7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 39-40-41-42-43 Özgün Yayınları

7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sol Ayağım Okuma Metni Cevapları Sayfa 39, 40, 41, 42, 43


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sol Ayağım Okuma Metni Cevapları


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 39-40-41-42-43


SOL AYAĞIM

(Doktorlar, beyin felci ile doğan Christy Brown’ın (Kıristi Bıravn) zihinsel engelli olduğunu ve fazla yaşayamayacağını düşünürler. Ancak annesi, ondan umudunu kesmez ve oğlunun çok farklı bir çocuk olduğunu keşfeder. Artık tek gayesi oğlunu mutlu etmektir.)

Annem, bana ayağımla A harfini çizmeyi öğrettikten sonra bütün alfabeyi hemen hemen aynı yolla öğretmeye koyuldu. Kendisine mucizevi bir biçimde sunulan fırsatı değerlendirmeye ve benim, dünyanın geri kalanı ile konuşarak olmuyorsa yazılı olarak iletişim kurmama yardım etmeye karar vermişti.Onun bu işe koyulması ile ilgili hatırladıklarım gayet net. Ev işleri ile çok meşgul olmadığı günlerde, beni ön taraftaki yatak odasına götürür ve bana birbiri ardına harfleri öğretmek için saatlerini harcardı.


“7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 39-40-41-42-43 Özgün Yayınları”

Bir parça tebeşir ile her harfi yere yazardı. Sonra bir silgi ile onları silerdi ve bu harfleri bana hafızamdan, ayak parmaklarımın arasında tuttuğum tebeşirle yeniden yazdırırdı. İkimiz için de zor bir işti bu. Genellikle, gelip bir sözcüğü doğru yazıp yazmadığımı görmesi için inlediğimde, o akşam yemeğini hazırlıyor olurdu. Yanlış yazmışsam unlu elleri ile yere diz çöker, bana doğrusunu gösterirdi. Yazmayı öğrendiğim ilk şeyin ad ve soyadımın baş harfleri olduğunu hatırlıyorum: “C.B.”. Gerçi sık sık karıştırır, “B”yi “C”den önce yazardım. Ne zaman biri bana adımı sorsa bir parça tebeşir alıyor ve büyük havayla “C.B.” yazıyordum.

Çok geçmeden yalnızca iki baş harf yerine tam adımı yazmayı öğrendim. Bunu yapmayı başardığımda kendimle büyük gurur duymuştum. Kendimi oldukça önemli hissetmiştim. Artık altı yaşındaydım ve sırf kendi adımı yazmaktan sıkılmıştım. Başka bir şey yapmak istedim, daha büyük bir şey. Ama yapamıyordum çünkü okuyamıyordum. Tek bildiğim Jim’in (Cim) bunu yapabildiğiydi, Tony (Toni) de yapabiliyordu, Mona (Mona) ve Peter (Pitır) da. Sanırım kıskanıyordum.


7. Sınıf Türkçe Özgün Yayınları Ders Kitabı Sayfa 40 Cevapları


Yavaş ve sıkıntılı bir sürecin sonunda annemle alfabenin üzerinden geçtim ve tüm harfleri iyice öğrendim. Yanımda oturup bana ders verdiği zamanlarda dikkatlice dinlemem ve izlemem annemi teşvik ediyordu. Dikkatim nadiren dağılırdı.

Bir kış akşamı büyük ateşin karşısında büyük sandalyede oturduğumuzu hatırlıyorum. Bebek, ocak taşının diğer tarafındaki beşiğinde uyumuştu. Annemle ikimiz loş mutfakta yalnızdık, babam tuğlacıların toplantısındaydı, kardeşlerim sokakta oynuyordu. Annem, Peter’ın okul kitabını eline almış, kötü kalpli üvey anneleri tarafından kuğulara dönüştürülen zavallı çocukları ve dokunduğu her şeyi altına çeviren kralla ilgili küçük hikâyeler okuyordu. Gölgeler odayı karartana ve küçük Eamonn (İmın) uykusunda kımıldanıp ağlayana kadar bana kitap okumaya devam etti. Sonra ayağa kalkıp ışıkları açtı. Sihir bozulmuş ve büyü kaybolmuştu.

Alfabeyi bilmek, savaşı kazanmanın yarısıydı çünkü yakında harfleri bir araya getirip küçük sözcükler oluşturabilecektim. Bir süre sonra sözcükleri nasıl bir araya getirip cümleler oluşturacağımı öğrenmeye başladım. İlerliyordum. Ama kulağa geldiği kadar kolay değildi. Şimdiden annemin benim dışımda ilgilenmesi gereken yedi çocuğu daha vardı. Neyse ki kız kardeşim Lily (Lili) ya da diğerlerinin taktığı isimle Titch (Tiş), ona çok yardım ediyordu. En büyüğümüz Lily, ailenin küçük annesi, siyah bukleleri ve parlayan gözleriyle ufak tefek sıska bir çocuktu. İstediği zaman çok tatlı olabiliyor, küçük bir meleğe dönüşüyordu. Ama kızdırıldığında hiç de melek gibi olmuyordu. Annemin yaşadığı zorluğu herhangi bir yetişkin kadından daha çabuk anlamış ve tepki vermişti. Diğer kardeşlerinin bakımıyla o ilgileniyordu.

Böylece annem, bana daha fazla zaman ayırabiliyordu. Yemekleri yapıyor, küçükleri yıkıyor ve giydiriyor, büyüklerin de her sabah okula gitmeden önce kulaklarının arkasını yıkadıklarından emin oluyordu. Fazlasıyla istekli bir gölge gibi bizi takip ediyordu. Jim veya Tony sık sık mahcup bir hâlde mutfağa girip şiş kulaklar ve mor gözlerle Lily’nin azimli ev hanımlığı hakkında ifade veriyorlardı. Hâlâ anlaşılır bir biçimde konuşamıyordum ama artık ailemin iyi kötü anlayabileceği homurtulu bir dilim vardı.


