4. Sınıf Din Kültürü Kitabı İslam dini temizliğe neden önem vermektedir? Açıklayınız. konusunu kısaca ele alacağız.
“İslam dini temizliğe neden önem vermektedir? Açıklayınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
İslam dininin temizliğe önem vermesinin nedeni; insanları tiksindirecek davranışlardan uzak durmak, insanların muhabbetini ve sevgisini kazanacak davranışların temizlikte olması ve hastalıklardan uzak olarak sağlıklı bir şekilde yaşamak ve sağlıklı bir insanın daha rahat ibadet edebileceği için olabilir.
Temizlenmek ve güzel kıyafetler giyinmek bir hürmet ifadesi olup Allah’ u Teala hürmetlerin en büyüğünü hak ettiğinden ona karşı her zaman temiz olmak ve daima huzurunda olduğu bilinciyle temizliği muhafaza etmek de bir hürmet ifadesidir .
“İslam dini temizliğe neden önem vermektedir? Açıklayınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
İslamiyet temizliğe çok önem vermiş gerek ayeti kerimelerde gerekse de hadis-i şeriflerde temizlikle ilgili birçok emir ve mükafat bulunmaktadır.
Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kendisi haberleri tarafından anlatıldığı zaman ve gerekse de hadis-i şeriflerinde ne kadar temiz olduğu ve temizliğe ne kadar önem gösterdiği görülmektedir.
Peygamber Efendimiz gerek beden gerek kıyafet temizliğine çok önem vermiş sık sık dişlerini misvaklayarak temizliği ve sağlığını korumuştur.
Temiz olan bir insan diğer insanları tarafından sevilmekte, kirli olan bir insan ise tiksinti uyandırdığı için insanların uzaklaşmasına sebebiyet vermektedir.
İslamiyet Allahü Teala’nın emretmiş olduğu din olup insanları celb edecek ve hoşuna gidecek bir temizlikte lmalı ve insanlara bunu emretmeli ki insanlar Müslümanları gördüğü zaman tiksintileri uyanmaları yerine büyük bir hayranlık ve ferahlık içinde olmalılardır ki İslam dinini tercih etsinler.
İslamiyet’in temizliği bu kadar önem vermesinin sebeplerinden biri bu olabilir.
2. Temizlenmek ve güzel kıyafetler giyinmek bir hürmet ifadesi olup allahü Teala hürmetlerin en büyüğünü hak ettiğinden ona karşı her zaman temiz olmak ve daima huzurunda olduğu bilinciyle temizliği muhafaza etmek de bir hürmet ifadesidir .
3. İnsanın sağlıklı olması, gerek iç organlarının gerek diş gibi vücutsal organlarının temiz olması ve diğer mikroplardan arınmış olması sağlıklı olmasına sebep olacaktır. Mikroplardan uzak durmak sağlıklı bir hayata celbedecektir. Müslüman da sağlıklı olmalı ki ibadetlerini yerine rahatlıkla getirebilirsin. İslamiyet’in temizliği bu kadar teşvik etmesinin sebeplerinden biri bu da olabilir.
İlkokul 4. Sınıf Din KültürüDers Kitabı MEB YayınlarıSayfa ve Metin Cevapları
Yeni eğitim yılında siz değerli öğrencilerimizin ödevlerini kontrol etmeleri amacıyla “4. Sınıf Din Kültürü Kitabı MEB Yayınları Cevapları” konusu sizler için değerli öğretmenlerimiz tarafından hazırlanmıştır.
“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Cevapları MEB Yayınları”
“4. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları” konusunda cevaplara ulaşmak amacıyla aşağıda yer alan mavi renkli metin isimlerini ya da yeşil renkli sayfa sayılarına tıklayarak cevaplara ulaşabilirsiniz. “4. Sınıf Din Kültürü Kitabı MEB Yayınları Cevapları” konusu hakkında aklınıza takılan tüm soruları en aşağıda yer alan yorum kısmına sorarak 4. Sınıf Din Kültürü Kitabı MEB Yayınları ile ilgili tüm cevaplara ulaşabilirsiniz.
İlkokul 4. Sınıf Din Kültürü Kitabı MEB Yayınları
4. Sınıf Din Kültürü Kitabı MEB Yayınları Cevapları Sayfa 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26 ,27, 28, 29, 30. Cevapları için tıklayınız.
