8. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 22-23-24-25-26-27-28-29-30 Gezegen Yayıncılık

Ortaokul 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kaderle İlgili Kavramlar Cevapları Sayfa 22, 23, 24, 25, 26 ,27, 28, 29, 30


8. Sınıf Din Kültürü Kaderle İlgili Kavramlar Cevapları


Ortaokul 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde kaderle ilgili kavramların açıklanması, öğrencilerin bu konuyu daha iyi anlamalarına katkı sağlar. 8. Sınıf Din Kültürü Kaderle İlgili Kavramlar Metni Etkinlik Cevapları sayesinde, öğrenciler kader, kaza, ecel gibi kavramların ne anlama geldiğini öğrenirler. Bu kavramlar, Allah’ın takdiri ve insan iradesi ile olan ilişkileri bağlamında işlenir.


“8. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 22-23-24-25-26-27-28-29-30 Gezegen Yayıncılık”

8. Sınıf Din Kültürü Sayfa 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30 Cevapları, öğrencilerin bu kavramları pekiştirmesine yardımcı olur. Bu sayfalarda kader ile ilgili sorular yer almakta ve öğrencilerin anlayışını geliştirmesi için çeşitli etkinlikler sunulmaktadır. 8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayınları tarafından hazırlanan bu ders kitabı, kavramları anlaşılır kılmak için sade ve etkili bir dil kullanmaktadır.

Ayrıca, 8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 22-23-24-25-26-27-28-29-30 Gezegen Yayıncılık, öğrencilerin dersle ilgili soruları çözerek konuyu daha iyi kavramalarını sağlar. Bu sayfalar, hem teorik bilgiyi hem de uygulamalı etkinlikleri içerir, böylece öğrencilerin öğrenme süreci desteklenir.


8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 22-23-24-25-26-27-28-29-30


Soru : Halk arasında yaygın olarak kullanılan “Rızkı bu kadarmış.”, “Ecel gelmiş cihana, baş ağrısı bahane.” ve “Herkes nasibini yer.” gibi ifade ve deyişler nerelerde ve niçin kullanılır? Sizce bunların kaderle ilişkilendirilmesinin sebebi nedir? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap : “Halk arasında yaygın olarak kullanılan “Rızkı bu kadarmış.”, “Ecel gelmiş cihana, baş ağrısı bahane.” ve “Herkes nasibini yer.” gibi ifade ve deyişler nerelerde ve niçin kullanılır? Sizce bunların kaderle ilişkilendirilmesinin sebebi nedir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Halk arasında sıkça kullanılan “Rızkı bu kadarmış.”, “Ecel gelmiş cihana, baş ağrısı bahane.” ve “Herkes nasibini yer.” gibi ifadeler, genellikle kader anlayışını ifade etmek için kullanılır ve insanların yaşadıkları olaylar karşısında kaderin rolünü vurgular.

  • “Rızkı bu kadarmış.” ifadesi, bir kişinin sahip olduğu mal, para veya imkanların belirli bir sınıra ulaştığını ve daha fazlasının mümkün olmadığını belirtir. Bu deyim, kişinin kaderinin, sahip olabileceği şeyleri belirlediğini ve rızkının sınırlarının olduğunu ifade eder.
  • “Ecel gelmiş cihana, baş ağrısı bahane.” ifadesi, kişinin ölüm zamanının geldiğini ve ölümden kaçmanın mümkün olmadığını ifade eder. Baş ağrısı gibi küçük bahanelerin, ölüm zamanını değiştiremeyeceği vurgulanır. Bu deyim, ecelin kaçınılmaz olduğunu ve her şeyin kader doğrultusunda gerçekleştiğini belirtir.
  • “Herkes nasibini yer.” ifadesi, her bireyin hayatında kendi nasibi kadarını alacağını ve herkesin kaderine uygun şekilde yaşadığını belirtir. Bu deyim, insanların yaşadıkları olayların ve sahip oldukları şeylerin kaderin bir parçası olduğunu ifade eder.

Bu deyişlerin kaderle ilişkilendirilmesinin sebebi, insanların yaşamlarındaki olayları ve durumları kaderin bir parçası olarak görme eğilimidir. Kader anlayışı, olayların ve durumların Allah’ın belirlediği plan doğrultusunda gerçekleştiğine inanmayı içerir. Bu deyişler, halk arasında kader anlayışını yansıtmak ve insanların yaşamlarında karşılaştıkları durumları kaderle ilişkilendirmek için kullanılır.


Soru : “Emek olmazsa yemek olmaz.” atasözüyle verilen mesaj nedir? Arkadaşlarınızla konuşunuz.


Kısa Cevap : ““Emek olmazsa yemek olmaz.” atasözüyle verilen mesaj nedir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

“Emek olmazsa yemek olmaz.” atasözü, başarının ve iyi sonuçların çalışma ve çaba gerektirdiğini ifade eder. Bu deyim, bir işte veya projede başarılı olmanın yalnızca doğal yeteneklerle değil, aynı zamanda gayret ve çalışma ile elde edilebileceğini vurgular.

Bu atasözü, insanların hedeflerine ulaşabilmesi ve istenilen sonuçları elde edebilmesi için emek sarf etmeleri gerektiğini belirtir. Çaba ve gayret göstermeden başarıya ulaşmak zordur ve bu atasözü, çalışmanın ve çabanın önemini anlatır. Çalışmadan elde edilecek sonuçlar genellikle geçici veya yetersiz olabilir, bu yüzden sürekli bir emek ve çaba gösterilmelidir.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 23 Cevapları


Soru : “Alın teri” ve “çalıştığının karşılığını almak” deyimlerini arkadaşlarınızla yorumlayınız. 


Kısa Cevap : ““Alın teri” ve “çalıştığının karşılığını almak” deyimlerini arkadaşlarınızla yorumlayınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

“Alın teri” deyimi, bir kişinin bir işte gösterdiği çaba, emek ve özveriyi ifade eder. Bu deyim, çalışma sürecinde ortaya çıkan ter ve yorgunluğu simgeler ve yapılan işin değerini vurgular. Alın teri, emeğin ve çabanın sonucunda elde edilen başarıyı daha anlamlı kılar.

“Çalıştığının karşılığını almak” deyimi ise, bir kişinin yaptığı işin ve gösterdiği çabanın ödülünü veya sonucunu elde etmesini ifade eder. Bu deyim, emek verilmeden başarılı olmanın mümkün olmadığını ve çabanın meyvelerini görebilmenin önemli olduğunu belirtir.

Her iki deyim de çalışmanın ve emeğin önemini vurgular. “Alın teri” deyimi, çalışmanın zahmetli ve yorucu olduğunu ifade ederken, “çalıştığının karşılığını almak” deyimi, bu çalışmanın sonucunda elde edilen ödülleri ve başarıyı simgeler. Bu deyimler, çalışmanın ve emek vermenin değerini ve sonucunda elde edilecek başarıları anlatır.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 24 Cevapları


Soru : “Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Herkes kendi rızkını yer.” sözünü arkadaşlarınızla değerlendiriniz.


Kısa Cevap : ““Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Herkes kendi rızkını yer.” sözünü arkadaşlarınızla değerlendiriniz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

“Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Herkes kendi rızkını yer.” sözü, insanların yaşamları boyunca sahip oldukları mal, para ve imkanların kader doğrultusunda belirlendiğini ve başkalarının rızkını alamayacağını ifade eder. Her bireyin kendi nasibine göre yaşadığı ve kendi rızkını aldığına inanılır.

Bu söz, kader anlayışını yansıtır ve insanların kendi çabaları ve kaderleri doğrultusunda yaşamlarını sürdüreceklerini belirtir. Başkalarının sahip olduğu şeylerin veya başarının, bir kişinin rızkını etkilemeyeceğini ifade eder. Bu nedenle, her birey kendi çabaları ve şansı doğrultusunda kendi rızkını elde eder. Ayrıca, bu söz, kıskançlık ve hırs gibi olumsuz duyguların önüne geçilmesine yardımcı olabilir ve kişilerin kendi yollarını çizme ve kendi nasiplerini bekleme anlayışını teşvik eder.


Soru : Halk arasında “Ömrü bu kadarmış, eceli gelmiş.” gibi ifade ve deyişler nerelerde ve hangi anlamlarda kullanılmaktadır? Arkadaşlarınızla konuşunuz.


Kısa Cevap : “Halk arasında “Ömrü bu kadarmış, eceli gelmiş.” gibi ifade ve deyişler nerelerde ve hangi anlamlarda kullanılmaktadır?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

“Ömrü bu kadarmış, eceli gelmiş.” gibi ifadeler, genellikle bir kişinin ölümünü veya bir olayın son bulduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu deyişler, yaşamın sona erdiğini ve kişinin hayatının belirli bir sürede tamamlandığını belirtir. Ölüm veya kaçınılmaz sonlar hakkında konuşurken bu tür ifadeler, kaderin ve ecelin kaçınılmaz olduğunu vurgulamak için kullanılır.

Bu ifadeler, halk arasında genellikle ölüm veya bir şeyin son bulmasıyla ilgili durumlarda kullanılır. Kişinin yaşam süresinin tamamlandığını ve artık yapacak bir şeyi kalmadığını anlatır. Bu deyişler, kaderin belirlediği zamanın geldiğini ve olayların doğal akışına göre gerçekleştiğini ifade eder. Aynı zamanda, bu tür ifadeler, insanların yaşamlarına ve olaylara dair bir kabul ve teslimiyet duygusunu yansıtabilir.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 25 Cevapları


Hırsızı Takip Etmeye Ne Hacet

Bağdat’ın hırsızları bir gün Behlül isimli bir bilgenin para kesesini çalarlar. Parasının çalındığını
fark eden Behlül pek tasalanmaz, ancak doğruca mezarlığa gider. Bir mezarın yanına geçip oturur,
beklemeye başlar. Onun bu durumunu görenler nedenini sorarlar. Behlül’ün başına gelenleri öğrenenler:

Hırsızı takip etmeliydin. Neden gelip buraya oturdun? diye sorarlar.
Behlül: Hırsızı bekliyorum, çünkü eninde sonunda buraya gelecektir…
Onun bu cevabını duyanlar hisselerine düşen öğüdü almışlardır. Tavrıyla ve sözleriyle o şöyle demek istiyordu:

Zengin de olsanız fakir de olsanız, sultan da olsanız derviş de olsanız sahip olduğunuz hiçbir şey
ebedi olmayacaktır. Her şeyin bir sonu vardır.
(Sufî Öyküleri, Derleyen: Armağan Atabek,
Kitapkent Yayınları, Konya, 2004, s. 73.)

Soru : Yukarıdaki hikâyede verilmek istenen mesaj nedir? Arkadaşlarınızla belirleyip değerlendiriniz. 


Cevap :

Hikâyede verilmek istenen mesaj, dünyanın ve bu dünyadaki tüm şeylerin geçici olduğudur. Behlül’ün hırsızı beklemesi, her şeyin sonlu olduğunu ve sonunda her şeyin yerli yerine oturacağını simgeler. Zenginlik, fakirlik, güç, ya da başka bir şeyin sürekliliği yoktur; her şeyin bir sonu vardır. Bu nedenle, insanların dünyadaki sahip oldukları şeylere aşırı bağlanmamaları gerektiği ve her şeyin geçici olduğuna dair bir öğüt verir.


