8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 30-33-34-35-36-37 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Türkçenin Söz Denizinde-Sevmek Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37


8. Sınıf Türkçe Kitabı Türkçenin Söz Denizinde-Sevmek Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 30-33-34-35-36-37


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 30-33-34-35-36-37 Ferman Yayıncılık”

Soru : İnsanların konuşurken kullandığı kelimeler bize o kişi hakkında ne tür bilgiler verir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.


Kısa Cevap : “İnsanların konuşurken kullandığı kelimeler bize o kişi hakkında ne tür bilgiler verir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Bence bir insanla konuşurken onun kullandığı kelimeler ahlakını, karakterini, kültür seviyesini ortaya koyar.

Verdiğiniz sorulara nasıl cevap verdiği ve sizin duygularınız karşısında nasıl konuşup tepki verdiği o insanın nasıl bir insan olduğunu gösterir.

Hepimiz özellikle sinirli olduğumuz zamanlarda bilinçaltımızdaki duygu ve düşünceleri açıkça söylemek zorunda kalırız. Veya öfkelendiğimiz zaman kullandığımız kelimeler ahlak seviyemizi ve neler yapabileceğimizi gösterir.

Sizin sorularınıza veya konuşmalarınıza karşı dinleme şekli, kullanmış olduğu kelimeler de büyük ipuçlarıdır.

Belirli bir zaman konuşarak karşımızdaki insanı büyük hoca tanıyabilir böylece ilişkimizi ona göre düzenleyebiliriz.


Türkçenin Söz Denizinde-Sevmek 

Ben gelmedim dava için
Benim işim sevi için
dizeleriyle yüzyıllar ötesinden seslenen Yunus Emre bir başka şiirinde;
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz.
diyor; dünyanın geçiciliği karşısında sevmenin, sevilmenin daha önemli olduğunu vurguluyor.
Ozanımız Karacaoğlan,
Kınamazlar güzel sevse yiğidi,
Güzel sevmek koç yiğide ar değil. diyerek güzel seven yiğidin kınanamayacağını, sevmenin utanılacak bir şey olmadığını dile getiriyor.

Sait Faik de her şeyin bir insanı sevmekle başlayacağını söylüyor…* Edebiyatımızdan pek çok başka örnek verilebilir… Sayısız sanatçımızın, sayısız eserinde sayılamayacak kadar çok kullandığı sevi, sevgi, sevgili, sevim, sevimli, sevinç, sevinçli gibi sözlerimiz, en eski dönemlerinden bu yana yüzlerce yıldır Türkçemizde var olan sevmek sözüne dayanmaktadır.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 31 Cevapları


İlk yazılı kaynaklarımızda seb- biçiminde geçer bu sözümüz… Eb sözünün ev, sab sözünün sav olması gibi seb- sözü de Türkiye Türkçesinde de sevmek biçiminde değişmiştir. Bu ses değişikliğinin Türk lehçelerinde farklı biçimlerde yaşanması sonucunda sevmek sözü Türk yazı dillerinde ve lehçelerinde değişik biçimlerde kullanılmaktadır. Farklı sözlermiş gibi görünse de bütün bu biçimler Eski Türkçe dönemindeki seb- köküne dayanmaktadır.

Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türkçe Sözlük’e göre sevmek sözü Türkiye Türkçesinde ‘Sevgi ve bağlılık duymak.’, ‘Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek.’, ‘Çok hoşlanmak.’, ‘Okşamak.’, ‘Yerini, şartlarını uygun bulmak.’ gibi beş ayrı anlamda kullanılmaktadır. Bu anlamlardan ‘Yerini şartlarını uygun bulmak’ insanlar için olduğu kadar bitkiler ve hayvanlar için de söz konusu olabilmektedir. Örneğin, bir insanın sıcak yeri tercih etmesi, bir çiçeğin güneşli yerde daha hızlı büyümesi sevmek sözünün yerini, şartlarını uygun bulmak anlamıyla kullanılmasıdır.

Türkçede sev- kökünden türetilmiş pek çok sözümüz bulunmaktadır: Sevecen, ‘acıyarak ve koruyarak seven’ anlamındadır. Yabancı kökenli şefkâtli ve müşfik de aynı anlamdadır. Sevecenlik ise ‘acıyarak ve koruyarak sevme’ karşılığındadır. Sever sözü, barışsever, çiçeksever, dilsever, hayırsever, vatansever, yardımsever, yurtsever gibi pek çok birleşik sözde seven kimse için kullanılırken severlik sözü de sever olma durumunu ifade etmek üzere birleşik söz yapımında yer alır.

İnsanı ‘bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu’ ise yine sev- kökünden türemiş olan sevgidir. Sevgi beslemek ‘sevgi duymak, sevmek’ anlamındadır. Sevginin yoğun olarak sergilenmesi durumu için ise sevgi seli sözünü kullanırız.

Sevgili sözü sevgiden türemiştir ve ‘sevgi ve bağlılık duyulan’ anlamındadır. Bu sözün ikinci anlamı ise sevilen ve âşık olunan kimsedir. Bu anlamdaki sevgili sözünün yakın anlamlı karşılıkları ise yavuklu, dost, yar, canandır.

