7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 27-28-29 MEB Yayınları

Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Düşünüyorum, Düşündüğümü Açıklıyorum Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 27, 28, 29


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Düşünüyorum, Düşündüğümü Açıklıyorum Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 27-28-29 MEB Yayınları”

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 27-28-29


Soru : Muhabir Buse’nin Dernek Başkanı ile yaptığı mülakatı okudunuz. Verilen mülakatı düşünceyi açıklama özgürlüğü açısından değerlendiriniz.


Cevap :

Muhabir Buse’nin sorduğu soruları kendi perspektifinden yanıtlayan Dernek Başkanı, bisiklet sürmenin hem doğaya hem de insanlara sağladığı faydalar hakkında konuştu.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 28 Cevapları


Soru : ‘‘Haklarımız, sorumluluklarımızı yerine getirdiğimiz sürece vardır.’’ sözünden hareketle düşünceyi açıklama özgürlüğünüzü kullanırken nelere dikkat etmeniz gerekir? Yazınız.


Kısa Cevap :

Düşünceyi açıklama özgürlüğümüzü kullanırken, başkalarının haklarına ve özgürlüklerine saygı göstermeliyiz. İfade ettiğimiz düşünceler, kimseyi incitmemeli veya ayrımcılığa neden olmamalıdır. Ayrıca, yasalara uygun hareket etmeli ve toplumsal düzeni bozmamalıyız.

Uzun Cevap :

Düşünceyi açıklama özgürlüğünü kullanırken dikkat edilmesi gereken birkaç önemli husus vardır. Öncelikle, başkalarının haklarına saygı göstermek önemlidir. İfade ettiğimiz düşünceler, başka bireylerin onurunu, haklarını ve özgürlüklerini zedelememelidir. Ayrıca, ayrımcılık yapmaktan ve nefret söyleminden kaçınmalıyız.

Bir diğer önemli nokta ise, yasalara ve toplumsal kurallara uygun hareket etmektir. Yasalara aykırı davranışlarda bulunmamak ve toplum düzenini bozmamak, ifade özgürlüğünün sınırları içinde kalmak için gereklidir.

Son olarak, sorumluluklarımızı yerine getirdiğimiz sürece haklarımızın korunduğunu unutmamalıyız. Bu nedenle, ifade özgürlüğümüzü kullanırken topluma karşı olan sorumluluklarımızı da göz önünde bulundurmalıyız.


Soru : Ülkemizde anayasal bir hak olan düşünceyi açıklama özgürlüğünün bize ve topluma katkıları nelerdir? Yazınız.


Kısa Cevap :

Düşünceyi açıklama özgürlüğü, bireylerin fikirlerini serbestçe ifade edebilmelerini sağlar. Bu, toplumsal gelişime katkıda bulunur ve demokratik bir toplumun temelini oluşturur. Ayrıca, farklı düşüncelerin dile getirilmesi, yenilikçi ve yaratıcı çözümlerin ortaya çıkmasına yardımcı olur.

Uzun Cevap :

Anayasal bir hak olan düşünceyi açıklama özgürlüğü, hem bireylere hem de topluma çeşitli katkılar sağlar. Öncelikle, bireyler kendi düşüncelerini serbestçe ifade edebilir, böylece kendilerini özgür ve değerli hissederler. Bu özgürlük, bireylerin kendilerini geliştirmelerine, daha bilinçli ve aktif vatandaşlar olmalarına olanak tanır.

Toplum açısından ise, düşünceyi açıklama özgürlüğü, farklı görüşlerin ve düşüncelerin dile getirilmesini sağlar. Bu çeşitlilik, toplumsal gelişimi hızlandırır ve demokratik bir toplumun temel taşlarından biridir. Farklı bakış açılarının tartışılması, daha kapsamlı ve etkili çözümlerin bulunmasına yardımcı olur. Ayrıca, bu özgürlük, yenilikçi ve yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasını teşvik eder, böylece toplumsal ilerlemeye katkıda bulunur.

Sonuç olarak, düşünceyi açıklama özgürlüğü, hem bireysel gelişim hem de toplumsal ilerleme için vazgeçilmez bir değerdir. Bu hak, toplumun daha açık, hoşgörülü ve dinamik olmasını sağlar.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 29 Cevapları


“Her birey istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine göre siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin gereklerini yerine getirmek veya getirmemek hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine, vicdanına egemen olunamaz. Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyulur.” Mustafa Kemal Atatürk

Soru : Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünden yola çıkarak cumhuriyet ile düşünceyi açıklama özgürlüğü arasındaki ilişkiyi açıklayınız.


Cevap :

Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünden yola çıkarak cumhuriyet ile düşünceyi açıklama özgürlüğü arasındaki ilişkiyi şu şekilde açıklayabiliriz:

Cumhuriyet, bireylerin özgürce düşünmelerini, inanmalarını ve fikirlerini ifade etmelerini temel bir hak olarak kabul eder. Bu, demokrasinin ve insan haklarının bir gereğidir. Atatürk, cumhuriyetin fikir serbestliğini savunduğunu vurgulayarak, her bireyin kendi inançlarına, düşüncelerine ve siyasi görüşlerine sahip olma özgürlüğünün altını çizer. Bu özgürlük, insanların kendilerini ifade etmelerine, farklı düşünceleri dile getirmelerine ve toplumsal tartışmalara katkıda bulunmalarına olanak tanır.

Cumhuriyetin temel prensiplerinden biri olan düşünce özgürlüğü, bireylerin kendilerini geliştirmelerini ve toplumun daha ileri gitmesini sağlar. Fikirlerin serbestçe ifade edilmesi, toplumun daha açık, hoşgörülü ve demokratik olmasını destekler. Atatürk’ün belirttiği gibi, samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyulması, toplumda barış ve uyumun sağlanmasına da katkıda bulunur.

Bu bağlamda, cumhuriyet ile düşünceyi açıklama özgürlüğü arasındaki ilişki, bireysel hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi üzerine kuruludur. Cumhuriyet, bu özgürlüklerin teminatıdır ve toplumun her bireyine kendini ifade etme imkanı tanır.



 

Our Score

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 29-30 MEB Yayınları

Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Doğru Bilgi Alırsak Gelişiriz Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 29, 30


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Doğru Bilgi Alırsak Gelişiriz Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 29-30 MEB Yayınları”

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 29-30


Soru : Verilen örnek olayda Seliye Hanım hangi hataları yapmıştır? Siz olsaydınız nasıl davranırdınız? Tartışınız.


Cevap :

Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönetme biçimidir. Bu yönetim şeklinde, her birey kendi görüşlerini özgürce ifade edebilir ve bu görüşleri rahatlıkla yaşayabilir. Bu nedenle, düşünce özgürlüğü ancak Cumhuriyet’in olduğu yerlerde var olabilir ve gelişebilir.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 30 Cevapları


Soru : Kitle iletişim araçlarının toplumu yanlış bilgilendirmesi ne gibi sorunlar ortaya çıkarır? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Kitle iletişim araçlarının toplumu yanlış bilgilendirmesi, toplumda güvensizlik, bilgi kirliliği ve kutuplaşma gibi sorunlara yol açar. Bu durum, bireylerin yanlış bilgiye dayanarak kararlar almasına ve toplumsal huzursuzluğun artmasına sebep olabilir.

Uzun Cevap :

Kitle iletişim araçlarının toplumu yanlış bilgilendirmesi birçok ciddi soruna yol açabilir. Bu sorunlar arasında:

  1. Güven Kaybı: Yanlış bilgi yayılması, kitle iletişim araçlarına ve bu araçları kullanan otoritelere olan güveni azaltır. İnsanlar, doğru bilgiye ulaşmakta zorlanır ve medyaya olan inançlarını yitirirler.
  2. Bilgi Kirliliği: Yanlış bilgilerle dolu bir ortam, doğru bilgiye ulaşmayı zorlaştırır. Bu bilgi kirliliği, bireylerin ve kurumların yanlış kararlar almasına yol açabilir.
  3. Toplumsal Kutuplaşma: Yanlış bilgilendirme, farklı gruplar arasında kutuplaşmayı artırabilir. Yanlış bilgiye dayalı önyargılar ve yanlış anlamalar, toplumda gerilimi artırabilir.
  4. Yanlış Kararlar ve Politikalar: Yanlış bilgilendirilmiş bir toplum, yanlış kararlar alabilir ve bu da yanlış politikaların benimsenmesine yol açabilir. Örneğin, sağlıkla ilgili yanlış bilgiler, insanların sağlıksız seçimler yapmasına neden olabilir.
  5. Ekonomik Etkiler: Yanlış bilgiler ekonomik kararları da etkileyebilir. Örneğin, yanlış finansal bilgiler, bireylerin ve kurumların ekonomik kayıplar yaşamasına neden olabilir.
  6. Toplumsal Huzursuzluk: Yanlış bilgilendirme, toplumda korku ve panik yaratabilir. Özellikle kriz dönemlerinde doğru bilgiye ulaşamamak, toplumsal huzursuzluğun artmasına neden olabilir.

Bu nedenle, kitle iletişim araçlarının doğru ve güvenilir bilgi sunması büyük önem taşır. Toplumun sağlıklı bir şekilde bilgiye ulaşabilmesi için medya okuryazarlığının artırılması ve yanlış bilgilendirmenin önlenmesi gerekmektedir.



 

Our Score

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 31-32-33 MEB Yayınları

Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Benim Hayatım, Benim Özelim Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 31, 32, 33


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Benim Hayatım, Benim Özelim Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 31-32-33 MEB Yayınları”

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 31-32-33


Soru : Eğer basın hür ise gazeteci hakkında neden dava açılmıştır? Yukarıdaki haberi göz önünde bulundurarak bunu tartışınız.


Cevap :

Basın özgürlüğü, insanların özel yaşamlarına saygı gösterme sorumluluğuyla sınırlıdır. Bir gazetecinin izinsiz olarak fotoğraf çekip yayımlaması, kişisel hakların ihlali olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle gazeteciye dava açılmıştır.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 32 Cevapları


Soru : Sosyal medyayı kullanırken özel hayatın gizliliğini koruma hakkı ile ilgili sorumluluklarımız nelerdir? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Sosyal medyayı kullanırken başkalarının özel hayatını korumak için izinsiz fotoğraf veya bilgi paylaşmamalı, kişisel bilgileri ifşa etmemeli ve gizlilik ayarlarını doğru şekilde kullanmalıyız.

Uzun Cevap :

Sosyal medyayı kullanırken özel hayatın gizliliğini koruma hakkı ile ilgili çeşitli sorumluluklarımız vardır. Öncelikle, başka kişilerin izni olmadan onların fotoğraflarını veya videolarını paylaşmamalıyız. Aynı şekilde, kişisel bilgilerini, adreslerini veya telefon numaralarını ifşa etmekten kaçınmalıyız.

Paylaşımlarımızın başkalarının mahremiyetine zarar vermemesi için dikkatli olmalıyız. Gizlilik ayarlarını kullanarak kimlerin ne tür bilgilere erişebileceğini kontrol etmeliyiz. Ayrıca, çevrimiçi ortamda paylaştığımız bilgilerin kalıcı olduğunu ve bu bilgilerin kötü amaçlarla kullanılabileceğini unutmamalıyız.

Bu nedenle, sosyal medyada paylaşımlar yaparken hem kendi gizliliğimizi hem de başkalarının gizliliğini koruma sorumluluğumuz olduğunu her zaman hatırlamalıyız.


Soru : Konut dokunulmazlığı denince sizin aklınıza ilk ne geliyor? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Konut dokunulmazlığı, bir kişinin evine izinsiz girilmemesi ve kişisel alanının korunması anlamına gelir. Herkesin kendi evinde huzur içinde yaşama hakkı vardır.

Uzun Cevap :

Konut dokunulmazlığı denince aklıma gelen ilk şey, bir kişinin özel yaşam alanının ve mahremiyetinin korunmasıdır. Bu ilke, bireylerin evlerine izinsiz girilmemesi ve kişisel alanlarına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade eder.

Kanunen, evlere izinsiz girilmesi suçtur ve bu hak, bireylerin güvenli ve huzurlu bir yaşam sürdürebilmeleri için gereklidir. Konut dokunulmazlığı, bireylerin kendi evlerinde rahatsız edilmeden yaşama hakkını güvence altına alır.

Bu hak sayesinde, insanlar evlerinde güvenli ve özgür bir şekilde yaşayabilirler. Ayrıca, bu ilkenin ihlali durumunda hukuki yaptırımların devreye gireceği de bilinmelidir. Konut dokunulmazlığı, kişisel özgürlüklerin ve mahremiyetin korunması açısından son derece önemli bir haktır.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 33 Cevapları


  1. Düşünceyi Açıklama Özgürlüğü
  2. Basın Hürriyeti
  3. Haberleşme Hürriyeti
  4. Özel Hayatın Gizliliği
  5. Konut Dokunulmazlığı
  6. Doğru Bilgi Alma Hakkı

Soru : Sınıf arkadaşlarınızla çalışma grupları oluşturunuz. Verilen haklar ile ilgili kitle iletişim araçlarından yararlanarak örnek haberler içeren bir proje hazırlayınız. Projenizi sınıf ortamında sununuz.


Kısa Cevap :

Proje Başlığı

“Sosyal Medyanın Gençler Üzerindeki Etkisi”

Proje Amacı

Sosyal medyanın gençler üzerindeki etkilerini araştırmak ve bu etkilerin olumlu ve olumsuz yönlerini belirlemek.

Proje Aşamaları

1. Araştırma

  • Sosyal Medya Türleri: Instagram, TikTok, Twitter, Facebook gibi platformlar hakkında bilgi toplayın.
  • Kullanım Amaçları: Eğlence, bilgi edinme, arkadaşlarla iletişim gibi sosyal medyanın kullanım amaçlarını araştırın.
  • Etkiler: Sosyal medyanın gençlerin psikolojisi, akademik başarısı ve sosyal ilişkileri üzerindeki etkilerini inceleyin.

