununda azıcık akıl ve yetersiz bir kurnazlıkla hareket
eden birer noktacık, zerrecik olarak algılamaya başlayıncaya değin. Bir saat geçti, sonra bir saat daha. Kısa, güneşsiz günün solgun ışığı kaybolmaya başlamıştı ki, durgun havada, uzaktan gelen belli belirsiz bir çığlık duyuldu. Hızla süzülerek yükselen bu çığlık, en üst notasında gergin ve titrek şekilde bir süre devam ettikten sonra, yavaşça söndü.
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 68 Cevapları
Kederli bir sertlik ve aç bir arzu taşımasa, bu çığlık kayıp bir ruhun feryadı olabilirdi. Öndeki adam, gözleri arkadaki adamın gözleriyle buluşana dek, kafasını çevirdi. Sonra, uzun ve dar kutunun üzerinden, karşılıklı olarak başlarını salladılar. İkinci bir çığlık, sessizliği kulak tırmalayıcı bir sesle iğne gibi delip geçti. İki adam da sesin nereden geldiğini anlamıştı. Geriden, az önce geçtikleri karlı alanın bir yerinden gelmekteydi. Yine geriden, ikinci çığlığın sol tarafından, ona cevap veren üçüncü bir çığlık yükseldi.
Öndeki adam:
— Peşimizdeler Bill, dedi.
Sesi, zorlukla konuşuyormuş gibi boğuk ve gerçekdışı çıkmıştı.
— Et bulmak zor. Günlerdir tek tavşan
izi görmedim, diye yanıtladı arkadaşı.
Daha fazla konuşmadılar ama hâlâ, arkalarında yükselmeye devam eden av çığlıklarını dinliyorlardı. Karanlık çökünce,
köpekleri su yolunun kıyısındaki bir ladin
ağacı kümesine yönlendirdiler ve kamp
kurdular. (…) Ateşten biraz uzakta öbeklenen kurt köpekleri, hırlıyorlar, birbirleriyle dalaşıyorlar ama karanlığa doğru
gitmeye niyetli görünmüyorlardı.
Bill:
— Kampın epeyce yakınındalar galiba, Henry, dedi.
Ateşin başına çömelip, bir buz parçasıyla kahve cezvesini yerleştiren Henry,
başıyla onayladı. (…)
— Burada postlarının güvende olduğunu biliyorlar, dedi.
Kaçıp da yem olmaktansa, karınlarının doyduğu yerde kalıyorlar. Çok akıllı bu köpekler
canım.
Bill kafasını iki yana salladı.
— Ah, bilmem ki.
Arkadaşı, merakla ona baktı:
— Daha önce sen de hep, akıllı olduklarını söylerdin.
Diğeri, yediği fasulyeleri ağır ağır çiğneyerek:
— Henry, dedi, onlara yemek verirken nasıl hırgür ettiler, gördün mü?
— Evet, her zamankinden fazla şaklabanlık yaptılar.
— Kaç köpeğimiz var, Henry?
— Altı.
— Öyleyse, Henry…
Bill, söyleyeceklerinin önemi iyice anlaşılsın diye bir an durdu.
— Diyordum ki Henry, altı köpeğimiz var. Çantadan altı balık çıkardım. Her köpeğe birer
balık verdim ve Henry, bir balık eksik kaldı.
— Yanlış saymışsın.
Diğeri, serinkanlılıkla tekrarladı:
— Altı balık çıkardım. Tek Kulak balıksız kaldı. Tekrar çantaya gidip ona da balık getirdim.
— Sadece altı köpeğimiz var, dedi Henry.
— Henry, diye devam etti Bill, hepsi bizim köpekler miydi bilmem ama, ben balık verirken
sayıları yediydi.
Henry yemeyi bırakıp ateşin öte yanına baktı ve köpekleri saydı.
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 69 Cevapları
— Şimdi sadece altı taneler, dedi.
Bill sakin, kendinden emin şekilde yanıtladı:
— Diğerini karda koşarken gördüm. Yedi taneydiler.
Henry ona anlayışla bakarak:
— Keşke bu yolculuk artık bitse, dedi.
— Ne demek istiyorsun? diye sordu Bill.
— Demek istiyorum ki, sinirlerin bozulmuş ve hayaller görmeye başlamışsın.
Bill ağırbaşlılıkla:
— Bunu ben de düşündüm, dedi, sonra onu karın üstünde koşarken görünce, gidip baktım
ve karda bıraktığı izleri gördüm. Ardından köpekleri saydım, altı taneydiler. İzler hâlâ orada
duruyor. Bakmak ister misin? Gel göstereyim.
Henry yanıt vermeyerek, sessizce lokmasını çiğnemeyi sürdürdü ve yemek bitince, üstüne
bir fincan kahve içti. Ağzını elinin tersiyle sildikten sonra konuştu:
— O zaman sana göre bu…
Karanlığın içinden gelen, iniltili, kederli ve vahşi bir çığlıkla, sözü bölündü. Henry durup
dinledi ve sonra elini çığlığın geldiği yere doğru sallayarak cümlesini tamamladı:
— … onlardan biri miydi?
Bill başıyla onayladı:
— Gördüğüm şeyin başka bir açıklaması olsa keşke. Köpeklerin nasıl çıngar çıkardığını
sen de fark etmişsin. Çığlık üstüne çığlık ve onlara yanıt veren başka çığlıklar, sessizliği bir
tımarhaneye çevirmekteydi.
Her yandan bağrışlar yükseliyor ve köpekler, birbirlerine iyice sokularak korkularını belli
ediyorlardı; ateşe öyle yakın duruyorlardı ki, tüyleri sıcaktan kavruluyordu. (…)
Jack London (Cek Landın)
çev.: Yiğit Yavuz
(Kısaltılmıştır.)
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 70 Cevapları
1. ETKİNLİK
Soru : Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız.
Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Cevap:
Ebediyet Kelimesi
Kelime/Kelime Grubu : Kelime
TDK Analmı: sonsuzluk
Tahminî Anlamı : sonsuzluk
Cümlem :
Özgürlük meşalesi ebediyete kadar yanacaktır.
Seninle sözümüz ebediyete kadar devam edecek.
Emin ol, ebediyet bizim gibi inanlar içindir.
Ebediyete kadar böyle sürmeyecek ya.
Sanki sen ebedisin de dertlerin ebedi olacak sanıyorsun.
Beyhude Kelimesi
Kelime/Kelime Grubu : Kelime
Tahminî Anlamı : faydasız
TDK Analmı:
1. (sıfat)yararsız:
2. (zarf) boşuna:
Cümlem :
Beyhude gider, beyhude ağlar.
Söyle ona beyhude ağlasa da olan olmuştur.
Beyhude, giden gitti kalanlar kaldı.
Ne acı, beyhude ağlasam yansam.
Üzülmek beyhude, kalk diren artık.
Kızak Kelimesi
Kelime/Kelime Grubu : Kelime
Tahminî Anlamı : kar üzerinde kaymak için kullanılan alet
TDK Analmı:
1. (isim) Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt
2. (isim) Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.
3. (isim )Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası.
4. (isim denizcilik) Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara.
Cümlem :
Daha önce kızakla kaymış mıydın?
Kızağın üzerinde tehlikeli hareketler yapmaya devam ediyordu.
Kızağın üzerinde köpeği ile beraber yol alıyordu.
Kızağa koyduğu hasta annesi soğuktan donmak üzereydi.
Eylemsizlik Kelimesi
Kelime/Kelime Grubu : Kelime
Tahminî Anlamı : hareketsizlik
TDK Analmı: Eylemsiz olma durumu
Cümlem :
En sonunda eylemsizlik kararı aldım.
Eylemsizlik kararı almakta isabet etmişsin.ç
Eylemsizlik ile bizleri protesto ediyordu.
Eylemsizlik sebebi ile vücudu iyice hastalanmıştı.
Eylemsizlik hastalıklara davetiye çıkarır.
Maceraperest Kelimesi
Kelime/Kelime Grubu : Kelime grubu
Tahminî Anlamı : eğlence ve zor işleri seven kimse
TDK Analmı: Maceracı
Cümlem :
Maceraperest iki gencin hikayesi bu.
Maceraperest bir kadının yaşadıklarını anlatıyor.
Bu film maceraperest bir çocuğun başından geçenlerle ilgili.
Maceraperest teyzemiz, gençlere taş çıkarıyordu.
Burası tam da maceraperestler için tasarlanmış.
Bitimsiz Kelimesi
Kelime/Kelime Grubu : Kelime
Tahminî Anlamı : sonsuz, bitmeyen
TDK Analmı: Sonsuz
Cümlem :
Ne bitimsiz dertleri var bu kadının.
Ne bitimsiz istekleri var, gerçekten sıkıldım.
Bitimsiz istekleri ile herkesi bunalttı.
Bitimsiz bir istek, doyumsuz bir yaşam nereye kadar.
Bitimsiz bir hayat , doyumsuzluk mümkün değil malesef.
2. ETKİNLİK
Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre cevaplayınız.
1. Henry ile Bill, nerede kamp kurmuştur?
Cevap:
Henry ile Bill, bir ladin ağacı kümesine yönlendirdiler ve kamp kurdular.
2. Henry ile Bill’in duydukları çığlıklar ne olabilir? Açıklayınız.
Cevap:
Henry ile Bill’in duydukları çığlıklar kaybolan bir ruhun çığlıkları olabilir.
3. Bill, köpeklerin sayısının yedi olduğunu ısrar etmesine rağmen Henry ona neden inanmamıştır?
Cevap:
Bill, köpeklerin sayısının yedi olduğunu ısrar etmesine rağmen Henry köpekleri saydığı için inanmamıştır.
4. Bill, Henry’yi yedi köpek gördüğüne nasıl ikna etmiştir?
Cevap:
Bill, Henry’ye çantada 6 tane balık olduğunu 6 tane köpeğe balık verdiğini ama bir köpeğin balık almadığını söylemiştir.
5. Köpekler niçin korkmaktadır?
Cevap:
Köpekler av olmaktan korkmaktadır.
3. ETKİNLİK
Soru : Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.
Cevap:
Metnin Konusu : Henry ve Bill adında iki adamın başlarından geçenler ve Beyaz Diş adındaki bir kurttan bahsetmektedir.
Metnin Ana Fikri : Hayvan Sevgisi
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 71 Cevapları
4. ETKİNLİK
Soru : Okuduğunuz metne uygun yeni başlıklar bularak bu başlıkları aşağıya yazınız.
Cevap:
Henry ve Bill’ in Köpekleri
Kurt Köpekler
5. ETKİNLİK
Soru : Metni tekrar okuyunuz. Metnin özetini “özet çıkarma” yöntemine uygun olarak aşağıya yazınız. Özetinizi kendi ifadelerinizle ve bir bütünlük içinde yazmaya özen gösteriniz.
Cevap:
Beyaz Diş adında bir kurt köpek evcilleştirilmek için yakalanır. Birçok sahip değiştirir. Kahramanlığı sayesinde sahiplerinin gönlünde yer kazanır. Henry ve Bill adında iki adam yolculukları sırasında yedi köpeklerinden birini kaybederler. Önce altı köpekleri olduklarını sanırlar. Duydukları çığlıkların o köpeğe ait olduğunu anlarlar. Yolculuklarına altı köpekleri ile devam ederler.
6. ETKİNLİK
Soru : a) Okuduğunuz metnin türü aşağıdakilerden hangisidir? İşaretleyiniz.
Cevap:
Fabl
Deneme
Roman
Efsane
Soru : b) Metnin türünü nasıl belirlediğinizi yazınız.
Cevap:
Metin bir romandan alıntı gibidir. Bir hikaye gerçeğe uygun şekilde uzun uzadıya ele alınarak yazılmıştır.