Arapça kökenli aşk sözünün Türkçe karşılığı sevidir. Yunus Emre’nin de kullandığı bu söz aşırı sevgi ve bağlılık duygusu anlamındadır. Görür görmez seven, âşık olan kimse için Türkçede kullandığımız sözümüz şıpsevdidir. (…) ‘Sevinç duymak’ anlamındaki sevin-, sevinme, seviniş, sevinç sözlerine de kaynaklık etmiştir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 32 Cevapları


‘İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan, çoşku’ anlamında kullandığımız sevinç sözüyle yapılan sevinç yaşları (veya gözyaşları) dökmek ‘sevinçten ağlamak’, sevinci kursağında kalmak ‘bir engel sebebiyle hayal kırıklığına uğramak’, sevincinden ağzı kulaklarına varmak ile sevinçten uçmak ise ‘çok sevinmek’ anlamlarında dilimizin söz varlığında yer almaktadır. ‘Sevinci olan ve sevinç veren’ karşılığında kullandığımız sevinçli, ‘sevinci olmayan, sevinç vermeyen’ karşılığında kullandığımız sevinçsiz de aynı köke dayanmaktadır. ‘Maddi, manevi mutluluk içinde yaşama’ ve ‘durumundan, yaşantısından memnun olma duygusu’ anlamlarındaki yaşama sevinci de bu sözle yapılmış birleşiktir (…) ‘Sevilmeyen, hoşa gitmeyen bir davranışta bulunan kimseler’ için alay yollu söylediğimiz söz de sevsinler biçimindedir.

İçinde sevgi, sevmek gibi sözler geçmese de bazı sözlerimiz de bu anlamlarda kullanılmaktadır: ‘Çok sevgi ve özen göstermek’ anlamındaki üzerine titremek, ‘birine karşı sevgi veya ilgi duymak’ anlamındaki yakınlık duymak bu sözlerimizden bazılarıdır. Değindiklerimizin yanı sıra Türkçenin söz varlığında sev- kökünden türemiş ya da bu sözle birleşikler yapılmış daha pek çok sözcüğümüz var. Bu sözlerimizi Türkçe Sözlük’ten veya sanal ortamdaki sözlüğümüz Güncel Türkçe Sözlük’ten öğrenebilirsiniz. Ayrıca, yabancı kökenli olmalarına karşın Türkçenin söz varlığında yüzlerce yıl kullanılmış olan sevda, muhabbet, aşk ile bu sözlerden türemiş sözcüklerden bazıları hâlâ günümüzde yaygın bir biçimde kullanılmaktadır.

(…) Şükrü Halûk AKALIN
Türk Dili Dil ve Edebiyat dergisi
(Kısaltılmıştır.)


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 32 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Ozan Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

TDK Sözlük Anlamı: Şair

Tahminim: Şair

Cümlem :

  1. Büyük ozan meğer ne büyük çileler çekmiş.
  2. Büyük ozan doğaçlama ile hem çalar hem de söylermiş.
  3. Kurallara bakınca ozan olmanın o kadar kolay bir şey olmadığını anladım.
  4. Ozanın sesi yürekleri dağlıyor oradaki herkesi ağlatıyordu.
  5. Küçük ozan yarışmada kendini kanıtlamaya çalışıyordu.

Lehçe Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : kelime

TDK Sözlük Anlamı: konuşma tarzı

Tahminim: Şive

Cümlem :

  1. Bu yörenin lehçesine alışabildin mi?
  2. Aynı yerde yaşamamıza rağmen lehçelerimiz ne kadar da farklı değil mi?
  3. Sizin lehçenizde bu nasıl söyleniyor?
  4. Lehçesinden nereli olduğunu tahmin etmek hiçte zor değil.
  5. Minik kız lehçesi ile konuştukça yürekleri kazanıyordu.

Sevgi Seli Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime grubu

TDK Sözlük Anlamı: çok sevgi gösterisi

Tahminim: Aşırı sevgi gösterilmesi

Cümlem :

  1. Bana gösterdiği bu sevgi seli beni şaşırtmıştı.
  2. Yaptıklarından sonra kısa süreli yapmış olduğu sevgi seli gösterisine inanma.
  3. Sevgi seli olup aktı bir anda sanki.
  4. Bu kadar zaman sonra bu sevgi selini beklemiyordum.
  5. Bu sevgi seli sana inandırıcı geldi mi?

Şıpsevdi Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : kelime grubu

TDK Sözlük Anlamı: Görür görmez seven, âşık olan kimse

Tahminim: Çabucak seven

Cümlem :

  1. Herkes onun ne kadar şıpsevdi olduğunu bilir.
  2. Beni şıpsevdinin teki sandı herhakde.
  3. Böyle şıpsevdi insanlardan hiç hoşlanmam.
  4. Bence o şıpsevdiye güvenme, uzak dur.
  5. Şıpsevdinin tekiymiş, baksana hemen birini bulmuş.

Sevinci Kursağında Kalmak Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime grubu

TDK Sözlük Anlamı: bir engel sebebiyle hayal kırıklığına uğramak.

Tahminim: engel çıkınca hevesi yarım kalmak

Cümlem :

  1. Onu karşısında görünce hevesi kursağında kaldı.
  2. Çocuğun hevesini kursağında bırakma.
  3. Bırak oynasın ,hevesi kursağında kaldı.
  4. Baksana hevesi kursağında kaldı resmen.
  5. Tam alışmıştım ki hevesim kursağımda kaldı.

2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre cevaplayınız.


1. Sevgi ile ilgili kimlerin sözüne yer verilmiştir? 


Cevap :

Sevgi ile ilgili Sait Faik Abasıyanık, Karacaoğlan, Yunus Emre  ‘ nin sözlerine yer verilmiştir.