2. Anket

  • Anket Hazırlama: Gençlerin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını öğrenmek için kısa bir anket hazırlayın (örneğin, günlük kullanım süresi, en çok kullanılan platformlar, sosyal medyanın ruh hali üzerindeki etkisi).
  • Anketi Uygulama: Anketi sınıf arkadaşlarınıza veya çevrenizdeki gençlere uygulayın.

3. Veri Analizi

  • Anket Sonuçlarının Analizi: Anket sonuçlarını toplayın ve basit grafiklerle analiz edin.

4. Rapor Hazırlama ve Sunum

  • Rapor Yazma: Araştırma ve anket sonuçlarını içeren kısa bir rapor yazın (1-2 sayfa).
  • Sunum Hazırlama: Projenizi sınıfta sunmak için 5-10 slaytlık kısa bir sunum hazırlayın.

Proje Çıktıları

  • Rapor: Kısa bir yazılı rapor.
  • Sunum: 5-10 slaytlık PowerPoint sunumu.
  • Grafikler: Anket sonuçlarını gösteren basit grafikler.

Kaynaklar

  • İnternet makaleleri ve araştırma raporları.
  • Anket sonuçları.

Bu kısa proje ile sosyal medyanın gençler üzerindeki etkilerini basit ve etkili bir şekilde inceleyebilirsiniz. Başarılar dilerim!

Uzun Cevap :

Proje Başlığı

“Kitle İletişim Araçlarının Sosyal Hayattaki Rolü”

Proje Amacı

Bu proje ile kitle iletişim araçlarının (televizyon, radyo, internet, gazete, sosyal medya vb.) toplum üzerindeki etkilerini ve bu araçların nasıl kullanıldığını incelemek amaçlanmaktadır.

Proje Aşamaları

1. Araştırma ve Veri Toplama

  • Kitle İletişim Araçlarının Türleri: Televizyon, radyo, gazete, dergi, internet, sosyal medya gibi araçlar hakkında bilgi toplayın.
  • Tarihçe ve Gelişim: Kitle iletişim araçlarının tarihçesini ve nasıl geliştiğini araştırın.
  • Kullanım Alanları ve Amaçları: Hangi kitle iletişim aracının hangi amaçlarla kullanıldığını inceleyin (örneğin, haber yayını, eğlence, eğitim, reklam vb.).
  • Etkiler ve Sonuçlar: Bu araçların toplum üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini araştırın.

2. Anket ve Görüşmeler

  • Anket Hazırlama: İnsanların hangi kitle iletişim araçlarını ne sıklıkla ve hangi amaçlarla kullandığını öğrenmek için bir anket hazırlayın.
  • Görüşmeler: Gazeteciler, medya uzmanları veya akademisyenlerle röportaj yaparak kitle iletişim araçları hakkında derinlemesine bilgi edinin.

3. Verilerin Analizi

  • Anket Sonuçlarının Analizi: Anketten elde edilen verileri analiz edin ve grafikler oluşturun.
  • Görüşme Sonuçlarının Değerlendirilmesi: Röportajlardan elde edilen bilgileri özetleyin ve değerlendirin.

4. Proje Raporu ve Sunum Hazırlama

  • Rapor Yazma: Araştırma bulgularınızı ve analizlerinizi içeren bir proje raporu hazırlayın. Raporun bölümleri aşağıdaki gibi olabilir:
    • Giriş
    • Kitle İletişim Araçlarının Tarihçesi ve Türleri
    • Kullanım Alanları ve Amaçları
    • Anket ve Görüşme Bulguları
    • Sonuçlar ve Öneriler
  • Sunum Hazırlama: Projenizi sınıf arkadaşlarınıza veya öğretmenlerinize sunmak için bir PowerPoint veya benzeri bir sunum hazırlayın.

Proje Çıktıları

  • Rapor: Tüm araştırma ve analizlerinizi içeren yazılı bir rapor.
  • Sunum: Projenizi özetleyen ve ana bulguları vurgulayan bir sunum dosyası.
  • Grafikler ve Görseller: Anket sonuçlarını ve önemli bilgileri görselleştiren grafikler.

Kaynaklar

  • Kitle iletişim araçları ile ilgili kitaplar, makaleler ve akademik kaynaklar.
  • Güvenilir internet siteleri ve online kütüphaneler.
  • Röportaj yapılan kişiler ve anket katılımcıları.

Örnek Başlıklar

  • “Televizyonun Eğitim Üzerindeki Etkisi”
  • “Sosyal Medyanın Gençler Üzerindeki Rolü”
  • “Gazete ve Dergilerin Toplumsal Algıyı Şekillendirmedeki Gücü”


 

Our Score

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 34-35 MEB Yayınları

Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı 1. Ünite Kendimizi Değerlendiriyoruz Cevapları Sayfa 34, 35


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı 1. Ünite Kendimizi Değerlendiriyoruz Cevapları


“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 34-35 MEB Yayınları”

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 34-35


A. Aşağıdaki cümlelerin başına cümlede verilen ifadeler doğruysa “D”, yanlış ise “Y” yazınız. Yanlış olan cümlelerin doğrularını altlarına yazınız.


Cevap :

1. (Yanlış) Özgürlük, insanın her istediğini yapabilmesidir.

2. (Doğru) Gazete, kitap ve dergi kitle iletişim araçları içinde yer almaktadır.

3. (Doğru) Etkili bir iletişim kurmanın en doğru yolu birbirimizi anlamaktan geçer.

4. (Doğru) Kitle iletişim araçlarının doğru bilgi vermek gibi bir sorumluluğu vardır.

5. (Yanlış) Ben dili, karşımızdaki kişiyi suçlayıcı ifadeler içerdiğinden iletişim çatışmasına sebep olur.


B. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere ilgili kelimeleri yazınız. 


Cevap :

1. Anayasamızın 28. maddesine göre basın hürdür,……..SANSÜR. .edilemez.

2. Türkiye’de faaliyet gösteren tüm radyo ve televizyonların yayınlarını……....RTÜK... …denetler.

3…. MEDYA…toplumda sözlü veya yazılı haber alma imkânını sağlayan teknik araçlara verilen isimdir.

4. Arkadaşım Ayşe’nin sabah beni gördüğünde bana el sallaması.. ..JEST.. ., gülümseyerek tepki vermesi de.. ..MİMİK.. ….olarak nitelendirilir.


C. Aşağıdaki eşleştirmeleri yapınız.


Cevap :

1. Suçlayıcı mesaj içeren ifadelerdir. = Sen Dili

2. Anlaşmazlık durumunda varılan uyuşmadır.  = Uzlaşma

3. Kişinin kendini başka birinin yerine koyabilmesidir. = Empati

4. Hukuk düzeninin kişilere tanımış olduğu yetkilerdir. = Hak

5. İzleyicileri televizyon yayınlarının olumsuz etkilerinden korumak amacıyla geliştirilen sistemdir = Akıllı işaretler


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 35 Cevapları


D. Aşağıdaki soruların doğru cevaplarını işaretleyiniz. 


1. Sağlıklı iletişimin temel ögeleri vardır. Bunlardan herhangi birinin olmadığı bir iletişimde hatalar ve eksiklikler olur.

Buna göre aşağıdakilerden hangisinde iletişimin temel ögeleri gerçekleşmiş sayılmaz?


A) Öğretmenin ‘‘Sosyal Bilgiler dersini seviyor musunuz?’’ sorusuna öğrencilerin cevap vermesi
B) ‘‘Günaydın!’’ diyerek sınıfa giren öğretmene, öğrencilerin ‘‘Günaydın!’’ diyerek cevap vermesi
C) Annemin ‘‘Dersine çalıştın mı?’’ sorusuna cevap vermemem
D) Sınıf arkadaşım ile tanışmak için el uzattığımda bana elini uzatması

Cevap : C Şıkkı


2. Bir anne çocuğuna aşağıdaki ifadelerden hangisini kullanırsa çocuğunun özgüvenini zedelemeden sadece kendi duygularını ortaya koyarak konuşmuş olabilir?


A) Başarılı olmak için çabalamıyorsun.
B) Düzenli ders çalıştığına şahit olmadım.
C) Sınavdan düşük not alacağın için endişeleniyorum.
D) Bu sene de başarısız olursan ailemizin utanç kaynağı olacaksın.

Cevap : C Şıkkı


3. Sporcu Mehmet Bey, gazetede kendi ve ailesiyle ilgili asılsız haberleri görünce hemen avukatlarına başvurarak haberin düzeltilmesini ister. Haberi yapan basın kuruluşu bunun üzerine bir düzeltme yazısı yayımlar.

Yukarıdaki metne göre Mehmet Bey ile ilgili haberin düzeltilmesine ne ad verilir?


A) Kamuoyu B) Özgürlük C) Sansür D) Tekzip

Cevap : D Şıkkı


4.Aşağıdakilerden hangisi medyanın bireyler arasındaki iletişime olumsuz etkilerinden biridir?


A) Aile içi iletişimde kopukluk yaşanır.
B) Boş zamanlarımızda eğlence ortamı sunar.
C) Bilgiye kısa zamanda ve kolayca ulaşmamızı sağlar.
D) Ülkemizde ve dünyada yaşanan olaylardan haberdar olmamızı sağlar.

Cevap :  A  Şıkkı


E. Aşağıdaki sorunun doğru cevabını yazınız. 


Soru: Demokratik toplumlarda insanlar düşünme ve düşüncelerini ifade etmekte özgürdür. İnsanların düşüncelerini gazete, televizyon, Genel ağ gibi kitle iletişim araçları ile açıklamalarına basın özgürlüğü denir. Düşünceyi açıklama özgürlüğü ve basın özgürlüğünü kullanamadığımız takdirde anayasamızda güvence altına alınan başka bir hakkımızı da kullanamamış oluruz.

Kitle iletişim özgürlüğü kısıtlandığında hangi hakkımızı kullanamayız?


Cevap :

  • DOĞRU BİLGİ ALMA HAKKI

F. Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız.


1. Olumlu iletişime örnek cümleler oluşturunuz.


Kısa Cevap :

  • Teşekkür ederim, yardımın için minnettarım.
  • Fikrini paylaştığın için çok sevindim.
  • Harika bir iş çıkardın!

Uzun Cevap :

  • Seni dinlemek çok hoşuma gidiyor.
  • Seninle bu konuyu konuşmak beni mutlu etti.
  • Birlikte çalışmak gerçekten keyifli.
  • Düşüncelerin her zaman çok değerli.
  • Sana güvenmek beni rahatlatıyor.
  • Bu projede katkıların çok önemliydi.
  • Seninle birlikte vakit geçirmek beni mutlu ediyor.

2. Kitle iletişiminin olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?


Kısa Cevap :

Kitle iletişimi, geniş kitlelere bilgi ve haber yaymanın etkili bir yoludur. Olumlu yönleri arasında bilgiye hızlı erişim, eğitimdeki katkılar, kültürel etkileşim ve toplumsal farkındalık yaratma yer alır. Ancak, olumsuz yönleri de vardır; yanlış bilgilendirme, özel hayatın gizliliğinin ihlali, şiddet ve olumsuz içeriklerin yayılması gibi.

Uzun Cevap :

Kitle iletişimi, toplumları bilgilendirme ve eğitme konusunda önemli bir rol oynar. Olumlu yönleri arasında bilgiye hızlı erişim, eğitimdeki katkılar, kültürel etkileşim ve toplumsal farkındalık yaratma yer alır. Bu sayede insanlar dünya genelinde olan biteni kolayca öğrenebilir, farklı kültürlerle tanışabilir ve bilinçlenebilirler. Ayrıca, acil durumlarda hızlı bilgi yayılımı sağlayarak hayat kurtarabilir.

Ancak, kitle iletişiminin olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, toplumu yanıltabilir ve panik yaratabilir. Özel hayatın gizliliğinin ihlali, kişisel bilgilerin izinsiz paylaşılması ve mahremiyetin korunamaması sorunlarına yol açar. Şiddet ve olumsuz içeriklerin yayılması, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir. Ayrıca, bağımlılık yapıcı ve zaman kaybettirici içeriklerle bireylerin verimliliği düşebilir.


3. İletişimde çatışmaya sebep olacak davranışlar nelerdir?


Kısa Cevap :

İletişimde çatışmaya sebep olacak davranışlar arasında saygısızlık, empati eksikliği, sürekli eleştirme, karşı tarafın sözünü kesme ve suçlayıcı dil kullanma yer alır. Bu tür davranışlar, iletişimi olumsuz etkileyerek anlaşmazlıklara ve gerginliklere neden olabilir.

Uzun Cevap :

İletişimde çatışmaya sebep olacak davranışlar, ilişkilerde anlaşmazlıklara ve gerginliklere yol açabilir. Bu tür davranışlar arasında:

  1. Saygısızlık: Karşı tarafa saygısızca davranmak, iletişimi olumsuz etkiler.
  2. Empati Eksikliği: Karşı tarafın duygularını anlamaya çalışmamak, iletişimi zorlaştırır.
  3. Sürekli Eleştirme: Sürekli olarak karşı tarafı eleştirmek, savunma mekanizmalarını tetikler.
  4. Söz Kesme: Karşı tarafın sözünü kesmek, iletişimi aksatır.
  5. Suçlayıcı Dil Kullanma: Suçlayıcı ifadeler kullanmak, karşı tarafı savunmaya iter.
  6. Yüksek Sesle Konuşma: Yüksek sesle konuşmak, gerginliği artırır.
  7. İnatlaşma: İnatçı davranmak, uzlaşmayı zorlaştırır.
  8. Alaycı Olma: Alaycı ve küçümseyici tavırlar, karşı tarafı incitir.
  9. Dinlememe: Karşı tarafı dinlememek, iletişimin tek yönlü olmasına neden olur.
  10. Tehdit Etme: Tehditkar ifadeler kullanmak, iletişimi tamamen kesintiye uğratabilir.

4. İletişim araçlarından yararlanırken hangi haklarımızı biliyor olmamız önemlidir?


Kısa Cevap :

İletişim araçlarını kullanırken, ifade özgürlüğü, özel hayatın gizliliği, bilgiye erişim hakkı ve kişisel verilerin korunması gibi haklarımızı bilmek önemlidir. Bu haklar, iletişimimizi güvenli ve özgür bir şekilde sürdürebilmemizi sağlar.

