Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Seyyahların Gözüyle Osmanlı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91
7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Seyyahların Gözüyle Osmanlı Metni Etkinlik Cevapları

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 81-82-83-84-85-86-87-88-89-90-91
Soru : Osmanlı Devleti Dönemi’nde yaşayan bir seyyah olsaydınız nereleri gezerdiniz? Gezdiğiniz yerlerle ilgili hangi konularda yazılar yazardınız?
Kısa Cevap :
Osmanlı Devleti döneminde yaşayan bir seyyah olsaydım, Osmanlı’nın geniş toprakları boyunca önemli ve kültürel olarak zengin bölgeleri gezerdim. İstanbul, Bursa, Edirne gibi Osmanlı’nın başkentlerini ziyaret ederdim.
Ayrıca, Kahire, Şam, Bağdat, Mekke ve Medine gibi önemli şehirleri de gezerdim. Gezdiğim yerlerle ilgili olarak mimari yapılar, sosyal yaşam, ticaret ve pazarlar, yerel gelenekler ve görenekler, yemek kültürü ve dini hayat gibi konularda yazılar yazardım.
Uzun Cevap :
Osmanlı Devleti döneminde yaşayan bir seyyah olarak, Osmanlı’nın farklı coğrafyalarındaki şehirleri ve kasabaları gezerek zengin ve çeşitli kültürel mirası keşfetmek oldukça heyecan verici olurdu. Bu seyahatlerde aşağıdaki yerleri ziyaret eder ve çeşitli konularda yazılar yazardım:
- İstanbul:
- Sultanahmet Camii, Ayasofya, Topkapı Sarayı: Bu önemli yapılar hakkında detaylı mimari incelemeler ve tarihî bilgileri yazardım.
- Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı: Ticaretin merkezi olan bu yerlerdeki alışveriş kültürünü, ticari hayatı ve pazarları anlatırdım.
- Boğaziçi: Boğaz kıyısındaki yaşamı, yalıları ve Boğaziçi’nde yapılan deniz seferlerini yazardım.
- Bursa:
- Ulu Camii ve Yeşil Türbe: Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa’daki dini yapılar ve türbeler hakkında bilgiler verirdim.
- İpek Yolu: Bursa’nın İpek Yolu üzerindeki önemini ve burada yapılan ticaretin detaylarını anlatırdım.
- Edirne:
- Selimiye Camii: Mimar Sinan’ın ustalık eseri olan Selimiye Camii’nin mimarisi ve tarihi hakkında detaylı incelemeler yazardım.
- Kırkpınar Yağlı Güreşleri: Geleneksel spor etkinliklerini ve yerel halkın bu etkinliklere olan ilgisini anlatırdım.
- Kahire:
- El-Ezher Üniversitesi: İslami eğitim ve bilim merkezlerinden biri olan El-Ezher Üniversitesi hakkında yazılar yazardım.
- Piramitler ve Sfenks: Antik Mısır’ın görkemli yapıları hakkında detaylı incelemeler yapardım.
- Şam:
- Emevi Camii: İslam dünyasının önemli dini merkezlerinden biri olan bu cami hakkında bilgiler verirdim.
- Hamidiye Çarşısı: Şam’ın ünlü pazar yerlerinden biri olan Hamidiye Çarşısı’ndaki ticaret ve sosyal hayatı anlatırdım.
- Bağdat:
- Abbasi dönemi eserleri: Tarihi eserler ve Bağdat’ın kültürel mirası hakkında detaylı incelemeler yazardım.
- Bağdat Çarşıları: Ticaretin ve zanaatkarlığın merkezi olan çarşılar hakkında yazılar yazardım.
- Mekke ve Medine:
- Hac ve Umre: Hac ve Umre ibadetleri sırasında yaşanan deneyimler ve bu şehirlerin dini önemi hakkında yazılar yazardım.
- Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi: İslam dünyasının en kutsal mekanları hakkında detaylı bilgiler verirdim.
Bu seyahatler sırasında, yerel halkın yaşam tarzını, yemek kültürünü, geleneklerini ve günlük yaşamını gözlemleyerek, bu konular hakkında da yazılar yazardım. Ayrıca, Osmanlı dönemindeki siyasi ve sosyal yapıyı, farklı etnik grupların ve dinlerin bir arada nasıl yaşadığını inceleyerek yazılarımda yer verirdim. Bu sayede, Osmanlı’nın geniş ve çeşitli coğrafyasındaki yaşamı ve kültürel zenginlikleri okuyucularıma aktarabilirdim.
A. Osmanlı Devleti Dönemi’ne ait aşağıda yer alan eserlerin hangi sanat dallarına ait olduğunu araştırarak altlarına yazınız.
Cevap :

B. Yukarıdaki örneklerin dışında Osmanlı Devleti Dönemi’ne ait sanat dallarını araştırarak bu sanat dallarına örnekler yazınız.