2. Dilimizde sevgi mesajı veren atasözlerini TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten araştırınız. 


Cevap :

Dilimizde sevgi mesajı veren atasözleri

  • Kalp kalbe karşıdır
  • Yiğidi gül ağlatır gam öldürür
  • Gülü seven dikenine katlanır
  • Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz

3. Yunus Emre, “Sevelim sevilelim,/Dünya kimseye kalmaz.” dizeleriyle sizce ne anlatmak istemiştir?


Kısa Cevap : “Yunus Emre, “Sevelim sevilelim, Dünya kimseye kalmaz.” dizeleriyle sizce ne anlatmak istemiştir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Yunus Emre, “Sevelim sevilelim,/Dünya kimseye kalmaz.” dizeleriyle anlatılmak istenen bence hayatım kimlere ve düşmanlıklara yer olmayacak kadar kısa olduğu ve insanın o kısa hayatta affederek sevmesi ve sevilmeyi tatması gerektiğidir.

Hayvanlar ve bitkilere baktığımız zaman bile onların bile sevgiden anladığı ve sevgi gördükleri zaman çok daha farklı hareket ettikleri gözlemlenmiştir.

Bitkiler bile sevildiği zaman farklı tepkiler verir ve büyürler.

İnsan hayatı çok uzun değildir. Bu kısa olan hayatını güzellikler ve sevgiyle süslendirmeli, kötülüklerle harap etmemelidir.

Bu sözde bu kısa olan zamanı en güzel şekilde değerlendirmemiz için bize bir öğüttür.


4. “Sev-” sözcüğünden türeyen kelimeleri ve anlamları söyleyiniz. 


Kısa Cevap : ““Sev-” sözcüğünden türeyen kelimeleri ve anlamları söyleyiniz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

“Sev-” sözcüğünden türeyen kelimeler ve anlamları

Sevdalanma: sevdalanmak eylemi.

Sevdirmek: sevmesini sağlamak.

Sevmek: 1.sevgi ve bağlılık duyumsamak.
2.birine gönül vermek, sevgiyle bağlanmak, âşık olmak.

Sevilmek: sevmek eylemine konu olmak.

Sevgili: Sevilen ve âşık olunan kimse, yavuklu, dost, yâr, canan

Sevimli: sevilecek, hoşa gidecek yönü, özelliği bulunan

Sevinç: çok istenen ya da hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyumsanan coşku.

Sevi: güçlü sevgi ve bağlılık duygusu, aşk, sevda.

Vatansever: yurdunu ve ulusunu büyük bir coşkuyla seven, onların uğrunda her türlü özveriye katlanan (kimse).

Yardımsever: yardım etmekten kaçınmayan, herkese yardım eden, yardım etmekten hoşlanan (kimse).

Hayırsever: yoksullara, düşkünlere, yardıma gereksinim duyan kimselere iyilik ve yardım etmesini seven (kimse).


5. İçinde “sevgi, sevmek” gibi sözcükler geçmese de bu anlamlarda kullanılan sözcük grupları nelerdir? Anlamlarıyla birlikte söyleyiniz.


Cevap :

İçinde “sevgi, sevmek” gibi sözcükler geçmese de bu anlamlarda kullanılan sözcük grupları

Aşık Olmak: aşk ile bağlanmak, sevmek.

Gönül Vermek: (birine, bir şeye) sevgiyle, aşkla bağlanmak, âşık olmak.

Gönül bağı: duygusal ilişki, sevgi bağı anlamına gelen bir deyimdir.


3. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metne uygun yeni başlıklar bularak bu başlıkları aşağıya yazınız. Neden bu başlıkları tercih ettiniz? Açıklayınız.


Cevap :

TDK Dilinde Sevmek

Güzel Türkçemizde Sevmek Ne Demek?

Sevgiyi Türkçe Denizinde Tarif Etmek

Yazımızda hem sevmek hem de TDK ve Türkçemizde sevgi fiili işlendiği için bu başlıkları tercih ettim.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 34 Cevapları


4. ETKİNLİK


Yanlışlığı ya da doğruluğu kişiye göre değişmeyen, kanıtlanabilen cümlelere “nesnel yargı bildiren”; yanlışlığı ya da doğruluğu kişiye göre değişen, yorumlanabilen cümlelere “öznel yargı bildiren” cümleler denir.

Soru : Yukarıdaki açıklamadan yararlanarak yazarın metinde kullandığı öznel ve nesnel yargı bildiren cümleleri tespit ediniz. Aşağıya bu cümlelerden örnekler yazınız.


Cevap :

Öznel Yargı Bildiren Cümleler =

  • Sevelim sevilelim /Dünya kimseye kalmaz
  • Kınamazlar güzel sevse yiğidi,/ Güzel sevmek koç yiğide ar değil.

Nesnel Yargı Bildiren Cümleler =

  • Yerini şartlarını uygun bulmak’ insanlar için olduğu kadar bitkiler ve hayvanlar için de söz konusu olabilmektedir.
  • Görür görmez seven, âşık olan kimse için Türkçede kullandığımız sözümüz şıpsevdidir. (…)
  • Arapça kökenli aşk sözünün Türkçe karşılığı sevidir.

5. ETKİNLİK


Soru : Aşağıda, okuduğunuz metinden bir paragraf verilmiştir. Yazar, bu paragrafta anlatım biçimlerinden biri olan açıklayıcı anlatımdan yararlanmıştır. Siz de okuduğunuz metinden açıklayıcı anlatım örneği bularak örneğinizi noktalı alana yazınız.

“Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türkçe Sözlük’e göre sevmek sözü Türkiye Türkçesinde ‘Sevgi ve bağlılık duymak.’, ‘Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek.’, ‘Çok hoşlanmak.’, ‘Okşamak.’, ‘Yerini, şartlarını uygun bulmak.’ gibi beş ayrı anlamda kullanılmaktadır. Bu anlamlardan ‘Yerini şartlarını uygun bulmak’ insanlar için olduğu kadar bitkiler ve hayvanlar için de söz konusu olabilmektedir. Örneğin, bir insanın sıcak yeri tercih etmesi, bir çiçeğin güneşli yerde daha hızlı büyümesi sevmek sözünün yerini, şartlarını uygun bulmak anlamıyla kullanılmasıdır.”


Cevap :

Türkçede sev- kökünden türetilmiş pek çok sözümüz bulunmaktadır:

Sevecen, ‘acıyarak ve koruyarak seven’ anlamındadır. Yabancı kökenli şefkatli ve müşfik de aynı anlamdadır. Sevecenlik ise ‘acıyarak ve koruyarak sevme’ karşılığındadır.

Sever sözü, barışsever, çiçeksever, dilsever, hayırsever, vatansever, yardımsever, yurtsever gibi pek çok birleşik sözde seven kimse için kullanılırken severlik sözü de sever olma durumunu ifade etmek üzere birleşik söz yapımında yer alır.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 35 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metinde yazarın kullandığı düşünceyi geliştirme yollarını (tanımlama, örneklendirme, tanık gösterme, karşılaştırma, sayısal verilerden yararlanma, benzetme) belirleyiniz. Seçtiğiniz düşünceyi geliştirme yolunu örnekleyen paragrafı noktalı alana yazınız.


Kısa Cevap :

Tanık Gösterme

  • Sait Faik de her şeyin bir insanı sevmekle başlayacağını söylüyor…
  • Ozanımız Karacaoğlan, “Kınamazlar güzel sevse yiğidi,/Güzel sevmek koç yiğide ar değil.” diyerek güzel seven yiğidin kınanamayacağını, sevmenin utanılacak bir şey olmadığını dile getiriyor.

Örneklendirme

  • Türkçede sev- kökünden türetilmiş pek çok sözümüz bulunmaktadır: Sevecen, ‘acıyarak ve koruyarak seven’ anlamındadır. Yabancı kökenli şefkâtli ve müşfik de aynı anlamdadır. Sevecenlik ise ‘acıyarak ve koruyarak sevme’ karşılığındadır.
  • Sever sözü, barışsever, çiçeksever, dilsever, hayırsever, vatansever, yardımsever, yurtsever gibi pek çok birleşik sözde seven kimse için kullanılırken severlik sözü de sever olma durumunu ifade etmek üzere birleşik söz yapımında yer alır.

7. ETKİNLİK


Soru : Herhangi bir hazırlık yapmadan sınıfınızda “sevginin gücü” konulu bir konuşma yapınız. Arkadaşlarınızdan yaptığınız konuşmayı değerlendirmelerini isteyiniz.


Kısa Cevap : “Herhangi bir hazırlık yapmadan sınıfınızda “sevginin gücü” konulu bir konuşma yapınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Sevgili Arkadaşlarım,

Sevgi bütün canlıları etkileyen içgüdüsel ve yerine hiçbir şey koyulamayacak kadar değerli bir duygudur.

Sevgi biri sana hayatı boyunca her alanda etkileyebileceği gibi hayvanlar ve bitkiler üzerinde bile etkilidir.

Sevgi gören bir bitkinin nasıl yeşerdiği ve büyüdüğü , bir hayvanın nasıl kendisini sevene teslim olduğu ve koruduğu şaşkınlıkla gözlemlenmiştir.

Aslında durum insanlar için de çok farklı değildir. Bir bebek doğduğu andan itibaren ölene kadar daima sevmek ve sevilmek istemektedir.

Sevgi görünmeyen bir duygu olmasına rağmen sevilen insanların hayata, hastalıkları ve her şeye karşı nasıl dirençli ve güçlü olduğunu şaşkınlıkla gözlemlemekteyiz.

İşte bu kadar sevginin gücü sayesinde olur. Bir insan ne kadar başarılı olursa olsun sevilmeye olan ihtiyacı asla azalmaz ve bir insan sevildiğini hissetmedikçe kalabalıklar arasında kendini yalnız hissedebilir.

Hayatımızda çok geç olmadan sevginin gücünün farkına varmalı bu kısa hayatı hem sevmeli hem de sevilmeliyiz.


8. ETKİNLİK


Soru : Defterinize 2. etkinlikte araştırdığınız atasözlerinden biriyle bir hikâye yazınız.

Yazacağınız metinde öncelikle zaman, mekân, şahıs ve olay unsurlarını belirleyiniz. Ardından yazacağınız hikâyenin serim, düğüm ve çözüm bölümlerinde anlatacaklarınızı planlayınız. Metni yazarken yazım kurallarına uymaya özen gösteriniz.


Kısa Cevap :

Kalp kalbe karşıdır

Zaman: Geçmiş zaman

Mekan: belirsiz

Şahıslar: Teyze ve ise giden genç

Olay: Teyze ve genç işçinin birbirlerine anne evlat sıcaklığı hissetmeleri

Serim: Bir kış gününde her gün işe giderken camın önündeki yaşlı teyzeyi fark eden adamın içerisinde farklı bir huzur ve mutluluk belirirdi.

