7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 52-53-54-55 FERMAN Yayıncılık

Ortaokul 7. Sınıf Fen Bilimleri Geçmişten Günümüze Hücrenin Yapısıyla İlgili Görüşler  Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 52, 53, 54, 55


7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Geçmişten Günümüze Hücrenin Yapısıyla İlgili Görüşler Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 52-53-54-55 FERMAN Yayıncılık”

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 52-53-54-55


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 52 Cevapları


Soru : Mikroskobun keşfi ve teknolojideki gelişmeler ile hücrenin keşfi arasında nasıl bir ilişki vardır? Düşüncelerinizi söyleyiniz.


Kısa Cevap : “Mikroskobun keşfi ve teknolojideki gelişmeler ile hücrenin keşfi arasında nasıl bir ilişki vardır?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Mikroskobun keşfi ve teknolojideki gelişmeler, hücrenin keşfi ve anlaşılmasında kritik bir rol oynamıştır. İşte bu ilişkinin detayları:

Mikroskobun Keşfi

  • 16. Yüzyılın Sonları: İlk basit mikroskoplar, Hollandalı gözlükçüler Zacharias Janssen ve Hans Janssen tarafından icat edildi. Ancak bu mikroskoplar düşük büyütme kapasitesine sahipti.
  • 17. Yüzyıl: Antonie van Leeuwenhoek ve Robert Hooke, mikroskobik araştırmalarında büyük ilerlemeler kaydetti. Van Leeuwenhoek, kendi geliştirdiği güçlü mikroskoplar ile mikroorganizmaları gözlemledi. Robert Hooke ise 1665 yılında yayınladığı “Micrographia” adlı eserinde, mikroskop altında incelemiş olduğu mantar yapısını tanımlarken ilk kez “hücre” terimini kullandı.

Hücrenin Keşfi ve İncelenmesi

  • 17. Yüzyıl: Hooke, mikroskop kullanarak şişe mantarındaki hücreleri keşfetti ve bu yapılar ona küçük odacıkları hatırlattığı için “cell” (hücre) terimini kullandı. Leeuwenhoek ise çeşitli hayvan ve bitki hücrelerini, sperm hücrelerini ve bakterileri gözlemledi.
  • 19. Yüzyıl: Teknolojideki gelişmelerle birlikte, daha güçlü ve net mikroskoplar geliştirildi. Bu dönemde hücre teorisi, Matthias Schleiden ve Theodor Schwann tarafından formüle edildi. Bu teori, tüm canlıların hücrelerden oluştuğunu ve hücrenin temel yaşam birimi olduğunu belirtti.
  • 19. Yüzyılın Sonları ve 20. Yüzyıl: Elektron mikroskobunun geliştirilmesiyle hücre yapıları çok daha detaylı bir şekilde incelenebildi. Bu mikroskoplar, hücre içi organellerin keşfi ve anlaşılması için büyük bir ilerleme sağladı.

Teknolojik Gelişmelerin Etkisi

  • Optik Mikroskoplar: Başlangıçta basit olan optik mikroskoplar, zamanla mercek kalitesinin ve aydınlatma tekniklerinin gelişmesiyle çok daha yüksek çözünürlükler sağladı. Bu sayede hücre yapıları ve organeller detaylı bir şekilde incelenebildi.
  • Elektron Mikroskopları: 20. yüzyılın ortalarında geliştirilen bu mikroskoplar, hücrelerin ve moleküler yapılarının çok daha küçük ayrıntılarını gözlemlemeyi mümkün kıldı. Bu, biyoloji ve tıp alanlarında devrim niteliğinde keşiflere yol açtı.
  • Floresan Mikroskopi: Modern mikroskopi tekniklerinden biri olan floresan mikroskopi, belirli hücre yapılarını ve moleküler süreçleri işaretlemeyi ve gözlemlemeyi sağlar. Bu teknoloji, hücre dinamiklerini canlı hücrelerde gerçek zamanlı olarak incelemeyi mümkün kıldı.

Hücre Biyolojisindeki İlerlemeler

  • Hücre Teorisi: Schleiden ve Schwann’ın hücre teorisi, biyolojinin temel prensiplerinden biri haline geldi. Bu teori, tüm organizmaların hücrelerden oluştuğunu ve hücrelerin tüm yaşamın temel birimi olduğunu belirtir.
  • Genetik ve Moleküler Biyoloji: Mikroskopi tekniklerinin gelişimi, DNA, RNA ve proteinlerin hücresel süreçlerdeki rollerini anlamada büyük katkı sağladı. Genetik mühendisliği ve biyoteknolojinin gelişimi, hücre biyolojisinde daha derinlemesine araştırmalar yapılmasına olanak tanıdı.

Sonuç olarak, mikroskobun keşfi ve teknolojideki gelişmeler, hücre biyolojisinin temellerini atmış ve bu alanda yapılan araştırmaların kapsamını ve derinliğini büyük ölçüde genişletmiştir. Bu ilerlemeler, modern biyoloji ve tıp alanlarında devrim niteliğinde buluşların yapılmasını sağlamıştır.


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 54 Cevapları


Soru : Siz de bazı hücreleri inceleyerek daha yakından gözlemleyiniz. 

Uyarı: Etkinliğe önceden hazırlanınız.

Etkinlikte kullanmak için;
1. Etkinliği yapacağınız günden bir hafta kadar önce tabak içindeki ıslak pamuk arasına nohut, fasulye, bakla, buğday gibi bir bitki tohumunu koyarak çimlendiriniz.
2. Deneyden 8-10 gün kadar önce göl, havuz, dere gibi bir ortamdan su alarak kavanoza doldurunuz. Kavanozun içine birkaç parça meyve kabuğu (elma, muz gibi) atıp deneyde kullanmak üzere kavanozu bir kenara koyunuz.
3. Marketten 1-2 adet kültür mantarı alarak etkinliği yapacağınız gün laboratuvara getiriniz.


1.ETKİNLİK FARKLI HÜCRELERİ İNCELEYELİM 


Etkinliğin Amacı: Farklı hücre çeşitlerini tanımak

Kullanılacak Malzemeler

• Göl, havuz ya da dere suyu • Kapaklı kavanoz • Kültür mantarı
• Maket bıçağı • Kuru soğan • Toplu iğne
• Lam ve lamel (altışar adet) • Mikroskop • Damlalık
• Ambalaj köpüğü (strafor) • Penset • Su
• Çimlenmiş nohut, fasulye, buğday gibi bitki tohumlarından biri

Etkinliğin Yapılışı➪ Temiz bir lam üzerine damlalıkla bir iki damla su koyup lamı kenara bırakınız.
➪ Bir kuru soğanı maket bıçağı ile dört parçaya bölünüz. Bir parçanın etli, kalın yapraklarından birini alınız. Yaprağın çukur kısmındaki ince saydam zarı toplu iğneyle ayırıp pensetle tutarak çıkarınız. Bu zarı lamdaki suyun üzerine düzgünce yerleştiriniz. Bunun üzerini de arada hava kabarcığı bırakmadan lamelle kapatınız. Hazırladığınız preparatı mikroskobun küçük objektifiyle inceleyiniz. Gördüklerinizin şeklini defterinize çiziniz.
➪ Daha önce hazırladığınız kavanozdaki sudan damlalıkla bir iki damla alıp temiz lam üzerine koyunuz. Arasında hava kabarcığı kalmamasına dikkat ederek üzerine lameli kapatınız. Hazırladığınız preparatı mikroskobun küçük objektifiyle inceleyiniz. Gördüğünüz hücrelerin şeklini defterinize çiziniz.
➪ Parmak kadar bir parça ambalaj köpüğünü maket bıçağıyla ortadan ikiye ayırınız. Kültür mantarının sapından aldığınız bir parçayı ikiye ayırdığınız köpüğün arasına yerleştiriniz. Köpük ve içindeki kültür mantarı parçasından yatay olarak çok ince parçalar keserek dikkatlice birkaç kesit alınız. Bu işlemler için öğretmeninizden yardım isteyiniz.


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 55 Cevapları


➪ Temiz bir lama damlalıkla bir iki damla su koyunuz. Kültür mantarının sapından aldığınız en ince kesiti lam üzerindeki suyun içine yerleştiriniz ve üzerini, arasında hava kabarcığı bırakmadan lamelle kapatınız. Hazırladığınız preparatı mikroskobun küçük objektifiyle inceleyiniz. Gördüklerinizin şeklini defterinize çiziniz.
➪ Temiz bir lam üzerine damlalıkla bir iki damla temiz su koyunuz. Çimlenmiş tohumların büyüyen kısımlarından yine köpük arasında olacak şekilde olabildiğince ince kesitler alınız. En ince kesiti lam üzerindeki suya yerleştiriniz. Bunun üzerini, arasında hava kabarcığı bırakmadan lamelle kapatınız. Preparatın farklı kısımlarını mikroskobun küçük objektifiyle inceleyiniz. Gördüklerinizin şeklini defterinize çiziniz.
➪ Defterinize şekillerini çizdiğiniz farklı hücre örneklerini karşılaştırınız. Karşılaştırma yaparken mikroskoptaki incelemeler dışında fotoğraf, resim, çizim, karikatür gibi görsel ögeler; kavram haritaları, şemalar gibi grafik düzenleyiciler; animasyon, video, simülasyon, gibi e-öğrenme nesnesi ve uygulamalarından yararlanmaya çalışınız.
➪ Farklı ortam ya da canlılardan aldığınız hücre örnekleriyle ilgili gözlemlerinizi tartışınız.
➪ Bir tablo yapıp incelediğiniz hücrelerin benzer ve farklı yönlerini tabloya yazınız.


1. Kuru soğanın zarında nasıl hücreler gözlemlediniz?


Cevap :

Kuru soğanın zarında ince ve düzenli sıralanmış hücreleri gözlemledim. Hücreler genellikle kare ya da dikdörtgen şeklindeydi ve hücre duvarları belirgin olarak görünüyordu. Ayrıca, hücrelerin içine yerleşmiş sitoplazma ve çekirdekleri de görebildim.


2. Göl, havuz, dere gibi ortamlardan aldığınız suyun içinde nasıl hücreler gördünüz?


Cevap :

Bu ortamlardan aldığım su örneklerinde genellikle tek hücreli algler (özellikle yeşil algler) ve çeşitli mikroorganizmalar gözlemledim. Ayrıca, bazı hücrelerin hareketli olduğunu ve yalancı ayak şeklinde hareket ettiğini fark ettim.