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 72 Cevapları
7. ETKİNLİK
Soru : a) Aşağıda verilen örneklerde cümlelerin temel ögeleri olan özne ve yüklemler belirtilmiştir.
Cevap:
Evimiz bir tepenin yamacındaydı.
Öğretmenimiz, güzel konuştuğumuzu söyledi.
Soru : b) Aşağıda verilen cümleler özne ve yüklemden oluşmuştur. Cümlelerdeki özne ve
yüklemlerin altını çiziniz.
Evin her tarafı düzenliydi.
Cevap: Evin her tarafı kelimesi özne,düzenliydi kelimesi yüklemdir.
Sayısız kitabın bulunacağı bir kütüphane yaptırılacak.
Cevap:
Sayısız kitabın bulunacağı bir kütüphane özne, yaptırılacak ise yüklemdir.
Kapı önlerinde oturup konuşmak, annelerimize iyi gelen bir şeydi.
Cevap:
Kapı önlerinde oturup konuşmak özne, iyi gelen şeydi ise yüklemdir. Annelerimize dolaylı tümleçtir.
Çocuklarımız, bizim geleceğimizdir.
Cevap:
Çocuklarımız özne, ise bizimgeleceğimizdir yüklemdir.
İşe zamanında gelmemesi, sıkıntılı bir durumdu.
Cevap
İşe zamanında gelmemesi özne, sıkıntılı bir durumdu ise yüklemdir.
Onun yaklaşmasını bekleyenler bağırıyordu.
Cevap:
Onun yaklaşmasını bekleyenler özne, bağırıyordu ise yüklemdir.
Fazıl Hüsnü Dağlarca, Türk edebiyatının önde gelen şairlerindendir.
Cevap:
Fazıl Hüsnü Dağlarca özne, önde gelen şairlerindendir ise yüklem, Türk edebiyatının belirtili nesnedir.
Evimizin yakınına taşınmıştı.
Cevap:
Gizli özne(O) , taşınmıştı ise yüklem, evimizin yakınına dolaylı tümleçtir.
Deve dikeni çiçekleri, iki yumruk büyüklüğündedir.
Cevap:
Deve dikeni çiçekleri, özne, iki yumrukbüyüklüğündedir ise yüklemdir.
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 73 Cevapları
8. ETKİNLİK
Soru : a) Aşağıdaki cümlelerin belirtili nesnelerini gösteriniz. Belirtili nesneyi bulmak için yükleme sorduğunuz soruyu yüklemin altına yazınız.
Cevap: “üzüyor” (ne üzüyor?) Eski kitaplarımın hasar görmesi
Soru : b) Aşağıdaki cümlelerin belirtisiz nesnelerini gösteriniz. Belirtisiz nesneyi bulmak için yükleme sorduğunuz soruyu yüklemin altına yazınız.
Sana güzel bir kitap alacağım.
Cevap: alacağım ( ne alacağım) güzel bir kitap
Koca bir tabak yemek yedi.
Cevap: yedi (ne yedi) Koca bir tabak yemek
Bayramda çocuklara şeker ikram ettik.
Cevap: ikram ettik. (ne ikram ettik) şeker
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 74 Cevapları
9. ETKİNLİK
Soru : Aşağıdaki cümlelerin dolaylı tümleçlerini gösteriniz. Dolaylı tümlecini bulmak için yükleme sorduğunuz soruyu yüklemin altına yazınız.
Cümlede yüklemin anlamını bulunma, ayrılma (çıkma), yönelme bakımından ilgili olduğu yer yönünden tamamlayan öge “dolaylı tümleç” ya da “yer tamlayıcısı” olarak adlandırılır. Dolaylı tümleci bulmak için yükleme “Nereye?, Nerede?, Nereden?, Neye?, Neyde?, Neyden?, Kime?, Kimde?, Kimden?” sorularından uygun olanı sorulur.
Bilge dikkatli bir şekilde tahtaya bakıyordu.
Cevap: Nereye bakıyordu? tahtaya
Seni görür görmez aşağıya indim.
Cevap: indim nereye aşağıya
10. ETKİNLİK
Soru : Aşağıdaki cümlelerin dolaylı tümleçlerini gösteriniz. Dolaylı tümlecini bulmak için yükleme sorduğunuz soruyu yüklemin altına yazınız.
Cümlede yüklemin anlamını durum, soru, zaman, yer-yön ve nicelik yönlerinden tamamlayan öge “zarf tümleci” ya da “zarf tamlayıcısı” olarak adlandırılır. Zarf tümlecini bulmak için yükleme “Nasıl?, Neden?, Niçin?, Ne zaman?, Niye?, Ne kadar?, Nereye? (Nere?)” sorularından uygun olanı sorulur.
Her akşam parkta yürürüz.
Cevap: yürürüz (ne zaman ) her akşam
Öğretmenimiz yukarı çıkmış.
Cevap: çıkmış nereye yukarı
11. ETKİNLİK
Soru : Sınıfınızda “evcil hayvanlar” konulu bir konuşma yapınız.
Konuşmanızda ikna etme stratejisini uygulayınız. Fikirlerinizin arkadaşlarınız tarafından kabul edilmesini sağlamak için fikirlerinizi destekleyen kaynaklardan, güvenilir delillerden ve verilerden yararlanınız.
Evcil hayvanlar, insanlara yakınlığı ve sevimliliği ile gönüllere giren, insanlara yeniden umut veren ve hayata bağlayan canlılardır. İnsanın bu hayvanlarla beraber kaldıkça ayrı bir bağ kurulduğu görülür.
Evcil hayvanlar sorumluluk sahibi olmayı sağlar. Çünkü bir canlının bakımı kişinin dikkatini geliştirerek ona bakım için çabalamasını sağlar. Stresi azaltıcı etkisi sayesinde insanı rahatlatır. İnsan sevmenin ve sevilmenin gücünü doyasıyla yaşar.