7. Sınıf Türkçe Özgün Yayınları Ders Kitabı Sayfa 41 Cevapları


Zorlandığımda veya ne demek istediğimi anlamadıklarında yeri işaret ediyor ve sol ayağımla sözcükleri yazıyordum. Yazmak istediğim sözcüklerin harflerini yazamadığımda çok öfkeleniyordum. Bu da homurtularımı daha da anlamsızlaştırıyordu.

Beş yaşındayken pek fazla konuşamama karşın, artık tek başıma doğrulabiliyor ve kemiklerimi kırmadan ya da annemin porselenlerini parçalamadan kalçamın üzerinde sürünerek bir yerden diğerine gidebiliyordum. Ayağıma ayakkabı ya da başka bir şey giymiyordum. Annem küçüklüğümden beri, çıplak ayakla çok bakımsız göründüğümü söyleyerek ayağıma bir şeyler giydirmeye çalışıyordu. Ama ne zaman ayağıma bir şey geçirse hemen çıkarıyordum. Ayağımın örtülmesinden nefret ediyordum. Annem ayağıma çorap ya da ayakkabı giydirdiğinde, normal bir insan elleri arkasına bağlandığında ne hissederse aynı şeyi hissediyordum.

Zaman geçtikçe sol ayağıma daha fazla bağlanmaya başladım. O, temel iletişim aracımdı; ailemin beni anlamasını sağlıyordu. Yavaş yavaş benim için vazgeçilmez oldu. Onunla evdeki diğer kişilerle aramdaki engellerin bazılarını kırmayı öğrendim. Sol ayağım, içinde bulunduğum hapishane kapısının tek anahtarıydı.

Yere bir şeyler yazdığım zaman, annem bana ders verirken yaptığım gibi tükürüp topuğumla sürterek silmeyi, sonra hafızamdan tekrar yazmayı alışkanlık hâline getirmiştim. Ben altı buçuk yaşındayken bir gün doktor, futbol oynarken bileğini burkan kardeşimi görmeye geldi. Aşağıya indiğinde de beni parmaklarımın arasında tuttuğum tebeşirle yazı yazarken gördü. Çok şaşırdı. Anneme benimle ilgili sorular sormaya başladı. Bütün söylenenleri anladığımı kendisine göstermemi istedi ısrarla. Annem beni masanın üstüne oturttu ve doktora benden, kendisi için bir şeyler yazmamı istemesini söyledi. Doktor bir an düşündü sonra çantasından kocaman rapor defterini çıkardı, bana büyük kırmızı bir kalem verdi ve deftere adımı yazmamı istedi.

Kalemi ayak parmaklarımın arasına aldım, defteri kendime doğru çekip hazırlandım ve yavaş yavaş büyük harflerle adımı yazdım. “Harika! Çok şaşırdım, Bayan Brown. Bu gerçekten…” diye söze başladı doktor. Birden durdu. Annem de utanıp kızarmıştı. Çünkü ben biraz tereddüt ettikten sonra sayfaya tükürmüş, ısrarla yazdığım şeyi silmeye çalışıyor, neden kurşun kalemle yazılanların tebeşirle yazılanlar kadar kolay silinmediğini anlayamıyordum.

Doktor, annemin özürlerini gülümsemeyle geçiştirerek başımı okşadı ve harika bir çocuk olduğumu söyledi. Daha sonra beni zaman zaman ziyaret etti ve yıllarca gelişimimi merakla takip etti.


7. Sınıf Türkçe Özgün Yayınları Ders Kitabı Sayfa 42 Cevapları


Bu arada ailem sürekli genişliyordu. Merdivenin basamakları giderek artıyordu. Ben de büyüyordum. Vücudum şekilleniyor ve gitgide büyüyordu, aynı şekilde zihnim de. Annem alfabe aşamasını çoktan geçtiğimi ve onun öğretmenlik güçlerini aşmak üzere olduğumu düşünüyordu. Yüksek sesle bir şeyler okurken oturup annemi dinlemek bana yetmiyordu artık. Peter ve Mona gibi kendi kendime okumak istiyordum. Onlar ne yapıyorsa benim de yapabileceğimi göstermek istiyordum. Dolma kalem kullanmaya hiç alışamadım ama artık tebeşir yerine kurşun kalem kullanıyordum. Bir keresinde birkaç komşumuz merakla izlerken babamın en iyi dolma kalemini kullanarak adımı yazmayı denedim. Ama her yazma deneyişimde kalemin kâğıda yapışmaktan başka bir işe yaramadığını gördüm ve kalemi tiksintiyle attım, annemi utandırdım.

Diğerleri gibi okula gitmemin imkânsız olduğunu bilen annem, bana bu yolda nasıl en iyi şekilde yardımı olabileceğini merak ediyordu. Çünkü zihinsel durumumun normal olduğundan emin olmasına karşın, fiziksel engellerime bir de cahil olmanın getireceği zihinsel engellerin eklenmesinden korkuyordu.

Bu korku aklından hiç çıkmıyordu. Ona işkence ediyordu. Bunun nedeni hem sakat hem cahil bir çocuğa sahip olmanın utancı değildi. O, yalnızca ileriki yaşlarımda yaşayacağım olumsuzlukları düşünüyordu. Her şeyin ötesinde, beni kardeşlerimle mümkün olan her alanda eşit hâle getirmek istiyor, okula gidemeyişimin olumsuz sonuçlarını azaltmak amacıyla elinden geleni yapıyordu. Bunu her gün yapacak zamanı ya da şansı yoktu. Zaten dünya kadar işi vardı; işsizlik, hastalık ve diğer konularla ilgili sıkıntıları atlatmamız için uğraşıyordu. Böyle zamanlarda gülmek onun için zordu, yine de her zaman bir şekilde gülmeyi başarıyordu.

Annem meşgulken kendi kendime çalışıyor, karşılaştığım yeni sözcükleri yazmayı deniyordum. Ateş, resim, köpek, kapı ve sandalye gibi evde etrafımda bulunan nesnelerin adlarını yazıyordum. Bir sözcüğü yazmayı başardığımda kendimle gurur duyuyor, ne kadar iyi bir öğrenci olduğumu göstermek için bunları annemin yanında yazmayı ihmal etmiyordum.