Uzun Cevap :

İletişim araçlarını kullanırken bilinmesi gereken haklar, iletişimin güvenli ve özgür bir şekilde sürdürülebilmesi açısından hayati öneme sahiptir. Bu haklar şunlardır:

  1. İfade Özgürlüğü: Düşüncelerimizi ve fikirlerimizi özgürce ifade etme hakkımız vardır.
  2. Özel Hayatın Gizliliği: Kişisel bilgilerin izinsiz olarak paylaşılmaması ve özel hayatın korunması gereklidir.
  3. Bilgiye Erişim Hakkı: Doğru ve tarafsız bilgilere erişim hakkımız bulunmaktadır.
  4. Kişisel Verilerin Korunması: Kişisel verilerimizin izinsiz kullanımına karşı korunma hakkımız vardır.
  5. Yanıltıcı ve Zararlı İçeriklerden Korunma: Zararlı ve yanıltıcı içeriklerden korunma hakkımız vardır.
  6. Dijital Haklar: İnternet ve dijital platformlarda eşit ve adil erişim hakkımız bulunmaktadır.
  7. Telif Hakları: Kendi oluşturduğumuz içeriklerin korunması ve başkalarının telif haklarına saygı gösterilmesi gereklidir.
  8. Kişisel Güvenlik: İnternet ve iletişim araçlarını kullanırken kişisel güvenliğimizin korunması önemlidir.
  9. Mahremiyet Hakkı: Kişisel iletişimimizin gizliliğine saygı gösterilmelidir.
  10. Reklam ve Pazarlama İçeriklerinden Korunma: İstemsiz reklam ve pazarlama içeriklerinden korunma hakkımız bulunmaktadır.

Bu hakları bilmek, iletişim araçlarını bilinçli ve güvenli bir şekilde kullanmamıza yardımcı olur.



 

Our Score

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 75-76-77-78-79 MEB Yayınları

Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Islahatlarla Değişen Osmanlı Kurumları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 75, 76, 77, 78, 79


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Islahatlarla Değişen Osmanlı Kurumları Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 75-76-77-78-79 MEB Yayınları”

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 75-76-77-78-79


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 75 Cevapları


Soru : Osmanlı Devleti’nin her alanda yenilikler yapmaya ihtiyaç duymasının sebepleri neler olabilir?
Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Osmanlı Devleti’nin her alanda yenilikler yapma ihtiyacının sebepleri arasında ekonomik gerileme, askeri teknolojilerdeki geri kalma, yönetimdeki etkinlik eksikliği ve Avrupa devletlerinin teknolojik üstünlüğü gibi faktörler bulunmaktadır.

Uzun Cevap :

Osmanlı Devleti’nin her alanda yenilikler yapma ihtiyacı, birçok iç ve dış etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır. İşte bu sebeplerin detaylı açıklamaları:

  1. Ekonomik Gerileme ve Kaynak Yetersizliği: Osmanlı ekonomisi zamanla gerilemiş, vergi gelirleri azalmış ve devletin mali kaynakları daralmıştır. Bu durum, devletin altyapı, eğitim, sağlık gibi temel alanlarda yenilikler yapma gücünü sınırlamıştır.
  2. Askeri Teknolojide Geri Kalma: Avrupa’daki teknolojik ilerlemeler, özellikle askeri teknoloji alanında Osmanlı Devleti’ni geride bırakmıştır. Bu durum, Osmanlıların savaşta etkinliklerini azaltmış ve savunma kapasitelerini zayıflatmıştır.
  3. Yönetimdeki Etkinlik Eksikliği: Osmanlı yönetim sistemi zamanla etkinliğini yitirmiş ve merkeziyetçi yapının getirdiği ağır bürokrasi yönetimi zorlaştırmıştır. Yönetimdeki bu etkinlik eksikliği, reform yapma ihtiyacını artırmıştır.
  4. Dış Baskılar ve Avrupa Devletlerinin Üstünlüğü: Avrupa’daki sanayi devrimi ve bilimsel ilerlemeler, Osmanlı Devleti’nin geride kalmasına neden olmuş ve Avrupa devletlerinin siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda üstünlük kurmasına yol açmıştır. Bu durum, Osmanlı Devleti’ni yenilik yapmaya ve modernleşmeye zorlamıştır.
  5. Toplumsal ve Kültürel Dinamikler: Osmanlı toplumunda geleneksel yapılar ve kültürel değerler zamanla değişime direnç göstermiş ve yeniliklere açık olmayan bir ortam yaratmıştır. Bu durum da reform ve yenilik yapma sürecini zorlaştırmıştır.

Sonuç olarak, Osmanlı Devleti’nin yenilik yapma ihtiyacı, içsel ve dışsal faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyaç, devletin varlığını sürdürebilmesi, toplumsal refahı artırabilmesi ve diğer uluslarla rekabet edebilmesi için önemli bir motivasyon kaynağı olmuştur.


Soru : Osmanlı Devleti’nde matbaanın kurulmasının, sadece bilimsel eserlerin basılması koşuluyla kabul edilmesinin sebepleri neler olabilir? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Osmanlı Devleti’nde matbaanın sadece bilimsel eserlerin basılması koşuluyla kurulmasının sebebi, devletin bilimsel ve teknik alandaki geri kalmışlığını aşma çabasıdır. Bu dönemde Avrupa’da bilim ve teknoloji hızla ilerlerken, Osmanlılar modern bilgiye erişimi teşvik ederek bu alanda adım atmayı hedeflemişlerdir.

Uzun Cevap :

Osmanlı Devleti’nde matbaanın kurulmasının, sadece bilimsel eserlerin basılması koşuluyla kabul edilmesinin sebepleri şunlar olabilir:

Matbaanın sadece bilimsel eserlerin basılması koşuluyla kabul edilmesi, Osmanlı Devleti’nin zamanın ruhuna uyum sağlama çabasıyla açıklanabilir. Bu dönemde bilimsel ve teknik gelişmeler Batı’da hızla ilerlerken, Osmanlı Devleti bu ilerlemenin gerisinde kalmıştı. Bilimsel eserlerin matbaa ile basılması, modern bilgiye erişimi teşvik ederek devletin teknik ve bilimsel alandaki geri kalmışlığını aşmaya yönelik bir adımdı. Ayrıca, matbaa ile bilimsel eserlerin yayılması, eğitim ve öğretimde de yeni bir dönüşümün başlamasına olanak tanımıştır.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 76 Cevapları


Soru : Osmanlı Devleti’nde çıkarılan gazete ve dergilerin toplum hayatına katkısı nelerdir? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Osmanlı Devleti’nde çıkarılan gazete ve dergiler, toplum hayatına haberleşme ve bilgi yayma imkanı sunarak, bilinçlenmeyi artırmış, halkın farkındalığını ve tartışma kültürünü geliştirmiştir.

Uzun Cevap :

Osmanlı Devleti’nde çıkarılan gazete ve dergiler, toplum hayatına çeşitli katkılarda bulunmuştur:

  1. Haberleşme ve Bilgi Yayma: Gazete ve dergiler, halkın günlük olaylar hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamıştır. Bu, geniş halk kitlelerinin olaylara dair haberdar olmasını ve bilinçlenmesini sağlamıştır.
  2. Fikir Alışverişi ve Tartışma Kültürü: Gazeteler, farklı fikirlerin paylaşıldığı platformlar olmuştur. Bu sayede toplum içinde fikir alışverişi artmış, tartışma kültürü gelişmiş ve toplumsal meseleler hakkında geniş çaplı düşünme ve değerlendirme imkanı doğmuştur.
  3. Eğitim ve Aydınlanma: Gazete ve dergiler, eğitim düzeyini artırmış ve aydınlanma sürecine katkıda bulunmuştur. Yeni fikirlerin yayılması ve bilimsel gelişmelerin duyurulması sayesinde toplumda bilgiye dayalı bir ilerleme sağlanmıştır.
  4. Toplumsal Reformlar için Güçlendirici Bir Araç: Gazeteler, toplumda değişim ve reform isteyen grupların sesini duyurmasını sağlamıştır. Bu platformlar, sosyal ve siyasal reform hareketlerinin önemli bir parçası olmuş ve toplumun geniş kesimlerini etkilemiştir.
  5. Kültürel Etki ve Identite Oluşumu: Gazeteler, yerel kültürlerin korunması ve tanıtılmasına da katkıda bulunmuştur. Yerel dilde yayınlanan gazeteler, yerel kimliğin korunmasında ve güçlenmesinde önemli rol oynamıştır.

Sonuç olarak, Osmanlı Devleti’nde çıkarılan gazete ve dergiler, toplum hayatına pek çok açıdan katkıda bulunmuş ve modernleşme sürecinde önemli bir rol oynamıştır. Bu yayınlar, bilinçlenme, tartışma kültürü geliştirme, eğitim ve toplumsal değişim için önemli araçlar olmuştur.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 77 Cevapları


Soru : Telgrafın Osmanlı Devleti’nde kullanılması sosyal ve ekonomik hayatı nasıl etkilemiştir? Düşüncelerinizi açıklayınız.


Kısa Cevap :

Telgrafın Osmanlı Devleti’nde kullanılması, iletişim hızını artırmış, ticaretin gelişimine katkıda bulunmuş ve devletin yönetiminde merkeziyetçi kontrolü sağlamıştır.

Uzun Cevap :

Telgrafın Osmanlı Devleti’nde kullanılması, sosyal ve ekonomik hayat üzerinde önemli etkilere sahip olmuştur:

  1. İletişim Hızı ve Erişim Kolaylığı: Telgraf, haberleşme sürelerini dramatik şekilde kısaltmış ve iletişim hızını artırmıştır. Özellikle merkezi hükümet ile eyaletler arasındaki iletişim daha önce hiç olmadığı kadar hızlı ve etkin hale gelmiştir. Bu durum, yönetimde karar alma süreçlerini hızlandırmış ve devletin olaylara daha çabuk müdahale etmesini sağlamıştır.
  2. Ticaretin Gelişimi: Telgrafın kullanımı, ticaretin hızlanmasına ve genişlemesine önemli katkıda bulunmuştur. Ticaret merkezleri arasında hızlı ve güvenilir iletişim sağlandığı için piyasalar daha iyi koordine edilebilmiş, mal ve hizmet akışı daha etkin bir şekilde yönetilmiştir. Ayrıca, ticaretteki fiyat dalgalanmaları hakkında hızlı bilgiye erişim ticaretin daha sağlıklı yürütülmesine olanak tanımıştır.
  3. Askeri ve Stratejik Faydalar: Telgraf, askeri iletişim ve koordinasyon için kritik bir araç haline gelmiştir. Ordunun farklı birimleri arasında hızlı ve güvenilir iletişim sağlanabilmiş, askeri operasyonların planlanması ve yönetilmesinde büyük bir avantaj sağlamıştır.
  4. Sosyal ve Kültürel Etkiler: Telgraf, bilgi akışını hızlandırarak toplumun genelinde bilgiye erişimi kolaylaştırmıştır. Bu da bilimsel ve teknolojik gelişmelerin halk arasında daha hızlı yayılmasına olanak tanımış ve bilgiye dayalı bir toplum oluşumunu teşvik etmiştir.
  5. Devletin Gücünü ve Kontrolünü Artırması: Telgraf ağı, devletin merkezi gücünü güçlendirmiştir. Merkezi hükümet, farklı bölgelerdeki olaylar hakkında hızlı ve güvenilir bilgiye erişebilmiş ve gerektiğinde politika ve yönetim kararlarını hızlıca uygulayabilmiştir.

Sonuç olarak, telgrafın Osmanlı Devleti’nde kullanılması, hem sosyal hem de ekonomik hayatı derinlemesine etkilemiş ve modern iletişim altyapısının gelişmesine önemli katkıda bulunmuştur. Bu teknolojik ilerleme, devletin yönetimine, ticaretine ve toplumun genel işleyişine önemli ölçüde yansımıştır.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 78 Cevapları


Osmanlı Devleti’nde XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaşanan gelişmelerden biri de demir yollarının yapımı oldu. Bu demir yollarının bazıları; İzmir-Aydın, Selanik-İstanbul, Bağdat, Anadolu ve

“Osmanlı topraklarında inşa edilen demir yolları Osmanlı Devleti üzerinde derin askerî, ekonomik ve toplumsal etkiler yaratmıştır. İşletmeye açılan demir yolları askerî birliklerin taşınmasını hızlandırarak isyanlarda ve savaşlarda Osmanlı yönetimine kolaylıklar sağlamıştır. Demir yollarının sağladığı ucuz ve kolay ulaşım imkânları Osmanlı topraklarında yeni ve geniş alanların tarıma açılmasını sağlamıştır. Anadolu buğdayı İstanbul’a ve Avrupa’ya taşınmaya başlanmıştır. Bir taraftan demir yolunun geçtiği bölgelerdeki işçi sayısı artarken diğer taraftan hükûmet Balkanlardan gelen göçmenleri demir yolu yakınlarında açılan tarım alanlarında iskân etme imkânına kavuşmuştur ancak demir yolları tarımın ticarileşmesine ve madenlerin belli oranda işletilmesine katkı sağlarken Osmanlı’nın sanayileşmesine pek katkıda bulunamamıştır.”

Soru : Yukarıda demir yolu ile ilgili yer alan bilgiler dışında demir yollarının ülke ekonomisine ve sosyal yaşantıya ne gibi katkıları olabilir? Açıklayınız.


Cevap :

Demir yollarının ülke ekonomisine ve sosyal yaşantıya katkıları şunlardır:

Demir yolları, ticaretin ve ekonomik büyümenin hızlanmasına katkıda bulunur. Ayrıca iş gücü ve malzeme taşımacılığını daha hızlı ve verimli hale getirir, böylece ekonomik faaliyetlerin genişlemesini sağlar.


Soru : Ulaşım alanında yaşanan gelişmeler başka hangi alanlardaki gelişmelere yol açmıştır? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Ulaşım alanındaki gelişmeler, ticaretin genişlemesi, ekonomik büyüme, kültürel etkileşimlerin artması ve yerleşim örüntülerinin değişmesine yol açmıştır.