Özellikle yalnız olan insanların yalnızlık hissi ile baş etmelerine yardımcı olur. Çocuklara sorumluluk bilinci ile sevmeyi tattırır. Yapılan araştırmalar kalp sağlığı,, bağışıklık ve alerji konusunda da etkili olduklarını gösteriyor.
12. ETKİNLİK
Soru : Defterinize doğada yaşadıklarınızla ilgili bir anınızı kısaca yazınız.
Derslerden ve başka işlerimizden fırsat buldukça parkta arkadaşlarımızla buluşur, birşeyler yerdik. Ne yazık ki gelen insanların dikkatsizliği sebebi ile her yer çöpten geçilmiyor ve çok kirleniyordu. Annem çöp atımı konusunda çok hassas ve dikkatlidir. Elimize verdiği çöp poşetini çekinsem de açar içine çöplerimi koyardım.
Öğretmenimiz oradan geçerken bizleri gördü. Selam vermek için yanımıza yaklaşınca çöp poşetimizi fark etti. Bizleri takdir etti. Ondan sonra daha rahat bir şekilde buna dikkat etmeye başladım. Bir süre sonra diğer arkadaşlarımızın da çöp konusunda daha dikkatli olduklarını fark ettik. Artık ben değil bir çok kişi çöp poşeti ile geliyor ve yere atanlar çekinmeye başlıyordu.
Bu herkesi kapsamaz ama biz bir şeylerin ucundan tutunca çok şeyleri başarabileceğimizi görüyorduk.
“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 66-70-71-72-73-74 Ferman Yayıncılık” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.
8. Sınıf Türkçe Kitabı Doğada yaşadıklarınızla ilgili bir anınızı kısaca yazınız. konusunu kısaca ele alacağız.
“Doğada yaşadıklarınızla ilgili bir anınızı kısaca yazınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Her gün okuldan dönerken suluğumda kalan suları kuru bir ağacın gölgesine dökerdim. Bunu hem onu sulamak hem de suyu yukarı taşımamak için yapardım.
Zamanla döktüğüm yerden otlar çıktığını görmek beni hem şaşırtmış hem de mutlu etmişti. Bir süre geçti ki otlardan ziyade ağacında yavaş yavaş kendine geldiğini fark ettim. Ağaç daha bir gür duruyor ve gittikçe canlanıyordu. Meyve vermeyen bu ağaç zamanla meyve vermeye başlıyordu.
“Doğada yaşadıklarınızla ilgili bir anınızı kısaca yazınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Derslerden ve başka işlerimizden fırsat buldukça parkta arkadaşlarımızla buluşur, birşeyler yerdik. Ne yazık ki gelen insanların dikkatsizliği sebebi ile her yer çöpten geçilmiyor ve çok kirleniyordu. Annem çöp atımı konusunda çok hassas ve dikkatlidir. Elimize verdiği çöp poşetini çekinsem de açar içine çöplerimi koyardım.
Öğretmenimiz oradan geçerken bizleri gördü. Selam vermek için yanımıza yaklaşınca çöp poşetimizi fark etti. Bizleri takdir etti. Ondan sonra daha rahat bir şekilde buna dikkat etmeye başladım. Bir süre sonra diğer arkadaşlarımızın da çöp konusunda daha dikkatli olduklarını fark ettik. Artık ben değil bir çok kişi çöp poşeti ile geliyor ve yere atanlar çekinmeye başlıyordu.
Bu herkesi kapsamaz ama biz bir şeylerin ucundan tutunca çok şeyleri başarabileceğimizi görüyorduk.
8. Sınıf Türkçe Kitabı “Evcil hayvanlar” konulu bir konuşma yapınız. konusunu kısaca ele alacağız.
““Evcil hayvanlar” konulu bir konuşma yapınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
İnsanlar tarih boyunca kendisinden yararlanmak için hayvanlarla beraber yaşamış ve yakın ilişki kurmuştur. Etinden, sütünden, yününden yararlanmak, diğer insan ve hayvanlardan korunmak amacıyla köpek gibi hayvanlar beslemiştir.
Yapılan birçok araştırma evcil hayvanların insanların psikolojisi üzerinde olumlu etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
““Evcil hayvanlar” konulu bir konuşma yapınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Evcil hayvanlar, insanlara yakınlığı ve sevimliliği ile gönüllere giren, insanlara yeniden umut veren ve hayata bağlayan canlılardır. İnsanın bu hayvanlarla beraber kaldıkça ayrı bir bağ kurulduğu görülür.
Evcil hayvanlar sorumluluk sahibi olmayı sağlar. Çünkü bir canlının bakımı kişinin dikkatini geliştirerek ona bakım için çabalamasını sağlar. Stresi azaltıcı etkisi sayesinde insanı rahatlatır. İnsan sevmenin ve sevilmenin gücünü doyasıyla yaşar.
Özellikle yalnız olan insanların yalnızlık hissi ile baş etmelerine yardımcı olur. Çocuklara sorumluluk bilinci ile sevmeyi tattırır. Yapılan araştırmalar kalp sağlığı,, bağışıklık ve alerji konusunda da etkili olduklarını gösteriyor.
8. Sınıf Türkçe Kitabı Vahşi hayvanların ehlîleştirilmesiyle ilgili bir araştırma yapınız. konusunu kısaca ele alacağız.
“Vahşi hayvanların ehlîleştirilmesiyle ilgili bir araştırma yapınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Vahşi hayvanların yeri doğadır. İnsanlar evcil hayvanları beslemelidir. Çünkü evcilleştirilmek onların doğasına aykırıdır. Buna rağmen vahşi birçok hayvan evcilleştirilmiştir.
Acı veren tasmalar, uyuşturucu gibi maddeler, şiddet, fazla verilen öğünler, aç bırakma, kilit ve zincir ile hayvanların doğal yapısı bozuluyor.
“Vahşi hayvanların ehlîleştirilmesiyle ilgili bir araştırma yapınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Birçok vahşi hayvanın yavrusu, çok küçükken alınır, vahşi ortamından uzaklaştırılır ve medeni bir ortamda insanlar tarafından büyütülürse kolayca uysallaşıp, evcilleşebilir.