7. Sınıf Türkçe Özgün Yayınları Ders Kitabı Sayfa 43 Cevapları


Bir gün Peter’ın okul kitabında rastladığım yeni bir sözcüğü öğrenmek için kendimi zorluyordum. Sonunda başardım ve ateşin yanındaki sandalyede oturmuş kardeşimi emziren anneme döndüm. Akşam olmuştu, azalan nisan ışığı yere şekiller oluşturarak düşüyor, cilalı maun masanın üzerindeki çatlağı ortaya çıkararak parıldıyordu. Çay henüz hazırlanmamıştı; diğerleri üst katta, okulda öğrendikleri bir oyunu oynuyorlardı. Kanepenin bir köşesine oturmuştum. Peter’ın kitabı önümde, kalem sol ayağımdaydı. O gün, bu sözcüğü tek başıma öğrenemeyeceğimi düşünerek umutsuzluğa kapılıp sık sık annemin oturduğu yere baktım. Ama onu sandalyede yavaşça sallanıp göğsünde tuttuğu bebeği emzirirken görünce kafamı çevirdim. Annemin yardımı olmadan, öyle ya da böyle, bu sözcüğü kendi kendime öğrenmem gerektiğini hissediyordum.

Birkaç dakika sonra annemin sıçramasına, kucağındaki kardeşimin de huzursuzca kıpırdanmasına yol açan bir zafer çığlığı attım. “Ne oldu Chris?” dedi annem. “Bebeği uyandıracaksın.” Ama umursamadım. Kendime özgü tuhaf homurdanmamla, hemen yanıma gelmesini istedim.

— Yeni bir sözcük, değil mi, diye sordu kollarının arasında uyuyan bebekle kanepenin köşesine
doğru gelirken.

Gülümsedim ve kalemi alıp beni bu kadar uzun süre uğraştıran sözcüğü yazdım. Bitirdiğimde onayını almak için yüzüne baktım ve sayfanın kenarına yazdığım sözcüğe sessizce baktığını gördüm. Öyle uzun zaman hareketsiz kaldı ve düşünceli bir biçimde baktı ki sonunda telaşlanıp onu ayağımla dürttüm. Döndü, ellerini omuzlarıma koydu ve gülümsedi. Yazmayı öğrendiğim yeni sözcük “A-N-N-E” idi.

Christy BROWN (Kristi BIRAVN)
Sol Ayağım
çev.: Filiz KAHRAMAN



 

Our Score

7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 29-30-31-32-33 Özgün Yayınları

7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Baba, Bana Bir Şiir Bul Metni Cevapları Sayfa 29, 30, 31, 32, 33


7. Sınıf Türkçe Kitabı Baba, Bana Bir Şiir Bul Metni Cevapları


7. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 29-30-31-32-33


HAZIRLIK ÇALIŞMALARI


1. “Bana Bir Masal Anlat Baba” isimli şarkıyı dinlemek size neler hissettirdi? Şarkı ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cevap :

Çok duygulandım. Babama karşı olan bağımı, sevgimi daha iyi anladım.


2. “Bana Bir Masal Anlat Baba” şarkısının size hissettirdiklerinden ve başlığından hareketle okuyacağınız metnin konusunu tahmin ediniz.


Cevap :

Metnin konusu doğa ile ilgili konular olabilir.


7. Sınıf Türkçe Özgün Yayınları Ders Kitabı Sayfa 30 Soruları ve Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Şiirde şair, babasından neler istemektedir? Şairin yerinde siz olsaydınız babanızdan neler isterdiniz? Aşağıya yazınız.


Cevap :

Şairin İstekleri : Sevgiyi anlatan, avcıların hayvanları öldürmemesi, kimsenin kimseyi üzmediği kuşların cıvıldadığı bir ortam ister.

Benim İsteklerim : Düşmanlıkların, kavganın olmadığı, herkesin birbirine karşı iyi olduğu sevgi ve saygılı olduğu bir ortam olmasıdır.


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümlelerden şiirin ana duygusuyla ilgili olanları işaretleyiniz.


Cevap :

  • ( ✓ ) Dünyadaki insanlar barış içinde yaşamalıdır.
  • ( ✓ ) Çocuklar kötülüklerin, savaşların, gözyaşlarının olmadığı yarınlarda büyümeyi hak eder.
  • Tüm insanları sevgi ile kucaklamalıyız.
  • İnsanlar dostluk ilişkilerini çıkarları doğrultusunda kurmalıdır.
  • ( ✓ ) Kuş cıvıltıları, insan kahkahaları, yemyeşil bir doğa insanı mutlu etmeye yeter.
  • En büyük erdemlerimizden biri de dürüstlüktür

3. ETKİNLİK


Soru : Siz olsaydınız şiire nasıl bir başlık yazardınız? Niçin?


Cevap : Mutlu Olmanın Yolları çünkü mutlu olmak için neler yapılabilir ondan bahsedilmektedir.


7. Sınıf Türkçe Özgün Yayınları Ders Kitabı Sayfa 31 Soruları ve Cevapları


4. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki sözcüklerin zıt anlamlılarını şiirden bularak yazınız.


Cevap :

  1. nefret : sevgi
  2. tutsaklık : özgürlük
  3. solmak : canlanmak
  4. dışında : içinde
  5. yalan : gerçek
  6. ağlamak : gülmek

5. ETKİNLİK


a. Şiirde dize sonlarındaki uyumu sağlayan ses benzerliklerini örnekteki gibi belirleyiniz.


Cevap :
2. dörtlük
……………. cıvıltıları
……………. kanatları
……………. atları
3. dörtlük
……………. gezsin
……………. vazgeçsin
……………. üzmesin
4. dörtlük
……………. çiçekler
……………. böcekler
……………. gerçekler
5. dörtlük
……………. söylensin
……………. eğlensin
……………. beğensin


b. Bu ses benzerliklerinin şiire neler kattığını arkadaşlarınızla tartışınız.


Cevap :Şiire ahenk ve uyum güzellik katmıştır.


7. Sınıf Türkçe Özgün Yayınları Ders Kitabı Sayfa 32 Soruları ve Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümlelerde eğik çizginin (/) hangi amaçla kullanıldığını ilgili cümlelerin altına yazınız.