Soru : Hayatın sonlu olduğunun bilinmesi insan davranışlarını nasıl etkiler? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap : “Hayatın sonlu olduğunun bilinmesi insan davranışlarını nasıl etkiler?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Hayatın sonlu olduğunun bilinmesi, insanların davranışlarını çeşitli şekillerde etkileyebilir. Bu bilgi, kişilerin yaşamlarını daha anlamlı ve değerli kılma isteğini artırabilir. İnsanlar, hayatlarının sınırlı olduğunun farkında olduklarında, zamanlarını ve kaynaklarını daha dikkatli ve verimli bir şekilde kullanma eğiliminde olabilirler.

  • Önceliklendirme: İnsanlar, hangi şeylerin gerçekten önemli olduğunu daha iyi anlayarak önceliklerini belirleyebilir ve bu doğrultuda hareket edebilirler. Hayatın kısa ve belirsiz olduğunu bilmek, kişileri daha önemli hedeflere ve değerlere odaklanmaya yönlendirebilir.
  • Anı Yaşama: Hayatın sonlu olduğunu bilmek, insanların mevcut anın değerini bilmelerini ve daha fazla anı yaşamalarını teşvik edebilir. Bu, insanların günlük yaşantılarında daha fazla memnuniyet ve mutluluk arayışına yönlendirebilir.
  • Sorumluluk ve İlişkiler: Kişiler, hayatlarının sonlu olduğunu düşündüklerinde, ilişkilerine ve sorumluluklarına daha fazla önem verebilirler. Bu, aile, arkadaşlar ve toplumsal ilişkilerde daha özenli ve dikkatli davranmalarına neden olabilir.
  • Kariyer ve Hedefler: Sonlu yaşam düşüncesi, kişileri kariyerlerinde ve kişisel hedeflerinde daha kararlı ve hedef odaklı hale getirebilir. Kişiler, hayatlarında bir iz bırakmak ve gerçek anlamda bir başarı elde etmek için daha fazla çaba gösterebilirler.

Genel olarak, hayatın sonlu olduğunu bilmek, insanların yaşamlarını daha bilinçli, tatmin edici ve anlamlı bir şekilde yönlendirmelerine yardımcı olabilir.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 26 Cevapları


Soru : Sizce başarı ve başarısızlık nedir? Bu kavramların kaderle ilişkisi nedir? Arkadaşlarınızla konuşunuz.


Kısa Cevap : “Sizce başarı ve başarısızlık nedir? Bu kavramların kaderle ilişkisi nedir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Başarı ve başarısızlık, genellikle kişisel hedeflerinize, toplum standartlarına veya belirli kriterlere ulaşma durumunu ifade eder. Başarı, bir kişinin ya da bir grubun belirlediği hedeflere ulaşması, istenen sonuçları elde etmesi veya genel olarak olumlu bir sonuç elde etmesi anlamına gelir. Başarısızlık ise, bu hedeflere ulaşamamak, istenilen sonuçları elde edememek veya olumsuz bir sonuç yaşamak olarak tanımlanır.

Kaderle ilişkisi ise, başarı ve başarısızlığın bir kısmının kişisel çaba ve kararların ötesinde, belirli bir ilahi plan veya takdire bağlı olduğuna inanan kişiler tarafından farklı şekilde değerlendirilir.

  • Kader ve Başarı: Kader anlayışına göre, insanların yaşamları üzerinde belirli bir ilahi plan veya takdir vardır. Bu bağlamda, başarı ve başarısızlık, kişinin kendi çabalarından bağımsız olarak Allah’ın takdirine bağlı olabilir. Kişiler, kendi çabalarını ve seçimlerini yaparken kaderin belirlediği sonuçlarla karşılaşabilirler.
  • Kader ve Başarısızlık: Aynı şekilde, başarısızlık da kaderin bir parçası olarak görülebilir. İnsanlar, kendi çabalarına rağmen başarısız olabilirler ve bu, kaderin bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Kader anlayışına göre, her şeyin bir plan doğrultusunda gerçekleştiği ve başarısızlıkların da bu plana dahil olduğu düşünülür.

Kader anlayışı, kişilerin başarı ve başarısızlıklarını daha geniş bir perspektiften değerlendirmelerine yardımcı olabilir. Ancak, bu anlayış kişisel sorumluluk ve çaba gerekliliğini ortadan kaldırmaz; insanların yine de kendi çabalarını ve seçimlerini yapmaları önemlidir.


Soru : Size göre başarılı olmanın yöntemleri nelerdir? Siz başarılı olmak için neler yapıyorsunuz? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.


Kısa Cevap : “Size göre başarılı olmanın yöntemleri nelerdir? Siz başarılı olmak için neler yapıyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Başarılı olmanın yöntemleri kişisel hedeflere ve sektöre göre değişebilir, ancak genel olarak bazı temel ilkeler ve yöntemler şunlardır:

  • Hedef Belirleme: Başarıya ulaşmak için net ve ölçülebilir hedefler koymak önemlidir. Bu hedefler, kişisel ve profesyonel yaşamda odaklanmayı ve ilerlemeyi sağlar.
  • Planlama: Belirlenen hedeflere ulaşmak için detaylı bir plan yapmak gereklidir. Bu plan, hedeflere ulaşmak için gerekli adımları ve zaman çizelgelerini içerir.
  • Sürekli Öğrenme ve Gelişim: Başarı, sürekli öğrenme ve kişisel gelişim gerektirir. Eğitimler, okumalar ve deneyimlerle kendini geliştirmek, başarı şansını artırır.
  • Çalışkanlık ve Kararlılık: Başarı, genellikle azim ve kararlılıkla elde edilir. Düzenli ve disiplinli çalışmak, hedeflere ulaşmanın anahtarıdır.
  • Pes Etmemek: Başarı yolunda karşılaşılan engellere rağmen pes etmemek ve sürekli olarak çaba göstermek önemlidir. Başarısızlıkları öğrenme fırsatı olarak görmek ve ilerlemeye devam etmek gerekir.

Kişisel olarak başarılı olmak için uyguladığım yöntemler şunlardır:

  • Hedeflerimi Belirliyorum: Kısa ve uzun vadeli hedefler belirleyip bu hedeflere ulaşmak için planlı bir şekilde çalışıyorum.
  • Düzenli Çalışıyorum: Çalışma saatlerimi ve görevlerimi organize ederek düzenli bir şekilde çalışıyorum.
  • Kendimi Geliştiriyorum: Eğitimler, kitaplar ve çeşitli kaynaklardan faydalanarak kendimi sürekli olarak geliştiriyorum.
  • Geri Bildirim Alıyorum: Performansımı değerlendirmek ve gelişim alanlarımı belirlemek için geri bildirim alıyorum.
  • Olumlu Düşünüyorum: Zorluklarla karşılaştığımda olumlu bir tutum sergileyerek, çözüm odaklı olmaya çalışıyorum.

Bu yöntemler, hedeflerime ulaşmamı ve başarıya ulaşmamı destekliyor.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 27 Cevapları


Soru : Sağlıklı olmak ne demektir? Niçin önemlidir? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap : “Sağlıklı olmak ne demektir? Niçin önemlidir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Sağlıklı olmak, bireyin fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan iyi bir durumda bulunmasını ifade eder. Bu, sadece hastalıkların veya rahatsızlıkların olmaması değil, aynı zamanda genel iyilik hali ve yaşam kalitesinin yüksek olması anlamına gelir. Sağlık, dengeli beslenme, düzenli egzersiz yapma, yeterli uyku, stres yönetimi ve düzenli sağlık kontrolleri gibi birçok faktöre bağlıdır.

  • Fiziksel Sağlık: Bedenin düzgün çalışması, enerji seviyesinin yüksek olması, hastalıklardan korunma ve genel iyilik hali. Fiziksel sağlık, aktif bir yaşam sürmek, dengeli beslenmek ve düzenli egzersiz yapmakla desteklenir.
  • Zihinsel Sağlık: Duygusal ve psikolojik denge, stresle başa çıkabilme, olumlu düşünme ve mental iyilik hali. Zihinsel sağlık, stres yönetimi, sosyal ilişkiler ve kişisel gelişimle desteklenir.
  • Sosyal Sağlık: Toplumla sağlıklı ilişkiler kurabilme, sosyal destek ve çevre ile uyumlu olma. Sosyal sağlık, olumlu sosyal etkileşimler ve destekleyici ilişkilerle desteklenir.

Sağlıklı olmak önemlidir çünkü:

  • Yaşam Kalitesi: Sağlık, genel yaşam kalitesini ve memnuniyetini artırır. Sağlıklı bireyler günlük aktivitelerini daha rahat ve keyifli bir şekilde yapabilirler.
  • Verimlilik ve Performans: Sağlık, iş ve sosyal hayatında daha yüksek performans göstermeyi sağlar. Fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı olmak, görevleri ve sorumlulukları daha etkili bir şekilde yerine getirmeye yardımcı olur.
  • Hastalık Riskini Azaltma: Sağlıklı alışkanlıklar ve düzenli sağlık kontrolü, hastalık riskini azaltır ve erken teşhis ile tedavi şansını artırır.
  • Uzun Ömür: Sağlıklı bir yaşam tarzı, genel olarak daha uzun ve sağlıklı bir yaşam süresi sağlar.

8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 28 Cevapları


Soru : Size göre hastalığı kader açısından nasıl değerlendirmeliyiz? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap : “Size göre hastalığı kader açısından nasıl değerlendirmeliyiz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Hastalığı kader açısından değerlendirmek, hastalığın Allah’ın takdirine ve ilahi planına bağlı olduğu inancını içerir. İslam inancına göre, her şey Allah’ın takdiri doğrultusunda gerçekleşir ve hastalıklar da bu takdirin bir parçası olabilir. Kader anlayışı, insanların hastalıklar karşısında sabırlı olmalarına ve kendilerini bu duruma hazırlamalarına yardımcı olabilir.

Ancak, kader anlayışı hastalıkla başa çıkmak için sadece bir teselli kaynağı değil, aynı zamanda tedbir ve çaba gerektiren bir süreç olmalıdır:

  • Tedbir ve Önlem: Hastalıkların önlenmesi ve tedavi edilmesi için gerekli önlemleri almak önemlidir. Bu, sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirmeyi, düzenli sağlık kontrolleri yaptırmayı ve gerektiğinde tıbbi yardım almayı içerir.
  • Tedavi ve Çaba: Hastalık durumunda tedaviye yönelik çabalar ve tıbbi müdahaleler, kişinin sağlık durumunu iyileştirebilir ve yaşam kalitesini artırabilir. Tedavi sürecinde, kişisel çaba ve tedbirler kadar, ilahi takdirin de etkili olduğu düşünülmelidir.
  • Sabır ve Teselli: Hastalıklar karşısında sabırlı olmak ve manevi olarak teselli bulmak, kişinin psikolojik iyiliği açısından önemlidir. Kader anlayışı, zorluklarla başa çıkarken ruhsal güç ve huzur sağlayabilir.

Sonuç olarak, hastalık kaderle ilişkilendirilirken, sağlık için gerekli önlemler almak, tedaviye yönelik çabaları sürdürmek ve manevi teselli bulmak dengeli bir yaklaşım oluşturur.


Soru : “Önce tedbir, sonra tevekkül.” sözü ile anlatılmak istenen nedir? Arkadaşlarınızla konuşunuz. 


