8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 187-188-189 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Çömlekçi Baba Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 187, 188, 189


8. Sınıf Türkçe Kitabı Çömlekçi Baba Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 187-188-189


Trakya üzerinden Edremit’e gittiğimiz zaman, araba vapuruyla Çanakkale’ye geçiyoruz, sonra ormanlar içinden Altınoluk ve Edremit. Vapurdan görünen yamaçlar, hep savaş alanı. Koca Seyitlerimizin dövüştüğü yerler. İki buçuk milyon insan can vermiş burada.
Çanakkale İskelesi, bir satış alanı gibi. İki yanda çanak çömlek, topraktan yapılmış çeşitli kaplar, oyuncaklar. Böylece her eve giriyor Çanakkale toprağı. Ustalarca hamur gibi yoğrulup esere dönüştürülüyor. Çan’da bir de seramik fabrikası var.

“Çömlekçi Baba da buralarda yaşamış.” diyor dedem. Küçük bir köyde oturuyormuş. Bütün köylüler severmiş Çömlekçi Baba’yı. Çalışmaya başladı mı geçip karşısına saygıyla izlerlermiş. Ayakları bir tekerleği döndürür, elleri yoğrulup hazırlanmış çamuru biçimlemeye koyulurmuş.

Dünyanın en eski sanatıdır çömlekçilik. Hititlerden beri sürer Anadolu’da. Çömlekçi Baba, tüm kırları dolaşır, bulurmuş işine yarayacak toprağı. Sonra onu hamur gibi yoğurur, bir öncekinden güzel çanaklar, çömlekler, ibrikler, testiler, oyuncaklar yaparmış. Onları sergiledi mi, bayram yerine dönermiş evin önü.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 188 Cevapları


Ürünleri eşeğine yüklemeye başladı mı, “Tamam.” dermiş komşuları, “Köyümüzün ününü tüm dünyaya duyuracak ustamız.”
Tok gönüllü bir adammış Çömlekçi Baba. Köy köy dolaşır, ürünlerini satarmış.

Bir köy alanında sergi açtığında, gözleri ışıyan insanların testilere, çömleklere, oyuncaklara dokunması onu hoşnut edermiş. İşlerinin beğenilmesi, onu mutlu edermiş. Bazısını parayla, bazısını bir ölçek ekine, gücü yetmeyene öylece verirmiş.Yine günün birinde ürünlerini eşeğine sarmış, yola koyulmuş. Kuşları, çağıldayan suları dinleyerek, yeni güzellikleri düşünerek gidiyormuş. Ardından birinin geldiğini bile fark etmemiş.

“Uğur ola yolcu!”
“Eyvallah yabancı, size de uğur ola.”
“Yükün nedir, ne alır ne satarsın?”
“Ne olsun, çanak çömlek.”
“Nereden alıyorsun onları? Para ediyorlar mı bari?”
Çömlekçi Baba’nın canı sıkılmış ama belli etmemiş.
“Kendim yaparım yabancı. Alıcılarım beğenirler, kimseden bir şikâyet duymadım bugüne değin.”

Bir süre konuşmadan öyle gitmişler. Sonra bir çeşme başında mola vermişler. Yabancı sokulmuş eşeğin sırtındaki yüke yakından bakmış:

“Bunların hepsini satsan ne kazanırsın?”
“Valla belli olmaz yabancı. Ekinle, parayla, bazen de bedava verdiğim olur.”

Yabancı bir eşeğe, bir de yaşlı adama bakmış. Çok zahmetli bulmuş işi. Böyle zor bir işle geçinmeye çalışması, yaşlı birine eziyet gibi gelmiş ona. Onların tümünü alır, kazanacağının birkaç katını verirsem belki toplu parayla daha kazançlı bir iş tutar, kurtulur yollarda sürünmekten diye düşünmüş.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 189 Cevapları


“Beri bak Çömlekçi Baba, sana şu kadar para! Yık yükünü şuraya, vazgeç yollardan, yorulmaktan.” demiş.

Çömlekçi Baba anlamamış gibi şaşkın şaşkın bakmış.

“Azımsadınsa babalık iki katı olsun vereceğim para. Vazgeç düşünmekten de, indiriver şunları şuraya hadi.”

Çömlekçi Baba’nın yüzü kararmış. Önerilen para çokmuş ama… İsteksiz isteksiz, yabancının niyetini anlamaya çalışarak yüzüne baka baka, yumurta tutar gibi usul usul yükünü yere indirmiş. Aldığı yüklü parayı koynuna yerleştirerek eşeğinin başını geldiği yöne çevirmiş.

Yine de bu alışverişten rahat değilmiş içi. Hem gidiyor hem dönüp dönüp geriye bakıyormuş kuşkuyla.

Yabancı önündeki yığından bir testiyi alıp evire çevire bakmış, “Yoo, hiçbiri işime yaramaz benim.” demiş. Tüm gücüyle yere çarpıvermiş testiyi. Ardından bir çömleği, bir çanağı da. Kulağına sesler geldikçe dayanamamış Çömlekçi Baba, geri dönmüş.

“Yeter yabancı, dur!. Hiç gözüm tutmadıydı seni zaten. (…) Milyon versen razı olmam, bu yaptığın emeğe saygısızlıktır.” demiş.

“Sana ne bundan! Mal benim değil mi, ne istersem yaparım.”

“Yoo, öyle değil o. (…) Bir işe yarasın diye yaptım ben bunları. Hoyratça parçalanmalarına gelemem. Şu testiyi biçimlerken köy kızı bunu sırtına vuracak, varıp buz gibi bir kaynaktan dolduracak, susuzluktan yanmış, dudakları kavrulmuş insanlar başlarına dikip ‘Lık, lık lık!’ içecek. Sonra şöyle yürekten bir ‘Ohhh!’ çekecek diye düşündüm. Ya şu küçük oyuncaktan kuş sesleri çıkartan bir köy çocuğunun sevincini duyabilir misin sen? Nasıl yok edersin insanların işine yarayacak bu güzellikleri? (…) Paradan daha değerli şeyler vardır, insanlık vardır dünyada…”

Mehmet BAŞARAN
Ormanda Saklambaç
(Kısaltılmıştır.)



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 221 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Hastahane Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 221


8. Sınıf Türkçe Kitabı Hastahane Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 221 Cevapları


Dertliler dermanı sende arıyor
Millete hizmetin var hastahane
Türlü türlü yaraları sarıyor
Var olsun hekimler nur hastahane

Hademeler çalışırlar işinde
Herkesin bir derdi vardır başında
Kimisinin ecel gelir peşinde
Bu da mukadderdir der hastahane

Dertli olan gelir gelir yalvarır
Göz açılır kulak verir dil verir
Tedavisi bitenlere yol verir
Dünyalar durdukça dur hastahane

Hastahane hekimlerin mekânı
Elinden geldikçe incitmez canı
Yardım yaradandan olsun dermanı
Yavrumu sağ salim ver hastahane

(…)
Veysel’in kalbinden gitmez kederi
Bu fâni dünyaya geleldenberi*
Elim çalar dilim söyler dertleri
Bu da benim için kâr hastahane

Âşık Veysel ŞATIROĞLU
Dostlar Beni Hatırlasın
Hayatı ve Bütün Şiirleri
(Kısaltılmıştır.)



 

Our Score

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 166-167 KOZA Yayınları

4. Sınıf Türkçe Kitabı Doğanın Sesi Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 166, 167


4. Sınıf Türkçe Kitabı Doğanın Sesi Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 166-167 KOZA Yayınları”

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 166-167


Ben doğayım!
Güneş anne ısıtır bedenimi,
Kucağımda hayat bulur cümle yaratık,
Yüce dağlarım vardır, ufukları sisli,
Sonsuz ovalarım vardır, özgürlük kokar,
Denizlerim vardır, rüzgârımda köpürüp coşar,
Göklerim ki bazen bulutlanır,
Bazen mavi mavi ışıldar.
Uzar gider çayırlarım, ormanlarım,
Irmaklarım çağıl çağıl akar.

Ben doğayım!
Siz insanlar üzerime
Bağlar, bahçeler kurarsınız,
Ben de çeşit çeşit meyveler,
Renk renk çiçekler sunarım size,
Buğdaylar veririm bereketli toprağımdan.
Yeşil kırlarımda koyun, kuzu
ve sığırlar yayılır,
Onların eti ve sütüyle beslerim sizi,
Mutlu etmeye çalışırım hepinizi.


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 167 Cevapları


Ben doğayım!
Beni koruyun, temiz tutun ey insanlar!
Ağaçlarla donatın bağrımı,
Kirletip bırakmayın
Suyumu, havamı, toprağımı.

Ben doğayım!
Biliniz ki benim ölümüm
Sizin ve tüm canlıların
Ölümü demektir.
Çünkü benimle varsınız,
Benimle soluk alırsınız!
M. Güner DEMİRAY



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 152-153 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Mustafa Kemal’in Kağnısı Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 152, 153


8. Sınıf Türkçe Kitabı Mustafa Kemal’in Kağnısı Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 152-153


Yediriyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzaklarda savaşanların acısıyla gıcırtılar,
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Her bir heceden heceden.

Mustafa Kemal’in kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öte, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola önceden önceden.

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
Kocabaş, çok yaşlıydı çok zayıftı,
Üzgündü bütün bütün Sarıkız, yanı sıra,
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Yeğniktiler* inceden inceden.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 153 Cevapları


İriydi Elif, güçlüydü kağnı başında
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri,
Kınalı ellerinden bir yel geçerdi, daim;
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
Niceden niceden.

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
Göz mü değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez,
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur
Nasıl durur Mustafa Kemal’in kağnısı?
Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden.

Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Sür beni, çektir beni, koma yollarda beni!
Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım!
Bak hele üzerinde ses yankı uzaklaşır.
Düşerim gerilere, iyceden iyceden.