3. Kültür mantarının sapından aldığınız kesitte nasıl hücreler gördünüz?


Cevap :

Kültür mantarının sapında uzun ve ince hifler gördüm. Bu hiflerin arasında yer alan hücreler, genellikle uzun ve silindirik yapıdaydı. Hücrelerin duvarları kalın ve lifli yapıdaydı. Ayrıca, mantar hücrelerinde sporların da bulunduğunu gözlemledim.


4. Çimlenen tohumların büyüyen kısımlarından aldığınız kesitlerde neler gördünüz? Bunların içinde birbirinden çok farklı hücreler var mı?


Cevap :

Çimlenen tohumların büyüyen kısımlarından aldığım kesitlerde, özellikle kök ve sürgün bölgelerinde farklı türde hücreler gözlemledim. Kök bölgesinde genellikle kök hücreleri ve epidermis hücreleri, sürgün bölgesinde ise daha çok damar hücreleri ve parankima hücreleri gördüm. Bu hücreler birbirinden oldukça farklıydı ve farklı işlevlere hizmet ediyordu.


5. Gördüğünüz tüm yapılarda canlı hücreler olduğunu söyleyebilir misiniz? Açıklayınız.


Cevap :

Evet, gözlemlediğim tüm yapılarda canlı hücreler olduğunu söyleyebilirim. Her hücrenin içinde canlılığın göstergesi olan hücre çekirdeği, sitoplazma ve organeller vardı. Hücrelerin canlı olduğunu gösteren hareketler ve metabolik faaliyetler de gözlemlendi.


6. Farklı canlıları ya da canlı parçalarını incelediniz. Gözlemlerinize göre bu canlıların hepsinin hücre ya da hücrelerden oluştuğunu söyleyebilir misiniz?


Cevap :

Evet, gözlemlerime göre incelediğim tüm canlılar ve canlı parçaları hücrelerden oluşmaktadır. Bu canlılar, tek hücreli veya çok hücreli olabilir, fakat hepsi hücresel yapıya sahiptir.


7. İncelediğiniz hücrelerin bazı kısımlarının tüm hücrelerde ortak olduğunu söyleyebilir misiniz? Bu karara varmanızda dayanağınızın ne olduğunu açıklayınız.


Cevap :

Evet, incelediğim tüm hücrelerde bazı yapılar ortak olduğunu söyleyebilirim. Özellikle hücre zarının, sitoplazmanın ve çekirdeğin varlığı tüm hücrelerde ortak. Bu ortak yapılar, hücrelerin temel yapı taşları olup, canlılık faaliyetlerini sürdürebilmek için gereklidir.


8. Mikroskopta incelediğiniz hücrelerde varlığını bildiğiniz hâlde göremediğiniz bir yapı oldu mu? Bunu nasıl açıklarsınız?


Cevap :

Evet, hücrelerdeki bazı organelleri (örneğin, ribozomlar veya bazı enzim kompleksleri) mikroskop altında doğrudan göremedim. Bu, genellikle bu yapıların çok küçük olmalarından ve yüksek büyütme gücü gerektirmesinden kaynaklanır. Ayrıca, bazı organellerin görünürlüğü için özel boyama tekniklerine ihtiyaç duyulabilir.


9. Mikroskopta incelediğiniz hücrelerle görsellerde verilen hücreler arasında ne gibi farklar var? Bu durumu nasıl açıklayabilirsiniz?


Cevap :

Mikroskopta incelediğim hücreler ile görsellerdeki hücreler arasında bazı farklar vardı. Gerçek zamanlı gözlemlerimde hücrelerin hareketleri ve canlılık belirtileri daha belirgindi. Görsellerde ise genellikle sabit ve idealize edilmiş yapıların çizimleri vardı. Bu durum, görsellerin daha anlaşılır ve öğretici olması amacıyla tasarlandığını ve laboratuvar gözlemlerinin ise daha doğal ve değişken olduğunu gösteriyor.



 

Our Score

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 63-64-65-66 MEB Yayınları

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Alkolün ve Sigaranın Vücuda Verdiği Zararlar Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 63, 64, 65, 66


4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Alkolün ve Sigaranın Vücuda Verdiği Zararlar Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 63-64-65-66 MEB Yayınları”

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 63-64-65-66


4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 65 Cevapları


PEKİŞTİRELİM Alkol ve Sigara Kullanımının Zararları 


1. Aşağıda alkol ve sigara kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli hastalıklar verilmiştir. Hastalıkların altındaki noktalı alanlara bu hastalıklara risk oluşturan zararlı alışkanlık alkolse “alkol”, sigaraysa “sigara”, ikisi birdense “alkol ve sigara” yazınız.


Cevap :

  • Karaciğer Sirozu: Alkol
  • Akciğer Kanseri: Sigara
  • Ağız ve Boğaz Kanseri: Alkol ve Sigara
  • Kalp Hastalıkları: Alkol ve Sigara
  • Mide Ülseri: Alkol
  • Kronik Bronşit: Sigara
  • Yüksek Tansiyon: Alkol
  • Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH): Sigara
  • Pankreatit: Alkol

2. Alkol kullanımının bunların dışında insan hayatına hangi olumsuz etkileri vardır? 


Kısa Cevap :

Alkol kullanımı zihinsel ve fiziksel sağlığı olumsuz etkiler, sosyal ve iş yaşamında sorunlara yol açar, bağımlılık yapar ve kazalara sebep olabilir.

Uzun Cevap :

Alkol kullanımının birçok olumsuz etkisi vardır. Zihinsel sağlık açısından depresyon, anksiyete ve diğer ruh sağlığı sorunlarına yol açabilir. Fiziksel sağlıkta, karaciğer hastalıkları, pankreas iltihabı, yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık problemlerine neden olabilir.

Sosyal ve iş yaşamında ise aile içi şiddet, iş performansında düşüş ve sosyal ilişkilerde bozulmalara yol açabilir. Alkol bağımlılığı, kişinin alkol kullanımını kontrol edememesiyle sonuçlanabilir ve bu durum tedavi gerektiren ciddi bir sağlık sorunudur. Ayrıca, alkol kullanımı trafik kazaları ve diğer kazaların riskini artırır, bu da ciddi yaralanmalara ve ölümlere yol açabilir.


3. Sigara kullanımının bunların dışında insan hayatına hangi olumsuz etkileri vardır? 


Kısa Cevap :

Sigara kullanımı solunum yolu hastalıklarına, kansere, kalp hastalıklarına neden olur ve genel sağlık durumunu olumsuz etkiler.

Uzun Cevap :

Sigara kullanımı, solunum yollarında ve akciğerlerde ciddi hasarlara neden olabilir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kronik bronşit ve amfizem gibi solunum yolu hastalıklarına yol açar. Ayrıca, sigara içenlerde çeşitli kanser türlerine, özellikle akciğer, ağız, boğaz, gırtlak, pankreas ve mesane kanserine yakalanma riski önemli ölçüde artar.

Sigara, kalp ve damar hastalıklarına neden olarak kalp krizi ve felç riskini artırır. Genel sağlık üzerinde de olumsuz etkileri vardır; bağışıklık sistemini zayıflatır, ciltte erken yaşlanma belirtilerine neden olur ve diş ve diş eti hastalıklarına yol açar. Ayrıca, sigara bağımlılığı, kişinin sigarayı bırakmasını zorlaştırır ve sürekli sigara kullanımı kişinin hayat kalitesini düşürür. Pasif içicilik ise sigara içmeyenlerin de sağlık sorunları yaşamasına sebep olabilir.


4. Sınıf Fen Bilimleri MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 66 Cevapları


UYGULAYALIM Dumansız Hayat


Amaç: Yakın çevresinde sigara kullanımını azaltmaya yönelik farkındalık oluşturmak.

MALZEMELER

Fon kartonu
Boya kalemleri

UYGULAMA BASAMAKLARI 

• Dörder kişilik gruplar oluşturunuz.
• Sigara kullanımının zararlarını gözden geçiriniz.
• Sigara kullanımının zararlarını anlatan sloganlar oluşturunuz.
• Boya kalemlerini kullanarak fon kartonuna sloganlarınızı yazınız.
• Sloganların altına sigara kullanımının zararlarını özetleyen bilgi kutuları ekleyiniz.
• Hazırladığınız posteri sınıfta sununuz.
• Çevrenizdeki sigara kullanıcılarını belirleyerek posterinizi bu kullanıcılara da sununuz.


1. Posterinizde sigara kullanımının sebep olduğu hangi zararlara yer verdiniz? Neden?


Cevap :

Posterimizde akciğer kanseri, kalp hastalıkları ve solunum problemleri gibi sigara kullanımının neden olduğu sağlık sorunlarına yer verdik çünkü bu zararlar sigara kullanımının en önemli etkilerindendir.


2. Sigara kullanan insanları bilinçlendirmek için başka hangi çalışmalar yapılabilir? 


Kısa Cevap :

Sigara kullananları bilinçlendirmek için eğitim kampanyaları, kamu spotları, danışmanlık hizmetleri, sigara bırakma programları ve sosyal destek grupları gibi çalışmalar yapılabilir.

Uzun Cevap :

Sigara kullananları bilinçlendirmek için yapılabilecek çeşitli çalışmalar vardır. Okullarda ve topluluk merkezlerinde eğitim kampanyaları düzenlenebilir, böylece gençler ve yetişkinler sigaranın zararları hakkında bilgilendirilir. Kamu spotları ve medya kampanyaları, sigaranın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini geniş kitlelere ulaştırabilir.

Sağlık kuruluşları ve sigara bırakma hatları, bireylere kişisel danışmanlık ve destek sağlayabilir. Sigara bırakma programları, tıbbi tedavi ve davranışsal terapiyi birleştirerek daha etkili olabilir. Ayrıca, sosyal destek grupları ve online topluluklar, sigara bırakma sürecinde motivasyon ve destek sağlayabilir. Yerel yönetimler ve iş yerleri de sigara içmeyi teşvik etmeyen politikalar uygulayabilir ve sigarasız alanlar yaratabilir.


Soru : Bağımlılıkla mücadele eden kuruluşlar hangileridir? Araştırınız. Araştırma sonuçlarını arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Bağımlılıkla mücadele eden bazı önemli kuruluşlar arasında Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Amerikan Akciğer Derneği (ALA), Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM), Yeşilay ve Anonim Alkolikler (AA) bulunur.

