5. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 68-69-70-71-72-73-74 SDR Dikey Yayıncılık

Ortaokul 5. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Cisme Etki Eden Sürtünme Kuvveti Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74


5. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Cisme Etki Eden Sürtünme Kuvveti Metni Etkinlik Cevapları


“5. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 68-69-70-71-72-73-74 SDR Dikey Yayıncılık”

5. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 68-69-70-71-72-73-74


5. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 68 Cevapları


Soru : Kışın araç lastiklerine zincir takılmasının nedeni nedir?


Kısa Cevap : “Kışın araç lastiklerine zincir takılmasının nedeni nedir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Kışın araç lastiklerine zincir takılmasının başlıca nedenleri ve detaylı açıklaması:

  1. Artan Sürtünme ve Tutuş:
    • Kar ve buzla kaplı yollarda, standart lastiklerin yol tutuşu ciddi şekilde azalır. Lastik zincirleri, lastiğin yüzeyine eklenen metal halkalar veya tellerden oluşur. Bu halkalar, buz ve kar üzerinde ekstra sürtünme sağlayarak lastiklerin yola daha iyi tutunmasını sağlar.
  2. Güvenli Frenleme:
    • Zincirler, lastiklerin yolda kaymasını önleyerek daha güvenli frenleme sağlar. Bu, özellikle ani duruşlar veya yokuş aşağı inişlerde aracın kontrolünü korumasına yardımcı olur.
  3. Daha İyi Manevra Kabiliyeti:
    • Zincirler, aracın kar ve buz üzerinde daha iyi yönlendirilmesini sağlar. Virajlarda veya ani manevralarda, zincirler sayesinde lastiklerin yola tutunma kapasitesi artar, bu da aracın savrulmasını veya kaymasını engeller.
  4. Yokuş Çıkma ve İnişlerde Yardımcı Olma:
    • Kar ve buzla kaplı yokuşlarda araçların hareket etmesi zorlaşır. Zincirler, özellikle yokuş yukarı çıkarken veya yokuş aşağı inerken lastiklerin kaymasını önleyerek aracın yol almasını kolaylaştırır.
  5. Acil Durumlarda Kullanım:
    • Zincirler, yoğun kar yağışı veya buzlanma gibi acil durumlarda lastiklerin yol tutuşunu artırarak güvenli bir sürüş sağlar. Bu tür durumlarda, zincirlerin kullanımı zorunlu hale gelebilir.

Bu nedenlerle, kışın zorlu hava koşullarında lastik zincirleri kullanmak, araçların güvenli bir şekilde yol almasını sağlayarak kazaların önüne geçilmesine yardımcı olur.


5. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 69 Cevapları


Elimize bir cisim alalım. Bu cisme, farklı zeminlerde kuvvet uygulayarak cismi hareket ettirmeye çalışalım.

Soru : Farklı zeminlerde cismi harekete geçirmek için uyguladığımız kuvvette bir değişiklik oldu mu?


Cevap :

Evet, farklı zeminlerde cismi harekete geçirmek için uyguladığımız kuvvette bir değişiklik olur. Bunun nedeni, farklı zeminlerin farklı sürtünme kuvvetlerine sahip olmasıdır. Sürtünme kuvveti, cismin zeminle temas eden yüzeyinin ve zeminin özelliklerine bağlı olarak değişir. Örneğin, pürüzsüz bir zeminde sürtünme kuvveti daha düşük olabilirken, pürüzlü veya yumuşak bir zeminde (örneğin, halı veya kum) sürtünme kuvveti daha yüksek olabilir. Bu durumda, cismi harekete geçirmek için gereken kuvvet de zeminin sürtünme katsayısına bağlı olarak değişir.

Kısaca özetlemek gerekirse:

  • Pürüzsüz ve sert bir zeminde (örneğin, buz veya cilalı tahta) cismi harekete geçirmek için daha az kuvvet gerekir.
  • Pürüzlü ve yumuşak bir zeminde (örneğin, halı veya kum) cismi harekete geçirmek için daha fazla kuvvet gerekir.

Bu nedenle, cismi farklı zeminlerde harekete geçirmek için uygulanan kuvvet farklılık gösterir.


Soru : Aşağıda verilen görsellerdeki zeminlerin hangisinde yürümek daha zordur? Neden?


Cevap :

Görsel 3.13: Pürüzlü yüzeyde yürümek daha zordur çünkü pürüzlü yüzeylerde cisimlerin hareketleri oldukça zordur.


5. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 71 Cevapları


Etkinlik Farklı Yüzeyler 


Gerekli Malzemeler

Yağlı kâğıt
A4 kâğıdı
Kalem

Etkinliğin Yapılışı Gerekli Malzemeler

Kalem ile önce A’ kâğıdı üzerine birşeyler yazalım.
Daha sonra, yağlı kâğıt üzerine aynı yazıları yazmaya çalışalım.


Soru : Hangi kâğıda yazı yazarkan zorlandık? Neden?


Cevap :

Yağlı kağıt üzerine yazı yazarken zorlandık. Yazının kayması veya belirsiz olması sebeplerinden dolayı zorlandık.


5. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 72 Cevapları


Soru : Gemilerin (Görsel 3.23) ve uçakların (Görsel 3.24) burunlarının sivri olduğunu biliyorsunuz. Peki, neden bu araçların burunları sivridir? Yüzeylerin cisimlere sürtünme kuvveti uyguladığı gibi hava ve su da cisimlere sürtünme kuvveti uygular.


Cevap :

Gemi ve uçakların uç kısımlarının sivri yapılmasının sebebi de suyun ve havanın cisimlere uyguladığı sürtünme kuvvetini azaltmaktır.


5. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 73 Cevapları


Soru : Yüksekten atlayan paraşütlü bir kişi ile paraşütsüz bir kişi aynı süratle mi yere düşer? Tartışalım.


Cevap :

Hayır, yüksekten atlayan paraşütlü bir kişi ile paraşütsüz bir kişi aynı süratle yere düşmez. Bunun nedeni, iki kişi arasındaki hava direncinin farklı olmasıdır.

  1. Paraşütsüz Kişi:
    • Hava direnci başlangıçta düşük olduğu için hızlanarak serbest düşüş yapar.
    • Hız arttıkça hava direnci de artar ve belirli bir süre sonra terminal hıza (sabit hız) ulaşır.
    • Paraşütsüz bir kişinin terminal hızı oldukça yüksektir, genellikle 200 km/s civarında.
  2. Paraşütlü Kişi:
    • Paraşüt açıldığında, yüzey alanı artar ve hava direnci dramatik şekilde yükselir.
    • Artan hava direnci, serbest düşüş hızını büyük ölçüde azaltır.
    • Paraşütlü kişinin terminal hızı çok daha düşüktür, genellikle 15-25 km/s civarında.

Bu nedenle, paraşütlü bir kişi çok daha düşük bir hızla yere düşerken, paraşütsüz bir kişi çok daha yüksek bir hızla yere düşer. Sonuç olarak, iki kişi aynı hızla yere düşmez.


5. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 74 Cevapları


Soru : Günlük yaşamda sürtünme kuvvetini artırmaya veya azaltmaya yönelik yeni fikirler üretelim. Ürettiğimiz fikirleri aşağıda verilen alana yazalım.


Kısa Cevap : “Günlük yaşamda sürtünme kuvvetini artırmaya veya azaltmaya yönelik yeni fikirler üretelim.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Maddeler Halinde Günlük yaşamda sürtünme kuvvetini artırmaya veya azaltmaya yönelik daha detaylı ve kapsamlı fikirler aşağıdaki gibidir:

  1. Ayakkabı Tabanları:
    • Mikro Dokulu Malzemeler: Ayakkabı tabanlarına, özellikle spor ayakkabılarında kullanılmak üzere mikro dokulu malzemeler eklenerek kaygan zeminlerde daha iyi tutuş sağlanabilir. Bu, yağmurlu veya karlı havalarda yürümeyi daha güvenli hale getirir.
    • Çıkarılabilir Tabanlıklar: Değiştirilebilir tabanlıklar tasarlanarak farklı zemin koşullarına uygun tabanlıklar kullanılabilir. Örneğin, buzlu zeminler için metal çivili tabanlıklar.
  2. Otomobil Lastikleri:
    • Hidrofobik Kaplamalar: Lastiklerin yüzeyine suyu iten hidrofobik kaplamalar uygulanarak yağmurlu havalarda suyun lastiklerin altından daha hızlı akması sağlanabilir. Bu, aquaplaning riskini azaltarak sürüş güvenliğini artırır.
    • Akıllı Lastikler: İçine yerleştirilen sensörlerle lastiklerin yüzey koşullarını algılayarak anında basınç ve sıcaklık ayarlarını yapabilen lastikler geliştirilebilir.
  3. Yüzey Kaplamaları:
    • Çok Amaçlı Kaplamalar: Mutfak tezgahı, masa gibi yüzeylere, kullanıcı ihtiyacına göre sürtünmeyi artıran veya azaltan kaplamalar yapılabilir. Örneğin, yemek yaparken malzemelerin kaymasını engelleyen, fakat temizlik sırasında kolayca kaydırmayı sağlayan kaplamalar.
    • Nanoteknoloji Uygulamaları: Nanoteknoloji kullanılarak yüzeylerin mikroskobik düzeyde pürüzsüz veya pürüzlü hale getirilmesi sağlanabilir. Bu, özellikle endüstriyel uygulamalarda kullanılabilir.
  4. Bisiklet Frenleri:
    • Özel Alaşımlar: Fren balatalarına eklenen özel alaşımlar sayesinde yüksek sürtünme kuvveti elde edilerek daha güvenli frenleme sağlanabilir. Özellikle yarış bisikletlerinde bu tür teknolojiler hız ve güvenlik açısından büyük avantaj sağlar.
    • Manyetik Frenler: Elektrikli bisikletlerde manyetik fren sistemleri kullanılarak sürtünme kuvveti artırılabilir. Bu sistemler, mekanik sürtünmeye ihtiyaç duymadan güçlü bir frenleme sağlar.
  5. Kayak Ekipmanları:
    • Sürtünme Azaltıcı Balmumları: Kayakların altına sürtünmeyi azaltan ve hızlanmayı sağlayan özel balmumları geliştirilebilir. Bu balmumlar, farklı kar türlerine ve sıcaklıklara göre optimize edilebilir.
    • Adaptif Kayak Tabanları: Kayak tabanlarına yerleştirilen ısıtıcı sistemler sayesinde karın türüne ve sıcaklığına göre taban yüzeyi anında ayarlanabilir.

Bu fikirler, günlük yaşamda sürtünme kuvvetini etkili bir şekilde yöneterek hem güvenliği artırabilir hem de performansı iyileştirebilir.



 

Our Score

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 46-47-48-49-50-51-52-53-54 MEB Yayınları

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Besinler ve Özellikleri Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54


4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Besinler ve Özellikleri Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 46-47-48-49-50-51-52-53-54 MEB Yayınları”

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 46-47-48-49-50-51-52-53-54


Soru : Vücudunuzun enerji ihtiyacını nasıl karşılarsınız?


Kısa Cevap :

Vücudumun enerji ihtiyacını dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeniyle karşılarım. Karbonhidratlar, proteinler ve sağlıklı yağlar içeren yiyecekler tüketirim.

Uzun Cevap :

Vücudumun enerji ihtiyacını karşılamak için dengeli ve çeşitli bir beslenme programına sadık kalırım. Öncelikle, karbonhidratlar enerji kaynağı olarak çok önemlidir. Tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar, vücudun ihtiyacı olan enerjiyi sürekli olarak sağlar. Bunun yanı sıra, proteinler de kas onarımı ve yapımı için gereklidir. Protein kaynakları olarak tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri, baklagiller ve fındık gibi besinleri tüketirim.