Bu hayvanlar, birlikte seneler geçirdikleri insanlara karşı yakınlaşırken, yeni tanıştıkları bir insana karşı yine saldırgan olabilir. Bu tabiatları gereğidir.
Yabani hayvanlar her ne kadar evcilleştirilse de tam erişkin hale gelince tehlikeli ve saldırgan olabilirler.
Acı veren tasmalar, uyuşturucu gibi maddeler, şiddet, fazla verilen öğünler, aç bırakma, kilit ve zincir ile kötü davranışlar sonrasında hayvanat bahçeleri veya sirkteki hayvanlar ehlîleştiriliyor. Ancak bu hayvanlara acı veriyor ve doğalarına aykırı olduğu için haksızlık oluyor.
8. Sınıf Türkçe KitabıKızıl Renkli Komşumuz Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59
8. Sınıf Türkçe Kitabı Kızıl Renkli Komşumuz Metni Etkinlik Cevapları
8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 52-56-57-58-59
“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 52-56-57-58-59 Ferman Yayıncılık”
Soru : “Uzay” kavramı ile ilgili bir araştırma yapınız. Yaptığınız araştırmadan yararlanarak gök bilimi hakkındaki bilgilerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Astronomi evrende bulunan galaksileri, yıldızları, güneş sistemini veya diğer Gök cisimlerini inceler.
Astronomi yani gökbilim terimi “yıldızların yasası” anlamına gelmektedir.
Teknolojinin gelişmesi ve teleskopların ortaya çıkması ile gök bilimine ait birçok bilgi gün yüzüne hızlıca çıkmaya başlamıştır.
Astronominin alanlarından bir tanesi gök cisimlerinin yörüngeleri ile ilgili hesaplamaları yapar.
Alt alanı olan astrofizik gök cisimlerinden yayılan elektromanyetik dalgalardan elde edilen verileri yorumlar.
Gök cisimlerinin ve yıldızlar arası ortamın kimyasal yapısını incelemek, evrendeki olası yaşam formlarını incelemek, gezegenlerin, doğal uyduların ve göktaşı gibi cisimlerin yapılarını ve oluşumlarını incelemek de astronominin görevleri arasındadır.
1 Kızıl Renkli Komşumuz
Her şey, 1800’lü yılların sonunda ünlü İtalyan gök bilimci Giovanni Schiaparelli’nin (Ciovanni Şiparelli) gezegenin yüzeyindeki vadi sistemini görmesiyle başladı. Schiaparelli’nin gördüğü, o dönemde yanlış yorumlandı ve bunların insan gibi akıllı canlıların yaptığı kanallar olduğu düşünüldü. Bunun ardından, tüm Avrupa ve Amerika’yı bir Mars tutkusu sardı. (…)
Percival Lowell (Pörsivıl Lovıl), işi daha da karıştırdı. Lowell’ın, öyle düşleri olmalı ki 1894 yılında kendi gözlemevinde yaptığı gözlemler sonucunda, Mars’ın kutuplarındaki buzulları eritip kurak olan ekvator bölgesine kanallarla taşıyan bir uygarlığın bulunduğunu öne sürdü. Bunun ardından, Mars’ta akıllı canlıların bulunduğu düşüncesi tüm dünyayı etkisi altına aldı.
Bilim kurgu yazarları için iyi bir malzeme olan Mars ve oradaki “yeşil adamlar” insanlar için hem ilgi hem de korku kaynağı oldu. İnsanların Marslılara olan ilgisi, gezegene yapılan ilk başarılı uzay uçuşuna kadar sürdü. Gezegene ulaşmak için yapılan uçuşlar, 1960 yılında başladı. (…)
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 53 Cevapları
İlk Mars uçuşlarında, gezegenin yüzeyindeki devasa çarpışma izlerine, güneş sisteminin en büyük yanardağlarına, en karmaşık ve uzun kanyonlara sahip olan bir gezegen olduğu görüldü. Mars’taki düşük yüzey sıcaklığı ve gece gündüz sıcaklık farkı, neredeyse tümüyle karbondioksitten oluşan çok ince atmosferi, onun yaşanmaz bir yer olduğu konusunda herkesi ikna etmişti.
Bu tarihten sonra, Mars uçuşları sürdü. Gezegenin yörüngesine giren ilk başarılı uzay aracı, Mariner 9’dur. Bu arada, Mars’ın yüzeyine araç indirme girişimleri de oldu. Bunların kimi daha inmeden, kimi de indikten sonra kaybedildi. Mars’a ilişkin ilk ayrıntılı bilgiler, Viking 1 ve Viking 2 adlı uzay araçlarından geldi. Bu araçlar, birer yörünge ve iniş araçlarından oluşuyordu. 1976 yılında gezegene ulaşan Vikinglerin iniş araçları başarılı bir şekilde yüzeye indiler. Bunun ardından, yörüngede ve yüzeyde bulunan araçlar Dünya’ya on binlerce fotoğraf gönderdi. Bununla da kalmayıp Mars toprağını ve atmosferini inceledi. Ayrıca gezegende olabilecek canlılar da araştırıldı. Ancak herhangi bir canlı izine rastlanmadı. En önemlisi, suyun izine rastlanmamış olsa da bir zamanlar bolca bulunduğunu düşündüren ipuçlarına rastlanıldı.
Bu uçuşların ardından, Mars uçuşlarına uzunca bir süre ara verildi. 1997 yılında gezegene ulaşan Pathfinder (Petfayndır) adlı araçla birlikte Mars’ta yeni bir dönem başlamış oldu. Daha önce gönderilen yüzey araçları, bir yörünge aracı ve bununla birlikte giden bir yüzey iniş aracından oluşuyordu. Pathfinder yüzeye doğrudan indi. Pathfinder’ın taşıdığı ve Dünya’dan yönetilen bir hareketli uzay aracı da bilim insanlarına Pathfinder’ın çevresinde istedikleri yere gidip inceleme yapma olanağı tanıdı.
