7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 78-80-81-82-83 MEB Yayınları

Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Biruni Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 78, 79, 80, 81, 82, 83


7. Sınıf Türkçe Kitabı Biruni Metni Etkinlik Cevapları


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 78, 79, 80, 81, 82, 83 Cevapları ile ilgili etkinliklerde, öğrenciler Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı‘ndaki Biruni Metni Etkinlik Cevapları ile Biruni’nin bilimsel çalışmalarını derinlemesine inceler. Bu etkinlikler, öğrencilerin okuduğu metni anlama becerilerini geliştirirken, bilim insanlarının dünya tarihine katkılarını anlamalarını sağlar. Forum MEB 7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları üzerinden yapılan değerlendirmeler, öğrencilere rehberlik eder.


“7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 78-80-81-82-83 MEB Yayınları”

7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 78-79-80-81-82-83 MEB Yayınları soruları, Biruni’nin keşiflerini ve bilime olan katkılarını ele alarak, öğrencilere tarihsel bir bakış açısı kazandırır. Bu etkinlikler, hem bilim hem de dil becerilerini geliştirmek adına önemli bir katkı sunmaktadır.


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 78-79-80-81-82-83


HAZIRLIK ÇALIŞMALARI


Soru : Türklerin tarih boyunca bilime sağladığı katkılar ile ilgili yaptığınız araştırma sonucu elde ettiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Türkler, tarih boyunca bilime önemli katkılar sağlamışlardır. Özellikle İslam medeniyeti döneminde yetişen Türk bilim insanları matematik, astronomi, tıp ve coğrafya gibi alanlarda öne çıkmıştır.

Örneğin, Uluğ Bey, kurduğu rasathane ile astronomi alanında önemli çalışmalar yapmış, Ali Kuşçu da gök biliminde önemli keşifler gerçekleştirmiştir. Farabi ise felsefe ve mantık alanındaki çalışmalarıyla tanınmaktadır. Bu bilim insanları, hem kendi çağlarına hem de gelecekteki bilimsel gelişmelere önemli katkılar sunmuşlardır.

Uzun Cevap :

Türkler, tarih boyunca bilimin gelişmesine önemli katkılar yapmışlardır. Özellikle İslam medeniyeti döneminde birçok Türk bilim insanı, tıp, astronomi, matematik ve felsefe gibi alanlarda önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir.

Bu bilim insanlarından bazıları, çağdaş bilimin temellerini atarak, dünya çapında tanınmıştır. Uluğ Bey, Semerkand’da bir rasathane kurarak astronomi alanında çok sayıda gök cismi ve yıldız haritası oluşturmuştur. Ali Kuşçu, gök biliminde yaptığı hesaplamalarla Osmanlı astronomisine katkıda bulunmuştur.

Ayrıca, Farabi, Aristoteles’in eserlerini yorumlayarak mantık ve felsefe alanında derinlemesine çalışmalar yapmış ve İslam düşüncesinin temel taşlarından biri haline gelmiştir. İbni Sina, tıp alanında yazdığı eserlerle Batı dünyasında “Avicenna” adıyla tanınmış ve modern tıbbın temellerini atmıştır. Bu isimler, bilim dünyasında hem kendi dönemlerinde hem de sonrasında büyük etkiler yaratmıştır.


Soru : Sizce tarihteki en çarpıcı buluş hangisidir? Nedenleriyle açıklayınız.


Kısa Cevap :

Tarihteki en çarpıcı buluş bence yazının icadıdır. Yazı, insanlık tarihini kaydetme, bilgi paylaşma ve ilerleme açısından büyük bir devrim olmuştur. Bu sayede kültürel miraslar korunmuş, bilim ve teknolojide ilerleme sağlanmış ve insanlar arasındaki iletişim gelişmiştir.

Uzun Cevap :

Bence tarihteki en çarpıcı buluş yazının icadıdır. Yazı, insanlık tarihinde bir dönüm noktasıdır çünkü insanların düşüncelerini, bilgilerini ve kültürel miraslarını nesilden nesile aktarmalarını mümkün kılmıştır.

Yazının icadı, insanlığın hafızası olarak değerlendirilebilir, çünkü tarihsel olayların, bilimsel gelişmelerin ve toplumsal yapıların kaydedilmesi yazıyla sağlanmıştır. Ayrıca, yazının icadı sayesinde ticaret, hukuk ve devlet yönetimi gibi birçok alanda düzenlemeler yapılmış, toplumların gelişimi hızlanmıştır.

Bu buluş, bilim ve teknolojinin temelini oluşturmuş, farklı coğrafyalar ve kültürler arasında bilgi alışverişine imkan tanımıştır. Özellikle Mezopotamya’da Sümerler tarafından bulunan çivi yazısı, medeniyetlerin şekillenmesinde büyük bir rol oynamıştır.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 80 Cevapları


1. Etkinlik


Soru : Anlamlardan hareketle kelimeleri bularak aşağıdaki bulmacaya yerleştiriniz.


Cevap :

  1. Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı = Hükümdar
  2. Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara = Kıta
  3. Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt = Teleskop
  4. Olağanüstü yeteneği ve yaratıcı gücü olan kimse, deha = Dahi
  5. Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver = Eksen
  6. Ay ve Güneş’in yer yuvarlağı üzerindeki çekim güçleri sebebiyle deniz yüzünde, özellikle ana denizlerde su düzeyinin alçalması, kabarması olayı, metcezir = Gelgit
  7. Evrenle ilgili, bütün insanlığı ilgilendiren = Evrensel
  8. Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci = Filozof
  9. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, buluş = İcat
  10. Kendine özgü bir nitelik taşıyan zaman parçası, dönem, devir = Çağ
  11. Cisimlerin genişliği = Çap

7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 81 Cevapları


2. Etkinlik


Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.


1. Biruni’nin sarayın ileri gelenleri tarafından fark edilmesini sağlayan özellikleri nelerdir? Açıklayınız. 


Cevap :

Biruni’nin öğrenmeye olan merakı ve yetenekleri, özellikle bitkiler ve gök bilimi gibi bilimsel alanlara olan ilgisi, sarayın ileri gelenleri tarafından fark edilmesini sağlamıştır. Küçük yaşta bu alanlardaki ilgisi ve bilgisi onu diğerlerinden ayırmıştır.


2. Öğrendiklerini kendisinden sonra yaşayanlara aktarabilmek için Biruni ne yapmıştır? Açıklayınız.


Cevap :

Biruni, öğrendiklerini ve keşfettiklerini kitaplar hâline getirerek kendisinden sonra yaşayanlara aktarmıştır. Bunun için çeşitli diller öğrenmiş ve çok sayıda bilimsel eser yazmıştır.


3. Biruni, hangi olaydan sonra ünlü bir bilim insanı olmuştur? Anlatınız. 


Cevap :

Biruni, Gazneli Devleti’nin hükümdarı Sultan Mesut’un gözlerini iyileştirdikten sonra ünlü bir bilim insanı olmuştur. Sultan Mesut, gözlerinin iyileşmesine çok sevinmiş ve Biruni’yi sarayın baş bilgini yapmıştır. Bu olay, Biruni’nin bilim dünyasında tanınmasını sağlamıştır.


4. X. yüzyıla neden “Biruni Çağı” denilmektedir? Örneklerle açıklayınız.


Cevap :

X. yüzyıla “Biruni Çağı” denilmesinin nedeni, Biruni’nin bilim alanında yaptığı önemli çalışmalar ve katkılardır. Astronomi, matematik, tıp, coğrafya, felsefe gibi birçok alanda yaptığı keşifler ve yazdığı 180 kitap, dönemin bilimine damga vurmuş ve bu nedenle o döneme “Biruni Çağı” adı verilmiştir.


5. Tıp ve bilim alanındaki başarılarından dolayı ödüllendirilen Biruni’nin bu ödülleri kabul etmemesini nasıl yorumluyorsunuz? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.


Cevap :

Biruni’nin ödülleri kabul etmemesini, bilime olan bağlılığı ve maddi zenginliklerin bilimsel çalışmalarını olumsuz etkileyebileceği düşüncesiyle açıklayabiliriz. O, bilimden uzaklaşmamak ve çalışmalarına odaklanmak için bu ödülleri reddetmiştir. Bu, onun bilimsel ahlakına ve sade yaşamına olan bağlılığını gösterir.


6. Metinde geçen “Sorgulamak bilimin anahtarıdır.” cümlesinden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.


Cevap :

Bu cümle, bilimsel ilerlemenin sorular sormakla başladığını ifade eder. Yeni bilgilere ulaşmak ve doğru sonuçlara varmak için sürekli sorgulamak ve neden-sonuç ilişkilerini araştırmak gereklidir. Bilimde ilerlemek, mevcut bilgileri sorgulamak ve yeni sorular sorarak cevaplarını aramakla mümkündür.


3. Etkinlik


Soru : Aşağıdaki metinden hareketle bilim dallarıyla ilgili bir araştırma yapınız. Araştırmanızda farklı kaynaklardan bilgi edinerek bunları “Kaynakça” bölümünde belirtiniz. Araştırma sonuçlarınızı öğretmeninize yazılı şekilde sununuz.

BİLİM DALLARI

Bilim insanı olmaya karar verdiysen sana bir de bilim dalı seçmek gerek. Çok geniş bir yelpaze var önünde. Zevkine uygun bir şeyler bulacağından eminim. İşte seçenekler! Hayır, bir dakika! Önce bir ayrım yapmalıyız. Ben şimdi aşağıya bakkal listesi gibi bilimleri sıralayacağım ama bilim dallarını incelemenin bilimsel bir yöntemi var aslında, bilimlerin gruplanması ciddi bir iş. Ne yazık ki şu an çok ciddi olmak istemiyorum. Ciddisini öğrenmek için senin ayrıca bir araştırma yapman gerekecek. Şimdilik sadece doğal bilimler, sosyal bilimler, insani bilimler ve formal bilimler gibi üst gruplar olduğunu söyleyebilirim. (…)

Toprak IŞIK (Kısaltılmıştır.)


Kısa Cevap :

Bilim dalları, insanlığın doğayı ve evreni anlama çabasının bir sonucudur. Başlıca bilim dalları şunlardır:

  • Fizik: Maddenin ve enerjinin temel özelliklerini inceler.
  • Kimya: Maddelerin bileşimi, yapısı ve özelliklerini araştırır.
  • Biyoloji: Canlı organizmaları ve yaşam süreçlerini inceleyen bir bilim dalıdır.
  • Astronomi: Evreni ve gökcisimlerini inceleyen bilim dalıdır.
  • Matematik: Sayılar, şekiller ve düzenlerle ilgilenen bir bilimdir.

Her bilim dalı, kendi alanında dünyayı ve evreni anlamamıza yardımcı olur.

Uzun Cevap :

Bilim dalları, evrenin işleyişini, doğanın kurallarını ve insan hayatını anlamak için çeşitli kategorilere ayrılmıştır. Başlıca bilim dalları şunlardır:

  • Fizik: Maddenin, enerjinin ve onların etkileşimlerinin temel yasalarını inceleyen bilimdir. Fizik sayesinde yerçekimi, ışık, hareket gibi temel olaylar anlaşılabilir. Albert Einstein’ın izafiyet teorisi ve Isaac Newton’un hareket yasaları fizik biliminin önemli kilometre taşlarındandır.
  • Kimya: Maddelerin bileşimi, yapısı, özellikleri ve bu maddeler arasındaki tepkimeleri inceleyen bilim dalıdır. Kimya, yaşamın temel taşı olan elementleri ve molekülleri anlamamızı sağlar. Kimyanın alt dalları arasında organik kimya ve analitik kimya yer alır.
  • Biyoloji: Canlıları, yaşam süreçlerini, evrimsel gelişimleri ve ekosistemleri inceleyen bilimdir. Bu bilim dalı, hücre biyolojisinden genetiğe, ekolojiden zoolojiye kadar geniş bir alanı kapsar. Biyoloji sayesinde insanların, hayvanların ve bitkilerin yaşam döngüsü anlaşılabilir.
  • Astronomi: Evreni, yıldızları, gezegenleri ve diğer gök cisimlerini inceleyen bilimdir. Galileo’nun teleskopla gökyüzünü incelemesi astronomi alanındaki en önemli gelişmelerden biridir. Astronomi, insanlığın evrenin büyüklüğünü ve yapısını anlamasına katkıda bulunur.
  • Matematik: Sayılar, şekiller, simetriler ve düzenlerle ilgilenen bir bilim dalıdır. Matematik, diğer bilim dallarının temelini oluşturur ve onların gelişmesine katkı sağlar. Matematiksel yöntemler, özellikle mühendislik ve teknolojide yaygın olarak kullanılır.

Bu bilim dalları, insanlık tarihinin her döneminde önemli keşifler yaparak, toplumların bilimsel gelişmesine ve yaşam kalitesinin artmasına katkıda bulunmuştur.


Soru : “Bir bilim insanı olsaydınız hangi alanda, nasıl bir çalışma yapmak isterdiniz?” sorusundan hareketle defterinize açıklayıcı anlatım biçimini kullanacağınız bir metin yazınız.


Kısa Cevap :

Bir bilim insanı olsaydım, astronot olmak ve uzayı incelemek isterdim. Gezegenlerin oluşumu, yıldızların yaşam döngüsü ve evrenin gizemleri üzerine araştırmalar yaparak insanlığa yeni bilgiler sunmak en büyük hayalim olurdu. Uzayda yaşamın mümkün olup olmadığını araştırarak gelecekte insanlığın farklı gezegenlerde yaşayabilmesine katkı sağlamak isterdim.

Uzun Cevap :

Bir bilim insanı olsaydım, biyoloji alanında çalışmak ve özellikle genetik üzerine araştırmalar yapmak isterdim. Genetik bilimi, insan vücudunun işleyişini anlamamızda çok önemli bir role sahiptir. Ben de genetik hastalıkları önlemek için yeni tedavi yöntemleri geliştirmek isterdim.

Özellikle, kalıtsal hastalıkların önlenmesi ve tedavi edilmesi üzerine çalışmalar yaparak insan sağlığına katkı sağlamak hedefim olurdu. Bu sayede, genetik bozuklukların önüne geçerek gelecek nesillerin daha sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olabilirdim.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 82 Cevapları


4. Etkinlik


Soru : Aşağıdaki koşul ifadelerini sonuç ifadeleriyle örnekteki gibi eşleştiriniz.


Cevap :

  1. Bilimsel çalışmalar yaparsam → ç. insanlığa hizmet etmiş olurum.
  2. Sorgulamadığımızda → e. yeni şeyler keşfedemeyiz.
  3. Çok çalıştın mı → a. başarıya ulaşırsın.
  4. Teleskop icat edilmeseydi → c. yıldız ve gezegenleri detaylarıyla gözlemleyemezdik.
  5. Buraya bir kütüphane kurulursa → d. öğrenciler daha çok kitap okuyacak.
  6. Kodlama eğitimi alırsam → g. bilgisayar programlama becerisi kazanırım.
  7. Konferansa katılabilirsek → f. çalışmamızı sunma şansı bulabiliriz.

5. Etkinlik


Soru : Aşağıdaki dizelerden hareketle öğretmeninizle oluşturacağınız grubunuzla defterinize bir konuşma metni yazınız.

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır
Yunus Emre


Cevap :

Sevgili arkadaşlar,

Bugün sizlerle paylaşacağımız konuşmada, Yunus Emre’nin dizelerinden yola çıkarak kendini bilmenin önemi üzerinde duracağız. “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” sözünde, ilim öğrenmenin sadece dış dünyayı anlamak değil, kendi iç dünyamızı da tanımak olduğunu vurguluyor.

Kendimizi tanımadığımızda, sahip olduğumuz bilgiyi anlamlandırmak zor olabilir. Örneğin, okuduğumuz kitaplar, öğrendiğimiz teoriler hayatımıza katkı sağlamayabilir. Ancak, kendimizi bilerek öğrendiğimiz bilgileri, daha verimli ve anlamlı bir şekilde kullanabiliriz. İşte bu noktada Yunus Emre’nin sözleri bize bilginin esas amacının insanın kendi özünü bulması olduğunu anlatıyor.

Sonuç olarak, sadece dış dünyaya yönelik bilgi edinmenin yetmediğini, aynı zamanda içsel bir farkındalık kazanmamız gerektiğini hep birlikte fark edelim. Teşekkür ederim.


Soru : Hazırladığınız konuşmayı bir grup sözcüsü belirleyerek arkadaşlarınıza sununuz. Konuşmanızda uygun geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanınız.