Sağlıklı yağlar da enerji ihtiyacını karşılamak ve hücre fonksiyonlarını desteklemek için önemlidir. Zeytinyağı, avokado, balık ve fındık gibi besinlerden sağlıklı yağlar alırım. Ayrıca, vitaminler ve mineraller de enerjinin etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar. Bu yüzden, çeşitli sebzeler ve meyveler tüketerek bu mikro besinleri de alırım.

Bununla birlikte, su tüketimi de enerji seviyelerinin korunmasında kritik bir rol oynar. Dehidrasyon, yorgunluk ve enerji düşüklüğüne neden olabileceği için gün boyunca yeterli miktarda su içmeye özen gösteririm.

Son olarak, düzenli fiziksel aktivite de vücudun enerji metabolizmasını olumlu yönde etkiler. Egzersiz yaparak enerji seviyelerini yükseltir ve genel sağlığı desteklerim. Böylece, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve düzenli egzersizle vücudumun enerji ihtiyacını etkili bir şekilde karşılarım.


4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 47 Cevapları


Soru : Bir ve yedi yaşında olduğunuz fotoğrafları karşılaştırdığınızda kendinizde ne gibi değişiklikler gözlemlersiniz?


Cevap :

Boyum uzadı, yüzüm ve diş yapım değişti.


4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 48 Cevapları


Soru : Okuldan eve geldiğinizde neden yemek yeme ihtiyacı duyarsınız?


Kısa Cevap :

Okuldan eve geldiğimde yemek yeme ihtiyacı duyarım çünkü okuldayken fiziksel ve zihinsel aktivitelerle enerji harcarım ve bu enerji kaybını yerine koymam gerekir. Ayrıca, öğle yemeğinden sonra uzun bir süre geçtiği için tekrar acıkmış olurum.

Uzun Cevap :

Okuldan eve geldiğimde yemek yeme ihtiyacı duymamın birkaç nedeni vardır. Birincisi, okul boyunca fiziksel ve zihinsel aktivitelerle yoğun bir şekilde enerji harcarım. Dersler sırasında zihinsel faaliyetler, beden eğitimi dersleri veya teneffüslerde yapılan fiziksel aktiviteler, vücudumun enerji seviyelerini düşürür. Bu nedenle, eve geldiğimde enerji depolarımı yeniden doldurmak için yemek yemeye ihtiyaç duyarım.

İkincisi, okulda genellikle belirli saatlerde yemek yediğimiz için, öğle yemeğinden sonra uzun bir süre geçer ve bu süre zarfında tekrar acıkırım. Vücudumun enerji ihtiyacını karşılamak ve açlığımı gidermek için eve geldiğimde atıştırmalık veya akşam yemeği yemek gerekir.

Üçüncüsü, düzenli aralıklarla yemek yemek, kan şekeri seviyelerinin dengede kalmasına yardımcı olur. Uzun süre aç kalmak kan şekeri seviyelerinin düşmesine ve yorgunluk, halsizlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle, okuldan eve geldiğimde yemek yemek, hem enerji seviyelerimi yenilemek hem de genel sağlığımı korumak için önemlidir.

Son olarak, yemek yemek aynı zamanda rahatlama ve keyif alma hissi de sağlar. Okulun yoğun temposundan sonra, sevdiğim yiyecekleri yemek, hem fiziksel hem de zihinsel olarak rahatlamama yardımcı olur. Bu şekilde, günün geri kalanında daha enerjik ve dinç hissederim.


4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 49 Cevapları


Soru : Kış uykusuna yatan hayvanlar neden acıkmaz?


Cevap :

Kış uykusuna yatan hayvanlar acıkmaz çünkü metabolizmaları yavaşlar ve enerji ihtiyaçları azalır. Bu süreçte, vücutlarındaki yağ depolarını kullanarak hayatta kalırlar.


4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 50 Cevapları


UYGULAYALIM Yağlı Besinleri Bulalım


Amaç : Besinlerin yapısında bulunan yağı tespit etmek.

MALZEMELER

Birkaç tane yer fıstığı
1 dilim havuç
1 dilim elma
Birkaç tane pirinç
Birkaç tane nohut
Bir miktar kuru nane
Birkaç tane ceviz
Birkaç tane fındık
1 adet A4 kâğıdı

UYGULAMA BASAMAKLARI 

• A4 kâğıdını sekiz eşit parçaya bölerek her bir parçaya malzeme listesindeki besinlerden birinin adını yazınız.
• Besini, adının yazılı olduğu bölüme sürtünüz.
• Bir süre bekledikten sonra kâğıdı ışığa tutarak gözlemleyiniz.


1. Hangi besinler kâğıtta şeffaf bir iz bıraktı? 


Cevap :

Yer fıstığı, ceviz, fındık, kuru nane yağ içerikleri sayesinde şeffaf bir iz bıraktı.


2. Bazı besinlerin kâğıtta şeffaf iz bırakmasının nedeni nedir? 


Cevap :

Bu besinlerde bulunan yağlar sürtme ile kâğıda geçti. Yağın doymamış yapısı sayesinde kâğıtta şeffaf oldu.


3. Gün içerisinde tükettiğiniz besinlerden yağ içerenleri yazınız. 


Kısa Cevap :

Gün içerisinde tükettiğim yağ içeren besinler arasında avokado, zeytinyağı, ceviz, fındık, badem, peynir ve süt bulunmaktadır.

Uzun Cevap :

Gün içerisinde tükettiğim çeşitli besinlerden bazıları yağ içerir ve bu yağlar vücudum için gerekli olan enerjiyi sağlar, hücre fonksiyonlarını destekler ve genel sağlığıma katkıda bulunur. İşte gün boyunca tükettiğim yağ içeren besinler:

  1. Avokado: Avokado, sağlıklı yağlar açısından zengin bir meyvedir. Tekli doymamış yağlar içerir ve kalp sağlığına faydalıdır.
  2. Zeytinyağı: Yemeklerimde ve salatalarımda sıklıkla zeytinyağı kullanırım. Zeytinyağı, özellikle tekli doymamış yağlar açısından zengindir ve antioksidanlar içerir.
  3. Ceviz: Ceviz, omega-3 yağ asitleri bakımından zengindir ve beyin sağlığını destekler. Ara öğünlerde veya salatalarda sıkça tüketirim.
  4. Fındık ve Badem: Fındık ve badem, sağlıklı yağlar, protein ve lif içeren besinlerdir. Atıştırmalık olarak veya kahvaltılarda sıkça tüketirim.
  5. Peynir: Peynir, doymuş yağlar içeren bir süt ürünüdür. Kahvaltıda veya atıştırmalık olarak tüketirim.
  6. Süt ve Yoğurt: Süt ve yoğurt da belirli miktarda yağ içerir. Özellikle tam yağlı ürünleri tükettiğimde, bu besinler de günlük yağ alımımı destekler.
  7. Balık: Somon ve uskumru gibi yağlı balıklar, omega-3 yağ asitleri açısından zengindir ve haftada birkaç kez tüketirim.

Bu besinler, günlük diyetimde sağlıklı yağları alarak dengeli beslenmeme yardımcı olur. Sağlıklı yağlar, enerji sağlamanın yanı sıra, vücut fonksiyonlarının düzgün çalışmasını destekler ve genel sağlığımı korur.


4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 51 Cevapları


Soru : Hasta olduğunuzda en çok hangi besinleri tüketiyorsunuz? 


Kısa Cevap :

Hasta olduğumda en çok çorba, bitki çayları ve taze meyve suyu tüketiyorum.

Uzun Cevap :

Hasta olduğumda genellikle vücudumu desteklemek ve hızlı bir şekilde iyileşmek için bazı besinlere öncelik veririm. Çorba, özellikle tavuk suyu çorbası, sindirimi kolay olduğu ve vücuda gerekli besinleri sağladığı için sıkça tercih ettiğim bir besindir.

Bunun yanı sıra, bitki çayları da hem boğazı yumuşatır hem de rahatlatıcı etkileri vardır. Özellikle zencefil, nane ve papatya çayları bu dönemde sıklıkla tükettiğim içecekler arasındadır. Taze meyve suları, özellikle portakal ve nar suyu, C vitamini açısından zengin oldukları için bağışıklık sistemini destekler ve vücudun hastalıkla daha iyi mücadele etmesine yardımcı olur. Bu besinler, hasta olduğumda hem rahatlatıcı hem de iyileşmeyi hızlandırıcı özelliklere sahiptir.


4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 52 Cevapları


Soru : Beden Eğitimi ve Oyun dersinde koşup oynadığınızda neden su içme ihtiyacı duyarsınız?


Kısa Cevap :

Beden Eğitimi ve Oyun dersinde koşup oynadığınızda vücudunuz terleyerek su kaybeder, bu nedenle su içme ihtiyacı duyarsınız.

Uzun Cevap :

Beden Eğitimi ve Oyun dersinde fiziksel aktiviteler yaparken vücudumuz enerji harcar ve terlemeye başlarız. Terleme, vücudun ısısını düzenlemenin ve fazla ısıyı atmanın doğal bir yoludur.

Ancak, terleme ile birlikte vücuttan su ve mineraller kaybedilir. Bu kayıplar, vücudun su dengesini bozabilir ve dehidrasyona yol açabilir. Dehidrasyon, yorgunluk, baş ağrısı ve konsantrasyon bozukluğu gibi belirtilere neden olabilir. Bu yüzden, fiziksel aktiviteler sırasında ve sonrasında su içmek, vücudun kaybettiği suyu yerine koymak ve optimal performansı sürdürmek için önemlidir.

Su içmek ayrıca vücudun enerji seviyelerini korumasına ve kas kramplarını önlemesine yardımcı olur. Bu nedenle, beden eğitimi derslerinde su içmek, hem sağlık hem de performans açısından gereklidir.


4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 54 Cevapları


PEKİŞTİRELİM Besin İçeriklerini Belirliyorum 


1. Aşağıda bazı besinlerin görselleri numaralandırılarak verilmiştir. Bu besinlerin numaralarını yanıtı olduğunu düşündüğünüz soruların altına yazınız. (Besinlerin numaralarını birden fazla sorunun yanıtı için kullanabilirsiniz.)


1. Hangi besinler protein bakımından zengindir?


Cevap : 5, 8, 10


2. Hangi besinler yağ bakımından zengindir?


Cevap : 2, 6, 12


3. Hangi besinler karbonhidrat bakımından zengindir?


Cevap : 1, 3, 4, 7, 11


4. Hangi besinlerin içeriği vücudumuzda düzenleyici olarak görev alır?


Cevap : 9


2. Aşağıdaki tabloda besin içerikleri verilmiştir. Bu besin içeriklerinin vücuttaki görevlerini tablodaki ilgili alanlara yazınız.


Cevap :

İşte proteinlerin, karbonhidratların, yağların, vitaminlerin, su ve minerallerin vücuttaki temel görevleri:

Proteinler

  1. Yapısal Fonksiyon: Hücrelerin ve dokuların yapısının korunması ve onarımı.
  2. Enzim Aktivitesi: Metabolik reaksiyonları hızlandıran enzimlerin yapısında bulunur.
  3. Hormonlar: Birçok hormon protein yapısındadır ve vücut fonksiyonlarını düzenler.
  4. Bağışıklık Sistemi: Antikorların yapısını oluşturur.
  5. Enerji: Gerektiğinde enerji kaynağı olarak kullanılır.