Kocabaş yığıldı çamura,
Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
Örtüldü gözleri örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı, bacım!
Kocabaş’ın yerine koştu kendini Elifçik,
Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
Gazi Mustafa Kemal Atatürk



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 98-100-101-102-103 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Türkiye’m Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 98, 99, 100, 101, 102, 103


8. Sınıf Türkçe Kitabı Türkiye’m Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 98-100-101-102-103


HAZIRLIK ÇALIŞMASI


Soru : Yaşadığınız şehrin tarihî ve doğal güzelliklerini araştırınız. Araştırma sonucunu arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Ankara’ nın Tarihi ve Doğal Güzellikleri

  • Anadolu Medeniyetleri Müzesi
  • Anıtkabir
  • Kale Mahallesi
  • Ankara Kalesi
  • Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi
  • Roma Hamamı
  • Hacı Bayram-ı Veli Cami
  • Hamamönü
  • Gordion Antik Kenti
  • Alaaddin Cami
  • Rahmi M. Koç Müzesi
  • Ankara ve Augustus Tapınağı

Uzun Cevap :

İstanbul ‘ un Tarihi ve Doğal Güzellikleri

  • Ayasofya Cami
  • Topkapı Sarayı
  • Kapalı Çarşı (Grand Bazaar)
  • Bozdoğan Su Kemeri.
  • Yerebatan Sarnıcı
  • Çemberlitaş
  • Galata Kulesi
  • Ahrida Sinagogu.
  • Büyükada
  •  Riva
  • Polonezköy
  • Ballıkayalar Tabiat Parkı
  • Ağva
  • Belgrad Ormanı
  • Beykoz Kaymakdonduran Ormanı
  •  Aydos Ormanı

İzmir’ in Tarihi ve Doğal Güzellikleri

  • Şirince Köyü
  • Gölcük
  • Nazarköy
  • Bademli Köyü
  • Balçova’nın termal suları
  • İnciraltı Kent Ormanı
  • İzmir Kuş Cenneti
  • Homeros Vadisi
  • Karagöl Tabiat Parkı
  • Çiçekliköy ve Bozdağ
  • Kemeraltı Çarşısı
  • Saat Kulesi
  • Kordon Boyu
  • Tarihi Asansör
  • Konak Meydanı
  • Agora Açıkhava Müzesi
  • Efes Antik Kenti
  • Hisar Camisi

Mardin’ in Tarihi ve Doğal Güzellikleri

  • Mardin Kalesi
  • Deyrulzafaran Manastırı
  • Dara Antik Kenti
  • Midyat Mağaraları
  • Behnam Kırklar Kilisesi
  • Mardin Beyaz Su.
  • Turabdin Platosu
  • Kasımiye Medresesi
  • Beyazsu
  • Karasu Çayı
  • Zinnar Vadisi

8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 100 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz şiirdeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Okuduğunuz şiirdeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu :kıtlama

Sözlük Anlamı: Küçük parçalara ayrılmış şekeri ağızda tutarak çay içme biçimi; kırtlama
Tahminî Anlamı : küp şekere benzer bir şeker
Cümlem : Bizim orada kıtlama şekersiz çay içilmez.

Kelime/Kelime Grubu : sağdıç

Sözlük Anlamı: Düğünde gelin veya damada kılavuzluk eden kimse.

Tahminî Anlamı : düğün, kona gibi merasimlerde gelin veya damada yardım eden kimse
Cümlem : Arkadaşıma sağdıçlık yapacağım için erken çıkmalıyım.

Kelime/Kelime Grubu : güreş

Sözlük Anlamı: Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması, (ata sporu)
Tahminî Anlamı : ata sporumuz
Cümlem : Güreş yapacak yiğitler alana çıkıyorlar.

Kelime/Kelime Grubu : boydan boya

Sözlük Anlamı: Bir uçtan öbür uca kadar
Tahminî Anlamı : bir uçtan diğer uca kadar bölüm
Cümlem : Duvarı boydan boya boyadım.

Kelime/Kelime Grubu : nazlı

Sözlük Anlamı: Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen; nazende, nazenin
Tahminî Anlamı : naz yapan kimse
Cümlem : Ne kadar nazlı bir kız böyle.

Kelime/Kelime Grubu : zafer

Sözlük Anlamı: Savaşta kazanılan başarı; utku
Tahminî Anlamı : kazanma
Cümlem : Zafer inananlarındır.


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz şiire göre cevaplayınız.


1. Şiirde hangi yerlerden bahsedilmektedir?


Cevap :

Şiirde; Kars, Edirne, Zonguldak, Erzurum, Adana, Ardahan, Kırkpınar, Sürmene’ den bahsedilmektedir.


2. “Sen vatanımsın, ekmeğimsin,/Duyduğum, bildiğim zafersin yıllarca…” dizeleri ile şair ne anlatmak istemektedir?


Cevap :

“Sen vatanımsın, ekmeğimsin,/Duyduğum, bildiğim zafersin yıllarca…” dizeleri ile şair vatanına ne kadar kıymet verdiğini, vatanın herşeyden daha değerli olduğunu anlatmak istemektedir.


3. Siz şairin yerinde olsaydınız ülkemizin hangi güzelliklerini överdiniz?


Cevap :

Ben şairin yerinde olsaydım ülkemizin geleneksel oyun, güzelliklerinden ve yemek tatlarından bahseder, överdim.


4. “Nazlı sahiller Akdeniz’de” dizesinde hangi söz sanatı kullanılmıştır? Nedeniyle birlikte açıklayınız.


Cevap :

“Nazlı sahiller Akdeniz’de” dizesinde kişileştirme söz sanatı kullanılmıştır . sahiller insana özgü nazlı sıfatıyla anılmıştır.


5. Şiirde geçen şehirler neleriyle meşhur olmuştur? Açıklayınız.


Cevap :

Şiirde geçen şiirler, Kars toprağıyla, Adana şairleri ve şiirleriyle, Erzurum kıtlama çayıyla, Ardahan dağları, Koçhisar tuzuyla anılmıştır.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 101 Cevapları


3. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu aşağıya yazınız.


Cevap :

Şiirin Konusu : Şairin bir uçtan bir uca yaptığı ülke yolculuğunu şiirleştirmesi
Şiirin Ana Duygusu : Vatan sevgisi


4. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz şiire uygun yeni başlıklar bularak bu başlıkları aşağıya yazınız.


Cevap :

Ülkem Yolunda

Güzel Türkiye’ m

Canım Vatanım


5. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümlelerin yüklemlerini inceleyiniz. Yüklemi oluşturan fiillerin etken mi, edilgen mi olduklarını altına örnekteki gibi yazınız.


Tüm düzeltmeleri yaptık.


Cevap :

“yaptık” etken fiil


Tüm düzeltmeler yapıldı.


Cevap :

“yapıldı” edilgen fiil


Tüm parasını kitap almak için harcadı.


Cevap :

“harcadı” etken fiil


Akşamları evimizin yakınındaki parktan şen çocuk sesleri işitilir.


Cevap :
“işitilir” edilgen fiil


Ömer Seyfettin, hikâyelerinde gerçeklere yer vermiş.


Cevap :

“vermiş” etken fiil


Pencere önündeki çiçekler sulandı.


Cevap :

“sulandı” edilgen fiil


Soru : Yazdığınız cümlelerde anlam bakımından nasıl bir farklılık vardır? Aşağıya yazınız.


Cevap :

Yazdığım cümlelerde anlam bakımından ,etken yapılı fiillerde eylemi yapan özne belirgindir ,edilgen yapılı fiillerde eylemi gerçekleştiren belli değildir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 102 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Sınıfınızda “ülkemizin tarihî ve doğal güzellikleri” konulu hazırlıklı bir konuşma yapınız. Konuşmanızı aşağıdaki ölçütlere göre değerlendiriniz.


Cevap :

Konuşmama hazırlık yaptım. Evet
Konuşmam için sunum hazırladım. Evet
Konuşmamda görsel, işitsel vb. destekleyici materyaller kullandım. Evet
Konuşmamda kelimeleri yerinde ve anlamına uygun kullandım ve doğru telaffuz ettim. Evet
Konuşmamda beden dilini etkili kullandım. Evet
Konuşmamda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullandım. Evet
Düşüncelerimi mantıksal bir bütünlük içinde sundum. Evet


Soru : Konuşmanızı daha etkili hâle getirmek için başka nelere dikkat etmeniz gerekir? Yazınız.


Cevap :

Konuşmamı daha etkili hale getirmek için cümlelerimi önceden hazırlamalıyım. Her zaman kullandığım kelimelerden farklı ama elimizde olan kelimeleri kullanılmalı kişilerle göz teması kurmalı doğru beden dili ve ses sonunu kullanmalıyım. Konuşma hızımı gözden geçirerek kimseyi sıkmadan anlatmak istediğimi açık ve kısa bir şekilde anlatmayı başarmalıyım.


7. ETKİNLİK


Soru : Ders kitabınızın 103. sayfasındaki afişleri inceleyiniz. Siz de dosya kâğıdına yaşadığınız şehrin kültürel özelliklerini tanıtan bir afiş hazırlayınız. Afişinizi hazırlarken uygulayacağınız işlem basamaklarını maddeler hâlinde aşağıya yazınız. Hazırladığınız afişi sınıf panosuna asınız.


Cevap :

  • Konumu belirledim.
  • Şehrimin güzelliklerini araştırdım.
  • Resim ve slogan gibi kısa cümleler belirledim.
  • Seçtiğim resimleri küçülterek bilgisayar programında hazırladım.
  • Yazıcı ile hazırladığım afişi çıkardım


 

Our Score

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 129-130-131-132 KOZA Yayınları

4. Sınıf Türkçe Kitabı Selimiye’nin Öyküsü Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 129, 130, 131, 132


4. Sınıf Türkçe Kitabı Selimiye’nin Öyküsü Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 129-130-131-132 KOZA Yayınları”

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 129-130-131-132


Kanuni Sultan Süleyman öldüğünde Osmanlı ülkesi en görkemli dönemini yaşıyordu. Devletin yönetimi Sokullu Mehmet Paşa gibi becerikli bir sadrazamın elindeydi. Onun için Kanuni’nin yerine başa geçen oğlu II. Selim, devlet işleriyle pek ilgilenmedi. Onun en çok hoşlandığı şey, sarayına bilginleri, şairleri toplayıp onlarla sohbet etmekti. En çok saygı duyduğu kişi de sarayın mimarbaşı olan ak sakallı Koca Sinan’dı. Padişah onu “Aksakal” diye çağırırdı. Dedesi gibi de severdi. Gerçekten de bu, gün görmüş mimar, dedesi Yavuz Sultan Selim’in de, babası Kanuni’nin de dönemini yaşamıştı. Padişah II. Selim’in çocukluğunu bilirdi. Onun elinde büyümüş sayılırdı.