Cevap : Yukarıda yer alan konuşmayı, aranızdan bir arkadaşınızı seçerek sınıfta diğer arkadaşlarınıza okumanız gerekiyor. 


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 83 Cevapları


6. Etkinlik


Soru : Bir Türkçe öğretmeni; Ayla, Burcu, Cemil ve Davut adlı öğrencilerine aşağıdaki cümleleri vermiştir. Cümleleri inceleyiniz.


Cevap :

1. Bilim insanları, hayatımızı kolaylaştıran pek çok buluş yaptı.
2. Şu anda geri dönüşümle ilgili bir projemizi tartışıyoruz.
3. Bilimsel buluşların bazıları Türk bilim insanları tarafından gerçekleştirilmiş.
4. Okulumuzdaki projelerden birine siz de katılacaksınız.
5. 7/A sınıfı öğrencileri laboratuvarda öğretmenleriyle deney yapıyorlar.
6. Bazı teknolojik buluşlar yeni fikirlerin ortaya çıkmasını sağlar.
7. Bilimsel çalışmalar, insanlığı geliştirir.
8. Doğadaki denge, bilim insanlarına ilham verir.
9. Soruyu çok farklı bir yoldan çözmüşsün.
10. Gelecekte çok daha farklı bir dünyada yaşayacağız.


Soru : Bu bilgilere göre aşağıdaki kutulara gerekli cümle numaralarını ve kutuların altına hangi öğrenci tarafından doldurulduğunu örnekteki gibi yazınız.


Cevap :

“7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 83 Cevapları”

GELECEK DERSE HAZIRLIK 


Soru : Günümüzdeki teknolojik gelişmelerle ilgili bir haber metni araştırınız.


Kısa  Cevap :

Günümüzdeki teknolojik gelişmelerin en dikkat çekici örneklerinden biri yapay zekâ ve otonom sistemlerdir.

Yapay zekâ, birçok sektörde devrim yaratmış, tıp, ulaşım, eğitim ve üretim gibi alanlarda yenilikler getirmiştir. Otonom araçlar ise insan müdahalesi olmadan hareket edebilen sistemler olarak geleceğin ulaşımını şekillendirmektedir.

Uzun  Cevap :

Teknolojideki hızlı gelişmeler, günümüzde yaşamımızın her alanına büyük etkiler yapmaktadır. Yapay zekâ (AI) ve otonom sistemler bu gelişmelerin başında geliyor. Özellikle yapay zekâ, sağlık sektöründen eğitime, üretimden finansa kadar birçok alanda önemli yeniliklere kapı açmıştır. Örneğin, yapay zekâ sayesinde hastalık teşhisleri daha hızlı ve doğru bir şekilde yapılabilmekte, eğitimde ise kişiye özel öğrenme programları geliştirilmektedir.

Bir diğer önemli gelişme ise otonom araçlardır. Bu araçlar, insan müdahalesi olmadan kendi kendine hareket edebilmekte, böylece trafik kazalarını azaltma ve ulaşımı daha güvenli hâle getirme potansiyeline sahiptir. Google, Tesla ve birçok otomotiv firması bu alanda büyük yatırımlar yapmaktadır. Gelecekte, otonom araçların günlük hayatımızda daha fazla yer bulacağı tahmin edilmektedir.

Sonuç olarak, teknolojideki bu gelişmeler, hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük fırsatlar sunarken, aynı zamanda yeni etik ve güvenlik sorularını da gündeme getirmektedir.



 

Our Score

7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 74-75 MEB Yayınları

Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı 2. Ünite Tema Değerlendirme Cevapları Sayfa 74, 75


7. Sınıf Türkçe Kitabı 2. Ünite Tema Değerlendirme Cevapları


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 74, 75 Cevapları ile ilgili olarak, öğrenciler Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı‘ndaki 2. Ünite Tema Değerlendirme etkinlikleri aracılığıyla metinler üzerine eleştirel düşünme becerilerini geliştirme fırsatı bulurlar. Bu etkinlikler, dil bilgisi ve sözcük dağarcığını genişletmeye yardımcı olur. Forum MEB 7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları ile öğrenciler, doğru cevaplara ulaşarak ders başarılarını artırabilirler.


“7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 74-75 MEB Yayınları”

7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 74-75 MEB Yayınları‘nda yer alan sorular, okuma-anlama, dil bilgisi kuralları ve yazılı anlatım yeteneklerini geliştirmek üzere hazırlanmıştır. Bu sayfalardaki sorulara verilen cevaplar, öğrencilerin metni anlamlandırma ve kendilerini ifade etme becerilerini güçlendirmeyi amaçlamaktadır.


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 74-75


ATAMIZIN BAZI ÖZELLİKLERİ

Atatürk’ün en sevdiği hayvan atlardı. Sakarya Zaferi’ni kazandığı zamanki atının adı da bu nedenle Sakarya’ydı. Ama köpekleri de çok seviyordu. Köpekleri vefalı, sadık ve akıllı buluyor; onun için seviyordu.

Alp adında, çok sevdiği bir köpeği vardı. Belki de ilk köpeği… Birinci Dünya Savaşı sırasında almış onu. Atatürk’ün oda kapısı önünde nöbet tutar, onun iznini almadan hiç kimseyi içeri sokmazmış. (…)

Doğadaki her şey gibi çiçekleri de çok severdi. Bir gün, öğle yemeğinde konukları vardı. Sofraya oturdular. Masada bir tek çiçek yoktu. Paşa, sofrada hizmet edenlere “Çocuklar!” dedi, “Soframızda neden bir sap çiçek yok? Ben bunu hep söylüyorum.” Konuklardan biri, eski Ankara’yı hiç sevmeyen bir milletvekili, “Paşam!” dedi, “Ankara’da çiçek yetişmez ki!” (…)

Mustafa Kemal hiç sesini çıkarmadı. Ama üzülmüştü bu duyduklarına. Konuklar gidince yaverlerinden birini çağırdı ve ona dedi ki: “Seninle bir deneme yapacağız. Bana en az beş tahta meyve sandığı bulacaksın. Toprak ve gübre hazırlatacaksın ve Ziraat Okulundaki öğretmenlerden çeşitli çiçek tohumları isteyeceksin. Hepsini köşke getireceksin. Herkesin göremediği bir köşede çiçekleri birlikte ekeceğiz.” (…)

Nezihe ARAZ (Kısaltılmıştır.)


Soru : 1-3. soruyu metne göre cevaplayınız.


1. Atatürk’ün atları niçin çok sevdiğine ilişkin tahminlerinizi aşağıya yazınız.


Cevap :

Atatürk, atları belki de özgürlüğü, gücü ve direnci simgeledikleri için çok seviyordu. Ayrıca atlar, savaşlar sırasında önemli bir yere sahip olduğu için onun hayatında ayrı bir öneme sahip olabilir.


2. “Ankara’da çiçek yetişmez ki!” cevabına Mustafa Kemal’in tepkisi ne olmuştur? Bunun üzerine yaverinden ne yapmasını istemiştir? Açıklayınız.


Cevap :

Mustafa Kemal, bu söz karşısında sessiz kalmış ancak üzülmüştür. Yaverinden, çiçek yetiştirmek için gerekli malzemeleri getirmesini istemiş ve bunun için bir deneme yapmaya karar vermiştir.


3. Bu metinde anlatılan olayların nasıl devam ettiğini tahmin ederek metnin anlam bütünlüğüne uygun bir paragraf yazınız.


Cevap :

Yaveri, istenilen malzemeleri temin ettikten sonra Atatürk ve yaveri, köşkte gizli bir köşede çiçekleri ekmeye başlarlar. Zamanla çiçekler büyür ve açar.

Atatürk, Ankara’da çiçek yetiştirilebileceğini göstermekten memnuniyet duyar ve bu başarı, ona büyük bir tatmin sağlar. Gelen konuklara da çiçeklerle dolu bahçesini gururla gösterir.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 75 Cevapları


4. Aşağıdakilerden hangisi günlük türünde bir metinden alınmış olabilir?


A) Duvardaki tablodan çıkan güvercin birden konuşmaya başladı.
B) Dalgalar, vapurumuzu bir o yana bir bu yana salladı durdu bütün gün.
C) Bazı bitki türleri sadece ülkemizde yetişir.
D) Deyimler, Türkçemizin zengin anlatım olanaklarındandır.

CevapB) Dalgalar, vapurumuzu bir o yana bir bu yana salladı durdu bütün gün.


Soru : 5 ve 6. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.


Atatürk henüz uyanmamıştı. Küçük Ülkü, çoğu zaman yaptığı gibi yatak odasının kapısının önünde durarak onun uyanmasını beklemeye başladı. Bekledi, bekledi, bekledi… Kapı bir türlü açılmıyordu. Oturdu, kalktı, gezindi… Kapıya tekrar baktı. Ülkü, kapıya yaklaşarak içeriden bir ses, ayak sesi duymaya çalıştı – – – – Birden, kapının önüne bırakılmış kahverengi ayakkabıları fark etti. Ayakkabılar, yatak odasının önüne ancak boyanması için bırakılırdı. (…)

Süleyman BULUT (Kısaltılmıştır.)


5. Bu metinde boş bırakılan yere metnin anlam bütünlüğünü sağlamak için aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?


A) bu yüzden oradan uzaklaştı.
B) çünkü bu bahçeyi seviyordu.
C) fakat kapı hâlâ açık duruyordu.
D) ama hiçbir hareket yoktu.

Cevap : D) ama hiçbir hareket yoktu.


6. Aşağıdakilerin hangisinde bu metindeki altı çizili kelimenin anlamını karşılayan bir ifadeye yer verilmiştir?


A) Liderler, sadece milletini düşünür.
B) Hava soğuktu fakat üşümüyorduk.
C) Halkın kararlılığı, kurtuluşu getirmişti.
D) Hiçbir güç, onları vazgeçiremeyecekti.

Cevap : A) Liderler, sadece milletini düşünür.


7. Aşağıdaki metinlerden kurgusal nitelik taşıyanların başındaki kutuya çarpı (X) işareti koyunuz.


Cevap :

(X) A) Tatlı bir öğleden sonrası esintisiyle nazlı nazlı salınmaya başlayan bayrak, okul bahçesindeki çocuklara baktı tepeden. Ne kadar da neşeliydiler! Onların neşesinin kaynağının, biraz da kendisine duyulan güven olduğunu biliyordu bayrak. Gerine gerine ve gururla savurdu ay yıldızını.

(X)  B) Meşe ağaçlarıyla dolu eski orman, belki de hiç bu kadar sessiz ve tenha kalmamıştı. Kuş cıvıltıları kesilmiş, çevrede zıplayıp duran neşeli hayvanlar kaybolmuştu çoktan. Aslan, bütün bu olup bitene akıl erdiremiyor; ormanın bu hâline çok üzülüyordu.

C) Ürkek adımlarla ata yaklaşan çocuk, pamuk kadar beyaz bu atın başını okşamak için uzattı elini. At, şöyle bir başını çevirdi. Çocuk, biraz tedirgin bir şekilde elini çekti. Bu kez de at uzattı başını. Atın başıyla çocuğun elinin buluşma anı ise görülmeye değerdi.


(I) Gelen haber üzerine atını alıp cepheye doğru hızla sürdü. (II) Hava yeni yeni aydınlanıyordu.
(III) Küçük bir meşe ormanından geçerken kuş cıvıltılarını duydu.
(IV) Ormanın serinliğinin içinde dinlenmek için durdu.

8. Bu metinde numaralanmış cümlelerde yer alan fiillerin anlam özellikleri aşağıdaki tablonun hangi seçeneğinde doğru verilmiştir?


A) Durum Oluş İş (kılış) Durum
B) İş (kılış) Durum Oluş Durum
C) İş (kılış) Oluş İş (kılış) Oluş
D) İş (kılış) Oluş İş (kılış) Durum

Cevap D) İş (kılış) Oluş İş (kılış) Durum



 

Our Score

7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 72-73 MEB Yayınları

Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Atatürk, Vatanseverlik ve Milletseverlik Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 72, 73


7. Sınıf Türkçe Kitabı Atatürk, Vatanseverlik ve Milletseverlik Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 72, 73 Cevapları, Atatürk’ün vatanseverlik ve milletseverlik anlayışını anlamak için önemli bir kaynak oluşturmaktadır. Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Atatürk, Vatanseverlik ve Milletseverlik Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları, öğrencilerin milli değerler konusunda daha fazla bilgi edinmelerini sağlamaktadır. Bu etkinlikler, Forum MEB 7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları ile desteklenerek, dersin etkili bir şekilde işlenmesine katkıda bulunur. Ayrıca, 7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 72-73 MEB Yayınları, Atatürk’ün düşüncelerinin genç nesillere aktarılmasında önemli bir rol oynamaktadır.


“7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 72-73 MEB Yayınları”

Bu sayfalardaki etkinlikler, öğrencilerin Atatürk’ün vatan sevgisi ve millet bilinci konusundaki fikirlerini geliştirmelerine yardımcı olur. 7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 72, 73 Cevapları, öğrencilerin, Atatürk’ün değerlerini benimseyerek, ülke sevgisi ve milli bilinçle yetişmelerini teşvik etmektedir. Bu sayede, Türk milletinin değerlerine sahip çıkan, bilinçli bireyler olarak geleceğe hazırlanmaları amaçlanmaktadır.


7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 72-73


ATATÜRK, VATANSEVERLİK VE MİLLETSEVERLİK

Vatan sevgisi Atatürk’ün en önemli özelliğidir. Millet sevgisinin ayrılmaz bir parçası olan vatan sevgisi, onun fedakârlıklarla dolu hayatının her döneminde hayranlıkla söz edilecek hatıralarla doludur. Her şeyi göze alarak Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’ne girişmesi, ondaki vatan ve millet sevgisinin üstünlüğünü ve fedakârlığını açıkça göstermektedir. Vatan savunmasını her şeyden önemli gören Atatürk’e Ulusal Kurtuluş Savaşı kararını aldıran ve sonucunda kazandıran da bu eşsiz vatan sevgisi ve milletine olan büyük güveni olmuştur. (…) Onun vatan sevgisini gösteren önemli olaylardan birisi İngiltere Kralı Edward’ın (Edvırd) Türkiye ziyareti sırasında yaşanmıştır.

İngiltere Kralı Edward İstanbul’a geldiği zaman yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayı’na gelmişti. Deniz dalgalı olduğu için kralın bindiği motor dalgalar nedeniyle bir aşağıya bir yukarıya çıkıp iniyordu. Kral, rıhtıma çıkmak istediği bir sırada eli yere değdi ve tozlandı. O sırada Atatürk de kralı rıhtımdan almak üzere kıyıdaydı. Kral, elini silmek isteyince Atatürk “Vatanımın toprağı temizdir, elimi ve elinizi kirletmez!..” diyerek elinden tutup kralı rıhtıma çıkardı Bu örnek Atatürk’ün vatanseverliğine nasıl toz kondurmadığını açıkça göstermektedir. (…)

Atatürk, vatanı ve milleti için yaptıklarını asla yeterli bulmayan engin bir ruh yüceliğine sahipti. Sahip olduğu mal varlıklarını millete bağışladığı günlerde şöyle demişti: “Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.” Aslında Atatürk denilince “vatan, millet”; vatan, millet denilince de “Atatürk” akla gelir.

Atatürk, vatanını karış karış gezmiş, tanımıştı. Bu konuda şöyle diyordu: “Yurt toprağı, sana her şey feda olsun! Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için birer fedaiyiz. Fakat sen Türk ulusunu ebedi hayatta yaşatmak için hep feyizli kalacaksın.”

Atatürk’ün vatanseverliği, milletseverliği Türk toplumunun üstün gücüne dayanıyordu. Aslında millet, genel kabul gören anlamıyla aynı topraklar üzerinde yaşayan; aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insanların topluluğudur. Milletin üzerinde yaşadığı toprak da vatan olarak adlandırılır. Ancak vatan yalnızca üzerinde yaşanılan toprak parçası olarak algılanamaz. Çünkü bir insanın hayatında sahip olduğu en önemli varlıklardan birisidir. (…) Vatanını ve milletini her şeyin üstünde tutan bu derin sevgi için gerektiğinde kendi canını dahi tehlikeye atan büyük Atatürk’ün bize bıraktığı en önemli miraslardan biri vatanseverlik ve millet aşkıdır. Mustafa Kemal Atatürk şu sözleri ile bize hedefe ulaşacak en kısa yolu göstermektedir:

“Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde aklın ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar.”