Karbonhidratlar

  1. Enerji Kaynağı: Vücudun birincil enerji kaynağıdır. Özellikle beyin ve kaslar için önemlidir.
  2. Depo Enerji: Glikojen olarak karaciğer ve kaslarda depolanır.
  3. Sindirim: Lifli karbonhidratlar sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını destekler.
  4. Metabolik Süreçler: Hücre içi sinyalleşmede ve biyolojik yapıların sentezinde rol oynar.

Yağlar

  1. Enerji Deposu: Yoğun enerji kaynağıdır ve uzun süreli enerji depolar.
  2. Hücre Yapısı: Hücre zarlarının yapısında bulunur.
  3. Hormon Üretimi: Steroid hormonların ve diğer biyolojik aktif moleküllerin yapımında kullanılır.
  4. Vitamin Emilimi: Yağda çözünen vitaminlerin (A, D, E, K) emilimini sağlar.
  5. İzolasyon ve Koruma: Organları korur ve vücut ısısının korunmasına yardımcı olur.

Vitaminler

  1. Metabolik Fonksiyonlar: Enzim fonksiyonlarını destekler.
  2. Bağışıklık Sistemi: Bağışıklık fonksiyonlarını düzenler.
  3. Büyüme ve Gelişme: Hücre büyümesi ve yenilenmesinde rol oynar.
  4. Antioksidanlar: Serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını önler.

Su

  1. Hücre İşlevi: Hücrelerin doğru çalışması için gereklidir.
  2. Taşıma ve Çözme: Besinlerin ve atık ürünlerin taşınmasını sağlar.
  3. Vücut Sıcaklığının Düzenlenmesi: Terleme ve buharlaşma yoluyla vücut sıcaklığını düzenler.
  4. Kimyasal Reaksiyonlar: Birçok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesi için gereklidir.

Mineraller

  1. Kemik ve Diş Sağlığı: Kalsiyum ve fosfor gibi mineraller kemik ve dişlerin yapısını oluşturur.
  2. Sıvı Dengesi: Sodyum ve potasyum gibi mineraller vücut sıvılarının dengesini sağlar.
  3. Sinir ve Kas Fonksiyonu: Magnezyum, kalsiyum gibi mineraller sinir iletimi ve kas kasılması için gereklidir.
  4. Enzim Aktivitesi: Birçok enzimin kofaktörü olarak işlev görürler.

Bu maddeler, vücudun sağlıklı çalışması ve yaşamın sürdürülebilmesi için kritik öneme sahiptir.



 

Our Score

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 46-47-48-49-50-51 FERMAN Yayıncılık

Ortaokul 7. Sınıf Fen Bilimleri Hayvan ve Bitki Hücrelerinin Yapı ve Görevlerinin Karşılaştırılması Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 46, 47, 48, 49, 50, 51


7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Hayvan ve Bitki Hücrelerinin Yapı ve Görevlerinin Karşılaştırılması Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 46-47-48-49-50-51 FERMAN Yayıncılık”

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 46-47-48-49-50-51


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 46 Cevapları


1. Hücrelerin büyüklükleri hakkında neler biliyorsunuz? 


Kısa Cevap : “Hücrelerin büyüklükleri hakkında neler biliyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Hücrelerin büyüklükleri oldukça çeşitlidir ve bu büyüklükler, hücrelerin türüne, işlevine ve organizmanın gereksinimlerine bağlı olarak değişir. Hücrelerin büyüklüklerini anlamak için mikroskop gibi araçlar kullanılır, çünkü çoğu hücre çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktür.

  • Prokaryotik Hücreler:
    • Prokaryotik hücreler, genellikle 1-10 mikrometre (µm) boyutundadır. Bakteri ve arkea gibi prokaryotlar bu gruba girer. Örneğin, Escherichia coli bakterisi yaklaşık 1-2 µm uzunluğundadır.
  • Ökaryotik Hücreler:
    • Ökaryotik hücreler, genellikle daha büyük olup 10-100 µm arasında değişen boyutlardadır. Hayvan hücreleri genellikle 10-30 µm boyutlarındayken, bitki hücreleri 10-100 µm arasında olabilir. Örneğin, insan kırmızı kan hücreleri yaklaşık 6-8 µm çapındadır, oysa bazı bitki hücreleri 100 µm’ye kadar büyüyebilir.
  • Özel Durumlar:
    • Bazı hücreler ise istisnai boyutlara sahip olabilir. Örneğin, dev amip türleri ve yumurta hücreleri (özellikle kuş yumurtaları) oldukça büyük hücrelerdir. İnsan sinir hücreleri ise uzun aksonları nedeniyle birkaç metre uzunluğa kadar ulaşabilir.

Hücrelerin büyüklükleri, yüzey alanı/hacim oranı, besin ve atık madde taşınması gibi faktörlerle sınırlandırılır. Küçük hücreler, büyük hücrelere göre daha yüksek yüzey alanı/hacim oranına sahip olduğundan, madde alışverişini daha verimli bir şekilde gerçekleştirebilirler.


2. İnsan vücudunu oluşturan yapılar neden ve nasıl organize olur? 


Kısa Cevap : “İnsan vücudunu oluşturan yapılar neden ve nasıl organize olur?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız. 

Uzun Cevap :

İnsan vücudunu oluşturan yapılar, organizmanın hayatta kalmasını ve düzgün işleyişini sağlamak için belirli bir düzen içinde organize olurlar. Bu organizasyon, hücresel düzeyden sistem düzeyine kadar çeşitli katmanlar halinde gerçekleşir.

  1. Hücreler:
    • Hücreler, vücudun temel yapı taşlarıdır. Her hücre, belirli bir işlevi yerine getirmek üzere özelleşmiş organeller içerir. Örneğin, kas hücreleri kasılmayı sağlayan miyofibril adı verilen özel yapılar içerirken, sinir hücreleri bilgi iletimini sağlayan uzun aksonlara sahiptir.
  2. Dokular:
    • Benzer işlev ve yapıya sahip hücreler bir araya gelerek dokuları oluşturur. İnsan vücudunda dört ana doku tipi bulunur: epitel doku, bağ doku, kas doku ve sinir doku. Epitel doku, yüzeyleri kaplar ve koruma sağlar; bağ doku, destek ve bağlama işlevi görür; kas doku, hareketi sağlar; sinir doku ise bilgi iletimini gerçekleştirir.
  3. Organlar:
    • Farklı doku türleri bir araya gelerek organları oluşturur. Her organ, belirli bir veya birkaç işlevi yerine getirmek üzere özelleşmiştir. Örneğin, kalp bir kas organıdır ve kan pompalama işlevi görürken, akciğerler gaz değişimi sağlar.
  4. Sistemler:
    • Organlar, birlikte çalışarak sistemleri oluşturur. Her sistem, vücudun belirli bir işlevini düzenler ve gerçekleştirir. Örneğin, sindirim sistemi besinlerin sindirilmesini ve emilmesini sağlarken, dolaşım sistemi kanın ve besinlerin taşınmasını sağlar.
  5. Bütüncül Organizasyon:
    • Tüm bu yapılar, vücudun genel işlevlerini sürdürebilmesi için uyum içinde çalışır. Sinir sistemi ve hormonal sistem gibi kontrol ve düzenleme sistemleri, vücuttaki süreçleri koordine eder ve homeostazı sağlar.

Bu organizasyon, vücudun kompleks yapısını ve işlevlerini verimli bir şekilde sürdürebilmesini sağlar. Hücreler, dokular, organlar ve sistemler arasındaki bu düzenli ve koordineli yapı, organizmanın sağlıklı bir şekilde çalışmasını mümkün kılar.


3. DNA, gen ve kromozom nedir ve bunların birbirleriyle ilişkisi nasıldır?


Kısa Cevap : “DNA, gen ve kromozom nedir ve bunların birbirleriyle ilişkisi nasıldır?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

DNA, gen ve kromozom, genetik bilginin saklanması ve aktarılması açısından temel kavramlardır. Bunların her biri, yaşamın devamlılığı ve organizmaların özelliklerinin belirlenmesinde kritik bir role sahiptir.

  1. DNA (Deoksiribonükleik Asit):
    • DNA, canlıların genetik bilgisini taşıyan moleküldür. İki sarmallı yapıya sahip olup, nükleotid adı verilen birimlerden oluşur. Her nükleotid bir fosfat grubu, bir deoksiriboz şekeri ve bir azotlu baz içerir. DNA’nın sarmal yapısı, adenin (A), timin (T), sitozin (C) ve guanin (G) bazları arasındaki spesifik eşleşmeler (A-T ve C-G) sayesinde oluşur. Bu baz sıralamaları, genetik bilgiyi kodlar.
  2. Gen:
    • Gen, DNA’nın belirli bir segmentidir ve belirli bir protein veya RNA molekülünü kodlayan bilgi içerir. Genler, organizmanın fiziksel ve biyolojik özelliklerini belirler. Her gen, belirli bir işlevi yerine getiren proteinlerin üretiminde talimat verir. Örneğin, göz rengi, saç tipi ve kan grubu gibi özellikler genler tarafından belirlenir.
  3. Kromozom:
    • Kromozomlar, DNA’nın organize olmuş ve yoğunlaşmış halleridir. Her kromozom, çok sayıda geni içerir ve hücre bölünmesi sırasında düzgün bir şekilde dağıtılmasını sağlar. İnsan hücrelerinde 23 çift (toplam 46) kromozom bulunur. Kromozomlar, hücre çekirdeğinde bulunur ve DNA’nın kompakt bir şekilde paketlenmesini sağlayan histon adı verilen proteinlerle birlikte organize olurlar.

DNA, Gen ve Kromozom Arasındaki İlişki:

  • DNA, genetik bilginin temel taşıdır ve bu bilgi, belirli segmentlerde, yani genlerde saklanır.
  • Genler, DNA’nın belirli bölgeleridir ve proteinlerin veya RNA moleküllerinin üretimini kodlar.
  • Kromozomlar, DNA’nın organize olmuş ve paketlenmiş formlarıdır, birçok geni içerirler ve hücre bölünmesi sırasında genetik bilginin doğru bir şekilde aktarılmasını sağlarlar.
  • Hücre bölünmesi sırasında kromozomlar, yeni hücrelere eşit şekilde dağıtılır ve bu sayede genetik bilgi nesilden nesile aktarılır.

Bu ilişkiler, genetik bilgilerin doğru bir şekilde saklanması, işlenmesi ve aktarılmasını sağlar, böylece organizmaların büyümesi, gelişmesi ve çoğalması mümkün olur. DNA, genler ve kromozomlar arasındaki bu hassas düzen, biyolojik çeşitliliğin temelini oluşturur.


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 47 Cevapları


Soru : Sizce çevrenizde gördüğünüz canlıları meydana getiren yapı birimleri tüm canlılarda aynı mıdır? Düşüncelerinizi söyleyiniz. 


Kısa Cevap : “Sizce çevrenizde gördüğünüz canlıları meydana getiren yapı birimleri tüm canlılarda aynı mıdır? Düşüncelerinizi söyleyiniz. ” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Çevremizdeki tüm canlıları oluşturan yapı birimi hücredir ve bu, biyolojinin temel prensiplerinden biridir. Tüm canlılar hücrelerden oluşur, ancak hücrelerin yapısı ve işlevleri canlıdan canlıya büyük farklılıklar gösterebilir. İşte bu konuda daha detaylı bir inceleme:

Temel Yapı Birimi: Hücre

  • Evrensellik:
    • Hücre, yaşamın temel yapı birimidir ve tüm canlı organizmalar hücrelerden oluşur. Bu, bitkilerden hayvanlara, mantarlardan mikroorganizmalara kadar tüm canlıları kapsar.