Her insan temiz bir çevrede yaşamak ister ve bu onun en doğal hakkıdır.
Sokakta yere tükürülmesi her insan için tiksinti uyandırıcı bir eylemdir. Ne yazık ki insanlar buna dikkat etmese de bu insanları rahatsız edici haksız bir davranıştır.
Yere çöp atılması diğer canlıların hakkına girmektir ki bu insanların sakınması gereken bir davranıştır.
Ben de yanımdan geçen insanların yere çöp attığını veya yere tükürdüğünü görünce bundan büyük bir rahatsızlık ve tiksinti duyuyorum.
Çöp atılmasına üzülüyorum ve çevremin kirlendiğini görünce o caddede geçerken kokudan ve görüntüden rahatsızlık duyuyorum.
Ayrıca oraya tükürüldüğünü bilmek bile çok rahatsız edici bir durum. İnsanların bu hassasiyeti kazanması ve yere çöp atmak veya tükürmek gibi diğer insanların kullanmış olduğu ortak alanlarda bunları terk etmeleri çok önemli bir davranış.
4. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 115 Cevapları
Soru : Yukarıdaki şemayı evrendeki doğal dengenin bozulması açısından yorumlayınız.
Cevap:
Evrende yaratılmış olan doğal bir denge vardır. Ancak bu dengenin bozulması yani küresel ısınma, teknolojinin bilinçsizce kullanılıp yanlış yerlerde kullanılması, kutuplardaki buzulların erimesi, kutupların sular altında kalarak o hayvanların neslinin Yok olmasına sebep olur ki bu da belli bir döngü içerisinde hareket eden evrene büyük zararlar verir .
Bunlar için her bireye düşen görevler vardır ki bunlara dikkat edilmesi gereklidir.
4. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 116 Cevapları
Soru : Çevremizde, evimizde ve okulumuzda kullanmadığımız eşyaları geri dönüşüme nasıl kazandırırız? Bu atıklar ile neler yapabiliriz? Nasıl tekrar kullanabiliriz? Düşüncelerinizi yazınız.
İnsan olarak her ne kadar üretim yapsak da hepimiz günlük hayat içerisinde sürekli bir tüketim halindeyiz.
Çevremizde, evimizde ve okulumuzda kullanmadığımız eşyaları eğer geri dönüşüm videoları izleyerek başka kullanabileceğimiz eşyalara dönüştürebiliyorsak bunu yapmalı eğer bunu yapamıyorsak kağıt, plastik ve cam şeklinde ayırarak bunların toplanmış olduğu kutulara bu eşyaları ulaştırmalıyız.
Kullanmadığımız eşyaları eğer başkası kullanabilecek durumdaysa ona vermeli ve böylece israfın önüne geçmeliyiz. Kullanmadığımız veya üzerimize olmayan eşyaları başkalarına vermek hem başkalarının ihtiyacını giderilmesinde hem de bizlerin fazla olan yüklerden kurtulmasına sebep olacaktır.
Bu ufak püf noktalarına dikkat etmek çevremizi temiz tutma açısından bizleri büyük kolaylık sağlayacaktır.
4. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 117 Cevapları
ÇİZELİM
Soru : Piknik yapmak için gittiğiniz bir yerin nasıl olmasını istersiniz? Çiziniz.
Piknik yapmak ve sakin, insanların doğayla buluştuğu alanlara gitmek her insanın sevdiği bir şeydir.
İnsanlar günlük hayatın koşuşturmasından yoruldukları zaman sakin bir yerlere gitmek, mangal yapmak veya çeşitli yiyecekler götürerek bir gün içerisinde eğlenmek isterler.
Piknik yerleri bazen sulak yerler olduğu gibi sulak olmasa bile yemyeşil alanların bulunduğu yerlerde insanlar için ilgi çekici ve rahatlatıcıdır.
Ancak piknik alanlarına çok sayıda kişinin rağbet etmesi sonucunda bu alanlar sıklıkla kirlenmekte ve eski güzel görüntüsünü kaybedebilmektedir.