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 54 Cevapları
Pathfinder’la yapılan araştırmalar, Mars’la ilgili bildiklerimizi pekiştirdi. Bu aracın yaptığı gözlemler, öncekilere göre çok daha duyarlıydı. Pathfinder’ın gözlemleri suyun varlığını doğrudan saptayamamış olsa da birçok önemli ipucu içeriyordu. Hatta aracın indiği Ares Vallis (Ares Volıs) bölgesinde bir zamanlar ciddi bir sel akıntısı meydana geldiği açıkça görülebiliyor.
Eğer Mars’ta suyun varlığına ilişkin herhangi bir kanıta ulaşılmamış olsaydı büyük olasılıkla gezegen ilgi çekiciliğini önemli ölçüde kaybedecekti. Çünkü su, yaşam için ön koşul kabul ediliyor. Yeryüzünde, suyun olduğu hemen her yerde yaşam bulunuyor. Mars’ta bir zamanlar yaşamın bulunmuş olabileceği düşüncesi herkesi heyecanlandırıyor. Hatta belki gelecekte insanlar bu gezegene yerleşecekler. Çünkü Mars öteki gezegenler arasında Dünya’ya en çok benzeyeni. Onu yaşanılır hâle getirebilmek için çeşitli düşünceler de var. Ancak bu kısa süre içinde gerçekleşebilecek bir şey değil. (…)
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 55 Cevapları
Mars yüzeyi, yaşamın ortaya çıkmasına elverişli bir yer olmayabilir. Ancak kendi gezegenimizden biliyoruz ki yaşam için hiç elverişli olmayan okyanusların binlerce metre derinliklerinde, yer kabuğunun içlerinde ve lav akıntılarının yanı başında çeşitli canlılara rastlanabiliyor. Mars’ta da olası yer altı sularının yakınlarında, görece sıcak ve nemli bölgelerde yaşam başlamış olabilir. (…)
Günümüzde Mars, uzaktan bakıldığında hâlâ cansız ve kuru bir gezegen olarak görünüyor. Mars’ta ne akıllı canlıların yapmış olduğu kanallar ne de gezegenimize saldırmak için bekleyen yeşil adamlar var. 18. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan bu varsayımlar, birer düşten öteye gitmiyor. Ancak, yapılan son çalışmalar kuru görünen bu gezegende, yaşamın temel kaynağının, yani suyun azımsanmayacak kadar çok olduğunu gösteriyor. Mars, giderek bizim için daha farklı bir görünüm kazanıyor. Bu belki pek yakında gerçekleşmeyecek ama Mars’ı bir gün ikinci evimiz olarak göreceğiz.
Alp AKOĞLU Bilim Çocuk dergisi (Kısaltılmıştır.)
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 56 Cevapları
1. ETKİNLİK
Soru : Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız.
Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Cevap:
Gök Bilimci Kelimesi
Kelime/Kelime Grubu : Kelime Grubu
Tahminî Anlamı : astronom
Sözlük Anlamı: Gök bilimiyle uğraşan bilgin; yıldız bilimci, astronom.
Cümlem :
Gök bilimciler genellikle “astronom” tanımıyla bilinirler.
Gökbilimcilerin buldukları bilgiler herkese hayrete düşürmüştü.
Yörünge Kelimesi
Kelime/Kelime Grubu : Kelime
Tahminî Anlamı : bir gök cisminin gittiği yol
Sözlük Anlamı:
1. isim, gök bilimi Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol; mahrek.
2. isim, matematik Hareketli bir noktanın izlediği veya çizdiği yol; mahrek.
Cümlem :
Gezegenlerin kendi yörüngesinden hiç şaşmaması şaşıracak bir durum.
Hangi gezegenin hangi yörüngede olduğunu hayretle inceledik.
Uzay Aracı Kelimesi
Kelime/Kelime Grubu : Kelime Grubu
Tahminî Anlamı : uzay için tasarlanmış araç
Sözlük Anlamı: Araştırma yapmak üzere uzaya gönderilen insanlı veya insansız araçların ortak adı.
Cümlem :
Türk uzay aracımız birkaç gün içerisinde hareket edecek.
Uzay aracı geniş incelemelerden sonra göreve hazır.
Yer Altı Suları Kelimesi
Kelime/Kelime Grubu : Kelime Grubu
Tahminî Anlamı : yer altında bulunan sular
Sözlük Anlamı: Geçirimli kayaç ve katmanlardan sızarak yer çekiminin de etkisiyle yer altına inen ve orada akarak veya birikerek yeni bir düzen kuran sular.
Cümlem :
Yeraltı suları çoğu zaman tam bir şifa kaynağıdır.
Dünyada sadece gördüğümüz sular değil , yeraltı suları da vardır.
2. ETKİNLİK
Soru : Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
1. Avrupa ve Amerika’daki Mars tutkusu nasıl başlamıştır?
Cevap:
Avrupa ve Amerika’daki Mars tutkusu 1800’lü yılların sonunda İtalyan gökbilimcisinin gezegenin yüzeyindeki vadi sistemini görüp , akıllı canlıların yaptığı kanallar olduğunun düşünülmesi ile başlamıştır.
2. Mars’a yapılan ilk uçuş sonrasında gezegen hakkında hangi bilgilere ulaşılmıştır?
Cevap:
Varsa yapılan ilk uçuş sonrasında gezegen hakkında gezegenin yüzeyindeki devasa çarpışma izleri, güneş sisteminin en büyük yanardağlarına, en karmaşık ve uzun kanyonlara sahip olduğu bilgilerine ulaşılmıştır.
3. Mars’ta canlıların yaşayıp yaşamadığını tespit etmek için nasıl bir araştırma yapılmıştır?
Cevap:
Mars’ta canlıların yaşayıp yaşamadığını tespit etmek için düşük yüzey sıcaklığı, gece gündüz sıcaklık farkı, karbondioksitten oluşan ince atmosfer hakkında araştırma yapılmış ve yaşanılmaz bir yer olduğu tespit edilmiştir.