Hücre Çeşitleri:

  1. Prokaryotik Hücreler:
    • Prokaryotik hücreler, çekirdek ve diğer zarla çevrili organelleri olmayan basit hücrelerdir. Bakteriler ve arkeler bu tür hücrelere örnektir. Prokaryotik hücreler, genetik materyallerini sitoplazma içinde serbest olarak bulundurur.
  2. Ökaryotik Hücreler:
    • Ökaryotik hücreler, çekirdek ve diğer zarla çevrili organellere sahip olan daha kompleks hücrelerdir. Bitkiler, hayvanlar, mantarlar ve protistler bu tür hücrelere sahiptir. Ökaryotik hücreler, DNA’yı çekirdek içinde saklar ve çeşitli organeller sayesinde karmaşık işlevleri yerine getirirler.

Hücre Yapısındaki Farklılıklar:

  • Bitki Hücreleri:
    • Bitki hücreleri, hücre duvarı, kloroplastlar ve büyük merkezi bir koful gibi özel yapılara sahiptir. Hücre duvarı, bitki hücrelerine şekil ve dayanıklılık kazandırırken, kloroplastlar fotosentez yaparak bitkilerin enerji üretmesini sağlar.
  • Hayvan Hücreleri:
    • Hayvan hücrelerinde hücre duvarı bulunmaz. Bunun yerine, hücre zarının esnekliği sayesinde çeşitli şekillerde olabilirler. Ayrıca, hayvan hücrelerinde lizozomlar gibi sindirim organelleri daha belirgin ve aktiftir.

İşlevsel Farklılıklar:

  • Metabolizma:
    • Hücrelerin metabolik faaliyetleri, türlerine ve görevlerine bağlı olarak büyük farklılıklar gösterir. Örneğin, kas hücreleri enerji üretimi için çok sayıda mitokondri içerirken, yağ hücreleri enerji depolamak için büyük yağ damlacıkları bulundurur.
  • Hücre İletişimi ve Uyumu:
    • Hücreler, kimyasal sinyaller ve fiziksel bağlantılar aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurar. Bu iletişim, organizmanın genel işleyişi için hayati öneme sahiptir. Sinir hücreleri, hızlı iletişim sağlamak için uzun uzantılar (aksonlar) geliştirirken, bağışıklık hücreleri, patojenlerle savaşmak için özel reseptörlere sahiptir.

Sonuç olarak, çevremizdeki tüm canlıların temel yapı birimi hücredir, ancak hücrelerin yapısı ve işlevleri, organizmanın türüne ve ihtiyaçlarına bağlı olarak büyük çeşitlilik gösterir. Bu çeşitlilik, canlıların farklı ortamlara uyum sağlamasını ve çeşitli işlevleri yerine getirmesini mümkün kılar.


Soru : Aşağıdaki görsellere göre birinci gruptaki canlılarla ikinci gruptaki canlıların birbirine benzeyen ve birbirlerinden ayrılan yönlerini araştırınız. Araştırmanızın sonuçlarını sınıfta paylaşıp tartışınız.


“7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 47 Cevapları”

Cevap :

Benzer Yönler:

  • Hücresel Yapı: Hem hayvanlar hem de bitkiler, hücrelerden oluşur.
  • Metabolizma: Her iki canlı grubu da enerji üretmek için metabolik süreçlere sahiptir. Hayvanlar, besinleri sindirip oksijen kullanarak enerji elde ederken, bitkiler fotosentezle enerji üretir.
  • Üreme: Hem hayvanlar hem de bitkiler cinsel ve aseksüel yollarla üreyebilir.

Farklı Yönler:

  • Hareket Yeteneği: Hayvanlar aktif olarak hareket edebilirken, bitkiler genellikle yerinde sabittir.
  • Beslenme: Hayvanlar dışarıdan besin almak zorundadır ve çeşitli besinleri tüketirler. Bitkiler ise fotosentezle kendi besinlerini üretirler.
  • Organizasyon: Hayvanlar, karmaşık organ sistemlerine sahiptir (solunum, sindirim, dolaşım gibi). Bitkiler ise kök, gövde ve yapraklardan oluşan daha basit bir organizasyona sahiptir.
  • Duyusal Yetenekler: Hayvanlar, gelişmiş duyusal organlara sahipken (gözler, kulaklar, burun gibi), bitkiler bu tür duyu organlarına sahip değildir ve çevresel uyaranlara doğrudan tepki veremezler.

7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 49 Cevapları


Soru : İnsanın hücrelerinde bulunan mitokondriler babasından (spermle) değil annesinden (yumurtayla) gelir. Bunun nedenini araştırıp arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap : “İnsanın hücrelerinde bulunan mitokondriler babasından (spermle) değil annesinden (yumurtayla) gelir. Bunun nedenini araştırıp arkadaşlarınızla paylaşınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

İnsan hücrelerindeki mitokondriler, yalnızca anneden kalıtılır çünkü döllenme sırasında sperm hücresinin mitokondrileri yumurta hücresine girmez. Mitokondriler, enerji üretiminden sorumlu olan organellerdir ve kendi DNA’larına sahiptirler.

Döllenme sürecinde, spermin sadece çekirdek DNA’sı yumurtaya girer, ancak spermin mitokondrileri, hücre içine giremez veya girseler bile genellikle hücre tarafından yok edilir. Bu nedenle, yavrunun tüm mitokondrileri annesinin yumurta hücresinden gelir. Bu durum, mitokondriyal DNA’nın (mtDNA) izlenmesini ve sadece anneden gelen genetik bilginin aktarılmasını sağlar.


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 50 Cevapları


Soru : Hücredeki lizozomlara “intihar kesecikleri” de denilmektedir. Bunun nedenini araştırıp ulaştığınız bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap : “Hücredeki lizozomlara “intihar kesecikleri” de denilmektedir. Bunun nedenini araştırıp ulaştığınız bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Lizozomlar, hücre içindeki atık maddeleri, bakterileri ve eski organelleri sindiren enzimler içerirler. Bu enzimler, hücreye zarar verdiğinde veya hücre yaşlandığında, lizozomlar bu enzimleri serbest bırakarak hücrenin kendi kendini yok etmesine neden olabilir.

Bu süreç, hücresel homeostazı ve genel organizma sağlığını korumak için önemlidir. Bu nedenle, lizozomlara “intihar kesecikleri” denir, çünkü gerektiğinde hücrenin kontrollü bir şekilde ölmesini sağlarlar, bu da hücrenin programlı hücre ölümü olan apoptoz ile ilişkilidir.


Soru : İnsan hücrelerindeki sentrozomu annesinden (yumurtayla) değil babasından (spermle) alır. Bunun nedenini araştırıp arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap : “İnsan hücrelerindeki sentrozomu annesinden (yumurtayla) değil babasından (spermle) alır. Bunun nedenini araştırıp arkadaşlarınızla paylaşınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız. 

Uzun Cevap :

Sentrozomlar, hücre bölünmesinde önemli rol oynayan organellerdir ve mikrotübül organize edici merkez olarak işlev görürler. Döllenme sırasında, sperm hücresi sentrozomları ve sentriyolleri içerir ve bu yapılar, döllenmiş yumurta hücresine aktarılır.

Yumurta hücresinde genellikle fonksiyonel sentrozom bulunmaz veya sentrozomlar hasarlı olabilir. Bu nedenle, döllenmiş zigotun bölünmesi ve gelişimi için gerekli olan sentrozomlar, babadan (spermin sentrozomlarıyla) gelir.


Soru : “Atmosferdeki oksijenin kaynağı, bitki hücrelerine özgü olan kloroplasttır.” diyebiliriz. Bunun nedenini araştırıp arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap : ““Atmosferdeki oksijenin kaynağı, bitki hücrelerine özgü olan kloroplasttır.” diyebiliriz. Bunun nedenini araştırıp arkadaşlarınızla paylaşınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Atmosferdeki oksijenin ana kaynağı, bitki hücrelerinde bulunan kloroplastlardır. Kloroplastlar, fotosentez sürecini gerçekleştiren organellerdir. Fotosentez sırasında, kloroplastlar güneş enerjisini kullanarak karbondioksit ve suyu glikoza dönüştürürken, yan ürün olarak oksijen üretirler.

Bu oksijen, bitkilerin stomaları aracılığıyla atmosfere salınır. Bu süreç, yeryüzündeki yaşamın sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir, çünkü atmosferdeki serbest oksijenin büyük bir kısmı bu yolla sağlanır. Okyanuslardaki fitoplanktonlar da benzer şekilde kloroplastlara sahip oldukları için büyük miktarda oksijen üretirler.


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 51 Cevapları


Soru : Görsel 2.5’i inceleyip verilenlerin nasıl yapılar olduğunu arkadaşlarınızla tartışınız.


“7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 51 Cevapları”

Cevap :

Görsel 2.5, hücre çekirdeğinin iç yapısını göstermektedir. Hücre çekirdeği, genellikle hücrenin yönetim merkezi olarak kabul edilir ve DNA’yı barındıran bir bölüme sahiptir. Kromozomlar, DNA’nın organize olmuş biçimi olarak genetik bilgiyi taşır ve her organizmanın kendine özgü bir kromozom sayısı bulunur.


Soru : İnsanın üremesini sağlayan üreme hücrelerinde de vücudundaki diğer hücreler gibi yine 46 kromozom mu bulunur? Araştırınız. Ulaştığınız bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap : “İnsanın üremesini sağlayan üreme hücrelerinde de vücudundaki diğer hücreler gibi yine 46 kromozom mu bulunur? Araştırınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

İnsanın üreme hücrelerinde (gametler) vücut hücrelerinden farklı olarak 46 kromozom yerine 23 kromozom bulunur. Bu durum, üreme hücrelerinin mayoz bölünme adı verilen özel bir hücre bölünmesi süreciyle oluşmasından kaynaklanır. Mayoz bölünme sırasında, kromozom sayısı yarıya indirgenir, bu da gametlerin haploid (n) hücreler olmasını sağlar.

Mayoz Bölünme Süreci:

  1. Mayoz I: Homolog kromozom çiftleri ayrılır ve iki haploid hücre oluşur. Her hücrede 23 kromozom bulunur, ancak her kromozom iki kromatidden oluşur.
  2. Mayoz II: Kromatidler ayrılır ve dört haploid hücre oluşur, her biri 23 tek kromozom içerir.

Bu süreç, döllenme sırasında sperm ve yumurta hücrelerinin birleşmesiyle, zigotun tekrar diploid (2n) hale gelmesini sağlar. Yani, sperm hücresi 23 kromozom, yumurta hücresi de 23 kromozom içerir ve birleşme sonucunda zigot 46 kromozoma sahip olur. Bu mekanizma, her yeni bireyin doğru sayıda kromozomla başlamasını ve genetik çeşitliliğin artmasını sağlar.



 

Our Score

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 59-60-61-62 MEB Yayınları

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Beslenme ve Sağlık Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 59, 60, 61, 62


4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Beslenme ve Sağlık Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 59-60-61-62 MEB Yayınları”

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 59-60-61-62


4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 61 Cevapları


Konuşmak, yemek yemek, çalışmak, uyumak gibi tüm etkinliklerimiz için besinlere ihtiyacımız vardır. Arda, öğle yemeği için gittiği lokantada tabloda verilen yemek listesini inceleyerek siparişini verecektir.