Her insan temiz ve yemyeşil alanlara gitmek istediği için bu alanları tercih etmekte ancak çoğu zaman temizliğine dikkat etmemektedir.
Temiz veya yeşil bir alanı istediğimiz gibi bizler de bu piknik alanlarını kullandıktan sonra bu alanları temiz bırakmalı ve bir dahakine hem biz geldiğimizde hem de başka insanlar geldiğinde huzur içerisinde bu alanlarda bulunabilmelidir.
Bu her insanın üzerine düşen bir görevdir. Yapması gereken ise eğlenceli vakit geçirdikten sonra çöplerini toparlayıp çöp kutusuna atmaktır.
Soru : Pikniğe giden her insan doğada bir çöpünü bırakmış olsa burası nasıl bir yere dönüşür? Çiziniz.
İnsanlar piknik alanlarını sever ve bu alanlarda vakit geçirmekten hoşnut olurlar.
Ancak ne yazık ki bu yerlerde eğlenildikten ve bir şeyler yenildikten sonra insanlar çöplerini toplamaya çok riayet etmez ve sadece bir çöpünü bile önemsemeyecek olurlarsa milyonlarca insanın geldiğini düşünürsek bu milyonlarca çöpün oraya birikmesi demek olacaktır.
Bazen sadece bir çöpümüzün kalmasını önemsemezsek veya bütün çöpümüzü topladıktan sonra sadece bir pet şişenin bile orada bulunması diğer insanların da aynı şekilde davranması sonucunda orada yüz insanın geleceğini varsayarsak 100 tane pet şişe bulunması demektir.
Bunun için piknik eğlencemizi yerine getirdikten sonra bir çöpümüzü bile bırakmamaya özen göstermeli ve böylece diğer insanların da hassasiyeti ile tertemiz bir ortamda tekrar buluşmanın mümkün olabileceği ortamlar sağlanmalıdır.
“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 114-115-116-117 MEB Yayınları” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.
4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Pikniğe giden her insan doğada bir çöpünü bırakmış olsa burası nasıl bir yere dönüşür? Çiziniz. konusunu kısaca ele alacağız.
“Pikniğe giden her insan doğada bir çöpünü bırakmış olsa burası nasıl bir yere dönüşür? Çiziniz.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Pikniğe giden her insan doğada Bir çöpünü bile bırakmış olsa orası zaman içerisinde çöplüğe dönüşür.
Her insan piknik yapmayı sev diye ve doğa ile buluşmayacağın attığı için sadece bir pislik bile milyonlarca insanın geldiğini düşünürsek milyonlarca pislik demek olur.
“Pikniğe giden her insan doğada bir çöpünü bırakmış olsa burası nasıl bir yere dönüşür? Çiziniz.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
İnsanlar piknik alanlarını sever ve bu alanlarda vakit geçirmekten hoşnut olurlar.
Ancak ne yazık ki bu yerlerde eğlenildikten ve bir şeyler yenildikten sonra insanlar çöplerini toplamaya çok riayet etmez ve sadece bir çöpünü bile önemsemeyecek olurlarsa milyonlarca insanın geldiğini düşünürsek bu milyonlarca çöpün oraya birikmesi demek olacaktır.
Bazen sadece bir çöpümüzün kalmasını önemsemezsek veya bütün çöpümüzü topladıktan sonra sadece bir pet şişenin bile orada bulunması diğer insanların da aynı şekilde davranması sonucunda orada yüz insanın geleceğini varsayarsak 100 tane pet şişe bulunması demektir.
Bunun için piknik eğlencemizi yerine getirdikten sonra bir çöpümüzü bile bırakmamaya özen göstermeli ve böylece diğer insanların da hassasiyeti ile tertemiz bir ortamda tekrar buluşmanın mümkün olabileceği ortamlar sağlanmalıdır.
4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Piknik yapmak için gittiğiniz bir yerin nasıl olmasını istersiniz? Çiziniz. konusunu kısaca ele alacağız.
“Piknik yapmak için gittiğiniz bir yerin nasıl olmasını istersiniz? Çiziniz.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Piknik yapmak için gittiğim bir yerin yemyeşil ve tertemiz olmasını isterim. Ağaçlık, yemyeşil ve tertemiz bir alan bütün insanların hoşuna giden ve içine huzur dolduran bir alandır.