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 73 Cevapları


Burada bir de Mahmut Esat Bozkurt’un bu konudaki bir anısına değinmek istiyorum: “Bir gece beraber oturuyorduk. Yanımızda Siirt milletvekili Mahmut Soydan, şimdiki Macaristan elçimiz Ruşen Eşref Onaydın, bir de Soysallı vardı. Atatürk, ertesi gün Büyük Millet Meclisi’nde okuyacağı söylevi hazırlıyordu. Mahmut’la Ruşen Eşref not tutuyorlardı. Atatürk ara sıra bana da “Ne dersin?” diye soruyordu. Ben ne diyebilirim? Hiç… Sonra Atatürk bana döndü ve dedi ki: “Bu memleketin efendisi kimdir?” Düşündüm. Karşılığı o verdi: “Türk köylüsüdür.” dedi ve devam etti: “Türk köylüsü bir ‘efendi’ hâline getirilmedikçe memleket ve millet yükselmez!” (…)

Hanri BENAZUS (Henri BENAZUS)
(Kısaltılmıştır.)



 

Our Score

7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 68-69-70-71 MEB Yayınları

Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Ya İstiklal Ya Ölüm Dinleme Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 68, 69, 70, 71


7. Sınıf Türkçe Kitabı Ya İstiklal Ya Ölüm Dinleme Metni Etkinlik Cevapları


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 68, 69, 70, 71 Cevapları ile öğrenciler, milli mücadele ruhunu daha iyi kavrama fırsatı buluyor. Bu sayfalardaki etkinlikler, özellikle Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Ya İstiklal Ya Ölüm Dinleme Metni Etkinlik Cevapları ile desteklenerek, vatanseverlik duygularını pekiştiriyor. Forum MEB 7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları, dersin içeriğini zenginleştirirken, 7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 68-69-70-71 MEB Yayınları öğrencilerin bu tarihi olayların önemini anlamalarına yardımcı oluyor.


“7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 68-69-70-71 MEB Yayınları”

Bu etkinlikler, sadece bilgi edinmeyi değil, aynı zamanda öğrencilerin düşünce becerilerini de geliştirmeyi hedefliyor. 7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 68, 69, 70, 71 Cevapları ile yapılan çalışmalar, öğrencilerin tarihi olaylarla ilgili duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine olanak tanıyor. Bu sayede, gelecek nesillerin daha bilinçli ve milli değerleri benimsemiş bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunuluyor.


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 68-69-70-71


HAZIRLIK ÇALIŞMALARI 


Soru : TBMM’nin açılışının tarihimizdeki önemi ile ilgili yaptığınız araştırma sonucu elde ettiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa  Cevap :

TBMM’nin açılışı, ulusal egemenliğin ilanı ve milletin kendi kaderini belirleme hakkının elde edilmesinin simgesidir. Bu olay, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin dönüm noktalarından biridir.

Uzun  Cevap :

TBMM’nin açılışı, 23 Nisan 1920’de gerçekleşmiş olup, Türk milletinin kendi iradesiyle kararlar alabileceği ve bağımsızlığını savunabileceği bir meclisin kurulmasını simgeler.

Bu olay, Osmanlı Devleti’nin sona erip Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı kritik bir dönemin başlangıcıdır. TBMM’nin açılışıyla birlikte, Kurtuluş Savaşı’nın resmi bir lideri olarak milletin iradesi temsil edilmeye başlanmıştır.


Soru : Sizce Atatürk, TBMM’nin açılışının kutlandığı 23 Nisan’ı neden çocuklara armağan etmiştir? Tartışınız.


Kısa  Cevap :

Atatürk, 23 Nisan’ı çocuklara armağan ederek, geleceğin çocukların ellerinde şekilleneceğine ve onların ülkeyi daha iyi bir noktaya taşıyacağına inandığı için bu özel günü onlara bırakmıştır.

Uzun  Cevap :

Atatürk, 23 Nisan’ı çocuklara armağan ederek, ülkenin geleceğinin çocukların omuzlarında yükseleceğini vurgulamıştır. Çocukların eğitimli, bilinçli ve özgür bireyler olarak yetişmesi, ülkenin geleceğini güvence altına almak için hayati öneme sahiptir.

Bu nedenle Atatürk, TBMM’nin açılışını çocuklara armağan ederek, hem onlara büyük bir sorumluluk vermiş hem de onların önemini tüm milletin fark etmesini sağlamıştır.


1. ETKİNLİK


Soru : İzleyeceğiniz filmde anlamını bilmediğiniz kelime veya kelime gruplarını aşağıya not alınız. Bunların anlamlarını tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz.


Cevap : Bu kısmı kendinize göre doldurmanız gerekmektedir.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 69 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları izlediğiniz metinden hareketle cevaplayınız.


1. Mustafa Kemal’in Meclisimize “Büyük Millet Meclisi” adını önermesinin nedeni nedir? Açıklayınız.


Cevap :

Çünkü bu meclis, sadece belirli bir grubun değil, tüm milletin iradesini temsil ediyordu. Mustafa Kemal, halkın iradesinin ve birliğinin yansıdığı bir meclis olduğunu vurgulamak istemiştir.


2. Meclis binasının kiremit ihtiyacı nasıl giderilmiştir? Açıklayınız. Bu sahneyle ilgili düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cevap :

Halktan toplanan yardımlarla kiremit ihtiyacı karşılanmıştır. Bu sahne, halkın zor şartlar altında bile dayanışma gösterdiğini ve birlikte hareket ederek Milli Mücadele’ye katkı sağladığını simgeliyor.


3. Mustafa Kemal’i oğluyla ziyaret eden kişi kimdir? Bu kişinin Millî Mücadele’ye katkılarıyla ilgili neler biliyorsunuz? Anlatınız.


Cevap :

Ziyareti gerçekleştiren kişi İsmet İnönü’dür. İsmet İnönü, Millî Mücadele’de önemli askeri başarılar elde etmiş, Batı Cephesi komutanı olarak zaferlere imza atmış bir liderdir.


4. İşgal kuvvetleri komutanı, yaptığı telefon görüşmesinde nasıl bir haber almıştır? Bu
haber karşısındaki tepkisi ne olmuştur?


Cevap :

Direnişin başladığını öğrenmiştir ve bu haber karşısında büyük bir öfke ve hayal kırıklığı yaşamıştır.


5. Meclisin açılışında Halide Edip hangi duygu ve düşünceler içerisindedir? Siz bu
açılışta yer alan biri olsaydınız neler hissederdiniz? Açıklayınız.


Cevap :

Halide Edip, hem gurur hem de büyük bir umutla doludur. Ben orada olsaydım, milletin bağımsızlık yolundaki mücadelesine tanık olmanın gururunu yaşar ve özgürlük için yapılan fedakarlıkların anlamını derinden hissederdim.


3. ETKİNLİK


Soru : Atatürk ve beraberindekilerin Meclisin açılışı için Meclis binasına doğru ilerlediği sahnede sözlü olmayan bazı mesajlar verilmiştir. Bu mesajlar hakkındaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cevap :

Sessizce ilerlemeleri, halkın içindeki derin kararlılığı ve milli dayanışmayı temsil ediyor. Bu yürüyüş, bağımsızlık mücadelesine duyulan inancı sessiz ama güçlü bir şekilde ifade ediyor.


4. ETKİNLİK


Soru : İzlediğiniz filmin başlığının sizde uyandırdığı duygu ve düşünceleri aşağıya yazınız. Yazınızı zenginleştirmek için atasözü, deyim ve özdeyişler kullanınız.


Cevap :

Filmin başlığı, bağımsızlık uğruna verilen fedakarlıkları ve büyük mücadeleyi hatırlatıyor. “Vatan için akan kan, boşa akmaz” anlayışını çağrıştırıyor ve bu mücadelenin millet için ne kadar önemli olduğunu hissettiriyor.


5. ETKİNLİK


Soru : İstiklâl Marşı ile ilgili elektronik içeriği yapınız.


Cevap :

“7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 69 Cevapları”

7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 70 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki metni okuyunuz. Bu metnin size çağrıştırdığı duygu ve düşüncelerle ilgili bir konuşma yapınız.


Cevap :

Sevgili arkadaşlar,

Bugün Şerife Bacı’nın fedakârlığını anlatan metinle ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Şerife Bacı, bebeğiyle birlikte cepheye mermi taşırken, vatanı için canını feda eden bir kahramandır. Soğuk kış şartlarına rağmen, mermilerin ıslanmaması için kendini siper etmesi, vatan sevgisinin ve cesaretin en güçlü örneklerinden biridir.

Bu olay, millet olarak ne kadar büyük fedakârlıklarla bağımsızlığımızı kazandığımızı hatırlatıyor. Şerife Bacı gibi kahramanlarımızı unutmamalı, onların mirasına sahip çıkmalıyız.

Teşekkür ederim.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 71 Cevapları


Soru : Millî Mücadele’mizin kadın kahramanları ile ilgili “edu” ve “gov” uzantılı genel ağ adreslerinden bir araştırma yapınız. Araştırma sonucu elde ettiğiniz bilgileri sınıf panosunda arkadaşlarınızla paylaşınız


Kısa  Cevap :

Millî Mücadele’nin kadın kahramanları, vatan savunmasında önemli roller üstlenmişlerdir. Öne çıkan isimlerden bazıları Halide Edip Adıvar, Şerife Bacı ve Kara Fatma’dır. Bu kahraman kadınlar, cepheye mermi taşımaktan askeri stratejilere kadar birçok alanda mücadele etmişlerdir.

Uzun  Cevap :

Millî Mücadele döneminde Türk kadınları, sadece cephe gerisinde değil, cephede de aktif olarak rol almıştır. Halide Edip Adıvar, bağımsızlık mücadelesine hem yazar hem de mitinglerde halkı örgütleyen bir lider olarak katkıda bulunmuştur.

Şerife Bacı, cepheye mermi taşırken soğukta donarak şehit olmuş, vatan sevgisinin simgesi olmuştur. Kara Fatma, bir kadın subay olarak savaşta bizzat yer almış ve büyük bir cesaretle çarpışmıştır. Bu kadın kahramanlar, Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasında önemli katkılarda bulunmuş ve Türk milletine örnek olmuşlardır. Onların fedakârlıkları, tarihimizde her zaman hatırlanmaktadır.


7. ETKİNLİK


Soru : Buna göre, Onur’un oluşturduğu örüntü aşağıdakilerden hangisidir?


Cevap : B Şıkkı


GELECEK DERSE HAZIRLIK 


Soru : Türklerin tarih boyunca bilime sağladığı katkılarla ilgili bir araştırma yapınız.


Kısa  Cevap :

Türkler tarih boyunca bilim alanında önemli katkılarda bulunmuşlardır. İbn-i Sina tıp, Farabi felsefe, Ali Kuşçu ise astronomi alanlarında dünyaca tanınan bilim insanlarıdır. Ayrıca, Türk-İslam coğrafyasında birçok bilimsel gelişme ve eser ortaya konulmuştur.

Uzun  Cevap :

Türkler, tarih boyunca bilimsel gelişmelere önemli katkılar sağlamışlardır. İslam dünyasının Altın Çağı’nda Türk bilim insanları tıp, matematik, astronomi ve felsefe gibi birçok alanda öncü çalışmalar yapmışlardır. İbn-i Sina, tıp alanında yazdığı “El-Kanun fi’t-Tıbb” eseriyle Avrupa’da da yüzyıllar boyunca referans alınmıştır.

Farabi, felsefe ve mantık alanlarında yaptığı çalışmalarla Batı felsefesine büyük etkilerde bulunmuştur. Ali Kuşçu ise astronomi ve matematik alanında, özellikle Osmanlı döneminde önemli keşifler yapmıştır. Uluğ Bey de Samarkand’da kurduğu rasathanesiyle astronomi alanında büyük katkılarda bulunmuştur. Bu bilim insanları, Türklerin tarih boyunca bilime ve insanlığa yaptığı katkıları simgeler.



 

Our Score

7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 62-64-65-66-67 MEB Yayınları

Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Çanakkale Seddülbahir Kahramanları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 62, 63, 64, 65, 66, 67


7. Sınıf Türkçe Kitabı Çanakkale Seddülbahir Kahramanları Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 62, 63, 64, 65, 66, 67 Cevapları”, öğrencilere Çanakkale Savaşı’nın önemini öğretmek için hazırlanan değerli bir kaynaktır. Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Çanakkale Seddülbahir Kahramanları Metni Etkinlik Cevapları, bu tarihi dönemin kahramanlarının hikayelerini anlamaya yardımcı olur.


“7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 62-64-65-66-67 MEB Yayınları”

Öğrenciler, Forum MEB 7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları aracılığıyla metinlerin içindeki ana fikirleri daha iyi kavrayabilirler. Ayrıca, “7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 62-64-65-66-67 MEB Yayınları” ile bu önemli olay hakkında daha derinlemesine bilgi edinmek mümkündür. Bu kaynaklar, milli tarih bilincinin oluşmasında kritik bir rol oynar.


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 62-64-65-66-67


HAZIRLIK ÇALIŞMALARI 


Soru : Çanakkale Savaşı kahramanlarının fedakârlıklarıyla ilgili yaptığınız araştırma sonucu elde ettiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Çanakkale Savaşı kahramanları, fedakârlıklarıyla tarih boyunca unutulmaz bir yer edinmişlerdir. Türk askerleri, düşman karşısında büyük bir cesaretle savaşıp, vatanlarını korumak için canlarını feda etmeye hazır olmuşlardır.

Örneğin, Koca Seyit, düşman ateşi altında düşman gemilerini batırarak büyük bir kahramanlık göstermiştir. Ayrıca, birçok asker yaralı arkadaşlarına yardım ederken kendi canlarını tehlikeye atmış ve birlik ruhunu korumuşlardır. Bu fedakarlıklar, Türk askerinin vatanseverlik ve dayanışma duygusunun bir yansımasıdır.

Uzun Cevap :

Çanakkale Savaşı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir dönüm noktasıdır ve bu savaşta gösterilen fedakârlıklar, her bir kahramanın hikayesinde öne çıkmaktadır. Türk askerleri, düşmanın güçlü ordusuna karşı büyük bir cesaretle mücadele etmiş ve vatanlarına olan bağlılıklarıyla tarihe damga vurmuşlardır.

Örneğin, Koca Seyit, Çanakkale Savaşı’nın sembol isimlerinden biridir. Düşman gemilerine karşı gösterdiği kahramanlıkla tanınır. Ağırlığı 276 kg olan top mermilerini tek başına kaldırarak düşman gemilerini batırmış, bu eylemiyle savaşın seyrini değiştirmiştir. Koca Seyit’in bu cesareti, Türk askerinin fiziksel gücünün ve moralinin bir yansımasıdır.

Sonuç olarak, Çanakkale Savaşı kahramanlarının fedakârlıkları, yalnızca savaşın kazanılması açısından değil, aynı zamanda Türk milletinin karakterinin şekillenmesinde de büyük bir rol oynamıştır. Bu kahramanların hikayeleri, gelecek nesillere ilham vermeye devam etmekte ve vatan sevgisinin ne denli derin olduğunu göstermektedir.


Soru : Çanakkale Türküsü’nü sınıfta arkadaşlarınızla seslendiriniz.


Cevap : Çanakkale Türküsünü arkadaşlarızla koro şeklinde seslendiriz.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 64 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki kelimeleri, karşılarındaki anlamlarla örnekteki gibi eşleştiriniz.


Cevap :

  1. muhit c. Çevre, yöre, etraf.
  2. sükûn d. Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik, sessizlik.
  3. sükût ğ. Susma, konuşmama, söz söylememe, sessizlik.
  4. taarruz h. Hücum, saldırı.
  5. süngü ç. Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah.
  6. mecalsiz a. Güçsüz, kuvvetsiz, dermansız, takatsiz.
  7. vesile e. Sebep, bahane.
  8. hadise b. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, olay.
  9. tayın f. Asker azığı, asker yemeği.

Soru : Bu kelimelerden dilimize yabancı dillerden geçen beş tanesini seçiniz. Seçtiğiniz kelimelerin Türkçe karşılıklarını kullanarak aşağıdaki yazı alanına bir paragraflık metin yazınız.


Cevap :

Çanakkale Savaşı’nda Türk askerleri, karşılaştıkları her hadiseye cesaretle yaklaşarak, düşman taarruzlarına karşı durdular. Zorlu koşullarda, tayınlarını arkadaşlarıyla paylaşarak dayanışma örneği sergilediler.