• Sevgileri yarınlara bıraktınız / Çekingen, tutuk, saygılı. / Bütün yakınlarınız / Sizi yanlış tanıdı.

Cevap : Şiirde dizeler yan yana yazıldığında ayırmak için kullanılmıştır.


• Bülbül Sokak No.: 78/17 Yenimahalle / ANKARA

Cevap : Adres belirtirken şehir, sokak gibi kısımları ayırmak için kullanılmıştır.


• 10/5/2018

Cevap : Tarih yazarken gün, ay, yıl olarak ayırmak için kullanılmıştır.


• -da/-de, -acak/-ecek, -lık/-lik/-luk/-lük

Cevap : Yağım ve çekim eklerini göstermek için kullanılmıştır.


• 84/4 = 21

Cevap : Matematikte bölme işlemi için kullanılmıştır.


• http://tdk.gov.tr

Cevap : İnternet adresinde kullanılmıştır.


7. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki fiillerden iş (kılış) anlamı taşıyanları belirleyip ilk harflerini sırasıyla kutucuklara yazarak şifreyi bulunuz.


(1. sarmak-2. koşmak-3. paslanmak-4. ertelemek-5. vermek-6. gülmek-7. görmek-8. kalkmak-9. sararmak-10. içmek)


Cevap :

“7. Sınıf Türkçe Özgün Yayınları Ders Kitabı Sayfa 32 Soruları ve Cevapları”

7. Sınıf Türkçe Özgün Yayınları Ders Kitabı Sayfa 33 Soruları ve Cevapları


8. ETKİNLİK


Soru : “Barış, mutluluk, dostluk, çocuk, gelecek” sözcüklerinden hareketle siz de aşağıya bir şiir yazınız. Yazdığınız şiiri arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cevap :

Barışın Huzuru

Uçalım göklere doğru
Her kanat çırpışında
Bir mutluluk dağıtalım dünyaya
Bırakalım savaşı, koşalım barışa

Her insanın gülümsemesi olup
Kurtaralım bu dünyayı üzüntüden
Yaşam sevincini tadalım
Yaşatalım tüm dünyayı


SONRAKİ METNE HAZIRLIK


Soru : Kırgızların sosyal yaşantıları ve dil özellikleri hakkında araştırma yapınız.


Cevap :

Kırgızlar örf, adet, gelenek ve göreneklerine çok bağlıdır.  Kırgızlar misafir ağırlamayı çok sever. Devlet Kırgızlar için kutsaldır ve onun için her zaman canlarını feda etmeye hazırdır.

  • Kırgızistan Orta Asya’da yer alan bir ülkedir.
  • Başkenti Bişkek ve kullandığı para birimi Kırgızistan Somu’dur.
  • Bağımsızlığını 1991 yılında kazanmıştır.
  • Kırgızlar geçimlerini genellikle hayvancılıkla sağlar. Ülkenin fiziki koşulları tarım çok elverişli değildir.
  • Kırgızlar örf adet, gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlıdır.
  • Devleti her şeyden üstün görürler.
  • Çok misafirperverdirler.
  • Aile bağları, büyüklere saygı çok önemlidir.
  • Yemeklerinin çoğu et, süt gibi hayvan mamullerinden oluşur.
  • Resmi dili Kırgızca ve Rusça’dır.
  • Kırgızca Türk dilinin lehçelerinden biridir. Türk yazı dillerinin Kıpçak grubunda yer alır.
  • Kazakça ve Altay Türkçe’sine yakındır.
  • Kırgız dilinde Türkçe kelimeler de yer almaktadır. Ancak bazı harfleri farklı kullanırlar.
  •  Örneğin; Kırgızca’da yağmur kelimesi camgır, yer kelimesi cer’dir.


 

Our Score

“Barış, mutluluk, dostluk, çocuk, gelecek” sözcüklerinden hareketle siz de aşağıya bir şiir yazınız.

7. Sınıf Türkçe Kitabı “Barış, mutluluk, dostluk, çocuk, gelecek” sözcüklerinden hareketle siz de aşağıya bir şiir yazınız. konusunu kısaca ele alacağız. 


““Barış, mutluluk, dostluk, çocuk, gelecek” sözcüklerinden hareketle siz de aşağıya bir şiir yazınız.” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Barışın Huzuru

Uçalım göklere doğru
Her kanat çırpışında
Bir mutluluk dağıtalım dünyaya
Bırakalım savaşı, koşalım barışa

Her insanın gülümsemesi olup
Kurtaralım bu dünyayı üzüntüden
Yaşam sevincini tadalım
Yaşatalım tüm dünyayı



 

Our Score

Kırgızların sosyal yaşantıları ve dil özellikleri hakkında araştırma yapınız.

7. Sınıf Türkçe Kitabı Kırgızların sosyal yaşantıları ve dil özellikleri hakkında araştırma yapınız. konusunu kısaca ele alacağız. 


“Kırgızların sosyal yaşantıları ve dil özellikleri hakkında araştırma yapınız.” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Kırgızlar örf, adet, gelenek ve göreneklerine çok bağlıdır.  Kırgızlar misafir ağırlamayı çok sever. Devlet Kırgızlar için kutsaldır ve onun için her zaman canlarını feda etmeye hazırdır.

  • Kırgızistan Orta Asya’da yer alan bir ülkedir.
  • Başkenti Bişkek ve kullandığı para birimi Kırgızistan Somu’dur.
  • Bağımsızlığını 1991 yılında kazanmıştır.
  • Kırgızlar geçimlerini genellikle hayvancılıkla sağlar. Ülkenin fiziki koşulları tarım çok elverişli değildir.
  • Kırgızlar örf adet, gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlıdır.
  • Devleti her şeyden üstün görürler.
  • Çok misafirperverdirler.
  • Aile bağları, büyüklere saygı çok önemlidir.
  • Yemeklerinin çoğu et, süt gibi hayvan mamullerinden oluşur.
  • Resmi dili Kırgızca ve Rusça’dır.
  • Kırgızca Türk dilinin lehçelerinden biridir. Türk yazı dillerinin Kıpçak grubunda yer alır.
  • Kazakça ve Altay Türkçe’sine yakındır.
  • Kırgız dilinde Türkçe kelimeler de yer almaktadır. Ancak bazı harfleri farklı kullanırlar.
  •  Örneğin; Kırgızca’da yağmur kelimesi camgır, yer kelimesi cer’dir.