Uzun Cevap :

Bağımlılıkla mücadele eden birçok ulusal ve uluslararası kuruluş bulunmaktadır. Bu kuruluşlar, tütün, alkol, uyuşturucu ve diğer bağımlılık türleri ile mücadele ederek bireylerin sağlıklı yaşam sürdürmelerine yardımcı olur. İşte bazı önemli kuruluşlar:

  1. Dünya Sağlık Örgütü (WHO):
    • Dünya Sağlık Örgütü, tütün ve diğer bağımlılıklarla mücadele için global sağlık stratejileri geliştirir ve uygular. WHO, tütün kontrolü için Çerçeve Sözleşmesi (FCTC) gibi uluslararası anlaşmalar ve rehberler sunar.
  2. Amerikan Akciğer Derneği (American Lung Association – ALA):
    • ALA, sigara bırakma programları ve eğitim kampanyaları düzenler, aynı zamanda tütünle ilgili araştırmalar yapar. Sigara bırakma konusunda destek sağlayan kaynaklar ve programlar sunar.
  3. Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM):
    • Türkiye’de alkol ve madde bağımlılığı tedavisi sağlayan sağlık kuruluşlarıdır. Bu merkezler, bireylere danışmanlık, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri sunar.
  4. Yeşilay:
    • Türkiye’de bağımlılıkla mücadele eden sivil toplum kuruluşudur. Yeşilay, tütün, alkol, uyuşturucu ve teknoloji bağımlılığı gibi konularda eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapar. Bağımlılıkla mücadelede önleyici ve tedavi edici programlar geliştirir.
  5. Anonim Alkolikler (Alcoholics Anonymous – AA):
    • Anonim Alkolikler, alkol bağımlılığı ile mücadele eden bireylerin birbirlerine destek olduğu uluslararası bir organizasyondur. AA, toplantılar ve grup terapileri yoluyla alkol bağımlılığından kurtulmak isteyenlere yardımcı olur.
  6. Ulusal Uyuşturucu Kontrol Politikası Ofisi (ONDCP):
    • Amerika Birleşik Devletleri’nde uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele eden ve uyuşturucu kontrol politikalarını koordine eden federal bir ofistir. ONDCP, uyuşturucu kullanımıyla mücadele stratejileri geliştirir ve uygulanmasını denetler.
  7. Uluslararası Tütün Kontrolü (International Tobacco Control – ITC):
    • ITC, küresel olarak tütün kontrolü çalışmalarını destekleyen ve bu alanda araştırmalar yapan bir organizasyondur. Tütün kontrolü politikalarının etkisini değerlendirir ve önerilerde bulunur.

Bu kuruluşlar, bağımlılıkla mücadelede bireylere ve topluma yönelik çeşitli programlar, kaynaklar ve destek hizmetleri sunarak bağımlılıkların önlenmesi ve tedavisi konusunda önemli katkılarda bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarını arkadaşlarınızla paylaşarak, bu kuruluşların sunduğu hizmetler ve çalışmalar hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilir ve bağımlılıkla mücadelede daha bilinçli adımlar atabilirsiniz.



 

Our Score

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 76-77-78 FERMAN Yayıncılık

Ortaokul 7. Sınıf Fen Bilimleri Ağırlık, Kütleye Etki Eden Yer Çekimi Kuvvetidir Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 76, 77, 78


7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Ağırlık, Kütleye Etki Eden Yer Çekimi Kuvvetidir Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 76-77-78 FERMAN Yayıncılık”

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 76-77-78


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 76 Cevapları


1. Ağırlık kavramı size ne ifade ediyor? Yer çekimiyle ağırlığın ne ilişkisi vardır? 


Kısa Cevap : “Ağırlık kavramı size ne ifade ediyor? Yer çekimiyle ağırlığın ne ilişkisi vardır?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Ağırlık, bir cismin kütlesi ile bulunduğu gezegenin yer çekimi kuvveti arasındaki etkileşim sonucu ortaya çıkan kuvvettir. Dünyada, yer çekimi kuvveti cismin ağırlığını belirler.

Örneğin, Ay’da yer çekimi kuvveti Dünyaya göre daha az olduğu için aynı cisim Ay’da daha hafif gelir. Ağırlık, Newton (N) cinsinden ölçülür ve formülü şudur: Ağırlık (W) = Kütle (m) × Yer çekimi ivmesi (g).


2. Kütle kavramı size ne ifade ediyor? 


Kısa Cevap : “Kütle kavramı size ne ifade ediyor?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Kütle, bir cismin içerdiği madde miktarının ölçüsüdür ve kilogram (kg) cinsinden ifade edilir. Kütle, bir cismin yer çekimi alanına bağımlı değildir, bu yüzden Dünya’da da Ay’da da aynı kalır.

Kütle, bir cismin ivmelenme kabiliyetini de belirler; yani daha büyük kütleli cisimler daha zor ivmelenir. Kütle ölçümlerinde hassas teraziler kullanılır ve kütle madde miktarını değişmediği için bir cismi başka bir gezegene taşıdığımızda kütlesi değişmez.


3. Kütleyle ağırlığın bir ilişkisi var mıdır? Neden?


Kısa Cevap : “Kütleyle ağırlığın bir ilişkisi var mıdır? Neden?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Kütle ve ağırlık birbiriyle doğrudan ilişkilidir. Bir cismin ağırlığı, o cismin kütlesinin yer çekimi ivmesiyle çarpılmasıyla bulunur. Yani, bir cismin kütlesi ne kadar büyükse, o cismin ağırlığı da o kadar büyük olur.

Dünya üzerindeki yer çekimi ivmesi yaklaşık 9.8 m/s²’dir. Örneğin, 10 kg kütlesindeki bir cismin ağırlığı Dünya’da yaklaşık olarak 98 Newton olur. Ancak, bu cisim Ay’da olsaydı, yer çekimi daha düşük olduğu için ağırlığı da daha az olurdu. Bu ilişki, Newton’un evrensel kütle çekim kanunu ile açıklanır.


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 77 Cevapları


Soru : Elinizdeki kalemi biraz kaldırıp sıranın üzerine bıraktığınızda kalemin hızla düştüğünü görürsünüz (Görsel 3.1). Kalem neden sağa, sola ya da yukarı gitmiyor? Benzer şekilde bir topu yukarı fırlattıktan (Görsel 3.2) bir süre sonra ne olur? Düşüncelerinizi söyleyiniz.


Cevap :

Kalem doğruca aşağı düşer çünkü yerçekimi kuvveti onu yere doğru çeker. Top ise yerçekimi sayesinde bir süre sonra yavaşlar ve yere geri düşer.


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 78 Cevapları


1. ETKİNLİK AĞIRLIKLARI ÖLÇELİM 


Etkinliğin Amacı: Ağırlığın dinamometreyle nasıl ölçüldüğünü anlamak

Kullanılacak Malzemeler
• Dinamometre • Plastik poşet • Kalın kitap (iki adet)

Not: Etkinlikte naylon poşetin ağırlığı ihmal edilmiştir.

Etkinliğin Yapılışı
➪ Kitaplardan birini plastik poşetin içine koyunuz.
➪ Poşeti tutacağından dinamometrenin çengeline asıp dinamometreyi poşet yere değmeyecek şekilde kaldırınız.
➪ Dinamometrenin göstergesinde okuduğunuz değeri aşağıdaki tabloya yazınız.
➪ İkinci kitabı da poşete koyup aynı uygulamayı yapınız.
➪ Dinamometrede okuduğunuz değeri yine tabloya yazınız.


1. Dinamometreye astığınız kitap sayısı arttıkça dinamometrede nasıl bir değişiklik oldu? 


Cevap :

Dinamometreye astığınız kitap sayısı arttıkça, dinamometrede okunan değer de artar çünkü ağırlık artmıştır.


2. Kullandığınız dinamometreyle kaç kitabın ağırlığını ölçebilirsiniz? Neden? 


Cevap :

Dinamometrenin kapasitesine bağlı olarak belirli bir sayıda kitabın ağırlığını ölçebilirsiniz. Dinamometrenin maksimum kapasitesi aşıldığında doğru ölçüm alınamaz.



 

Our Score

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 34-35-36 SÖZCÜ Yayıncılık

İlkokul 4. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Sağlıklı Beslenme Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 34, 35, 36


4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Yer Sağlıklı Beslenme Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 34-35-36 SÖZCÜ Yayıncılık”

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Cevapları Sayfa 34-35-36


Soru : Beslenme şeklimiz ile sağlığımız arasında nasıl bir ilişki olabilir? Yediğimiz besinlerin sağlıklı olmamızda rolü nedir? Arkadaşlarımızla tartışalım.


Kısa Cevap :

Beslenme şeklimiz ile sağlığımız arasında güçlü bir ilişki vardır. Yediğimiz besinler vücudumuzun ihtiyaç duyduğu enerji ve besin maddelerini sağlar. Sağlıklı beslenmenin sağlığımıza katkıları şunlardır:

1. Enerji ve Besin Alımı

  • Karbonhidratlar, proteinler ve yağlar: Enerji sağlar ve vücut fonksiyonlarını destekler.
  • Vitaminler ve mineraller: Bağışıklık, kemik sağlığı ve enerji üretimi için gereklidir.

2. Hastalıkların Önlenmesi

  • Kalp hastalıkları: Sağlıklı yağlar ve lif, kalp sağlığını korur.
  • Diyabet: Kompleks karbonhidratlar ve lif, kan şekerini düzenler.
  • Obezite: Dengeli ve düşük kalorili beslenme, kilo kontrolü sağlar.

3. Ruh Sağlığı

  • Beyin fonksiyonu: Omega-3 ve B vitaminleri gibi besinler, beyin sağlığını destekler.
  • Kan şekeri dengesi: Düzenli beslenme, ruh hali ve enerji seviyesini dengeler.

4. Bağışıklık Sistemi

  • Vitamin ve mineral eksiklikleri: Bağışıklığı zayıflatabilir, yeterli alım önemlidir.
  • Antioksidanlar: Meyve ve sebzelerden alınan antioksidanlar, bağışıklığı güçlendirir.

Kısaca, dengeli ve sağlıklı beslenme, genel sağlık durumumuzu iyileştirir, hastalıklardan korunmamıza yardımcı olur ve yaşam kalitemizi artırır.