Gözlerinde derin bir kararlılık ve bazen sükûn hali vardı; mecalsiz anlarda bile birbirlerine yardım etme gayreti içindeydiler. Bu kahramanlıkları, insanlık adına ne denli değerli olduklarını gösterdi.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 65 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.


1. Metnin birinci bölümünde bahsedilen askerin siperdeki gözlemleri nelerdir?
Anlatınız.


Cevap :

Askerin gözlemleri arasında gökyüzündeki bulutların güzelliği, huzursuzluk hissi ve “Düşman taarruz ediyormuş!” emriyle birlikte artan heyecan yer alır. Askerler, ölümle burun buruna olmalarına rağmen cesaretle durmaktadırlar.


2. “Düşman taarruz ediyormuş!” haberini alan askerlerin bunu alaycı bir tebessümle
karşılamasını nasıl yorumluyorsunuz?


Cevap :

Askerlerin bu durumu alayla karşılaması, cesaretlerini ve moral yüksekliğini gösterir. Düşman saldırısına karşı duyulan korkunun üstesinden gelme çabasıdır.


3. Fransız Generali Guro, Türkiye’ye niçin gelmiştir? Anlatınız.


Cevap :

Guro, Haziran 1930’da Atatürk’ün misafiri olarak Türkiye’ye gelmiş, Türk Şehitliği’ni ziyaret edip Türk askerine duyduğu saygıyı ifade etmiştir.


4. Fransız General’in Çanakkale Savaşı sırasında şahit olduğu ve unutamadığı olay nedir? Kısaca anlatınız.


Cevap :

Guro, yaralı bir Fransız askeri ile ona yardım eden bir Türk askerinin karşılaşmasını unutamamıştır. Türk askeri, Fransız askere yardım ederken kendi acısını düşünmemiştir.


5. Koca Seyit, komutanı tarafından nasıl ödüllendirilmiştir? Koca Seyit’in bu ödüle tepkisi ne olmuştur? Anlatınız.


Cevap :

Koca Seyit, komutanı tarafından ikinci bir tayınla ödüllendirilmiştir. Ancak, bu ödülü kabul etmeyip arkadaşlarıyla paylaşmıştır.


6. Sizce Türk askerini değerli kılan özellikler nelerdir? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Türk askeri, cesurca savaşarak ve birbirlerine destek olarak düşmana karşı koyma iradesi gösterir. Fedakarlıkları ve vatanseverlikleri, onları ulusal kimliğin vazgeçilmez bir parçası yapar.

Uzun Cevap :

Türk askerini değerli kılan özelliklerin başında cesaret gelir. Zorlu koşullarda bile savaşa girmekten çekinmeyen, ölümle burun buruna kalmasına rağmen korkusuzca mücadele eden bir yapıya sahiptirler. Fedakarlık, Türk askerinin bir diğer önemli özelliğidir; bu, hem kendi hayatlarını tehlikeye atmayı göze alarak hem de arkadaşlarının hayatlarını kurtarmak için çaba göstermeleriyle kendini gösterir.

Ayrıca, Türk askerleri arasında güçlü bir dayanışma ve yardımlaşma ruhu bulunur. Savaş sırasında bir arada olmanın getirdiği bağ, onların manevi gücünü artırır ve birlikte hareket etme yeteneklerini güçlendirir. Vatanseverlik de Türk askerinin en önemli motivasyon kaynaklarından biridir. Vatan sevgisi, onların savaşma azmini ve kararlılığını artırır. Bu özellikler, Türk askerini sadece savaş alanında değil, toplumda da saygı duyulan bir figür haline getirir.


3. ETKİNLİK


Soru : Çanakkale Savaşı yıllarında evladını cepheye gönderen bir ebeveyn olduğunuzu hayal ediniz. Aşağıya, cephedeki evladınıza hitaben bir mektup yazınız. Mektup türünün özelliklerine dikkat etmeyi unutmayınız.


Kısa Cevap :

Sevgili Evladım,

Sana bu satırları yazarken kalbim umut ve endişe ile dolu. Çanakkale’deki savaşta gösterdiğin cesareti duyduğumda gururla doluyorum. Senin gibi kahraman bir evlat yetiştirmek benim için büyük bir mutluluk. Kendine iyi bak ve dostlarınla dayanışmayı unutma. Her gün seni düşünüyorum ve dualarımı gönderiyorum.

Sevgilerimle, Baban

Uzun Cevap :

Sevgili Oğlum,

Savaşın zor geçtiğini biliyorum ama senin azminin her şeye galip geleceğine inanıyorum. Burada seni bekleyen bir ailemiz var ve hepimiz sağ salim dönmeni istiyoruz. Vatan için savaşıyorsun, bunun ne kadar değerli olduğunu unutma. Her zaman yanındayım, sevgimi hisset.

Kendine iyi bak, Annen


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 65 Cevapları


4. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metinden hareketle aşağıdaki cümleleri neden-sonuç ilişkisi
oluşturacak şekilde tamamlayınız.


Cevap :

Fransız Generali Guro Türklerle savaştığı için, Türk milletinin cesaretini ve alicenaplığını yakından tanıma fırsatı buldu.

Türk askeri, kendi yaralarını sarmak için Fransız askerine yardım etti çünkü o, Fransız askerinin cebinden çıkan yaşlı bir kadın resminin onu annesine döndürme isteğiyle dolu olduğunu gördü.

Koca Seyit, vatanı düşman saldırısı altındayken izinli olarak köyüne gitmek istemediği için, komutanı tarafından verilen ödül tayını yemeyerek arkadaşlarıyla paylaştı.


5. ETKİNLİK


Soru : Aşağıda, 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nın görseli yer almaktadır. Anıt ile ilgili
bir araştırma yaparak elde edeceğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cevap :

15 Temmuz Şehitler Anıtı, Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden şehitleri anmak için inşa edilmiştir. Anıt, Türkiye’nin başkenti Ankara’da, 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı’nda yer almaktadır.

Anıtın tasarımı, şehitlerin anısını yaşatmak amacıyla simgesel bir üslupla gerçekleştirilmiştir. Anıt, yüksek bir sütun ve bunun çevresinde yer alan figürlerle birlikte, şehitlerin cesaretini ve fedakârlığını temsil etmektedir. Ayrıca anıtın etrafında, o gece kahramanlık gösterenlerin isimlerinin yazılı olduğu bir duvar bulunmaktadır.

15 Temmuz Şehitler Anıtı, her yıl düzenlenen anma etkinlikleriyle ziyaret edilmekte ve halk, şehitler için dualar etmektedir. Anıt, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük için verdiği mücadelenin simgelerinden biri olarak önem taşımaktadır.


Soru : “Şehitlik” kavramının sizde uyandırdığı duygu ve düşünceleri anlatan bir konuşma yapınız.


Kısa Cevap :

Sevgili arkadaşlar,

Bugün sizlere “şehitlik” kavramının bende uyandırdığı duyguları paylaşmak istiyorum. Şehitlik, vatan sevgisinin, cesaretin ve fedakarlığın en yüksek mertebesidir. Şehitlerimiz, özgürlüğümüzü korumak ve ülkemizi savunmak için hayatlarını feda eden kahramanlardır. Onların fedakarlıkları, bizlere geçmişi hatırlatmanın yanı sıra geleceğe umutla bakmamızı sağlar.

Şehitlerimiz, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin simgeleri olarak kalbimizde özel bir yere sahiptir. Onların hatırası, bizlere sorumluluklar yükler ve ülkemizi daha iyi bir yere getirmek için çaba göstermemizi hatırlatır.

Sonuç olarak, şehitlik derin bir anlam taşır. Onlar, bu toprakları bizlere emanet eden kahramanlardır. Şehitlerimizi unutmamak, onlara olan borcumuzdur.

Teşekkür ederim.

Uzun Cevap :

Sevgili arkadaşlar,

Bugün sizlere “şehitlik” kavramının bende uyandırdığı duyguları paylaşmak istiyorum. Şehitlik, vatan sevgisinin ve fedakarlığın en yüksek mertebesidir. Şehitlerimiz, özgürlüğümüzü korumak için hayatlarını feda eden kahramanlardır. Onların fedakarlıkları, geçmişimizi hatırlatır ve bize sorumluluklar yükler.

Şehitlerimiz, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin simgeleridir. Gelecek nesillerin şehitlik bilincini taşıması için eğitimde bu konuya önem verilmelidir.

Sonuç olarak, şehitlik, bu toprakları bizlere emanet eden kahramanların anısını yaşatmakla yükümlüyüz.

Teşekkür ederim.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 66 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Bu yönergelerden hareketle Nergis ve Ferit’in yürüdükleri güzergâhı aşağıdaki kroki üzerinde çizerek gösteriniz ve Şehitler Anıtı’nın bulunduğu yeri işaretleyiniz.


Cevap :

“7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 66 Cevapları”

Soru : Nergis ve Ferit’i okuldan Şehitler Anıtı’na kadar farklı bir yoldan yürütünüz. Bu yolu arkadaşlarınıza anlatınız.


Cevap :

Nergis ve Ferit’i okuldan Şehitler Anıtı’na farklı bir yoldan şu şekilde yürütebiliriz:

  • Okuldan çıktıktan sonra Cumhuriyet Caddesi‘ne doğru ilerlesinler. Bu caddede sola dönüp yürümeye devam etsinler.
  • Cumhuriyet Caddesi’nden Pırlanta Sokak yerine Nehir Caddesi’ne dönsünler. Bu cadde boyunca dümdüz yürüsünler.
  • Nehir Caddesi‘nden sonra Yağmur Sokak’a ulaşsınlar ve sokağın sonuna kadar ilerlesinler.
  • Yağmur Sokağı’nın sonunda sağa dönerek Park yönüne ilerlesinler. Buradan Şehitler Anıtı’na ulaşacaklardır.

GELECEK DERSE HAZIRLIK 


Soru : TBMM’nin açılışının tarihimizdeki önemi ile ilgili bir araştırma yapınız.


Kısa  Cevap :

TBMM’nin açılışı, 23 Nisan 1920 tarihinde gerçekleşmiştir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tarih, ulusal egemenliğin simgesi olarak kabul edilir; çünkü halkın iradesiyle oluşturulan ilk meclis, milli mücadelenin yönetim merkezi olmuştur. TBMM, Türkiye’nin bağımsızlığı ve ulusal bütünlüğü için önemli kararlar almış, halkın kendi kendini yönetme hakkını pekiştirmiştir.

Uzun  Cevap :

TBMM’nin açılışı, 23 Nisan 1920’de gerçekleştirildi ve bu tarih, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinde kritik bir dönüm noktası oldu. TBMM, Kurtuluş Savaşı döneminde, milli egemenlik anlayışını esas alarak halkın iradesini temsil eden ilk meclis olma özelliği taşıyor.

Meclisin açılışı, Türk milletinin işgalcilere karşı verdiği direnişi ve bağımsızlık arzusunu somutlaştırmıştır. TBMM, savaş sırasında alınan kararlarla milli mücadeleyi yönlendirmiş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmıştır. Ayrıca, bu olay, Türk halkının birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin önemini göstermiştir. TBMM’nin açılışı, Türkiye’de ulusal egemenliğin, demokrasi ve millet iradesinin önemini vurgulayan bir tarih olarak her yıl kutlanmaktadır.

Sonuç olarak, TBMM’nin açılışı, sadece bir meclis açılışı değil, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin sembolü olmuştur. Bu tarih, ulusun kendi kaderini tayin etme kararlılığının en somut örneğidir.



 

Our Score

7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 54-56-57-58-59-60-61 MEB Yayınları

Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Barış Çocuk Atatürk’le Kurtuluş Savaşı’nda Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61


7. Sınıf Türkçe Kitabı Barış Çocuk Atatürk’le Kurtuluş Savaşı’nda Metni Etkinlik Cevapları


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61 Cevapları” üzerine yapılan çalışmalar, öğrencilerin tarih bilincini geliştirmek ve Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndaki rolünü anlamak için önemli bir fırsat sunar. Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Barış Çocuk Atatürk’le Kurtuluş Savaşı’nda Metni Etkinlik Cevapları, Kurtuluş Savaşı’nın ulusal birlik ve beraberlik açısından ne denli hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulamaktadır. Forum MEB 7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları ile desteklenen bu kaynak, öğrencilere tarihi olayları daha etkili bir şekilde öğrenme olanağı tanır.


“7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 54-56-57-58-59-60-61 MEB Yayınları”

Öğrenciler, 7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 54-56-57-58-59-60-61 MEB Yayınları‘nda yer alan etkinliklerle, Atatürk’ün barışa olan inancını ve bu inancın nasıl bir mücadeleye dönüştüğünü kavrayabilirler. Bu etkinlikler, hem tarihi bilgilerin pekiştirilmesine hem de öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinin gelişmesine katkı sağlar.


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 54-56-57-58-59-60-61


HAZIRLIK ÇALIŞMALARI 


Soru : “Atatürk ve Millî Mücadele” ile ilgili araştırdığınız şiiri arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa  Cevap :

“Zalım Düşman”

Yazar: Arif Nihat Asya

Zalım düşman, vatanımın üstüne yürüdü,
Türk’üm, ben Atatürk’üm, yolumuzu sürdü.
Kahraman ordum, selam durarak girdi,
Kurtuluş mücadelesi, milletim için doğdu.

Özgürlük, bağımsızlık, benim en değerli,
Atatürk, sana minnet, saygı sonsuz elbet.
Senin açtığın yolda, yürümek şerefim,
Türk milleti, hür yaşayacak, ebedi zaferim.

Uzun  Cevap :

Şiir: “Milli Mücadele”

Yazar: Halide Edib Adıvar

Bir destandır, varoluşumuzun simgesi,
Kurtuluş Savaşı, senin önderliğinle.
Atatürk, senin izindeyiz hep birlikte,
Özgürlük ve bağımsızlık, bizim en büyük dilek.

Düşmanı yenip, toprakları kurtardık,
Senin önderliğinde, bir millet olduk biz.
Her zaman hatırlayacağız seni daima,
Atatürk, ışığımız, yolumuz, kahramanımız.


Soru : “Barış” kelimesinin size çağrıştırdığı duygu ve düşünceler nelerdir? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

“Barış” kelimesi, huzur, sevgi, dostluk ve bir arada yaşama isteği gibi olumlu duyguları çağrıştırır. Barış, insanların birbirleriyle uyum içinde yaşamasını ve çatışmalardan uzak durmasını sağlar.

Uzun Cevap :

“Barış” kelimesi, bana huzur ve güven duygusunu çağrıştırır. Barış, savaşların sona ermesi, insanların birbirlerine saygı göstermesi ve sorunların diyalog yoluyla çözülmesi anlamına gelir.

Barış ortamında insanlar, sevgi ve hoşgörü ile bir arada yaşayabilir. Ayrıca, barış kavramı, sadece ülkeler arasındaki ilişkilerle sınırlı değildir; aile içinde, arkadaşlık ilişkilerinde ve toplumda da büyük bir öneme sahiptir. Barış, bireylerin ruhsal sağlığını olumlu yönde etkileyen bir durumdur.

Barışın sağlanması, eğitimde ve sosyal hayatta olumlu değişimlere yol açar. Bu nedenle, barış, herkesin ortak hedefi olmalı ve sürekli olarak korunması gereken bir değer olarak görülmelidir.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 56 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Kutularda harfleri karışık hâlde verilen kelimelerin doğru biçimlerini açıklamalardan hareketle bulup örnekteki gibi yazınız.


Cevap :

  1. Üniforma – Silahlı kuvvetlerin resmî giysisi.
  2. İdeal– Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ülkü.
  3. Uğurlamak – Gideni esenlik ve sevgi dilekleriyle geçirmek, yolcu etmek.
  4. İşgal – Bir yeri ele geçirme.
  5. Cephane – Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat.
  6. Tutsak – Savaşta ele geçen düşman, esir.
  7. Rıhtım – Bir akarsu veya deniz kıyısında yapılmış, gemilerin indirme bindirme veya yükleme boşaltma yapabileceği yer.

2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.


1. Barış’ın öğretmeni nasıl bir ödev vermiştir? Anlatınız.


Cevap :

Barış’ın öğretmeni, Atatürk’ün İstanbul’dan Samsun’a gidişiyle ilgili bir ödev vermiştir.


2. Barış, ödevini hazırlamak için neler yapmıştır? Anlatınız.


Cevap :

Barış, bilgisayarın başına geçerek Atatürk ile ilgili fotoğraflar aramış, ancak istediği gibi bir fotoğraf bulamamıştır. Sonunda “Atatürk’ü Yaşamak” adlı bir web sitesine ulaşmıştır.