Düğüm: Nedenini anlayamasa da her sabah ocağa bakmadan geçemez sanki bir görevi yerine getiriyormuş gibi gözü hemen cama takılırdı.

Kendi kendine teyzenin rahatsız olmaması için cama bakmamaya karar vermişti.

Bir gün merak ederek cama bakınca teyzenin orada olmadığını fark etti. İş dönüşü cesaretini toplayarak onu ziyarete gitti.

Meğer teyze onu bir oğlu gibi sevmiş ve kendisi cama bakmaktan vazgeçince her gün heveslenerek ve zorla çıkmış olduğu koltuğa çıkmayı bırakmıştı.

Çözüm: Rahatsız olmasından korktuğunu söyleyen gence “Kalp kalbe karşıdır yavrum seni oğluma benzettim ” dedi. Oğlan gülümseyerek “Gerçekten kalp kalbe karşı. Bende seni anneme benzetmişim. Seni görünce içimin huzurunu şimdi anlamlandırdım.” dedi.

Uzun Cevap :

Gülü seven dikenine katlanır

Zaman: Geçmiş Zaman

Mekan: İstanbul’un küçük bir semti

Şahıs: Bir çift, çocukları ve arkadaşları

Olay: Çocuğu olmayan bir çiftin çocukları olması ve ona olan sabırları

Serim: İnsanın bir şeye dayanması ve onu hoş görmesi sevgiden mi dersiniz yoksa uzun bir bekleyişin vermiş olduğu hasretten mi?

Düğüm: İstanbul’un küçük bir semtinde yıllarca kaseti ile yanan bir çift vardı. Yıllarca çocukları olmasını beklemiş ne tedavi ne de başka hiçbir şey çare olmamıştı.

Babasından miras kalan tarlaları da düşünmeden satmış ve tedavi olmak için hepsini harcamışlardı.

Umutların yeteceği sırada kadın hamile olduğunu öğrenmiş ve mutluluktan neredeyse uçmuştu.

Geçirilen ağır bir hamileliğe rağmen kadın olan hiç şikayetçi olmuyor bu bebeğini kucağına alacağı güne hasetle bekliyordu.

Nihayet çocuğu olmuş ve büyümeye başlamıştı. Çok afacan ve yaramaz bir çocuk olmuştu. Sabah erkenden kalkıp gece geç vakitlere kadar hiç durmadan ortalığı karıştırması, sokaklarda her yeri birbirine katması gün geçtikçe artıyordu.

Buna rağmen annesi onu yüreğine basıyor ve hiçbir zaman şikayet etmiyordu.

Arkadaşları Kendi çocuklarından yakınken bu çocuğun annesinin hiç şikayet etme işi ve onu her defasında yüreğine basışına hayret edip sabrını sırrını soruyorlardı.

Çözüm: Kadın “Ben bu çocuğu yıllarca bekledim ve birçok şey feda ettim. İki yaramazlığı için ondan şikayet mi edeceğim? Gülü seven dikenine katlanır. Siz hazırdan buldunuz diye kıymetlerini bilmiyorsunuz. Elinizden giderlerse dizlerinizi döversiniz” dedi.

Kadınlar ne kadar hata yaptıklarını anlayıp pişman oldular.

Herşeyde öyle değil mi? Kolaylıkla elde edilen herşeyden ne de çabuk sıkılıveriyor insan! Halbuki sizin şikayetleriniz başkalarının hayali çoğu zaman…


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 36 Cevapları


9. ETKİNLİK


Soru : Aşağıda Eleanor H. Porter (Elenor H. Portır) tarafından yazılan Pollyanna (Polyanna) adlı eserin iki farklı çevirmen tarafından yazılmış, iki farklı baskısından bölümler yer almaktadır. İki metni dil, anlatım ve içerik yönünden karşılaştırınız. Metinlerin farklı ve benzer yönlerini yazınız.


1. Metin

O haziran sabahı, Polly Harrington (Poli Heringtın) mutfağa biraz telaşla girdi. Pek telaşlı biri değildi aslında; hatta sakin tavrıyla övünürdü. Ancak bugün telaş içindeydi, oradan oraya koşuşturuyordu. Mutfakta bulaşıkları yıkayan Nancy (Nensi), şaşkınlıkla
onu izliyordu. Polly Hanım’ın mutfağında sadece iki aydır çalışıyor olmasına rağmen onun telaşsız, sakin tavrını çoktan öğrenmişti.
“Nancy!” “Buyrun hanımefendi,” dedi Nancy neşeyle; bir yandan da elindeki sürahiyi kurulayarak.
“Nancy,” –Polly Harrington’ın sesi artık sertleşmişti–“ben seninle konuşurken, elindeki işi bırakıp sadece benim söylediklerimi dinlemeni istiyorum.”

Zavallı Nancy’nin yüzü kızarmıştı. Sürahiyi alelacele tezgâha bırakıp bezi de üstüne koydu, sürahi az kalsın devriliyordu ama Nancy’nin kıpırdamaya hiç niyeti yoktu. “Haklısınız hanımefendi, bundan sonra öyle yapacağım,” diye kekeledi, sürahiyi düzeltti ve hızlıca döndü. “İşimi yapmaya devam ediyordum çünkü bu sabah bana bulaşıkları hemencecik halletmemi söylemiştiniz.” Hanımefendi kaşlarını çattı.