II. Selim’in tahta çıkışının üçüncü yılıydı. Padişah bir sabah yatağından fırladı. (…) Lalasını çağırdı.

“Tez bana Aksakal’ı bulup getirin!” diye buyurdu. Daha gün ağarmamıştı.

Koca Sinan, o günlerde, İstanbul yöresinde bir köprünün yapımı ile uğraşıyordu. Hemen yola atlılar çıkarıldı. Sinan’ı karşısında görünce gülümseyerek, “Yaklaş bakalım Aksakal.” dedi. “Sana diyeceklerim var. Ötekiler tez dışarı çıksın.”

Taht odası boşalınca padişah, çoğu zaman yaptığı gibi mimara yanında yer gösterdi. “Dinle mimarbaşı.” dedi. “Ülkemizi baştan başa sayısız camiler, mescitler, medreseler, kemerler, köprüler, saraylar, kervansaraylar, aşevleri, hastaneler, hamamlarla donattın. Peki, padişahın için bir cami yapmayı düşündün mü hiç?” Sinan, yerinden doğrulup padişahın önünde eğildi. “Buyruğunuz başım üstünedir, devletlim.” dedi.


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 130 Cevapları


“Öyleyse iyi dinle! Ölen kardeşim Şehzade Mehmet’in anısına babamın yaptırdığı Şehzadebaşı Camisi’nin karşısına babam için ulu Süleymaniye’yi yaptın. İkisi de birbirinden güzel oldu. Şimdi senden isteğim şu: Süleymaniye’nin karşısına da benim adıma bir cami yapacaksın. Ama yaptıklarının en görkemlisi olmalı. Sultan Selim’in adıyla anılacak olan bu cami.” Sinan, padişahın önünde bir daha eğilerek:

“Devletlim!” dedi. “Şehzadebaşı benim çıraklık dönemimin yapısıydı, Süleymaniye’yi kalfalık döneminde yaptım. Ustalık dönemimin yapısıysa Selimiye olacak. Bundan kuşkunuz olmasın.” Padişah yerinden kalktı. Sinan’ı elinden tutup yeniden yanında yer gösterdi.

“Ustalığına güvenimiz sonsuzdur Aksakal! Tez hazırlıklara başlansın.” Tam el çırpıp lalasını, sevinçli haberi vermek için içeriye çağıracağı sırada, Sinan, padişahı durdurdu. Padişah şaşırmıştı.

“Ne var?” “İstanbul’da cami yapılacak başka tepe kalmadı devletlim! Hele Süleymaniye ile boy ölçüşebilecek bir yer düşünemiyorum artık. Süleymaniye’nin yeri, seçtiğim en son ve en güzel tepeydi. Ona eş bir tane daha bulunmaz.”

Padişahın sevinci bir anda uçup gitmişti. “O hâlde nereye yapmayı düşünürsün?” “Edirne’ye devletlim!” “Edirne mi? Gerçi eski başkentlerimizdendir. Ama İstanbul’a uzaktır.” Sinan, bir an gözlerini yumdu. Önerisini yapmıştı. Bu öneriyi yaparken bir yandan da Edirne’yi düşünüyordu. Üstüne camiyi yapmayı düşündüğü tepeyi düşlüyordu. Edirne’deyken Meriç boyundan, dümdüz ovadan, hep o tepeye bakardı. Gözleriyle ölçüp biçerdi orayı. Oraya kurulacak bir yapının görünümünü tasarlardı kafasında: Birden Selimiye, oraya konmuş gibi bütün görkemiyle canlandı gözünde. Gökyüzüne asılı parlak bir kandil gibiydi.


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 131 Cevapları


Bu düşün etkisinde Mimar Sinan’ın yüzü ışımıştı. “Daha uygun yer yoktur, devletlim!” dedi. Padişah, mimarbaşının sevinçle yaptığı bu öneriye engel olmak istemedi. Camisini Edirne’de yapılmasını buyurdu.

Hemen hazırlıklara başlandı. İlk iş, caminin yapılacağı tepedeki evlerin, bahçelerin satın alınarak cami alanının hazırlanmasıydı. Bunun için evlerin yıkımına girişildi. Ama içlerinden biri, yaşlı bir bahçıvan toprağını vermemekte direndi. Padişahın buyruğuna göre topraklarını vermemekte direnenlerin ne yapılıp edilip razı edilmeleri gerekiyordu. Yalnız bütün bunlar güzellikle olacaktı. Ne olursa olsun zor kullanmak yoktu.

Ne kese kese altınlar, ne de yalvarıp yakarmalar bu yaşlı bahçıvanı ikna etmedi. Ama Mimar Sinan sonunda bu zorluğu da yenip adamı bahçesini vermeye razı etti. Böylece uzun çalışmalardan sonra usta mimar, düşünü gerçekleştirmiş, yıllar önce gözüne kestirdiği tepeyi ulu bir yapıyla ölümsüzleştirmişti. Caminin yapımının bittiği sabah Mimar Sinan, bütün ustalarını, işçilerini, ırgatlarını avluda topladı. Hepsi de elbirliğiyle gerçekleştirdikleri yapıyı övünçle seyre koyuldular.

O sırada, oradan, mahallenin çocuklarından biri geçiyordu. Birçok adamın meraklı meraklı camiye baktığını görünce, o da onlar gibi ellerini arkasına bağlayıp durdu. Aynı yere bakmaya başladı. Çocuğu gören Sinan, yanına yaklaştı. “E, sen ne dersin bakalım küçük?” diye sordu. “Camimizi nasıl buldun, güzel olmuş mu?”

Çocuk, gözlerini kısarak baktığı minareyi parmağı ile gösterdi. “Bak, o minare eğri olmuş dede.” dedi Sinan’a. O ana kadar sesi çıkmayan bütün ustalarla işçiler: “Nasıl olur, parmak kadar çocuk nerden bilirmiş!” diye homurdanmaya başladılar. Sinan. “Ustalar, çocuk doğru söyledi.” dedi.


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 132 Cevapları


Hepsi Sinan’ın yüzüne şaşkınlıkla bakıyordu. Sinan aldırmadı. Kalfalardan birini yanına çağırdı. Kalfaya, palanganın kalın ipini alıp çocuğun gösterdiği minareye çıkmasını söyledi. İpi, üçüncü şerefenin üstünden minareye sıkıca bağlattı.

Ucunu aşağı sarkıtmasını istedi. İpin ucu aşağı ulaşınca adamlarına tutturdu. “Şimdi var gücünüzle ipe asılın.” dedi. Adamlar, bir anlam veremedikleri bu işi Sinan’ın buyruğu ile yaptılar. Sinan, adamları ipe asılırken küçük çocuğun saçlarını okşayarak sordu: “Nasıl küçük, minarenin eğriliği düzeldi
mi dersin?” Çocuk, dikkatle minareye bakıyordu. Adamlar, var güçleriyle ipe asılıyordu. Neden sonra çocuk, “Tamam, şimdi düzeldi.” dedi. Sinan, adamlarına ipi bırakmalarını söyledi. Çocuk, minarenin düzeldiğinden emin olarak yanlarından uzaklaştı.

Çocuk gider gitmez kalfalarla ustalar Sinan’ın çevresini aldılar. Yaşlı mimara biraz da kızmışlardı. “Bu ne mene iştir?” diye sordular. “Minarenin dümdüz olduğunu bizim kadar siz de biliyorsunuz. Kendi elinizle ölçüp biçtiğiniz minareyi ne diye iple çektirdiniz bize? Böyle gülünç bir şey görmedik şimdiye dek. Ak sakallı koskoca bir mimar bir çocuğun sözüne uyar mı hiç?” Sinan, gülümseyerek baktı yüzlerine. “Minarenin doğru olduğundan ben de eminim. İple çekilerek düzeltilemeyeceğini ben de biliyorum. Ama bir çocuğun gözünde bile, Selimiye’nin özürlü sanılmasını istemem. Onun için yaptım bunu. Bundan böyle hiç kimse Selimiye’nin herhangi bir özrü olduğunu söyleyemeyecektir. Yüzyıllar boyunca eksiksiz bir yapı olarak anılacaktır.” Ustalar o zaman, Sinan’a hak verdiler. Bu bilgece davranışını hayatları boyunca unutmayacaklarını söyleyerek saygıyla elini öpüp kucaklaştılar ve hep birlikte oradan uzaklaştılar.

Adnan ÖZYALÇINER



 

Our Score

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 198 KOZA Yayınları

4. Sınıf Türkçe Kitabı Tiyatroyu da Kim İcat Etti Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 198


4. Sınıf Türkçe Kitabı Tiyatroyu da Kim İcat Etti Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 198 KOZA Yayınları”

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 198


(…) Tiyatro, bütün çocukların bildiği bir şeydir. Herhangi bir karakter ya da hikâye uydurduklarında, roller icat ettiklerinde ve tek başına ya da birlikte oynarken doğaçlama yaptıklarında, her gün yeniden oynadıkları, hep aynı oyundur tiyatro. (…)

Yalnız, tiyatro gösterisi için metinlerin yazılmış olması ve rollerin ezberlenmesi gerekir. Görüyorsun ki tiyatro sizin oyununuza çok benziyor. Çocuklar bütün gün tiyatro oynar. Oyuncular, siz çocukların işini meslek olarak yapanlardır. Fark budur. Onlar bununla para kazanır. (…)

Tiyatroyu kimin icat ettiğini, eğer bana soracak olursan derim ki bunu sana anlatmam gerekmez. Sen bunu zaten biliyorsun. Yalnızca onun adına henüz tiyatro demiyorsun. Çocukların muhteşem yardımcı malzemeleri vardır. En olmaz şeylerden, paçavralardan eşyalara, giyeceklerden hayvanlara kadar her şeyden yararlanarak tiyatro yapabilirler. Çocukken ormanlarda kulübeler yaptığımızı hatırlıyorum. Kulübelerin içinde filmlerden, kitaplardan ya da çizgi romanlardan bildiklerimizi birbirimize anlatır ve onları taklit ederdik. (…)

Eğer çocuklar baştan beri oyun oynamasalardı, tiyatro da olmazdı. Ayrıca çocuklar, bir tiyatro gösterisine gittikten sonra, en inanılmaz hikâyeleri uydururlar. Bir kukla ya da çocuk tiyatrosuna gitmiş olmaları fark etmez ya da sirkte bir palyaçoyu izlemiş olmaları…

Dairo FO (Kısaltılmıştır.)