3. Mustafa Kemal Paşa’nın Barış’ın ismiyle ilgili yorumu ne olmuştur? Açıklayınız.


Cevap :

Mustafa Kemal Paşa, Barış’ın isminin güzel olduğunu söylemiş ve barışın önemini vurgulamıştır.


4. Mustafa Kemal Paşa, Bandırma Vapuru’yla rıhtımdan ayrılırken nasıl bir haber almıştır? Açıklayınız.


Cevap :

Paşa, vapurun İngilizler tarafından izleneceği ve batırılmaya çalışılacağı uyarısını almıştır.


5. “Biz Anadolu’ya silah ve cephane değil ideal ve inanç götürüyoruz.” cümlesinin sizde
uyandırdığı duygu ve düşünceler nelerdir? Anlatınız.


Kısa Cevap :

“Biz Anadolu’ya silah ve cephane değil ideal ve inanç götürüyoruz.” cümlesicümle, mücadelenin sadece maddi değil, manevi değerlerle de desteklenmesi gerektiğini hatırlatır.

Uzun Cevap :

“Biz Anadolu’ya silah ve cephane değil ideal ve inanç götürüyoruz.” cümlesi ifade, özgürlük mücadelesinin azim ve inançla desteklenmesi gerektiğini anlatıyor. Barış, bu düşünceyle cesaret buluyor ve gerçek mücadelenin sadece silahlarla değil, ideallerle kazanılacağını anlıyor.


6. Barış’ın yerinde siz olsaydınız Atatürk’e Millî Mücadele’yle ilgili neler sormak isterdiniz? Nedenleriyle açıklayınız.


Cevap :

  • Millî Mücadele’nin zor anlarında neler hissettiniz? (Duygusal deneyimlerini öğrenmek isterdim.)
  • Anadolu halkının desteği sizin için ne ifade ediyordu? (Halkın rolünü anlamak için.)
  • Gelecek Türkiye’yi nasıl hayal ediyordunuz? (Atatürk’ün vizyonunu kavramak için.)

7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 57 Cevapları


3. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki deyimlerin anlamlarını Türk Dil Kurumunun https://sozluk.gov.tr adresindeki Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nden araştırarak öğreniniz.


Cevap :

Deyimlerin Anlamları:

  1. Gözleri dolmak: Duygusal bir durumdan dolayı gözlerinin yaşarması.
  2. Göğsü kabarmak: Gurur veya sevinç nedeniyle kişinin kendini büyük hissetmesi.
  3. Göze almak: Risk veya tehlikeyi kabul etmek, bir şeyin olumsuz sonuçlarına katlanmak.
  4. Dize getirmek: Karşısındaki kişiyi, durumu veya durumu kontrol altına almak.
  5. Yola koyulmak: Bir işe başlamak, harekete geçmek.

Soru : Aşağıdaki cümleleri, anlamını öğrendiğiniz deyimlerden uygun olanları kullanarak neden sonuç ilişkisi oluşturacak şekilde tamamlayınız.


Cevap :

Cümle Tamamlamaları:

  • Türk milleti, bağımsızlığına olan düşkünlüğünden dolayı bütün işgalcileri dize getirmiştir.
  • Askerler sabah erkenden yola koyulmak için akşam olmadan cepheye ulaşmışlardı.
  • Kahraman bir ecdadın torunları olduğumuz için göğsümüz kabarıyor.
  • Millî Mücadele gazisi dedem, anılarını anlatırken gözleri dolardı çünkü o günleri hatırladıkça çok duygulanırdı.
  • Millet, Millî Mücadele’ye bütün varlığıyla destek oluyordu çünkü göze almıştı.

7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 58 Cevapları


4 . ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki bölümleri okuduğunuz metinden hareketle doldurunuz.


Cevap :

Gerçek Hayatta Karşılaşılabilecek Olaylar:

  • Atatürk’ün İstanbul’dan Samsun’a gitmesi.
  • Millî Mücadele sırasında zorluklar ve savaş.
  • Barış’ın öğretmeninden ödev alması.

Gerçek Hayatta Karşılaşılamayacak Olaylar:

  • Barış’ın Mustafa Kemal Paşa ile aniden karşılaşması.
  • Bilgisayarın, Barış’ı geçmişe götürmesi.
  • Mustafa Kemal Paşa’nın Barış’a doğrudan hitap etmesi ve onunla konuşması.

5 . ETKİNLİK


Soru : Aşağıda, Barış’ın defterine yazdığı yazılardan bazıları yer almaktadır. Bu
yazıları önemli gördüğünüz yerleri işaretleyerek okuyunuz.

Bugün 29 Mayıs 1919. On gün oldu biz Samsun’a ay ak basalı. Dört gün önce Havza’ya geldik. Her taraftan işgal haberleri geliyor. Ama iyi haberler de var. Çeşitli yörelerde askerlerimiz düşmanla savaşıyor. Direniş için dernekler kuruluyor. Gönüllüler cepheye koşuyor. (…) Buralarda her yer yemyeşil. Öyle güzel ki… Keşke bu savaş olmasaydı.

Bugün 10 Ocak 1921. Rüzgârlı bir geceydi. Pencereden gökyüzüne baktığımda hızla akan parçalı bulutları gördüm. Kılıçlarını çekmiş, düşmanın üstüne doğru akan atlılara benziyordu bulutlar.
En öndeki bulut parçası ona, Mustafa Kemal Paşa’mıza benziyordu. Hemen çağırıp gösterdim. Bu görüntüler onu da çok heyecanlandırdı. Gökyüzünü kaplayan bulutlar bir anda uçup gitti. Işıl ışıl yıldızlarla dolu bir gökyüzü kaldı geriye. “İşte, geleceğimiz böyle yıldızlarla kaplı olacak.” dedi başımı okşayarak. “Keşke ben de silah kuşanıp cephede savaşanların yanında yerimi alabilsem.” dedim. Bu dileğimi duyduğunda “Savaşmak için çok küçüksün Barış.” dedi, “Senin savaşın zaferden sonra başlayacak. Bilgi savaşı, ilerleme savaşı…” Söylemek istediklerini anladığımı sanıyorum. (…) Ben yatmaya giderken “Yarın büyük bir gün olacak.” dedi Mustafa Kemal Paşa.


Cevap :

Önemli Yerler:

  1. “On gün oldu biz Samsun’a ay ak basalı.”
    • Bu ifade, Barış’ın Millî Mücadele’nin başlangıcını ve tarihi bağlamını gösteriyor.
  2. “Her taraftan işgal haberleri geliyor.”
    • Ülkenin içinde bulunduğu zor durumu ifade ediyor.
  3. “Direniş için dernekler kuruluyor. Gönüllüler cepheye koşuyor.”
    • Halkın direniş için bir araya geldiğini ve mücadele ruhunu yansıtıyor.
  4. “Buralarda her yer yemyeşil. Öyle güzel ki… Keşke bu savaş olmasaydı.”
    • Doğa güzelliği ve savaşın getirdiği acıların çelişkisini ortaya koyuyor.
  5. “Kılıçlarını çekmiş, düşmanın üstüne doğru akan atlılara benziyordu bulutlar.”
    • Barış’ın hayal gücünü ve savaş ruhunu sembolize ediyor.
  6. “Savaşmak için çok küçüksün Barış.”
    • Mustafa Kemal Paşa’nın gençliğin savaşta yer alması için bilgi ve eğitimle hazırlanması gerektiğini vurguluyor.
  7. “Senin savaşın zaferden sonra başlayacak. Bilgi savaşı, ilerleme savaşı…”
    • Barış’ın gelecekteki rolüne dair umut ve beklentilerini gösteriyor.
  8. “Yarın büyük bir gün olacak.”
    • Umut dolu bir bekleyiş ve geleceğe dair olumlu bir bakış açısı içeriyor.

7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 59 Cevapları


Soru : Aşağıda verilen özelliklerden hangileri Barış’ın defterine yazdığı yazılarda görülmektedir. Yanlarına çarpı (X) işareti koyarak belirtiniz.


Cevap :

1. Dizelerden oluşmuştur.
(X) 2. Yaşanan olaylar günü gününe yazılmıştır.
(X) 3. Birinci kişi ağzından yazılmış kısa yazılardır.
4. Bir tekerleme ile başlamıştır.
(X) 5. Yazarın duygu ve düşüncelerini yansıtmaktadır.


Soru : Yukarıda özelliklerini işaretlediğiniz metin türünü aşağıya yazınız.


Cevap : Günlük


Soru : Yukarıda özelliklerini öğrendiğiniz metin türüne uygun bir yazı yazınız. Yazınızı öğretmeninizle kontrol ederek gerekli düzenlemeleri yapınız.


Cevap :

Bugün 3 Ekim 1921.

Bugün çok heyecanlı bir gündü. Sabah erkenden uyanıp pencereden dışarı baktım. Hava güneşli ve sıcak, gökyüzü mavi. Okuldan dönerken arkadaşlarımla parka gittik. Oynamak için en güzel yerleri seçtik.

Birden parkın kenarındaki ağaçların altında bir grup insanı gördük. Hepsi savaş hikayelerini anlatıyordu. Ben de yanlarına gittim. Dinlerken içimde bir gurur hissettim. Atalarımız, vatanımız için savaşıyor. Onların cesareti bana ilham verdi.

Akşam eve dönerken düşündüm: “Bir gün ben de bu kahramanların yanında olacağım!” Bu dileğimi Mustafa Kemal Paşa ile paylaştım, “Savaşım bilgi savaşı olacak” dedi. Bu düşünce beni çok mutlu etti.

Yarın yeni bir gün, yeni hayaller.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 60 Cevapları


6 . ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki metni noktalama işaretlerine dikkat ederek sessiz okuyunuz.


Cevap :

(…) 1923 yılının Ekim ayı idi. Ekim ayının da 29. günü. Toplar atılmaya başladı. Tam yüz bir pare top… Memleket, bayram sevinci içindeydi. Cumhuriyet’in ilan edildiğini duyan büyük küçük, kadın erkek, çoluk çocuk, tanıdık tanımadık birbirini kucaklıyor; yurt çapında Cumhuriyet onuruna şenlikler yapılıyordu. (…)

Mükerrem Kâmil SU (Kısaltılmıştır.)


Soru : Okuduğunuz metinden hareketle “Cumhuriyet coşkusu” konulu bir konuşma yapınız. Konuşmanızda, anlamlarını öğrendiğiniz kelime ve kelime gruplarından yararlanınız.


Kısa Cevap :

Sayın konuklar,

Bugün burada Cumhuriyet coşkusunu kutlamak için toplandık. 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyetimiz, ulusumuz için büyük bir bayram ve sevinç kaynağıdır. Herkesin kucaklaştığı, mutlulukla şenlikler düzenlediği bir gün olmuştur.

Cumhuriyet, bizlere özgürlük, eşitlik ve adalet sunan bir sistemdir. Bu nedenle Cumhuriyetimize sahip çıkmalı ve onu yüceltmeliyiz. Teşekkür ederim.

Uzun Cevap :

Sayın konuklar, değerli arkadaşlar,

Bugün burada, 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyetimizin coşkusunu kutlamak için bir araya geldik. Cumhuriyet, sadece bir yönetim biçimi değil; aynı zamanda halkın egemenliğinin simgesidir. Bu özel gün, ülkemizin tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve bize özgürlük, eşitlik ve adalet getirmiştir.

Cumhuriyetimizin ilanı, ulusumuzun bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin bir sonucudur. O gün, hepimizin sevinçle kucaklaştığı, coşkuyla kutladığı bir bayram günüydü. Her yaştan insanın, büyük-küçük, kadın-erkek hep birlikte bayram havasında kutladığı bu gün, ülkemizde şenliklerin yapıldığı bir dönüm noktasıydı.

Cumhuriyet, bizlere düşünce özgürlüğü, demokrasi ve insan hakları gibi değerleri kazandırdı. Bugün, bu değerlerin korunması ve geliştirilmesi için elimizden geleni yapmalıyız. Gelecek nesillerimize daha aydınlık bir Türkiye bırakmak için Cumhuriyetimize sahip çıkmalıyız.

Son olarak, Cumhuriyetimizi kuran, bize bu güzel ülkeyi bırakan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle anıyorum. Hep birlikte, Cumhuriyet coşkusunu yaşatmaya ve yüceltmeye devam edeceğiz. Teşekkür ederim.


Soru : Aşağıya “Cumhuriyet” konulu akrostiş bir şiir yazınız. Şiirinize uygun bir başlık koyunuz.


Kısa Cevap :

Başlık: Cumhuriyetin Işığı

Cennette bir bayrak, dalgalanır özgürlük,
Ulusun, bir arada, yürekten yükselir ses,
Mücadeleyle kazanılan bu büyük zafer,
Huzur ve adalet, Cumhuriyet’le gelir elbet.

Ulusça el ele, geleceğe umutla,
Rengimiz hep aynı, özgürlük aşkıyla,
İleriye doğru, atılırız kararlılıkla,
Ebediyen sürecek, Cumhuriyet coşkusuyla.

Uzun Cevap :

Başlık: Cumhuriyetin Gücü

Cumhuriyet, aydınlık bir ufuk demek,
Ulusunla, bir arada, yürümek,
Mücadelelerin, bir sonucu olarak,
Huzuru ve barışı, sunar halkına,

Uyanış ve direniş, ruhunu besler,
Renkleri, özgürlüğün simgesiyle parlar,
İleriye doğru, umutla adım atarız,
Ebedi değerimiz, Cumhuriyet, daima yanımızda.

Cumhuriyet, bizlere düşen en büyük mirastır.
Hep birlikte bu mirasa sahip çıkmalıyız.
Yüz yıllar boyu, ilelebet yaşayacak,
Hür ve bağımsız, genç nesillerle yükselecek.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 61 Cevapları


7 . ETKİNLİK


Soru : Atatürk’ün “Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir; fendir.” sözünden hareketle bilgilendirici bir metin yazınız.


Kısa Cevap :

Atatürk’ün “Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir; fendir.” sözü, bilimin ve teknolojinin toplumların gelişimindeki önemini vurgular. İlim, insanları aydınlatan, sorunları çözen ve ilerlemeyi sağlayan bir kaynaktır.

Uygarlığın temeli olan bilim, bireylerin yaşam kalitesini artırırken, toplumları da daha refah bir geleceğe taşır. Bu nedenle, eğitimde bilime dayalı bir yaklaşım benimsemek, toplumsal gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir.

Uzun Cevap :

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir; fendir.” sözü, bilim ve eğitimin insan yaşamındaki yerini ve önemini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Atatürk, bilimsel düşüncenin, toplumların ilerlemesi ve kalkınması için vazgeçilmez olduğunu vurgulamaktadır. Uygarlığın temel taşı olan bilim, insanların yaşam standartlarını yükseltmekte, yeni teknolojilerin ve buluşların kapısını aralamaktadır.

İlim, bireyleri eğiterek onların bilinçli kararlar almasına yardımcı olur. Eğitimde bilime dayalı bir yaklaşım benimsemek, genç nesillerin daha donanımlı bireyler olarak yetişmesini sağlar. Bu da toplumsal ilerlemenin, ekonomik gelişmenin ve kültürel zenginliğin artmasına olanak tanır. Ayrıca, bilimsel bilgiye sahip olan bireyler, toplumlarının karşılaştığı sorunlara daha etkili çözümler üretebilirler.


GELECEK DERSE HAZIRLIK 


Soru : Çanakkale Savaşı kahramanlarının fedakârlıklarıyla ilgili araştırma yapınız.


Kısa  Cevap :

Çanakkale Savaşı, 1915-1916 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında gerçekleşmiştir. Bu savaşta, Türk askerleri büyük fedakârlıklar göstermiştir.

Özellikle Anafartalar, Conkbayırı ve Koca Çimen gibi cephelerdeki kahramanlıklarıyla öne çıkan isimler arasında Mustafa Kemal Atatürk, Seyit Onbaşı ve Hasan Tahsin yer alır. Türk askerleri, imkânsız koşullara rağmen vatanlarını savunmak için canlarını ortaya koymuş, bu süreçte birçok şehit vermiştir. Bu fedakârlıklar, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi olmuştur.

Uzun  Cevap :

Çanakkale Savaşı, 18 Mart 1915’te deniz savaşlarıyla başlayıp, Nisan 1915’te kara savaşlarına dönüşen ve 1916’ya kadar devam eden bir çatışmadır. Osmanlı İmparatorluğu, bu savaşta önemli bir direnç göstermiş ve İtilaf Devletleri’nin planlarını boşa çıkarmıştır. Türk askerleri, fedakârlıklarıyla savaş tarihine damga vurmuşlardır.