Bence herkes böyle temiz ve yemyeşil bir ortamda piknik yapmak ister.
“Piknik yapmak için gittiğiniz bir yerin nasıl olmasını istersiniz? Çiziniz.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Piknik yapmak ve sakin, insanların doğayla buluştuğu alanlara gitmek her insanın sevdiği bir şeydir.
İnsanlar günlük hayatın koşuşturmasından yoruldukları zaman sakin bir yerlere gitmek, mangal yapmak veya çeşitli yiyecekler götürerek bir gün içerisinde eğlenmek isterler.
Piknik yerleri bazen sulak yerler olduğu gibi sulak olmasa bile yemyeşil alanların bulunduğu yerlerde insanlar için ilgi çekici ve rahatlatıcıdır.
Ancak piknik alanlarına çok sayıda kişinin rağbet etmesi sonucunda bu alanlar sıklıkla kirlenmekte ve eski güzel görüntüsünü kaybedebilmektedir.
Her insan temiz ve yemyeşil alanlara gitmek istediği için bu alanları tercih etmekte ancak çoğu zaman temizliğine dikkat etmemektedir.
Temiz veya yeşil bir alanı istediğimiz gibi bizler de bu piknik alanlarını kullandıktan sonra bu alanları temiz bırakmalı ve bir dahakine hem biz geldiğimizde hem de başka insanlar geldiğinde huzur içerisinde bu alanlarda bulunabilmelidir.
Bu her insanın üzerine düşen bir görevdir. Yapması gereken ise eğlenceli vakit geçirdikten sonra çöplerini toparlayıp çöp kutusuna atmaktır.
4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Çevremizde, evimizde ve okulumuzda kullanmadığımız eşyaları geri dönüşüme nasıl kazandırırız? Bu atıklar ile neler yapabiliriz? Nasıl tekrar kullanabiliriz? Düşüncelerinizi yazınız. konusunu kısaca ele alacağız.
“Çevremizde, evimizde ve okulumuzda kullanmadığımız eşyaları geri dönüşüme nasıl kazandırırız? Bu atıklar ile neler yapabiliriz? Nasıl tekrar kullanabiliriz? Düşüncelerinizi yazınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Çevremizde, evimizde ve okulumuzda aslında gün içerisinde birçok kullanmadığımız eşya veya atılması gereken atıklar olabiliyor.
Bu atıklarla eğer kullanılacak bir eşyaya dönüştürebiliyorsak dönüştürmeli eğer dönüştüremiyorsak cam, plastik ve kağıt şeklinde ayırarak ayrı ayrı çöpleri atmalı ve geri dönüşüme katkı sağlamak için ayrılmış olan çöp bidonlarına bunları atmalıyız.
Böylece çevreyi zarar vermekten korumuş oluruz.
“Çevremizde, evimizde ve okulumuzda kullanmadığımız eşyaları geri dönüşüme nasıl kazandırırız? Bu atıklar ile neler yapabiliriz? Nasıl tekrar kullanabiliriz? Düşüncelerinizi yazınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
İnsan olarak her ne kadar üretim yapsak da hepimiz günlük hayat içerisinde sürekli bir tüketim halindeyiz.
Çevremizde, evimizde ve okulumuzda kullanmadığımız eşyaları eğer geri dönüşüm videoları izleyerek başka kullanabileceğimiz eşyalara dönüştürebiliyorsak bunu yapmalı eğer bunu yapamıyorsak kağıt, plastik ve cam şeklinde ayırarak bunların toplanmış olduğu kutulara bu eşyaları ulaştırmalıyız.
Kullanmadığımız eşyaları eğer başkası kullanabilecek durumdaysa ona vermeli ve böylece israfın önüne geçmeliyiz. Kullanmadığımız veya üzerimize olmayan eşyaları başkalarına vermek hem başkalarının ihtiyacını giderilmesinde hem de bizlerin fazla olan yüklerden kurtulmasına sebep olacaktır.
Bu ufak püf noktalarına dikkat etmek çevremizi temiz tutma açısından bizleri büyük kolaylık sağlayacaktır.
4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Yanınızdan geçen birinin yere çöp atması veya tükürmesi size ne hissettirir? konusunu kısaca ele alacağız.