4. Bilim insanları, neden Mars’ta yaşam olabileceğini düşünmüş?
Cevap:
Bilim insanları, su olmasa da bir zamanlar bolca bulunduğunu düşündüren ipuçlarına rastladıkları için yaşam olabileceğini düşünmüş.
5. 18. yüzyılın sonlarında Mars ile ilgili ortaya atılan varsayımlar nelerdir?
Cevap:
18 yüzyılın sonlarında Mars ile ilgili ortaya atılan varsayımlar orada akıllı canlıların kanallar yaptığı ve gezegenimize saldırmak için bekleyen yeşil adamların olduğudur.
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 57 Cevapları
3. ETKİNLİK
Soru : Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.
Cevap:
Metnin Konusu : Mars ile ilgili geçmişten bugüne bilgiler
Metnin Ana Fikri : Mars Gezegeni ‘ nde yaşam olup olmadığı
4. ETKİNLİK
Soru : Okuduğunuz metinde yazar düşünceyi geliştirme yollarından (tanımlama, örneklendirme, tanık gösterme, karşılaştırma, sayısal verilerden yararlanma, benzetme) hangisini ya da hangilerini kullanmıştır? Nedenleriyle birlikte yazınız.
Cevap:
Karşılaştırma Mars diğer gezegenlerle karşılaştırılmıştır.
İlk Mars uçuşlarında, gezegenin yüzeyindeki devasa çarpışma izlerine, güneş sisteminin en büyük yanardağlarına, en karmaşık ve uzun kanyonlara sahip olan bir gezegen olduğu görüldü.
Karşılaştırma Mariner 9 diğer uzay araçları ile karşılaştırılmıştır.
Bu tarihten sonra, Mars uçuşları sürdü. Gezegenin yörüngesine giren ilk başarılı uzay aracı, Mariner 9’dur.
Benzetme Mars kuru ve cansız gezegen
Günümüzde Mars, uzaktan bakıldığında hâlâ cansız ve kuru bir gezegen olarak görünüyor. Mars’ta ne akıllı canlıların yapmış olduğu kanallar ne de gezegenimize saldırmak için bekleyen yeşil adamlar var. 18. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan bu varsayımlar, birer düşten öteye gitmiyor.
Benzetme insan gibi akıllı canlılar
Her şey, 1800’lü yılların sonunda ünlü İtalyan gök bilimci Giovanni Schiaparelli’nin (Ciovanni Şiparelli) gezegenin yüzeyindeki vadi sistemini görmesiyle başladı. Schiaparelli’nin gördüğü, o dönemde yanlış yorumlandı ve bunların insan gibi akıllı canlıların yaptığı kanallar olduğu düşünüldü. Bunun ardından, tüm Avrupa ve Amerika’yı bir Mars tutkusu sardı. (…) Percival Lowell (Pörsivıl Lovıl), işi daha da karıştırdı.
Mars dünyaya benzetilerek benzetme yapılmış aynı zamanda diğer gezegenlerle karşılaştırılmıştır.
Hatta belki gelecekte insanlar bu gezegene yerleşecekler. Çünkü Mars öteki gezegenler arasında Dünya’ya en çok benzeyeni.
5. ETKİNLİK
Soru : Aşağıdaki fotoğrafları inceleyiniz. Fotoğraflarla ilgili soruları cevaplayınız.
“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 52-56-57-58-59 Ferman Yayıncılık”
1. Fotoğraflarda neler görüyorsunuz?
Cevap:
Fotoğrafta uzay görüntüleri ve uzay araştırmak için gitmiş olan bir astronot görüyorum.
2. Fotoğrafları gördüğünüzde neler düşündünüz?
Cevap:
Fotoğrafları gördüğümde evrenin ne kadar geniş ve araştırılmaya değer bir yer olduğunu düşündüm.
3. Fotoğrafların sizi etkileyen yönleri nelerdir?
Cevap:
Fotoğrafların beni etkileyen yönleri dünya dışına çıkılabilmesi, şekilleri, büyüklükleri ve renkleridir.
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 58 Cevapları
6. ETKİNLİK
Soru : Aşağıdaki tabloyu inceleyiniz. Tabloyla ilgili verilen soruları cevaplayınız.
“8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 52-56-57-58-59 Cevapları”
1. Dünya’nın Güneş’e olan uzaklığı kaç milyon kilometredir?
Cevap:
Dünya’nın , Güneş ‘e olan uzaklığı 150 milyon kilometredir.
2. Uydusu olmayan gezegenler hangileridir?
Cevap:
Uydusu olmayan gezegenler Merkür, Venüs ve Mars’ tır.
3. Güneş’e en uzak olan gezegen hangisidir?
Cevap:
Güneş’e en uzak olan gezegen Neptün’ dür.
4. 5’ten az uydusu olan gezegenleri yazınız.
Cevap:
5’ten az uydusu olan gezegenler; Merkür Venüs, Dünya ve Mars’tır.
5. Uydusu en fazla olan gezegen hangisidir?
Cevap:
Uydusu en fazla olan gezegen Satürn’ dür.
8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 59 Cevapları
7. ETKİNLİK
Soru : Sınıfınızda “uzay” konulu bir konuşma yapınız.
Konuşmanızda güdümlü konuşma stratejisini uygulayınız. Bu stratejiyi uygulayabilmek için sizden önce konuşan arkadaşlarınızın anlattıklarını dikkatlice dinleyiniz. Arkadaşlarınızın anlattıklarından yararlanarak konuyla ilgili olay, durum veya kişilere yeni bir bakış açısıyla bakılmasını sağlayınız. Konuşmalarınızda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya özen gösteriniz.
Uzay yani gök bilimi insanın var olduğu günden itibaren dikkatini çekmiş ve hakkında araştırmalar yaparak fikirlerde bulunduğu bir yer olmuştur.
Uzay hem ulaşılması zor hem de başka bir canlının yaşayıp yaşamadığı konusunda.