Uzun Cevap :

Beslenme şeklimiz ile sağlığımız arasında doğrudan ve güçlü bir ilişki vardır. Yediğimiz besinlerin türü, miktarı ve kalitesi, genel sağlık durumumuz üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. İşte bu ilişkinin bazı temel yönleri:

1. Besin Maddeleri ve Sağlık

  • Makro Besinler: Karbonhidratlar, proteinler ve yağlar, vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için gereklidir. Dengeli bir alım sağlandığında, bu besinler vücudun düzgün çalışmasını sağlar.
    • Karbonhidratlar: Temel enerji kaynağıdır. Kompleks karbonhidratlar (tam tahıllar, sebzeler) basit şekerlere (tatlılar, beyaz ekmek) göre daha sağlıklıdır çünkü daha yavaş sindirilir ve daha uzun süre tokluk hissi sağlar.
    • Proteinler: Kasların ve dokuların onarımı ve büyümesi için gereklidir. Hayvansal kaynaklardan (et, balık, yumurta) ve bitkisel kaynaklardan (baklagiller, fındık) sağlanabilir.
    • Yağlar: Enerji kaynağıdır ve hücre fonksiyonları için gereklidir. Sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado) ve doymuş yağlar (tereyağı) arasındaki denge önemlidir.
  • Mikro Besinler: Vitaminler ve mineraller, vücudun birçok biyokimyasal reaksiyonu için gereklidir. Eksiklikleri çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.
    • Vitaminler: A, B, C, D, E ve K vitaminleri gibi çeşitli vitaminler, bağışıklık fonksiyonu, enerji üretimi ve kemik sağlığı için gereklidir.
    • Mineraller: Kalsiyum, demir, potasyum gibi mineraller, kemik sağlığı, kan oluşumu ve sinir fonksiyonu için gereklidir.

2. Sağlıklı Beslenme ve Hastalıkların Önlenmesi

  • Kalp Hastalıkları: Doymuş ve trans yağlardan zengin beslenme, kolesterol seviyelerini artırarak kalp hastalığı riskini yükseltir. Omega-3 yağ asitleri ve lif açısından zengin besinler kalp sağlığını destekler.
  • Diyabet: Rafine şekerler ve işlenmiş karbonhidratlar kan şekerinde ani yükselmelere neden olabilir ve insülin direncine yol açabilir. Kompleks karbonhidratlar ve lif tüketimi bu riski azaltır.
  • Obezite: Yüksek kalorili, düşük besin değerli yiyeceklerin aşırı tüketimi kilo alımına ve obeziteye yol açabilir. Obezite ise birçok kronik hastalığın (diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları) riskini artırır.
  • Sindirim Sistemi Sağlığı: Lif açısından zengin besinler (tam tahıllar, sebzeler, meyveler) sindirimi kolaylaştırır ve bağırsak sağlığını destekler.

3. Ruh Sağlığı

  • Beslenme ve Beyin Fonksiyonu: Omega-3 yağ asitleri, B vitaminleri ve antioksidanlar gibi besinler beyin sağlığı için kritiktir. Yeterli ve dengeli beslenme, depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarının yönetiminde yardımcı olabilir.
  • Kan Şekeri Dengesizliği: Düzensiz kan şekeri seviyeleri, ruh hali dalgalanmalarına ve enerji seviyelerinde düşüşlere neden olabilir. Düzenli ve dengeli beslenme, bu tür dengesizlikleri önler.

4. Bağışıklık Sistemi

  • Vitamin ve Mineral Eksiklikleri: C vitamini, D vitamini, çinko gibi besin maddelerinin yetersiz alımı, bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve enfeksiyonlara karşı savunmasız hale getirebilir.
  • Antioksidanlar: Meyve ve sebzelerden alınan antioksidanlar, serbest radikalleri nötralize ederek hücre hasarını azaltır ve bağışıklık fonksiyonunu destekler.

Sağlıklı bir beslenme düzeni, yeterli miktarda su tüketimi ve düzenli fiziksel aktivite ile birleştiğinde, genel sağlığı iyileştirir ve hastalıklara karşı koruma sağlar. Beslenme şeklimizin sağlığımız üzerindeki etkisini göz ardı etmemek, uzun vadede daha kaliteli bir yaşam sürmek için önemlidir.


Soru : Peki, sizce sağlıklı beslenme nasıl gerçekleşir? Sağlıklı beslenmek için nelere dikkat etmeliyiz? Sadece kek, simit, poğaça, tost gibi karbonhidrat ağırlıklı ürünler tüketerek sağlıklı beslenebilir miyiz?


Cevap :

Sağlıklı beslenmek için çeşitli ve dengeli bir diyet izlemek önemlidir. Sadece kek, simit, poğaça ve tost gibi karbonhidrat ağırlıklı ürünler tüketmek sağlıklı bir beslenme şekli değildir. Sağlıklı beslenmek için dikkat edilmesi gerekenler:

  1. Çeşitlilik: Farklı besin gruplarından (sebzeler, meyveler, tam tahıllar, proteinler, sağlıklı yağlar) dengeli miktarlarda tüketmek.
  2. Meyve ve Sebzeler: Günlük olarak bol miktarda tüketmek.
  3. Tam Tahıllar: Rafine tahıllar yerine tam tahılları tercih etmek.
  4. Protein: Yeterli miktarda protein almak, hayvansal ve bitkisel kaynaklardan dengeli şekilde.
  5. Sağlıklı Yağlar: Zeytinyağı, avokado, fındık gibi sağlıklı yağlar tüketmek.
  6. Şeker ve İşlenmiş Gıdalar: Şeker ve işlenmiş gıdaların tüketimini sınırlamak.
  7. Su: Yeterli miktarda su içmek.

Bu şekilde beslenmek, genel sağlığı destekler ve hastalık riskini azaltır.


4. Sınıf Fen Bilimleri SÖZCÜ Yayıncılık Kitabı Cevapları Sayfa 36 Cevapları


1. Etkinlik Sağlığın Yediklerinden Sorulur


Etkinliğin Amacı
Sağlığımız için tüketmemiz gereken besinlerin içeriklerini bilmek.
Neler Kullanacağız?
Bilgisayar, genel ağ, kalem.
Nasıl Yapacağız?
1. Sağlığımız için gerekli olan proteinleri hangi besinlerden alabileceğimizi araştıralım.
2. Sağlığımız için gerekli olan karbonhidratları hangi besinlerden alabileceğimizi araştıralım.
3. Sağlığımız için gerekli olan yağları hangi besinlerden alabileceğimizi araştıralım.
4. Sağlığımız için gerekli olan vitaminleri hangi besinlerden alabileceğimizi araştıralım.
5. Sağlığımız için gerekli olan suyu hangi besinlerden alabileceğimizi araştıralım.
6. Sağlığımız için gerekli olan mineralleri hangi besinlerden alabileceğimiz araştıralım.
7. Araştırma sonuçlarımıza göre aşağıdaki tabloyu dolduralım.


Cevap :

Protein : Tavuk gögüsü, yumurta, balık, kırmızı et ve peynir

Karbonhidrat : Makarna, ekmek, prinç, tavuk gögüsü, yulaf

Yağ : zeytin yağıi fındık yağı, avokado, tereyağı, kanolo yağı,

Vitamin : Havuç, portakal, muz, tatlı biber, mantar

Su : Marul, salatalık, kabak, kereviz ve domates

Mineraller : Süt, badem, ıspanak, deniz ürünleri ve kuruyemişler


1. Hazırladığımız tablodaki besinlerin hepsini istediğimiz miktarda ve zamanda tüketebilir miyiz?


Cevap :

Hazırladığımız tablodaki besinleri yeteri kadar ve zamanında tüketmeliyiz. Bu besinler istediğimiz zamanda ve miktarda tüketemeyiz.


2. Besinleri tüketirken nelere dikkat etmeliyiz? 


Kısa Cevap :

Madde Madde Besinleri tüketirken nelere dikkat etmeliyiz ;

  • Çeşitli besin gruplarından tüketin.
  • Tam tahılları tercih edin.
  • Bol meyve ve sebze yiyin.
  • Yeterli protein alın.
  • Sağlıklı yağlar seçin.
  • Şeker ve işlenmiş gıdalardan kaçının.
  • Su tüketimini artırın.

Uzun Cevap :

Maddeler Halinde Besinleri tüketirken nelere dikkat etmeliyiz ;

  • Çeşitli Besin Grupları: Her öğünde farklı besin gruplarından tüketmek, vücudun ihtiyaç duyduğu tüm vitamin ve mineralleri almasını sağlar.
  • Tam Tahıllar: Beyaz ekmek ve makarna yerine tam buğday ekmeği, kahverengi pirinç ve yulaf gibi tam tahılları tercih edin.
  • Meyve ve Sebzeler: Günlük en az 5 porsiyon meyve ve sebze tüketin. Renkli ve çeşitli meyve-sebzeler farklı besin öğeleri sağlar.
  • Protein: Her öğünde yeterli miktarda protein alın. Kırmızı et, balık, tavuk, baklagiller ve fındık gibi kaynakları dengeleyin.
  • Sağlıklı Yağlar: Trans yağlardan kaçının. Zeytinyağı, avokado, fındık ve balık gibi sağlıklı yağlar tüketin.
  • Şeker ve İşlenmiş Gıdalar: Şekerli içecekler, tatlılar ve işlenmiş gıdaların tüketimini sınırlayın. Bu gıdalar boş kalori içerir ve kilo alımına neden olabilir.
  • Su Tüketimi: Günde en az 8 bardak su içmeye çalışın. Su, vücut fonksiyonları için hayati öneme sahiptir.


 

Our Score

8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 57-58-59 SDR Dikey Yayıncılık

Ortaokul 8. Sınıf Fen Bilimleri Adaptasyon Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 57, 58, 59


8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Adaptasyon Metni Etkinlik Cevapları


“8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 57-58-59 SDR Dikey Yayıncılık”

8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 57-58-59


Soru : Yandaki görselde görülen kutup ayılarının, bulunduğu ortamla benzer renkte kılları bulunmaktadır. Sizce kıl renginin kutup ayılarına sağladığı yararlar nelerdir?


Cevap :

Kutup ayılarının beyaz kıl rengi, kar ve buzla kamufle olarak avlanmalarını kolaylaştırır ve soğuk iklimde vücut ısısını korumalarına yardımcı olur.