Kısa Cevap : ““Önce tedbir, sonra tevekkül.” sözü ile anlatılmak istenen nedir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

“Önce tedbir, sonra tevekkül” sözü, hem kişisel sorumluluk hem de ilahi güven anlayışını ifade eder. Bu söz, iki önemli prensibi içerir:

  • Tedbir: İlk olarak, bir insanın belirli bir konuda gerekli önlemleri ve çabayı göstermesi gerekir. Bu, plan yapmayı, hazırlık yapmayı ve gerekli adımları atmayı içerir. Örneğin, bir sınav için çalışmak, sağlıklı yaşam için beslenmeye dikkat etmek, iş projelerinde planlama yapmak gibi önlemler bu kapsama girer.
  • Tevekkül: Tedbirler alındıktan sonra, kişisel çabaların ve önlemlerin sonuçlarına güvenmek ve sonucu Allah’a bırakmak anlamına gelir. Bu, kişinin çabalarını ve planlarını yaptıktan sonra, sonuçların Allah’ın takdirine bırakılması gerektiğini ifade eder.

Bu söz, kişinin hem kendi sorumluluğunu yerine getirmesi hem de sonucun Allah’ın takdirine bırakılması gerektiğini vurgular. Bu yaklaşım, kişilere hem sorumluluk duygusu aşılar hem de manevi huzur ve güven sağlar.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 30 Cevapları


Soru : Sizce toplumumuzdaki yanlış kader anlayışının ortaya çıkmasının sebepleri başka nelerdir? Arkadaşlarınızla belirleyerek değerlendiriniz.


Kısa Cevap : “Sizce toplumumuzdaki yanlış kader anlayışının ortaya çıkmasının sebepleri başka nelerdir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Toplumumuzdaki yanlış kader anlayışının ortaya çıkmasının sebepleri çeşitli faktörlere dayanabilir:

  • Bilgi Eksikliği: Kader anlayışı hakkında yetersiz bilgi veya yanlış bilgi sahibi olmak, yanlış anlamalara yol açabilir. İnsanlar, kader kavramını doğru bir şekilde anlamadan, sadece yüzeysel bilgilerle hareket edebilirler.
  • Yanlış Yorumlama: Kader ile ilgili dini veya kültürel metinlerin yanlış yorumlanması, yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Kader anlayışında dikkatsizce yapılan yorumlar, yanlış inançların oluşmasına yol açabilir.
  • Kültürel ve Geleneksel Etkiler: Toplumun kültürel ve geleneksel normları, kader anlayışını etkileyebilir. Geleneksel inanışlar veya kültürel etkiler, kader kavramının yanlış anlaşılmasına yol açabilir.
  • Eğitim Eksiklikleri: Kader ve özgür irade konularında yeterli eğitim ve bilinçlendirme yapılmaması, yanlış anlamaların oluşmasına neden olabilir. Eğitim eksiklikleri, konunun derinlemesine anlaşılmasını engelleyebilir.
  • Kişisel Rahatlık: Kaderin her şeyi belirlediğine inanmak, kişisel sorumluluğu ve çabayı ihmal etme eğiliminde olabilir. Bazı insanlar, kendi eylemlerinin sonucunu kaderle ilişkilendirerek sorumluluktan kaçınabilirler.

Bu yanlış kader anlayışlarının düzeltilmesi için doğru bilgi kaynaklarından faydalanmak, eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapmak ve dini metinlerin doğru bir şekilde öğrenilmesi önemlidir. Bu, toplumda daha sağlıklı ve doğru bir kader anlayışının gelişmesine yardımcı olabilir.



 

Our Score

8. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 19-20-21-22 Gezegen Yayıncılık

Ortaokul 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi İnsanın İradesi ve Kader Cevapları Sayfa 19, 20, 21, 22


8. Sınıf Din Kültürü İnsanın İradesi ve Kader Cevapları


Ortaokul 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde, insanın iradesi ve kader ilişkisi önemli bir konudur. Bu bağlamda, 8. Sınıf Din Kültürü İnsanın İradesi ve Kader Metni Etkinlik Cevapları, öğrencilerin kader ve irade kavramlarını anlamalarına yardımcı olmaktadır. İrade, insanın tercih yapma özgürlüğünü ifade ederken, kader ise Allah’ın her şeyi bilmesi ve takdir etmesidir. Öğrenciler, bu etkinlik cevapları sayesinde bu iki kavramın nasıl birbiriyle ilişkili olduğunu öğrenirler.


“8. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 19-20-21-22 Gezegen Yayıncılık”

8. Sınıf Din Kültürü Sayfa 19, 20, 21, 22 Cevapları ise öğrencilerin dersin içeriğini pekiştirmelerine katkı sağlamaktadır. Bu sayfalarda yer alan sorular, insanın iradesi ve kader konusundaki anlayışlarını geliştirmelerine yardımcı olur. 8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayınları, bu konuyu anlaşılır bir şekilde sunarak öğrencilerin kavrayışını desteklemektedir.

Son olarak, 8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 19-20-21-22 Gezegen Yayıncılık, kader ve irade arasındaki dengeyi vurgulayan sorularla öğrencilere rehberlik eder. Bu sayfalar, öğrencilerin bu konuları daha derinlemesine düşünmelerine ve günlük hayatta nasıl uygulayacaklarını öğrenmelerine olanak tanır.


8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 19-20-21-22


Soru : İrade ne demektir? Neleri seçme ve seçmeme hakkına sahipsiniz? Arkadaşlarınızla konuşunuz.


Kısa Cevap : “İrade ne demektir? Neleri seçme ve seçmeme hakkına sahipsiniz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

İrade, kişinin bilinçli bir şekilde seçim yapabilme ve karar verebilme yeteneğidir. İrade, bir kişinin düşünce ve duygularını dikkate alarak hangi eylemi gerçekleştireceğine veya hangi seçeneği seçeceğine karar verme kapasitesini ifade eder. İrade sayesinde insanlar, günlük hayatlarında karşılaştıkları durumlar arasında seçim yapabilirler. Örneğin, hangi yemekleri yiyecekleri, hangi aktiviteleri yapacakları veya hangi kararları alacakları gibi seçimler irade gücüyle belirlenir.

Kişi, kendi iradesiyle karar verme hakkına sahiptir, ancak bu kararların sonuçlarına da katlanmak zorundadır. İrade özgürlüğü, kişinin kendi değerleri ve inançları doğrultusunda seçim yapabilmesini sağlar. Bununla birlikte, toplumsal ve ahlaki normlar gibi dışsal faktörler, bireylerin irade kullanımlarını etkileyebilir.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 20 Cevapları


Bu Sözü Sen mi Söylüyorsun Ebu Ubeyde?

Hz. Ömer (ra), halifelik döneminde bir gün Şam’a gitmek üzere yola çıkar. Onu yolda Şam’daki
ordu komutanları karşılar ve ona Şam’da veba hastalığı çıktığını haber verirler. Hz. Ömer (ra), önlem olarak bu salgın hastalığın çıktığı yere girmemeye karar verir ve yanındakilere geri dönüleceğini söyler. Onun bu sözü üzerine komutanlarından Ebu Ubeyde (ra):
– “Ey Halife! Şimdi sen Allah’ın (cc) kaderinden mi kaçıyorsun? Allah (cc), ölümünüzü bu hastalıktan takdir etmişse ölürsünüz, takdir etmemişse size bir şey olmaz.” der.
Hz. Ömer onun bu sözünü çok yadırgar ve şöyle der:
– “Ey Ebu Ubeyde (ra)! Bu sözü sen mi söylüyorsun?” der ve şöyle devam eder:
– “Evet… Allah’ın (cc) kaderinden yine Allah’ın (cc) kaderine kaçıyorum. Allah’ın (cc) hakkımızdaki takdirini bilmediğim için tedbir alıyorum.”
Hz. Ömer (ra), kader konusunun daha iyi anlaşılması için ona bir de şu çarpıcı örneği verir:
– “Senin develerin olsa onlar iki taraflı bir vadiye inseler, vadilerden biri verimli, diğeri de verimsiz, çorak olsa, sen de verimli yerde develerini otlatsan, Allah’ın (cc) takdiri ile otlatmış olurdun. Onları burada değil de çorak yerde otlatsaydın yine Allah’ın (cc) takdiri ile otlatmış olmaz mıydın?”
(Müslim, Selam, 98.)

Soru : Yukarıdaki olayı insanın iradesi ve kader arasındaki ilişki açısından arkadaşlarınızla yorumlayınız.


Cevap :

Yukarıdaki olay, insanın iradesi ve kader arasındaki ilişkiyi anlamak için önemli bir örnektir. Hz. Ömer’in veba hastalığı çıkan yere girmeme kararı, kişinin kendi iradesiyle tedbir almasının ve kaderin işleyişinin nasıl bir araya geldiğini gösterir.

Hz. Ömer, veba hastalığının yayıldığı yere girmeyerek kendi iradesiyle tedbir alır. Ebu Ubeyde’nin yorumunda ise kaderin değişmez olduğu ifade edilir. Ancak Hz. Ömer, kaderi anlamanın sadece tedbir almamakla mümkün olmadığını belirtir. Kader, Allah’ın her şeyi belirlemesi anlamına gelirken, insanların da kendi akıllarını kullanarak tedbir almaları gerektiğini savunur.

Bu olay, kaderin Allah’ın belirlediği sınırlar içinde olduğunu ancak insanların da kendi seçimleriyle bu kaderi etkileyebileceğini gösterir. İnsanlar, iradeleriyle çeşitli kararlar alarak kaderin işleyişine katkıda bulunabilirler. Bu bağlamda, hem kaderin belirleyiciliği hem de insan iradesinin etkinliği bir arada düşünülmelidir.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 21 Cevapları


Soru : Okulda hangi özgürlük ve sorumluluklara sahipsiniz? Listeleyerek arkadaşlarınızla değerlendiriniz.


Kısa Cevap : “Okulda hangi özgürlük ve sorumluluklara sahipsiniz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Okulda sahip olduğumuz özgürlükler:

  1. Ders Seçimi: İlgi ve yeteneklerimize uygun dersleri seçme hakkına sahibiz.
  2. Sosyal Etkinlikler: Kulüp faaliyetleri ve sosyal etkinliklere katılma özgürlüğü.
  3. Düşünce ve İfade Özgürlüğü: Kendi düşüncelerimizi ifade edebilme ve görüşlerimizi paylaşabilme hakkı.

Okulda sahip olduğumuz sorumluluklar:

  1. Derslere Düzenli Katılım: Öğrenim sürecinin bir parçası olarak derslere düzenli katılım sağlama.
  2. Ödevleri Zamanında Yapma: Verilen ödevleri zamanında ve eksiksiz olarak tamamlama.
  3. Okul Kurallarına Uyma: Okulun belirlediği kurallara ve disiplin yönetmeliklerine uyma.
  4. Saygılı Davranış: Öğretmenlerimize ve arkadaşlarımıza saygılı ve nazik davranma.

Bu özgürlükler ve sorumluluklar, eğitim sürecinin etkin ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlar ve bireylerin hem kişisel hem de toplumsal gelişimlerine katkıda bulunur.


Soru : Allah (cc), insana yalnızca iyilik veya kötülük yapma yeteneği verseydi, insanın sorumlu tutulmasının bir anlamı kalır mıydı? Niçin? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap : “Allah (cc), insana yalnızca iyilik veya kötülük yapma yeteneği verseydi, insanın sorumlu tutulmasının bir anlamı kalır mıydı? Niçin?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Eğer Allah (cc) insana yalnızca iyilik veya kötülük yapma yeteneği verseydi, insanın sorumlu tutulmasının bir anlamı kalmazdı. Sorumluluk, bireyin kendi özgür iradesiyle seçim yapabilme ve bu seçimlerin sonuçlarına katlanabilme yeteneği ile ilgilidir. İyilik ve kötülük yapma yeteneği, kişisel özgürlüğün ve karar verme yetisinin yalnızca bir yönüdür.