Uzun Cevap :

Ulaşım alanındaki gelişmeler, çeşitli diğer alanlarda da olumlu etkilere sahip olmuştur:

  1. Ticaretin Gelişmesi: İyi işleyen bir ulaşım altyapısı, mal ve hizmetlerin daha hızlı ve düşük maliyetle taşınmasını sağlar. Bu da ticaret hacminin genişlemesine ve ekonomik büyümenin artmasına katkıda bulunur.
  2. Ekonomik Büyüme: Ulaşım altyapısındaki gelişmeler, ekonomik faaliyetlerin yayılmasını ve yeni pazarların keşfedilmesini teşvik eder. İş gücü ve sermayenin hareketliliği artar, bu da verimliliği ve yenilikçiliği artırır.
  3. Kültürel Etkileşimlerin Artması: İyi bir ulaşım ağı, insanların farklı bölgeleri ziyaret etmesini ve kültürel etkileşimlerin artmasını sağlar. Bu durum, kültürel değişimlerin ve toplumların birbirinden öğrenmesinin önünü açar.
  4. Yerleşim Örüntülerinin Değişmesi: Ulaşım altyapısındaki gelişmeler, insanların daha uzak mesafelere kolayca seyahat edebilmesini ve bu bölgelerde yerleşmelerini teşvik eder. Bu da şehirlerin büyümesine ve yeni yerleşim alanlarının oluşmasına yol açabilir.
  5. Eğitim ve Sağlık Hizmetlerinin Erişimi: İyi bir ulaşım ağı, eğitim ve sağlık hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlar. Uzak bölgelerdeki insanlar, eğitim ve sağlık hizmetlerinden daha kolay ve etkin bir şekilde faydalanabilir.

Sonuç olarak, ulaşım alanındaki gelişmeler, sadece ekonomik alanda değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve insani alanlarda da geniş kapsamlı olumlu etkiler yaratır. Bu gelişmeler, bir toplumun genel refahını ve yaşam kalitesini artırmak için önemli bir temel oluşturur.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 79 Cevapları


Soru : Aşağıda Osmanlı Devleti’nde yaşanan sosyal, kültürel ve ekonomik alanlardaki gelişmelerin bazıları verilmiştir. Bu gelişmelerin hangi alan ya da alanlarla ilgili olduğunu örnekteki gibi yazınız.


Cevap :

İlk Türkçe eser basan matbaanın kurulması = Kültürel

Tulumbacılar Ocağının kurulması = Askeri

Takvîm-i Vekâyi gazetesinin çıkarılması = Medya ve Haber

Posta ve Telgraf Nezaretinin kurulması = İletişim ve Altyapı

Demir yolu yapımına başlanması = Ulaşım ve Altyapı

Şirket-i Hayriyyenin kurulması = Ekonomik

Osmanlı Bankasının kurulması = Ekonomik



 

Our Score

1. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 90-93-94-95-96-97-98-99 İlke Yayınları

1. Sınıf Türkçe Kitabı Beştaş Oyunu Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99


1. Sınıf Türkçe Kitabı Beştaş Oyunu Metni Etkinlik Cevapları


“1. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 90-93-94-95-96-97-98-99 İlke Yayınları”

1. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 90-93-94-95-96-97-98-99


HAZIRLIK ÇALIŞMALARI 


Soru : • Anne ve babanızın çocukken oynadıkları oyunların adlarını arkadaşlarınıza söyleyiniz.


Kısa Cevap : “Anne ve babanızın çocukken oynadıkları oyunların adlarını arkadaşlarınıza söyleyiniz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Maddeler halinde anne ve babamızın çocukla oynadığı oyunları örnekler şunlardır;

Saklambaç

Köşe kapmaca

Yağ satarım bal satarım

Körebe

İsim ebesi

Gölge kovalamaca

Siyah adam


Soru : • Okuyacağınız metnin görsellerini inceleyiniz. Görsellerden hareketle metnin içeriğini tahmin ediniz.


Cevap :

Okuyacağımız Metin görsellerine baktığımız zaman teknolojik oyunlar yerine 5 taş gibi geleneksel oyunların daha eğlenceli ve daha güzel olduğunu bizlere öğretmektedir.


1. Sınıf Türkçe İlke Yayınları Kitabı Sayfa 93 Cevapları


1. ETKİNLİK 


Soru : a. Metinde geçen aşağıdaki kelimelerden uygun olanları, anlamlarının başına yazınız.


Cevap :

şaşkın  : Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş.

eğlence : Neşeli, hoşça vakit geçirten şey.

merak  : Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek.


Soru : b. Bu kelimeleri kullanarak birer cümle yazınız.


Cevap :

şaşkın  : şaşkın şaşkın bakan kedi bir anda zıpladı.

eğlence : eğlenceli zaman geçirmek için arkadaşlarımızla adaletli olmalıyız.

merak  : meraklı arkadaşımız bir anda odaya geldi.


1. Sınıf Türkçe İlke Yayınları Kitabı Sayfa 94 Cevapları


2. ETKİNLİK 


Soru : a. Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Metinde anlatılanları 🙂 , anlatılmayanları 🙁 ile gösteriniz.


Cevap :

Ayşe ile Buse çok iyi anlaşan arkadaşlarmış.
Okuldan gelince önce bilgisayarı açmışlar.
Bilgisayarda oyun oynamaktan sıkılmışlar.
Yeni oyunlar öğrenmek istemişler.
Anneleri onlara dokuztaş oyununu öğretmiş.
Ayşe ile Buse, bu oyunu kolayca öğrenmişler.


Soru : b. Okuduğunuz metni kısaca anlatınız. Anlamlarını yeni öğrendiğiniz kelimeleri anlatımınızda kullanınız.


Cevap :

Ayşe ile Buse iyi anlaşan iki kardeşti. İki kardeş okuldan geldikten sonra yemek yediler sonra oturup ödevlerini bitirdiler.

Ardından kardeşler bilgisayarı açıp oyun oynadılar belli bir süre oyun oynadıktan sonra bilgisayardan sıkılıp annelerin yanlarına gittiler.

Bilgisayardan çok sıkıldıklarını ve gençken onların ne oyunlar oynadıklarını sordular. Burada anneleri onlara 5 tane küçük taş ve yuvarlak taşa ihtiyacımız var diyerek 5 taş oyunu oynadıktan sonra çok eğlenceli bir zaman geçirdiler.


3. ETKİNLİK 


Soru : a. Metinde geçen oyun adlarını aşağıya yazınız.


Cevap :

Metinde geçen oyun adları beştaş yakan top seksek ip atlama gibi oyun adları geçmektedir.


Soru : b. Bu oyunlardan bildiklerinizi, kurallarını açıklayarak anlatınız.


Cevap :

Yakan top oyunu karşılıklı 2 kişinin ortada yer alan oyuncuları top yardımıyla vurarak yanmasını sağlayan bir oyundur.

Karşılıklı iki kişinin attığı top ortadaki kişiler tarafından yere düşmeden alınırsa ortada yer alan kişiler ekstra bir can kazanır. Oyun ortada yer alan kişilerin hepsinin yanması ile beraber son bulur.


1. Sınıf Türkçe İlke Yayınları Kitabı Sayfa 95 Cevapları


4. ETKİNLİK 


Soru : Aşağıdaki görselleri metindeki olayların oluş sırasına göre numaralandırınız. Görsellerle ilgili birer cümle yazınız.


Cevap :

Birinci resimdeki kardeşin okuldan geldiği an resmedilmektedir.

İkinci resimde kardeşlerin yemek yedikten sonra bilgisayarda oyun oynadıkları resmedilmektedir.

Üçüncü resimde çocukların bilgisayardan sıkıldıktan sonra annelerin yanına giderek 5 taş oyunu oynadığı resmedilmektedir.


1. Sınıf Türkçe İlke Yayınları Kitabı Sayfa 96 Cevapları


5. ETKİNLİK 


Soru : Verilen kelimeleri kullanarak aşağıdaki cümleleri tamamlayınız.


Cevap :

Beştaş oyununu oynamak için beş tane küçük taşa ihtiyacımız var. Önce taşların beşini birden yavaşça yere atacağız. Sonra taşlardan birini yerden alacağız.

• Aldığımız taşı  havaya atacağız. Bu taş havadayken yerdeki taşlardan birini elimize alıp havaya attığımız taşı yakalayacağız.

• Beş taşı da topladığımızda taşların beşini birden yere atacağız. Bu kez taşları ikişer ikişer  toplayacağız.

• Daha sonra aynı anda üç ve dört taş toplayarak oyunu kazanacağız.


6. ETKİNLİK 


Soru : a. Anne ve babanızın çocukken oynadığı oyunlardan birinin kurallarını aşağıya yazınız.


Kısa Cevap : “Anne ve babanızın çocukken oynadığı oyunlardan birinin kurallarını aşağıya yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Yakan top

Karşılıklı ebelerin ortada yer alan kişileri top yardımıyla vurarak elemeleri sonucunda oynanan bir oyundur.

Top havada yakalandığı zaman ortada topu yakalayan kişi bir can elde ederek ya canını yükseltir ya da yanan bir arkadaşın tekrar oyuna dahil edebilir.

Bu şekilde oyun ortada yer alan oyuncuların hepsinin yalana kadar sürer.


Soru : b. Kurallarını yazdığınız oyunu arkadaşlarınıza tanıtıp birlikte oynayınız.


Cevap :

Bu etkinliği arkadaşlarınızla birlikte yapmanız gerekiyor.


1. Sınıf Türkçe İlke Yayınları Kitabı Sayfa 97 Cevapları


7. ETKİNLİK 


Soru : Aşağıdaki cümleleri, duygu ve düşüncelerinize uygun olarak tamamlayınız.


Cevap :

Oyun benim için  : eğlenceli vakit geçirmek için önemlidir

Oyun oynarken arkadaşlarıma : adaletli ve oyun kurallarına uyarım.

Oyun oynarken kendimi : eğlence içerisinde bulurum.


8. ETKİNLİK 


Soru : Aşağıdaki oyun adlarının son harflerini kullanarak örnekteki gibi yeni kelimeler yazınız.


Cevap :

“1. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 90-93-94-95-96-97-98-99 Cevapları”

1. Sınıf Türkçe İlke Yayınları Kitabı Sayfa 98 Cevapları


9. ETKİNLİK 


Soru : Aşağıdaki resmi inceleyiniz. Resme göre doğru olan cümleleri işaretleyiniz.


Cevap :

Kum havuzunda 3 erkek çocuk oynuyor.
İp atlayan kızın saçları sarıdır.
Kaydırağın rengi mavidir.
Parkta 5 erkek çocuk oynuyor.
Bir kız ve bir erkek çocuk duvara tırmanıyor.
Parkta 6 kız çocuk oynuyor.
Top oynayan çocukların biri kız, ikisi erkektir.


1. Sınıf Türkçe İlke Yayınları Kitabı Sayfa 99 Cevapları


10. ETKİNLİK 


Soru : a. Sınıfa getirdiğiniz kitaptan bir şiir seçiniz. Şiiri, büyük harfleri ve noktalama işaretlerini doğru kullanarak aşağıya yazınız.


Cevap :

Bu etkinliği sizin yapmanız gerekmektedir.

BAYRAĞIM

Atalarım, gökten yere
İndirmişler ay yıldızı,
Bir buluta sarmışlar ki
Rengi şafaktan kırmızı.

Onun ateş kırmızısı
Ne gelincik, ne de gülden,
Türk oğlunun öz kanıdır
Ona bu al rengi veren.

Ay yıldızı, gökyüzünün
Ayla yıldızından yüksek
Türk’ün alın yazısıdır;
Türk’tür onu yükseltecek.

Vazifemdir bayrağımı
Üstün tutmak her bayraktan.
Can veririm, kan dökerim
Vazgeçemem ben bu haktan.

H. Ali Yücel 


SONRAKİ METNE HAZIRLIK


Soru : Sınıfa ağaç, kır, dağ, gelincik, kelebek, bulut, ırmak fotoğrafları getiriniz.


Cevap :

“1. Sınıf Türkçe İlke Yayınları Kitabı Sayfa 99 Cevapları”


 

Our Score

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 80-81-82-83-84-85 MEB Yayınları

Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Kültürümle Varım Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 80, 81, 82, 83, 84, 85


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Kültürümle Varım Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 80-81-82-83-84-85 MEB Yayınları”

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 80-81-82-83-84-85


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 80 Cevapları


Soru : Yabancı bir seyyahın Osmanlı kültürüne yönelik anlattığı bu olaydan nasıl bir sonuç çıkardınız? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Osmanlı Devleti’nde misafirperverliğin önemli bir yere sahip olduğunu anlıyoruz. Misafirlerin ihtiyaçlarına göre ikramda bulunma geleneği, misafirlerin rahat etmesine verilen önemi gösterir.

Uzun Cevap :

Osmanlı kültüründe misafirperverliğin çok önemli bir yere sahip olduğunu görüyoruz. Misafirlere kahve ve su ikram edilmesi ve misafirin tok veya aç olduğuna göre farklı ikramlarda bulunulması, Osmanlı toplumunun misafirlere olan saygısını ve onların rahatını ne kadar önemsediğini gösterir.

Bu, aynı zamanda Osmanlı insanının ince düşünceli ve duyarlı olduğunu da kanıtlar. Misafirin ihtiyaçlarına göre hareket etmek, toplumda karşılıklı saygı ve anlayışın önemli olduğunu yansıtır.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 81 Cevapları


Osmanlı Devleti’nde kahve kültürü önemli bir yere sahipti (Görsel 2. 89). Eve misafir geldiğinde kahve ve kahvenin yanında su ikram edilirdi. Misafir önce kahveyi içerse tok demekti. Kahveden önce suyu içerse misafirin aç olduğu anlaşılırdı ve hemen misafire sofra kurulurdu.

Soru : Misafire aç olup olmadığı neden direkt sorulmamıştır?


Cevap :

Kendini rahat hissetmesi ve ayıp olmaması için sorulmamıştır.