Kısa Cevap :
Osmanlı Devleti dönemine ait sanat dalları arasında hat sanatı, tezhip, ebru, minyatür ve çini sanatı önemli yer tutar. Örnek olarak, Süleymaniye Camii’ndeki hat eserleri, Topkapı Sarayı’ndaki tezhipli kitaplar, ebru sanatının ünlü ustalarından Necmeddin Okyay’ın eserleri, Nakkaş Osman’ın minyatürleri ve İznik çinileri verilebilir.
Yaşadığım yerde Osmanlı Devleti döneminde yapılmış mimari eserler arasında Topkapı Sarayı ve Sultanahmet Camii bulunmaktadır.
Uzun Cevap :
Osmanlı Devleti döneminde birçok sanat dalı gelişmiştir ve bu sanat dalları, Osmanlı kültürünün ve estetik anlayışının önemli bir parçasını oluşturur. İşte Osmanlı sanat dallarına ve örneklerine dair bilgiler:
- Hat Sanatı:
- Osmanlı’da İslamî hat sanatı oldukça önemli bir yer tutar. Ünlü hattatlar arasında Şeyh Hamdullah ve Hafız Osman bulunmaktadır.
- Örnek: Süleymaniye Camii’ndeki hat eserleri, Kur’an-ı Kerim yazmaları.
- Tezhip:
- El yazması kitapların kenarlarını ve sayfa başlarını altın ve renkli süslemelerle bezeme sanatıdır.
- Örnek: Topkapı Sarayı’nda sergilenen tezhipli kitaplar.
- Ebru Sanatı:
- Su yüzeyine renklerin serpilmesi ve kağıda aktarılması ile oluşturulan bir sanat dalıdır.
- Örnek: Necmeddin Okyay’ın ebru eserleri.
- Minyatür:
- El yazması kitaplarda metni süsleyen küçük boyutlu resimlerdir. Nakkaş Osman, ünlü bir Osmanlı minyatür sanatçısıdır.
- Örnek: Topkapı Sarayı’ndaki Hünername’de yer alan minyatürler.
- Çini Sanatı:
- Seramik üzerine yapılan süslemeler ve desenlerdir. Özellikle İznik çinileri bu sanatın önemli örneklerindendir.
- Örnek: Rüstem Paşa Camii’ndeki İznik çinileri.
C. Yaşadığınız yerde Osmanlı Devleti Dönemi’nde yapılmış mimari eserler varsa bunların isimlerini aşağıya yazınız. Yoksa ismini bildiğiniz eserleri yazınız.
Kısa Cevap :
Yaşadığım yerde Osmanlı Devleti döneminde yapılmış mimari eserler arasında Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camii ve Sultanahmet Camii bulunmaktadır.
Uzun Cevap :
Osmanlı Devleti döneminde yapılmış birçok mimari eser, günümüzde hala ayakta durmakta ve Osmanlı’nın görkemli mimari mirasını yansıtmaktadır. İşte ismini bildiğim bazı önemli Osmanlı mimari eserleri:
- Topkapı Sarayı: İstanbul’da yer alan ve Osmanlı sultanlarının uzun yıllar boyunca ikamet ettiği saraydır. Mimari yapısı ve içerdiği koleksiyonlarla dikkat çeker.
- Süleymaniye Camii: Mimar Sinan tarafından Kanuni Sultan Süleyman için inşa edilen bu cami, İstanbul’un önemli simgelerindendir.
- Sultanahmet Camii: Mavi Camii olarak da bilinen bu cami, Sultan I. Ahmed tarafından yaptırılmıştır ve iç mekanındaki mavi İznik çinileri ile ünlüdür.
- Edirne Selimiye Camii: Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak kabul edilen bu cami, Edirne’de yer almaktadır ve mimarisiyle dikkat çeker.
- Rüstem Paşa Camii: İstanbul’da yer alan ve İznik çinileri ile ünlü olan bu cami, Mimar Sinan tarafından Rüstem Paşa için inşa edilmiştir.
Bu eserler, Osmanlı mimarisinin ve sanatının en güzel örneklerini sunar ve Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanatsal yetkinliğini gözler önüne serer.
7. Sınıf Sosyal Bilgiler EKOYAY Yayınları Ders Kitabı Sayfa 83 Cevapları
Soru : Görsel 2.117’den hareketle Osmanlı kültürü ve sanat anlayışıyla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Cevap :
Osmanlı’da kültürel hayatın sanat eserlerine yansımasının mükemmel bir örneği olarak, günlük yaşamın detaylarını büyük bir ustalıkla gözler önüne serer. Kadınların yüzlerini örterek sokağa çıkmaları, atlarla sağlanan ulaşım, sokak aralarındaki tüccarların ve satıcıların ekonomik faaliyetleri arka plandaki cami manzarasıyla birlikte ustaca işlenmiştir. Bu eser, dönemin sosyal ve ekonomik dinamiklerini estetik bir bütünlük içinde sunar.