Soru : Arda’nın sağlıklı ve dengeli beslenmesi için nelere dikkat etmesi gerekmektedir? Sağlıklı ve dengeli beslenmek için yemek listesinden seçebileceği dört besini tabak görselinin içindeki noktalı alana yazınız.


Cevap :

Sağlıklı ve dengeli beslenmek için şu noktalara dikkat edilmelidir:

  1. Çeşitlilik: Farklı besin gruplarından dengeli tüketin (meyve, sebze, tam tahıl, protein, süt ürünleri).
  2. Porsiyon Kontrolü: Porsiyonları ölçülü tutarak aşırı yemekten kaçının.
  3. Dengeli Protein: Yağsız et, balık, baklagiller ve bitkisel protein kaynaklarını tercih edin.
  4. Lif: Tam tahıllar, meyve ve sebzelerden yeterli miktarda lif alın.
  5. Yağ: Doymuş ve trans yağlardan kaçının, sağlıklı yağlara (zeytinyağı, avokado, fındık) yönelin.
  6. Şeker ve Tuz: Şeker ve tuz tüketimini sınırlayın.
  7. Su Tüketimi: Yeterli miktarda su için.
  8. Düzenli Öğünler: Öğün atlamamaya özen gösterin, düzenli aralıklarla yiyin.

Yemek Listesi

  • 1 porsiyon mercimek çorbası
  • 1 porsiyon cacık
  • 1 porsiyon makarna
  • 1 porsiyon marul salatası
  • 1 porsiyon kızartılmış köfte

4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 62 Cevapları


FEN, MÜHENDİSLİK VE GİRİŞİMCİLİK UYGULAMALARI 


İhtiyaçtan fazla üretilen ve tüketilmeden çöpe atılan yiyeceklerin besin israfına neden olduğunu öğrendiniz.

Besin israfının nedenlerini ve bunu önlemek için neler yapılabileceğini araştırınız.  Aşağıdaki alana araştırma sonuçlarınızı ve besin israfını önlemek için alınabilecek önlemleri örnekteki gibi gruplandırınız.


Kısa Cevap :

Besin israfının başlıca nedenleri arasında yanlış planlama, bilinçsiz tüketim, yanlış depolama ve aşırı üretim bulunur.

Besin israfını önlemek için ise alışveriş listesini planlı yapmak, porsiyonları kontrol etmek, gıdaları doğru saklamak ve kalan yiyecekleri değerlendirmek gibi önlemler alınabilir.

Uzun Cevap :

Besin israfı, hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük bir sorundur. Bu israfın nedenleri ve önlemek için alınabilecek önlemler detaylı olarak aşağıda açıklanmıştır:

Besin İsrafının Nedenleri:

  1. Yanlış Planlama:
    • Alışveriş listesi yapmadan alışveriş yapmak, gereğinden fazla gıda alınmasına ve bu gıdaların tüketilmeden bozulmasına neden olabilir. Yemek planlarının yapılmaması, dolaplarda unutulan gıdaların son kullanma tarihinin geçmesiyle sonuçlanır.
  2. Bilinçsiz Tüketim:
    • Özellikle büyük porsiyonlar hazırlamak ve tüketemeyeceğimiz kadar yemek yapmak, besinlerin israf olmasına yol açar. Ayrıca, tüketici bilinçsizliği nedeniyle ihtiyaçtan fazlasının alınması da israfı artırır.
  3. Yanlış Depolama:
    • Gıdaların doğru saklanmaması, çabuk bozulmalarına neden olur. Örneğin, meyve ve sebzelerin uygun koşullarda muhafaza edilmemesi, kısa sürede çürümelerine yol açar.
  4. Aşırı Üretim:
    • Gıda endüstrisi ve restoranlar, talepten fazla üretim yaparak israfa neden olabilir. Ürünlerin satılmayan kısmı genellikle atık olarak değerlendirilir.
  5. Estetik Standartlar:
    • Marketler ve tüketiciler, şekil veya boyutları standartların dışında olan meyve ve sebzeleri almazlar. Bu nedenle, kusurlu olarak kabul edilen gıdalar daha tarladayken israf edilir.

Besin İsrafını Önlemek İçin Alınabilecek Önlemler:

  1. Planlı Alışveriş:
    • Alışverişe çıkmadan önce bir liste hazırlamak ve bu listeye sadık kalarak alışveriş yapmak, gereksiz alımları ve israfı önler. Ayrıca, haftalık yemek planları yaparak sadece gerekli malzemeleri almak önemlidir.
  2. Porsiyon Kontrolü:
    • Evde ve restoranlarda porsiyonların kontrol edilmesi, tüketilemeyecek kadar fazla yemek yapılmaması israfı azaltır. Restoranlarda fazla kalan yiyecekler paketlenerek eve götürülebilir.
  3. Doğru Depolama:
    • Gıdaların doğru saklanması, bozulmalarını önler. Örneğin, meyve ve sebzelerin uygun sıcaklık ve nem koşullarında saklanması, raf ömürlerini uzatır. Gıdaların son kullanma tarihlerine dikkat edilmesi de önemlidir.
  4. Artan Yiyecekleri Değerlendirme:
    • Artan yemekler, başka yemeklerde kullanılabilir veya yeniden ısıtılarak tüketilebilir. Artan yiyecekleri değerlendirmek, hem israfı önler hem de ekonomik olarak tasarruf sağlar.
  5. Toplumsal Bilinç ve Eğitim:
    • Gıda israfı konusunda toplumsal bilinç artırılmalı ve eğitimler verilmelidir. Okullarda, iş yerlerinde ve medyada bu konuda farkındalık oluşturmak, uzun vadede israfın azalmasına katkıda bulunur.
  6. Yaratıcı Yemek Tarifleri:
    • Artan veya bozulmaya yüz tutmuş gıdaları değerlendirmek için yaratıcı yemek tarifleri kullanmak, israfı azaltmanın lezzetli bir yolu olabilir.

Bu önlemler, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde uygulanarak besin israfının önemli ölçüde azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu sayede hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik desteklenmiş olur.



 

Our Score

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 85-86-87-88-89 FERMAN Yayıncılık

Ortaokul 7. Sınıf Fen Bilimleri Enerji ve Enerjinin Çeşitleri Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 85, 86, 87, 88, 89


7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Enerji ve Enerjinin Çeşitleri Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 85-86-87-88-89 FERMAN Yayıncılık”

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 85-86-87-88-89


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 85 Cevapları


Soru : Televizyonda voleybol maçı izlerken mi yoksa arkadaşlarınızla voleybol oynarken mi daha çok enerji harcarsınız? Düşüncelerinizi söyleyiniz. 


Kısa Cevap : “Televizyonda voleybol maçı izlerken mi yoksa arkadaşlarınızla voleybol oynarken mi daha çok enerji harcarsınız?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Voleybol maçı izlerken televizyon karşısında olduğumda, fiziksel bir aktivite içinde olmadığım için daha az enerji harcarım. Sadece maçın heyecanına kapılarak ellerimi, kollarımı ve bacaklarımı hareket ettiririm, bu da çok fazla enerji harcamaz.

Ancak, arkadaşlarımla voleybol oynarken, sürekli koşma, zıplama, blok yapma ve topa vurma gibi fiziksel aktiviteler içinde bulunduğum için daha fazla enerji harcarım.

Vücut, bu tür aktiviteleri gerçekleştirirken kasları çalıştırır, kalp atış hızını artırır ve daha fazla enerji tüketir. Bu nedenle, fiziksel olarak aktif olduğumda, enerji harcama miktarım, sadece izlerken harcadığımdan çok daha fazla olur.


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 87 Cevapları


Soru : Her maddenin durumu nedeniyle sahip olduğu bir enerjisi vardır. Bunu nasıl açıklayabilirsiniz?


Kısa Cevap : “Her maddenin durumu nedeniyle sahip olduğu bir enerjisi vardır. Bunu nasıl açıklayabilirsiniz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Her maddenin durumu nedeniyle sahip olduğu enerji, maddenin durumuna ve hareketine bağlı olarak değişir. Bu durumu açıklamak için enerjinin iki ana türü olan kinetik ve potansiyel enerjiyi ele alabiliriz:

  1. Kinetik Enerji: Maddenin hareket ettiği durumdaki enerjidir. Bir cismin hızı arttıkça kinetik enerjisi de artar. Örneğin, koşan bir sporcu, hareket ettiği için kinetik enerjiye sahiptir. Kinetik enerji formülü, Ek=12mv2E_k = \frac{1}{2}mv^2 ile hesaplanır, burada mm cismin kütlesi ve vv hızıdır.
  2. Potansiyel Enerji: Maddenin konumuna bağlı olarak sahip olduğu enerjidir. Yüksek bir yerden aşağıya düşen bir taşın sahip olduğu potansiyel enerji, yüksekliği ve kütlesine bağlıdır. Potansiyel enerji, Ep=mghE_p = mgh formülü ile hesaplanır, burada mm kütle, gg yerçekimi ivmesi ve hh yüksekliktir.

Bu iki enerji türü, enerjinin korunumu yasası çerçevesinde birbirine dönüşebilir. Örneğin, bir nesne yüksekten düşerken potansiyel enerjisi kinetik enerjiye dönüşür. Bu dönüşüm, enerjinin sürekli olarak bir formdan diğerine geçtiğini gösterir. Ayrıca, maddelerin sıcaklıkları, moleküler hareketleri ve kimyasal bağları da enerji içerir. Sıcak bir nesne, moleküllerinin daha hızlı hareket etmesi nedeniyle daha fazla kinetik enerjiye sahiptir. Kimyasal bağlar ise, bağın kırılması veya oluşturulması sırasında serbest kalan enerji ile ilişkilidir.

Bu şekilde, maddenin durumu ve hareketi, ona özgü enerji türlerini belirler ve bu enerji, farklı durumlar arasında dönüşüm geçirir.


Çekim potansiyel enerjisi, cisimlerin bulunduğu yükseklikten dolayı sahip oldukları enerjidir. Örneğin balkon kenarındaki saksı, binaların duvarındaki klima dış ünitesi gibi yüksekte bulunan cisimler çekim potansiyel enerjisine sahiptir. 

Soru : Peki, bu cisimlerden hangisi düşerse büyük bir etki olur?


Cevap :

Bu soruya yanıt verirken, çekim potansiyel enerjisinin büyüklüğü ve cismin kütlesinin etkisini göz önünde bulundurmak gerekir.

  • Cismin Kütlesi: Daha ağır bir cismin düşmesi, daha büyük bir etki yaratır. Çünkü kütlesi arttıkça potansiyel enerjisi de artar.
  • Yükseklik: Yüksekten düşen bir cismin potansiyel enerjisi daha fazla olur ve bu enerji, cismin hızı ve dolayısıyla yarattığı etki ile doğru orantılıdır.

Bu bilgileri göz önünde bulundurarak:

  • Saksı: Genellikle küçük ve hafif olduğu için düşmesi büyük bir etki yaratmayabilir.
  • Klima Dış Ünitesi: Daha ağır ve büyük olduğundan düşmesi, daha ciddi zararlar verebilir.

Özetle:

Binaların duvarındaki klima dış ünitesi, daha büyük bir kütleye sahip olduğu için ve genellikle daha yüksek bir konumda bulunduğu için, düşmesi daha büyük bir etki yaratır. Dolayısıyla, bu tür cisimlerin düşmesi durumunda oluşacak etkiler daha ciddi ve tehlikeli olabilir.