 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 79-80-81 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Kestane Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 79, 80, 81


8. Sınıf Türkçe Kitabı Kestane Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 79-80-81


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 79-80-81 Ferman Yayıncılık”

5 Kestane 


Sonbahar aylarının sonuna doğru caddelerdeki yerlerini alarak kışın habercileri olur kestaneciler. Havaların iyice soğumasıyla birlikte her köşe başında küçük sobalarıyla nostaljik bir görüntü oluştururlar. Neredeyse hepimizin kokuyu takip ederek bulabileceği tezgâhlarda satıcıların “kestane kebap” diye bir yandan bağırıp, bir yandan pişirdiği kestaneler, çocukluğunuzun en güzel tat ve kokularından birisidir.


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 79-80-81 Ferman Yayıncılık”

Kestane, kayıngiller olarak adlandırılan ağaç familyasındandır. Yediğimiz kestane ise, bu ağacın tohumudur.

Kışın severek tükettiğimiz bu tohumlar sağlığımız için de son derece faydalıdır. Kestanenin kültürümüzdeki yeri ise apayrıdır. Özellikle soğuk kış akşamlarının vazgeçilmez atıştırmalığı olan kestane eskiden, henüz kaloriferli evler bu kadar yaygınlaşmadan çoğunlukla evdeki sobanın üzerinde pişirilirdi. Şişkin bir göbeğe benzeyen bombeli kısmından bıçakla çizilerek sobanın üzerinde 10-15 dakika pişirmek bu keyifli lezzete kavuşmak için yeterliydi. Sadece kebabı mı? Kestane şekeri, kestane püresi, kestane ezmesi gibi değişik şekillerde sofralarımızda, tatlılarımızda, pastalarımızda kullandığımız kestane mutfağımıza ayrı bir lezzet katar.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 80 Cevapları


Kestane çoğu sert kabuklu yemişlerin aksine vitamin ve mineral açısından zengin bir besin kaynağıdır. Yağ oranı düşüktür ve sindirim sistemimiz için son derece faydalı lifler ile B1, B2 ve C vitaminlerini de bol miktarda içerir.

Aynı zamanda güçlü bir antioksidan olan kestanenin, kansere karşı da koruyucu etkisi de var. Demir, kalsiyum, magnezyum, mangan, fosfor ve çinko gibi mineraller bakımından da zengin olan kestane tam bir potasyum deposudur.

Buğday ununda glüten adı verilen bir madde bulunur. Alerjisi olan ya da çölyak hastası olan kişiler bu unları tüketemez. Kestane glüten içermediği için un olarak da kullanılabilir ve glüten duyarlılığı olan kişiler tarafından da rahatça tüketilebilir.

Ancak, yüksek karbonhidrat içermesinden dolayı fazla miktarlarda kestane tüketimi kan şekerinin yükselmesine neden olabilir. Bu yüzden şeker hastalarının yedikleri kestane miktarına çok dikkat etmeleri gerekir.

Ilıman bölgelerde yetişen kestane ağacının 16 değişik türü bulunmaktadır. Boyu 30 metreye kadar uzayabilen kestane ağaçları 500 yıl yaşayabilirler. Bu nedenle kestaneler Anadolu ormanlarının en görkemli ağaçlarıdır.

Türkiye’de yetişen tek tür olan Anadolu kestanesi, Kuzey Anadolu kıyılarından Marmara Bölgesi’nin içlerine ve Ege Bölgesi’ne kadar geniş bir alana yayılmıştır. Anadolu kestanesinin Grekler tarafından Yunanistan’a götürüldüğü, oradan da İtalya ve diğer Akdeniz ülkelerine yayıldığı bilinmektedir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 81 Cevapları


Ekim ve kasım aylarında hasadı yapılan kestanenin meyvesini, dikenli kabuğu (kupulası) nedeniyle ilk bakışta tanımak zordur. Ağaçtan düşürülen kestanelerin hem üzerlerinde dikenleri vardır, hem de tadı biraz acıdır. Dikenli kabuğun düşmesi ve tadındaki acılığın giderilmesi için toplanan kestanelerin üzeri toprakla örtülür. Kestane belli bir süre sonra topraktan çıkarılır, dikenli kabuğu soyulur ve soframıza kadar gelir.

Ülkemizdeki kestane üretiminin yaklaşık %70’i Ege bölgesinde gerçekleştirilir. En çok Aydın’da yetiştirilir ve bu kestaneler çok kalitelidir. Bursa’nın tadına doyulmaz kestane şekeri, Aydın kestanesinden üretilir. Aydın’dan sonra, İzmir, Kastamonu ve Sinop kestane üretiminde ilk sıralarda yer alır.

Sonbaharda toplanıp kışın tükettiğimiz kestanenin ağacı da değerlidir. İtalya’da fıçı yapımında kullanılan kestane ağaçları, mobilya ve dekorasyon alanında da tercih edilmektedir.

Sağlam ve dayanıklı yapısından dolayı bahçe çiti yapmak için en çok kestane ağacı kullanılır. Kestane ağacının en büyük özelliklerinden biri de yaşlanan ağaçların parçalanarak dökülmesidir. Ağaç parçalanmaya başladığında kökten çıkardığı dallar sayesinde yeni ağaçlar yetişir. Kestane ağacının dökülen parçaları, yaprakları, dalları ve tohumları çürüyerek toprağa karışır. Humus adı verilen bu doğal gübre özellikle çiçek yetiştiricileri tarafından  sıklıkla tercih edilir.

Ve son bir uyarı: Parklarda bahçelerde sık sık karşımıza çıkan bir başka kestane ağacı daha vardır. Severek yediğimiz kestaneden daha iri ve tombul tohumları olan bu kestanelere “at kestanesi” adı verilir. Sakın görüntüsüne aldanıp “at kestanesi” yemeyin. Bu tohumlar zehirli ve sağlığımız açısından son derece tehlikelidir.