Etkinlik 2-3 Haydi Bul Bakalım 


Gerekli Malzemeler

‣ Belli bir miktarda kırmızı, beyaz, mavi, kahverengi, yeşil ve diğer renklerde boncuklar
‣ Kronometre

Etkinliğin Yapılışı

➜ Arkadaşlarınızla gruplara ayrılınız.
➜ Okul bahçesinde veya yakın çevrenizde çim bulunan bir alana gidiniz. Gruptan bir kişiyi seçiniz.
➜ Boncukları çimlerin üzerine rastgele atınız. Seçtiğiniz arkadaşınızdan 1 dakika sürede boncukları toplamasını isteyiniz.
➜ Aynı işlemi her gruptan bir öğrenci için uygulayınız.


Soru : ✔ En az hangi renkteki boncuklar toplanmıştır? Belirtiniz.


Cevap :

En az yeşil renkli boncuklar toplanmıştır. Çünkü çimin üzerinde yeşil veya yeşile yakın renkteki boncuklar zor seçilirken diğer renkler daha kolay seçilmiştir.


Soru : Boncukları toplayan arkadaşınızın, boncukları toplamada öncelik verdiği renk ya da renkler hangisiydi? Nedenini açıklayınız.


Cevap :

Kırmızı, mavi ve sarı idi. Çünkü bu renkler yeşil zemin üzerinden daha hızlı fark edilmektedir.


8. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 59 Cevapları


Soru : Aşağıdaki tabloya siz de canlı örnekleri ve bunların yaşadığı çevreye nasıl adaptasyon sağladıklarını yazınız.


Cevap :

Canlı Türü: Bukalemun

Yaşadığı Çevreye Adaptasyonu: Renk değiştirme yeteneğiyle kamufle olur ve avcılardan saklanır.


Canlı Türü: Aslan

Yaşadığı Çevreye Adaptasyonu: Güçlü kas yapısı ve pençeleriyle avlanır; sosyal yapısıyla sürü halinde yaşar.


Canlı Türü: Zebra

Yaşadığı Çevreye Adaptasyonu: Çizgili desenleriyle sürü içinde kamufle olur ve yırtıcılardan korunur.


Canlı Türü: Kurbağa

Yaşadığı Çevreye Adaptasyonu: Nemli derisi sayesinde su kaybını önler ve çevresiyle renk uyumu sağlar.


Canlı Türü: Örümcek

Yaşadığı Çevreye Adaptasyonu: Ağ örme yeteneğiyle avlanır ve kendine barınak yapar.



 

Our Score

6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 59-60-61 ADIM ADIM YAYINCILIK

Ortaokul 6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Kan Bağışının Toplum Açısından Önemi Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 59, 60, 61


6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Kan Bağışının Toplum Açısından Önemi Metni Etkinlik Cevapları


“6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 59-60-61 ADIM ADIM YAYINCILIK”

6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 59-60-61


6. Sınıf Fen Bilimleri ADIM ADIM YAYINCILIK Ders Kitabı Sayfa 59 Cevapları


Soru : Afiş 2.3.1 ve 2.3.2’yi inceleyiniz. Bu afişlerin hazırlanmasının amacı ne olabilir? Afişlerden yararlanarak kan bağışıyla ilgili neler söyleyebilirsiniz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cevap :

Afişlerin hazırlanmasının amacı, insanlara kan bağışının önemini ve sürekli bir ihtiyaç olduğunu hatırlatmaktır. Bu afişlerden, kan bağışının hayat kurtarıcı bir eylem olduğunu ve sürekli bir kan ihtiyacı olduğunu açıkça görebiliyoruz.

Afişler sayesinde, toplumun kan bağışının ne denli kritik bir rol oynadığını fark etmesi ve bu konuda daha bilinçlenmesi hedefleniyor. İnsanlar, kan bağışının toplumsal faydasını daha iyi anlayarak, bu hayati konuda daha duyarlı hale gelebilirler.


6. Sınıf Fen Bilimleri ADIM ADIM YAYINCILIK Ders Kitabı Sayfa 60 Cevapları


1. Yakın çevrenizde bulunan ve kan bağışlayan bir kişiyle röportaj yapınız. 

Röportaj yaptığınız kişiye kendi hazırladığınız sorulara ek olarak aşağıdaki soruları sorabilirsiniz.

• Kan bağışlamaya nasıl karar verdiniz?
• Kan bağışladıktan sonra neler hissettiniz?


Kısa Cevap : “Yakın çevrenizde bulunan ve kan bağışlayan bir kişiyle röportaj yapınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

İşte yakın çevrenizde kan bağışlayan biriyle röportaj yaparken kullanabileceğiniz bir örnek:


Röportaj Soruları

1. Kan bağışlamaya nasıl karar verdiniz?

  • Kısa Cevap:
    Sağlıklı olduğumu düşündüm ve başkalarına yardım etmek istedim.
  • Uzun Cevap:
    Kan bağışlamaya karar vermemde birkaç faktör etkili oldu. Öncelikle, sağlıklı olduğumu ve herhangi bir sağlık sorunumun olmadığını biliyordum. Ayrıca, kan bağışının hayat kurtardığını öğrendim ve bu düşünce beni çok etkiledi. Başkalarına yardım edebilmek ve bu hayati gereksinimi karşılamak için kan bağışında bulunmaya karar verdim.

2. Kan bağışladıktan sonra neler hissettiniz?

  • Kısa Cevap:
    Kendimi çok iyi ve huzurlu hissettim.
  • Uzun Cevap:
    Kan bağışladıktan sonra kendimi oldukça iyi ve huzurlu hissettim. Kan bağışı sırasında herhangi bir olumsuz durum yaşamadım ve işlem çok rahat geçti. Bağış sonrası birkaç saat dinlendikten sonra hiçbir problem yaşamadan normal hayatıma döndüm. Bu deneyim, bana başkalarına yardımcı olmanın verdiği duygusal tatmini yaşattı ve gerçekten çok mutluydum. Ayrıca, kan bağışının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım ve bu konuda çevremdekileri de bilinçlendirmeye çalıştım.

3. Kan bağışı sürecinde yaşadığınız herhangi bir zorluk veya endişe oldu mu?

  • Kısa Cevap:
    Hayır, herhangi bir zorluk yaşamadım.
  • Uzun Cevap:
    Kan bağışı sürecinde herhangi bir zorluk veya endişe yaşamadım. Bağış öncesi yapılan sağlık kontrolü ve doktorun yönlendirmeleri oldukça rahatlatıcıydı. Kan bağışı sırasında ve sonrasında kendimi çok iyi hissettim. Ayrıca, hemşirelerin ve sağlık personelinin profesyonelliği ve ilgisi de süreci sorunsuz hale getirdi. Bu deneyim bana, kan bağışının ne kadar güvenli ve kolay bir işlem olduğunu gösterdi.

4. Kan bağışı yapmanın toplum için önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

  • Kısa Cevap:
    Çok önemli, çünkü her bir kan bağışı bir hayat kurtarabilir.
  • Uzun Cevap:
    Kan bağışı yapmanın toplum için ne kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Her bir kan bağışı, bir hayatı kurtarabilir ve bu, çok değerli bir şey. Kan stoklarının sürekli olarak yenilenmesi gerekiyor ve bu nedenle gönüllü bağışçıların sayısının artırılması büyük önem taşıyor. Kan bağışının, hastaların tedavi sürecinde ne kadar kritik bir rol oynadığını ve birçok insanın hayatını kurtardığını biliyorum. Bu yüzden, daha fazla insanın kan bağışı yapması gerektiğini düşünüyorum.

Bu sorular ve cevaplar, röportajınızı daha kapsamlı ve etkileyici hale getirebilir. Röportaj sırasında kişinin deneyimlerini ve duygularını daha ayrıntılı olarak öğrenmeye çalışın.


2. Kendisine kan nakli yapılan bir kişiyle veya bu kişinin yakınıyla bir röportaj yapınız.

Röportajı kan nakli gerçekleştirilen kişinin yakını ile yapacaksanız soruları nakil yapılan kişiye yönelik sorunuz (Röportaj yaptığınız kişiye kendi hazırladığınız sorulara ek olarak aşağıdaki soruları da sorabilirsiniz.).

• Niçin kan nakline ihtiyaç duydunuz?
• Size kan veren kişiyi tanıyor musunuz?


Kısa Cevap : “Kendisine kan nakli yapılan bir kişiyle veya bu kişinin yakınıyla bir röportaj yapınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Elbette, işte kendisine kan nakli yapılan biriyle veya yakınıyla röportaj yaparken kullanabileceğiniz örnek sorular ve cevaplar:


Röportaj Soruları

1. Niçin kan nakline ihtiyaç duydunuz?

  • Kısa Cevap:
    Ani bir kaza geçirdim ve büyük bir kan kaybı yaşadım.
  • Uzun Cevap:
    Kan nakline ihtiyaç duymamın nedeni, ani bir kaza geçirmemdi. Bu kaza sırasında ciddi bir kan kaybı yaşadım ve acil müdahale gerektiren bir durumda olduğum için kan nakline ihtiyaç duydum. Kanın, vücudumda eksik olan miktarı yerine koyması ve hayati fonksiyonlarımı sürdürebilmem için kritik bir öneme sahipti.

2. Size kan veren kişiyi tanıyor musunuz?

  • Kısa Cevap:
    Hayır, kanı veren kişiyi tanımıyorum.
  • Uzun Cevap:
    Hayır, kanı veren kişiyi tanımıyorum. Kan bağışının anonim olarak yapıldığı bir durumda, bana kan veren kişinin kim olduğunu öğrenme şansım olmadı. Ancak, bu kişinin isimsiz bir kahraman olduğunu ve hayatımı kurtardığını biliyorum. Bu nedenle, ona minnettarım ve kan bağışının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım.

3. Kan nakli sürecinde neler hissettiniz?

  • Kısa Cevap:
    Kendimi çok şanslı ve minnettar hissettim.
  • Uzun Cevap:
    Kan nakli sürecinde kendimi çok şanslı ve minnettar hissettim. Bu süreç, hayatımın en kritik anlarından biriydi. Kan bağışçıların yardımı sayesinde hayatta kaldım ve bu durum beni derinlemesine etkiledi. Hem sağlık ekibine hem de kan bağışçılarına teşekkür etmek istiyorum. Bu süreçte, hayatımın değerini ve başkalarına nasıl katkıda bulunabileceğimizi daha iyi anladım. Kan bağışının ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu ve toplumsal dayanışmanın gücünü hissettim.