Gerçek anlamda sorumluluk, insanın çeşitli seçenekler arasında tercih yapabilmesi ve bu tercihlerin sonuçlarına katlanabilmesi anlamına gelir. Eğer insanın sadece iyilik veya kötülük yapma yeteneği olsaydı, bu kişi kendi özgür iradesini kullanma kapasitesine sahip olmazdı ve bu durumda sorumluluk anlayışı eksik olurdu. İnsanın özgür iradesiyle iyi veya kötü seçimler yapabilmesi, ahlaki sorumluluğun ve hesap verebilirliğin temelini oluşturur. Bu nedenle, gerçek anlamda sorumluluk, bireyin kendi kararlarını verebilmesi ve bu kararların sonuçlarına katlanabilmesi ile mümkündür.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 22 Cevapları


“Kula belâ gelmez Hak yazmayınca,
Hak belâ yazmaz, kul azmayınca.”

Soru : Yukarıdaki halk deyişini, insanın sahip olduğu akıl, irade ve sorumluluk gibi kavramları da göz önünde bulundurarak İslam’ın kader anlayışı açısından arkadaşlarınızla değerlendiriniz.


Cevap :

Bu halk deyişi, İslam’ın kader anlayışını yansıtan önemli bir ifadedir. Kader, Allah’ın (cc) her şeyi önceden belirlemiş olmasıdır. Bu deyiş, Allah’ın kaderinin dışındaki olayların gerçekleşmeyeceğini ifade eder.

İslam’a göre, kader her şeyin Allah tarafından belirlenmiş olduğu bir gerçektir. Ancak, insanların akıl ve irade kullanma özgürlüğü de vardır. Bu özgürlük, kişilerin kendi seçimlerini yapabilmelerine ve bu seçimlerin sonuçlarına katlanmalarına olanak tanır. Kaderin belirleyici olduğu durumlarda bile, insanlar kendi akıl ve iradeleriyle aldıkları kararlar doğrultusunda sorumluluk taşırlar.

Bu deyiş, kaderin Allah’ın belirlediği sınırlar içinde olduğunu ve Allah’ın belirlemediği bir belanın kişiye gelmeyeceğini belirtir. Aynı zamanda, kişinin kendi iradesi ve aklıyla doğru kararlar alması gerektiğini vurgular. İnsanlar, kaderin belirlediği çerçevede kendi iradeleriyle seçimler yaparak sorumluluk taşırlar. Bu sorumluluk, kişisel seçimlerin ve bu seçimlerin sonuçlarının bilincinde olmayı gerektirir.



 

Our Score

8. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 12-13-14-15-16-17-18-19 Gezegen Yayıncılık

Ortaokul 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kader ve Kaza İnancı Cevapları Sayfa 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19


8. Sınıf Din Kültürü Kader ve Kaza İnancı Cevapları


Ortaokul 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, öğrencilerin dini bilgilerini derinleştirmeye yönelik önemli bir program sunmaktadır. Bu bağlamda, 8. Sınıf Din Kültürü Kader ve Kaza İnancı Metni Etkinlik Cevapları, öğrencilerin bu konudaki bilgilerini pekiştirmelerine yardımcı olmaktadır. Kader ve kaza inancı, bireylerin yaşamındaki önemli kavramlar olduğundan, bu metinle birlikte öğrencilerin bu konuda düşünmeleri teşvik edilmektedir.


“8. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 12-13-14-15-16-17-18-19 Gezegen Yayıncılık”

8. Sınıf Din Kültürü Sayfa 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19 Cevapları, dersin akışını destekleyen örneklerle doludur. Bu sayfalarda, kader ve kaza ile ilgili önemli bilgilerin yanı sıra, bu kavramların günlük yaşamda nasıl yansıtılabileceği üzerinde durulmaktadır. 8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayınları tarafından sağlanan materyaller, bu konuyu daha anlaşılır hale getirmekte ve öğrencilerin öğrenme motivasyonunu artırmaktadır.

Ayrıca, 8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 12-13-14-15-16-17-18-19 Gezegen Yayıncılık, dersin içeriğini zenginleştiren önemli bilgiler sunmaktadır. Bu sayfalar, öğrencilerin kendi inançlarını sorgulamalarına ve düşünce dünyalarını genişletmelerine yardımcı olacak sorular içermektedir. Böylece, dersin daha etkili bir şekilde öğrenilmesi sağlanmaktadır.


8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 12-13-14-15-16-17-18-19


Soru : Günlük konuşmalarda kader ve kaza kavramları hangi anlamlarda kullanılmaktadır? Size göre kader ve kaza ne demektir? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap : “Günlük konuşmalarda kader ve kaza kavramları hangi anlamlarda kullanılmaktadır? Size göre kader ve kaza ne demektir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız. 

Uzun Cevap :

Günlük konuşmalarda kader genellikle hayatımızda karşılaştığımız olayların ve durumların önceden belirlenmiş olduğunu ifade eder. Bu, bir şeyin kaçınılmaz olarak gerçekleştiği anlamına gelir. Örneğin, “Bu iş böyle olacakmış, kaderimizde varmış” şeklinde kullanılır.

Kaza ise, kaderin gerçekleşme şekli olarak değerlendirilir ve olayların beklenmedik bir biçimde meydana gelmesini ifade eder. Bu, kaderin bir sonucu olarak ortaya çıkan ani ve öngörülemeyen durumları belirtir.

Örneğin, “Bunu başımıza gelen kaza” şeklinde kullanılır. Kader, genellikle genel bir planı veya yazgıyı ifade ederken, kaza bu planın anlık ve beklenmedik gerçekleşme şekli olarak görülür. Kader ve kaza arasındaki bu ayrım, olayların nasıl değerlendirildiğini ve insanların bu olaylara nasıl anlam yüklediklerini gösterir.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 13 Cevapları


Soru : Kur’an-ı Kerim mealinden Yasin suresi 39, Hicr suresi 21 ve Müminun suresi 18. ayetlerini bulunuz. Bu ayetlerde kader kelimesinin hangi anlamlarda kullanıldığını belirleyerek arkadaşlarınızla değerlendiriniz.


Kısa Cevap : “Kur’an-ı Kerim mealinden Yasin suresi 39, Hicr suresi 21 ve Müminun suresi 18. ayetlerini bulunuz. Bu ayetlerde kader kelimesinin hangi anlamlarda kullanıldığını belirleyerek arkadaşlarınızla değerlendiriniz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

  • Yasin 39: Bu ayette, Allah’ın gece ve gündüzü belirli bir düzen içinde yarattığı vurgulanır. Burada kader, evrensel bir düzeni ve düzenin nasıl işlediğini ifade eder. Allah’ın her şeyi belirli bir ölçü ve düzen içinde yaratması, kaderin evrensel bir sistem olduğunu gösterir.
  • Hicr 21: Ayette, her şeyin belirli bir ölçü içinde yaratıldığı belirtilir. Bu, her şeyin önceden belirlenmiş bir plana ve düzene göre var edildiğini ifade eder. Kader burada, her şeyin bir ölçü ve düzen içinde yaratılması anlamında kullanılır.
  • Müminun 18: Bu ayette, gökten indirilen suyun belirli bir ölçüyle düzenlendiği ifade edilir. Kader, bu düzenin ve ölçünün bir parçası olarak görülür. Su döngüsünün düzeni, Allah’ın her şeyi belirli bir plan ve ölçü içinde yarattığını gösterir.

Soru : Bir şeyin ölçülü olması ne demektir? Sizce terzi elbiseyi dikmeden önce niçin müşterisinin ölçüsünü almak zorundadır? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap : “Bir şeyin ölçülü olması ne demektir? Sizce terzi elbiseyi dikmeden önce niçin müşterisinin ölçüsünü almak zorundadır?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Bir şeyin ölçülü olması, belirli bir düzen ve standart içinde, uygun büyüklük ve oranlarda olması anlamına gelir. Terziler, elbisenin müşterinin bedenine uygun bir şekilde dikilmesi için ölçülerini alırlar. Bu, elbisenin hem rahat hem de estetik olarak iyi görünmesini sağlar. Eğer terzi doğru ölçü almazsa, elbise ya fazla sıkı ya da fazla bol olabilir.

Bu durum, elbisenin rahat bir şekilde oturmamasına ve kişinin estetik görünümünün etkilenmesine neden olur. Ölçü almak, terzinin işini doğru yapabilmesi ve müşteri memnuniyetini sağlaması için çok önemlidir. Terzi, müşterinin beden ölçülerine göre elbiseyi şekillendirir ve böylece her müşteri için uygun ve konforlu bir ürün ortaya çıkar.


Soru : Yer çekimi olmasaydı, Sürekli gece olsaydı, Güneş olmasaydı, Ne olurdu? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap : “Yer çekimi olmasaydı, Sürekli gece olsaydı, Güneş olmasaydı, Ne olurdu?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

  • Yer çekimi olmasaydı: Yer çekimi, gezegenlerin ve diğer gök cisimlerinin belirli yörüngelerde kalmasını sağlar. Eğer yer çekimi olmasaydı, gezegenler serbestçe hareket eder ve kaotik bir şekilde dağılırlardı. Dünya üzerindeki nesneler ve insanlar da yerçekimi etkisi altında olmadığı için yüzeyde kalmazdı. Bu durum, yaşam koşullarını tamamen imkânsız hale getirirdi.
  • Sürekli gece olsaydı: Eğer Dünya’nın bir tarafı sürekli karanlıkta kalsa, bu durum ekosistemler üzerinde büyük etkiler yaratırdı. Bitkiler, fotosentez yapamayacağı için büyüyemezdi ve bu da besin zincirini etkilerdi. Sürekli karanlık tarafın soğuması ve sıcaklık değişiklikleri, yaşam koşullarını daha da zorlaştırırdı. Ayrıca, sürekli karanlık ve soğuk hava koşulları, ekosistemlerin dengesini bozarak çeşitli canlı türlerinin yaşamasını engellerdi.
  • Güneş olmasaydı: Güneş, Dünya’nın iklimini ve hava koşullarını düzenler. Güneş ışığı ve ısısı olmadan, Dünya üzerindeki yaşam imkânsız hale gelirdi. Güneş’in sağladığı enerji, bitkilerin fotosentez yapmasını sağlar ve atmosferin ısınmasını temin eder. Güneş ışığının eksikliği, tüm ekosistemlerin çökmesine ve yaşamın sürdürülemez hale gelmesine neden olurdu.

8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 14 Cevapları


Soru : Resimden hareketle Dünya’daki ölçü ve denge hakkında neler söyleyebilirsiniz? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.


Cevap :

Resim üzerinden konuşarak Dünya’daki ölçü ve denge hakkında birkaç önemli nokta ortaya koyabiliriz. Dünya üzerindeki doğal sistemler, dikkatli bir şekilde dengelenmiştir. Örneğin, su döngüsü, atmosfer dengesi ve ekosistemler arasındaki ilişkiler, dünya üzerinde yaşamın sürdürülebilmesi için kritik öneme sahiptir.

Bu denge, Dünya’nın çeşitli yaşam alanlarının işleyişini ve tüm canlıların uyum içinde yaşamalarını sağlar. Denge bozulduğunda, örneğin çevresel kirlenme veya iklim değişikliği gibi, bu sistemler zarar görebilir ve yaşam koşulları tehlikeye girebilir.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 15 Cevapları


Soru : Kur’an-ı Kerim mealinden Âli İmran suresi 191. ayet, Bakara suresi 29. ayet, Enam suresi 96. ayet ve Zuhruf suresi 11. ayeti bulunuz. Bu ayetlerde nelerin bir ölçü içinde yaratıldığını belirleyerek arkadaşlarınızla değerlendiriniz.