7. Sınıf Sosyal Bilgiler EKOYAY Yayınları Ders Kitabı Sayfa 85 Cevapları
Soru : Günümüzde Osmanlı Devleti’ndeki yardım faaliyetlerine benzer çalışmaları hangi kurum ve kuruluşlar yapmaktadır? Açıklayınız.
Kısa Cevap :
Günümüzde, Osmanlı Devleti’ndeki yardım faaliyetlerine benzer çalışmaları birçok kurum ve kuruluş üstlenmektedir. Türkiye’de bu tür faaliyetlerin başında Kızılay, Türkiye Diyanet Vakfı ve TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) gelmektedir. Kızılay, doğal afetlerde ve acil durumlarda yardım sağlar, kan bağışı kampanyaları düzenler ve yurt içinde ve yurt dışında çeşitli insani yardım projeleri yürütür.
Türkiye Diyanet Vakfı ise dini hizmetler, eğitim ve sağlık alanlarında önemli yardımlar yapar. TİKA, gelişmekte olan ülkelerde altyapı, eğitim ve sağlık projelerine destek verir, kültürel mirasın korunması ve restorasyonu gibi alanlarda çalışmalar yürütür. Bu kuruluşlar, Osmanlı döneminde vakıflar aracılığıyla yapılan yardım faaliyetlerinin modern zamanlardaki devamı niteliğindedir.
Uzun Cevap :
Osmanlı Devleti döneminde yardımlaşma ve sosyal dayanışma büyük ölçüde vakıflar aracılığıyla yürütülmekteydi. Bu vakıflar, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için geniş bir yelpazede hizmetler sunmaktaydı. Günümüzde benzer faaliyetleri sürdüren birçok kurum ve kuruluş bulunmaktadır.
Türkiye’de Kızılay, Türkiye Diyanet Vakfı ve TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) bu alanda öne çıkan kuruluşlardır.
Kızılay: 1868 yılında kurulan Kızılay, Osmanlı’daki yardım faaliyetlerinin günümüzdeki en büyük temsilcisidir. Doğal afetlerde, savaş durumlarında ve sağlık krizlerinde acil yardım sağlar. Kan bağışı kampanyaları düzenler, mültecilere destek verir ve sosyal hizmet projeleri yürütür. Kızılay, yurt içinde ve yurt dışında geniş çaplı insani yardım faaliyetleriyle tanınır.
Türkiye Diyanet Vakfı: 1975 yılında kurulan Türkiye Diyanet Vakfı, dini hizmetlerin yanı sıra eğitim ve sağlık alanlarında da yardım faaliyetleri yürütmektedir. Öğrencilere burs vermek, ihtiyaç sahiplerine gıda ve giysi yardımı yapmak, sağlık hizmetleri sunmak ve yurt dışındaki Müslüman topluluklara destek olmak gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösterir.
TİKA: 1992 yılında kurulan TİKA, Türkiye’nin resmi kalkınma yardımı ajansıdır. Gelişmekte olan ülkelerde altyapı, eğitim, sağlık, tarım ve kültürel mirasın korunması gibi alanlarda projeler yürütür. TİKA, Osmanlı dönemindeki vakıf sisteminin modern bir yansıması olarak, çeşitli ülkelerde toplumsal kalkınmayı desteklemektedir.
Bu kuruluşlar, Osmanlı’nın yardımlaşma ve sosyal dayanışma geleneğini devam ettirerek, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak ve uluslararası düzeyde insani yardım sağlamak amacıyla çalışmaktadır. Yardım faaliyetleri, Osmanlı’daki vakıf kültürünün modern zamanlardaki sürdürücüsü olarak, toplumun refahını artırmayı hedeflemektedir.
Soru : Türk tüccarların hangi özelliği sizi daha çok etkiledi? Neden?
Kısa Cevap :
Türk tüccarların en çok etkileyen özelliği, dürüstlük ve güvenilirlik üzerine kurulu ticaret anlayışlarıdır. Osmanlı döneminde ticaretin ahlaki kurallara dayalı olması, tüccarların güvenilirliğini artırmış ve ticaret hayatında uzun vadeli ilişkilerin kurulmasına olanak tanımıştır.
Bu dürüstlük ve güvenilirlik anlayışı, sadece ticari başarının anahtarı değil, aynı zamanda toplumun genelinde güven ortamının oluşmasına da katkıda bulunmuştur. Tüccarların bu özelliği, günümüzde de iş dünyasında ahlaki değerlerin ve etik kuralların önemini vurgulamak açısından önemli bir miras olarak görülmektedir.
Uzun Cevap :
Türk tüccarların en çok etkileyen özelliği, dürüstlük ve güvenilirlik üzerine kurulu ticaret anlayışlarıdır. Osmanlı döneminde tüccarlar arasında yaygın olan bu özellik, ticaretin ahlaki ve etik kurallara dayanmasını sağlamış ve toplumda derin bir güven duygusu oluşturmuştur.