Öncü Çocuk dergisi


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 79-80-81 Ferman Yayıncılık” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 138-139-140-141-142-143 MEB Yayınları

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Karanlığın Rengi Beyaz Dinleme Metni Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 138, 139, 140, 141, 142, 143


8. Sınıf Türkçe Kitabı Karanlığın Rengi Beyaz Dinleme Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 138-139-140-141-142-143


Hazırlık Çalışmaları


1. “Her insan bir engelli adayıdır.” düşüncesine katılıyor musunuz? Açıklayınız.


Kısa Cevap : ““Her insan bir engelli adayıdır.” düşüncesine katılıyor musunuz? Açıklayınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

“Her insan bir engelli adayıdır. ” Sözünü kesinlikle katılıyorum.

Şu anda engelli olan insanlar da eskiden sağlıklı insanlardı ve belki de hayatın bu imtihanını yüzüyle karşılaşacaklarını hiçbir zaman düşünmemişlerdi.

Başımıza gelecek hastalık, olay veya kazaları bilemeyeceğimiz için bizim de ileride böyle olup olmayacağımızı bilemeyiz.

Bu yüzden bu söz bütün insanlara bir ders ve uyarı niteliğindedir.

Sağlıklı olan insanlarında başlarına bazı olaylar gelebilir. Bu olaylar veya hastalıklar neticesinde sakat kalabilir ve hayatlarını belki de ölene kadar böyle sürdürmek zorunda kalabilirler.

İnsanlar bu şekilde düşünüp empati kurarak diğer insanlara saygılı ve kibar davranmalıdır.

Bu yüzden bu söz büyük bir ders ve uyarı niteliğindedir diye düşünüyorum.


2. Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir?


Kısa Cevap : “Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevlerden bir tanesi onlara doğru bir şekilde yaklaşmak ve yardımda bulunmaktır.

İyi niyetle ancak kötü yaklaşımlar ve onlara yardım diye sandığımız zarar verici davranışlar onlara büyük zararlar verebilir ve onların düşme, yaralanma gibi zararlı olmalarına sebep olabilir.

Mesela gözleri görmeyen bir kimseyi karşıdan karşıya geçirmek istediğimizde onlara bunu teklif etmeli ve o izin verirse bunu yapmalıyız.

Tekerlekli sandalyede olan bir kişi için durum böyledir.

Onlara haber vermeden bir anda kollarına girmek veya onları yürütmeye çalışmak onların düşmesine, yararlanmasına veya psikolojik olarak kendilerini kötü hissetmelerine sebep olabilir.

Yapmamız gereken şeylerden bir tanesi de onlar için ayrılmış olan yolları, koltukları işgal etmemek ve onlara bu alanları boş bırakmaktır.

Eğer sürücüysek bu şekilde geçen yayalara öncelik vermeli ve tarafı trafiği zararı bırakmayacak şekilde onlara öncelikte bulunmalıyız.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 139 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : “Karanlığın Rengi Beyaz” metnini dinlerken sözcük bölümüne not aldığınız sözcüklerin anlamlarını tahmin ediniz. Tahmininizi sözcüklerin sözlük anlamı ile karşılaştırınız.


Cevap :

İşkence Kelimesi

Sözlük Anlamlı : bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet olarak tanımlanmaktadır

Tahmin : eziyet


Yüreği ağzında beklemek deyimi

Sözlük Anlamlı : Birdenbire çok korkmak, kalbi yerinden fırlayacakmış gibi hızlı hızlı atmak

Tahmin : çok heyecanlanmak


Denklem Kelimesi

Sözlük Anlamlı :

1.en azından koşullu olarak denk olan iki önerme arasına eşit imi [ = ] konularak elde edilen yeni önerme.
2.bir kimyasal tepkimeye giren, çıkan ve ara basamaklarda yer alan maddelerin değişimlerini nicel olarak gösteren anlatım.

Tahmin : denklik sağlanarak kullanılan işlem


Zafiyet Kelimesi

Sözlük Anlamlı :

1. arıklık, zayıflık.
2. güçsüzlük, dermansızlık, halsizlik.

Tahmin : zayıf nokta


2. ETKİNLİK


Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.


1. Selim ve Kerim kardeşlerin okul yıllarında karşılaştıkları sorunlar nelerdir?


Cevap :

Selim ve Kerim kardeşlerim okul yıllarında karşılaştıkları sorunlar yazıları tam olarak görememeleri, okuyamamaları ve okumada çok zorlanmalarıdır.


2. Selim ve Kerim kardeşlerin fen bilgisi sınavında yaşadıkları sorun nedir?


Cevap :

Selim ve Kerim kardeşlerim fen bilgisi sınavında yaşadıkları sorun havanın kararmaya başlaması sebebi ile göremedikleri için yazamamalarıdır.


3. Selim ve Kerim kardeşler, lise yıllarında yaşadıkları sorunları fakülte yıllarında neden yaşamamışlardır?


Cevap :

Kerim kardeşler , lise yıllarında yaşadıkları sorunları fakülte yıllarında rehabilitasyon merkezindeki öğrenimleri sayesinde yaşamamışlardır.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 140 Cevapları


4. Selim ve Kerim kardeşlerin eğitim hayatına anne ve babalarının nasıl bir katkısı olmuştur?


Cevap :

Eğitim hayatına anne babaları destek çıkmış , anneleri uzun bir süre ödevlerini yapmıştır. Rehabilitasyon merkezinde tedavi ettirmişlerdir.


5. Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?


Kısa Cevap : “Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda çok başarılı olduklarını düşünüyorum.

Kendilerinde bulunan başarma azmi ve içlerinde bulunmuş olduğu imtihan sebebiyle sağlıklı bireylerden çok daha fazla azimli olabiliyorlar.

Engelli bireyler fiziksel olarak kendilerine imkan sunulduğu ve psikolojik olarak da gerçekten desteklendikleri zaman bence birçok sağlıklı insan yapabildiği birçok şeyi yapabilir hatta daha iyi seviyeleri bile gelebilirler.