Kısa Cevap :

  • Âli İmran 191: Göklerin ve yerin yaratılması, gece ve gündüzün dönüşümü bir ölçü içinde yaratılmıştır.
  • Bakara 29: Yeryüzünde olan her şey ve her şeyin yaratılması bir ölçü içindedir.
  • Enam 96: Gece ve gündüzün yaratılması ve düzenlenmesi bir ölçü içindedir.
  • Zuhruf 11: Su ve bitkilerin yaratılması da bir ölçü ve düzen içinde yapılmıştır.

Uzun Cevap :

  • Âli İmran 191: Bu ayet, göklerin ve yerin yaratılmasının, gece ve gündüzün dönüşümünün düzenli bir ölçü içinde olduğunu ifade eder. Bu, evrenin düzenli ve planlı bir şekilde yaratıldığını gösterir.
  • Bakara 29: Bu ayette, yeryüzündeki her şeyin, yaratılışının ve düzeninin belirli bir ölçü içinde yapıldığı belirtilir. Bu, tüm canlılar ve doğal kaynakların dengeli bir şekilde var edildiğini ifade eder.
  • Enam 96: Gece ve gündüzün yaratılması ve düzenlenmesi belirli bir ölçü içindedir. Bu, doğa olaylarının sistematik ve düzenli bir şekilde işlediğini gösterir.
  • Zuhruf 11: Su ve bitkilerin yaratılması da belirli bir ölçü ve düzen içinde gerçekleştirilmiştir. Bu, doğadaki her şeyin uyum içinde çalıştığını ve birbirini tamamladığını gösterir.

Soru : Allah’ın evrende her şeyi belli bir ölçü ve denge içinde yaratması insana ve diğer canlılara ne gibi yararlar sağlamaktadır? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap : “Allah’ın evrende her şeyi belli bir ölçü ve denge içinde yaratması insana ve diğer canlılara ne gibi yararlar sağlamaktadır?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Allah’ın evrende her şeyi belirli bir ölçü ve denge içinde yaratması, doğal sistemlerin ve ekosistemlerin dengede kalmasını sağlar. Bu, yaşamın sürdürülebilirliğini garanti eder ve ekosistemler arasındaki etkileşimlerin sağlıklı bir şekilde işlemesini sağlar.

Örneğin, su döngüsü, atmosfer dengesi ve iklim sistemi, tüm canlıların yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlenmiştir. Bu denge, insanların temiz suya erişimini, sağlıklı bir iklimde yaşamasını ve doğal kaynaklardan yararlanmasını sağlar. Ayrıca, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem sağlığı da bu denge sayesinde korunur. Bu düzen ve ölçü, insan ve diğer canlıların sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam sürmesini mümkün kılar.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 16 Cevapları


Soru : Sizce Kur’an’da, evrendeki ölçü ve düzenin bozulmaması hangi nedenlerle istenmektedir? Arkadaşlarınızla örnekler bularak tartışınız.


Kısa Cevap : “Sizce Kur’an’da, evrendeki ölçü ve düzenin bozulmaması hangi nedenlerle istenmektedir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Kur’an’da evrendeki ölçü ve düzenin bozulmaması istenmesinin nedenleri arasında, bu düzenin yaşamın sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip olması yer alır. Evrendeki denge, doğal sistemlerin sağlıklı işleyişini ve tüm canlıların uyum içinde yaşamasını sağlar. Eğer bu denge bozulursa, ekosistemler zarar görebilir ve doğal kaynaklar tükenebilir.

Örneğin, iklim değişikliği, çevresel kirlilik ve doğal kaynakların aşırı kullanımı bu dengeyi bozabilir ve yaşam koşullarını zorlaştırabilir. Kur’an, bu dengeyi korumanın önemini vurgulayarak insanları çevresel sorumluluklarını yerine getirmeye ve doğal dengeyi korumaya teşvik eder.


Soru : Yasa nedir? “Evrenin yasaları” ifadesi sizde hangi anlamları çağrıştırmaktadır? Arkadaşlarınızla konuşunuz.


Kısa Cevap : “Yasa nedir? “Evrenin yasaları” ifadesi sizde hangi anlamları çağrıştırmaktadır?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Yasa, belirli bir düzeni ve kuralları belirleyen kural veya ilkelerdir. Bu kurallar, hem fiziksel hem de toplumsal alanlarda geçerli olabilir. “Evrenin yasaları” ifadesi, evrendeki doğal düzeni ve düzenin işleyişini belirleyen fiziksel ve biyolojik kuralları ifade eder. Bu yasalar, doğal olayların ve süreçlerin belirli bir düzen ve ölçü içinde gerçekleşmesini sağlar.

Örneğin, yer çekimi kanunu, hareket yasaları ve ekosistem dengesi gibi doğal yasalar, evrendeki tüm canlıların ve olayların uyum içinde çalışmasını sağlar. Bu yasaların işleyişi, yaşamın sürdürülebilirliği ve doğanın dengesinin korunması için kritik öneme sahiptir.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 17 Cevapları


Soru : Siz fiziksel yasalardan hangilerini biliyorsunuz? Fiziksel yasalarla evrendeki düzen arasındaki ilişki nedir? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap : “Siz fiziksel yasalardan hangilerini biliyorsunuz? Fiziksel yasalarla evrendeki düzen arasındaki ilişki nedir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Fiziksel yasalar, doğanın işleyişini düzenleyen temel kurallardır. Bunlar arasında yer çekimi yasası, hareket yasaları (Newton’un üç hareket yasası), termodinamik yasaları (ısı enerjisinin dönüşümü ve korunumu) ve elektromanyetik yasalar (elektrik ve manyetik alanların etkileşimi) bulunur. Yer çekimi yasası, gezegenlerin ve diğer gök cisimlerinin belirli yörüngelerde kalmasını sağlar. Hareket yasaları, cisimlerin hareketlerini ve kuvvetlerin etkilerini açıklar.

Termodinamik yasaları, enerji dönüşümlerini ve ısı akışını düzenler. Elektromanyetik yasalar ise elektrik ve manyetik alanların nasıl etkileşime girdiğini belirler. Bu fiziksel yasalar, evrendeki düzeni ve dengeyi sağlar; doğal olayların ve süreçlerin öngörülebilir ve düzenli bir şekilde gerçekleşmesini temin eder. Bu yasaların işleyişi, tüm canlıların ve doğal sistemlerin dengede kalmasını ve yaşamın sürdürülebilirliğini sağlar.


Soru : Arkadaşlarınızla, insanların ölçü ve dengesini bozduğu bir biyolojik yasa bulunuz. Bu yasanın çiğnenmesi dünyamıza ve insanlara hangi zararları vermiştir? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.


Kısa Cevap : “Arkadaşlarınızla, insanların ölçü ve dengesini bozduğu bir biyolojik yasa bulunuz. Bu yasanın çiğnenmesi dünyamıza ve insanlara hangi zararları vermiştir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Bir biyolojik yasa örneği, ekosistemlerin doğal dengesinin korunmasıdır. İnsanların doğal yaşam alanlarını tahrip etmesi ve ormansızlaşma, bu biyolojik yasayı ihlal eder. Ormanların yok edilmesi, birçok canlı türünün yaşam alanlarını kaybetmesine ve ekosistemlerin bozulmasına neden olur. Bu, biyoçeşitliliğin azalmasına ve ekosistemlerin dengesinin bozulmasına yol açar.

Ayrıca, ormansızlaşma, karbondioksit emiliminin azalmasına ve iklim değişikliğine katkıda bulunur. Bu durum, hem doğal yaşamı hem de insanların sağlığını etkileyebilir. Ekosistemlerin bozulması, su kaynaklarının kirlenmesine, toprak erozyonuna ve hava kirliliğine neden olabilir, bu da hem çevre hem de insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratır.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 18 Cevapları


Soru : Toplumsal yasaların, fiziksel ve biyolojik yasalardan farkları ve benzerlikleri nelerdir? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.


Kısa Cevap : “Toplumsal yasaların, fiziksel ve biyolojik yasalardan farkları ve benzerlikleri nelerdir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Toplumsal yasalar, insanların toplumsal davranışlarını düzenleyen kurallardır ve genellikle sosyal normlara ve etik değerlere dayanır. Bu yasalar, toplumsal düzeni sağlamak ve bireylerin uyumlu bir şekilde yaşamasını temin etmek için geliştirilmiştir. Toplumsal yasalar, toplumdan topluma değişebilir ve toplumsal değişimlere bağlı olarak güncellenebilir. Örneğin, hukuk kuralları, ahlaki normlar ve sosyal davranış kuralları toplumsal yasalardır.

Fiziksel ve biyolojik yasalar ise doğanın işleyişini belirleyen kurallardır. Fiziksel yasalar, doğa olaylarının temel kurallarını belirler (örneğin, yer çekimi, hareket yasaları). Biyolojik yasalar ise canlıların işleyişini ve ekosistemlerin dengede kalmasını sağlar (örneğin, ekosistem dengesi, biyoçeşitlilik).

Benzerlikleri, her tür yasada bir düzen ve uyum sağlama amacı güdülmesidir. Toplumsal yasalar, sosyal düzeni sağlarken, fiziksel ve biyolojik yasalar doğadaki düzeni sağlar. Farklılıkları ise, toplumsal yasaların insan yapımı ve değişken olmasıdır; fiziksel ve biyolojik yasalar ise doğanın temel kuralları olup değişmez.


8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 19 Cevapları


Soru : “…Şüphesiz ki, bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah da onların durumunu değiştirmez…” (Rad suresi, 11. ayet.)

Bu ayette Allah’ın (cc) insana yüklediği toplumsal sorumluluk nedir? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Kısa Cevap :

Bu ayette, bir toplumun kendi durumunu değiştirmek için çaba göstermesi gerektiği ifade edilir. Allah, toplumların kendi çabaları doğrultusunda durumlarını değiştirebileceğini ve gelişme sağlayabileceğini belirtir.

Uzun Cevap :

Bu ayette, toplumsal sorumlulukların insanlara ait olduğu vurgulanır. Allah, bir toplumun durumunu değiştirmesi için öncelikle toplumun kendi çabalarını göstermesi gerektiğini belirtir.

Bu, toplumsal değişim ve ilerleme için insanların aktif bir rol oynaması gerektiği anlamına gelir. Toplumların sosyal, ekonomik ve kültürel sorunlarına çözüm araması, kendi durumlarını iyileştirmeye çalışması ve toplumsal düzeni geliştirmesi gerekmektedir.

Allah, toplumsal değişim ve iyileşme sürecinde, insanların kendi sorumluluklarını yerine getirmesini ve aktif olarak değişim için çalışmasını bekler. Bu ayet, bireylerin ve toplumların sosyal sorumluluklarını anlamaları ve bu doğrultuda hareket etmeleri gerektiğini vurgular.



 

Our Score

8. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 11 Gezegen Yayıncılık

Ortaokul 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Ünite Ünitemize Hazırlanalım Cevapları Sayfa 11


8. Sınıf Din Kültürü 1. Ünite Ünitemize Hazırlanalım Cevapları


Ortaokul 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, öğrencilerin dini bilgilerini geliştirmek ve ahlaki değerleri pekiştirmek için önemli bir platform sunmaktadır. 8. Sınıf Din Kültürü 1. Ünite Ünitemize Hazırlanalım Cevapları ile dersin başında yapılacak etkinliklerin temelini oluşturuyoruz. Bu bölüm, öğrencilere konuyla ilgili temel bilgiler sunarak, onları bir sonraki aşamaya hazırlamaktadır.