Soru : Siz olsaydınız misafirinizin ihtiyaçlarını sormak için nasıl bir yöntem bulurdunuz?


Cevap :

Misafirin ihtiyaçlarını öğrenmek için doğrudan sormak yerine, ikramlarla veya hal ve hareketlerinden anlamaya çalışırdım. Örneğin, misafire hoş geldiniz dedikten sonra, “Bir şeyler içmek veya yemek ister misiniz?” şeklinde nazik bir soru yönelterek ihtiyaçlarını öğrenebilirdim.


Soru : Türk misafirperverliğinin günümüzde de devam ettiğine dair kendiniz veya çevrenizden örnekler veriniz.


Kısa Cevap :

Günümüzde de Türk misafirperverliği devam etmektedir. Misafir geldiğinde ikramda bulunmak, misafirlerin rahat etmesi için her türlü çabayı göstermek yaygındır. Örneğin, bayramlarda evimize gelen misafirlere çeşitli ikramlarda bulunuruz.

Uzun Cevap :

Günümüzde Türk misafirperverliği hala çok güçlü bir şekilde devam etmektedir. Evimize gelen misafirleri en iyi şekilde ağırlamak, onlara çeşitli yiyecek ve içecekler ikram etmek, hatta misafirlerin rahat etmesi için ekstra çaba göstermek oldukça yaygındır.

Bayramlarda veya özel günlerde evimize gelen misafirlere çay, kahve, tatlı gibi ikramlarda bulunuruz. Ayrıca, misafirlerimizle özel olarak ilgilenir, onların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırız. Misafirperverlik, toplumumuzda büyük bir değer olarak kabul edilir ve bu değer nesilden nesile aktarılmaktadır.


Soru : Günümüzde yapılan düğünlerle Osmanlı Dönemi’nde yapılan düğünleri karşılaştırınız. Düğünlerin benzer ve farklı yönlerini açıklayınız.


Kısa Cevap :

Osmanlı döneminde yapılan düğünler genellikle uzun süreli ve geleneksel ritüellerle doluydu. Günümüzde ise düğünler daha modern ve kısa sürelidir. Ancak her iki dönemde de düğünlerin toplum için önemli bir sosyal etkinlik olduğu benzerlik gösterir.

Uzun Cevap :

Osmanlı döneminde düğünler genellikle uzun süreli ve çok sayıda geleneksel ritüellerle dolu olurdu. Düğünler, toplumun sosyal yaşamında önemli bir yer tutar ve genellikle birkaç gün süren büyük kutlamalarla gerçekleşirdi. Gelin ve damat için yapılan törenler, misafirlere sunulan yemekler ve eğlenceler, bu dönemde düğünlerin ne kadar önemli ve detaylı olduğunu gösterir.

Günümüzde ise düğünler daha modern ve genellikle bir gün süren etkinlikler şeklinde yapılır. Modern düğünlerde teknoloji kullanımı yaygındır ve mekanlar, müzikler, yemekler gibi unsurlar daha çağdaş bir tarza sahiptir. Ancak her iki dönemde de düğünlerin toplumsal bir etkinlik olarak önem taşıması ve insanların bir araya gelerek kutlama yapması, düğünlerin benzer yönlerinden biridir. Günümüzde düğünler daha sade ve pratik bir şekilde yapılırken, Osmanlı döneminde düğünler daha geleneksel ve ayrıntılı ritüellerle zengindi.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 82 Cevapları


Soru : Günümüzdeki bayramlarla Osmanlı Dönemi’nde yaşanan bayramları karşılaştırınız. Bayramların benzer ve farklı yönlerini açıklayınız.


Kısa Cevap :

Osmanlı Dönemi’nde bayramlar, daha çok geleneksel ritüeller ve toplumsal kutlamalarla doluydu. İnsanlar bayram namazına katılır, büyükleri ziyaret eder ve çocuklara hediyeler verirlerdi. Günümüzde ise bayramlar hala aile ziyaretleri ve hediyeleşme ile kutlanmakla birlikte, daha modern ve çeşitli etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Ancak her iki dönemde de bayramların amacı, sevinci paylaşmak ve toplumsal birlikteliği güçlendirmektir.

Uzun Cevap :

Osmanlı Dönemi’nde bayramlar, yoğun dini ve toplumsal ritüellerle kutlanırdı. Bayram namazı kılmak, aile büyüklerini ziyaret etmek, çocuklara harçlık vermek ve geleneksel yemeklerle sofraları donatmak gibi alışkanlıklar yaygındı. Bayram günleri, toplumsal dayanışmanın ve yardımlaşmanın en yüksek olduğu zamanlardı. İnsanlar, ihtiyaç sahiplerine yardım eder ve toplumsal birlikteliği pekiştirirlerdi.

Günümüzde ise bayramlar, teknolojinin ve modern yaşamın etkisiyle biraz farklılaşmış olsa da temel değerler korunmaktadır. Bayram namazları ve aile ziyaretleri hala yapılmaktadır. Ancak, şehir yaşamının hızlanması ve teknolojik gelişmelerle birlikte bayram kutlamaları daha modern etkinliklerle zenginleştirilmiştir.

Online hediyeleşmeler, sosyal medya üzerinden bayram tebrikleri ve şehir dışındaki akrabalarla görüntülü görüşmeler gibi modern unsurlar da eklenmiştir. Her iki dönemde de bayramlar, toplumsal birlikteliği ve dayanışmayı artıran önemli zamanlar olarak kabul edilmektedir.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 83 Cevapları


Soru : Sizce hat sanatı, Osmanlı Dönemi’ndeki önemini günümüzde de aynı şekilde devam ettirebilmiş midir? Tartışınız.


Kısa Cevap :

Hat sanatı, Osmanlı Dönemi’nde büyük bir öneme sahipti ve estetik bir ifade aracı olarak kullanılırdı. Günümüzde de hat sanatı, geleneksel sanatlar arasında yerini korumakta ve özellikle sanatseverler tarafından ilgi görmektedir. Ancak, modern çağda bu sanat dalının popülerliği biraz azalmış olabilir.

Uzun Cevap :

Osmanlı Dönemi’nde hat sanatı, özellikle dini ve resmi yazışmalarda, mimaride ve kitap süslemelerinde büyük bir öneme sahipti. Bu sanat dalı, hem estetik güzellik sunar hem de İslam kültürünün önemli bir parçası olarak kabul edilirdi. Günümüzde ise hat sanatı, hala değer verilen ve icra edilen bir sanat dalıdır.

Özellikle sanat galerileri, müzeler ve özel koleksiyonlarda hat sanatına yer verilmektedir. Modern çağda, teknolojinin ve dijital yazım araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte hat sanatına olan ilgi bir miktar azalmış olabilir. Ancak, geleneksel sanatlara olan ilginin artması ve kültürel mirasın korunması amacıyla düzenlenen etkinlikler, kurslar ve sergiler sayesinde hat sanatı yaşamaya devam etmektedir.

Dolayısıyla, Osmanlı Dönemi’ndeki kadar olmasa da günümüzde de hat sanatı önemli bir yer tutmaktadır ve sanatseverler tarafından ilgiyle takip edilmektedir.


Soru : Zeybek oyununun günümüzde de varlığını devam ettirmesi kültürün hangi özelliğini yansıtır? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Zeybek oyununun günümüzde de varlığını sürdürmesi, kültürün süreklilik ve koruma özelliğini yansıtır. Bu oyun, nesilden nesile aktarılan bir miras olarak hala canlılığını korumaktadır.

Uzun Cevap :

Zeybek oyununun günümüzde de varlığını devam ettirmesi, kültürün süreklilik, koruma ve aktarma özelliklerini yansıtır. Zeybek oyunu, geçmişten günümüze kadar gelen bir halk dansı olarak, kültürel mirasın önemli bir parçasıdır. Bu oyun, toplumun kimliğini ve değerlerini yansıtırken, aynı zamanda tarihî ve geleneksel bağların güçlü bir şekilde korunmasına katkı sağlar.

Zeybek oyununun nesilden nesile aktarılması, kültürel sürekliliği ve toplumsal belleği koruma açısından önemlidir. Ayrıca, bu oyun, yerel kimliğin ve kültürel zenginliğin bir ifadesi olarak kabul edilir. Modern çağda da Zeybek oyununun varlığını sürdürmesi, kültürel mirasın yaşatılması ve genç kuşaklara aktarılması konusundaki kararlılığı gösterir.

Bu durum, kültürün dinamik ve yaşayan bir olgu olduğunu, geçmişin değerlerinin günümüzde de yaşatılarak geleceğe taşındığını kanıtlar.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 84 Cevapları


Soru : Yukarıdaki yazıda Süleymaniye Camii’nde kullanılan Türk el sanatlarından hangilerine değinilmiştir? Açıklayınız.


Cevap :

Mimari, Hat, ahşap oymacılığı, çinicilik gibi geleneksel el sanatlarından örneklere yer verilmektedir.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 85 Cevapları


Soru : Aşağıdaki görsellerde verilen Osmanlı kültürüne ait ögeleri ilgili alanlara yazınız.


Cevap :

“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 80-81-82-83-84-85 Cevapları”


 

Our Score

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 90-91-92-93-94 MEB Yayınları

Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Geçmişten Günümüze İnsan Yerleşimi Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 90, 91, 92, 93, 94


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Geçmişten Günümüze İnsan Yerleşimi Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 90-91-92-93-94 MEB Yayınları”

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 90-91-92-93-94


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 90 Cevapları


Soru : Yandaki görselde toplanma alanlarının seçilmesinde etkili olan hangi faktörleri görüyorsunuz? Açıklayınız.


Cevap :

İnsanların ilk yerleşim yerlerini seçerken en çok dikkat ettikleri özellik, su kaynaklarına yakın olmaktı. Su, yaşamın temel bir unsuru olduğu için dere ya da ırmak kenarları, insanlar için ideal yerleşim alanlarıydı. İkinci önemli özellik ise bol yeşillik ve ağaçlık alanlardı.

Yeşillik, hem yaşam kalitesini artırıyor hem de yapı malzemesi olarak kullanılabilecek ağaçlar sunuyordu. Son olarak, insanların yiyecek ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için hayvanların bol olduğu bölgeleri tercih ediyorlardı. Bu şekilde, avlanarak karınlarını doyurabilir ve hayatta kalabilmeleri için gerekli olan besinleri temin edebilirlerdi.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 90 Cevapları


Soru : Yukarıdaki görselde yer alan insanların yaşayışları ile doğal barınaklarda yaşayan insanların yaşayışları arasında ne gibi farklılıklar vardır? Yazınız.


Cevap :

Doğal barınaklarda yaşayan insanlar, genellikle yerleşim yerlerini ihtiyaçlarına göre seçemezler ve doğanın sunduğu sınırlı kaynaklarla yetinmek zorunda kalırlar.

Görseldeki insanlar ise, yerleşim yerlerini bilinçli bir şekilde su kaynaklarına yakın, verimli toprakların bulunduğu düz arazilere ve hayvanların ve bitkilerin bol olduğu yerlere kurmuşlardır. Bu şekilde, yaşamlarını daha sürdürülebilir ve rahat hale getirecek olanaklara sahiptirler.


Soru : Görselde yer alan insanlar, hayatlarını kolaylaştırmak için hangi araçları kullanıyor? Yazınız.


Cevap :

Görselde yer alan insanlar, hayatlarını kolaylaştırmak için çeşitli araçlar kullanıyorlar. Bunlar arasında sepet, balta, kova, orak, tahıl öğütme taşı, çadır, yemek kabı ve baston gibi araçlar bulunmaktadır. Bu araçlar, günlük yaşamlarını daha verimli ve rahat hale getirmek için kullanılmaktadır.


Soru : Görselde insanların bu yerleşim yerini seçmesinde etkili olan faktörlerden hangileri görülmektedir? Yazınız.


Cevap :

Görselde insanların yerleşim yerini seçmesinde etkili olan birkaç faktör göze çarpmaktadır. Bu faktörler arasında su kaynaklarına yakın olma, verimli topraklar ve yabani hayvanlar ile bitkilerin bol olması bulunmaktadır. Bu unsurlar, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamalarına ve yaşamlarını sürdürebilmelerine olanak tanır.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 92 Cevapları


Soru : İnsanların yerleşim yeri olarak büyük nehirlerin taşkın yataklarını seçmelerinin nedeni nedir? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

İnsanlar, büyük nehirlerin taşkın yataklarını seçerler çünkü bu bölgeler tarım için verimli topraklara sahiptir. Nehir taşkınları, toprakları mineraller ve besin maddeleri ile zenginleştirir, bu da bitkilerin daha iyi yetişmesini sağlar.

Uzun Cevap :

İnsanların büyük nehirlerin taşkın yataklarını yerleşim yeri olarak seçmelerinin birkaç nedeni vardır. İlk olarak, bu alanlar tarım için son derece verimlidir çünkü nehir taşkınları topraklara besin maddeleri ve mineraller getirir.

Bu, çiftçilerin yüksek verimli ürünler elde etmelerini sağlar. İkinci olarak, nehirler su kaynağı sağlar, bu da hem içme suyu hem de tarımsal sulama için önemlidir. Üçüncü olarak, nehirler ulaşım ve ticaret için doğal yollar oluşturur.

Bu da ekonomik faaliyetleri destekler. Son olarak, nehirlerin yakınında balıkçılık gibi suya bağlı ekonomik faaliyetler de gelişebilir. Tüm bu nedenler, insanların büyük nehirlerin taşkın yataklarında yerleşim kurmalarını cazip hale getirir.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 93 Cevapları


Soru : Yaşadığınız şehrin yerleşim yeri olarak seçilmesinde hangi faktörler etkili olmuştur? Tartışınız. 


Kısa Cevap :

Yaşadığım şehir olan İstanbul’un yerleşim yeri olarak seçilmesinde Boğaz’ın stratejik konumu, ticaret yollarının kesişiminde olması ve verimli toprakları etkili olmuştur.

Uzun Cevap :

İstanbul’un yerleşim yeri olarak seçilmesinde birden fazla faktör etkili olmuştur.