4. Kan bağışı ve kan naklinin toplum için önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

  • Kısa Cevap:
    Çok önemli, çünkü her kan bağışı bir hayat kurtarabilir.
  • Uzun Cevap:
    Kan bağışı ve kan nakli, toplum için gerçekten çok önemli. Her kan bağışı, bir hayatı kurtarabilir ve bu yüzden bu sürecin sürdürülebilir olması gerekiyor. Kan bağışının artırılması, herkesin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırıyor ve hayati risk altındaki insanlara umut oluyor. Bu süreçte, herkesin kan bağışı yapmasının ve kan ihtiyacı olanlara destek olmasının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gördüm. Bu nedenle, daha fazla insanın kan bağışı yapmasını teşvik etmek ve kan bağışının önemini anlatmak gerekiyor.

Bu sorular ve cevaplar, röportajınızı daha derinlemesine ve anlamlı kılacaktır. Röportaj sırasında, kişinin deneyimlerini ve duygularını detaylı bir şekilde anlatmasını sağlamaya çalışın. Bu, kan bağışının ve naklinin toplumsal önemini vurgulamak açısından oldukça etkili olacaktır.


3. Bir hastane veya aile sağlığı merkezine bir büyüğünüzle gidiniz. Burada görev yapan doktor veya hemşirelerden biriyle kan bağışı ve kan nakliyle ilgili bir röportaj yapınız. 

Röportaj yaptığınız kişiye kendi hazırladığınız sorulara ek olarak aşağıdaki soruları sorabilirsiniz.

• Kimler kan verebilir?
• Kan bağışlayan kişiler sağlık sorunu yaşar mı?


Kısa Cevap : “Doktor veya hemşirelerden biriyle kan bağışı ve kan nakliyle ilgili bir röportaj yapınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız..

Uzun Cevap :

Tabii ki! Böyle bir röportaj yapmak için aşağıdaki gibi bir senaryo oluşturabiliriz:


Röportaj Başlangıcı

Soru: Merhaba, öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?

Doktor/ Hemşire: Merhaba, ben Dr. Ayşe Yılmaz. [Hastane veya Sağlık Merkezi]’nde iç hastalıkları uzmanıyım ve aynı zamanda kan bankası bölümünde de görev yapıyorum.

Soru: Kan bağışı ve kan naklinin öneminden bahseder misiniz?

Doktor/ Hemşire: Elbette. Kan bağışı, hayat kurtarıcı bir eylemdir. Birçok hasta, özellikle cerrahi müdahalelerde, doğum sonrası kanama yaşayan kadınlar ve kanser tedavisi gören hastalar, yeterli miktarda kan ve kan ürününe ihtiyaç duyarlar. Kan bağışı, bu hastaların tedavilerinde hayati bir rol oynar. Ayrıca, acil durumlarda, trafik kazası gibi durumlarda da kan bağışları çok önemlidir.

Soru: Kan bağışının güvenliği hakkında bilgi verebilir misiniz?

Doktor/ Hemşire: Kan bağışı yapılırken sterilizasyon ve hijyen kurallarına dikkat edilir. Bağışçılardan alınan kanlar, çeşitli testlerden geçirilir. Bu testler arasında HIV, hepatit B ve C, sifiliz gibi enfeksiyon hastalıklarına karşı testler bulunur. Bu sayede hem bağışçının hem de alıcının güvenliği sağlanır.

Soru: Kan bağışı nasıl yapılır? Bir kişinin kan bağışında bulunabilmesi için gereken koşullar nelerdir?

Doktor/ Hemşire: Kan bağışı için 18-65 yaş arası, 50 kg üzeri ve genel sağlık durumu iyi olan bireyler başvurabilir. Bağışçının son 3 ay içinde herhangi bir operasyon geçirmemiş, ateş veya enfeksiyon hastalığı geçirmemiş olması gerekmektedir. Bağış öncesinde bir sağlık taraması yapılır ve bağışçının hemoglobin seviyesi kontrol edilir.

Soru: Kan naklinin riskleri nelerdir?

Doktor/ Hemşire: Kan naklinin riskleri oldukça düşüktür, ancak nadiren de olsa bazı yan etkiler olabilir. Bunlar arasında alerjik reaksiyonlar, ateş, tansiyon düşüklüğü ve çok nadiren bulaşıcı hastalıkların geçişi olabilir. Bu nedenle, bağışlanan kanın titizlikle test edilmesi çok önemlidir.

Soru: Kan bağışı ve nakliyle ilgili toplumda farkındalık oluşturmak için neler yapıyorsunuz?

Doktor/ Hemşire: Toplumda kan bağışı bilincini artırmak için çeşitli kampanyalar ve eğitimler düzenliyoruz. Okullarda, üniversitelerde ve iş yerlerinde seminerler veriyoruz. Ayrıca sosyal medya ve çeşitli medya kanallarıyla da insanları bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

Soru: Son olarak, insanlara kan bağışında bulunmaları için ne söylemek istersiniz?

Doktor/ Hemşire: Kan bağışı, bir insanın hayatını kurtarabilecek en değerli yardımlardan biridir. Küçük bir zaman ayırarak, birçok hayatı kurtarma şansınız var. Lütfen kan bağışında bulunun, çünkü sizin bir damla kanınız, bir canın hayatı demektir.

Röportaj Sonu

Soru: Zaman ayırıp sorularımızı yanıtladığınız için çok teşekkür ederiz.

Doktor/ Hemşire: Ben teşekkür ederim, kan bağışı ve nakli konusunda farkındalık oluşturmak çok önemli. Herkesi kan bağışında bulunmaya davet ediyorum.



 

Our Score

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 24-25-26-27 SÖZCÜ Yayıncılık

İlkokul 4. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı 1. Ünite Neler Öğrendik? Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 24, 25, 26, 27


4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı 1. Ünite Neler Öğrendik? Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 24-25-26-27 SÖZCÜ Yayıncılık”

4. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 24-25-26-27 


1. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere kutudan seçeceğimiz uygun kelimeleri yazalım.


Cevap :

a. Dünya’nın kendi etrafında dönüşü 24 saat sürer.

b. Dünya, kendi etrafında Batıdan doğuya doğru döner.

c. Dünya’nın kendi etrafında dönme hareketi yapmasıyla Gece ve gündüz oluşur.

ç. Dünya’nın Güneş etrafındaki dolanma hareketi 365 gün 6 saat sürer.

d. Dünya’nın Güneş etrafında dolanma hareketi yapmasıyla Mevsimler oluşur.


2. Dünya’nın günlük ve yıllık hareketleri hakkında öğrendiklerimizi aşağıya cümleler hâlinde yazalım.


Kısa Cevap :

Dünya, günlük olarak kendi ekseni etrafında döner ve yıllık olarak Güneş etrafında döner.

Uzun Cevap :

Dünya’nın hareketleri, günlük ve yıllık olmak üzere iki ana hareketten oluşur. Günlük hareket, Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesidir ve bu hareketi 24 saatte tamamlar. Bu dönüş hareketi, gece ve gündüzün oluşmasına neden olur. Dünya’nın ekseni eğik olduğu için, Güneş ışınları yıl boyunca farklı açılarda gelir ve bu durum mevsimlerin oluşumuna yol açar.

Yıllık hareket ise, Dünya’nın Güneş etrafında yaptığı dönüş hareketidir. Bu hareket, yaklaşık 365,25 gün sürer ve yılın mevsimlerinin değişmesine neden olur. Dünya’nın yörüngesi eliptik olduğundan, Güneş’e en yakın olduğu nokta (perihel) ile en uzak olduğu nokta (afhel) arasında farklar vardır. Bu hareket, aynı zamanda mevsimlerin farklı sıcaklık ve iklim koşullarını oluşturur. Dünya’nın eksen eğikliği ve bu yörünge hareketi, yılın farklı dönemlerinde farklı bölgelerde mevsimlerin yaşanmasına sebep olur.


4. Sınıf Fen Bilimleri SÖZCÜ Yayıncılık Kitabı Cevapları Sayfa 25 Cevapları


1. Ünite Uygulamalı Bilim 


“Yer kabuğu ve Dünya’mızın Hareketleri” ünitemizde öğrendiklerimizle ilgili günlük hayattan bir problemi ya da ihtiyacı belirleyelim. Belirlediğimiz problem ya da ihtiyaç;

a) Günlük hayatta kullandığımız veya karşılaştığımız araç, nesne ya da sistemleri geliştirmeye, yani ürün ortaya çıkarmaya yönelik olmalıdır.

b) Malzeme, zaman ve maliyet kriterleri açısından uygun olmalıdır.

Soru : Belirlediğimiz problemi ya da ihtiyacı aşağıda verilen boşluğa yazalım.


Cevap :

Şehirlerde, yer kabuğunun hareketleri sonucu meydana gelen depremler, binaların ve altyapıların hasar görmesine neden olmaktadır. Bu durumu azaltmak amacıyla deprem izolatörleri veya sismik izolatörlerin geliştirilmesi gerekmektedir.


Soru : Problemin çözümüne dair alternatif çözüm yollarını araştıralım. Bulduğumuz çözüm önerilerini aşağıda verilen boşluğa yazalım. İhtiyacımız olursa defterimize daha fazla satır ekleyebiliriz.


Cevap :

  • Çözüm önerisi : Deprem izolatörleri tasarımı
    • Depremin titreşimlerini absorbe eden ve binaların yerinden oynayarak hasar görmesini engelleyen sismik izolatörlerin geliştirilmesi.
  • Çözüm önerisi : Yüksek dayanıklı yapı malzemeleri kullanımı
    • Binaların yapımında kullanılan beton, çelik ve diğer yapı malzemelerinin sismik dayanıklılığını artıran malzemelerin kullanılması.
  • Çözüm önerisi : Akıllı bina teknolojileri
    • Deprem anında bina hareketlerini algılayarak otomatik olarak stabil hale getiren ve titreşimi azaltan sensör ve motor sistemlerinin entegrasyonu.

Soru : Bulduğumuz çözüm yollarını karşılaştıralım. Malzeme, zaman ve maliyet kriterleri açısından en uygun olanını belirleyelim. Seçtiğimiz çözüm önerisini aşağıdaki boşluğa yazalım.