“8. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 11 Gezegen Yayıncılık”

Özellikle 8. Sınıf Din Kültürü Sayfa 11 Cevapları, bu ünite içerisindeki anahtar noktaları özetlemekte ve öğrencilerin anlamasını kolaylaştırmaktadır. 8. Sınıf Din Kültürü Gezegen Yayınları tarafından sunulan içerikler, öğrencilerin öğrenme sürecini destekleyici materyaller içermektedir. Bu kaynaklar, hem görsel hem de yazılı olarak etkili bir öğrenim deneyimi sağlamaktadır.

Son olarak, 8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 11 Gezegen Yayıncılık, bu önemli bilgilerin yer aldığı sayfa ile öğrencilere zengin içerikler sunmaktadır. Bu sayfa, öğrencilerin derslere olan ilgisini artırmakta ve onları aktif bir şekilde katılımcı olmaya teşvik etmektedir.


8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 11


1. Kader, kaza, yasa, irade ve tevekkül kavramlarının anlamlarını sözlükten öğrenerek defterinize yazınız.


Kısa Cevap : “Kader, kaza, yasa, irade ve tevekkül kavramlarının anlamlarını sözlükten öğrenerek defterinize yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

  • Kader: İslam inancına göre, kader Allah’ın evreni ve içindeki tüm varlıkları belirli bir plana göre yaratmasıdır. Bu, her şeyin önceden bir düzen içinde planlandığını ve her olayın Allah’ın bilgisi dâhilinde gerçekleştiğini ifade eder.
  • Kaza: Kaza, kaderin işleyişi doğrultusunda olayların zaman içinde gerçekleşmesidir. Yani, Allah’ın belirlediği kaderin hayata geçmesi sürecidir. Kaza, olayların doğası gereği meydana gelmesini sağlar.
  • Yasa: Yasa, doğanın işleyişini belirleyen ve düzenleyen kurallardır. Fiziksel yasalar (örneğin, yer çekimi) ve biyolojik yasalar, evrende düzenin sağlanmasını ve her şeyin uyum içinde çalışmasını garanti eder.
  • İrade: İrade, insanın kendi seçimlerini yapabilme ve karar verme yeteneğidir. Bu, insanların özgürlüklerini kullanarak kendi eylemlerini belirlemelerine olanak tanır.
  • Tevekkül: Tevekkül, bir insanın kendi çabalarını gösterdikten sonra sonuçları Allah’a bırakması anlamına gelir. Kişi, elinden geleni yaptıktan sonra sonuçları Allah’ın takdirine teslim eder.

2. Evrendeki ölçü ve düzen ile ilgili bir araştırma yaparak sonuçlarını defterinize yazınız. 


Kısa Cevap : “Evrendeki ölçü ve düzen ile ilgili bir araştırma yaparak sonuçlarını defterinize yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Evrendeki düzen ve ölçü, karmaşık bir sistemin parçası olarak işliyor. Güneş sistemi, gezegenlerin belirli yörüngelerde dönmesini sağlayan yer çekimi ve diğer fiziksel kuvvetlerle düzenlenmiştir. Dünya’nın dönme hareketi ve güneş etrafında dönerken sağladığı gece ve gündüz döngüsü, yaşam için gerekli olan ısı ve ışığı sağlar.

Ayrıca, evrendeki galaksiler, yıldızlar ve diğer gök cisimleri, birbirleriyle etkileşim içindedir ve bu etkileşimler evrenin düzenini korur. Bu düzen, doğal yasalar tarafından sağlanır ve evrenin sürdürülebilirliğini temin eder.


3. İnsanı diğer canlılardan farklı kılan özellikler hakkında bilgi edininiz. 


Kısa Cevap : “İnsanı diğer canlılardan farklı kılan özellikler hakkında bilgi edininiz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

İnsanları diğer canlılardan farklı kılan birkaç temel özellik vardır. Öncelikle, insanlar yüksek derecede gelişmiş bir düşünme yeteneğine sahiptir. Soyut düşünme, problem çözme ve planlama gibi yetenekler, insanları diğer canlılardan ayırır.

Ayrıca, dil ve iletişim becerileri, insanların karmaşık düşüncelerini ve duygularını başkalarına ifade etmelerini sağlar. İnsanlar, dil aracılığıyla kültürlerini aktarabilir ve sosyal organizasyonlar oluşturabilir. Sosyal ve kültürel organizasyonlar kurma yeteneği, toplumsal yapıları ve medeniyetleri oluşturma becerisi de insanlara özgüdür. Bunun yanı sıra, bilinçli bir kendilik anlayışı ve kişisel kimlik geliştirme kapasitesine sahip olmaları, insanları diğer canlılardan farklı kılar.


4. Kader ve kaza ile ilgili halk arasında kullanılan atasözü ve deyimlerden örnekler araştırıp defterinize yazınız.


Kısa Cevap : “Kader ve kaza ile ilgili halk arasında kullanılan atasözü ve deyimlerden örnekler araştırıp defterinize yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

  • Kısmetse olur: Bu atasözü, kaderin ve nasibin hayatımızdaki olayları belirlediğini vurgular. Kısmet, Allah’ın takdir ettiği ve bizden bağımsız olan bir şeydir. Bu nedenle, bazı şeyler istediğimiz gibi gerçekleşmese bile, kaderin bir parçası olarak kabul edilir.
  • Takdiri İlahi: Bu deyim, Allah’ın her şeyi önceden belirlediğini ve her olayın onun takdirine göre gerçekleştiğini ifade eder. İnsanın çabaları ve istekleri kadar, kaderin de önemli bir rol oynadığını anlatır. Bu, insanın kontrol edemediği durumlarda Allah’ın planına teslim olmasını ifade eder.

5. Bakara suresinin 255. ayetini Kur’an-ı Kerim mealinden okuyup ayette verilmek istenen mesajları defterinize yazınız. 


Kısa Cevap : “Bakara suresinin 255. ayetini Kur’an-ı Kerim mealinden okuyup ayette verilmek istenen mesajları defterinize yazınız. ” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Bakara suresinin 255. ayeti, “Ayet-el Kürsi” olarak adlandırılır ve bu ayet Allah’ın büyüklüğünü ve üstünlüğünü anlatır. Ayette, Allah’ın evrendeki her şeyi yönetme yetkisine sahip olduğu, hiçbir şeyin O’nun bilgisinin dışında kalmadığı ifade edilir.

Ayrıca, Allah’ın gücü her şeyin üzerinde olup, O’nun koruması ve yardımı her zaman mevcut olduğu belirtilir. Ayet, Allah’ın her şeyi bilen, her şeyi gören ve her şeye gücü yeten bir varlık olduğunu vurgular. Aynı zamanda, bu ayet, müminlerin Allah’ın yüceliğini ve korumasını hatırlamalarını sağlar ve O’na olan güveni pekiştirir.



 

Our Score

4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 107-108-109 ANKA Yayınları

4. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı 5. Ünite Değerlendirme Çalışmaları Cevapları Sayfa 107, 108, 109


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı 5. Ünite Değerlendirme Çalışmaları Cevapları


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 107-108-109


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 107-108-109 ANKA Yayınları”

A. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.


1. İslamiyetin temizliğe verdiği önemi anlatınız.


Cevap :

İslamiyet hükümlerine koymuş olduğu ayet ve hadisler de temizliğin önemini vurgulamış ve temizlikle ilgili emirler ve bunları karşılığında mükafat müjdeleri vermiştir.

Müslümanların yapmış olduğu ibadetlerin bir çoğunda abdest, gusül gibi vücut temizliğine önem verilmiş ve bu sayede insanların ve bulunmuş oldukları mekanın temizliği amaçlanmıştır.


2. İbadetle temizlik arasında nasıl bir ilişki vardır? Açıklayınız.


Cevap :

İbadet Allahu Tealanın rızası için yapılmaktadır. İnsanları resmi kurum gibi yerlere gittiği zaman ki temizliği gibi aynı zamanda önem verdikleri ve yaratıcı olarak kabul etmiş oldukları Allah’ın huzuruna çıktıkları zaman da temiz olmaları gerekmektedir . Bu yüzden ibadet temiz olmayı gerektirir.


3. Temizliğin sağlık açısından önemi nedir? Açıklayınız.


Cevap :

Hastalıkları genellikle neden olan şeyler mikroplardır. Mikroplar ise temiz olmayan kirli ortamlarda bulunur. Temizliğine dikkat eden bir insan da mikroplar sevgiyle hastalanma riski de çok düşüktür. Bu yüzden genellikle bütün hastalıklarda temiz olmak tavsiye edilir. Bu yüzden temizlik sağlık açısından çok değerli ve çok önemlidir.


4. Çevreyi temiz tutmak için bireylere ne gibi görevler düşmektedir? Söyleyiniz.


Cevap :

Çevreyi temiz tutmak için bize düşen en büyük görev kullandığımız alanları temiz kullanmak, temiz bırakmak ve yerlere çöp atmamaktır.

Çevremizdeki bütün insanlar aslında bir insanlık vazifesi olan ve ede ben yapılması gereken kullanılan alanın temiz bırakılması ve kullanılması çok önemlidir. Ne yazıkki insanların yemiş oldukları gece kabuklarını yerlerde veya etrafta bıraktıklarını görmekteyiz. Bu şekilde davranan insanlar sebebiyle çevremiz rahatsız edici şekilde kirlenmektedir.


5. Evimizin temiz olması için neler yapabiliriz? Söyleyiniz.


Cevap :

Evimizi temiz olması için herkesin kullanmış olduğu eşyayı yerine bırakması, kullanmış olduğu özellikle ortak alanları temiz bırakması ve temizliğe dikkat etmesi, temizlik yapılacağı zaman herkesin kendi üzerine düşen görevi yapması gibi günlük olarak alışkanlık haline getirmemiz gereken davranışları uygulayarak evimiz temiz tutulabilir.


B. Aşağıdaki sorularda doğru seçeneği bularak işaretleyiniz.


1. Aşağıdakilerden hangisi, doğrudan beden temizliğiyle ilgili bir durumdur?


A) Ayakkabıların temiz ve boyalı olması
B) Giysilerin temiz ve ütülü olması
C) El ve yüzün sık sık yıkanması
D) Çevrenin ağaçlandırılması


2. Aşağıdakilerden hangisi, maddi temizlik kapsamında değerlendirilir?


A) Dürüstlük
B) Tırnak kesmek
C) Emaneti korumak
D) Sözünde durmak


3. “İslam dininde temizlik için …………………. kavramı kullanılır . …………………… kavramı bedenin, elbiselerin, çevrenin temiz olmasını; abdest almayı ve manevi temizliği kapsar. Yukarıdaki cümlede boş bırakılan bölümlere hangi ifade getirilmelidir?


A) Kefaret
B) Taharet
C) Rahmet
D) Merhamet


4. Sınıf Din Kültürü Anka Yayınları Kitabı Sayfa 108 Cevapları


C. Aşağıdaki hadislerde boş bırakılan yerlere, kutucuklardaki kelimeler uygun şekilde yerleştiriniz.


1.“Doğruluğa yapışın, ondan ayrılmayın. Çünkü doğruluk ………..……………, iyilik de ………..…….…… iletir. Yalandan kaçının. Çünkü yalan ………..…….…..… götürür, kötülük de ………..…….……….. iletir…” (Müslim, Birr, 102.)