Dürüstlük: Osmanlı tüccarları, ticaretlerini dürüstlük üzerine kurmuşlardır. Alıcıya malın kalitesi, fiyatı ve diğer özellikleri hakkında doğru bilgi vermek, dürüst tüccar olmanın temel kurallarından biriydi. Dürüstlük, müşteri memnuniyetini ve sadakatini sağlamada en önemli faktörlerden biriydi.
Güvenilirlik: Ticaretin güvenilirlik üzerine inşa edilmesi, Osmanlı tüccarlarının uzun vadeli ilişkiler kurmasını sağlamıştır. Güvenilir tüccarlar, müşteri ve diğer ticari ortakları tarafından tercih edilmekteydi. Güven, ticaretin temel taşlarından biriydi ve güvenilir olmak, tüccarın itibarını artırmaktaydı.
Bu özellikler, Osmanlı dönemi ticaretinin sadece ekonomik bir faaliyet olmanın ötesine geçerek, toplumsal ilişkilerde de önemli bir rol oynamasını sağlamıştır. Tüccarların dürüstlük ve güvenilirlik anlayışı, toplumsal güvenin inşasında önemli bir rol oynamış ve ticaretin ahlaki boyutunu vurgulamıştır.
Günümüzde de iş dünyasında bu değerler, ticaretin sürdürülebilirliği ve başarılı iş ilişkilerinin kurulması açısından büyük önem taşımaktadır. Tüccarların dürüstlük ve güvenilirlik üzerine kurulu ticaret anlayışları, modern iş dünyasında da geçerliliğini koruyan ve örnek alınması gereken değerlerdir. Bu yüzden, Osmanlı tüccarlarının bu özellikleri, sadece tarihsel bir miras olarak değil, aynı zamanda günümüzde de ilham verici ve öğretici bir nitelik taşımaktadır.
Soru : 82-85. sayfalar arasındaki örneklerde seyyahlar Osmanlı halkının hangi davranışlarından etkilenmişlerdir? Yazınız.
Cevap :
Osmanlı Devletinde özellikle temizliğe nasıl önem vermesi ve esnafların dürüstlüğünden sakinliğinden kibarlığından etkilendiğini ifade edebiliriz.
7. Sınıf Sosyal Bilgiler EKOYAY Yayınları Ders Kitabı Sayfa 86 Cevapları
Soru : Çevrenizde hangi türde tarihî yapılar bulunmaktadır? Bu yapılar halkın hangi ihtiyaçlarına cevap vermektedir?
Kısa Cevap :
Çevremde çeşitli türde tarihî yapılar bulunmaktadır. Bunlar arasında camiler, hanlar, hamamlar, medreseler ve köprüler öne çıkmaktadır.
- Camiler: İbadet ihtiyacını karşılamanın yanı sıra, sosyal ve kültürel etkinliklerin de merkezi olmuştur.
- Hanlar: Ticaretin merkezi olan bu yapılar, tüccarların konaklama ve mal depolama ihtiyaçlarını karşılamıştır.
- Hamamlar: Temizlik ve sosyal etkileşim ihtiyacına cevap veren bu yapılar, aynı zamanda sağlık açısından da önemli yerlerdir.
- Medreseler: Eğitim ihtiyacını karşılayan bu yapılar, bilim ve kültürün gelişmesine katkıda bulunmuştur.
- Köprüler: Ulaşım ve ticaretin kolaylaştırılmasına yardımcı olmuştur.
Bu yapılar, hem geçmişte hem de günümüzde halkın çeşitli ihtiyaçlarına cevap vererek toplumsal hayatın şekillenmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Uzun Cevap :
Çevremde birçok tarihî yapı bulunmaktadır ve bu yapılar halkın farklı ihtiyaçlarına hizmet etmektedir. İşte bazı önemli türler ve halkın ihtiyaçlarına nasıl cevap verdikleri:
- Camiler:
- Örnek: Sultanahmet Camii
- İhtiyaçlar: İbadet yeri olarak hizmet vermesinin yanı sıra, sosyal ve kültürel etkinliklerin de merkezi olmuştur. Camilerde dini eğitimler verilmiş, halk bir araya gelerek toplumsal dayanışmayı güçlendirmiştir. Cuma namazları, bayram namazları gibi özel günlerde büyük kalabalıkları ağırlamıştır.
- Hanlar:
- Örnek: Rüstem Paşa Hanı
- İhtiyaçlar: Ticaretin merkezi olan hanlar, tüccarların konaklama, mal depolama ve ticari faaliyetlerini yürütme ihtiyaçlarını karşılamıştır. Hanlar, yolculuk yapan tüccarların güvenli bir şekilde konaklayabileceği ve mallarını satabileceği alanlar sunarak, ticaretin gelişmesine katkı sağlamıştır.