 

Our Score

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 148-149-150-151-152-153-154 KOZA Yayınları

4. Sınıf Türkçe Kitabı Küçük müyüz, Büyük mü? Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154


4. Sınıf Türkçe Kitabı Küçük müyüz, Büyük mü? Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 148-149-150-151-152-153-154 KOZA Yayınları”

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 148-149-150-151-152-153-154


Hazırlık


1.Evren ve uzay hakkında neler biliyorsunuz?


Cevap :

Uzay: Dünyanın atmosferi dışında diğer gök cisimleri arasında yer alan boşluktur.
Evren: Gezegenler, yıldızlar ve diğer madde enerjilerinin tamamıdır.

Evren uzayıda kapsamaktadır.


2.Sizce yaşadığımız gezegenden daha büyük olan gezegenler var mıdır?


Cevap :

Bence yaşadığımız gezegenden daha büyük gezegenler vardır.

Gezegenlerin büyükten küçüğe doğru sıralaması ; Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Dünya, Venüs, Mars, Merkür şeklindedir. Görüldüğü gibi Dünya’ dan büyük olan gezegenler vardır.  Bunlar; Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün’ dür.


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 150 Cevapları


1.Etkinlik


Soru: Aşağıdaki kelimeler ve kelime grubuyla anlamlarını eşleştiriniz. Anlamını öğrendiğiniz bu kelimeleri ve kelime grubunu sözlük defterinize yazdıktan sonra bunları cümlede kullanınız. Metinlerin işleniş sürecinde yapacağınız konuşma ve yazma etkinliklerinde anlamlarını öğrendiğiniz yeni kelimeleri kullanmaya özen gösteriniz.


Cevap :

Güneş çevresinde dolanan, ondan aldıkları ışığı yansıtan gök cisimleri. 2.gezegen

Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara.   4.kıta

Uyum. 7.ahenk

Bir şeyin ışıldarken saçtığı ışık. 1.ışıltı

Gök varlıklarının bütünü, kâinat, âlem, kozmos. 9. evren

Gök ada. 8.galaksi

Gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk. 5. uzay

Masa tenisi. 6. pinpon

Tahılın tarlaya atıldığı andan harman  oluncaya kadar aldığı durum. 3. ekin


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 151 Cevapları


2.Etkinlik


Metinde geçen “galaksi, pinpon” gibi kelimeler dilimize sonradan başka dillerden geçmiş kelimelerdir. Böyle kelimelerin yerine varsa Türkçelerini kullanmalıyız.


a. Aşağıdaki sözleri okuyunuz. Dilimizin korunması hakkındaki düşüncelerinizi paylaşınız.


“Millî duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî duygumuzun gelişmesinde başlıca etkendir.” M. Kemal Atatürk


“Bir ülkeyi yıkmak istiyorsanız dilini tahrip edin.” Konfüçyüs


Cevap :

Dilimiz bizim ortak değerimizdir. Bu yüzden dilimizi korumalıyız. Dilimizi bilmek bizlere tarihimizi bilmeye ve böyleye daha güçlü olmamıza katkıda bulunur. Dilimize sahip çıkarak eski eserlerimizi bile okuyabilir, olan gelişmelere sağlıklı yorumlar yapabiliriz.


b. Dilimize henüz yerleşmemiş ama günlük hayatımızda kullandığımız aşağıdaki kelimelerin Türkçelerini karşılarına yazınız. ilimizi korumak için günlük hayatımızda dilimize henüz yerleşmemiş yabancı kelimelerin yerine Türkçelerini kullanmaya özen göstermeliyiz.


Cevap :

exit: çıkış

star: yıldız
laptop: diz üstü bilgisayar

okey: tamam
trend: eğilim

spontane: anlık
link:  ilişim

seans:  oturum


c. Yukarıdaki yabancı kelimelerin Türkçelerini birer cümlede kullanınız.


Cevap :

  • Hastanenin çıkışında anayolda bekliyorum.
  • Bir yıldız doğuyor desene
  • Annem bana diz üstü bilgisayar alacağına söz verdi.
  • Tamam , senin dediğin gibi olsun.
  • Bu senenin eğilimleri bu kıyafetler.
  • Anlık gelişen bir canlı yayında karşınızdayım.
  • Her bir oturumun ücreti bu kadar.

4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 152 Cevapları


3.Etkinlik


Soru: Aşağıdaki soruları metne göre sözlü olarak cevaplayınız. 


1. Yazar karşılaştırma yapmak için hangi hayvanları metinde örnek olarak vermiştir? Yazarın bu yöntemle anlatımını ilgi çekici hâle getirdiğini düşünüyor musunuz? Neden?


Cevap :

Yazar karşılaştırma yapmak için karınca, arı, kedi, salyangoz, fil, dinazor ve sineği metinde örnek olarak vermiştir. Yazar bu yöntemle bence anlatımını daha çekici ve akla yakın hale getirmiştir. Hem aklımızda kalıcı hemde düşündürürken eğlendirici olmuştur.


2. Yazar, dünyamızın hem büyük hem de küçük olmasını hayvanlar dışında hangi nesneleri örnek göstererek karşılaştırma yapıyor?


Cevap :

Yazar, dünyamızın hem büyük hem de küçük olmasını hayvanlar dışında ,bir yağmur tanesini, bir avuç suyu, bir ırmağı, bir denizi, okyanusları, toprak tanesini, bahçeni, ekin yapıları, tarlaları, kıtaları örnek göstererek karşılaştırma yapıyor.


3. Yazar, küçük ya da büyük saydığı varlıklardan sonra neyi önemli buluyor? Yazarın bunu önemli bulmasının nedeni nedir? Siz bu konuda yazara katılıyor musunuz? Neden?


Cevap :

Yazar, küçük ya da büyük saydığı varlıklardan sonra kalbin hiç küçük olmadığını önemli buluyor. Yazarın bunu önemli bulmasının nedeni sevginin gücü ve büyüklüğüdür. Ben bu konuda yazara katılıyorum. İnsan kalbi içerisine herşeyin sevgisini ve farklı duygularını alabilir.


4. Metnin türü nedir? Bu türün genel özelliklerini açıklayınız.


Cevap :

Metnin türü sohbettir. Sohbet metninin özellikleri; yazarın bir konu üzerinden karşısındaki kişi ile konuşuyormuş gibi bir sohbet gerçekleştirmesidir.
Konu fazla derinleştirmeden anlatılır.


4.Etkinlik


Soru: Metinde geçen aşağıdaki kelimelerle kelime grubunu okuyunuz. Bu kelimeleri ve kelime grubunu metinde hangi anlamıyla kullanıldığını belirleyerek işaretleyiniz.


Cevap :

kış gerçek

uzayterim

toprak gerçek

kalpgerçek

çağ→ terim

yıldızterim

gezegen→ terim

ülkegerçek

dışına çık → mecaz

dev→ mecaz


5.Etkinlik


Soru: İçinde kitap, dergi, gezegen ve yıldız adı geçen dört cümle de siz yazınız.


Cümle içerisinde insan, şehir, millet vb. adların ilk harflerinin her zaman büyük yazıldığını hatırlayınız. Bunun dışında dergi, kitap, gezegen ve yıldız adlarının ilk harfi de her zaman büyük yazılır.
Arkadaşım Sait Faik Abasıyanık’ın Semaver kitabını okuyordu.
O sırada babam, kitapçıya her ay takip ettiği dergilerden olan Varlık’ı sordu.
Dünya’mıza en yakın gezegen Mars’tır.
Geceleri, Kutup Yıldızı’na bakarak yönümüzü bulabiliriz.


Cevap :

  • Fen Bilimleri Ders Kitabımı evde unutmuşum.
  • Trt Çocuk’ un yeni dergisi çıkmış.
  • Güneş’ in bir yıldız olduğunu duyunca çok şaşırdım.
  • İleride acaba Mars’ ta hayat olur mu?

4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 153 Cevapları


6.Etkinlik


a. Aşağıdaki Ay görselini inceleyerek verilen bilgileri okuyunuz.


Ay, Dünya’nın tek doğal uydusudur. Güneş sistemi içindeki beşinci büyük doğal uydudur. Dünya ile Ay arasında merkezden merkeze uzaklık 384.403 (üç yüz seksen dört bin dört yüz üç) km yani Dünya’nın çapının yaklaşık 30 katı kadardır. Ay’ın Dünya’ya uzaklığı: 384.403 km’dir.
Ay’ın yarıçapı: 1.737 km’dir. Ay’ın yaşı: 4 milyardan fazladır.


 

b. Aşağıdaki cümleleri okuyarak cümlelerdeki sayıların yazılışlarına dikkat ediniz.


Ay’ın yarıçapı bin yedi yüz otuz yedi kilometredir.
Ay’ın, Dünya’ya olan uzaklığı üç yüz seksen dört bin dört yüz üç kilometredir.
Ay’ın yaşı 4 milyardan fazladır.
Sayıların yazılışlarında aşağıdaki kurallara uymalıyız:

Bir zorunluluk olmadıkça cümle rakamla başlamaz.
II Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır:
Örnek: altı yüz, beş bin iki yüz seksen sekiz, yedi yüz elli bir
III Dört veya daha çok basamaklı sayıların kolay okunabilmesi amacıyla içinde geçen bin, milyon, milyar ve trilyon sözleri harfle yazılabilir.
Örnek: 5 milyar, 7 trilyon, 10 bin
IV Romen rakamları tarihî olaylarda, yüzyıllarda, hükümdar adlarında, tarihlerde, ayların yazılışında, kitap ve dergi ciltlerinde, kitapların asıl bölümlerinden önceki sayfaların numaralandırılmasında, maddelerin sıralandırılmasında kullanılır.
Örnek: II. Dünya Savaşı; XX. yüzyıl; III. Selim, II. Murat, I. Cilt


c. Aşağıdaki sayıların okunuşlarını karşılarına yazınız.