(cehenneme-cennete-iyiliğe-kötülüğe-sevaba)


Cevap :

1.“Doğruluğa yapışın, ondan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe , iyilik de Cennet‘ e iletir. Yalandan kaçının. Çünkü yalan kötülüğe götürür, kötülük de Cehennem’e iletir…” (Müslim, Birr, 102.)


2. “Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman ………..…….…… söyler, vadederse (söz verirse) sözünü ………..…….…… getirmez, kendisine bir şey ………..…….…… edildiği zaman ona ………..…….…… eder.” (Buhârî, İman, 25.)


(hıyanet-yerine-emanet-teslim-yalan)


Cevap :

2. “Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, vadederse (söz verirse) sözünü yerine getirmez, kendisine bir şey amanet edildiği zaman ona hıyanet eder.” (Buhârî, İman, 25.)


Ç. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere, “maddi, eller, kul, sabun, temizliği, misvak, abdest, ellerimi, ayaklar, manevi” kelimelerini uygun şekilde yerleştiriniz.


Cevap :

  1. Yemekten önce ve sonra, tuvaletten çıkınca ellerimi mutlaka sabun ve suyla temizlerim.
  2. Namazdan önce abdest almak şarttır.
  3. Beden, elbise ve çevre temizliği maddi temizlik; duygu ve düşüncelerin temiz olması da manevi temizlik olarak adlandırılır.
  4. İslamiyet, temizliği bazı ibadetlerin ön şartı saymıştır.
  5. Abdest alırken ilk önce eller, en son da ayaklar yıkanır.
  6. Çevrenin kirletilmesi dinimize göre kul hakkı yemektir ve günahtır.

4. Sınıf Din Kültürü Anka Yayınları Kitabı Sayfa 109 Cevapları


D. Okulumuzun temiz ve düzenli olması için neler yapabiliriz? Aşağıdaki şemaya yazınız.


Cevap :

Okulumuzun temiz ve düzenli olması içerisinde olan bizlerin dikkati ve hassasiyeti sayesinde olur. Kullanmış olduğumuz eşyaları temiz kullanmak ve temiz olarak bırakmak, yerlere çöp atmamak ve kullanmış olduğumuz okul eşyalarını yerine bırakmak gibi aslında küçük olan işler okulumuzu temiz ve tertipli halde tutacaktır.


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 107-108-109 ANKA Yayınları” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 104-105-106 ANKA Yayınları

4. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Çevremi Temiz Tutarım Metni Cevapları Sayfa 104, 105, 106


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Çevremi Temiz Tutarım Metni Cevapları


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 104-105-106


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 104-105-106 ANKA Yayınları”

Düşünelim


Soru : “Çevreyi temiz tutmak” denilince aklınıza neler geliyor?


Cevap : ““Çevreyi temiz tutmak” denilince aklınıza neler geliyor?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

İnsanlar çevreyi temiz tutma konusunda çok dikkatli olmalıdırlar. Çevre ortak kullanım alanı olduğu için insanların hepsi aynı duyarlılıkta olmalıdır. Bir insanın veya bir kesimin ihmali diğer insanları mağdur edebilir ve insanlar kirli bir evde kalmak zorunda kalabilirler.

Aslında çevreyi tutmak temiz tutmak zor gibi görünse de küçük şeylere dikkat edilmesi durumunda oldukça kolaydır. İnsanların kullanmış oldukları alanları temizlemeleri çöplerini çok kutularını atmaları gibi alışkanlık haline gelmesi gereken bazı şeylerin yapılması durumunda zaten temiz kalacaktır.

Çevre hem insanların hem de hayvanların yaşam yeri olduğun için bu bir insani vazifedir.


4. Sınıf Din Kültürü Anka Yayınları Kitabı Sayfa 105 Cevapları


Etkinlik


Soru : Aşağıya, akrostiş tekniğini kullanarak bir şiir yazınız.


Cevap :

İman inanmak demek
Sevgiyle bağlanmak demek
Lisan ile şehadet, kalp ile tasdik etmek
Allah’ a teslim olup,
Mutluluğu bulmak demek

Allah yaratan Allah
Layık olan ibadete
Layık olan en güzele
Allah bizi en çok seven
Himmetle yardımla donatan, Dünya’ yı hizmetimize sunan Allah

İman ettim ben İslama
Mana verdim ben hayata
Allah dedim huzur buldum
Namaz ve ibadet yurdunda


4. Sınıf Din Kültürü Anka Yayınları Kitabı Sayfa 106 Cevapları


Etkinlik


Soru : Yaşadığınız yerdeki insanlar, çevrenin temizliği ve korunması hususunda yeterince duyarlı davranıyorlar mı? Gözlem ve düşüncelerinizi aşağıdaki satırlara yazınız.


Cevap : “Yaşadığınız yerdeki insanlar, çevrenin temizliği ve korunması hususunda yeterince duyarlı davranıyorlar mı?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Yaşadığım yerdeki insanlar, çevrenin temizliği ve koruması hususunda bence yeter lice duyarlı davranmıyorlar.

Sadece küçük çocuklar ve bilemeyenler değil maalesef büyük olan insanlar yerlere çöp atıyor ve bulmuş oldukları alanları temiz bırakmıyorlar.

Bu da hem çevreyi kirletiyor hem de büyüklerini örnek alan çocuklar için çok kötü bir örnek oluyor. Bence çevre konusunda büyük küçük demeden herkes bilinçlenmeli ve çevresini temiz tutmalıdır.


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 104-105-106 ANKA Yayınları” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 102-103 ANKA Yayınları

4. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Evimi ve Okulumu Temiz Tutarım Metni Cevapları Sayfa 102, 103


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Evimi ve Okulumu Temiz Tutarım Metni Cevapları


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 102-103


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 102-103 ANKA Yayınları”

Etkinlik


Soru : Siz, bedeninizi ve elbiselerinizi temiz tutmak için nelere özen gösteriyor, neler yapıyorsunuz? Aşağıya yazınız.


Cevap : “Siz, bedeninizi ve elbiselerinizi temiz tutmak için nelere özen gösteriyor, neler yapıyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Ben elbiselerimi ve bedenimi temiz tutmaya çok dikkat ediyorum. O elbiselerini ve kendi bedenine dikkat etmeyen insanlar bence tiksindirici olabiliyorlar.

Toplum içerisinde yaşadığımız için insanları rahatsız edecek kadar kirli olmak ben de insanlara yapılmış olan bir haksızlıktır. Kimsenin insanları tek sindirmeye hakkı yoktur.

Ben de elbiselerimi temiz tutmaya ve gerekmedikçe elbiselerimi kirletmemeye çok özen gösteririm. Böylece elbiselerim hem uzun süre temiz kalır hem de lekeleri lekelenerek çok çabuk eskimez. Ayrıca elbiselerin kirlendi zaman veya gelemese de ter kokusu gibi kokular oluştuğu zaman veya belli bir süre girdikten sonra onları değiştirir, temiz kıyafetler giymeye özen gösteririm gösteririm.

Beden temizliğine gelince ise vücudundaki bütün organların temizliğine dikkat eder, tırnaklarımı uzatmadan zamanında keserek aralarındaki ulaşmasını engellerim. Evet, lüks ve ayaklarimi sık sıfır kıyarak koku vekil oluşmasını engellerim. Saçlarımı düzenli bir şekilde tarayıp temizleyerek saçlarımın güzel görünmesine dikkat ederim.


Düşünelim


Soru : “Aslan yattığı yerden belli olur.” atasözü bize neyi anlatmaktadır?


Cevap : ““Aslan yattığı yerden belli olur.” atasözü bize neyi anlatmaktadır?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap:

Büyüklerimden sık sık “Aslan yattığı yerden belli olur.” atasözünü kullanmış olduğum eşya ve yer ile ilgili temiz bırakmam hususundaki öğütlerinden duymaktayım. Temiz olan insan odasını, yatağını, piknik için gitmiş olduğu alanı veya dışarıda kullanmış olduğu bir tuvaleti bile temiz bırakan insandır.

Bizler kullanmış olduğumuz alanları temiz bırakmalıyız ki başkası da gelip bu alanı kullandıklarında temiz bir ortam bulabilsinler. Eğer bütün insanlar bu bilince sahip olurlarsa ortak kullanılan tuvalet piknik alanları gibi alanlar her zaman tertemiz olur. İnsanlar piknik alanları gibi ortak kullanım alanı olan yerlerin kirli olmasından yakınsalar da kendileri de eğer bu alanları temiz bırakmıyorlarsa böyle söylemeye hakları yoktur. Çünkü herkesin atmış oldu ufak bir pislik ortamı çok kirli hale getirecektir.

Bu yüzden ister kendi şahsımıza ait olan yerleri isterse de ortak kullanım alanlarını temiz bırakmak ve temiz olarak kullanmak bir insanlık vazifesidir.


4. Sınıf Din Kültürü Anka Yayınları Kitabı Sayfa 103 Cevapları


Etkinlik


Soru : Eviniz ve okulunuz temiz olmadığında ne gibi sorun ve sıkıntılarla karşılaşabilirsiniz? Arkadaşlarınızla tartışınız.


Cevap : “Eviniz ve okulunuz temiz olmadığında ne gibi sorun ve sıkıntılarla karşılaşabilirsiniz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap:

Her insan yaşamış olduğu alanın temiz olmasını ister. Çünkü temiz olan alanlar hem fizyolojik açıdan hem de psikolojik açıdan insanı rahatlatır.

İnsanlar kirli ortamlarda her ne kadar hayatlarını devam ettirebilseler de ruhları bu pislikten rahatsız olur ve bir çok psikolojik hastalıklara kapı aralarlar.

Ayrıca mikroplar ve hastalıklar pis olan ortamlarda daha çok ilerleyebildiği için bir çok fizyolojik hastalıkta orada bulunan insan ve canlıların yakasını da bırakmaz. İnsanlar kendileri bu hastalıklara yakalandıkları gibi aynı zamanda diğer canlılara da bunları bulaştırabilirler.


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 102-103 ANKA Yayınları” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 99-100-101 ANKA Yayınları

4. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Bedenimi ve Giysilerimi Temiz Tutarım Metni Cevapları Sayfa 99, 100, 101


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Bedenimi ve Giysilerimi Temiz Tutarım Metni Cevapları


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 99-100-101


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 99-100-101 ANKA Yayınları”

Düşünelim


Soru : Beden temizliği neleri kapsar? Düşününüz.


Cevap : “Beden temizliği neleri kapsar? Düşününüz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap:

Beden temizliği insanlar için çok önemlidir. İnsanlar toplum içerisinde yaşayan varlıklardır. Bu yüzden yanlarında bulunan insanların temiz olmamasından ve ter ve kötü kokularla kokması gibi insanlara rahatsızlık verecek olan şeylerden hoşlanmazlar. Bu yüzden hem dinsel açıdan hem de toplumsal açıdan insana vücut temizliklerine çok dikkat etmelidirler.

Vücut temizliği mevsimine göre gerektikçe banyo yapılması, telefon kuşu gibi vücutta oluşan kokuların giderilmesi, kıyafetlerin sık sık değiştirilmesi ve temiz tutulmasına özen gösterilmesi, tırnakların kesilerek aralarında kirlerin oluşmasının önlenmesi vücuttaki istenmeyen tüylerin giderilmesi, el, yüz ve ayak yıkama gibi davranışların alışkanlık haline getirilerek temiz olması ve ayak kokusunun giderilmesi gibi davranışlardır.