- Hamamlar:
- Örnek: Haseki Hürrem Sultan Hamamı
- İhtiyaçlar: Hamamlar, temizlik ve hijyen ihtiyacını karşılamanın ötesinde, sosyal etkileşim ve sağlık açısından da önemli yerlerdir. Hamamlar, kadınlar ve erkekler için ayrı zamanlarda hizmet vererek sosyal bir buluşma noktası oluşturmuştur. Aynı zamanda, çeşitli ritüellerin ve sosyal etkinliklerin merkezi olmuştur.
- Medreseler:
- Örnek: Süleymaniye Medresesi
- İhtiyaçlar: Medreseler, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü yerlerdir. Bu yapılar, dini ve fenni ilimlerin öğretilmesi için önemli merkezler olmuştur. Medreseler, bilimsel araştırmaların yapıldığı ve alimlerin yetiştirildiği kurumlar olarak toplumsal gelişime katkıda bulunmuştur.
- Köprüler:
- Örnek: Galata Köprüsü
- İhtiyaçlar: Köprüler, ulaşım ve ticaretin kolaylaştırılmasına yardımcı olmuştur. Şehirlerin iki yakasını birleştirerek, insanların ve malların hızlı ve güvenli bir şekilde taşınmasını sağlamıştır. Köprüler, aynı zamanda mimari ve mühendislik alanında da önemli eserlerdir.
Bu tarihî yapılar, geçmişte olduğu gibi günümüzde de halkın çeşitli ihtiyaçlarına cevap vermekte ve kültürel mirasın korunmasına katkıda bulunmaktadır. Toplumsal hayatın şekillenmesinde önemli rol oynayan bu yapılar, tarih boyunca halkın günlük yaşamında merkezi bir yere sahip olmuştur.
Soru : Yukarıdaki metinde anlatılan evin özelliklerinden hangilerini yandaki resimde görüyorsunuz?
Cevap :
Metinde belirtilen yüksek sediri görselde net bir şekilde görebiliyoruz. Sedirin üzerine kumaşla ya da satenle kaplanmış şilteler yerleştirilmiş ve bir uçtan diğer uca yastıklar dizilmiş. Ayrıca, yüksek tavan da metinde bahsedilen bir özellik olarak karşımıza çıkıyor ve görselde de bu detayı fark edebiliyoruz.
7. Sınıf Sosyal Bilgiler EKOYAY Yayınları Ders Kitabı Sayfa 87 Cevapları
Soru : Metinlerde söz edilen yemek ve içeceklerin hangileri günümüzde de tüketilmektedir?
Cevap :
Kabak dolması, bazlama, pilav ve cacık günümüzde de her evde yenilmektedir.
7. Sınıf Sosyal Bilgiler EKOYAY Yayınları Ders Kitabı Sayfa 88 Cevapları
Soru : 1574’teki Ramazan Bayramı kutlamaları ile günümüzdeki Ramazan Bayramı kutlamaları arasındaki benzerlik ve farklılıklar nelerdir?
Kısa Cevap :
1574’teki Ramazan Bayramı kutlamaları ile günümüzdeki kutlamalar arasında bazı benzerlikler ve farklılıklar bulunmaktadır. Benzerlikler arasında bayram namazı kılma, aile ve dostlarla bir araya gelme, çocuklara harçlık verme ve bayram sofraları kurma gibi gelenekler yer alır.
Farklılıklar ise teknolojinin etkisiyle kutlamaların daha modern ve dijitalleşmiş bir şekilde yapılması, bayram tebriklerinin sosyal medya ve telefonlar aracılığıyla yapılması, ve bayram ziyaretlerinin daha organize ve planlı bir hale gelmesi olarak sıralanabilir.
Uzun Cevap :
1574’teki Ramazan Bayramı kutlamaları ile günümüzdeki kutlamalar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar, hem sosyal hem de kültürel değişimlerle şekillenmiştir.
Benzerlikler:
- Bayram Namazı: Hem 1574’te hem de günümüzde bayram namazı kılmak, bayramın en önemli ritüellerinden biridir. Müslümanlar, sabahın erken saatlerinde camilere giderek bayram namazını kılarlar.
- Aile ve Dostlarla Bir Araya Gelme: Aile ziyaretleri ve dostlarla bir araya gelme, hem geçmişte hem de günümüzde bayram kutlamalarının önemli bir parçasıdır. Bayramlar, aile bağlarını güçlendirmek ve dostlukları pekiştirmek için bir fırsat olarak görülür.
- Çocuklara Harçlık Verme: Çocuklara harçlık verme geleneği, geçmişten günümüze devam etmektedir. Bayramda çocuklar, büyüklerinden harçlık alarak mutlu edilir.
- Bayram Sofraları: Hem geçmişte hem de günümüzde bayram sofraları, zengin ve çeşitli yemeklerle donatılır. Misafirlere özel yemekler hazırlanır ve ikram edilir.