Cevap :

Seçilen Çözüm Önerisi : Deprem izolatörleri tasarımı


Soru : Seçtiğimiz çözüme yönelik planlama yapalım. Ürünümüzün tasarımını ve sunumunu okul ortamında gerçekleştirelim. Ürün geliştirme aşamasında birçok deneme yapalım. Denemelerimiz sonucunda elde ettiğimiz verilerimiz ile gözlem sonuçlarımızı aşağıda verilen tabloya benzer bir tablo oluşturarak kaydedelim.


Cevap :

“4. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Sayfa 24-25-26-27 Cevapları”

Deneme sonuçlarına göre, Polimer ve Kevlar karışımı malzeme ile yapılan izolatörlerin en iyi sonucu verdiği gözlemlendi. Bu malzeme, yüksek titreşimleri etkili bir şekilde absorbe ederek binanın zarar görmesini engelledi. Bu çözüm önerisi, malzeme, zaman ve maliyet açısından en uygun seçenek olarak belirlendi.



 

Our Score

6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 42-43-44-45 ADIM ADIM YAYINCILIK

Ortaokul 6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Destek ve Hareket Sistemi Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 42, 43, 44, 45


6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Destek ve Hareket Sistemi Metni Etkinlik Cevapları


“6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 42-43-44-45 ADIM ADIM YAYINCILIK”

6. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 42-43-44-45


6. Sınıf Fen Bilimleri ADIM ADIM YAYINCILIK Ders Kitabı Sayfa 42 Cevapları


İnsanlar hayatın her anında hareket hâlindedir. Vücudumuzda bu hareketlerin gerçekleşmesini sağlayan yapı ve organlar vardır. Konuşma, yazma, yürüme, koşma, su içme vb. faaliyetlerin tümü destek ve hareket sistemi sayesinde gerçekleşir. İskelet ile kaslar, destek ve hareket sistemini (Görsel 2.1.1) oluşturan ana yapılardır.

Soru : Peki, inşaatlara veya çadırlara destek sağlayan yapılarla destek ve hareket sistemi arasında nasıl bir ilişki vardır? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap : “Peki, inşaatlara veya çadırlara destek sağlayan yapılarla destek ve hareket sistemi arasında nasıl bir ilişki vardır?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

İnşaatlarda veya geçici barınaklarda kullanılan destek sistemleri, yapıların dayanıklılığını ve güvenliğini artırmak için oldukça önemlidir. Bu sistemler, temel olarak yapının yer değiştirmesini veya çökmesini önlemeyi amaçlar. Çadırlarda veya geçici yapılarla ilgili destek ve hareket sistemlerini daha ayrıntılı olarak inceleyelim:

  1. Temel Destek Sistemleri:
    • Kiriş ve Direkler: İnşaatlarda kullanılan kiriş ve direkler, yapının ağırlığını zemine ileterek stabil bir yapı sağlar. Bu elemanlar, yapının hareket etmesini ve çökmesini engellemek için kritik öneme sahiptir.
    • Çaprazlama ve Diagonal Destekler: Özellikle çadırlarda ve geçici yapılarda, çaprazlama elemanlar kullanılarak yapının stabilitesi artırılır. Bu elemanlar, yatay ve düşey hareketleri kontrol altında tutar.
  2. Hareket Sistemleri:
    • Değişken Bağlantılar: İnşaatlarda kullanılan bazı sistemlerde, yapıların belirli bir esneklik ve hareket kabiliyeti kazanması sağlanır. Bu, özellikle deprem gibi doğal afetler sırasında yapının zarar görmesini önlemek için önemlidir. Değişken bağlantılar ve esnek bağlantı elemanları bu tür ihtiyaçları karşılar.
    • Ayarlanabilir Destekler: Çadırlarda ve geçici yapılarda kullanılan ayarlanabilir destek sistemleri, zemin koşullarına göre yapıların hizalanmasını ve dengelenmesini sağlar. Bu sistemler, yapının yer değiştirmesini ve çeşitli dış etkenlere karşı dayanıklılığını artırır.
  3. Malzeme ve Teknoloji Kullanımı:
    • Çelik ve Alüminyum Alaşımlar: İnşaatlarda kullanılan destek sistemlerinde genellikle yüksek dayanımlı çelik ve alüminyum alaşımlar tercih edilir. Bu malzemeler, yapının ağırlığını taşıma kapasitesini ve dayanıklılığını artırır.
    • Kompozit Malzemeler: Modern inşaat teknolojilerinde, kompozit malzemeler de kullanılmaktadır. Bu malzemeler, hafiflik ve dayanıklılık özellikleri sayesinde hem ağırlığı azaltır hem de yapının dayanıklılığını artırır.
  4. Güvenlik ve İşlevsellik:
    • Statik ve Dinamik Analizler: İnşaat mühendisleri, yapıların statik ve dinamik analizlerini yaparak destek sistemlerini tasarlar. Bu analizler, yapının çeşitli yükler altında nasıl davranacağını ve hangi destek sistemlerinin gerekli olduğunu belirler.
    • Zemin İncelemeleri: İnşaatın yapılacağı zemin koşulları, destek sistemlerinin tasarımında önemli bir rol oynar. Zemin etüdü yapılarak, en uygun destek ve hareket sistemleri belirlenir.

Sonuç olarak, inşaat ve çadır yapılarında kullanılan destek ve hareket sistemleri, yapının dayanıklılığını, güvenliğini ve işlevselliğini sağlamak için tasarlanmıştır. Bu sistemler, yapıların çeşitli çevresel etkilere karşı koruma sağlar ve uzun ömürlü olmasını destekler. Arkadaşlarınızla bu konuyu tartışarak, farklı perspektifler ve deneyimler üzerine konuşmak, daha derin bir anlayış kazanmanıza yardımcı olabilir.



 

Our Score

8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 50-51-52 SDR Dikey Yayıncılık

Ortaokul 8. Sınıf Fen Bilimleri Akraba Evlilikleri Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 50, 51, 52


8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Akraba Evlilikleri Metni Etkinlik Cevapları


“8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 50-51-52 SDR Dikey Yayıncılık”

8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 50-51-52


Soru : Kalıtsal hastalıkların ortaya çıkma olasılığı ile akraba evlilikleri arasında nasıl bir ilişki vardır? Arkadaşlarınız ile tartışınız.


Kısa Cevap : “Kalıtsal hastalıkların ortaya çıkma olasılığı ile akraba evlilikleri arasında nasıl bir ilişki vardır? Arkadaşlarınız ile tartışınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Akraba evlilikleri ile kalıtsal hastalıklar arasındaki ilişki, genetik çeşitliliğin azalması nedeniyle önemlidir. Normalde, genetik çeşitlilik, bireylerin farklı genetik varyantlara sahip olmalarını sağlar ve bu durum, genetik hastalıkların ortaya çıkma riskini azaltır. Ancak akraba evliliklerinde bu çeşitlilik azalır, çünkü akraba kişiler genetik olarak birbirine daha yakındır.

Bu durum şu şekilde işler:

  1. Taşıyıcı Genlerin Ortaya Çıkma Olasılığı: Akraba evliliklerinde, her iki ebeveyn de genetik olarak benzer olduğundan, taşıyıcı genlerin birbirleriyle birleşme olasılığı artar. Bu taşıyıcı genler hastalığı ortaya çıkaran genler olabilir. Örneğin, iki taşıyıcı bireyin çocukları, genetik olarak belirli bir hastalığın genini çift olarak alabilirler ve bu durumda hastalığı gösterme olasılıkları artar.
  2. Hastalıkların Görülme Sıklığı: Bazı genetik hastalıklar, belirli popülasyonlarda akraba evliliklerinin yaygın olduğu yerlerde daha sık görülür. Örneğin, Orta Doğu, Güney Asya ve Kuzey Afrika gibi bölgelerde akraba evliliklerinin yaygın olması, bu bölgelerdeki genetik hastalıkların daha sık görülmesine neden olmuştur.
  3. Genetik Danışmanlık ve Testler: Akraba evliliklerinin olası risklerini azaltmak amacıyla genetik danışmanlık ve testler önem kazanmaktadır. Bu testler, taşıyıcı genlerin tespit edilmesine yardımcı olarak çiftlerin çocuklarında olası genetik hastalık risklerini belirlemelerine olanak tanır.

Sonuç olarak, akraba evliliklerinin kalıtsal hastalıkların görülme sıklığını artırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu nedenle, genetik danışmanlık hizmetleri ve genetik testlerin kullanılması, bu riskleri azaltmada önemli bir rol oynar.


8. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 51 Cevapları


Kendimizi Değerlendirelim 2-2 


1) Aşağıda sağ tarafta kalıtımla ilgili kavramların karışık olarak verilen harflerini, karşılarındaki kutucuklara düzelterek yerleştiriniz. Numaralandırılmış kutucuklardaki harfleri şifre kutusuna sıralayınız. 


Cevap :

  1. ARIDÖL
  2. MELEZDÖL
  3. BASKINGEL
  4. ÇEKİNİKGEN
  5. MENDEL
  6. GENETİK

ŞİFRE : KALITIM


8. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 52 Cevapları


2) Bezelye bitkisinde uzun boy aleli “U”, kısa boy aleli ise “u” ile gösterilmektedir. Buna göre aşağıda verilen ifadelerin karşısına genotip gösterimlerini yazınız.


Cevap :

  • Homozigot uzun boylu bezelye: UU
  • Kısa boylu bezelye: uu
  • Melez uzun boylu bezelye: Uu

3) Aşağıda yeşil renkli bezelyelerin çaprazlanması ve çaprazlanma sonucu oluşan bezelyeler verilmiştir. Buna göre noktalı yerlere bezelyelerin genotiplerini yazınız. (Yeşil meyve rengine sahip bezelyeler “Y”, sarı meyve rengine sahip bezelyelere “y” baskındır.):


Cevap :

“8. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 52 Cevapları”

4) Akraba evliliklerinin genetik açıdan olası sonuçlarının neler olabileceğini aşağıda verilen bölüme yazınız.