Mustafa Kemal Atatürk, bu savaşta büyük bir liderlik göstermiştir. “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!” sözü, onun cesaretini ve kararlılığını simgeler. Seyit Onbaşı, 276 kilogramlık mermiyi kaldırarak düşman zırhlısını batırmasıyla öne çıkmış ve savaşın seyrini değiştiren kahramanlardan biri olmuştur. Hasan Tahsin ise, düşmana karşı direnişi simgeleyen ilk kurşunu atan isimdir ve bu nedenle “Çanakkale Şehitleri” arasında anılmaktadır.

Çanakkale Savaşı’nda Türk askerleri, yokluk içinde, yiyecek ve mühimmat sıkıntısı çekerek vatanlarını savunmak için mücadele etmiştir. Aynı zamanda cephede yer alan hemşireler ve doktorlar, yaralı askerlerin tedavisinde büyük özveri göstermiştir. Bu savaş, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin bir simgesi haline gelmiş ve Türk ulusunun birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirmiştir. Çanakkale’deki fedakârlıklar, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılmasında önemli bir rol oynamıştır.



 

Our Score

7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 48-50-51-52-53 MEB Yayınları

Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Olamam Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 48, 49, 50, 51, 52, 53


7. Sınıf Türkçe Kitabı Olamam Metni Etkinlik Cevapları


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 48, 49, 50, 51, 52, 53 numaralı sayfalarda yer alan Olamam Metni Etkinlik Cevapları, öğrencilerin metni anlamalarını ve yorumlamalarını geliştirmek için hazırlanmıştır. Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Kitabı Olamam Metni Etkinlik Cevapları, bireyin kendini keşfetme sürecini ele alırken, toplumsal beklentiler ile bireysel kimlik arasında denge kurmanın önemine vurgu yapar.


“7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 48-50-51-52-53 MEB Yayınları”

Forum MEB 7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları, öğrencilere metinle ilgili sorular sorarak onların düşüncelerini paylaşmalarını sağlar ve metni daha derinlemesine anlamalarına katkı sunar. 7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 48-50-51-52-53 MEB Yayınları‘nda yer alan sorular ve etkinlikler, metin inceleme, ana fikir bulma ve sözcük bilgisi geliştirme odaklı olup, öğrencilerin dil becerilerini destekleyici niteliktedir.


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 48-50-51-52-53


HAZIRLIK ÇALIŞMALARI 


Soru : Türk bayrağının rengi ve sembollerinin anlamı ile ilgili yaptığınız araştırma sonucu elde ettiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa  Cevap :

Türk bayrağının kırmızı rengi, şehitlerin kanını; ay ve yıldız ise bağımsızlık, aydınlık ve özgürlüğü simgeler.

Uzun  Cevap :

Türk bayrağının kırmızı rengi, Kurtuluş Savaşı ve Osmanlı döneminde vatan için canlarını feda eden şehitlerin kanını simgeler.

Bayraktaki hilal, İslam’ı ve Türk milletinin bağımsızlığını temsil ederken, yıldız ise Türk milletinin aydınlık geleceğini ve özgürlüğünü ifade eder.

Bayrağımız, şehitlerimizin hatırasını ve ülkemizin bağımsızlık mücadelesini sembolize eden çok önemli bir değerdir.


Soru : Bayraklar milletler için neden önemlidir? Tartışınız.


Kısa Cevap :

Bayraklar, milletlerin bağımsızlığını, birliğini ve kimliğini simgeler; ulusal gurur kaynağıdır.

Uzun Cevap :

Bayraklar, bir milletin kimliğini, bağımsızlığını ve tarihini temsil eder. Bayraklar, o milletin yaşadığı acıları, kazandığı zaferleri ve birlikteliği sembolize eder. Bir ülkenin bayrağı, dünya üzerinde o milletin varlığının ve egemenliğinin bir simgesidir.

Ayrıca bayrak, ulusal bir gurur kaynağıdır; önemli günlerde, milli bayramlarda ve uluslararası etkinliklerde dalgalandırıldığında milletin birlik ve beraberliğini pekiştirir. Her milletin bayrağı, o ülkenin değerlerini, kültürünü ve tarihini yansıtan önemli bir semboldür.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 50 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz şiirde geçen bazı kelimelerin anlamları aşağıda verilmiştir. Bu
anlamlardan hareketle kelimeleri bularak bulmaca üzerinde örnekteki gibi işaretleyiniz.


Cevap :

  • Üzüntü, endişe duyulan düşünce, gam, tasa. → Keder
  • Silah, zırh vb. savaş aracı. → Cenk
  • İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş. → Cihat
  • Büyük ve gösterişli ev. → Köşk
  • Gelinin başını, bazen de yüzünü örten dantel veya tülden örtü. → Duvak
  • Rüzgâr gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümü. → Yelken
  • Düz arazide veya açık denizde gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer, çevren. → Ufuk
  • Sınır boyu. → Serhat
  • Evlenme talihi. → Kısmet
  • Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. → Burç

7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 51 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz şiirden hareketle cevaplayınız.


1. Şiirin birinci bölümünde şair kimlerle hangi konularda empati kurmuştur? Açıklayınız.


Cevap :

Şair, bir çocukla oyuncaksız ve kucaksız kalma, bir delikanlıyla atsız ve silahsız olma gibi zor durumlar yaşayan kişilerle empati kurmuştur. Her iki durumda da insanların zor koşullara karşı savunmasız kalabileceğini vurgulamaktadır, ancak bu zor durumlarda bile bayraksız olmanın düşünülemeyeceğini ifade eder.


2. Şair ikinci bölümde kendini neye benzetmiştir? Anlatınız.


Cevap :

Şair, ikinci bölümde kendisini rüzgarsız ve yelkensiz bir gemiye benzetmiştir. Burada, hayatının yolculuğunda eksik ve zorluklar içinde olsa bile bayraksız olamayacağını vurgular. Gemiyi bayrağa ihtiyaç duyan bir varlık olarak görür.


3. Sizce şair “Gazada can borcuyum.” ifadesiyle ne anlatmak istemektedir? Millî değerlerimizden hareketle açıklayınız.


Cevap :

“Gazada can borcuyum” ifadesiyle şair, vatanı ve bayrağı için gerektiğinde hayatını feda etmekten çekinmeyeceğini belirtmektedir. Türk milletinin milli değerlerinden olan vatanseverlik ve şehitlik kavramlarına atıfta bulunarak, her vatandaşın vatanı uğruna mücadele etmekle yükümlü olduğunu anlatır.


4. Şiirin en beğendiğiniz bölümü hangisidir? Nedenleriyle açıklayınız.


Cevap :

En beğendiğim bölüm “Her şeysiz kalabilirim, her şeysiz olabilirim; Bayraksız olamam!” dizesidir. Çünkü bu dizeler, şairin bayrağa olan derin bağlılığını ve bayrağın yaşamındaki vazgeçilmez yerini çok güçlü bir şekilde ifade etmektedir. Her şeyini kaybedebileceğini fakat bayrağın kaybını asla kabullenemeyeceğini dile getirir.


5. Şairin bayrak sevgisi ve fedakârlığını nasıl yorumluyorsunuz? Düşüncelerinizi
arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cevap :

Şairin bayrak sevgisi çok derindir ve bayrağı hayatının en önemli unsuru olarak görmektedir. Bayrak uğruna her türlü fedakârlığı yapmaya hazır olduğunu, vatanın bağımsızlığı ve onuru için canını vermekten çekinmeyeceğini vurgular. Bu da Türk milletinin vatanseverlik ve bayrak sevgisinin bir yansımasıdır.


6. Yaşamınızda vazgeçemeyeceğiniz değerleriniz nelerdir? Örneklerle açıklayınız.


Kısa Cevap :

Vazgeçemeyeceğim değerler arasında ailem, vatan sevgim ve dürüstlük bulunmaktadır.

Uzun Cevap :

Hayatımda vazgeçemeyeceğim değerlerin başında ailem gelir. Aile, bana hem sevgi hem de güven kaynağıdır. Aynı zamanda vatan sevgisi de benim için en önemli değerlerden biridir.

Ülkemin bağımsızlığı ve refahı için çalışmayı bir borç bilirim. Son olarak, dürüstlük her zaman yaşam felsefem olmuştur. Dürüst olmak, hem kendime hem de çevremdekilere saygı duymamı sağlar.


3. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu aşağıya yazınız.


Cevap :

Şiirin konusu, bayrağın bir milletin onuru ve bağımsızlığı olduğu;

Ana duygusu ise vatan sevgisi ve bayrağa bağlılıktır.


Soru : Okuduğunuz şiire farklı bir başlık önererek aşağıya yazınız. Niçin bu başlığı önerdiğinizi açıklayınız.


Cevap :

Başlık: “Bayraksız Olamam”

Bu başlığı önerdim çünkü şiirin her bölümünde şairin bayraktan vazgeçemeyeceği vurgulanmaktadır. Bu başlık, şiirin ana fikrini en iyi yansıtan ifade olarak öne çıkmaktadır.


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 52 Cevapları


4. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz şiirle aynı konu ve ana duyguya sahip bir şiir yazınız. Şiirinize
başlık koymayı unutmayınız.


Cevap :

“Vatanımın Bayrağı”

Kuşatılmış kalsam bir başıma,
Herkes gelse karşımda,
Vatanımdır bu yerler,
Bayrağım dalgalanır göklerde.

Bir gece yarısı sessiz,
Gözlerimde umut ışıksız,
Ama bayrağım varsa,
Her şey aydınlık, sonsuz.

Vatan aşkıyla yanarım,
Bayrağımla hep yaşarım,
Bayraksız bir yaşam,
Benim için olmamalı, olamaz yarım!


5. ETKİNLİK


Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! Mehmet Âkif ERSOY

Soru : Mehmet Âkif Ersoy’un “Çanakkale Şehitlerine” isimli şiirinde geçen aşağıdaki dizeleri okuyunuz. Öğretmeninizle oluşturacağınız grubunuzla bu dizelerden hareketle bir konuşma metni hazırlayınız.


Cevap :

Değerli Arkadaşlar,

Mehmet Âkif Ersoy’un dizelerinde “Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!” ifadesiyle vatan uğruna canını veren kahramanlarımızı görüyoruz. Bu şehitler, bağımsızlığımız için hayatlarını feda eden Mehmetçiklerdir. Çanakkale, sadece bir savaş değil, milletimizin birlik ve bağımsızlık mücadelesinin simgesidir.

Bugün özgürce yaşıyorsak, bunu Çanakkale’de toprağa düşen şehitlerimize borçluyuz. Onların fedakârlığını unutmamalı, bayrağımıza ve vatanımıza sahip çıkmalıyız.

Teşekkür ederim.


Soru : Hazırladığınız konuşma metnini bir grup sözcüsü belirleyerek arkadaşlarınıza sununuz. Konuşmanızda beden dilinizi etkili bir şekilde kullanınız.


Cevap : Bu etkinliği sınıfta ekipler halinde birbirinize sunmanız gerekmektedir. 


7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 53 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Bayrakları verilen ülkelerin kadın ve erkek güreşçilerinin katıldığı bir turnuvada sporcuların aldıkları madalyalar aşağıdaki tabloda verilmiştir. Tabloyu inceleyiniz.


Cevap :

“7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 53 Cevapları”

Soru : Bu tablodaki bilgilere göre aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y” yazınız


Cevap :

1. (Doğru) Özbekistanlı sporcuların aldıkları toplam altın madalya sayısı ile başka bir ülkenin sporcularının aldığı toplam bronz madalya sayısı eşittir.
2. (Yanlış) Kadın sporcuların bütün madalya türlerinde aynı sayıda madalya aldığı tek ülke Kırgızistan’dır.
3. (Yanlış) Kadın sporcuları en çok gümüş madalya alan ülke aynı zamanda erkek sporcuları en az bronz madalya alan ülkedir.
4. (Doğru) Erkek sporcuları altın madalya alamayan KKTC’nin kadın sporcuları bütün madalya türlerinden kazanmıştır.
5. (Doğru) Kadın ve erkek sporcuları eşit sayıda bronz madalya kazanan ülkelerden biri, kadın sporcuları en fazla gümüş madalya kazanan ülkedir.


GELECEK DERSE HAZIRLIK 


Soru : “Atatürk ve Millî Mücadele” konulu bir şiir araştırınız.


Kısa  Cevap :

Atatürk’ün İzinde

Samsun’dan doğdu güneş,
Kurtuluş için bir sefer,
Milletine umut oldu,
Atatürk’ün yiğit nefer.

Anadolu’da bayrak açtı,
Bağımsızlık ateşiyle,
Savaş meydanında destan yazdı,
İmanla, millet sevgisiyle.

Cephede cesaret, masada akıl,
Milletin kaderi yeniden yazıldı,
Atatürk’le doğan umut,
Cumhuriyetle taçlandı.

Uzun  Cevap :

Şiir: Millî Mücadele Rüzgârı

Bir rüzgâr esti Anadolu’da,
Bağımsızlık haykırışıydı bu,
Atatürk’ün öncülüğünde,
Millet uyandı, zincirleri kırdı.

Dağlar taşlar şahitti savaşa,
Bayrak inmeyecekti, vatan bölünmeye,
Düşman kaçtı, zafer bizim oldu,
Millî Mücadele’de yeni bir güneş doğdu.

Kazanılan her zafer, her direniş,
Milletin gücüyle yükseldi göğe,
Atatürk ve halk el ele verdi,
Türkiye sonsuz bir özgürlüğe erdi.



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 121-122-123-124-125 Hecce Yayıncılık

Ortaokul 8. Sınıf Türkçe Kitabı 3. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Cevapları Sayfa 121, 122, 123, 124, 125


8. Sınıf Türkçe Kitabı 3. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Cevapları


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 121, 122, 123, 124, 125 Cevapları”, öğrencilere “Ortaokul 8. Sınıf Türkçe Kitabı 3. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Metni Etkinlik Cevapları” ile Türkçe dersinde işledikleri konuları tekrar etme fırsatı verir. Bu sayfalarda dil bilgisi, okuduğunu anlama ve yorumlama gibi becerileri geliştirmek amaçlanmaktadır.


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 121-122-123-124-125 Hecce Yayıncılık”

Öğrenciler, Forum MEB 8. Sınıf Türkçe Hecce Yayınları Kitabı Cevapları yardımıyla etkinliklerde doğru yanıtları bulabilir ve bilgilerini pekiştirebilir. “8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 121-122-123-124-125 Hecce Yayıncılık”, üniteyi başarıyla tamamlamaya yönelik önemli ipuçları sağlar.


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 121-122-123-124-125


Soru : Aşağıdaki soruları “Kültür Dili” adlı metne göre cevaplayınız.


KÜLTÜR DİLİ

Kültür dili tabirini, günlük konuşma ve ilim dili dışında geniş mânâda yazılı ve sözlü edebiyat dili karşılığı olarak kullanıyorum. Günlük konuşma dilinin başlıca özelliği, günlük ihtiyaçlara cevap vermesidir. İçine bazı unsunlar karışsa bile o ilmi ve edebî bir maksat gütmez. Sözlü halk edebiyatı, şekli ve muhtevası bakımından günlük dilden farklıdır. Bundan dolayı o kültür diline girer.

Okuma-yazma bilmeyen nice halk hikâyecisi ve şairleri vardır ki, günlük dili estetik bir maksatla kullanırlar ve böylece toprağa altın yaparlar. Halk kültürü ile beslenmiş bir köylünün dilinde onlar pırıl pırıl parlar.

Atasözleri bunların başında gelir. Atasözleri “ata” kelimesinden de anlaşılacağı üzere geçmiş asırlardan kalmadır. Bunlarda bugün kullanılmayan Öztürkçe, Arapça ve Farsça kelime ve deyimlere rastlanır. “Aba altında sultan yatar”, “Abanın kadri yağmurda bilinir”, “Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz”, “Acele ile kalkan nedametle oturur”, “Adam ahbabından bellidir”, “Belaya sabır gerek”, “Bin nasihattan bir musibet yeğdir” vs…

Binlerce yıllık mâzisi olan sözlü halk kültüründe, her biri ayrı mânâ ve hikmet taşıyan binlerce atasözü vardır. İçlerindeki Arapça, Farsça kelimeler dolayısıyla bunları Türk kültür dilinden çıkarmaya veya değiştirmeye kalkan biri boşuna emek harcamış olur. Kültür eserlerinin başlıca özelliği geniş kitleye mal oluşlarıdır. Öztürkçe yeni atasözleri uydurabilirsiniz. Fakat onları halka mal etmek elinizde değildir. Halka mal olmuş, yazı diline girmiş deyimler de öyle. İçlerinde Arapça ve Farsça kelimeler var diye bunları yabancı saymak, bin yıllık kültürü hiçe saymak demektir. Bir milletin kültürü binlerce yıllık hayatının mahsulüdür. Kültüre saygısı olan insan onları yıkmaya değil, anlamaya ve onlardan istifade etmeye çalışır.