Farklılıklar:
- Teknolojik Etkiler: Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte, bayram kutlamaları daha modern ve dijitalleşmiş bir hale gelmiştir. Bayram tebrikleri, sosyal medya ve telefonlar aracılığıyla yapılmakta, uzakta olan akrabalarla görüntülü görüşmeler gerçekleştirilmektedir.
- Trafik ve Ulaşım: 1574’te ulaşım daha sınırlıyken, günümüzde bayram tatilleri nedeniyle büyük şehirlerde yoğun trafik ve seyahat hareketliliği yaşanmaktadır. Aileler, bayram tatilini fırsat bilerek şehirler arası yolculuklar yapmaktadır.
- Organizasyon ve Planlama: Günümüzde bayram ziyaretleri daha organize ve planlı bir şekilde yapılmaktadır. Özellikle büyük ailelerde, ziyaret programları önceden belirlenmekte ve buna göre planlar yapılmaktadır.
- Tüketim Alışkanlıkları: Modern zamanlarda tüketim alışkanlıkları da değişmiştir. Bayram öncesi alışverişler, hediyeleşme ve çeşitli etkinlikler, geçmişe kıyasla daha ticari bir boyut kazanmıştır.
7. Sınıf Sosyal Bilgiler EKOYAY Yayınları Ders Kitabı Sayfa 89 Cevapları
Soru : Günümüzdeki giysi ve ayakkabılarla metinde anlatılanlar arasında ne gibi benzerlikler ve farklılıklar bulunmaktadır?
Kısa Cevap :
Günümüzdeki giysi ve ayakkabılarla metinde anlatılanlar arasında çeşitli benzerlikler ve farklılıklar bulunmaktadır. Benzerlikler arasında, giysilerin temel işlevi olan vücut örtme ve koruma özellikleri sayılabilir.
Farklılıklar ise tasarım, kullanılan malzemeler ve giyim tarzında ortaya çıkar. Günümüzde giysiler daha modern, çeşitli ve moda trendlerine uygun olarak üretilmektedir, metinde anlatılan dönem giysileri ise daha geleneksel ve sade bir yapıya sahiptir.
Uzun Cevap :
Günümüzdeki giysi ve ayakkabılarla metinde anlatılanlar arasında hem benzerlikler hem de farklılıklar mevcuttur. Bu farklılıklar ve benzerlikler, kültürel değişimlerin ve teknolojik ilerlemelerin bir yansıması olarak görülebilir.
Benzerlikler:
- Temel İşlev: Hem günümüzde hem de geçmişte giysilerin ve ayakkabıların temel işlevi, vücudu örtmek ve korumaktır. Soğuk havalarda sıcak tutmak, güneşten korumak ve vücut mahremiyetini sağlamak gibi temel fonksiyonlar, her iki dönemde de aynıdır.
- Sosyal ve Kültürel Anlamlar: Giysiler ve ayakkabılar, her iki dönemde de sosyal ve kültürel anlamlar taşır. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de kıyafetler, kişinin sosyal statüsünü, mesleğini ve hatta kişisel tarzını yansıtır.
Farklılıklar:
- Tasarım ve Moda: Günümüzde giysi ve ayakkabı tasarımları, moda trendlerine ve bireysel zevklere göre büyük çeşitlilik gösterir. Metinde anlatılan dönemde ise kıyafetler daha geleneksel ve belirli kalıplara uygun olarak tasarlanmıştır.
- Kullanılan Malzemeler: Günümüzdeki giysiler ve ayakkabılar, sentetik ve doğal karışımlı ileri teknoloji ürünü malzemelerden yapılmaktadır. Metinde anlatılan dönemde ise daha çok doğal malzemeler, yün, pamuk ve deri gibi geleneksel malzemeler kullanılmaktaydı.
- Giyim Tarzı: Modern giyim tarzları, rahatlık ve işlevselliği ön planda tutarken, geçmiş dönemde giyim tarzları daha resmi ve katı kurallara tabiydi. Örneğin, metinde bahsedilen giysilerde daha süslü ve detaylı işlemeler bulunurken, günümüz giysileri daha sade ve kullanışlı olabilir.
- Üretim ve Erişilebilirlik: Günümüzde giysi ve ayakkabı üretimi endüstriyel boyutta yapılmakta ve hızlı moda akımları ile geniş kitlelere ulaşmaktadır. Metinde anlatılan dönemde ise giysi ve ayakkabılar daha çok el yapımı ve özel dikim ürünlerdi.
Soru : Seyyah Osmanlı’da kullanılan giysi ve ayakkabıların hangi özelliklerinden etkilenmiştir?