2. ETKİNLİK UNDAKİ ÇUKURLAR VE ENERJİ 


Etkinliğin Amacı: Çekim potansiyel enerjisinin yükseklik ve kütleye bağlı olarak nasıl değiştiğini iki aşamalı olarak gözlemlemek

Kullanılacak Malzemeler

• İki özdeş küçük bilye • Büyük bilye • Un • Su • Tepsi • Cetvel

Etkinliğin Yapılışı
I. Aşama
➪ Unu tepsinin içine döküp üzerini cetvelle düzleştiriniz.
➪ Özdeş bilyeleri farklı yükseklikte tutunuz.
➪ Bilyeleri aynı anda unun üzerine bırakıp unda iz bırakmalarını sağlayınız.
➪ Bilyeleri yavaşça unun üzerinden alıp açtıkları çukurların derinliğini ölçünüz.
II. Aşama
➪ Unun üzerini yine cetvelle düzleştiriniz.
➪ Büyük bilyeyi ve küçük bilyelerden birini un üzerinde eşit yükseklikte tutunuz.
➪ Bilyeleri bırakıp bilyelerin tepsideki un üzerinde bıraktığı izlerin derinliğini ölçünüz.


1. Yükseklikleri farklı, kütleleri aynı bilyelerden hangisi tepsideki unda daha derin iz bıraktı?


Cevap :

Yükseklikleri farklı ama kütleleri aynı olan bilyelerden daha yüksekten bırakılan bilye, tepsideki unda daha derin iz bıraktı.


2. Farklı kütledeki bilyeler aynı yükseklikten bırakıldığında hangi bilyenin tepsideki unda bıraktığı iz daha derin oldu?


Cevap :

Farklı kütledeki bilyeler aynı yükseklikten bırakıldığında, daha büyük kütleye sahip olan bilye, tepsideki unda daha derin iz bıraktı.


3. Undaki izlerin bilyelerin kütlesi ve yüksekliğiyle ilişkisi nedir? Açıklayınız.


Cevap :

Undaki izlerin derinliği, bilyelerin kütlesi ve yüksekliğiyle doğru orantılıdır. Yüksekten bırakılan veya büyük kütleli bilyeler daha fazla çekim potansiyel enerjisi taşır ve bu enerji, unda daha derin izler bırakarak mekanik enerjiye dönüşür.



 

Our Score

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 90-91 FERMAN Yayıncılık

Ortaokul 7. Sınıf Fen Bilimleri Kinetik ve Potansiyel Enerjilerin Birbirine Dönüşümünde Enerjinin Korunumu Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 90, 91


7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Kinetik ve Potansiyel Enerjilerin Birbirine Dönüşümünde Enerjinin Korunumu Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 90-91 FERMAN Yayıncılık”

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 90-91


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 90 Cevapları


1. İş yapmak için kullanılan enerji nereye gider? 


Kısa Cevap : “İş yapmak için kullanılan enerji nereye gider?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

İş yapmak için kullanılan enerji, çeşitli formlarda harcanır. Hücrelerimizdeki enerji dönüşümleri ve bu enerjinin kullanımı şu şekilde özetlenebilir:

  1. Hücre İçindeki Enerji Kullanımı: Yediğimiz yiyeceklerden aldığımız enerji, hücrelerde ATP (adenozin trifosfat) şeklinde depolanır. ATP, hücrelerin ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar. Hücre içi reaksiyonlar, bu ATP’nin kimyasal bağlarının kırılmasıyla serbest kalan enerjiyi kullanarak gerçekleşir. Bu enerjiler, protein sentezi, hücre bölünmesi, kas kasılması gibi birçok biyolojik işlevi yerine getirir.
  2. Enerjinin Isıya Dönüşmesi: Hücresel süreçlerde, kullanılan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşür. Örneğin, metabolik reaksiyonlar sırasında serbest kalan enerji ısı olarak açığa çıkar ve vücut ısısını düzenler. Bu ısı, çevreye yayılır ve vücut sıcaklığının sabit kalmasını sağlar.
  3. Enerjinin Mekanik İşe Dönüşümü: Kaslarımızda enerji, kasların kasılması için kullanılır. Bu mekanik enerji, vücut hareketlerini ve yürümeyi, koşmayı sağlar. Kas hücrelerinde ATP’nin yıkılmasıyla oluşan enerji, kas proteinlerinin kaymasını ve kasların kasılmasını sağlar.

2. Aerodinamik yapı nedir? Otomobillerde aerodinamik yapı neden önemlidir? 


Kısa Cevap : “Aerodinamik yapı nedir? Otomobillerde aerodinamik yapı neden önemlidir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Aerodinamik yapı, bir aracın, uçağın veya başka herhangi bir nesnenin hava ile olan etkileşimini minimize edecek şekilde tasarlanmasıdır. Bu yapı, hava akımını en verimli şekilde yönlendirmeyi amaçlar ve genellikle şu avantajları sağlar:

  1. Düşük Sürükleme: Aerodinamik tasarımlar, aracın yüzeyiyle hava akımı arasında daha az sürtünme yaratır. Bu, aracın daha az enerji harcayarak daha hızlı gitmesini sağlar. Sürükleme azaldığında, araç daha az yakıt tüketir ve bu da daha verimli bir sürüş anlamına gelir.
  2. Yüksek Hızda Stabilite: Aerodinamik yapı, yüksek hızlarda aracın stabilitesini artırır. Hava akımının düzgün bir şekilde akmasını sağlayarak, aracın yol tutuşunu ve sürüş güvenliğini artırır. Özellikle virajlarda ve yüksek hızda yapılan sürüşlerde bu özellik büyük önem taşır.
  3. Isı Yönetimi: Aerodinamik tasarım, aracın ısıl verimliliğini artırarak motorun daha verimli çalışmasını sağlar. Daha az sürtünme ve daha iyi hava akımı, motorun daha serin çalışmasına yardımcı olur, bu da motor ömrünü uzatır.

3. Deniz araçlarının ön uçları neden sivri yapılır?


Kısa Cevap : “Deniz araçlarının ön uçları neden sivri yapılır?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Deniz araçlarının ön uçları sivri yapılır çünkü bu tasarım, suyun direncini minimize eder ve suya daha az temas ederek daha hızlı ilerlemeyi sağlar. Bu özelliklerin detayları şunlardır:

  1. Sürtünme ve Direncin Azaltılması: Sivri ön uç, su ile daha az temas eder ve bu da sürtünmeyi azaltır. Sürtünmenin azalması, enerji kaybını en aza indirir ve bu da daha yüksek hızlara ulaşmayı sağlar.
  2. Hidrodinamik Verimlilik: Sivri uç, suyun akışkanlığı ile uyumlu bir şekilde hareket eder. Bu, suyun daha düzgün bir şekilde geçmesini sağlar ve dalgaların oluşumunu minimize eder. Böylece, geminin ya da teknenin yüzeyindeki su direnci azalır.
  3. Dalga Oluşumunun Azaltılması: Sivri ön uç, dalga direncini azaltarak, daha az enerji harcamayla daha yüksek hızlara ulaşılmasını sağlar. Bu, geminin veya teknenin yakıt verimliliğini artırır ve deniz üzerindeki hareketini kolaylaştırır.

7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 91 Cevapları


Soru : Yediğiniz yiyeceklerden bazıları enerji verir. Hücrelerinizde açığa çıkan bu enerji nereye gider? Düşüncelerinizi söyleyiniz.


Kısa Cevap : “Yediğiniz yiyeceklerden bazıları enerji verir. Hücrelerinizde açığa çıkan bu enerji nereye gider?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Yediğimiz yiyeceklerden aldığımız enerji, hücrelerde ATP (adenozin trifosfat) olarak depolanır ve bu enerji, hücrelerin gerekli işlevlerini yerine getirmesi için kullanılır. Bu enerji kullanımını daha ayrıntılı olarak açıklayalım:

  1. ATP Üretimi: Yediğimiz yiyeceklerde bulunan karbonhidratlar, yağlar ve proteinler, hücrelerdeki mitokondride glikoliz, krebs döngüsü ve oksidatif fosforilasyon gibi yollarla ATP’ye dönüştürülür. Bu süreçler, besin maddelerinin oksijenle reaksiyona girerek enerji üretmesini sağlar.
  2. Hücre İçindeki Kullanım: ATP, hücre içindeki birçok biyokimyasal reaksiyonu sağlar. Bu reaksiyonlar arasında:
    • Kas Kasılması: Kas hücrelerinde, ATP molekülleri kas proteinleri arasında kimyasal reaksiyonlar yaparak kasılmayı sağlar.
    • Sinir İletimi: Sinir hücrelerinde, ATP, sinyal iletiminde önemli rol oynar. Sinir hücrelerindeki iyon pompaları, sinir impulslarının iletimini sağlar.
    • Hücre Bölünmesi ve Büyümesi: ATP, hücre bölünmesi ve büyümesi için gerekli olan biyokimyasal süreçlerde kullanılır.
  3. Isı Enerjisi: Hücrelerdeki enerji dönüşümleri sırasında, bazı enerji ısıya dönüşür. Bu ısı, vücut sıcaklığının sabit kalmasını sağlar ve metabolik faaliyetlerin düzgün bir şekilde devam etmesine yardımcı olur.

Bu şekilde, hücrelerimizde açığa çıkan enerji, vücudun temel işlevlerini yerine getirmesi için kullanılır ve bu enerji, yaşamın devamı için hayati öneme sahiptir.



 

Our Score

6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 70-71-72 ADIM ADIM YAYINCILIK

Ortaokul 6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı 5. Bölüm Ölçme ve Değerlendirme Çalışmaları Cevapları Sayfa 70, 71, 72


6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı 5. Bölüm Ölçme ve Değerlendirme Çalışmaları Cevapları


“6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 70-71-72 ADIM ADIM YAYINCILIK”

6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 70-71-72


6. Sınıf Fen Bilimleri ADIM ADIM YAYINCILIK Ders Kitabı Sayfa 70 Cevapları


A. Aşağıdaki boşaltım sistemi modelinde oklarla gösterilen yapı ve organların isimlerini noktalı yerlere yazınız.


Cevap :

  • 1. Böbrekler
  • 2. Üreter
  • 3. İdrar kesesi
  • 4. Üretra

B. Aşağıdaki ifadeleri verilen kavramların uygun olanlarıyla tamamlayınız. 


Cevap :

1. Üretra, idrarın idrar kesesinden dışarı atıldığı boru şeklindeki yapıdır.

2. İdrar, geçici bir süre idrar kesesi adı verilen bir yapıda biriktirilir.

3. Üreter, böbrek ile idrar kesesi arasında bulunur.

4. Deri, terlemeyle suyun ve tuzun fazlasını vücuttan uzaklaştırır.

5. Vücuttaki kanı süzerek idrar oluşturan yapıya böbrek denir.

6. Kalın bağırsak su, safra ve besin atıklarının dışkı şeklinde vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar.

7. İdrar boşaltım sistemiyle vücut dışına uzaklaştırır.

8. Solunum sonucu oluşan su buharı, ve karbondioksit soluk verirken akciğerler tarafından vücuttan uzaklaştırılır.


6. Sınıf Fen Bilimleri ADIM ADIM YAYINCILIK Ders Kitabı Sayfa 72 Cevapları


1. Ünite boyunca öğrendiğiniz sistemlerden birini oluşturan yapı ve organların özelliklerini kitaplardan, ansiklopedilerden ve güvenilir genel ağ adreslerinden araştırınız. Belirlediğiniz sistemi ve araştırmalarınız sonucunda edindiğiniz bilgileri aşağıdaki tabloya yazınız.