Yazılı edebiyat kültür dilinin en büyük hazinesini teşkil eder. Yazılı edebiyat, günlük dilden ve sözlü edebiyattan yüzlerce defa daha zengindir. Bunun sebebi, yazının binlerce yıllık sözleri saklaması ve biriktirmesidir. Kültür denilince bilhassa yazılı eserler anlaşılır. Bunların arasında hâlis edebiyatın dışında, eski çağlara ait inanç ve ilim kitapları da vardır. Bunlarda yazılı olan inançlar ve fikirler, bugüne uymasalar bile, kültür tarihi bakımından değer taşırlar. Zira onlar bize eski çağda yaşamış olan insanları tanıtırlar.

(…) Mehmet KAPLAN Kültür ve Dil (Kısaltılmıştır.)


1. Yazar, kültür dilini hangi anlamda (manada) kullanmıştır?


Cevap :

Yazar, “kültür dili” terimini günlük konuşma ve bilim dili dışında, geniş anlamda yazılı ve sözlü edebiyat dili olarak kullanmıştır. Bu anlamda, kültür dili estetik ve ilmi bir amaç taşıyan dil olarak tanımlanır ve halkın kültürel değerlerini ifade eden unsurları içerir.


2. Yazara göre sözlü halk edebiyatı niçin kültür diline girer?


Cevap :

Yazara göre, sözlü halk edebiyatı günlük dilden farklı bir şekil ve muhtevaya sahiptir. Günlük konuşma dili genellikle basit ve estetik bir amaç taşımadan kullanılırken, sözlü halk edebiyatı estetik bir maksat güder ve bu nedenle kültür dilinin bir parçası olarak kabul edilir.


3. Yazara göre içinde Arapça ve Farsça kelimeler bulunan atasözlerini Türk kültür
dilinden çıkarmak niçin boşuna bir çabadır?


Cevap :

Yazar, içinde Arapça ve Farsça kelimeler bulunan atasözlerini Türk kültür dilinden çıkarmanın boşuna bir çaba olduğunu belirtmektedir. Çünkü bu atasözleri, Türk kültürünün binlerce yıllık geçmişinin bir parçasıdır ve bu kültürel mirası hiçe saymak, geçmişten gelen derin anlam ve hikmetleri yok saymak anlamına gelir. Kültüre saygı, bu sözlerin anlamını ve değerini anlamak ve onlardan yararlanmakla sağlanır.


8. Sınıf Türkçe Hecce Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 122 Cevapları


Soru : Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Atasözü olan cümlelerin yanına (  ) , olmayan cümlelerin yanına ( x ) işareti koyunuz.


Cevap :

(✓) 1. Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
(✓) 2. Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
(X) 3. Atı olan Üsküdar’ı geçti.
(✓) 4. Mum dibine ışık vermez.
(✓) 5. Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
(X) 6. Dostlar alışverişte görsün.


Soru : Aşağıdaki cümlelerden amaç-sonuç belirtenlerin yanına “A”, neden-sonuç belirtenlerin yanına “N” yazınız.


Cevap :

(N) 1. Seni hastanede ziyaret ettiğim için işe geç gittim.
(N) 2. Çok okuyor ki iyi yazıyor.
(A) 3. Ders çalışmak üzere kütüphaneye gitti.
(A) 4. Şiir yazmak için hayal etmek gerekir.
(N) 5. Tiyatroyu çok sevdiğinden her hafta bir oyuna gider.
(A) 6. Kitap almak için para biriktiriyor.
(A) 7. İstanbul’a okumaya gitti.
(N) 8. Çok hızlı konuştuğu için söyledikleri anlaşılmıyordu.


Soru : Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.


1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde abartılı bir ifade yoktur?


A) Çok zayıflamışsın, üflesem uçacaksın.
B) Dünya kadar ödevim var.
C) Ağzımla kuş tutsam da yaranamam.
D) Bülbül, güle küsmüş.

CevapD) Bülbül, güle küsmüş.


2. Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken
Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz.
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz.

Yukarıdaki dörtlüğün teması, aşağıdakilerden hangisidir?


A) Anadolu sevgisi
B) Destan
C) Türküler
D) Batı sanatı

CevapA) Anadolu sevgisi


8. Sınıf Türkçe Hecce Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 123 Cevapları


3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem geçişlidir?


A) Ağaca büyük bir dikkatle baktı.
B) Evdeki çiçeklerimizin hepsi kurumuş.
C) Erkenden bütün ödevlerimi bitirdim.
D) Yolda eski bir arkadaşımla karşılaştık.

Cevap: C) Erkenden bütün ödevlerimi bitirdim.


4. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem etkendir?


A) Evleri depremde yıkılmıştı.
B) İftar hazırlığı tamamlandı.
C) Birdenbire kapı açıldı.
D) Konuşması beni çok etkiledi.

CevapD) Konuşması beni çok etkiledi.


5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem geçişli olduğu hâlde nesne kullanılmamıştır?


A) Arka taraftaki pencerenin camını kırmışlar.
B) Hasta, şikâyetlerini uzun uzun anlattı.
C) Ne zaman aradın?
D) Tahtadaki yazılan hızlıca sildi.

CevapC) Ne zaman aradın?


6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi özne-yüklem ilişkisine göre edilgen, nesne-yüklem ilişkisine göre geçişsizdir?


A) Kitap okumayı seviyorum.
B) Eşyaların fazlası, ihtiyaç sahiplerine verildi.
C) Tıkanan mutfak lavabosunu açtırdık.
D) Akşam misafirlerimiz gelecek.

CevapB) Eşyaların fazlası, ihtiyaç sahiplerine verildi.


7. Aşağıdakilerden hangisi isim cümlesidir?


A) İşim gücüm budur benim.
B) Gökyüzünü boyarım her sabah.
C) Deniz yırtılır, kimi zaman.
D) Bilmezsiniz kim diker, ben dikerim.

CevapA) İşim gücüm budur benim.


8. Aşağıdakilerden hangisi fiil cümlesidir?


A) Bugünlerde bir akım var.
B) Tiyatro bir eğlencedir.
C) Tiyatro, kişinin sınırlarını genişletir.
D) Tiyatro, sanatın tümü gibi bir okuldur.

CevapC) Tiyatro, kişinin sınırlarını genişletir.


8. Sınıf Türkçe Hecce Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 124 Cevapları


9. Aşağıdakilerden hangisinde bitmemiş bir cümle vardır?


A) Can çıkmayınca huy çıkmaz
B) Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
C) Yuvarlanan taş yosun tutmaz
D) Adam, adamdan korkmaz

CevapB) Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan


10. Yüklemi isim soylu sözcükten oluşan cümlelere “isim cümlesi”, yüklemi fiil olan cümlelere ise “fiil” cümlesi” denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisi yükleminin türü yönüyle diğerlerinden farklıdır?


A) Küs olan kardeşler birbiriyle anlaştı.
B) Dünyanın en güzel kokusu gül kokusudur.
C) Bana hediyesi bir kutu kalemmiş.
D) Heyecan verici bir yarıştı.

CevapA) Küs olan kardeşler birbiriyle anlaştı.


11. Aşağıdakilerden hangisi kurallı cümledir?


A) Eğlence, eğlence diyoruz boyuna.
B) Biz de hazin bir kaderi var dergilerin.
C) Çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi.
D) Hayatı, eseri, davranışları zıtlıklarla doludur.

CevapD) Hayatı, eseri, davranışları zıtlıklarla doludur.


12. Edilgen Fiiller Cümlede gerçek öznesi belli olmayan; eylemin bildirdiği işi yapan değil, işten etkilenen durumunda öznesi bulunan fiillere ”edilgen çatılı fiiller” denir.

1. Tüm çamaşırlar yıkandı.
2. Akşama kadar soru çözdüm.
3. Tüm param çalındı.
4. Mülakat için hazırlandı.
5. Giriş işlemleri yapıldı.

Numaralı cümlelerden hangileri edilgen çatılı değildir?


A) 1,3,5
B) 1,4,5
C) 2 ve 3
D) 2 ve 4

Cevap: D) 2 ve 4


13. Geçişli fiiller, nesne alabilen fiillerdir. Cümlede nesne varsa veya cümleye sonradan nesne eklenebiliyorsa cümlenin yüklemi geçişli bir fiildir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna benzer bir kullanım vardır?


A) Babam seni sordu.
B) Ara tatilde üç kitap okudum.
C) Öğrenciler okul bahçesinde bekliyor.
D) Bu sınavı geçtim.

CevapC) Öğrenciler okul bahçesinde bekliyor.


8. Sınıf Türkçe Hecce Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 125 Cevapları


Soru : Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözünden
yararlanarak “Millî kültürün oluşmasında dilin önemi nedir?” sorusuna cevap olacak bir
metni aşağıya yazınız.


Kısa Cevap :

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözü, dilin millî kültürün temel taşlarından biri olduğunu vurgular. Dil, bir toplumun düşünce yapısını, değerlerini ve kültürel mirasını taşır. Bu nedenle, dilin korunması ve geliştirilmesi, millî kimliğin yaşatılması açısından büyük önem taşır.

Uzun Cevap :

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözü, dilin millî kültürün oluşmasındaki kritik rolünü açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Dil, bir toplumun düşünce dünyasını, duygularını ve değerlerini ifade eden en temel araçtır. Kültür, dil aracılığıyla nesilden nesile aktarılır ve bu süreç, bir milletin kimliğini oluşturan unsurlardan biridir.

Dil, aynı zamanda bir milletin tarihiyle de yakından ilişkilidir. Geçmişten gelen atasözleri, deyimler ve hikâyeler, toplumun ortak deneyimlerini yansıtır. Türk dili, bu anlamda, Türk milletinin tarihî birikimini ve kültürel zenginliğini barındırır. Bu nedenle, dilin yaşatılması ve geliştirilmesi, millî kimliğin korunmasında önemli bir görev üstlenir.

Millî kültürün oluşmasında dilin önemi, sadece geçmişle sınırlı değildir. Bugünkü toplumsal ilişkilerimizde de dil, iletişimi sağlamakla kalmaz; aynı zamanda toplumun değer yargılarını ve normlarını da şekillendirir. İyi bir iletişim, toplumda birlik ve beraberlik sağlar, farklı düşüncelerin ve kültürel zenginliklerin bir araya gelmesine olanak tanır. Bu durum, millî kültürü daha da zenginleştirir.

Sonuç olarak, Atatürk’ün ifadesiyle Türk dili, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda Türk milletinin kalbi ve zihnidir. Dilin önemi, millî kültürün oluşumunda ve yaşatılmasında yadsınamaz bir gerçektir. Bu sebeple, Türk dilinin korunması ve geliştirilmesi, sadece bireylerin değil, toplumun geleceği açısından da büyük bir sorumluluktur.



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 117-118-119-120 Hecce Yayıncılık

Ortaokul 8. Sınıf Türkçe Kitabı  Güldüren Gerçek: Nasrettin Hoca Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 117, 118, 119, 120


8. Sınıf Türkçe Kitabı Güldüren Gerçek: Nasrettin Hoca Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 117, 118, 119, 120 Cevapları”, “Ortaokul 8. Sınıf Türkçe Kitabı Güldüren Gerçek: Nasrettin Hoca Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları” bölümünde yer alan sorulara cevapları içermektedir. Forum MEB 8. Sınıf Türkçe Hecce Yayınları Kitabı Cevapları, Nasrettin Hoca’nın mizahi hikayeleri üzerinden toplumsal mesajları analiz etmektedir.


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 117-118-119-120 Hecce Yayıncılık”

Özellikle “8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 117-118-119-120 Hecce Yayıncılık” bölümlerindeki etkinlikler, öğrencilere güldürürken düşündüren bu hikayelerin derin anlamlarını çözme fırsatı sunar. Bu sayfalar, öğrencilerin dil becerilerini geliştirmenin yanı sıra kültürel mirası da daha iyi anlamalarını sağlar.


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 117-118-119-120


Türk esprisinin büyük zekâsı, tanınmış filozofumuz Nasrettin Hoca’yı yalnız Türk toplumu değil, doğudan batıya her millet sever. Herkes bu büyük Türk’ün her devirde güncelliğini koruyan güzel fıkralarına hayrandır.

Çoğumuz onun nerede doğduğunu, nerede, hangi şartlar içinde yaşadığını, ne yaptığını düşünmeyiz bile… Üçümüz-beşimiz bir araya gelerek neşeli bir söz alışverişine girdik mi çoğu zaman Nasrettin Hoca da aramızda olur. Ondan bir fıkra, bir hikâye anlatır; ya onu yerer ya da zekâ çarkından dökülen esprilerle sohbetimizi süsleriz. Biliriz ki Nasrettin Hoca toplum yaralarına neşter atan, fıkra büyüteci altında kusurlarımızı yüze çıkaran yaman adamdır. Gerçekleri çekinmeden söyleyen, doğru yolu eğri yoldan gösteren tok sözlü kişidir. Nasrettin Hoca, bu yüzden yalnız bir ad, bir fıkra, bir espri olarak önem kazandığı için çoğumuz yaşadığı çağı, hayatını sormayız bile… Ama o da bir insandır, onun da bir hayat hikâyesi vardır.

Bakınız şöyle:

Tarihî kaynakların verdiği bilgilere göre Nasrettin Hoca, Anadolu Selçuklu Devri’nde, 1206 yılında, bugün Eskişehir’e bağlı Sivrihisar ilçesinin Hortu köyünde doğmuştur. İlk öğrenimini Hortu’da bir süre babası Abdullah Hoca’nın medresesinde yapmış, çocukluk yıllarını Hortu’da geçirmiştir. Söylentiler ve onun gerçek fıkralarından çıkarılan sonuçlara göre Hortu’da çıkan kıtlık yüzünden ailesi ile birlikte Sivrihisar’a yerleşmiş, öğrenimini burada sürdürmüştür.


8. Sınıf Türkçe Hecce Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 118 Cevapları


Sivrihisar, o zamanlar Selçuklu Devri’nin küçük fakat şirin bir kasabasıdır. Küçük Nasrettin, minareyi ilk kez burada görmüş, arkadaşlarıyla hamama gitmiş, bahçelerde çağla yolmuştur (…) Nasrettin Hoca, bir zaman sonra öğrenimini ilerletmek amacıyla başşehir Konya’ya yolcu olmuştur.

Nasrettin Hoca, Konya’da bir medreseye yerleşmiş ve öğrenimine başlamıştır. (…) Nasrettin Hoca’nın Konya’da medrese öğrenimini tamamladıktan sonra bir ara gölge kadılığı yaptığını görüyoruz. Gölge kadıları, tecrübeli hâkimlerin yanında çalışan ve bazı küçük davalara bakan kadı adaylarıdır. Odun kıran bir adamın karşısında “Hınk!” diyen birinin oduncudan hak istemesi, veremeyince mahkemeye başvurması, Nasrettin’in bu davayı görürken bir kese parayı şıngırtadarak “Hadi, sen de paraların sesini al!” diye hüküm vermesi, onun kadılık günlerindeki hatıralarından biridir. Bir süre sonra kadılıktan ayrılan üstadı büyük bilgin Seyit Mahmut Hayrani’nin Akşehir’e yerleşmesiyle Konya’yı terk eden ve Akşehir’e göçen Nasrettin Hoca, artık kişiliğini bulmaya ve usta bir sosyolog gözüyle olaylara neşter vurmaya başlar.

Nasrettin Hoca’yı bundan sonra Akşehir’de gösterişsiz yaşayışı içinde, dert çeken, uman, isteyen, efkârlanan, sonunda efkârını bir nüktede boğan bir halk adamı olarak görüyoruz. Bir ziyafete yeni kürkü ile gitmiş, gördüğü itibar üzerine “Ye kürküm ye!” deyişinde insanı yalnızca dış görünüşü ile değerlendiren toplumun, doğuran kazan hikâyesinde aç gözlülüğün Akşehir Gölü’ne yoğurt çalarken “Göl yoğurt tutar mı?” diyenlere karşı “Ya bir tutarsa?”