Kısa Cevap :
Seyyah, Osmanlı’da kullanılan giysi ve ayakkabıların zengin süslemeleri, kaliteli malzemeleri ve işçilikleri gibi özelliklerinden etkilenmiştir. Bu giysilerdeki detaylı işlemeler, renk uyumları ve kumaşların kalitesi, seyyahın ilgisini çeken unsurlardır. Ayrıca, ayakkabıların sağlamlığı ve estetik görünümü de seyyahın dikkatini çekmiştir.
Uzun Cevap :
Seyyah, Osmanlı’da kullanılan giysi ve ayakkabıların birçok özelliğinden etkilenmiştir. Bu özellikler, Osmanlı’nın zengin kültürel mirası ve estetik anlayışını yansıtmaktadır.
Zengin Süslemeler ve İşlemeler: Osmanlı giysilerinde ve ayakkabılarında kullanılan detaylı süslemeler ve işlemeler, seyyahın en çok dikkatini çeken unsurlardan biridir. Özellikle, giysilerdeki altın ve gümüş işlemeler, incelikle yapılmış nakışlar ve çeşitli desenler, dönemin estetik anlayışını ve sanatını gözler önüne serer.
Kaliteli Malzemeler: Osmanlı giysi ve ayakkabılarında kullanılan malzemeler genellikle yüksek kalitededir. İpek, saten, kadife gibi lüks kumaşlar ve kaliteli deri, bu giysilerin ve ayakkabıların dayanıklılığını ve şıklığını artırmaktadır. Seyyah, bu malzemelerin kalitesinden ve kullanımından oldukça etkilenmiştir.
Renk ve Desen Uyumları: Osmanlı giysilerindeki renk uyumu ve desen zenginliği, seyyahın ilgisini çeken diğer önemli özelliklerdir. Giysilerde kullanılan canlı ve çeşitli renkler, desenlerin ahengi ve kumaşların birbirleriyle uyumu, dönemin moda anlayışını ve estetik değerlerini yansıtır.
Fonksiyonellik ve Rahatlık: Osmanlı giysileri ve ayakkabıları, estetik görünümünün yanı sıra fonksiyonellik ve rahatlık açısından da dikkat çekmektedir. Geniş ve rahat kesimler, günlük hayatta hareket kolaylığı sağlar. Ayakkabıların sağlamlığı ve konforu, uzun yürüyüşler ve yolculuklar için uygundur.
Toplumsal ve Kültürel Simgeler: Osmanlı giysileri, toplumsal statü ve kültürel kimliği yansıtan önemli simgelerdir. Seyyah, farklı toplumsal sınıflara ve mesleklere ait giysilerin çeşitliliğinden ve bu giysilerin toplumsal yapıyı nasıl yansıttığından etkilenmiştir.
7. Sınıf Sosyal Bilgiler EKOYAY Yayınları Ders Kitabı Sayfa 90 Cevapları
Soru : Osmanlı Devleti’nin kültürel özelliklerine ait örnekleri araştırınız. Her bir özellik için üç örnek yazınız.
Kısa Cevap :
Mimari eserler:
- Süleymaniye Camii
- Topkapı Sarayı
- Selimiye Camii
Giysiler:
- Kaftan
- Şalvar
- Ferace
Yemekler:
- Hünkar Beğendi
- İmam Bayıldı
- Muhallebi
Kutlamalar ve eğlenceler:
- Nevruz Kutlamaları
- Hıdırellez Şenlikleri
- Mehter Takımı Gösterileri
İçecekler:
- Türk Kahvesi
- Şerbet
- Ayran
Bayramlar:
- Ramazan Bayramı
- Kurban Bayramı
- Mevlid Kandili
Oyunlar:
- Cirit
- Mangala
- Karagöz ve Hacivat
Ev eşyaları:
- Yatak sediri
- Bakır sini
- Halı ve kilim
Sporlar:
- Güreş
- Okçuluk
- Binicilik
Edebî eserler:
- Divan-ı Kebir (Mevlana)
- Leyla ve Mecnun (Fuzuli)
- Hadikatü’s-Süeda (Fuzuli)
Uzun Cevap :
Mimari eserler:
- Süleymaniye Camii: Mimar Sinan tarafından İstanbul’da inşa edilen bu cami, Osmanlı mimarisinin en önemli örneklerinden biridir.
- Topkapı Sarayı: İstanbul’da bulunan bu saray, Osmanlı padişahlarının yaşadığı ve devlet işlerini yürüttüğü önemli bir yapıdır.
- Selimiye Camii: Edirne’de bulunan ve yine Mimar Sinan tarafından inşa edilen bu cami, Osmanlı dönemi cami mimarisinin zirvesini temsil eder.
Giysiler:
- Kaftan: Osmanlı döneminde sultanların ve yüksek rütbeli devlet görevlilerinin giydiği, genellikle ipekten yapılan süslü bir giysi.
- Şalvar: Hem erkeklerin hem de kadınların giydiği, bol paçalı bir pantolon türü.