İlk olarak, İstanbul Boğazı’nın stratejik konumu büyük bir rol oynamıştır. Boğaz, Karadeniz ile Marmara Denizi’ni ve dolayısıyla Akdeniz’i birbirine bağladığı için tarih boyunca önemli bir ticaret ve ulaşım yolu olmuştur. Bu da şehrin ekonomik ve askeri açıdan önemli bir merkez olmasını sağlamıştır.

İkinci olarak, İstanbul, Asya ile Avrupa kıtalarının kesişim noktasında yer alır, bu da onu doğal bir köprü ve ticaret merkezi yapar.

Üçüncü olarak, bölgenin iklimi ve verimli toprakları, tarım faaliyetleri için uygun koşullar sunmuştur.

Dördüncü olarak, şehrin su kaynaklarına yakınlığı (örneğin, Terkos Gölü ve diğer kaynaklar) insanların burayı yerleşim yeri olarak seçmelerinde etkili olmuştur. Son olarak, İstanbul’un doğal limanları deniz ticaretini kolaylaştırmış ve şehri bir denizcilik merkezi haline getirmiştir. Bu faktörler bir araya geldiğinde, İstanbul’un yerleşim yeri olarak seçilmesinde büyük bir rol oynamıştır.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 94 Cevapları


Soru : Aşağıdaki görsellerde yerleşmeyi etkileyen faktörler yer almaktadır. Örnekteki gibi görsellerin altına yerleşmeyi etkileyen faktörü ve nasıl etkilediğini yazınız.


Cevap :

Ormanlık Bölge: Kötü hava koşullarının hakim olduğu ormanlık bölgelerde yerleşim genellikle seyrektir.

Verimli Topraklar: Verimli toprakların bulunduğu bölgelerde yerleşim yoğunluğu artar.

Su Kaynakları: Su kaynaklarının bulunduğu alanlar, yerleşim için ideal yerlerdir.

Uygun Bitki Örtüsü ve İklim: Uygun bitki örtüsü ve iklime sahip bölgeler, yerleşim yeri olarak tercih edilir.

Sanayi Bölgesi: Sanayi bölgelerinde iş imkanları fazladır, bu da yerleşim oranını artırır.

Ulaşım Yolları: Ulaşım yollarına yakın olan bölgeler, yerleşim yeri olarak sıkça seçilir.

Yeraltı Kaynakları: Yeraltı kaynakları açısından zengin olan bölgeler, yerleşim için cazip alanlardır.

Limanlar: Limanlarda deniz ticareti yapıldığı için bu bölgelerde yerleşim artar.



 

Our Score

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 86-87 MEB Yayınları

Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı 2. Ünite Kendimizi Değerlendiriyoruz Cevapları Sayfa 86, 87


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı 2. Ünite Kendimizi Değerlendiriyoruz Cevapları


“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 86-87 MEB Yayınları”

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 86-87


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 86 Cevapları


A. Aşağıdaki cümlelerin başına, cümlede verilen ifadeler doğruysa “D”, yanlış ise “Y” yazınız. Yanlış olan cümlelerin doğrularını altlarına yazınız.


Cevap :

1. (Yanlış) Osmanlı Devleti’nde divan teşkilatını Osman Gazi kurdu.
2. (Yanlış) Karadeniz, Preveze Deniz Savaşı ile Türk gölü hâline gelmiştir.
3. (Doğru) Osmanlı Devleti, iskân politikasını uygulayarak Balkanlarda kalıcı oldu.
4. (Yanlış)  İstanbul’un fethi ile Fransa’ya giden bilim insanları Rönesans’ın başlamasında etkili oldu.
5. (Doğru)Dünya’nın yuvarlak olduğu coğrafi keşiflerle Magellan ve Del Kano tarafından ispatlanmıştır.


B. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere ilgili kelimeleri yazınız. 


Cevap :

1. Ümit Burnu’nu.. .Bartolomeu Dias. ..bulmuştur.
2. Osmanlı ordusunda devşirmelerden meydana gelen..YENİÇERİLER…bulunurdu.
3. İlk Türkçe eser basan matbaanın kurulması…KÜLTÜREL .alanda yapılan bir yeniliktir.
4. Avrupalı…….SEYYAHLAR… ..Osmanlı Devleti’nde görüp yaşadıklarını kitaplarında anlatmışlardır.
5. Osmanlı gaza ve cihat anlayışından dolayı fetihlerini genellikle….BATI.….yönünde yapmıştır.


C. Aşağıdaki eşleştirmeleri yapınız. 


Cevap :

1. İlk Türkçe resmî gazete Takvîm-i Vekâyi
2. Osmanlı Dönemi’nde yaşayan ünlü bir seyyah Evliya Çelebi
3. Osmanlı Devleti’nde devlet işlerinin görüşüldüğü kurul Dîvân-ı Hümâyun
4. Osmanlı Devleti’nin ikinci kurucusu olarak bilinen padişah Çelebi Mehmet
5. Osmanlı’da telgrafın kullanılmasına öncülük eden hükümdar Sultan Abdülmecit


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 87 Cevapları


D. Aşağıdaki soruların doğru cevaplarını işaretleyiniz. 


1. Orhan Gazi
– Bursa, İznik ve İzmit’i aldı.
– İlk Osmanlı medresesini açtı.
– Yaya ve Müsellem adıyla Osmanlı Devlet’inin ilk düzenli ordusunu kurdu.

Yukarıdaki Orhan Gazi Dönemi ile ilgili bilgilerde hangi alanda yapılan faaliyetlere değinilmemiştir?


A) Askerî B) Eğitim C) Siyasi D) Ticari

Cevap: D Şıkkı


2. Osmanlı Devleti sınırları içinde Türklerin yanı sıra Rumlar, Ermeniler, Slavlar ve Sırplar yaşamaktaydı. Herkes özgürce kendi inancının gereklerini yerine getirebiliyordu. Bu ortam Osmanlı topraklarında kültürel zenginliğin oluşmasını sağladı.

Metne verilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?


A) Osmanlı Devleti’nde Askerî Yapı
B) Osmanlı Devleti’nde Millet Yapısı
C) Osmanlı Devleti’nde Gaza Anlayışı
D) Osmanlı Devleti’nde İstimâlet Politikası

Cevap: B Şıkkı


3. İpek ve Baharat yollarının önemli bir bölümü Osmanlı Devleti’nin eline geçince Avrupa, ticaretini tekrar canlandırmak için yeni yollar keşfetmek zorundaydı ayrıca Avrupa’da mutfaklarda ve eczacılıkta kullanılan baharat, Venediklilerin elindeydi. Baharata aracı ile ulaşmak oldukça pahalıydı. Bu yüzden baharata ulaşacak başka yollar bulmak gerekiyordu. Bu durumlar coğrafi keşiflerin başlamasına sebep oldu.

Yukarıdaki paragrafta coğrafi keşiflerin başlamasına sebep olan hangi etkenden bahsedilmiştir?

A) Ekonomik B) Kültürel C) Siyasi D) Teknik

Cevap: A Şıkkı


4. Osmanlıyı ziyaret eden seyyahlardan Paul Lu- cas (Pul Lukıs), Türklerin konukseverliğinin yolculara güven ve rahatlık verdiğini yazar: “Birkaç ormandan geçtik. Çok sayıda köy gördük. Bu köylerde bizi çok iyi ağırladılar, yemek verdiler. Yolcuları rahatlatmak ve yedirmek âdeti Müslümanların en şerefli âdetlerindendir. Bu, yolcuya öyle rahatlık ve güven veriyor ki buralarda seyahat edenler çok rahattır.

Türkler saf bir hayırsever olarak asla teşekkür beklemez ve karşılığını da istemezler.” Paul Lucas, seyahatnamesinde Türklerin hangi özelliğini anlatmıştır?


A) Çalışkanlık B) Misafirperverlik C) Saygı D) Temizlik

Cevap: B Şıkkı


E. Aşağıdaki sorunun doğru cevabını yazınız. 


Soru: Osmanlı Devleti’nin devşirme sistemini uygulama sebebi nedir? Açıklayınız.


Cevap :

Sınırların genişleyerek asker ihtiyacının ortaya çıkmasıdır.


F. Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız.


1. Osmanlı ordusu, Osman Gazi Dönemi’nde eli silah tutan erkeklerden oluşurdu. Orhan Gazi Dönemi’nde ise yaya ve müsellem adı verilen ordular kuruldu. Bu değişimin sebepleri neler olabilir?


Kısa Cevap :

Osman Gazi Dönemi’nde ordunun yalnızca eli silah tutan erkeklerden oluşmasının yeterli olduğu, ancak Osmanlı Devleti’nin genişlemesiyle daha düzenli ve profesyonel bir orduya ihtiyaç duyuldu. Bu yüzden Orhan Gazi Dönemi’nde yaya ve müsellem adı verilen ordular kuruldu.

Uzun Cevap :

Osman Gazi Dönemi’nde Osmanlı Beyliği küçük bir beylik olarak varlığını sürdürüyordu ve askeri ihtiyaçlarını sadece eli silah tutan erkeklerden karşılıyordu. Ancak, Osmanlı Beyliği Orhan Gazi Dönemi’nde genişlemeye ve daha büyük topraklara hükmetmeye başladıkça, savaşlarda ve fetihlerde daha etkili ve organize bir askeri güce ihtiyaç duydu.

Bu nedenle, Orhan Gazi, yaya ve müsellem adı verilen daha düzenli ve profesyonel asker birlikleri kurarak, askeri gücünü ve etkinliğini artırmak istedi. Bu değişim, Osmanlı Devleti’nin askeri organizasyonunu geliştirmek ve devletin topraklarını korumak için daha disiplinli bir ordu yapısı oluşturmak amacıyla gerçekleştirildi.


2. Osmanlı Devleti’nin XVIII ve XIX. yüzyılda yaptığı yeniliklerde Avrupa’yı örnek almasının sebepleri nelerdir?


Kısa Cevap :

Osmanlı Devleti, XVIII ve XIX. yüzyıllarda Avrupa’nın teknolojik, askeri ve idari üstünlüğünü fark ederek, bu alanlardaki geri kalmışlığını gidermek ve modernleşmek amacıyla Avrupa’yı örnek aldı.

Uzun Cevap :

XVIII ve XIX. yüzyıllarda Osmanlı Devleti, Avrupa devletlerinin teknolojik, askeri ve idari alanlardaki üstünlüğünü kabul etmek zorunda kaldı. Avrupa devletleri sanayi devrimini gerçekleştirirken, Osmanlı Devleti teknolojik olarak geri kalmıştı.

Bu geri kalmışlığı aşmak ve devletin bekasını sağlamak için Avrupa’daki yenilikler ve modernleşme hareketleri örnek alındı. Osmanlı Devleti, askerî güçlerini modernize etmek, idari ve hukuki yapısını geliştirmek, eğitim sistemini çağdaşlaştırmak ve ekonomik alanda reformlar yapmak amacıyla Avrupa’daki uygulamaları ve sistemleri inceledi ve kendi bünyesine adapte etmeye çalıştı. Böylece, Osmanlı Devleti’nin hem iç hem de dış tehditlere karşı daha güçlü ve dayanıklı bir yapıya kavuşması hedeflendi.


3. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethinden sonra Ayasofya’da toplanan halka: ‘‘Bu andan itibaren devletimizin himayesi altındasınız. Hayatınız ve özgürlüğünüz konusunda korkmayınız.’’ diyerek Osmanlı Devleti’nin hangi özelliğini göstermiştir?


Kısa Cevap :

Fatih Sultan Mehmet’in bu sözleri, Osmanlı Devleti’nin fethettiği bölgelerdeki halklara adaletli ve merhametli davrandığını ve onların can ve mal güvenliğini sağladığını gösterir.

Uzun Cevap :

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethinden sonra Ayasofya’da toplanan halka yaptığı konuşma, Osmanlı Devleti’nin hoşgörü ve adalet prensiplerine dayalı yönetim anlayışını yansıtmaktadır.

Bu sözlerle Fatih Sultan Mehmet, fethedilen topraklardaki halkın can ve mal güvenliğinin Osmanlı Devleti’nin güvencesi altında olduğunu ve onların dinî ve kültürel özgürlüklerinin korunduğunu vurgulamıştır.

Bu tutum, Osmanlı Devleti’nin fethettiği bölgelerdeki halkların desteğini kazanmasını ve huzur içinde yaşamasını sağlamıştır. Ayrıca, bu yaklaşım Osmanlı Devleti’nin farklı din ve kültürlere karşı hoşgörülü olduğunu ve fetih politikasında adaletli bir yönetim anlayışını benimsediğini göstermektedir.



 

Our Score

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 66-67-68-69-70-71-72-73-74 MEB Yayınları

Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Avrupa Gelişiyor, Osmanlı ve Diğer Devletler Etkileniyor Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Avrupa Gelişiyor, Osmanlı ve Diğer Devletler Etkileniyor Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 66-67-68-69-70-71-72-73-74 MEB Yayınları”

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 64-65-66-67-68-69-70-71-72-73-74


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 66 Cevapları


Soru : Coğrafi keşifler sonucu yeni keşfedilen yerlerdeki insanların hayatında ne gibi değişiklikler olmuştur? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Coğrafi keşifler sonucu yeni keşfedilen yerlerdeki insanların hayatında önemli değişiklikler olmuştur. Avrupalıların gelişiyle birlikte yerli halklar, yeni kültürler, dinler ve dillerle tanışmış, ekonomik yapı ve toplumsal düzen değişmiştir. Ayrıca, Avrupa’dan getirilen hastalıklar nedeniyle nüfus kaybı yaşanmış ve yerli toplumlar ciddi şekilde etkilenmiştir.

Ekonomik olarak, Avrupalıların tarım ve ticaret yöntemleri yerlilerin ekonomik yapısını dönüştürmüş, yeni ürünler ve tarım teknikleri benimsenmiştir. Siyasi olarak da, yerel yönetimler zayıflamış ve Avrupa devletlerinin kolonileri haline gelmişlerdir.