Cevap :

1.325 : Bin üç yüz yirmi beş
2.965 : İki bin dokuz yüz altmış beş
4.654 : dört bin altı yüz elli dört
200 : iki yüz
358 : üç yüz elli sekiz


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 154 Cevapları


7.Etkinlik


Soru: Metinde geçen aşağıdaki kelimelerle kelime grubunu okuyunuz. Bu kelimeleri ve kelime grubunu metinde hangi anlamıyla kullanıldığını belirleyerek işaretleyiniz.


Beşer kişilik gruplara ayrılarak “Sonraki Derse Hazırlık” aşamasında sizden istenen görselleri sıranızın üzerine yerleştiriniz. Görselleri inceleyerek uzayın ve Güneş sisteminin büyüklüğü hakkında tahminlerde bulununuz. Ardından uzayda istediği gibi seyahat edebilen bir astronot olduğunuzu hayal ediniz. Güneş sisteminde bulunan hangi gezegenlere gitmek istediğinizi nedenleriyle birlikte açıklayınız.

Nezaket kurallarına uyarak arkadaşlarınıza ve öğretmeninize karşı uygun hitap ifadelerini kullanınız.
İşitilebilir bir ses tonuyla konuşunuz.
Dinleyicilerle göz teması kurunuz.
Kelimeleri anlamına uygun olacak şekilde doğru telaffuz ediniz.
Beden dilinizi etkili bir şekilde kullanınız.

Beden dili, konuşurken yaptığımız hareketlerdir. Beden dili genel anlamıyla duruşumuzun, jest ve mimiklerimizin karşımızdakine ilettiği mesajdır. Yüzümüzün tüm kas hareketleri mimiklerimizi oluştururken, el-kol ve bacak hareketlerimiz jestleri oluşturur. Eğlenceli bir olayı asık suratla anlatmamız ya da acıklı bir olayı gülerek anlatmamız konunun içeriğinin anlaşılmamasına neden olur. Konuşurken gerekenden fazla el ve kol hareketi yapmak dinleyenlerin dikkatini dağıtır.


Kısa Cevap :

Uzayın ve Güneş sisteminin büyüklüğü resimde çok küçük görünüyor. Ancak Dünya’ nın resmi de çok küçük ama ne kadar büyük olduğunu görüyoruz. Uzayda istediği gibi seyahat edebilen bir astronot olsaydım Jüpiter’ e gitmek isterdim. Halkaları olduğu ve çok merak ettiğim için oraya gitmek isterim.

Uzun Cevap :

Uzayın ve güneş sisteminin büyüklüğü resimlerden baktığımız zaman her ne kadar küçücük görünse de dünyamızın büyüklüğüne kıyasla onların büyüklüğünü bence tahmin bile edemeyiz.

Dünya bize çok büyük gelmesine rağmen uzayda ve Güneş sisteminde Dünyada daha büyük cisimler olduğunu düşününce çok şaşırıyorum.

Ben uzayda istediği gibi seyahat eden bir astronot olsaydım birçok gezegeni ziyaret etmek ve oradaki çiftler yapmak isterdim.

Uzaya ayrı bir merakım var ve uzayı incelemenin çok ilginç olacağını düşünüyorum.

Ben uzayda istediği gibi dolaşan bir astronot olsaydım güneşe en yakın gezegen olan Merkür’e gitmek isterdim. Güneş sistemindeki en hızlı gezegen olduğu için orada yaşamanın nasıl olduğunu merak ediyorum.

Ayrıca çap ve kütle bakımından en büyük gezegen olduğu için Jüpiter’i ziyaret etmek ve halkalarını nasıl göründüğünü yakından incelemek isterdim.


8.Etkinlik


Soru: “Kalbin hiç küçük değil. İçine bir evreni sığdırmaya çalışmalısın elinden geldiğince…” cümlelerinde yazar, evrendeki her şeyi sevebileceğimizi belirtiyor. Evrendeki her varlığı sevmenin önemi hakkında defterinize bir yazı yazınız.


Yazmaya başlamadan önce yazmak istediğiniz konuda aklınıza gelenleri not alınız. Gerekirse bunları maddeler hâlinde yazınız. Ardından konuda giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini nasıl ele alacağınızı belirleyiniz. Yazınızı bitirdikten sonra gözden geçirerek yazım ve noktalama hatalarınız varsa bunları düzeltiniz. Yazınızı sınıf içinde okuyabilir ya da öğretmeninizin rehberliğinde sınıf panosunda sergileyebilirsiniz.


Kısa Cevap : “Evrendeki her varlığı sevmenin önemi hakkında defterinize bir yazı yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız. 

Uzun Cevap :

Evrendeki her varlığı sevmenin önemi

Sevgi hayvanların bile içinde olan ve kimsenin karşı koyamayacağı en içten duygulardan bir tanesidir.

Sevgi bütün canlıları hayata bağlayan ve belki de evrenin düzenini sağlayan en büyük güçtür.

İnsanlar hayatları boyunca mutlaka bir şeyi severler. Bu sevdikleri şey kendileri olsa bile mutlaka sevgiyi tadarlar.

Sevgiyi tatmak ve bir şey için mücadele etmek ancak sevgiyle mümkün olur.

Sevgi ile kainat varoluş ve devam etmektedir.

Sevgi sadece insana ve diğer canlılara değil bence bütün evrene iyi gelmektedir.

Çünkü insan ancak sevdiği zaman evrene saygı duyar ve evreni güzelleştirir.

O halde bize düşen sevmek ve doyasıyla sevilerek hayatı güzelleştirmektir.


Sonraki Derse Hazırlık


Soru: Doğa olaylarını araştırarak sınıfa konuyla ilgili farklı görseller getiriniz.


Cevap :

Doğa olayları

  • deprem
  • seller, su taşkınları
  • toprak kaymaları
  • kaya düşmeleri
  • çığ
  • fırtınalar, hortumlar
  • volkanlar
  • yangınlar

“4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 148-149-150-151-152-153-154 Cevapları”


 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 104-108-109-110-111-112 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Ergenekon Destanı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112


8. Sınıf Türkçe Kitabı Ergenekon Destanı Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 104-108-109-110-111-112


HAZIRLIK ÇALIŞMASI


Soru : Sizi çok etkileyen bir olayla ilgili yazı yazmak ister misiniz? Yazarsanız hangi türü tercih edersiniz? Neden?


Kısa Cevap :

Beni çok etkileyen bir olayla ilgili yazı yazmak isterim. Eğer beni etkileyen bir olayla ilgili yazı yazacak olsaydım söyleşi yani sohbet tarzında bir yazı yazmayı düşünürdüm. Kendimle ilgili bir olayı anlatacağım için kendimi ancak söyleşi ile tam olarak ifade edebileceğimi düşünüyorum.

Uzun Cevap :

Beni çok etkileyen bir olay ile ilgili birçok kere yazı yazmak istediğim oldu.

Hangi türü seçeceğim olayın ne ile alakalı olduğuyla ilgilidir.

Beni etkileyen şey resmi bir konu ise deneme, makale şeklinde bir şey yazabilirim.

Eğer etkilendiğim şey bir olay şeklinde ise onu bir hikaye şeklinde dönüştürebilir, eğer kendimle ilgili ise söyleşi sohbet şeklinde yazmayı tercih ederim.

Bazen onu anlatmak için eğer duygularımı gizli bir şekilde ifade etmek istiyorsam masalı tercih edebilirim.

Bu tamamen beni etkileyen şeyin ne olduğu ile ilgilidir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 108 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu : konuşlanmak

Sözlük Anlamı: Belli bir yere veya bölgeye mevzilenmek

Tahminî Anlamı : Belli bir yere veya bölgeye mevzilenmek
Cümlem : Ordu buraya konuşlanabilir.

Kelime/Kelime Grubu : öç alma

Sözlük Anlamı: bir kişinin yaptığı kötülüğe karşı, aynı düzeyde bir kötülükle karşılık verilmesi
Tahminî Anlamı : intikam alma
Cümlem : Senden öç almak yerine boş vereceğim.

Kelime/Kelime Grubu : yığın

Sözlük Anlamı: Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe; tınaz
Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle
Tahminî Anlamı : birikinti
Cümlem : Bu elbise yığını da neyin nesi.

Kelime/Kelime Grubu :nicesi

Sözlük Anlamı: birçok
Tahminî Anlamı : birçok kişi, birçok şey
Cümlem : Nice insanlar geldi geçti bu hayattan.

Kelime/Kelime Grubu : maden

Sözlük Anlamı: yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral
Tahminî Anlamı : yer altından çıkan değerli taşlar
Cümlem : Değerli madenlerden hangilerini biliyorsun?

Kelime/Kelime Grubu : eritmek

Sözlük Anlamı: Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak
Tahminî Anlamı : sıvı hale gelmesini sağlamak
Cümlem : Buzları eritmek için dışarı koydum.

Kelime/Kelime Grubu : kömür

Sözlük Anlamı: Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt; kara elmas
Tahminî Anlamı : çok uzun süre derin toprak altında kömür madenine dönüşen maden
Cümlem : Bu sene odun ile kömür yakmayı düşünüyoruz.

Kelime/Kelime Grubu : Han

Sözlük Anlamı: Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan ünvan
Tahminî Anlamı : konaklama yeri, Padişah gibi kimselere verilen ünvan
Cümlem : Gazi Han birazdan buraya gelecek.

Kelime/Kelime Grubu : hendek

Sözlük Anlamı: Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur
Tahminî Anlamı : çok derin çukur
Cümlem : Hendek kazmak eski bir savaş taktiğidir.