Engelli bireylerin zeka olarak genelde çok aktif olduklarını ve bir şeyi başarmak istedikleri zaman eğer desteklenirlerse çok başarılı olduklarını birçok hikayede görmekte ve duymaktayız.

Bunun için yapmamız gereken onları hayata kazandırmak hem kendileri hem de toplum açısından büyük faydalar getirecektir.


6. Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz?


Kısa Cevap : “Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Okuduğum metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden kişilerin fiziksel ve sağlık durumlarına, köklerine veya cinsiyetlerine bakılmaksızın eşit imkanlar alarak eğitim alabilmeleri olduğunu anlıyorum.

Bence her insanın başarma potansiyeli içerisinde vardır. Bu başarmak potansiyeli sayesinde açıklar kapatıldığı ve desteklendiği zaman insanın içerisindeki yetenekler ortaya çıkar.

Yetenekler ne kadar yüksek olursa olsun desteklenmediği ve ortaya çıkarılmadığı sürece yok olmaya mahkumdur.

Engelli bireylerde kendilerine özel imkanlar sunularak yardımcı olunduğu ve kendileri psikolojik ve fizyolojik olarak desteklenerek hayata kazandırılabilirler.

Bunun hem o insanlar hem aileleri hem de toplumumuz açısından gerekli olduğunu düşünüyorum.


3. ETKİNLİK


Soru : Metnin konusunu ve ana fikrini yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu : görme engelli olan iki kardeşin eğitim hayatında yaşadıkları zorluklar ve başarıları

Metnin Ana Fikri : engelli olmanın başarıya engel olmadığıdır


4. ETKİNLİK


a) Görselleri ve haber yazılarını inceleyiniz.


ENGELLERİ AŞANLAR


Tekerlekli Sandalye Erkek Millî Takımı 2017 Avrupa Şampiyonu

Türkiye Tekerlekli Sandalye Basketbol Erkek Millî Takımı, Avrupa Şampiyonası finalinde Büyük Britanya’yı 76-69’luk skorla yenerek şampiyon oldu.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 141 Cevapları


Ampute Futbol Millî Takımımız 2017 Avrupa Şampiyonu Oldu

Avrupa Ampute Futbol Federasyonu (EAFF) Avrupa Şampiyonası finalinde İngiltere’yi 2-1 mağlup ederek kupayı müzesine götüren Ampute Millî Takımı’nın başarısı, ülkede herkesin göğsünü kabartıyor.


Paralimpik Oyunları’nda Türkiye 9 Madalya Kazandı

2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda Türkiye; 3 altın, 1 gümüş ve 5 bronz madalyayla genel sıralamada 34. oldu.


Şeyma Nur Emeksiz, 2016’da Avrupa Para Tekvando Şampiyonu Oldu

İstanbul Bilgi Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu Spor Yöneticiliği Bölümü öğrencilerinden Şeyma Nur
Emeksiz, 5. Avrupa Para Tekvando Şampiyonası’nda kadınlar K43 +58 kiloda altın madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Ellerinden ortopedik engelli olan Emeksiz, Türkiye’nin 9 erkek, 3 kadın olmak üzere toplamda 12 sporcuyla yer aldığı şampiyonada başarısını dünyaya kanıtladı.


b) Bu haber yazılarından çıkardığınız sonuç nedir? Bu konuyla ilgili düşüncelerinizi anlatan bir konuşma yapınız.


Cevap :

Bu haber yazılarından çıkardığım sonuç özel gereksinimi olan insanlara imkanlar verilirse Büyük başarılar elde edebileceği ve hayata kazandırılabilecekleridir.

Bu insanlar birçok meslek alanında kazandırılabilir ve birçok başarı elde ederek hem kendileri hem de ülkemiz için çok faydalı olabilirler.

Özellikle bu özel gereksinimi olan insanlar kendilerine destek çıkıldığında başarılarını diğer insanlardan daha büyük şekilde gösterebilir ve daha azimli oldukları için daha üstün başarılar gösterebilirler.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 142 Cevapları


5. ETKİNLİK


a) Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız. Yazınıza uygun bir başlık koyunuz.


Kısa Cevap : “Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Benim odam Güneşi en iyi şekilde alan evin en aydınlık odasıydı.

Güneşin vücudumu ısıttığını hisseder pencereyi açar güzel havanın kokusunu içime çekerdim.

Güneş ışığını görebilmeyi çok isterdim. Doğuştan görme engelli olduğum için renkleri ve özellikle de güneşi çok merak ediyordum.

Annem odamın ne kadar Güneşli olduğunu anlattığı sıralarda ben sadece bunu hayal ediyor ve ısındığım şeyin renginin nasıl olduğunu görmeyi çok arzuluyordum.

Okula kız kardeşimle gidiyor servise inip inerken annem bana yardımcı oluyor.

Okulda öğretmenlerin ve arkadaşlarım bana yardımcı oluyor ve arkadaşlarım arasında okula girip çıkarken en son girip çıkmayı tercih ediyorum.

Arkadaşlarım konuşurken takılıp düşmemek ve ayaklar arasında kalmamak için bunu yapmam gerekiyor.

Saçlarımı yüzüme dokunduğum zaman onların nasıl göründüğünü aslında çok merak ediyorum.

Babam beni her zaman güzel kızım diye seviyor ancak ben güzelliğim ve çirkinliğin ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Arkadaşlarımla dışarı çıkarken ve parkta sallanırken bazen çok zor zamanlar yaşıyorum. Özellikle kalabalık zamanlarda dışarı çıkmıyor sakin zamanları tercih ediyorum.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 143 Cevapları


b) Yazma etkinliği ile ilgili performansınızı formdaki maddelere göre değerlendiriniz.


Cevap : Bu formu kendiniz doldurmanız gerekmektedir.


6. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümlelerde verilen ögelerden hangileri bulunmaktadır? Bulunan ögeleri ilgili bölüme yazınız.


Cevap :

“8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 143 Cevapları”


 

Our Score

Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız.

8. Sınıf Türkçe Kitabı Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız. konusunu kısaca ele alacağız. 


“Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız.” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Kaza geçirdiğim seneden beri ne yazık ki yürüyebilme yeteneğimi kaybettim.