“Yanınızdan geçen birinin yere çöp atması veya tükürmesi size ne hissettirir?” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Yanımdan geçen birinin yere çöp atması veya tükürmesi bana çok kötü hissettirir ve o kişiden tiksinti duyarım.
Yaşamış olduğum çevrenin temiz olduğunu bilmek bana iyi hissettiriyor ancak bu tür şeyleri gördüğüm zaman bunlardan çok rahatsızlık duyuyorum.
“Yanınızdan geçen birinin yere çöp atması veya tükürmesi size ne hissettirir?” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Her insan temiz bir çevrede yaşamak ister ve bu onun en doğal hakkıdır.
Sokakta yere tükürülmesi her insan için tiksinti uyandırıcı bir eylemdir. Ne yazık ki insanlar buna dikkat etmese de bu insanları rahatsız edici haksız bir davranıştır.
Yere çöp atılması diğer canlıların hakkına girmektir ki bu insanların sakınması gereken bir davranıştır.
Ben de yanımdan geçen insanların yere çöp attığını veya yere tükürdüğünü görünce bundan büyük bir rahatsızlık ve tiksinti duyuyorum.
Çöp atılmasına üzülüyorum ve çevremin kirlendiğini görünce o caddede geçerken kokudan ve görüntüden rahatsızlık duyuyorum.
Ayrıca oraya tükürüldüğünü bilmek bile çok rahatsız edici bir durum. İnsanların bu hassasiyeti kazanması ve yere çöp atmak veya tükürmek gibi diğer insanların kullanmış olduğu ortak alanlarda bunları terk etmeleri çok önemli bir davranış.
Hazreti Muhammed (sav) in Doğduğu çevrede her ne kadar güzel ahlaklı İnsanlar olsa da genel olarak kötü bir ahlak hakimdi. Güçlünün zayıfı ezdi, zayıf olan kişilerin aş alandı ve haksızlığın had safada olduğu bir ortam vardı. Kadınların ve çocukların neredeyse hiç değer görmediği bir ortam hakimdi. Doğru söylemek, emanete riayet etmek gibi ahlaki ilkeler neredeyse yoktu.
2. Hz. Muhammed (s.a.v.) aile büyüklerine nasıl davranırdı? Açıklayınız.
Hz. Muhammed (s.a.v.) aile büyüklerine saygı ve sevgi ile yaklaşırdı. Büyükleri onun bu saygılı davranışlarını çok sever ve ileride büyük bir insan olacağını bilirlerdi.
Diğer çocuklarda görülen küfür, hakaret , küsme gibi çocuksal davranışlar onda gözlemlenmemiştir. Büyükleri gelmeden sofraya oturmaz , onlar yemek yemeden yemeğe başlamazdı. Bunun içindir ki ona bakan gerek süt annesi gerek dedesi gerekse de amcası ona karşı büyük bir sevgi duymuştur.
3. Hz. Muhammed (s.a.v.) haksızlıklar karşısında nasıl bir tutum sergilerdi? Bir örnekle açıklayınız.
Peygamber Efendimiz eğer haksızlık ve hakaret kendine yapılırsa sabırla karşılardı. Ancak bu hakaret bir mazluma veya bir başkasına yapıldığı zaman adil ve dikkatliydi.
Gençliğinde adaleti sağlamak ve haksızlığa uğrayanların yanında olmak için Hılful Fudul (Erdemliler İttifakı) denen toplulukta bulunmuştur. Vermiş olduğu kararlar çok adildi ve kimseye zenginliği ve tanınmışlığı için haksız bir kararda bulunmazdı. Daima yetimi ve düşkünü gözetirdi.