Uzun Cevap :

Coğrafi keşiflerin ardından yeni keşfedilen yerlerdeki insanların hayatında meydana gelen değişiklikler çok boyutlu ve derindir. Bu değişiklikler şu başlıklar altında incelenebilir:

  1. Demografik Değişiklikler:
    • Avrupalıların Amerika kıtasına getirdiği hastalıklar (çiçek, kızamık, grip vb.) yerli nüfusta büyük kayıplara yol açmıştır. Bazı tahminlere göre yerli nüfusun %90’ı bu hastalıklardan ölmüştür.
    • Zorla çalıştırma ve köleleştirme politikaları da yerli halklar üzerinde yıkıcı etkiler bırakmıştır.
  2. Ekonomik Değişiklikler:
    • Avrupa’nın talebiyle altın, gümüş gibi değerli madenlerin çıkarılması, yerli ekonomileri ciddi şekilde dönüştürmüştür.
    • Yeni Dünya’dan getirilen patates, mısır, domates gibi tarım ürünleri Avrupa’da yaygınlaşmış, bu ürünlerin tarımı ve ticareti yerli halkların ekonomik yapısını değiştirmiştir.
    • Plantasyon ekonomisi gelişmiş, özellikle şeker kamışı ve tütün gibi ürünlerin büyük ölçekli tarımı yapılmıştır. Bu da köle ticaretinin artmasına ve Afrika’dan kölelerin Amerika’ya getirilmesine yol açmıştır.
  3. Kültürel Değişiklikler:
    • Avrupalılar, kendi dillerini ve dinlerini (özellikle Hristiyanlık) yaymaya çalışmışlardır. Misyoner faaliyetleri sonucu birçok yerli halk Hristiyanlığı benimsemiştir.
    • Yerli kültürler, Avrupalıların kültürel etkisi altında kalmış ve bazı gelenekler, diller ve sosyal yapılar kaybolmuştur.
  4. Siyasi Değişiklikler:
    • Avrupalı devletler, keşfettikleri bölgelerde koloniler kurarak yerel yönetimleri zayıflatmış ve kendi egemenliklerini tesis etmişlerdir.
    • Yerel halklar, Avrupalıların askeri gücü karşısında direniş göstermekte zorlanmış ve çoğunlukla boyun eğmek zorunda kalmıştır.
    • Sömürgeci devletler, yerel yönetim yapısını kendi yönetim biçimlerine göre yeniden düzenlemişlerdir.
  5. Sosyal Değişiklikler:
    • Köle ticareti ve zorla çalıştırma politikaları, yerel toplumlarda sosyal yapıyı bozmuş ve büyük acılara yol açmıştır.
    • Avrupa’nın etkisiyle sosyal hiyerarşiler değişmiş, yerel elitler ya tamamen ortadan kalkmış ya da Avrupalı sömürgecilerle işbirliği yaparak konumlarını korumaya çalışmışlardır.

Bu değişiklikler, yerli halkların yaşamlarını köklü bir şekilde dönüştürmüş ve genellikle yerli halklar için olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Ancak aynı zamanda dünya tarihi ve kültürünün gelişiminde büyük etkileri olmuştur.


Soru : İspanyol ve Portekizli gemicilerin keşfettikleri yerleri aşağıdaki bölümlere işaretleyiniz.


Cevap :

Bartolomeu Dias = Ümit Burnu

Vasko Dö Gama = Hindistan

Christopher Columbus = Amerika


Soru : Aşağıdaki tabloda ilgili alanlara coğrafi keşiflerin neden ve sonuçlarını yazınız.


Cevap :

“7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 64-65-66-67-68-69-70-71-72-73-74 Cevapları”

7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 67  Cevapları


Soru : Avrupa’nın bilimsel çalışmalarda, Müslüman bilim insanlarını örnek almasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Tartışınız.


Kısa Cevap :

Avrupa’nın bilimsel çalışmalarda Müslüman bilim insanlarını örnek alması, bilimsel gelişmelerin evrensel ve kültürler arası bir nitelik taşıdığını göstermektedir.

Müslüman bilim insanlarının çalışmalarını inceleyip faydalanan Avrupalılar, kendi bilimsel gelişimlerine önemli katkılar sağlamışlardır. Bu durum, bilginin ve bilimin paylaşılması ve işbirliğiyle ilerleyebileceğinin güzel bir örneğidir.

Uzun Cevap :

Avrupa’nın bilimsel çalışmalarda Müslüman bilim insanlarını örnek alması, bilim ve teknolojinin ilerlemesinde kültürler arası etkileşimin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. Orta Çağ boyunca İslam dünyası, bilimsel araştırma ve yeniliklerde önemli bir merkez haline gelmişti. Müslüman bilim insanları, astronomi, matematik, tıp, kimya, fizik gibi birçok alanda önemli keşifler ve icatlar yapmışlardır. Bu bilgilerin Avrupa’ya aktarılması ve kullanılması birkaç yolla olmuştur:

  1. Çeviriler ve İslam Medreseleri:
    • Endülüs’teki İslam medreselerinde ve kütüphanelerinde yapılan çeviriler sayesinde, Yunan, Hint ve İslam bilim adamlarının eserleri Latince’ye çevrilmiştir. Bu çeviriler, Avrupalı bilim insanlarına geniş bir bilgi birikimi sağlamıştır.
    • Örneğin, İbn Sina’nın (Avicenna) tıp kitabı “El-Kanun fi’t-Tıb” (Tıbbın Kanunu) Avrupa’da uzun süre temel tıp kitabı olarak kullanılmıştır.
  2. Ticaret ve Kültürel Etkileşimler:
    • Haçlı Seferleri ve Akdeniz ticaret yolları, İslam dünyası ile Avrupa arasında bilgi alışverişine olanak tanımıştır.
    • İslam dünyasında geliştirilen matematiksel ve astronomik bilgiler, Avrupa’da Rönesans döneminde yeniden keşfedilerek kullanılmıştır.
  3. Eğitim ve Öğretim Kurumları:
    • Avrupa’daki üniversiteler, İslam medreselerinden esinlenerek kurulmuş ve bu kurumlarda İslam dünyasından alınan bilimsel bilgiler öğretilmiştir.
    • Matematikte, Al-Khwarizmi’nin çalışmaları, Avrupa’da cebirin temellerini atmış ve modern matematiğin gelişimine büyük katkı sağlamıştır.

Bu etkileşimler, bilimin evrensel bir değer olduğunu ve kültürel sınırları aşarak ilerlediğini göstermektedir. Müslüman bilim insanlarının çalışmalarının Avrupa’da kullanılması, bilginin paylaşılması ve işbirliği yapılmasının ne kadar önemli olduğunu kanıtlamaktadır. Bu durum, günümüzde de bilimsel çalışmaların küresel bir çaba olarak ele alınması gerektiğini bizlere hatırlatmaktadır.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 68 Cevapları


Soru : Rönesans Dönemi’nde yaşamış olan diğer sanatçı, yazar ve bilim insanlarını araştırınız ve hakkında edindiğiniz bilgileri defterinize yazınız.


Kısa Cevap :

Rönesans Dönemi’nde birçok önemli sanatçı, yazar ve bilim insanı yaşamıştır. Bunlar arasında Leonardo da Vinci, Michelangelo, Raphael gibi sanatçılar, William Shakespeare gibi yazarlar ve Galileo Galilei, Nicolaus Copernicus gibi bilim insanları bulunmaktadır. Her biri kendi alanında büyük katkılar sağlamış ve Rönesans’ın gelişimine önemli etkilerde bulunmuştur.

Uzun Cevap :

Rönesans Dönemi, sanat, edebiyat ve bilim alanında birçok önemli figürün ortaya çıktığı bir dönemdir. Bu dönemde yaşamış bazı önemli sanatçı, yazar ve bilim insanları şunlardır:

  1. Leonardo da Vinci (1452-1519):
    • Rönesans’ın en önemli figürlerinden biri olan da Vinci, hem bir sanatçı hem de bir bilim insanı olarak tanınır. “Mona Lisa” ve “Son Akşam Yemeği” gibi ünlü tablolarının yanı sıra anatomi, mühendislik, botanik ve astronomi alanlarında da çalışmalar yapmıştır.
  2. Michelangelo Buonarroti (1475-1564):
    • Michelangelo, heykeltıraş, ressam, mimar ve şair olarak tanınır. En ünlü eserleri arasında “David” heykeli ve Sistine Şapeli’nin tavan freskleri bulunmaktadır.
  3. Raphael Sanzio (1483-1520):
    • Raphael, zarif ve dengeli kompozisyonları ile tanınır. “Atina Okulu” freski, onun en bilinen eserlerinden biridir ve Rönesans’ın sanat anlayışını yansıtır.
  4. William Shakespeare (1564-1616):
    • Shakespeare, İngiliz edebiyatının en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilir. “Hamlet”, “Romeo ve Juliet”, “Macbeth” gibi eserleri, Rönesans dönemi edebiyatının en önemli örneklerindendir.
  5. Nicolaus Copernicus (1473-1543):
    • Kopernik, güneş merkezli evren teorisini ortaya atarak astronomide devrim yaratmıştır. Onun bu teorisi, Rönesans’ın bilimsel düşünce yapısının temel taşlarından biri olmuştur.
  6. Galileo Galilei (1564-1642):
    • Galileo, modern fiziğin ve astronominin kurucularından biri olarak kabul edilir. Teleskopla yaptığı gözlemler ve bu gözlemler sonucunda geliştirdiği teoriler, bilim tarihinde büyük bir dönüm noktası olmuştur.

Bu sanatçı, yazar ve bilim insanlarının çalışmaları, Rönesans döneminin kültürel ve bilimsel ilerlemelerinin temelini oluşturmuş ve günümüz dünyasının gelişimine önemli katkılar sağlamıştır.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 69 Cevapları


Soru : Aşağıda Rönesans öncesi bilim, kültür ve sanat anlayışlarına örnekler verilmiştir. Rönesans öncesi bilim, kültür ve sanat anlayışlarının karşısına Rönesans sonrası değişimleri yazınız.


Cevap :

  • Kilise ne derse o doğru kabul edilirdi.
    • Rönesans Sonrası: Bilimsel düşünce ve bireysel araştırma önem kazandı; kilisenin otoritesi sorgulandı.
  • Bilim ve teknik alanındaki gelişmeler sınırlıydı.
    • Rönesans Sonrası: Bilimsel keşifler ve teknik yenilikler hızlandı; deney ve gözlem önem kazandı.
  • Yazarlar, araştırmacılar ve sanatçıların görüşlerine önem verilmezdi.
    • Rönesans Sonrası: Sanatçılar ve bilim insanları toplumda saygınlık kazandı; eserleri ve görüşleri büyük ilgi gördü.

7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 70 Cevapları


Soru : Reform hareketleri ile bilim arasında nasıl bir ilişki vardır? Açıklayınız.


Kısa Cevap :

Reform hareketleri, kilisenin otoritesini sorgulayan ve bireysel düşünceyi öne çıkaran bir süreçtir. Bu durum, bilimsel düşüncenin de önünü açmış ve bilim insanlarının bağımsız araştırmalar yapmalarını teşvik etmiştir.

Uzun Cevap :

Reform hareketleri, özellikle 16. yüzyılda Martin Luther ve diğer reformcular tarafından başlatılan ve Katolik Kilisesi’nin otoritesini sorgulayan bir süreçtir. Bu hareketler, kilisenin dini dogmalarını ve otoritesini eleştirerek, bireysel düşünce ve özgürlüğü ön plana çıkarmıştır. Reform hareketleri ile bilim arasındaki ilişki şu şekilde açıklanabilir:

  1. Kilisenin Otoritesinin Azalması:
    • Reform hareketleri, kilisenin mutlak otoritesini zayıflatmış ve insanların dini konularda bireysel düşünmelerini teşvik etmiştir. Bu durum, bilimsel araştırmaların da kilisenin dogmalarından bağımsız olarak yapılabilmesini sağlamıştır.
  2. Eğitim ve Bilimsel Araştırmaların Desteklenmesi:
    • Reform hareketleri, eğitim sisteminde de değişikliklere yol açmış ve daha özgür düşünceyi teşvik eden eğitim kurumlarının kurulmasına zemin hazırlamıştır. Bu kurumlar, bilimsel araştırmaların gelişmesine katkıda bulunmuştur.
  3. Bireysel Düşüncenin Teşviki:
    • Reform hareketleri, bireysel düşünceyi ve sorgulayıcı yaklaşımı teşvik etmiştir. Bu durum, bilim insanlarının bağımsız araştırmalar yapmalarını ve yeni keşifler yapmalarını kolaylaştırmıştır.
  4. Bilimsel Bilginin Yayılması:
    • Matbaanın icadı ve Reform hareketleri ile birlikte, bilimsel bilgiler daha geniş kitlelere ulaşmıştır. Kitaplar ve bilimsel çalışmalar, daha hızlı ve geniş bir şekilde dağıtılmıştır.

Reform hareketleri, bilimin gelişimine dolaylı yoldan katkıda bulunmuş ve modern bilimsel düşün


Soru : Aydınlanma Çağı günümüz düşünce sistemini nasıl etkilemiş olabilir? Tartışınız.


Kısa Cevap :

Aydınlanma Çağı, insan aklının ve bireysel özgürlüğün önemini vurgulamıştır. Günümüz düşünce sistemi de bu değerlere dayanmaktadır. Aydınlanma düşünürlerinin, bilim, eğitim ve insan hakları konusundaki görüşleri, modern demokrasilerin ve hukukun temelini oluşturmuştur. Bu çağın fikirleri, bugün hala özgür düşünce, eşitlik ve adalet gibi temel değerleri desteklemektedir.