Kelime/Kelime Grubu : evlat

Sözlük Anlamı: çocuk, Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü
Tahminî Anlamı : kişinin çocuğu veya sesleniş şekli
Cümlem : Evlat bak buralar senin olacak.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 109 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre cevaplayınız.


1. Metinde birlik ve beraberliği sağlamak için yapılanlar nelerdir?


Cevap :

Metinde birlik ve beraberliği sağlamak için çadırlarını, sürülerini bir yere topladı , çevresine hendekler kazdı, bekledi ve savaştılar.


2. Türkler savaşta neden yenilmiştir?


Cevap :

Türkler diğer kavimlerin birleşerek onlara hile yapması sebebiyle yenilmiştir.


3. Savaştan kurtulan Türkler kimlerdir ve nasıl bir yere yerleşmişlerdir?


Cevap :

Savaştan kurtulan Türkler Kayan adlı bir oğlan ve İl Han’ın Tukuz adlı bir yeğeni ile eşleri hayatta kalmıştır.


4. Ergenekon’dan çıktıktan sonra Börtü Çene ve Gök-Türkler neler yapmıştır?


Cevap :

Ergenekon’dan çıktıktan sonra Börtü Çene ve Gök-Türkler uzun yola yürümüş kendilerinin gizlenecekleri bir yer bulmuşlardır.


5. Türklerin dağdan çıktıkları ve her gün bayram olarak kutlanan gün, hâlâ kutlanmaktadır. Yukarıdaki metinde söz edilen günün hangi gün olabileceğini tahmin edebilir misiniz? Tahminlerinizi sözlü olarak ifade ediniz.


Tanrı’nın gücü ile ateş kızdıktan sonra demir dağ eriyip akıverdi. Yüklü deve çıkacak kadar yol oldu. O günü, o ayı, o saati belleyip dışarı çıktılar. O günden beri Gök-Türklerde âdet olmuştur. O günü bayram sayarlar: Bir parça demiri ateşe salıp kızdırırlar. (Önce) Hanı, bunu kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver. Ondan sonra beyler (de öyle yapar. Bu günü mukaddes bilirler.)


Cevap :

Bugünün 21 Mart yani Nevruz Bayramı olduğunu tahmin ediyorum.


3. ETKİNLİK


Soru : “www.eba.gov.tr” genel ağ adresinden “Ergenekon Destanı”nın sesli anlatımını dinleyiniz. Okuduğunuz metin ile dinlediğiniz metni kahramanlar, mekân, zaman ve olay yönünden karşılaştırınız. Tespit ettiğiniz benzer ve farklı yönleri aşağıya yazınız.


Cevap :

Benzer Yönleri :

  • 2 metninde Göktürklerin başından geçmesi
  • Zaman Ve mekanın aynı
  • Kahramanların aynı olması

Farklı Yönleri :

  • Metinlerin farklı anlatılması
  • Anlatıcının bakış açısının farklı olması
  • Olayın işleyişinin daha farklı olması

4. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları cevaplayarak okuduğunuz metnin türünü belirleyiniz.


1. Metinde bir toplumu ya da milleti derinden etkilemiş bir olay mı anlatılmaktadır?


Cevap :

Evet . Metinde bir toplumu ya da milleti derinden etkilemiş bir olay anlatılmaktadır.


2. Metinde abartılı, olağanüstü unsurlar bulunmakta mıdır?


Cevap :

Metinde dağın eritilmesi olayı abartılı, olağanüstü bir unsurudur.


Cevap :

Metnin Türü : Hikaye


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 110 Cevapları


5. ETKİNLİK


Ders çalışmak için her gün kütüphaneye gider. – Amaç-sonuç
Düzenli çalıştığı için sınavda başarılı oldu.  -Neden-sonuç
Durumu anladı ki ona kızdı.  – Neden-sonuç
Temiz bir dünya istiyorsak yerlere çöp atmamalıyız. – Koşul


Soru : Yukarıdaki örneklerden yararlanarak okuduğunuz metinde amaç-sonuç, neden-sonuç ve koşul ilişkisi içeren cümleler bularak aşağıya yazınız.


Cevap :

amaç-sonuç cümlesi: Bütün kavimler birleşerek” Gök-Türklerden öç almaya yürüdüler.
neden-sonuç cümlesi: Gök-Türkleri görünce birden geri döndüler.
koşul-sonuç cümlesi: Eğer ayağını yanlış bassa parça parça olurdu.


6. ETKİNLİK


O kadar yürüdük, bir adım bile ilerleyememişiz.


Soru : Yukarıdaki örnekten yararlanarak okuduğunuz metinde abartma sanatı içeren cümleleri tespit ederek aşağıya yazınız.


Cevap :

“O da öyle bir yoldu ki bir deve, bir at bin güçlükle yürürdü; eğer ayağını yanlış bassa parça parça olurdu.

”Tanrı’nın gücü ile ateş kızdıktan sonra demir dağ eriyip akıverdi. Yüklü deve çıkacak kadar yol oldu.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 111 Cevapları


7. ETKİNLİK


a) Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Cümlelerden yüklemi isim ya da isim soylu kelime olanların altına “isim cümlesi”, fiil olanların altına “fiil cümlesi” yazınız.


Cevap :

Türk illerinde Gök-Türk oku ötmiyen, Gök-Türk kolu yetmiyen, bir yer yoktu. – isim cümlesi
Bir gün bütün iller Hanları ve beyleri av yerinde konuştular. – fiil cümlesi
Padişahın Hasan adında cömert, iyi yürekli bir veziri vardır. isim cümlesi
Bizim için kocaman bir pasta yapmış. fiil cümlesi
Toplantının bu kadar uzamasına şaşırdım. fiil cümlesi
Şairin kullandığı kelimeler gerçekten çok farklıydı. isim cümlesi
Konuşurken beden dilimi etkili bir biçimde kullandım. fiil cümlesi
Türk milleti misafirperverdir. isim cümlesi


b) Okuduğunuz metinden isim ve fiil cümlelerine üçer örnek yazınız.


Cevap :

İsim Cümlesi :

Kayan adlı bir küçük oğlu vardı.

Fiil Cümlesi :

Böylece dört yüz yıl sonra kanlarının öcünü aldılar.

Düşmandan kaçıp gelen dört maldan (deve, at, öküz, koyun) çok buldular.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 112 Cevapları


8. ETKİNLİK


Soru : “Ergenekon Destanı” adlı metni okuduktan sonra anlamını öğrendiğiniz kelimeleri kullanarak metinde geçen kültürel unsurları anlatan bilgilendirici bir metin hazırlayınız. Hazırladığınız metinden yararlanarak sınıfınızda bu kültürel unsurlarla ilgili bir konuşma yapınız. Konuşmanız sırasında beden dilinizi etkili kullanmaya özen gösteriniz. Beden dilini etkili kullanmanın konuşmacının vermek istediği sözlü olmayan mesajları iletmeyi kolaylaştıracağını unutmayınız. Konuşmalarınızda kelimeleri anlamlarına uygun kullanmaya özen gösteriniz.


Kısa Cevap :

Türkler tarih boyunca yaşadıkları zorluklara ve yıkımlara rağmen mutlaka ayağa kalkmış ve cesaretlerini göstermişlerdir.

Türk sözcüğünün manası güç kuvvet, cesur türeyen çoğalan anlamlarına geldiği için Türk adıyla adlandırılan ilk devlet Göktürk devleti olmuştur.

Türkler cesaretleri ile beraber asla yayılmamış az sayıda kalsalar bile zamanını bekleyip güçlenince tekrar ölçülerini alıp devletlerini kurmuşlardır.

Uzun Cevap :

Bir sürü telin tarihi Onur verici ve göğsümüzü kabartacak kadar kahramanlılıklarla doludur.

Ergenekon destanı göktürkler’in türeyişini, yıkılışını ve tekrar yeniden canlanmasını konu eden bir Türk destanıdır.

Bu destanda düşman tarafından yenilgi ve hile ile kandırılan Türklerin Ergenekon ovası’nda yeniden türeyerek tekrar eski güçlerine kavuşması ve yurtlarına dönmek için yaptıkları mücadelelerden bahsedilmektedir.

Ergenekon Destanı’ndaki temellerden biri milliyetçilik duygusudur.

Bir insan daima özüne sahip çıkmalı ve bunun için mücadele etmelidirler.

Türkler Ergenekon’dan çıktıkları günü yani 21 martı her yıl bayram yaparlar.

Bu bayramda bir demir parçasını kızdırır Demir kıpkırmızı olunca önce baştaki kişiler daha sonra diğerleri demiri örsün üstüne koyarak döverler.

Buda eski günlerin kalan bir hatırası ve anısı olur. Geçmişi unutmayıp daima güçlü kalabilmek için.


9. ETKİNLİK


Soru : Destanlarla ilgili bir araştırma yapınız. Araştırma sırasında yararlandığınız bilgi kaynaklarının adı, yazarı, basım yılı, basım yeri, yayınevini; genel ağ üzerinden yaptığınız araştırmalar için de genel ağ adresi, genel ağ adresine erişim tarihini aşağıya not ediniz. Araştırma sonucunda edindiğiniz bilgileri yazılı hâle getirmeden önce bir taslak hazırlayınız. Taslağınızda giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine yer vermeniz gerektiğini unutmayınız. Hazırladığınız taslağa bağlı kalarak metninizi dosya kâğıdına yazınız. Metni hazırlarken yararlandığınız kaynakları, metnin sonunda oluşturacağınız kaynakça bölümüne alfabetik sırayla yazınız. Metninizi gözden geçirirken metninizdeki varsa yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz. Yazdığınız metni sınıf panosunda paylaşabilirsiniz.


Kısa Cevap :

Destan, milletleri etkileyen olayları, manzum şekilde anlatıldığı eserlerdir.

Ve seninle oluşabilmesi için millete verilen etkileyen bir durumun oluşması gerekmektedir.

Bir milletin göç ,savaş, doğal afet, kıtlık veya çeşitli diğer sorunları yaşama sonucu bunlar destanlar olarak derlenirler.