8. Sınıf Türkçe Hecce Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 119 Cevapları


cevabındaki gerçek yönleri… Bir gün kürsüye çıkıp da “Ey ahali! Ne söyleyeceğimi biliyor musunuz?” diye sorduğunda çevresindekilerden bazılarının “Biliyoruz.” bazılarının da “Bilmiyoruz.” cevabı vermeleri üzerine “O hâlde bilenler bilmeyenlere öğretsin!..” diyerek kürsüden inmesi, az ders mi insanoğluna?.. Eğitimin temel yapısı, bilenin bilmeyene öğretmesi demek değil midir?

Akşehir’deyken Moğol şehzadesi Keygatu ile aralarında geçen, sonraları yanlışlıkla Timur’a mal edilen olaylar, pek iyi bilinen fil hikâyeleri, Akşehir’de medrese hocalığı yaptığı günlerde tanınmış mollası İmad ve yanından hiç ayırmadığı sevgili eşeği Bozoğlan, Nasrettin Hoca’nın yaşayışında önemini her zaman korumuştur. Eşeğinden düştüğü zaman gülenlere “Ne gülüyorsunuz yahu, düşmeseydim zaten inecektim!” deyişi, yitirdiği eşeğini türkü söyleye söyleye ararken bunun sebebini soranlara “Bir umudum şu dağın ardında, orada da bulamazsam o zaman seyredin bendeki ağıdı.” cevabını vermesi, onun renkli ve çok yönlü hayatının anekdotları arasında yer alır.

Nasrettin Hoca, Akşehir’de evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştır. Onun iki kızından Fatma Hatun’la Dürrü Melek’in mezar taşları son yıllarda bulunmuş ve Akşehir Müzesi’ne kaldırılmıştır.
(…)


8. Sınıf Türkçe Hecce Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 120 Cevapları


Nasrettin Hoca, yaşının seksene yaklaştığı bir sırada 1284 yılında Akşehir’de ölmüş, mezarı üzerine altı sütuna oturan kubbeli bir türbe yaptırılmıştır. Kubbe’nin altında Nasrettin Hoca’ya ait mermer bir sanduka görülür. Bu sandukanın baş tarafındaki kitabede Hoca’nın ölüm tarihi olan 683 hicri yılı tuhaflık olsun diye ters yazılmıştır. Burada, her yönü açık olan türbeyi kilitleyen Selçuklu devri kilidi bir sembol olarak yer alır.

Nasrettin Hoca’nın ölümü, onun yeniden doğumu olmuştur. Onun toplumun temeline oturan sağlam fikir yapısı, her geçen yılla geçerli olmuş; yüzyıllar onu daha dinç, daha diri yapmış, şöhreti Türkiye sınırlarını da aşarak dünyayı sarmıştır. Nasrettin Hoca bugün tüm insanlığın malıdır.

Akşehirliler çok sevdikleri Nasrettin Hocaları için her yıl temmuz ayında festivaller düzenler. Bu festivaller de bir türlü huzura kavuşamayan dünyamıza iyilik ve mutluluk mesajları yayınlanır Nasrettin Hoca’nın ağzından. Bu arada Akşehir Gölü’ne yoğurt çalmayı da unutmazlar.

Türk büyükleri zincirinin ölümsüz halkası aydın insan Nasrettin Hoca’ya selam olsun.

Mehmet ÖNDER
Anadolu’yu Aydınlatanlar
(Kısaltılmıştır.)



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 113-114-115-116 Hecce Yayıncılık

Ortaokul 8. Sınıf Türkçe Kitabı Atasözleri Üzerine Dinleme Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 113,114, 115, 116


8. Sınıf Türkçe Kitabı Atasözleri Üzerine Dinleme Metni Etkinlik Cevapları


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113 Cevapları”, “Ortaokul 8. Sınıf Türkçe Kitabı Ergenekon Destanı Metni Etkinlik Cevapları” üzerinde yoğunlaşmaktadır. Forum MEB 8. Sınıf Türkçe Hecce Yayınları Kitabı Cevapları, özellikle destan türünün Türk kültüründeki yerini ve önemini inceleyen sorularla doludur.


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 113-114-115-116 Hecce Yayıncılık”

“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 104-108-109-110-111-112 Hecce Yayıncılık” bölümleri, destanın kahramanları, olayları ve tarihsel arka planını anlamaya yönelik etkinliklerle desteklenmiştir. 8. Sınıf Türkçe Kitabı sayfalarda yer alan metinler, destanların milletlerin hafızasındaki önemi ve kültürel değerlerin aktarımı üzerinde durur. Ayrıca, öğrencilere okuma, anlama ve analiz becerilerini geliştirme fırsatı sunar.


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 113-114-115-116


Soru : “El el ile, değirmen yel ile” atasözünden ne anlıyorsunuz? Anlatınız.


Kısa  Cevap :

“El el ile, değirmen yel ile” atasözü, işbirliği ve dayanışmanın önemini vurgular. Birlikte çalışmanın ve yardımlaşmanın, başarıya ulaşmada etkili olduğunu ifade eder.

Uzun  Cevap :

“El el ile, değirmen yel ile” atasözü, işbirliğinin ve dayanışmanın hayattaki önemini gösterir. İnsanlar birlikte çalışarak, zorlukların üstesinden daha kolay gelebilirler. “El” ifadesi, insanların birbirine yardım etmesini simgelerken, “değirmen” ortak çabanın önemini ifade eder.

Bu atasözü, bireysel çabanın yeterli olmadığı durumlarda, grup olarak hareket etmenin ve dayanışmanın ne kadar değerli olduğunu anlatır. Sonuç olarak, birlikte çalışmanın ve yardımlaşmanın, başarı için gerekli olduğu mesajını taşır.


Soru : Metni, not alarak dinleme yöntemiyle dinleyerek metin içerisinde geçen atasözlerini 5. Etkinlik’e yazınız. Dinleme çalışmasının sonunda 5. Etkinlik’e not ettiğiniz atasözlerini arkadaşlarınızın not ettikleriyle karşılaştınırız.


Cevap : Sınıf arkadaşlarınızla bu etkinliği yapmanız gerekmektedir. 


1. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu: Tümce

Cümlem: Bu tümce, kitabın ana fikrini özetliyor.

Kelime/Kelime Grubu: İmbik
Cümlem: Parfüm yapımında, imbikten geçirilen çiçek özleri kullanılır.

Kelime/Kelime Grubu: Kanı
Cümlem: Kanımca, bu sorunun çözümü daha fazla araştırma gerektiriyor.

Kelime/Kelime Grubu: Duyuş
Cümlem: Onun duyuş yeteneği, müzikteki en ince detayları bile fark edebilmesini sağlar.

Kelime/Kelime Grubu: Yargı
Cümlem: Karşı tarafı dinlemeden aceleci bir yargıya varmak yanlış olur.

Kelime/Kelime Grubu: Özgün
Cümlem: Sanatçının bu eseri, özgün bir bakış açısını yansıtıyor.

Kelime/Kelime Grubu: Töre
Cümlem: Töreler, toplumun değer yargılarını şekillendirir.


8. Sınıf Türkçe Hecce Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 114 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları dinlediğiniz metne göre cevaplayınız.

1. Atasözünün sözlük anlamı nedir? 


Cevap : Atasözleri, ataların uzun deneyimlerine ve gözlemlerine dayanan, genel yargılar veya öğütler içeren, kalıplaşmış ve toplum tarafından benimsenmiş özlü ifadelerdir.


2. Deyimlerle atasözlerinin ortak özelliği nedir? 


Cevap : Hem deyimler hem de atasözleri, dilin kalıplaşmış ifadeleri olarak kabul edilir.


3. Atasözlerinin söz dizimi neden değiştirilemez? 


Cevap : Atasözlerinin söz dizimi değiştirildiğinde, özgün anlamlarını kaybederler ve bu da onların kalıplaşmış özelliğini ortadan kaldırır.


4. Atasözleri nasıl ortaya çıkmış? 


Cevap : Atasözleri genellikle tek bir birey tarafından söylenir ve zamanla insanlar tarafından benimsenip kullanılmaya başlanır. Kullanım sırasında yapılan küçük değişikliklerle kalıplaşarak günümüze kadar gelirler.


5. Metinde bu zamana kadar duymadığınız atasözleri var mı? Açıklayınız. 


Cevap : “Acıklı başta akıl olmaz.” atasözünü ilk kez duyduğumu belirtmek isterim.


3. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu: Atasözlerinin anlamı, kökeni, kalıplaşması ve değişmezliği.

Metnin Ana Fikri: Atasözlerinin önemi ve değeri.


4. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metinle ilgili aşağıdaki formda verilen ölçütlerden doğru olanlar için
“Evet”, yanlış olanlar için “Hayır” yazan kutuyu işaretleyiniz. Formu doldurduktan sonra
dinlediğiniz metinle ilgili görüşlerinizi yazınız.


Cevap :

  • Yazar, metne kişisel düşüncelerini katmıştır. (H)
  • Dinlediğim metin, bilgilendirici türde bir metindir. (E)
  • Yazar; yer, zaman ve şahıs öğelerine yer vermemiştir. (E)
  • Neden-sonuç, amaç-sonuç ve benzetme cümlelerine yer vermiştir. (E)
  • Sade ve anlaşılır cümlelere yer vermiştir. (E)

Metinle İlgili Görüşlerim

Cevap: Ali Püsküllüoğlu’nun kaleme aldığı metin, atasözleri ve deyimlerin anlamlarına dair açıklamalar ve örnekler sunmaktadır. Metin, sade ve anlaşılır bir dille yazılmıştır ve okuyucuya bilgi vermeyi amaçlamaktadır.


8. Sınıf Türkçe Hecce Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 115 Cevapları


5. ETKİNLİK


Soru : Metni dinlerken not ettiğiniz atasözlerinin anlamını TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’den bularak aşağıya yazınız.


Cevap :

Atasözü: Acıklı başta, akıl olmaz.

Anlamı: Büyük bir sıkıntı veya zor durumda olan insanlar mantıksız ve düşünmeden hareket edebilirler.

Atasözü: Acından kimse ölmemiş.

Anlamı: İnsanlar zor ekonomik koşullarda kalabilirler, ancak aç kalmazlar; her zaman bir şekilde geçimlerini sağlamanın yolunu bulurlar.

Atasözü: Bir ağaçta gül de biter, diken de.

Anlamı: Bir aileden hem iyi hem de kötü insanlar çıkabilir; her bireyin karakteri farklıdır.

Atasözü: Fazla mal göz çıkarmaz.

Anlamı: Mal varlığı ne kadar fazla olursa olsun, elden çıkarılmamalıdır; çünkü bir gün mutlaka ihtiyacınız olabilir.

Atasözü: Bakmakla usta olunsa kediler kasap olurdu.

Anlamı: Sadece bakarak veya izleyerek bir şeyler öğrenilemez; pratik yapmadan gerçek ustalık kazanılamaz.

Atasözü: Bir ağızdan çıkan bin ağza yayılır.

Anlamı: Bir kişi, gizli kalmasını istediği bir durumu kimseye anlatmamalıdır; aksi takdirde, bu bilgi hızla yayılabilir.

Atasözü: Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır.

Anlamı: Bir babanın yaptığı olumsuz bir davranışın sonuçları, en çok çocuğunu etkiler ve bu sıkıntıyı çocuk çeker.


8. Sınıf Türkçe Hecce Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 116 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Cümlelerin yüklemi sondaysa cümlenin yanına “kurallı cümle”, başta ya da ortadaysa “devrik cümle” yazınız. Yüklemi olmayana ise “eksiltili cümle” yazınız.


Cevap :

  • Birkaç sözcükle kurulu olanlar olduğu gibi uzun bir cümle biçiminde olanlar da vardır. (kurallı cümle)
  • Acından ölmemiş kimse. (eksiltili cümle)
  • Görüldüğü üzere bu durumlarda genellikle eş anlamlılar ya da yakın anlamlılar kullanılmaktadır. (kurallı cümle)
  • Gün eksilmesin penceremden. (eksiltili cümle)
  • Ayrıca kimi atasözümüzün bölgelere göre değişik biçimler aldığı da olur. (kurallı cümle)
  • Üstünde yıllanmış bir ceket, altında ise yamalı bir pantalon (eksiltili cümle)

Soru : Yukarıda yaptığınız çalışmadan yararlanarak kurallı, devrik ve eksiltili cümleler arasındaki farkları söyleyiniz.


Cevap :

Kurallı, Devrik ve Eksiltili Cümleler Arasındaki Farklar

  • Kurallı Cümle: Yüklemi cümlenin sonunda bulunan, dil bilgisi kurallarına uygun şekilde tamamlanmış cümlelerdir. Cümlenin anlamı, yüklemle tamamlandığı için tam olarak ifade edilir.
  • Devrik Cümle: Yüklemi cümlenin başında ya da ortasında bulunan, normal sıralamadan farklı bir düzenle kurulan cümlelerdir. Bu tür cümlelerde anlamı vurgulamak veya anlatımda bir değişiklik yapmak amacıyla yüklem yer değiştirir.
  • Eksiltili Cümle: Yüklemi bulunmayan veya yüklemi tam olarak ifade edilmeyen cümlelerdir. Bu cümlelerde bazı unsurlar eksiktir ve bağlamdan anlamı çıkarılabilir. Genellikle gündelik konuşmalarda kullanılır.

7. ETKİNLİK


Soru : Sınıfınızda “Keskin sirke küpüne zarar.” atasözünün anlamıyla ilgili bir konuşma yapınız.

Konuşmanızda ikna etme stratejisini uygulayınız. Fikirlerinizin arkadaşlarınız tarafından kabul edilmesini sağlamak için fikirlerinizi destekleyen kaynaklardan, güvenilir delillerden ve verilerden yararlanınız.


Kısa Cevap :

Sevgili arkadaşlar,

Bugün sizlere “Keskin sirke küpüne zarar.” atasözünden bahsetmek istiyorum. Bu atasözü, öfke ve fevri davranışların insanın kendisine ve çevresine nasıl zarar verebileceğini anlatır. Öfke anında düşünmeden hareket etmek, çoğu zaman pişmanlık yaratır.

Örneğin, öfkemizle söylediklerimiz, arkadaşlık ilişkilerimizi zedeleyebilir ve geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, bilimsel araştırmalar da gösteriyor ki, sürekli öfke hali sağlığımızı olumsuz etkileyebilir. Dolayısıyla, bu atasözü bize duygularımızı kontrol etmeyi ve sakin kalmayı öğretmektedir.

Uzun Cevap :

Sevgili arkadaşlar,

Hepinizin bildiği gibi, “Keskin sirke küpüne zarar.” atasözü, öfkenin ve aşırı tepkilerin sonuçlarıyla ilgili önemli bir mesaj taşır. Bu atasözü, öfke anında verilen tepkilerin hem birey için hem de çevresi için yıkıcı olabileceğini vurgular.

Örneğin, iş yerinde ya da okulda öfkeyle alınan kararlar, hem insan ilişkilerini bozabilir hem de iş verimliliğini düşürebilir. Psikologlar, öfkeyi kontrol etmenin, bireylerin mental sağlığı için hayati önem taşıdığını belirtmektedir. Bu nedenle, duygularımızı yönetmeyi öğrenmek, daha sağlıklı ve huzurlu ilişkiler kurmamıza yardımcı olacaktır.


8. ETKİNLİK


Soru : Yandaki karikatürü inceleyiniz. Çizerin bu karikatürde ne anlatmak istediğini “duyulardan hareketle yazma” yöntemini kullanarak defterinize yazınız. Yazdığınız metni zenginleştirmek amacıyla atasözü, deyim ve özdeyişler kullanınız.

Soru : Yazdığınız metni gözden geçirirken metindeki yazım ve noktalama hatalarıyla anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cevap :

Karikatürde, iki kişinin kafasından çıkan karmaşık yönlendirilmiş oklar yer almakta. “Dilin söylediği bir söz, yaydan fırlayan oka benzer.

Atılan ok geri dönmez.” ifadesiyle birlikte değerlendirildiğinde, bu görsel, sözlerin ve düşüncelerin ne denli etkili ve kalıcı olduğunu vurguluyor.

Bir kez dile getirilen bir söz, tıpkı fırlatılan bir ok gibi, geri dönüşü olmadan etkisini sürdürerek insanları derinden etkileyebilir. Bu da, konuşmalarımızda dikkatli olmamız gerektiğini hatırlatıyor.



 

Our Score
error: Content is protected !!