4. Peygamberimize (s.a.v.) ilk vahyin gelişini ve peygamberlik verilişini kısaca anlatınız.
Peygamber Efendimiz’ e ilk vahyin gelişi şu şekilde olmuştur;
Cebrâîl (a.s.) geldi ve Hazret-i Peygamber’e:
“–Oku!” dedi. Peygamber Efendimiz:
“–Ben okuma bilmem!” karşılığını verdi. Bunun üzerine melek, Hazret-i Peygamber’i tâkati kesilinceye kadar sıktı. Sonra yine:
“–Oku!” dedi. Efendimiz yine:
“–Ben okuma bilmem!” cevâbını verdi. Cebrâîl (a.s.) ikinci kez O’nu tâkati kesilinceye kadar sıktı. Sonra tekrar:
“–Oku!” dedi. Hazret-i Peygamber yine:
“–Ben okuma bilmem! (Ne okuyayım?)” dedi. Cebrâîl (a.s.) Hazret-i Peygamber’i üçüncü defâ da sıkıp bıraktı. Ardından vahy-i ilâhîyi kendisine şöyle bildirdi:
“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aleka’dan yarattı. Oku, Rabbin nihâyetsiz kerem sâhibidir. O, kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediği şeyleri öğretti.” (el-Alak, 1-5)
5. Peygamberimiz (s.a.v.) Medine’de İslam toplumunu oluştururken neler yapmıştır Açıklayınız.
Peygamberimiz (s.a.v.) Medine’de İslam toplumunu oluştururken ilk önce Müslümanları ikişer gruplar halinde birbirlerine kardeş etmiştir. Böylece bir Müslümanı gözetmek zor olmadan herkes kendi kardeşine sahip çıkmış ve onu sahiplenmiştir.
Hemen mescit inşasına ve ilim öğrenme faaliyetlerine başlanmıştır. Peygamber Efendimiz insanların ihtiyaçlarını görmüş ve Medine ‘ de bulunan iki büyük kavgalı kabilenin arasını düzeltmiştir. Böylece Müslümanların arasındaki kavga ve soğukluk olması giderilmiştir.
B. Aşağıdaki sorularda doğru seçeneği bularak işaretleyiniz.
1. Aşağıdakilerden hangisi, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) çocukluk dönemine ait bir olaydır?
A) Kâbe’nin tamiri sırasında hakem olması
B) Ficar savaşlarına katılması C) Sütanneye verilmesi
D) Hılfu’l-Fudûl cemiyetine katılması
2. Aşağıdakilerden hangisi, Hz. Muhammed (s.a.v.) için söylenemez?
A) Haksızlıklar kendisini ilgilendirmiyorsa sessiz kalırdı.
B) Emanetleri koruma konusunda titiz davranırdı.
C) Aile büyüklerini sever ve sayardı.
D) Her zaman doğruyu söylerdi.
A) Zübeyir (r.a.) B) Hamza (r.a.)a.)
C) Abbas (r.a.)a.) D) Ebu Talip
4. Kâbe’yle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Kâbe, Medine şehrindedir.
B) Kâbe, Müslümanlarca kutsal sayılır.
C) Ebrehe, Kâbe’yi yıkmak istemişti.
D) Kâbe, Cahiliye Dönemi’nde putlarla doldurulmuştu.
4. Sınıf Din Kültürü Anka Kuşu Yayınevi Kitabı Sayfa 94Cevapları
5. Aşağıdaki tarih-olay eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
A) 610-İlk vahyin gelişi
B) 622-Medine’ye hicret
C) 628-Mekke’nin Fethi
D) 632-Peygamberimizin (s.a.v.) vefatı
C. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere “Halime, ehl-i beyt (iki kez kullanılacaktır), Abdülmuttalip, Mekke’de, Medine’de, 20 Nisan 571, Veda Hutbesi, övülmesini” ifadelerini uygun şekilde yerleştiriniz.
Cevap:
Peygamberimiz (s.a.v.), miladi takvime göre 20 Nisan 571 tarihinde Mekke’ de dünyaya gelmiştir.
Peygamberimiz (s.a.v.), doğumundan kısa süre sonra Halime adında bir sütanneye verilmiştir.
Peygamberimiz (s.a.v.) doğunca dedesi Abdülmüttalip ona “Muhammed” ismini koymuş, bu ismi niçin koyduğunu soranlara da “Onun gökte ve yerde övülmesini istedim.” demiştir.
Peygamberimizin (s.a.v.), vefatından kısa süre önce hac esnasında kalabalık bir Müslüman topluluğuna yaptığı konuşmaya Veda Hutbesi denir.
Ehli Beyt kavramı, sözlükte “ev halkı” anlamına gelir. İslami bir kavram olarak ise ehli beyt Hz. Muhammed’in (s.a.v.) aile fertleri demektir.