Türk destanları

  • Yaratılış, Saka(Alp Er Tunga, Şu)
  • Hun-Oğuz (Oğuz Kağan, Attila)
  • Göktürk (Bozkurt, Ergenekon)
  • Uygur (Türeyiş, Göç)

Uzun Cevap :

Destan milletleri etkileyen ve nesilden nesile aktarılan durumlarda oluşan uzun anlatılara denilir.
Destan, bir milletin yaşadığı olayların anlatılmasına ve bazen olağanüstü olayları da içeren eserlerdir.

Destanın oluşabilmesi için milletin, göç, savaşlar, doğal afetler, kıtlıklar ve çeşitli diğer sorunların yaşanması gerekir. Milletin bu durumlar karşısında kahramanlıklarına vurgular yapılır.

Destanların Özellikleri

  • Destanların oluşumu, toplumları derinden etkilemiş olayların sonrasında oluşur.
  • Milli özelliklidir.
  • Destanlar halkın ortak malı anonimdir.
  • Gelecek kuşaklara aktarılabilmişlerdir.
  • Destanlar genelde abartılarak anlatılırlar.
  • Destanlar toplumdaki bireylerin anlayabileceği dille anlatılırlar.
  • Destandaki kahramanlar seçkindir ve olağanüstü özellikleri vardır.
  • Yiğitlik, savaş, kıtlık, aşk ve doğa gibi konular destanın ana temalardır.
  • Destanlar yapay ve doğal olan destanlar şeklinde ikiye ayrılır.
  • Doğal destanlar, tarihin karanlık devirlerine olan , olayların sonucunda kendiliğinden oluşurlar.
  • Yapay destanlar bir sanatçı tarafından ortaya çıkarılan destanlardır.

Doğal Destanlardan Bazıları

Alp Er Tunga Destanı → Sakalar
Bozkurt Destanı → Göktürkler
Şehname → İran
İgor → Rus
Nibelungen → Alman

Yapay Destanlardan Bazıları

Kurtarılmış Kudüs → Tasso.
Kaybolmuş Cennet → Milton.
Selçukname → Yazıcıoğlu Ali.
Genç Osman Destanı → Kayıkçı Kul Mustafa.
Üç Şehitler Destanı → Fazıl Hüsnü Dağlarca.


Cevap :

Yararlanılan Kaynaklar : İnternet siteleri

Giriş Bölümünde Dikkat Etmem Gerekenler : Destanın sözlük anlamı ile ilgili giriş bilgileri

Gelişme Bölümünde Dikkat Etmem Gerekenler : Destanla ilgili geniş bilgiler

Sonuç Bölümünde Dikkat Etmem Gerekenler : Türk destanları ve isimleri



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 90-94-95-96-97 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Türk Plastik Sanatları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97


8. Sınıf Türkçe Kitabı Türk Plastik Sanatları Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 90-94-95-96-97


HAZIRLIK ÇALIŞMASI


Soru : Türk sanatları denilince aklınıza hangi sanat türleri geliyor? Bunlarla ilgili bilgilerinizi sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Türk sanatları denince aklıma halıcılık, Ebru ,taş işçiliği bir gün sepetçilik, maden işçiliği ahşap ve ağaç işçiliği örmecilik gelmektedir.

Uzun Cevap :

Geleneksel Türk sanatları denince klıma ahşap işleme sanatı , bakırcılık, cam işleme, Çelik ve çini sanatı , seramik dokuma ve halıcılık , minyatür ve Gül Ebru sanatı gelmektedir.

Ahşap oymacılığı Türk el sanatlarının arasında önemli bir yere sahiptir. Türkiye’nin Orta Asya’dan Anadolu’ya göç ettiği dönemden itibaren varolmuş ve farklı tekniklerle gelişmiştir.

Seramik ve çini sanatı Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde çeşitli tarzlarda yapılmıştır.

Geometrik desenler, bitkisel motifler ve hat yazıları kullanılmıştır.

Kilim dokuma ve halıcılık da Türklerin uzmanlaştığı başka bir sanat dalıdır.

Özellikle Gaziantep, Kayseri, Uşak ve İstanbul gibi iller ünlüdür.

Dekorasyonunda ve sanat pozisyonlarında önemli bir yere sahiptir.

Minyatür sanatı özellikle Osmanlı döneminde büyük bir değişim göstermiş ve minyatürde genellikle tarihi olaylar, portreler ve mitolojik sahneler inmiştir.

Ebru sanatı geleneksel Türk sanatlarından bir tanesidir.

Ebru sanatı renkli boyaların su yüzeyindeki hareketini kontrol ederek çeşitli desenler ve şekiller oluşturmaktır.

Ayrıca Türkler ,oya yapımcılığı, örgü, deri işçiliği sepetçilik maden işçiliği, keçe yapımcılığı ahşap ve ağaç oyma gibi alanlarda da oldukça gelişmişlerdir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 94 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu : Nakış

Sözlük Anlamı: Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme; ince iş
Tahminî Anlamı : el işi
Cümlem : Anneannemden kalan nakışların güzelliğine hayran kaldım.

Kelime/Kelime Grubu : Çini

Sözlük Anlamı: Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha
Tahminî Anlamı : levha, sanat eseri
Cümlem :Çini sanatı her zaman ilgimi çekmiştir.

Kelime/Kelime Grubu : tecessüs

Sözlük Anlamı: Kendini ilgilendirmeyen şeyleri belli etmeden öğrenmeye çalışma
Tahminî Anlamı : gizli iş
Cümlem : Tecessus güzel bir ahlak değil ki.

Kelime/Kelime Grubu : kültür

Sözlük Anlamı: Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin
Tahminî Anlamı : adet
Cümlem : Her ülkenin kendine göre bir kültürü vardır.

Kelime/Kelime Grubu : motif

Sözlük Anlamı: Yan yana gelerek bir bezeme işini oluşturan ve kendi başlarına birer birlik olan ögelerden her biri
Tahminî Anlamı : model
Cümlem : Çıkardığı motifleri büyük bir ustalıkla işliyordu.

Kelime/Kelime Grubu : memleket sathı

Sözlük Anlamı: Memleketin tamamı
Tahminî Anlamı : memleketin bütünü
Cümlem : Memleketin sathını korumak çok önemlidir.


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.


1. Hayvan figürlü eserler hangi adla anılmaktadır?


Cevap :

Hayvan figürlü eserler “hayvan üslubu” diye anılır.


2. Türkler yerleşik hayata geçtiklerinde sanat anlayışlarında ne gibi bir değişiklik olmuştur?


Cevap :

Türkler yerleşik hayata geçtiklerinde sanat anlayışları taş, tahta cam içini gibi katı maddeleri işlemek şeklinde değişmiştir.


3. Yazar neden tarihî eserleri korumanın vatanı korumak kadar önemli olduğunu söylemektedir?


Cevap :

Yazar tarih kültürümüzü yansıttığı ve gece miras olduğu için tarihi eserleri korumanın vatanı korumak kadar önemli olduğunu söylemektedir.


4. Okuduğunuz metinden Türk plastik sanatları ile ilgili neler öğrendiniz? Açıklayınız.


Cevap :

Okuduğum metinden Türk plastik sanatları hakkında Türklerin göçebe iken sonrasında yerleşik hayata geçtiklerini ve sanat ürünleri alanında ürettikleri sanat eserleri olduğunu öğrendim.


5. Millî Eğitim Temel Kanunu’nun, Türk kültür eserlerinin mana ve değerinin Türk milletinin bütün fertlerine öğretilmesini istemesinin nedeni ne olabilir? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.


Cevap :

Milli eğitim Temel kanunun ,Türk kültür eserlerinin mana ve değerlerinin Türk milletinin bütün fertlerine öğretilmesini istemesinin nedeni kültürünü kaybedenin her şeyiyle ve bir süre sonra vatanını da kaybedeceğini virgül vatanı korumak için bile kültürel değerlere ihtiyacımız olduğu içindir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 95 Cevapları


3. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu : yerleşik hayat dönemlerinde yapmış oldukları sanat eserleridir

Metnin Ana Fikri : Türk kültürünün önemi ve şah eserleri


4. ETKİNLİK


Soru : Cümlelerin altını çizmek, kelimeleri koyu veya italik yazmak, renklendirmek, farklı punto ya da font kullanmak metindeki önemli bölümleri vurgulamak için başvurulan yöntemlerdir. Okuduğunuz metinde bazı cümleler koyu, bazıları ise altı çizili şekilde yazılmıştır. Sizce bu bölümler dışında metindeki hangi bölümler koyu ya da altı çizili şekilde yazılmalıydı? Metnin üzerinde işaretleyerek gösteriniz.


Cevap :

  • Türkler yerleşim medeniyeti geçince, bu medeniyetin temeli olan katı maddeyi taşı, tahtayı, camı, çiniyi daha daha büyük bir zevkle işlemişlerdir .
  • Öğrencilere ilkokuldan itibaren Türk sanat eserleri öğretilmiş olsaydı, onlar bunun zevkine varırlar, hayatta da onları ararlar, bulurlar, korurlar ve yaratırlardı.

5. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümleleri ögelerine ayırınız.


Aşı veya ilâç yapmak için mikrop kültürü yapılır.


Cevap :
Edat tümleci / nesne / yüklem


• Bu eserlerden pek büyük bir kısmı yanmış, yıkılmış, kaybolmuş, yabancıya gitmiştir.


Cevap : özne / yüklem


• Her okulun Türk sanat eserlerinin resimlerini, planlarını, maketlerini gösteren müzeleri olmalıdır.


Cevap : özne / yüklem


• Bu eserlerden hareket edilerek yeni yeni eserler vücuda getirilebilir.


Cevap :
Zarf tümleci / özne / yüklem


• Avrupalılar bizim eserlerimizdeki motifleri kullanarak modalar icat etmişlerdir.


Cevap :
özne / zarf tümleci / nesne / yüklem


• Plastik sanat eserlerini incelemenin en pratik yolu onların benzerini yapmaktır.


Cevap :
özne / nesne / yüklem


• En güzel sanat eseri modellerinin çoğaltılması da bir kültür çalışmasıdır.