Bu temizliklere dikkat etmeyen insanlar toplum tarafından Dışlanır ve tiksinti uyandırırlar. Her birimizin burada temizliğine dikkat etmesi hem bir Müslüman olarak yakışandır hem de toplumsal açıdan internet bir görevdir. Bu yüzden yukarıda ifade edilen temizliklere dikkat etmek ve bunu nesilden nesille aktarmak çok değerlidir.


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 99-100-101 ANKA Yayınları” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 96-97-98 ANKA Yayınları

4. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı İslam Dini ve Temizlik Metni Cevapları Sayfa 96, 97, 98


4. Sınıf Din Kültürü İslam Dini ve Temizlik Metni Cevapları


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 96-97-98


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 96-97-98 ANKA Yayınları”

Düşünelim


Soru : “Temizlik imandan gelir.” sözünü daha önce duydunuz mu? Bu sözün ne anlama geldiğini düşününüz.


Cevap : ““Temizlik imandan gelir.” sözünü daha önce duydunuz mu? Bu sözün ne anlama geldiğini düşününüz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap:

“Temizlik imandan gelir.” Sözünü daha önce duymuştum. Aslında temizlik ile ilgili başka hadisi şerifleri de duymuştum. Sık sık aile büyüklerimden ve bazı insanlardan bu sözü duyuyordum.

Dinimiz temizliğe çok önem vermiş ve temizliği de bir ibare sayarak insanları daima temiz olmaya teşvik etmiştir. Bu yönden İslamiyet gerçekten yaşanıldığı zaman insanların kirli olması veya bu sebeple mikrop kapması mümkün değildir. Hem sevap alma bakımından hem de sağlık bakımından gerçekten temizlik çok değerlidir.

İslamiyet namaz ve Kur’an okumak gibi ibadetlerin öncesinde gerekiyorsa abdeste şart koşmuş, bunlarla ilgili bir çok mükafat ve sevabı müjdeleyerek insanları temizliğe teşvik etmiştir. Bu yüzden İslamiyet’i hakkıyla yaşayan bir insan aslında her zaman temiz, tertipli ve düzenlidir.


4. Sınıf Din Kültürü Anka Yayınları Kitabı Sayfa 97 Cevapları


Etkinlik


Soru : Günde beş vakit namaz kılan bir Müslüman, temizlikle ilgili ne gibi alışkanlıklar kazanır? Namaz için gerekli olan diğer temizlik şartlarını düşünerek arkadaşlarınızla konuşunuz.


Cevap : “Günde beş vakit namaz kılan bir Müslüman, temizlikle ilgili ne gibi alışkanlıklar kazanır? Namaz için gerekli olan diğer temizlik şartlarını düşünerek arkadaşlarınızla konuşunuz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap:

Günde beş vakit namaz kılan bir insan, taharet abdest ve diş temizliği gibi bedensel ve ruhsal temizliğine de dikkat eder.

Günde beş vakit abdest alarak bütün azalarını daima temiz tutmuş olur. Gerektiğindegus ettiği için de sık sık banyo yapmış ve vücut  temizliğini de elde etmiş olur.

Dişleri temiz tutmak ile ilgili hadisi şeriflere de dikkat ediyorsa dişleri, tırnakları ve bütün bedeni tertemiz olur. Namazla ilgili diğer temizlik şartlarına da baktığımız zaman bir insana kıyafetleri de namaz kıl demekten de temiz olması gerektiği için bu insan gerçekten bütün insanlar istediği gibi tertemiz olacaktır.

Dişleri temiz tutmak ile ilgili hadisi şeriflere de dikkat ediyorsa dişleri, tırnakları ve bütün bedeni tertemiz olur. Namazla ilgili diğer temizlik şartlarına da baktığımız zaman bir insana kıyafetleri de namaz kıl demekten daha temiz olması gerektiği için bu insan gerçekten bütün insanlar istediği gibi tertemiz olacaktır.


4. Sınıf Din Kültürü Anka Yayınları Kitabı Sayfa 98 Cevapları


Yorumlayalım


Soru : “Bir kimse abdest alır ve güzelce abdest almaya özen gösterir, ardından da namaz kılarsa, bu abdestle namaz arasında işlediği (günahlar), o namazı kılıncaya kadar mutlaka bağışlanır.” Buhârî, Vudû, 24.


Cevap :

Dinimiz insanların temiz olmasını ve yapmış oldukları ibadeti özenerek yapmasına çok dikkat etmiş ve samimi bir kalple bunları yapan kimseleri büyük mükafatlar vermiştir.

Allahu Teala bizlerin günahlarının af olması ve cennete girebilmemiz için ibadetlerde kat kat sevap vermiş bir hata yaptığımız zaman ise sadece bir karşılık yazmıştır. Buda Allahın bizlere karşı ne kadar merhametli olduğunun göstergesidir. Bunlara dikkat etmemiz durumunda hem kat kat sevap almış hem de fiziksel temizliğimizi elde etmiş oluruz.

Uzun Cevap:

İslamiyet ibadetler öncesi temizliğe çok önem vermiş böylelikle hem fiziksel temizliğimizi devamlı hale getirmiş hem de Allahu Taala’nın huzuruna saygılı bir şekilde çıkmamızı amaçlamıştır.

Günlük hayatta resmi bir yere gittiğimiz zaman bile temizliğimize ve kılık kıyafetimize dikkat etmek gerektiği gibi allahın huzuruna çıktığımız zaman da temizlik ve kılık kıyafetlerimize dikkat etmemiz gerekir. Bu yüzden temizlik şekilleri ve ibadetler belli başlı şartlara bağlanmıştır.

İnsanlar ibadetten önce ibadet için temizlik yaptıklarında yine kat kat sevap almakta hem de bu şekilde fiziksel sağlıklarını da korumaktadırlar.

Ayrıca buradaki sevaplar anlatılırken dikkat çeken bir başka şeyde Allahın kullarına olan rahmeti ve yapmak zorunda olduğumuz işleri yaptığımız zaman bile bizlere kat kat sevap vererek bizleri ne kadar sevdiğini göstermektedir.

Bizlere düşen ise yapmış olduğumuz bu ibadetleri samimi bir kalple yapmak ve sevabını Allah’tan umarak gelecek olan güzellikleri fark etmektir.


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 96-97-98 ANKA Yayınları” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 95 ANKA Yayınları

4. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Hazırlık Çalışmaları Cevapları Sayfa 95


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı 5. Ünite Hazırlık Çalışmaları Cevapları


4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 95 Cevapları


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 95 ANKA Yayınları”

5. Ünite Hazırlık Çalışmaları


1. İslam dininin temizliğe verdiği önemi ilmihâl kitapları, Genel Ağ gibi kaynaklardan araştırınız.


Cevap : “İslam dininin temizliğe verdiği önemi ilmihâl kitapları, Genel Ağ gibi kaynaklardan araştırınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

İslam dini temizliğe büyük oranda önem vermiş ve temizliği ayet ve hadislerle destekleyerek ne kadar önemli olduğunu ifade etmiştir. Ve hadis şeriflerde geçen gusül, abdest gibi bütün temizlik emirleri ibadet olmakla beraber insanın temiz olması içindir.

İnsanın beş vakit namaz kılmak için abdest alması, sünnet ve farz olan vakitlerde gusül abdesti alması ki Buda banyo yapması anlamına gelir, her hafta tırnak kesmenin temizliğinin sünnet olması, saç taramak ve vücut temizliğine önem vermek gibi hadi seferin olması İslamiyetin temizleyene kadar önem verdiğini göstermektedir.


2. Taharet, abdest ve manevi temizlik kavramlarının anlamlarını araştırınız.


Cevap : “Taharet, abdest ve manevi temizlik kavramlarının anlamlarını araştırınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Teharet: İslam’da necaset denen maddi pisliklerle, hades denen hükmi pisliklerden temizlenmek demektir.

Abdest: Arapça’da “güzellik ve temizlik” mânasına gelen vudû’ (وضوء) kelimesinden gelmektedir. Fıkıhta, abdeste tahâret-i suğrâ (küçük temizlik), gusüle de tahâret-i kübrâ (büyük temizlik) denir.

Manevi temizlik: Manevi temizlik dendiğinde anlatılmak istenen kalp ve dil temizliğidir. Buda günahlara ve kötü düşüncelere girmeden iyi bir insan olmak demektir. Dille ve bedenen hemde kalben bile kötülükten uzak olmak demektir.


3. Temizlikle ilgili bir hadis öğreniniz. Öğrendiğiniz hadisi ve bu hadisten ne anladığınızı defterinize yazınız.


Cevap : “Temizlikle ilgili bir hadis öğreniniz. Öğrendiğiniz hadisi ve bu hadisten ne anladığınızı defterinize yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Ümmetimi (veya insanları) zora sokmaktan endişe etmeseydim, onlara her namaz vaktinde misvakla dişlerini temizlemelerini emrederdim.” (Buhârî, Cum’a 8, Temennî 9, Savm 27; Müslim, Tahâret 42)

Bu hadistende anladığımız üzere diş fırçalamak ve diş temizliği bu şekilde namaz kılan insanın günde en az beş kere temizlik yapması demek olur ki buda tertemiz ve sağlıklı dişler demek olacaktır.


4. Temizliğe neden önem vermemiz gerektiğini aile büyüklerinizle konuşunuz.


Cevap : “Temizliğe neden önem vermemiz gerektiğini aile büyüklerinizle konuşunuz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap:

Temizlik insanlar için hatta diğer canlılar için de olmazsa olmazıdır. Hayvanlar bile kendi köylerini ve yaşadıkları ortama sık sık temizlerler. Bitkilerin bile yetişebilmesi için bile yabani otların koparılması gibi ilgilenmeler lazımdır.
İnsanlar kelime dağınık ortamlarda kendilerini edemezler. Kirli ortamlarda insanların uzun süreli mutlu olamayacağı gibi sağlıksal sorunlar da arda ardına gelecektir. Bunun için gereken temizlikler yapılmalıdır.
Aile büyüklerim temizliğin her insan için bir ihtiyaç olduğunu ve buna çok dikkat edilmesi gerektiğini ısrarla söylediler.


5. Çevrenin temiz olması için neler yapabiliriz? Bu konudaki düşüncelerinizi defterinize yazınız.


Cevap : “Çevrenin temiz olması için neler yapabiliriz? Bu konudaki düşüncelerinizi defterinize yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap:

Çevremiz içinde yaşamış olduğumuz ikinci bir ev gibidir. Çevrenin temiz olması orada yaşayan canlıların da sağlıklı olması ve mutlu olması demektir. Kirli bir ortamda insanlar biraz sabretseler de genel olarak huzurlu ve mutlu olmazlar. Ayrıca bu pis durum hastalıkları da beraberinde getirebilir.

Çevremizi temiz tutmak için çöplerimizi mutlaka çöp kutusuna atmalı, plastik cam gibi attıkları eğer varsa ayrı bir şekilde toplama yerlerine götürmeli, herkese çevre konusunda bilinçlendirmeli ve doğada çözülmesi zor olan naylon gibi atıkların kullanımı elinden geldiği kadar azaltılmalıdır.

Fabrika gibi kuruluşlara da gerekli önlemler alınması konusunda takipler olmalı ve denetimler yapılmalıdır.


“4. Sınıf Din Kültürü Kitabı Sayfa 95 ANKA Yayınları” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score
error: Content is protected !!