Ç. Hz. Muhammed’le (s.a.v.) ilgili aşağıdaki olayları ve bu olayların meydana geldiği zamanları uygun şekilde eşleştiriniz.
Cevap:
“4. Sınıf Din Kültürü Anka Kuşu Yayınevi Sayfa 93-94”
4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Peygamberimiz (s.a.v.) Medine’de İslam toplumunu oluştururken neler yapmıştır Açıklayınız. konusunu kısaca ele alacağız.
“Peygamberimiz (s.a.v.) Medine’de İslam toplumunu oluştururken neler yapmıştır Açıklayınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Peygamberimiz (s.a.v.) Medine’de İslam toplumunu oluştururken ilk önce Müslümanları birbirlerine kardeş ilan etmiştir. Ayrıca Medine ‘ de bulunan iki büyük kavgalı kabilenin arasını düzeltmiştir. Böylece her Müslümanın bir kardeşi olmuştur ki birbirlerini gözetmişlerdir.
Peygamber Efendimizin bu uygulaması çok takdire şayandır. Eğer kimsesiz ve her şeyini bırakarak gelen Mekke ‘ liler bu şekilde kardeş yapılmasaydı karmaşık bir yardımlaşma olacak ve düzen sağlanamayacaktı.
İlk mescidi kurmuş ve hemen dinin emirlerini öğretmek maksadıyla medreseler kurmuştur.
“Peygamberimiz (s.a.v.) Medine’de İslam toplumunu oluştururken neler yapmıştır Açıklayınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Peygamberimiz (s.a.v.) Medine’de İslam toplumunu oluştururken ilk önce Müslümanları ikişer gruplar halinde birbirlerine kardeş etmiştir. Böylece bir Müslümanı gözetmek zor olmadan herkes kendi kardeşine sahip çıkmış ve onu sahiplenmiştir.
Hemen mescit inşasına ve ilim öğrenme faaliyetlerine başlanmıştır. Peygamber Efendimiz insanların ihtiyaçlarını görmüş ve Medine ‘ de bulunan iki büyük kavgalı kabilenin arasını düzeltmiştir. Böylece Müslümanların arasındaki kavga ve soğukluk olması giderilmiştir.
4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Peygamberimize (s.a.v.) ilk vahyin gelişini ve peygamberlik verilişini kısaca anlatınız. konusunu kısaca ele alacağız.
“Peygamberimize (s.a.v.) ilk vahyin gelişini ve peygamberlik verilişini kısaca anlatınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Peygamberimize (s.a.v.) ilk vahyin gelişi milâdi 610. yılda ve Peygamberimiz 40 yaşındayken gelmeye başlamıştır. Peygamber Efendimiz uzlete çekildiği bir sırada Hira Dağı’ nda kendine gelmektedir. Bu şekilde Peygamberimize “peygamberlik” verilmiş oldu.
“Peygamberimize (s.a.v.) ilk vahyin gelişini ve peygamberlik verilişini kısaca anlatınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Peygamber Efendimiz’ e ilk vahyin gelişi şu şekilde olmuştur;
Cebrâîl (a.s.) geldi ve Hazret-i Peygamber’e:
“–Oku!” dedi. Peygamber Efendimiz:
“–Ben okuma bilmem!” karşılığını verdi. Bunun üzerine melek, Hazret-i Peygamber’i tâkati kesilinceye kadar sıktı. Sonra yine:
“–Oku!” dedi. Efendimiz yine:
“–Ben okuma bilmem!” cevâbını verdi. Cebrâîl (a.s.) ikinci kez O’nu tâkati kesilinceye kadar sıktı. Sonra tekrar:
“–Oku!” dedi. Hazret-i Peygamber yine:
“–Ben okuma bilmem! (Ne okuyayım?)” dedi. Cebrâîl (a.s.) Hazret-i Peygamber’i üçüncü defâ da sıkıp bıraktı. Ardından vahy-i ilâhîyi kendisine şöyle bildirdi:
“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aleka’dan yarattı. Oku, Rabbin nihâyetsiz kerem sâhibidir. O, kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediği şeyleri öğretti.” (el-Alak, 1-5)