Kısa Cevap : “Akraba evliliklerinin genetik açıdan olası sonuçlarının neler olabileceğini aşağıda verilen bölüme yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Akraba evliliklerinin genetik açıdan olası sonuçları şunlardır:

  1. Taşıyıcı Genlerin Birleşme Olasılığının Artması: Akraba evliliklerinde, çiftler genetik olarak birbirine daha yakındır. Bu durum, taşıyıcı genlerin birleşme olasılığını artırır. Eğer her iki ebeveyn de aynı genetik hastalığın taşıyıcısıysa, çocuklarının bu hastalığı kalıtsal olarak alma riski artar.
  2. Kalıtsal Hastalıkların Artan Sıklığı: Akraba evliliklerinin yaygın olduğu toplumlarda, genetik hastalıkların görülme sıklığı yüksek olur. Örneğin, orak hücre anemisi, talasemi ve çeşitli metabolik bozukluklar gibi hastalıklar, bu tür evliliklerde daha yaygındır.
  3. Doğumsal Anomaliler ve Gelişimsel Bozukluklar: Akraba evlilikleri, doğuştan gelen anomalilerin ve gelişimsel bozuklukların daha sık görülmesine neden olabilir. Bu tür bozukluklar arasında zihinsel engel, fiziksel deformiteler ve çeşitli organ anomalileri bulunur.
  4. Genetik Çeşitliliğin Azalması: Akraba evlilikleri, genetik çeşitliliği azaltır. Bu durum, popülasyonun gen havuzunun daralmasına ve bazı genetik hastalıkların daha fazla görülmesine neden olur. Genetik çeşitliliğin azalması, doğal seçilim süreçlerini etkileyebilir ve genetik hastalıkların yayılmasını kolaylaştırır.
  5. Risklerin Önceden Belirlenmesi ve Önlem Alınması: Genetik danışmanlık, akraba evliliklerinin olası risklerini anlamada ve önlem alma konusunda önemli bir araçtır. Genetik testler ve tarama yöntemleri, taşıyıcı genlerin belirlenmesine yardımcı olarak, çiftlerin sağlıklı çocuk sahibi olma şansını artırabilir.

Sonuç olarak, akraba evliliklerinin genetik sonuçları dikkate alındığında, bu evliliklerin potansiyel riskleri ve olumsuz etkileri göz önünde bulundurulmalıdır. Bu riskleri minimize etmek için genetik danışmanlık ve uygun tarama yöntemlerinin kullanımı büyük önem taşır.



 

Our Score

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 62-63 FERMAN Yayıncılık

Ortaokul 7. Sınıf Fen Bilimleri Mayozun Canlılar İçin Önemi Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 62, 63


7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Mayozun Canlılar İçin Önemi Metni Etkinlik Cevapları


“7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 62-63 FERMAN Yayıncılık”

7. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Sayfa 62-63


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 62 Cevapları


1. İnsanda eşeyli üremeyi sağlayan sperm ve yumurta hücreleri nasıl meydana gelir?


Kısa Cevap : “İnsanda eşeyli üremeyi sağlayan sperm ve yumurta hücreleri nasıl meydana gelir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

İnsanda eşeyli üreme için gerekli olan sperm ve yumurta hücreleri, gonadlarda üretilir. Erkeklerde testislerde, dişilerde ise overlerde oluşur. Bu hücreler, diploid (2n) hücrelerden mayoz bölünme yoluyla oluşur.

  • Erkeklerde: Spermatogenez adı verilen süreçte, diploid germ hücreleri (spermatogonyum hücreleri) mitoz bölünme ile çoğalır ve daha sonra mayoz bölünmeye girer. İlk mayoz bölünmede (Meiozis I) homolog kromozomlar ayrılır ve iki haploid (n) hücre oluşur. İkinci mayoz bölünmede (Meiozis II), bu hücreler kromozomları eşit olarak bölünerek dört adet haploid spermatid oluşturur. Spermatidler, olgun sperm hücrelerine dönüşür.
  • Dişilerde: Oogenez adı verilen süreçte, diploid oogon hücreleri mitoz bölünme ile çoğalır ve sonra mayoz bölünmeye başlar. Ancak dişi embriyonel gelişim sırasında, oogon hücreleri mayoz bölünmenin başlangıcında durur ve bu durumda kalır. Doğumdan önce ve ergenlik döneminde, bu hücreler tekrar mayoz bölünmeye başlar. Birinci mayoz bölünme (Meiozis I) tamamlandığında, bir büyük ovum ve küçük polar cisimcik oluşur. İkinci mayoz bölünmede (Meiozis II), ovum ve diğer polar cisimcikler oluşur. Ancak sadece bir büyük ovum oluşur, diğerleri polar cisimcik olarak kalır.

2. Bir hücre kaç defa mayoz geçirebilir ve sonuçta ne değişir? 


Kısa Cevap : “Bir hücre kaç defa mayoz geçirebilir ve sonuçta ne değişir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Mayoz bölünme, bir hücrede iki kez bölünme gerçekleşir, bu nedenle bir hücre iki aşamada mayoz geçirmiş olur (Meiozis I ve Meiozis II). Her bir mayoz bölünme aşaması farklıdır:

  • Meiozis I: Homolog kromozomlar ayrılır. Bu aşamada, homolog kromozomlar birbirleriyle çiftleşir ve crossing-over (genetik rekombinasyon) olur. Sonuçta, her biri haploid kromozom sayısına sahip iki hücre oluşur.
  • Meiozis II: Kardeş kromatitler ayrılır ve bu aşamada dört haploid hücre oluşur. Bu hücreler genetik olarak birbirinden ve ana hücreden farklıdır.

Sonuç olarak, her mayoz bölünme sonucunda, her biri farklı genetik kombinasyonlara sahip dört adet haploid hücre meydana gelir. Bu süreç, genetik çeşitliliği artırır.


3. Aynı anne ve babadan olan kardeşlerin farklı özelliklere sahip olması nasıl gerçekleşir?


Kısa Cevap : “Aynı anne ve babadan olan kardeşlerin farklı özelliklere sahip olması nasıl gerçekleşir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Aynı anne ve babadan olan kardeşlerin farklı özelliklere sahip olmalarının başlıca nedenleri şunlardır:

  • Genetik Çeşitlik: Ebeveynlerin her biri, genetik materyalini (genlerini) karıştırarak çocuklarına aktarır. Bu durum, her bireyin genetik olarak benzersiz olmasına neden olur.
  • Crossing-over (Genetik Rekombinasyon): Mayoz bölünme sırasında, homolog kromozomlar arasında genetik materyal alışverişi (crossing-over) gerçekleşir. Bu, kromozomların genetik kombinasyonlarını değiştirir ve her bir gametin farklı genetik özellikler taşımasını sağlar.
  • Bağımsız Ayrılma (Segregasyon): Mayoz bölünmede, homolog kromozomlar rastgele ayrılır. Bu, her bireyin kromozom kombinasyonunun farklı olmasına neden olur.

Bu mekanizmalar, kardeşlerin farklı özelliklere sahip olmasını sağlayarak genetik çeşitliliği artırır.


7. Sınıf Fen Bilimleri FERMAN Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 63 Cevapları


Soru : Önceki bilgilerinizi anımsayarak aşağıdaki sorularla ilgili düşüncelerinizi açıklayınız:


Eşeyli üreme nedir ve eşeyli üremeyi sağlayan hücreler kaç çeşittir?


Cevap :

Eşeyli üreme, iki farklı cinsiyet hücresinin (gametlerin) birleşmesiyle yeni bir bireyin oluşumunu sağlayan üreme şeklidir. Eşeyli üremeyi sağlayan hücreler, spermler ve yumurtalardır. Spermler erkek üreme hücresidir, yumurtalar ise dişi üreme hücresidir.


Eşeyli üremede her canlı türünün kendine özgü kromozom sayısı nasıl korunuyor olabilir?


Cevap :

Eşeyli üremede, gametlerin (sperm ve yumurta hücreleri) çekirdeklerinde yarı kromozom sayısı bulunur (haploid, n kromozom sayısı). Bu gametler döllenme sırasında birleşerek zigotu oluşturur ve bu zigot, diploid (2n) kromozom sayısına sahip olur. Böylece her bireyin kromozom sayısı, türün özelliklerine uygun şekilde korunur.


Gelişmiş canlıların eşeyli üreme için öncelikle gerçekleştirmesi gereken mayoz nasıl bir hücre bölünmesidir ve hangi hücrelerde olur?


Cevap :

Mayoz, diploid (2n) hücrelerin haploid (n) hücrelere bölünmesini sağlayan bir hücre bölünmesi türüdür. Bu süreçte kromozom sayısı yarıya iner ve dört adet genetik olarak farklı hücre oluşur. Mayoz, gonadlarda (dişi ve erkek üreme organları) gerçekleşir; dişilerde ovaryumda (yumurtalık), erkeklerde testiste (yumurtalık) olur.


Bir çocuğun bazı özelliklerinin annesine, bazı özelliklerinin babasına ya da atalarından birine benzemesinin nedenleri neler olabilir?


Cevap :

Çocuğun özellikleri, ebeveynlerinden aldığı genetik materyalden gelir. Anneden ve babadan gelen genler, alel adı verilen farklı formlarda olabilir. Bu aleller, çeşitli kombinasyonlarda birleşerek çocuğun fenotipik özelliklerini belirler. Ayrıca, genetik çeşitlilik, mutasyonlar ve genetik rekombinasyon gibi faktörlerle de şekillenir.


Eşeysiz üremeyle meydana gelen canlılar atalarının kopyası olduğu hâlde eşeyli üremeyle meydana gelen canlıların atalarından farklı özelliklere sahip olmalarının nedenleri neler olabilir?


Cevap :

Eşeysiz üremeyle meydana gelen canlılar, genetik olarak çoğunlukla birebir anne ve babalarına benzerler, çünkü genetik çeşitlilik yoktur. Ancak eşeyli üremeyle yeni bireyler oluşurken, mayoz bölünme ve genetik rekombinasyon gibi süreçler, genetik çeşitliliğe neden olur. Bu çeşitlilik, mutasyonlar, crossing-over (kross-over) ve bağımsız ayrılma gibi mekanizmalarla sağlanır, bu da bireylerin atalarından farklı özellikler göstermesine neden olur.


Çiçekli bitkilerin polen adı verilen çiçek tozundaki üreme hücreleri nasıl meydana gelir?


Cevap :

Çiçekli bitkilerin polenleri, anter adı verilen erkek organın (stamen) ucu olan polen kesesinde oluşur. Bu hücreler, mayoz bölünme geçirerek haploid (n) polen hücrelerini oluşturur. Bu polen hücreleri, döllenme işlemi için dişi organın (pistil) üstüne (stigma) ulaşır ve burada dişi gametlerle birleşir. Bu süreç, döllenme ve tohum oluşumuyla sonuçlanır.



 

Our Score
error: Content is protected !!