Solunum sistemi hakkında araştırmalar yaparken kullanabileceğiniz malzemeler ve teknikler, tasarım sürecinizin ihtiyaçlarına göre şekillenebilir. İşte solunum sistemi ile ilgili tasarım sürecinde kullanabileceğiniz bazı malzeme ve yöntemler:

Malzemeler:

  1. Polimerler:
    • Silikon: Esnek ve biyouyumlu, solunum cihazlarında yaygın olarak kullanılır.
    • Polipropilen ve Polietilen: Hafif ve dayanıklı, filtreler ve valfler için uygun.
  2. Metaller:
    • Titanyum: Hafif ve korozif olmayan özellikleri nedeniyle, solunum cihazlarında metal destek parçaları için kullanılır.
    • Paslanmaz Çelik: Dayanıklılık ve hijyen açısından tercih edilir.
  3. Seramik ve Kompozitler:
    • Seramikler: Yüksek sıcaklık ve kimyasal dirence sahiptir, solunum sisteminin bazı bölümlerinde kullanılabilir.
    • Kompozit Materyaller: Yüksek mukavemet ve hafiflik sağlamak için, özellikle solunum maskeleri ve diğer kişisel koruyucu ekipmanlarda.
  4. Nanomaddeler:
    • Grafen ve Karbon Nanotüpler: Yüksek yüzey alanı ve mükemmel geçirgenlik özellikleri sayesinde, solunum sistemine entegre filtrelerde kullanılabilir.
  5. Membranlar ve Filtreler:
    • Poliüretan Membranlar: Mikroorganizmaların geçişine izin vermeyen, nefes alabilir özellikteki malzemeler.
    • HEPA Filtreler: Yüksek verimlilikte partikül filtreleme sağlar, solunum cihazlarında kullanılır.

Diğer Kullanım Alanları:

  1. Sensörler ve İzleme Cihazları:
    • Gaz Sensörleri: Solunum gazlarının bileşimini ölçen, oksijen ve karbon dioksit sensörleri.
    • Basınç ve Akış Sensörleri: Solunum cihazlarının ayarlanabilirliği için kritik.
  2. Biyolojik Materyaller:
    • Biyouyumlu Jel ve Hidrojel: Dokularla uyumlu, solunum yolundaki hassas dokuları korumak için kullanılabilir.
  3. Elektronik ve Mikroakışkan Sistemler:
    • Mikroakışkan Çipler: Solunum analizlerinde kullanılan küçük ölçekli akışkan dinamiği sistemleri.
    • Dijital Kontrol Sistemleri: Solunum cihazlarının otomatik ayarlamaları ve kullanıcı interaktif özellikleri için.

Bu malzemeleri ve teknikleri tasarım sürecinizde uygun şekilde entegre ederek, solunum sistemine yönelik etkili ve verimli çözümler geliştirebilirsiniz. Başarılar dilerim!


2. Araştırmalarınız sonucunda edindiğiniz bilgileri dikkate alarak, belirlediğiniz sisteme ait bir model tasarlayınız. Modeli tasarlarken seçeceğiniz malzemelerin sistemdeki yapı ve organların özellikleriyle uyum göstermesine ve kolay elde edilebilmesine özen gösteriniz. 


Cevap :

Modeli tasarlarken seçeceğim malzemelerin sistemdeki yapı ve organların özellikleriyle uyum göstermesine ve kolay elde edilebilmesine özen gösterdim.


3. Bu süreçte kitabımızın 13-15. sayfaları arasındaki Fen, Mühendislik ve Girişimcilik Uygulamaları bölümünde yer alan bilgilerden yararlanınız.

4. Tasarımınızı yaptığınız sistemi okulunuzda düzenleyeceğiniz bilim şenliğinde sergileyiniz.



 

Our Score

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 74-75-76 ATA Yayıncılık

İlkokul 4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Teknolojinin Gelişmesiyle Mıknatıslar Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 74, 75, 76


4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Teknolojinin Gelişmesiyle Mıknatıslar Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 74-75-76 ATA Yayıncılık”

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 74-75-76


4. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 74 Cevapları


Soru : Peki, gelecekte başka hangi alanlarda mıknatıslar kullanılabilir? Tahmin edelim.


Kısa Cevap : “Peki, gelecekte başka hangi alanlarda mıknatıslar kullanılabilir? Tahmin edelim.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Gelecekte mıknatıslar, çeşitli yenilikçi alanlarda kullanılabilir. Tıbbi alanda, manyetik alan terapisi ve manyetik nanopartiküllerle hedeflenmiş ilaç dağıtımı yaygınlaşabilir. Enerji sektöründe, süper verimli manyetik bataryalar ve manyetik soğutma sistemleri geliştirilerek enerji tasarrufu sağlanabilir.

Elektronik cihazlarda, manyetik RAM (MRAM) gibi yüksek hızlı ve enerji tasarruflu bellekler kullanılabilir. Çevre teknolojilerinde ise manyetik filtreler, su ve hava kirliliğini azaltmada etkili olabilir. Ayrıca, manyetik levitasyon teknolojileriyle ulaşım sistemlerinde daha hızlı ve enerji verimli trenler tasarlanabilir.


Soru : Mıknatısların yeni kullanım alanları ile ilgili fikirlerimizi arkadaşlarımızla paylaşalım. Ortaya çıkan fikirleri tahtaya yazalım.


Kısa Cevap : “Mıknatısların yeni kullanım alanları ile ilgili fikirlerimizi arkadaşlarımızla paylaşalım.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Mıknatısların gelecekteki kullanım alanları konusunda birçok yenilikçi fikir ortaya çıkabilir. Tıbbi alanda, mıknatıslar manyetik rezonans görüntüleme (MRG) cihazlarının geliştirilmesinde ve manyetik nanopartiküllerle hastalıkların tedavisinde kullanılabilir.

Enerji sektöründe, mıknatıslar enerji depolama sistemleri, manyetik soğutma teknolojileri ve manyetik enerjiyi doğrudan elektriğe dönüştüren cihazlarda kullanılabilir. Çevre teknolojilerinde, mıknatıslar atık yönetiminde, özellikle metal atıkların ayrıştırılmasında ve çevre kirliliğini azaltmada etkili olabilir. Elektronik alanda, manyetik RAM (MRAM) gibi yüksek hızlı ve düşük enerji tüketimli bellekler, mıknatısların kullanıldığı yeni nesil bilgisayar ve cihazların geliştirilmesini sağlayabilir.

Ulaşımda, manyetik levitasyon teknolojileri daha hızlı ve enerji verimli trenlerin tasarlanmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, robot teknolojilerinde mıknatıslar, manyetik kontrol sistemleri ve aktüatörlerin geliştirilmesinde kullanılabilir. Bu fikirleri arkadaşlarımızla paylaşıp tartışarak, mıknatısların gelecekteki potansiyel kullanım alanlarını genişletebiliriz.


4. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 75 Cevapları


Soru : A. Aşağıdaki bulmacayı çözelim.


Cevap :

1. Demiri çeken madde. = Mıknatıs

2. Mıknatısın uçlarına verilen isim. = Kutup

3. Mıknatısların zıt kutuplarının birbirine uyguladığı kuvvet. = Çekme

4. Mıknatısların aynı kutuplarının birbirine uyguladığı kuvvet. = İtme

5. Mıknatıs kullanılarak yapılan, yön bulmada kullanılan araç.  = Pusula


Soru : B. Yandaki numaralı mıknatıslar aynı çekim gücüne sahiptir. 2 numaralı mıknatısın, yerleri sabit olan 1 ve 3 numaralı mıknatıslar arasında hareketsiz bir şekilde durabilmesi istenmektedir. Buna göre;


a) 1 ve 3 numaralı mıknatıslar, 2 numaralı mıknatısa hangi kuvvetleri uygulamalıdır?


Cevap :

1 ve 3 numaralı mıknatıslar, 2 numaralı mıknatısa çekme kuvveti uygulamalıdır.


b) 1, 2 ve 3 numaralı mıknatısların kutuplarının nasıl olabileceğini numaralandırılmış mıknatısların üzerine yazınız.


Cevap :

  1. N-S
  2. N-S
  3. N-S

Soru : C. Mıknatısların yeni kullanım alanlarıyla ilgili fikirlerinizi aşağıya yazınız.


Kısa Cevap : “Mıknatısların yeni kullanım alanlarıyla ilgili fikirlerinizi aşağıya yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Mıknatısların gelecekteki kullanım alanları oldukça geniş ve yenilikçidir. Tıbbi alanda, manyetik alan terapisi ve manyetik nanopartiküllerle hedeflenmiş ilaç dağıtımı gibi ileri tedavi yöntemleri geliştirilebilir. Enerji depolama sistemlerinde, mıknatıslar süper verimli manyetik bataryalar ve manyetik soğutma teknolojilerinde kullanılabilir, bu da enerji tasarrufu ve verimliliği artırabilir.

Elektronik cihazlarda, manyetik RAM (MRAM) gibi yüksek hızlı ve enerji tasarruflu bellekler geliştirilerek cihaz performansları artırılabilir. Çevre teknolojilerinde, mıknatıslar manyetik filtreler ve ayrıştırma sistemleri aracılığıyla su ve hava kirliliğini azaltmada önemli rol oynayabilir.

Ayrıca, manyetik levitasyon teknolojileri ulaşımda kullanılabilir, bu da daha hızlı ve enerji verimli trenlerin geliştirilmesini sağlayabilir. Robot teknolojilerinde ise mıknatıslar, manyetik kontrol sistemleri ve aktüatörlerin tasarımında kullanılabilir. Bu yenilikçi kullanım alanları, mıknatısların gelecekteki potansiyelini ortaya koymaktadır.


4. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 74 Cevapları


2. BÖLÜM DEĞERLENDİRME SORULARI


1. Mıknatıslarla ilgili,

1. Demire hem çekme hem itme kuvveti uygular.
2. Temas olmadan kuvvet uygulayabilir.
3. Şekli ne olursa olsun iki kutbu vardır.

ifadelerinden hangisi ya da hangileri doğrudur?


A) Yalnız 1
B) 1 ve 2
C) 2 ve 3
D) 1,2 ve 3


Cevap : C ŞIKKI


2. Yandaki mıknatısların birbirine uyguladığı kuvvetler numaralandırılarak verilmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?


A) İtme İtme Çekme
B) İtme Çekme İtme
C) Çekme İtme İtme
D) Çekme İtme Çekme

Cevap : B ŞIKKI


3. Aşağıdakilerden hangisinin yapısında mıknatıs kullanılmaz?


Cevap : C ŞIKKI


4. Mıknatıslar küçük parçalara ayrıldığında tek kutuplu hâle gelir.
Mıknatısların iki kutbu vardır.
Mıknatısların aynı kutupları birbirine çekme kuvveti uygular.

Yukarıdaki ifadeler doğru ise başındaki kutucuğa “D”, yanlış ise “Y” yazılacaktır. Buna göre kutucuklara sırasıyla hangi harfler yazılmalıdır?


Cevap : A ŞIKKI


5. Resimdeki K ve L mıknatıslarına yanlarında bulunan mıknatısların uyguladığı kuvvetler oklarla gösterilmiştir. Buna göre K ve L mıknatısları aşağıdakilerden hangisidir?


Cevap : D ŞIKKI



 

Our Score

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 14-15-16-17-18 SÖZCÜ Yayıncılık

İlkokul 4. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Yer Kabuğunun Yapısı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 14, 15, 16, 17, 18


4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Yer Kabuğunun Yapısı Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 14-15-16-17-18 SÖZCÜ Yayıncılık”

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Cevapları Sayfa 14-15-16-17-18


Soru : Aşağıda verilen görseller arasında ne gibi farklılıklar ya da benzerlikler vardır? Düşüncelerimizi defterimize yazalım. 