Ailemin ve arkadaşlarımın yardımıyla okula gidiyor bana ayrılmış olan masada derslerimi en güzel şekilde yapmaya çalışıyorum.

Arkadaşlarımla sohbet ediyor ve insanların acıyıcı bakışları arasında bazen kendimi çok yalnız ve yorgun hissediyorum.

Eve gelince yine ailemin yardımıyla banyo, yemek yeme gibi ihtiyaçlarıma karşılıyor daha sonra ise yine ailemin yardımı ile yatağıma geçip uyuyor.

Haftanın belirli günleri tedavi görüyor ve tekrar yürümeye kavuşacağım günü heyecanla bekliyorum.


“Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız.” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Benim odam Güneşi en iyi şekilde alan evin en aydınlık odasıydı.

Güneşin vücudumu ısıttığını hisseder pencereyi açar güzel havanın kokusunu içime çekerdim.

Güneş ışığını görebilmeyi çok isterdim. Doğuştan görme engelli olduğum için renkleri ve özellikle de güneşi çok merak ediyordum.

Annem odamın ne kadar Güneşli olduğunu anlattığı sıralarda ben sadece bunu hayal ediyor ve ısındığım şeyin renginin nasıl olduğunu görmeyi çok arzuluyordum.

Okula kız kardeşimle gidiyor servise inip inerken annem bana yardımcı oluyor.

Okulda öğretmenlerin ve arkadaşlarım bana yardımcı oluyor ve arkadaşlarım arasında okula girip çıkarken en son girip çıkmayı tercih ediyorum.

Arkadaşlarım konuşurken takılıp düşmemek ve ayaklar arasında kalmamak için bunu yapmam gerekiyor.

Saçlarımı yüzüme dokunduğum zaman onların nasıl göründüğünü aslında çok merak ediyorum.

Babam beni her zaman güzel kızım diye seviyor ancak ben güzelliğim ve çirkinliğin ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Arkadaşlarımla dışarı çıkarken ve parkta sallanırken bazen çok zor zamanlar yaşıyorum. Özellikle kalabalık zamanlarda dışarı çıkmıyor sakin zamanları tercih ediyorum.



 

Our Score

Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz?

8. Sınıf Türkçe Kitabı Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz? konusunu kısaca ele alacağız. 


“Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Okuduğum metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden herkesin öğrenim görmeye ve açıklar bazı çalışmalarla kapatılarak herkesin eğitim almaya hakkı olduğunu anlıyorum.


“Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz?” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Okuduğum metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden kişilerin fiziksel ve sağlık durumlarına, köklerine veya cinsiyetlerine bakılmaksızın eşit imkanlar alarak eğitim alabilmeleri olduğunu anlıyorum.

Bence her insanın başarma potansiyeli içerisinde vardır. Bu başarmak potansiyeli sayesinde açıklar kapatıldığı ve desteklendiği zaman insanın içerisindeki yetenekler ortaya çıkar.

Yetenekler ne kadar yüksek olursa olsun desteklenmediği ve ortaya çıkarılmadığı sürece yok olmaya mahkumdur.

Engelli bireylerde kendilerine özel imkanlar sunularak yardımcı olunduğu ve kendileri psikolojik ve fizyolojik olarak desteklenerek hayata kazandırılabilirler.

Bunun hem o insanlar hem aileleri hem de toplumumuz açısından gerekli olduğunu düşünüyorum.



 

Our Score

Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?

8. Sınıf Türkçe Kitabı Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz? konusunu kısaca ele alacağız. 


“Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Bence engelli bireyler özellikle psikolojik açıdan desteklendikleri ve kendilerine fizyolojik olarak imkan sunulduğu zaman büyük başarılar elde edebilirler.


“Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda çok başarılı olduklarını düşünüyorum.

Kendilerinde bulunan başarma azmi ve içlerinde bulunmuş olduğu imtihan sebebiyle sağlıklı bireylerden çok daha fazla azimli olabiliyorlar.

Engelli bireyler fiziksel olarak kendilerine imkan sunulduğu ve psikolojik olarak da gerçekten desteklendikleri zaman bence birçok sağlıklı insan yapabildiği birçok şeyi yapabilir hatta daha iyi seviyeleri bile gelebilirler.

Engelli bireylerin zeka olarak genelde çok aktif olduklarını ve bir şeyi başarmak istedikleri zaman eğer desteklenirlerse çok başarılı olduklarını birçok hikayede görmekte ve duymaktayız.

Bunun için yapmamız gereken onları hayata kazandırmak hem kendileri hem de toplum açısından büyük faydalar getirecektir.



 

Our Score

Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir?

8. Sınıf Türkçe Kitabı Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir? konusunu kısaca ele alacağız. 


“Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir?” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler onlara doğru bir şekilde yaklaşmaları ve yardımda bulunmaları, onlar için ayrılmış olan mekanları işgal etmemeleri ve onları da düşünerek hareket etmeleridir.


“Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir?” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevlerden bir tanesi onlara doğru bir şekilde yaklaşmak ve yardımda bulunmaktır.

İyi niyetle ancak kötü yaklaşımlar ve onlara yardım diye sandığımız zarar verici davranışlar onlara büyük zararlar verebilir ve onların düşme, yaralanma gibi zararlı olmalarına sebep olabilir.

Mesela gözleri görmeyen bir kimseyi karşıdan karşıya geçirmek istediğimizde onlara bunu teklif etmeli ve o izin verirse bunu yapmalıyız.

Tekerlekli sandalyede olan bir kişi için durum böyledir.

Onlara haber vermeden bir anda kollarına girmek veya onları yürütmeye çalışmak onların düşmesine, yararlanmasına veya psikolojik olarak kendilerini kötü hissetmelerine sebep olabilir.

Yapmamız gereken şeylerden bir tanesi de onlar için ayrılmış olan yolları, koltukları işgal etmemek ve onlara bu alanları boş bırakmaktır.

Eğer sürücüysek bu şekilde geçen yayalara öncelik vermeli ve tarafı trafiği zararı bırakmayacak şekilde onlara öncelikte bulunmalıyız.



 

Our Score
error: Content is protected !!