“Bu kadar yeter, Nancy. Senden açıklama istemiyorum. Dikkat kesilmeni istiyorum.” Sessizce içini çeken Nancy “Haklısınız hanımefendi,” dedi. Bu kadını memnun edecek bir şey olup olmadığını düşündü. Nancy daha önce hiç başka bir yerde “çalışmamıştı”; ancak hasta annesi aniden dul kalınca, üç küçük kardeşiyle birlikte ortada kalmışlardı. Annesi onu geçimlerini sağlamak için bir şey yapmaya zorladı ve Nancy, tepedeki bu büyük evin mutfağında kendine bir iş bulabildiği için çok sevinmişti. Neredeyse on kilometre uzaklıktaki The Corners (Dı Kornırs) kasabasından gelen Nancy, Polly Harrington’ı sadece eski Harrington Malikânesi’nin hanımı olarak biliyordu, bir de kasabanın en zenginlerinden biri olarak. Tabii bu iki ay önceydi. Şimdi onun, yere bir bıçak düşse ya da bir kapı çarpsa hemen kaşlarını çatan, –gerçi bunlar olmadığı zaman da gülmeyi aklına pek getirmeyen– sert, gayet ciddi bir kadın olduğunu biliyordu.

Eleanor H. PORTER
Çeviri: Handegül DEMİRHAN
(Kısaltılmıştır.)


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 37 Cevapları


2. Metin

Bir haziran sabahı Bn. Polly Harrington telaşla mutfaktan içeri girdi. Oysa, böyle davranmak hiç de âdeti değildi. O gün nedense, pek tedirgin, pek de telaşlı görünüyordu. Nancy, yıkadığı tabakları durularken, şaşırarak başını kaldırdı. Buraya geleli ancak iki ay olmuştu ama, bu süre hanımının telaşı hiç sevmediğini öğrenmesine yetmişti.

“Nancy!” Hizmetçi kız, elindeki sürahiyi durulamayı sürdürürken, neşeyle “Buyrun efendim!” dedi.

Bn. Polly’nin sesi sertleşmişti:
“Nancy, ben bir şey söylerken elindeki işi bırakıp beni dinleyeceksin, anlaşıldı mı?” Kızcağız utançla kızardı. Masanın üzerine devirdiği sürahiyi çarçabuk düzeltip “Peki efendim!” dedi. “Baş üstüne, efendim. Bu sabah bulaşık yıkarken elimi çabuk tutmamı
emretmiştiniz, ben de onun için siz konuşurken işime devam ettim efendim.”

Hanımı kaşlarını çatarak “Yeter!” diye bağırdı. “Senden lafebeliği değil, dikkat istemiştim!” Nancy hanımının böyle konuşmasına üzülmüştü; içini çekmemek için kendini zor tuttu.

Acaba bu kadına hiçbir zaman kendini beğendiremeyecek miydi? İşte bunu çok merak ediyordu. Daha önce hiçbir yerde çalışmamıştı. Hastalıklı annesi dul kalınca, Nancy de annesiyle üç küçük kardeşine bakabilmek için çalışmak zorunda kalmıştı. Kızcağız on kilometre kadar uzaktaki kasabalarından buraya gelmişti. Bayan Polly Harrington büyük Harrington Köşkü’nün hanımıydı. Harringtonların da şehrin en eski, en zengin, en iyi ailelerinden biri olduğu biliniyordu. Yalnız, bütün bunlar genç kızın iki ay önceki düşünceleriydi. Şimdi ise hanımını sert, somurtkan bir kadın olarak tanıyordu. Bu kadın kapı şöyle biraz hızlı vurulsa, yere bir şey düşüverse hemen kaşlarını çatıyordu.
(…)

Eleanor H. PORTER
Çeviri: Ülkü Tamer
(Kısaltılmıştır.)


Cevap :

Farklı Yönleri : 1. metinde anlatıcının kendi cümleleri, ikinci metinde ise kahramanların dili daha fazladır.

Benzer Yönleri : Olay, metin, yer ve zaman aynıdır.


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 30-33-34-35-36-37 Ferman Yayıncılık” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 38-39-40 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Dostluğun Değeri Dinleme Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 38, 39, 40


8. Sınıf Türkçe Kitabı Dostluğun Değeri Dinleme Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 38-39-40


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 38-39-40 Ferman Yayıncılık”

Soru : Dostluk kavramı sizin için ne ifade eder? İnsanlar neden dostluk kurmaya ihtiyaç duyar? Düşüncelerinizi anlatınız.


Kısa Cevap : “Dostluk kavramı sizin için ne ifade eder? İnsanlar neden dostluk kurmaya ihtiyaç duyar? Düşüncelerinizi anlatınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Dostluk kavramı benim için kardeşlik, yardımlaşma, mutlu ve kötü günlerinde yanında olma, güven kavramlarını çağrıştırıyor.

Dostluk benim gönlümde birçok duygudan çok farklı bir yere sahiptir. Bence dostluk asla kaybedilmemesi gereken çok değerli bir yere sahiptir.

İnsanlar toplumsal olarak yaşamaya elverişli olan ve kısa bir süre yalnız kalsalar da genel olarak hayatlarını yalnız devam ettiremeyen varlıklardır.

Her insan sevmek bir gün sevilmek, desteklenmek, duygusal bağ kurmak ister.

İnsanın ailesi ve akrabaları çok farklı yerlere sahip olmakla beraber dostları da çok farklı bir yere sahiptir ve çok değerlidir.