Cevap :

Aşağıda verilen görselde;

Benzerlikleri, sert maddelerden oluşmaları, farkları ise farklı renklerde olmalarından kaynaklanmaktadır.


4. Sınıf Fen Bilimleri SÖZCÜ Yayıncılık Kitabı Cevapları Sayfa 16 Cevapları


1. Etkinlik Taş, Taş Üstünde


Etkinliğin Amacı

Kayaçları tanımak.

Neler Kullanacağız?

Farklı şekil ve büyüklüklerde taşlar, sulu boya, fırça, su kabı.

Nasıl Yapacağız?

1. Çevremizden farklı büyüklükte ve şekillerde taşlar toplayalım. Topladığımız taşları sınıfımıza getirelim. 1. fotoğraftaki gibi malzemelerimiz hazırlayalım.
2. Dört kişilik gruplara ayrılalım.
3. Grup arkadaşlarımızla birlikte topladığımız taşları inceleyelim, getirdiğimiz taşları karşılaştıralım.
4. Grup arkadaşlarımızla birlikte topladığımız taşlarla oluşturabileceğimiz bir şekil düşünelim. Bunun için uygun olan taşları seçelim. Taşların üzerine şekiller çizebilir ya da taşları 2. fotoğraftaki gibi sulu boya ile boyayabiliriz.
5. Çalışmalar tamamlandıktan sonra ortaya çıkan ürünleri arkadaşlarımıza gösterelim.


1. Yeryüzünde de etkinliğimizdeki gibi taşlardan oluşmuş şekiller var mıdır? 


Cevap :

Evet vardır. Bu taşlar yer yüzünde aynı sertlik ve renklerler de yer yüzünde yer almaktadır.


2. Etkinliğimizde kullandığımız taşların ekonomik değeri var mıdır? Ekonomik değeri olan kayaçlar nelerdir?


Cevap :

Her taşın kendine özgü bir değeri vardır. Ancak bazı kayaçlar, diğerlerine göre daha değerlidir. Örneğin, ekonomik açıdan önemli olan kayaçlar, altın, elmas, bakır, krom, bor gibi değerli elementleri içeren kayaçlardır.


4. Sınıf Fen Bilimleri SÖZCÜ Yayıncılık Kitabı Cevapları Sayfa 17 Cevapları


2. Etkinlik Ham Maddenin Önemi 


Etkinliğin Amacı
Madenlerin ham madde olarak önemini fark etmek.
Neler Kullanacağız?
A4 kâğıdı, kalem.
Nasıl Yapacağız?
1. Dört kişilik gruplar oluşturalım.
2. Günlük hayatta ham madde olarak kullanılan madenleri düşünelim. Bu madenlerin hangi amaçlarla kullanıldığını genel ağdan araştıralım.
3. Grup arkadaşlarımızla birlikte bu madenlerden birini seçelim. Yokluğunda neler yaşayabileceğimizi ve bu madenlerin yaşamımız için önemini tartışalım.
4. Ham maddelerin önemini anlatan bir yazı yazalım.
5. Yazımızı sınıfımızdaki diğer arkadaşlarımızla paylaşalım ve tartışalım.


Soru : Sizce ham madde olarak en önemli maden hangisidir? Neden? Örnekler vererek açıklayalım.


Kısa Cevap :

Bence en önemli ham madde demirdir. Demir, inşaat sektöründe çelik üretiminde kullanılır ve birçok makine ile araç yapımında temel bileşendir. Örneğin, demir olmadan binalar, köprüler ve otomobiller gibi pek çok şey yapılamazdı.

Uzun Cevap :

En önemli ham madde olarak demiri düşünüyorum. Demir, dünya genelinde inşaat ve imalat sektörlerinde vazgeçilmezdir. Demirden elde edilen çelik, binaların, köprülerin ve altyapı projelerinin ana malzemesidir.

Ayrıca, otomobil, gemi ve tren gibi ulaşım araçlarının üretiminde kritik bir rol oynar. Demirin bu geniş kullanım alanları, ekonomik kalkınma ve sanayileşme için temel bir madde olmasını sağlar. Örneğin, modern şehirlerin büyük çoğunluğu demir ve çelikten yapılmış binalar ve köprülerle doludur.


4. Sınıf Fen Bilimleri SÖZCÜ Yayıncılık Kitabı Cevapları Sayfa 18 Cevapları


Soru : Fosil kelimesini daha önce duydunuz mu? Sizce fosil nedir? Fosiller nasıl oluşur?


Kısa Cevap :

Evet, fosil kelimesini duydum. Fosiller, çok uzun yıllar önce yaşamış bitki ve hayvanların taşlaşmış kalıntılarıdır. Fosiller, bu canlıların ölüp toprak altında kalması ve milyonlarca yıl boyunca mineral taşlarına dönüşmesiyle oluşur.

Uzun Cevap :

Evet, fosil kelimesini daha önce duydum. Fosiller, milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvanların taşlaşmış kalıntıları veya izleridir. Fosiller, bir organizma öldüğünde ve hızla gömüldüğünde oluşur.

Zamanla, bu gömülü kalıntılar, çevrelerindeki tortul kayaçların baskısı altında minerallerle dolarak taşlaşır. Bu süreç milyonlarca yıl sürebilir. Fosiller, geçmişteki yaşam hakkında önemli bilgiler sağlar ve paleontologlar tarafından incelenir.


Soru : Paleontologların inceledikleri fosiller yalnızca nesli tükenen canlılara mı aittir?


Cevap :

Hayır, paleontologların inceledikleri fosiller sadece nesli tükenen canlılara ait değildir. Aynı zamanda, günümüzde yaşayan ancak fosil kayıtlarına sahip canlıların fosillerini de incelerler. Bu incelemeler, canlıların evrimsel süreçleri ve çevresel değişiklikler hakkında bilgi verir.


Neler Öğrendik? 


Soru : Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere kutudan seçeceğimiz uygun kelimeleri yazalım.


Cevap :

a. Madenler Ham madde olarak kullanılır.

b. Taşlaşmış eski canlı kalıntılarına Fosil denir.

c. Ekonomik değeri olan kayaçlara Maden denir.

ç. Taş kömürü ve bakır ülkemizde çıkarılan madenlere örnek olarak verilebilir.

d. Yer kabuğu kara tabakası ve su tabakasından oluşur.



 

Our Score

6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 47-48-49-50 ADIM ADIM YAYINCILIK

Ortaokul 6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sindirim Sistemini Oluşturan Yapı ve Organlar Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 47, 48, 49, 50


6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sindirim Sistemini Oluşturan Yapı ve Organlar Metni Etkinlik Cevapları


“6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 47-48-49-50 ADIM ADIM YAYINCILIK”

6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 47-48-49-50


6. Sınıf Fen Bilimleri ADIM ADIM YAYINCILIK Ders Kitabı Sayfa 47 Cevapları


Bir bebeğin doğduğu andan itibaren kütlesinde, boy uzunluğunda ve baş çevresinde artış görülür (Görsel 2.2.1). Tablo 2.2.1’de bir bebeğin doğduğu andan yaşamının belirli bir dönemine kadar geçen sürede kütlesinde, boy uzunluğunda ve baş çevresinde yaklaşık olarak gözlenen değişimler verilmiştir.

Soru : Sizce bebekte gözlenen bu değişimlerin sebebi nedir? Bebek; kütlesinin artmasını, boyunun uzamasını ve baş çevresinin genişlemesini sağlayan maddeleri nereden ve nasıl karşılamış olabilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cevap :

Bebekteki kütle, boy ve baş çevresi artışı büyüme ve gelişme sürecinin sonucudur. Bu süreçte bebek, gerekli besin maddelerini anne sütünden veya mamalardan alır. Beslenme, bebeğin sağlıklı büyümesi için hayati öneme sahiptir.


Soru : Canlıların hayatlarını devam ettirebilmesi için beslenmeleri (Görsel 2.2.2) gerektiğini biliyorsunuz. Peki, yediğimiz lokmanın vücudumuza yararlı hâle gelmesini sağlayan canlılık olayı nedir? Bu canlılık olayı hangi organlarda gerçekleşir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cevap :

Yediğimiz lokmanın vücudumuza yararlı hâle gelmesini sağlayan canlılık olayı sindirimdir. Sindirim ağız, mide, ince bağırsak ve pankreas gibi organlarda gerçekleşir.


6. Sınıf Fen Bilimleri ADIM ADIM YAYINCILIK Ders Kitabı Sayfa 50 Cevapları


SİNDİRİM SİSTEMİNİ OLUŞTURAN YAPI VE ORGANLARI MODEL ÜZERİNDE GÖSTERELİM


Gerekli Malzemeler: Beyaz tişört, kalem, sulu boya, fırça.

Uygulama Aşamaları

1. Sınıfta iki kişilik gruplar oluşturunuz.
2. Beyaz bir tişört üzerine sindirim sistemi modelini görseldekine benzer şekilde çiziniz.
3. Tişört üzerine çizdiğiniz sindirim sistemi modelini sulu boya ile boyayınız.
4. Arkadaşınızdan birlikte oluşturduğunuz modelde bir organın yerini göstermesini ve “Bu organın adı ve görevi nedir?” sorusunu sormasını isteyiniz. Siz de sorunun cevabını vermeye çalışınız.
5. Ardından siz arkadaşınıza modelde bir organın yerini gösteriniz ve “Bu organın adı ve görevi nedir?” sorusunu sorunuz. Arkadaşınızdan sorduğunuz soruya cevap vermesini rica ediniz.


Soru : • Aşağıdaki tabloya sindirim sistemini oluşturan yapı ve organların görevlerini kısaca yazınız.


Cevap :

Elbette, işte vücuttaki sindirim sistemi organlarının görevleri:

1. Ağız: Sindirimin başladığı yerdir. Dişler besinleri parçalayarak mekanik sindirim yapar, tükürük bezleri ise amilaz enzimi salgılayarak karbonhidratların kimyasal sindirimine başlar.

2. Yutak: Ağızdan gelen besinlerin yemek borusuna geçişini sağlar. Aynı zamanda yutma refleksinin gerçekleştiği yerdir.

3. Yemek borusu : Yutaktan mideye besinleri taşır. Kas kasılmaları (peristaltik hareketler) sayesinde bu geçiş sağlanır.

4. Mide: Besinlerin mekanik ve kimyasal sindiriminin devam ettiği yerdir. Mide kasları besinleri karıştırır ve mide asidi (hidroklorik asit) ile proteinlerin sindirimi başlar.

5. İnce bağırsak: Sindirimin ve besinlerin emiliminin büyük bir kısmının gerçekleştiği yerdir. Üç bölümü vardır: Duodenum (onikiparmak bağırsağı), jejunum ve ileum. Pankreas ve safra salgıları ile yağlar, karbonhidratlar ve proteinler sindirilir ve besin maddeleri emilir.

6. Kalın bağırsak: Suyun ve elektrolitlerin emildiği, besinlerin sindirilmeyen kısımlarının yoğunlaştırıldığı ve dışkının oluştuğu yerdir. Ayrıca, burada bulunan bakteriler bazı vitaminlerin (örneğin, K vitamini) üretimini sağlar.

7. Anüs: Dışkının vücuttan atıldığı son bölgedir. Dışkının dışarı atılması için istemli ve istemsiz kaslar (anal sfinkterler) birlikte çalışır.

Bu organlar birlikte çalışarak vücudun enerji ve besin ihtiyaçlarını karşılamak için besinlerin sindirilmesini, emilmesini ve atık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar.



 

Our Score
error: Content is protected !!