1947-1956 yılları arasında ABD uzay çalışmalarının büyük hız vermiştir.
1957 yılında yapılan büyük çalışmalar neticesinde ilk uzay aracı yörüngeye oturmuştur.
Haberleşme gibi adamlar içinde binlerce uydu gönderildi.
1969 yılında ay fethedildi. Yapılan çalışmalar büyük bir hızla sürdürülmektedir.
8. ETKİNLİK
Soru : Aşağıdaki yönergelere uyarak “uzay” kavramıyla ilgili bilgilendirici bir metin yazınız.
• Yazacağınız metnin konusunu belirleyerek aşağıya yazınız.
• Yazacağınız metnin ana fikrini belirleyerek aşağıya yazınız.
• Belirlediğiniz konu ve ana fikre göre yazacağınız metnin giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinin taslağını aşağıya yazınız.
• Taslağını oluşturduğunuz metni dosya kâğıdına yazınız. Metnin ilk paragrafında metni yazma amacınızı açıkça ifade etmeye gayret ediniz. Metnin belirlediğiniz konu, ana fikir ve hazırladığınız taslağa uygun olmasına özen gösteriniz. Metne uygun bir başlık koymayı unutmayınız.
• Yazdığınız metni görsel, tablo ve grafiklerle zenginleştiriniz.
• Metninizi gözden geçirirken varsa metindeki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz.
• Yazdığınız metni sınıf panonuza asınız. Sınıf panosuna asılı olan metinleri okuyarak metinlerle ilgili düşüncelerinizi metni yazan arkadaşlarınızla paylaşınız.
8. Sınıf Türkçe Kitabı “Uzay” kavramıyla ilgili bilgilendirici bir metin yazınız. konusunu kısaca ele alacağız.
““Uzay” kavramıyla ilgili bilgilendirici bir metin yazınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Metnin Konusu: Uzayın ne olduğu ve uzayla ilgili yapılan araştırmaların tarihleri
Metnin Ana Fikri: Uzun zamanlardan beri uzay tarihi ve merakı
Giriş: Uzay diğer bir ismi ile feza, dünyanın ötesinde ve gök cisimleri arasında olan, sonsuz olduğu düşünülen fakat tam olarak sonsuz olduğu kanıtlanamamış bir genişliktir.
Gelişme: Uzay boş bir alan olmayıp yoğunluklu parçacıklar, ağırlıklı olarak hidrojen, helyum ve plazma, elektromanyetik radyasyon, manyetik alanlar, kozmik toz ve ışınlar içeren bir alandır.
Uzay araçları 1950-1960’larda geliştirilmiş araçlardır.
Uzay araştırmalarının başlangıcı 1957 yılında Sovyetler Birliği’nin uydusunu uzaya göndermesi ile başlamıştır.
Sonuç: Çalışmalar yoğun olarak söndürülmekte orada yaşanıp yaşanmayacağım ve uzayda canlıların olup olmadığı yapılan araştırmalarla kanıtlanmaya çalışılmaktadır.
““Uzay” kavramıyla ilgili bilgilendirici bir metin yazınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Metnin Konusu: Uzayla ilgili ilginç bilgiler
Metnin Ana Fikri: Uzaydaki Farklılıklar
Giriş: Uzay hakkında teknoloji ilerledikçe ve araştırma yapıldıkça çok farklı bilgiler elde edilmektedir.
Gelişme: Uzay ortamında yer çekimi olmadığı için astronotların boyu 2,5 santim kadar uzayabilmektedir.
Astronotların giymiş olduğu kıyafetler 12 milyon dolara mal olur ve tamir edilmesi zordur.
1962 yılında yapılan araştırmaya göre ABD’nin Hiroşima’ya attığından 100 kat daha güçlü bir atom bombası patlamıştır.
1977 yılında derin uzaydan gelen 72 saniyelik sinyaller yakalanmış ancak bu sinyallerin nasıl geldiği hala bilinememiştir.
Astronomlar uzay istasyonunda görev yaptıkları sıralarda 24 saat içerisinde güneşin doğumunu ve batımını 15 kere görürler.
Uzayda yer çekimi olmadığı için ağlayacağımız zaman gözyaşlarımız yüzümüzden süzülmeyip havada damlacıklar halinde kalır.
Astronotlar uzayın yanık et, sıcak metal ve kaynak duman gibi koktuğunu söylemişlerdir
Sonuç: Uzayda daha nasıl farklı şeyler olduğu merak konusudur ve uzmanların büyük çalışmaları ile açığa çıkartılmaya çalışılmaktadır.
8. Sınıf Türkçe Kitabı “Uzay” konulu bir konuşma yapınız. konusunu kısaca ele alacağız.
““Uzay” konulu bir konuşma yapınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki uzay yani gök bilimi yüzyıllar boyunca insanların merak konusu olmuş, ellerinde bulunan bütün imkanları seferber ederek Uzay hakkında iddialar ve bilgiler öne sürülmüştür.
Dünyada başka bir yerde yaşayıp yaşamayacağımız ayrıca başka canlıların olup olmadığı konusu er zaman insanların merak ettiği bir konu olmuştur.
Teknolojinin gelişmesi ile beraber uzayla ilgili bilgiler de gelişmiş ancak edinilen bilgiler eski bilgileri değiştirebilmektedir.
““Uzay” konulu bir konuşma yapınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Uzay yani gök bilimi insanın var olduğu günden itibaren dikkatini çekmiş ve hakkında araştırmalar yaparak fikirlerde bulunduğu bir yer olmuştur.
Uzay hem ulaşılması zor hem de başka bir canlının yaşayıp yaşamadığı konusunda.
1947-1956 yılları arasında ABD uzay çalışmalarının büyük hız vermiştir.
1957 yılında yapılan büyük çalışmalar neticesinde ilk uzay aracı yörüngeye oturmuştur.
Haberleşme gibi adamlar içinde binlerce uydu gönderildi.
1969 yılında ay fethedildi. Yapılan çalışmalar büyük bir hızla sürdürülmektedir.