İnsanlar işlerinde bulunan bu sevmek ve sevilmek, dayanışma kurmak ve anlaşılma ihtiyacı sebebiyle bence dostluk kurarlar.


1. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız.

Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Güvercin Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminî Anlamı : bir kuş türü

TDK Anlamı: Güvercingillerden, hızlı ve uzun zaman uçabilen, kısa vücutlu, sık tüylü, evcilleşmiş birçok türü bulunan, yemle beslenen bir tür kuş (Columba)

Cümlem :

  1. Bizim mahallede güvercinleri olan abilerimiz vardı.
  2. Güvercinleri her gün uçmaya çıkarırlardı.
  3. Güvercinleri o kadar çok seviyorum  ki.
  4. Güvercinler eskiden posta için kullanılan akıllı hayvanlardır.
  5. Güvercinlerden en çok hangi türü seviyorsun?

Ağ Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminî Anlamı : tuzak

TDK Anlamı:

1. İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü
2. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü
3. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yayılmış yol, hat vb.nin bütünü; şebeke, örgü
4. tuzak.
5. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü; file
6. Keten, naylon vb. malzemelerden çaprazlama örgü ile yapılan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü; file

Cümlem :

  1. Ağa takılan balıkları dikkatlice sandala çekiyordu.
  2. Ağlara takılan kuşları kafeslere dolduruyordu.
  3. Zavallı tavşan önündeki ağı fark edememişti.
  4. Ağa farketmeden yakalanan tüm hayvanları toparladı.
  5. Ağları kesen fare sanki bunu bilinçli yapıyordu.

Tasma Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminî Anlamı : hayvanların boğazına takılan halka

TDK Anlamı: 

1. isim Bazı hayvanların boynuna takılan, bu hayvanları bir yere bağlamaya, çekip götürmeye yarayan kemer biçiminde bağ

2. isim Nalın ve terliğin ayağı tutan üstteki meşin bölümü.

Cümlem :

  1. Köpeğin tasması olunca sahipli olduğunu anladım.
  2. Yeni bir tasma almak için gelmiştim.
  3. Aldığım tasma ne yazık ki köpeğime küçük geldi.
  4. Minik kedimiz yeni tasmasından hiç hoşlanmadı.
  5. Köpeğini tasma ile gezdirmeye çıkarmalısın.

Tuzak Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminî Anlamı : bir şeyi yakalamak için kurulan komplo

TDK Anlamı: 

1. Kuş veya yaban hayvanlarını yakalamaya yarayan araç veya düzenek; ağ, fak, komplo
2. aldangıç
3. Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzen; ağ, komplo

Cümlem :

  1. Kurulan tuzağa düşeceğimi sandı sanırım.
  2. Ceylan ustaca kurulan tuzağı fark etmemişti.
  3. Tuzağı düzgün kuramadığın için yakalayamadık.
  4. Kurduğu tuzağa kendi düşmek dedikleri bu olsa gerek.
  5. Bana kurulan tuzakları fark etmem çok zamanımı almadı.

Dostluk Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminî Anlamı : arkadaş olma durumu

TDK Anlamı: 

1. Dost olma durumu; mihribanlık, ülfet

2. Dostça davranış

Cümlem :

  1. Dostluk bu hayattaki en değerli şeylerden bir tanesidir.
  2. Dostluk o kadar kıymetlidir ki yeri başka birşey ile doldurulamaz.
  3. Dostluğun verdiği huzuru başka nerede bulabilirsin ki.
  4. Dostluk dedikleri tam olarak bu olsa gerek.
  5. Dostluk ve kardeşlik ne kadar da önemliymiş meğer.

8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 39 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları dinlediğiniz metne göre cevaplayınız. 


1. Metinde anlatılan olay nedir? 


Cevap :

Metinde anlatılan olay güvercinlerin düştükleri tuzaktan birlik olarak kurtulmaları ve baş güvercin ile fare arasındaki dostluktur.


2. Metinde size en çok etkileyen bölüm hangisidir? Açıklayınız. 


Cevap :

Metinde beni en çok etkileyen bölüm; başgüvercinin önce diğer güvercinleri kurtarmasını istemesidir.


3. Tuzağa düşen güvercinler, kurtulmak için ne yapmaya karar vermişlerdir? 


Cevap :

Tuzağa düşen güvercinler, kurtulmak için birlik olmaya karar vermişlerdir.


4. Sizce güvercin neden tasmalıdır? Tartışınız. 


Cevap :

Bence güvercin baş, lider olduğu için tasmalıdır.


5. Tasmalı güvercin, farenin önce öteki güvercinleri kurtarmasını istemiştir. Böyle bir durumda siz nasıl bir karar verirdiniz? Nedenleriyle açıklayınız. 


Cevap :

Böyle bir durumda bende öyle karar verirdim. Böylece hem dostlarımın güvende olduklarından emin olur hemde kendimi öncelemiş olmazdım. Çünkü baş olmak ve arkadaşlık bunu gerektirir.


3. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metni özetleyerek aşağıya yazınız. Özetinizi yazarken ana fikre bağlı kalarak ayrıntıya girmeden kendi cümlelerinizi kullanınız.


Cevap :

Güvercinler ağa takılır. Fare gelerek kendi isteği üzerine önce diğer güvercinleri , daha sonra ise arkadaşı olan tasmalı güvercini kurtarır. Güvercinler bu ağdan kurtulmak için birlik olup, takım çalışması yaparlar.


4. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız. 