Uzun Cevap :

Aydınlanma Çağı, 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da gerçekleşen ve insan aklının, bilimsel düşüncenin ve bireysel özgürlüğün önemini vurgulayan bir dönemdir. Bu dönemin düşünürleri, toplumsal ve siyasi yapıların sorgulanmasını, bilimsel yöntemlerin benimsenmesini ve bireysel hakların korunmasını savunmuşlardır. Aydınlanma Çağı’nın günümüz düşünce sistemine etkileri şu şekillerde görülmektedir:

  1. Bilimsel ve Eleştirel Düşünce:
    • Aydınlanma Çağı, bilimsel yöntemin ve eleştirel düşüncenin önemini vurgulamıştır. Bu dönemde, deney ve gözleme dayalı bilimsel araştırmalar teşvik edilmiştir. Günümüzde de bilimsel düşünce, teknolojik ve tıbbi ilerlemelerin temelini oluşturmaktadır.
  2. Eğitim ve Bilgiye Erişim:
    • Aydınlanma düşünürleri, eğitimin ve bilginin yaygınlaştırılmasının toplumun gelişmesi için önemli olduğunu savunmuşlardır. Bugün de eğitim, bireylerin ve toplumların gelişimi için temel bir hak olarak kabul edilmektedir.
  3. Bireysel Özgürlük ve İnsan Hakları:
    • Aydınlanma Çağı’nda, bireysel özgürlükler ve insan hakları üzerinde durulmuş, bu hakların korunması gerektiği vurgulanmıştır. Günümüz demokrasileri, bu temel haklar ve özgürlükler üzerine kurulmuştur.
  4. Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü:
    • Aydınlanma düşünürleri, yönetim biçimlerinin sorgulanması ve demokratik ilkelere dayalı yönetimlerin benimsenmesi gerektiğini savunmuşlardır. Bugün, birçok ülke demokratik yönetim biçimini benimsemiş ve hukukun üstünlüğü ilkesini temel almıştır.
  5. Eşitlik ve Adalet:
    • Aydınlanma Çağı, eşitlik ve adalet ilkelerini ön plana çıkarmıştır. Her bireyin eşit haklara sahip olması gerektiği görüşü, günümüzde de sosyal adalet ve insan hakları hareketlerinin temelini oluşturmaktadır.

Aydınlanma Çağı’nın bu düşünceleri, modern dünyada bireylerin özgürce düşünmesini, sorgulamasını ve kendi haklarını savunmasını teşvik etmiştir. Bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemeler, eğitimdeki gelişmeler ve demokratik yönetim biçimleri, Aydınlanma Çağı’nın mirası olarak günümüz düşünce sistemine etki etmeye devam etmektedir.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 71 Cevapları


Soru : Aşağıda Montesquieu, Voltaire, Rousseau’ya ait sözler bulunmaktadır. Bu sözlerin sizde uyandırdığı düşünceleri ilgili alanlara yazınız.


Cevap :

Montesquieu: “Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş bir tehdittir.”

  • Bu söz, adaletin evrenselliğini ve toplumsal birliğin önemini vurgular. Bir kişiye yapılan haksızlık, toplumun genelinin huzurunu ve güvenliğini tehdit eder. Adaletin sağlanması, herkesin haklarının korunması anlamına gelir.

Voltaire: “Vatanımız bütün asil ruhlar için en mukaddes yerdir.”

  • Bu ifade, vatan sevgisinin ve ulusal birliğin önemini dile getirir. Vatan, sadece bir toprak parçası değil, aynı zamanda değerlerin ve ideallerin korunduğu yerdir. Her bireyin, vatanını koruma ve ona katkıda bulunma sorumluluğu vardır.

Rousseau: “Bir ülke ne özgürlük olmaksızın ne de erdem olmaksızın iyi bir biçimde var olamaz.”

  • Bu söz, bir ülkenin sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde var olabilmesi için özgürlük ve erdemin vazgeçilmez olduğunu belirtir. Özgürlük, bireylerin potansiyellerini gerçekleştirmelerini sağlar; erdem ise toplumun ahlaki ve etik değerlerini korur.

7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 73 Cevapları


Soru : Verilen bilgilerden hareketle tabloda ilgili alanlara Sanayi İnkılabı’nın olumlu ve olumsuz sonuçlarını örneğe uygun yazınız.


Kısa Cevap :

Olumlu Sonuçlar:

  • Üretim artışı ve ekonomik büyüme sağlanmıştır.
  • Yeni iş alanları ve fırsatlar yaratılmıştır.
  • Teknolojik ilerlemeler ve yenilikler hızlanmıştır.

Olumsuz Sonuçlar:

  • Çevre kirliliği ve doğal kaynakların tükenmesi artmıştır.
  • İşçi hakları ve çalışma koşulları konusunda sorunlar yaşanmıştır.
  • Şehirlerde aşırı nüfus artışı ve yaşam koşullarında bozulma meydana gelmiştir.

Uzun Cevap :

Olumlu Sonuçlar:

  1. Üretim ve Ekonomik Büyüme:
    • Sanayi İnkılabı, üretim kapasitesinin artmasını sağlamış ve ekonomik büyümeyi hızlandırmıştır. Fabrikaların kurulması ve makineleşmenin yaygınlaşması, üretimde verimliliği artırmıştır.
  2. İş Alanları ve Fırsatlar:
    • Yeni fabrikalar ve endüstriler, birçok yeni iş imkanı yaratmıştır. Bu durum, işsizlik oranlarını düşürmüş ve insanların geçim kaynaklarına erişimini kolaylaştırmıştır.
  3. Teknolojik İlerlemeler:
    • Sanayi İnkılabı, birçok teknolojik yeniliğin ve icadın ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Buhar makinesi, tekstil makineleri ve demiryolu gibi icatlar, sanayi ve ulaşımda devrim yaratmıştır.
  4. Şehirleşme ve Altyapı Gelişimi:
    • Sanayi İnkılabı ile birlikte şehirleşme hızlanmış ve modern altyapılar (yollar, köprüler, demiryolları) inşa edilmiştir. Bu da şehirlerdeki yaşam koşullarının iyileşmesine katkıda bulunmuştur.

Olumsuz Sonuçlar:

  1. Çevre Kirliliği:
    • Sanayi İnkılabı, fabrikalardan çıkan duman ve atıkların çevreye zarar vermesiyle çevre kirliliğini artırmıştır. Hava ve su kirliliği, halk sağlığını olumsuz etkilemiştir.
  2. İşçi Hakları ve Çalışma Koşulları:
    • Sanayi İnkılabı döneminde işçilerin çalışma koşulları genellikle çok zordu. Uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve tehlikeli çalışma ortamları, işçilerin sağlığını ve refahını olumsuz etkilemiştir.
  3. Şehirlerde Aşırı Nüfus Artışı:
    • Fabrikaların şehirlerde yoğunlaşması, kırsal alanlardan şehirlere büyük bir göç dalgası başlatmıştır. Bu da şehirlerde aşırı nüfus artışına ve yaşam koşullarının bozulmasına neden olmuştur.
  4. Toplumsal Eşitsizlik:
    • Sanayi İnkılabı, zengin ve fakir arasındaki uçurumu artırmıştır. Sanayiciler ve fabrikatörler büyük servetler elde ederken, işçiler genellikle düşük gelirlerle zorlu yaşam koşullarına maruz kalmıştır.

Soru : Mustafa Kemal Atatürk’ün “Tam bağımsızlık ekonomik bağımsızlıktan geçer.” sözünden yola çıkarak Osmanlı Devleti’nin siyasi bağımsızlığını değerlendiriniz.


Kısa Cevap :

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü, bir devletin tam bağımsız olabilmesi için ekonomik olarak da bağımsız olması gerektiğini vurgular. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde ekonomik bağımlılık artmış, dış borçlar ve kapitülasyonlar nedeniyle ekonomik kontrol büyük ölçüde yabancıların eline geçmiştir. Bu durum, Osmanlı Devleti’nin siyasi bağımsızlığını da olumsuz etkilemiş ve zayıflatmıştır.

Uzun Cevap :

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Tam bağımsızlık ekonomik bağımsızlıktan geçer.” sözü, bir devletin tam anlamıyla bağımsız olabilmesi için ekonomik bağımsızlığını sağlaması gerektiğini ifade eder. Ekonomik bağımsızlık, bir ülkenin kendi kaynaklarını kullanarak kendi ekonomik politikalarını belirleyebilmesi ve dışa bağımlılıktan kurtulması anlamına gelir.

Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde yaşadığı ekonomik sorunlar, siyasi bağımsızlığını da büyük ölçüde etkilemiştir:

  1. Dış Borçlar ve Kapitülasyonlar:
    • Osmanlı Devleti, 19. yüzyılda artan dış borçlar ve kapitülasyonlar nedeniyle ekonomik olarak büyük ölçüde dışa bağımlı hale gelmiştir. Avrupa ülkelerinden alınan borçlar ve verilen imtiyazlar, Osmanlı ekonomisinin kontrolünü yabancıların eline geçirmiştir.
  2. Düyun-u Umumiye İdaresi:
    • Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını ödeyememesi sonucu, Düyun-u Umumiye İdaresi (Genel Borçlar İdaresi) kurulmuştur. Bu idare, Osmanlı maliyesini ve vergi gelirlerini kontrol etmiş ve devletin ekonomik bağımsızlığını daha da zayıflatmıştır.
  3. Sanayileşme ve Ekonomik Gelişme Eksikliği:
    • Osmanlı Devleti, sanayileşme ve ekonomik gelişme konusunda Avrupa ülkelerinin gerisinde kalmıştır. Bu durum, Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlılığını artırmış ve ekonomik olarak güçlü bir yapıya sahip olamamasına neden olmuştur.
  4. Siyasi Bağımsızlığın Zayıflaması:
    • Ekonomik bağımlılık, Osmanlı Devleti’nin siyasi bağımsızlığını da zayıflatmıştır. Yabancı devletlerin ekonomik etkisi, Osmanlı yönetiminin iç ve dış politikalarını belirlerken bağımsız hareket etmesini zorlaştırmıştır. Bu durum, Osmanlı Devleti’nin uluslararası arenada zayıf bir konuma düşmesine neden olmuştur.

Atatürk’ün bu sözü, ekonomik bağımsızlığın önemini vurgulayarak, bir ülkenin tam bağımsız olabilmesi için ekonomik olarak güçlü ve bağımsız olması gerektiğini belirtmektedir. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde yaşadığı ekonomik bağımlılık, siyasi bağımsızlığını da olumsuz etkileyerek, devletin zayıflamasına ve yıkılmasına yol açmıştır. Bu nedenle, ekonomik bağımsızlık, bir devletin siyasi bağımsızlığını ve ulusal güvenliğini koruyabilmesi için hayati öneme sahiptir.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 74 Cevapları


Soru : Avrupa’daki gelişmelerin insan hakları açısından olumsuz sonuçlarını defterinize yazınız.


Kısa Cevap :

Avrupa’daki sanayileşme ve sömürgecilik gibi gelişmelerin insan hakları açısından bazı olumsuz sonuçları olmuştur. Sanayi Devrimi ile birlikte işçi sınıfı kötü çalışma koşullarına maruz kalmış, sömürgecilik ise birçok yerli halkın haklarının ihlal edilmesine ve zorla çalıştırılmasına neden olmuştur.

Uzun Cevap :

Avrupa’daki çeşitli gelişmeler, insan hakları açısından hem olumlu hem de olumsuz etkiler yaratmıştır. Özellikle Sanayi Devrimi ve sömürgecilik, insan hakları açısından ciddi olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Bu gelişmelerin insan hakları üzerindeki olumsuz etkilerini şu şekilde özetleyebiliriz:

  1. Sanayi Devrimi:
    • Kötü Çalışma Koşulları: Sanayi Devrimi ile birlikte fabrikalarda çalışan işçilerin çalışma koşulları son derece kötüydü. Uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve tehlikeli çalışma ortamları, işçilerin sağlığını ve güvenliğini tehdit etti.
    • Çocuk İşçiliği: Sanayi Devrimi döneminde çocuk işçiliği yaygın bir hale geldi. Çocuklar, fabrikalarda düşük ücretlerle ve uzun saatler boyunca çalıştırıldı, eğitim ve sağlık haklarından mahrum bırakıldı.
    • Konut Sorunları: Hızlı şehirleşme ve nüfus artışı, şehirlerde konut sorunlarına yol açtı. İşçi sınıfı, sağlıksız ve aşırı kalabalık koşullarda yaşamaya zorlandı.
  2. Sömürgecilik:
    • Yerli Halkların Hak İhlalleri: Sömürgeci güçler, yerli halkların topraklarını zorla ele geçirdi ve kaynaklarını sömürdü. Bu süreçte yerli halklar, temel haklarından mahrum bırakıldı ve zorla çalıştırıldı.
    • Kültürel Asimilasyon: Sömürgecilik, yerli kültürlerin ve dillerin yok olmasına neden oldu. Yerli halklar, kendi kültürlerinden koparılarak sömürgeci güçlerin kültürüne asimile edilmeye çalışıldı.
    • Köle Ticaret: Sömürgecilik döneminde köle ticareti yaygınlaştı. Milyonlarca Afrikalı, köle olarak Amerika ve Avrupa’ya taşındı ve insanlık dışı koşullarda çalıştırıldı.
  3. Diktatörlükler ve Totaliter Rejimler:
    • İnsan Hakları İhlalleri: 20. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkan diktatörlükler ve totaliter rejimler, ciddi insan hakları ihlallerine yol açtı. Faşist ve komünist rejimlerde bireysel özgürlükler kısıtlandı, muhalifler baskı altına alındı ve pek çok insan keyfi olarak hapsedildi veya öldürüldü.
  4. Savaş ve İnsanlık Suçları:
    • Savaşların Etkileri: Avrupa’da yaşanan iki dünya savaşı, milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine ve büyük insanlık suçlarının işlenmesine neden oldu. Holokost ve diğer savaş suçları, insan hakları açısından büyük travmalar yarattı.

Bu gelişmeler, Avrupa’nın insan hakları açısından tarih boyunca hem ilerlemeler kaydetmesine hem de ciddi ihlaller yaşamasına yol açmıştır. Sanayi Devrimi ve sömürgecilik, insan haklarının ihlal edilmesine ve birçok insanın zor koşullar altında yaşamasına neden olmuş, ancak aynı zamanda bu olumsuzluklar, insan hakları mücadelesinin ve modern insan hakları hareketlerinin gelişimine de katkıda bulunmuştur.



 

Our Score
error: Content is protected !!