Cevap :
özne / yüklem


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 96 Cevapları


6. ETKİNLİK


a) Eline kalemini aldı.
b) Ali okula gidiyor.
Yukarıdaki cümlelerden hangisinin nesne aldığını belirleyiniz. Aşağıdaki cümlelerden hangileri nesne almıştır? Cümlelerin nesnelerini yanlarına yazınız.


Cevap :

“a) Eline kalemini aldı.” cümlesinde kalemini kelimesi belirtili nesnedir.


Malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürttür. :


Cevap :


Akılsız başın cezasını ayak çeker. :


Cevap ayak – belirtisiz nesne


Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. :


Cevap Doğru söyleyeni– belirtili nesne


Evdeki hesap çarşıya uymaz. :


Cevap hesap- belirtisiz nesne


Burası yemek kokuyor. :


Cevap : yemek –belirtisiz nesne


İlkbaharda bitkiler yeşerir. :


Cevap : bitkiler  belirtisiz nesne


Yalnızlığıma doğru yürüyorum. :


Cevap : Yalnızlığıma belirtisiz nesne


Size verdiğim etkinliği yapmalısınız. :


Cevap etkinliği — belirtili nesne


Bu akşam şehre dönüyormuş. :


Cevap :


Soru : Cümledeki nesnelerin cümlenin anlamını nasıl etkilediğini aşağıya yazınız.


Cevap :

Bu cümlelerde geçen nesneler, eylemden etkilenen varlığı öznenin yaptığı işten dolaylı ya da dolaysız etkilenen şeyi gösterir.


7. ETKİNLİK


Soru : a) Geziye gitti.

b) Geziye gidildi.

Yukarıdaki cümlelerde bulunan fiillerin altlarını çiziniz. Fiiller arasındaki farkı söyleyiniz. Hangi cümlede işi yapan bellidir? Söyleyiniz.


Cevap :

“a) Geziye gitti. “ şıkkındaki “geziye gitti “cümlesindeki gitti yükleminde işi yapan bellidir. Gitme işi üçüncü kişi tarafından yapılmıştır. Ama ikinci cümlede “b) Geziye gidildi.” işi yapan öznenin kim olduğu belli değildir.


Soru : Aşağıdaki fiilleri cümle içinde kullanınız. 


Cevap :

yaz– : O çok güzel yazı yazan biridir.

Dün akşam içimdekileri yazmakla meşguldüm.

sev– : Seni çok seviyorum.

Seni seven insanların kıymetini bilmelisin.

oku– : İnsan kendi yararına olan şeyleri okumalıdır.

Önce sen sonra ben okuyayım.

bil– : Sana sorduğum soruları bilebilecek misin?

Bil bakalım bu bilmeceleri.

bak– : Bak burada kedimiz!

Bak çocuklar oradan geçiyor.

başla– : Hadi sende yazmaya başla.

Hadi beraber oyun oynamaya başlayalım.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 97 Cevapları


Soru : Aşağıdaki fiillerin kök ya da gövdelerine -(i)l veya -(i)n eklerinden birini ekleyerek cümle içinde kullanınız.


Cevap :

yaz– : O yazı yazmaktan çok hoşlanırdı.

sev– : Evlat sevgisi bu Dünyadaki en güzel sevgi.

oku– : Oku okut , bilginin kıymetini bil.

bil– : Soruları bilmesi çokta önemli değil, çabalasın.

bak– : Bakın bu güllerin hepsi bizim.

başla– : Başlamadan önce biraz bir şeyler yiyelim.


Soru : Fiiller ek aldıktan sonra cümlelerde anlam bakımından nasıl bir farklılık oluşmuştur? Aşağıya yazınız.


Cevap :

Önce fiilken cümlelerdeki görevlerden sonra nesne görevini üstlendiler.


8. ETKİNLİK


Soru :  Sınıfınızda “tarihî eserlerimizi korumak” konulu bir konuşma yapınız. Konuşmanızda yaratıcı konuşma stratejisini uygulayınız. Bu stratejiyi uygulayabilmek için bir önceki arkadaşınızın anlattıklarını dikkatlice dinleyiniz. Arkadaşlarınızın söylediklerinden hareketle konuşarak konuya farklı bir bakış açısı geliştirerek konuşmanızı tamamlayınız. Konuşmalarınızda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya özen gösteriniz.


Kısa Cevap :

Tarihi Eserleri Koruyalım

Tarihi eser, tarih öncesi çağlardan veya geçmişten günümüze kadar ulaşmış bütün eserleri denmektedir.

Tarihi eserlerin en önemli özelliği kadim uygarlıklara ait kesin bilgiler vermesi ve tarihi değiştirebilme özelliğidir.

Tarihi eserlerimizi korumak için okullarda ve eğitim yerlerinde tarihi eserler özel olarak tanıtılmalı ve nasıl korunacağına dair dersler verilmelidir.

Müzelerin sayısı artırılmalı ve tarihi eserler korunarak karar verenlere caydırıcı cezalar verilmelidir.

Tarihi eserler hem turist çekmesi açısından hem de tarihi özellikle aşaması açısından korunmalı ve gözetim altına sunulmalıdır.

Kültür varlıklarının korunması milli kültürün canını tutulması ve toplum fertlerinin birleştirilmesi ve zengin tarihi çevrenin yaşatılması ile tarihi eserlerin bulunmuş olduğu yerin ve değer kazanması açısından oldukça önemlidir.

Uzun Cevap :

Tarihi Eserlerin Önemi

Tarihi eser antik dönemlerden veya geçmiş uygarlıklardan kalan her türde yapı ve nesneye denir.

Günümüze kadar birçok eski Eser ulaşmıştır.

Şu ana kadar bulunmuş olan ve günümüze kadar ulaşan en eski eserler paleolitik ve yontma taş devrine aittir.

Bu dönemde vahşi hayvanları avlanmak için kullanılan silahlar ve birçok tarihi eser bulunmaktadır.

Tarihi eserler arkeolojik kazılar ve büyük araştırmalar sonucunda bulunarak çıkartılırlar.

Arkeolojik kazı dışında cami, kilise saray gibi tarihi yapılarda tarihi eser olarak kabul edilir.

Tarihi eserlerin özellikleri

  1. geçmişte yaşam toplumların inançları, ibadetleri ve din kuralları hakkında bilgi edinmemize yardımcı olur. Şanlıurfa’da bulunan göbeklitepe gibi.
  2. Ayrıca tarihi eserler geçmişteki toplumların kıyafetleri, aksesuarları hakkında geniş bilgiler verir
  3. Sensal değeri olmayan ancak geçmişten olan kalıntılar da tarihi eser olarak kabul edilir.

Bu tarihi eserler müzelerde veya oldukları yer koruma altına alarak sergilenirler.

Ülkemizde daha önceki uygarlıklara ait birçok Eser bulunmaktadır.

Kültür varlıklarının korunması onarılması ve değerlendirilmesi hem maddi hem de manevi açıdan oldukça önemlidir.

Tarihimizin bilinmesi milli kültürün canlı tutulması, toplum fertlerinin birleştirilmesi ve zengin tarihimizin yaşatılabilmesi için gereklidir.

Tarihi eserleri Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün merkeze bağlı taşra teşkilatı olarak kurulan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlükleri korumaktadır.


9. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki yazarın “Vatan çıplak topraktan ibaret değildir. Bir milletin asıl vatanı yarattığı kültür eserleridir.” sözünden hareketle defterinize “kelime ve kavram havuzundan seçerek yazma” yöntemini kullanarak hikâye edici veya bilgilendirici bir metin yazınız. Bu amaçla konuyla ilgili aklınıza gelen kelime ve kelime gruplarını kâğıtlara yazınız. Arkadaşlarınızın yazdığı kâğıtlarla kendi kâğıtlarınızı bir masada toplayarak kavram havuzu oluşturunuz. Metninizi oluşturduğunuz kavram havuzundan yararlanarak yazınız. Metninizi gözden geçirirken varsa metninizdeki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.


Kısa Cevap :

Kültür eserleri ,bir topluluğa veya halka özgü sanat eserleri, inanç, dil, din, düşünce, tutum, davranış, örf adetler gibi maddi manevi değerleridir.

Kültür eserler somut, soyut kültür eserler ve doğal miraslar olmak üzere incelenir.

Kültürel mirası korumak toplumun bir arada tutan, kültürünü ve tarihini bilerek dostunu düşmanı tanıyabilmesi ve geleceği sağlam adımlar atabilmesi açısından oldukça önemlidir.

Uzun Cevap :

Kültür eserler yani kültürel miras daha önceki kuşaklar tarafından meydana getirilmiş ve evrensel veya milli değerlere sahip olduğuna inanılan eserlerdir.

Kültürel eserler bir topluluğun veya halkın sanat eserleri, inançları, dilleri, örf adetleri gibi aktarımlarıdır.

Somut kültürel miraslar, taşınabilir ve taşınmaz miras olarak iki grupta incelenen anıtlar, heykeller, resimler arkeolojik eserler, kitabeler, kitaplar ve peyzajlar gibi eserlerdir.

Soyut kültürel miraslar folklor, gelenekler, dilimiz, sözü tarih gibi eserlerimizdir.

Doğal miraslar ise kültürel açıdan önemli teşkil eden manzara ve biyolojik çeşitlilik gibi şeylerdir.

Her ne kadar aynı toprak parçası üzerinde yaşasak da bizleri bir araya getiren yaşadığımız yer değil bilakis bizleri birbirimize bağlayan ortak miras dediğimiz kültürel akımlarımızdır.

Kültür insanların kendini tanıması, kendine ait bir kimliğinin olması ve toplumsal değerlerin anlaşılıp topluma özgün bir açık kazandırılması nedeni önemlidir.

Kültür gibi aynı zamanda insanlara maddi ve manevi üretiminde gerçekleşen etki yaratıcı durumlara dönüşür.

Kültür değerleri, inançları iletme aracı olduğu için önemli bir sosyal işlevi vardır.

Grup kimliği ve dayanışmayı teşvik ederek zaman geçse de toplumları bir arada tutar.



 

Our Score
error: Content is protected !!