- Ferace: Kadınların dışarıda giydikleri, genellikle siyah ve bol kesimli bir giysi.
Yemekler:
- Hünkar Beğendi: Patlıcan püresi üzerinde servis edilen et yemeği, Osmanlı mutfağının lezzetli yemeklerinden biridir.
- İmam Bayıldı: Zeytinyağlı patlıcan yemeği, hafif ve lezzetli bir Osmanlı yemeğidir.
- Muhallebi: Süt ve nişasta ile yapılan tatlı, Osmanlı mutfağının klasik tatlılarından biridir.
Kutlamalar ve eğlenceler:
- Nevruz Kutlamaları: Baharın gelişini kutlamak amacıyla yapılan şenlikler.
- Hıdırellez Şenlikleri: Hızır ve İlyas peygamberlerin buluşmasını kutlamak için yapılan etkinlikler.
- Mehter Takımı Gösterileri: Osmanlı askeri bandosu olan Mehter Takımı’nın gösterileri, bayram ve törenlerde önemli bir yer tutardı.
İçecekler:
- Türk Kahvesi: Osmanlı’dan günümüze gelen, özel yöntemlerle hazırlanan kahve.
- Şerbet: Meyve ve çiçek özlerinden yapılan tatlı içecekler.
- Ayran: Yoğurt, su ve tuz karışımından yapılan serinletici bir içecek.
Bayramlar:
- Ramazan Bayramı: Ramazan ayının bitimiyle kutlanan dini bayram.
- Kurban Bayramı: Hz. İbrahim’in Allah’a olan bağlılığını anmak için kutlanan bayram.
- Mevlid Kandili: Hz. Muhammed’in doğumunu kutlamak amacıyla yapılan dini törenler.
Oyunlar:
- Cirit: At üzerinde oynanan, geleneksel bir Osmanlı sporu.
- Mangala: Strateji ve zeka oyunu olarak oynanan, köklü bir geçmişe sahip oyun.
- Karagöz ve Hacivat: Gölge oyunu olarak bilinen, mizahi ve eğitici içeriklere sahip tiyatro gösterisi.
Ev eşyaları:
- Yatak sediri: Üzerine yatak yerleştirilen yüksek platform.
- Bakır sini: Yemeklerin üzerine konduğu büyük, yuvarlak tepsi.
- Halı ve kilim: Osmanlı evlerinin vazgeçilmez zemin örtüleri.
Sporlar:
- Güreş: Osmanlı’da önemli bir yer tutan, geleneksel spor dalı.
- Okçuluk: Osmanlı askerleri arasında yaygın olan bir spor ve savaş sanatı.
- Binicilik: At binme sporu, hem savaş hem de gösteri amaçlı olarak yapılmaktaydı.
Edebî eserler:
- Divan-ı Kebir (Mevlana): Mevlana Celaleddin Rumi’nin önemli eserlerinden biridir.
- Leyla ve Mecnun (Fuzuli): Fuzuli’nin yazdığı, aşk temalı klasik bir Osmanlı eseridir.
- Hadikatü’s-Süeda (Fuzuli): Fuzuli’nin Kerbela olayı üzerine yazdığı eser, Osmanlı edebiyatının önemli bir parçasıdır.
7. Sınıf Sosyal Bilgiler EKOYAY Yayınları Ders Kitabı Sayfa 91 Cevapları
Soru : Seyahatnamelerden alınmış metinleri okuyunuz ve soruları cevaplayınız. Cevaplarınızı defterinize yazınız.
1. Metinler kültürel özelliklerden hangileriyle ilgilidir? Sırasıyla söyleyiniz.
Cevap : Misafirperverlik, hoşgörü, inanç
2. Bu kültürel özellikler neden seyyahların ilgisini çekmiştir?
Cevap : Çünkü başka ülkelerde bu kadar büyük bir saygı ve misafirperverlikle karşılanmamışlardır. Bu denli sıcak ve cömert bir şekilde ağırlandıkları başka bir kültür bulunmamaktadır.
3. Metinlerdeki kültürel özellikler günümüzde devam ediyor mu? Devam etmeyenler neden yok olmuş olabilir?
Cevap : Tam anlamıyla olmasa da, bu kültürel özelliklerin bir kısmı günümüzde devam etmektedir. Misafirperverlik ve hoşgörü hala toplumda önemli bir yer tutmaktadır. Ancak teşekkür beklememe adeti artık pek yaygın değildir, çünkü günümüz insanları yaptıklarının karşılığını bekler hale gelmiştir.
4. Bu kültürel özelliklerden hangilerini yaşatmak gerektiğini düşünüyorsunuz? Neden?
Cevap :Misafiri ağırlama, konaklama imkanı sunma, yedirme ve teşekkür beklememe geleneklerinin yaşatılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü hoşgörü ve misafirperverlik, toplumun önemli erdemlerinin başında gelmelidir ve toplumsal dayanışmayı güçlendirir.