Cevap :

Metnin Konusu = Güvercinlerin ağa takılması, birlik olup kurtulmaları

Metnin Ana Fikri = Dostluk, birlik ve beraberlik


5. ETKİNLİK


Soru : “Dostluğun Değeri” adlı metindeki varlık sayısı kadar öğrencinin bulunduğu gruplar oluşturunuz. Gruplarda rol dağılımı yaparak metni canlandırınız. 


Cevap :

Bu etkinliği sınıf içerisinde öğrenciler arasında gruplar oluşturarak yapmanız gereken bir etkinliktir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 40 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Sınıfınızda “dostluğun değeri” konulu hazırlıklı bir konuşma yapınız.

Konuşmanızda güdümlü konuşma stratejisini uygulayınız. Bu stratejiyi uygulayabilmek için konuşma öncesinde konuyla ilgili beyin fırtınası yapınız. Konuşmalarınızda uygun geçiş ve bağlantı ifadeleri kullanmaya özen gösteriniz.


Kısa Cevap : “Sınıfınızda “dostluğun değeri” konulu hazırlıklı bir konuşma yapınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Dostluk yeri başka hiçbir şeyle kıyaslanmayan harika bir sevgidir.

Senin fikirlerin önemseyen ve seni sen olduğun için seven bir veya birçok insanın arasında yaşanan samimi bir duygudur.

Hayatımızda her alanda birçok arkadaşımız olsa da dostlarımız sınırlı sayıdadır.

Arkadaşlıklar çalıştığımız yer, gittiğimiz okul gibi zorunlu arkadaşlıklar olsa da dostlar seçilmiş kişilerdir. Onlarla aynı yerde ve aynı şehirlerde olmasak bile kalplerimiz her zaman bir atmaktadır.

Dostlarımız bizi çıkarsız ve karşılıksız seven gerektiğinde elinden gelen her şeyi yapmaya hazır olan gerçek arkadaşlardır.

Belki de onlara arkadaş demek haksızlık oldu. Dostlarımız bizim farklı annelerden olsak da kardeşlerimiz gibidirler.

Nitekim bazen bir dostumuz kardeşimizden öte olabilmekte ve bizi herkesin sevdiğinden daha çok sevebilmektedir.

Türk Dil kurumu, “dost” kelimesini “sevilen, güvenilen, yakın arkadaş” şeklinde tanımlamıştır.

Halbuki arkadaş olmak için bazen mecburiyetler olur ve sevmeden de arkadaş olabiliriz.

Ancak dostluk sevmeden, güvenmeden ve yakın olmadan olmaz.

Atalarımız “gerçek dost kara günde belli olur ” demişlerdir. Gerçekten de dostlarımız sıkıntılı zamanlarda karşılıksız olarak yanımızda olur ve bizim için ellerinden geleni yaparlar.

Dostlarımız sadece sıkıntılı zamanlarda değil başarılarımızı ve mutluluğumuzu kıskanmadan, bir çıkar ilişkisi olmadan takdir edip Bizim başarılarımızla mutlu olurlar.

Gerçekten de sıkıntılı zamanlara belki düşmanımız bile üzülebilir. Ancak başarıları ve mutluluğu kıskanmadan bir gün samimi bir şekilde mutlu olarak takdir etmek gerçek bir dosta mahsustur.


7. ETKİNLİK


Soru : Aşağıya “dostluk” konulu hikâye edici bir metin yazınız.

Yazacağınız metinde öncelikle zaman, mekân, şahıs ve olay unsurlarını belirleyiniz. Ardından yazacağınız metnin serim, düğüm ve çözüm bölümlerinde anlatacaklarınızı planlayınız. Mümkünse metninizde günlük hayattan örnekler veriniz. Metni yazarken yazım kurallarına uymaya özen gösteriniz. Bu amaçla yazım kılavuzundan yararlanabilirsiniz. Yazdığınız metni yazım, noktalama ve anlatım bozuklukları açısından gözden geçirerek düzenleyiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.


Kısa Cevap : “Aşağıya “dostluk” konulu hikâye edici bir metin yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Mekan: Bir kent

Zaman: Eski zaman

Şahıs: Doktor Faruk bey, Aslı, Mehmet ve diğer doktorlar

Olay: Doğuştan yürüyemeyen bir kızın dostu ile yeniden hayata tutunması

Serim: Kentin birinde doğuştan yürüyemeyen minik bir çocuk vardı. Arkadaşları ile oynayamamanın acısını en derinde hissederdi. Mahallelerine bir çocuk taşındı. Uzaktan onu izliyor ve oyuna nasıl katılacağını merak ediyordu.

Düğüm: Çocuk gelip geçerken yürüyemeyen Aslı’ ya gülümsüyor ve bana sevgi dolu bakıyordu.

Bu yeni gelen çocuğun adı Mehmet’ti. Babası doktordu. Çocuğu mahalle ortamında özgür ve mutlu yetişsin diye buraya taşınmışlardı.

Çok ahlaklı güzel bir çocuktu. Mehmet gelip geçerken Aslı’ya minik minik şekerler vermeye ve onunla kısa kısa sohbetler etmeye  başladı.

Zamanla bu arkadaşlıkları güzel bir dostluğa dönüştü. Mehmet Aslının kendine vermiş olduğu hediyelerde harika bir resim yeteneği olduğunu fark etti. Gerçekten de harika çiziyordu. Babasına gösterince hepsi hayran kaldı.

Bir gün Mehmet’i araba çarpacakken onu izleyen arkadaşı bağırmış ve böylece bir hamlede kendini kurtarmıştı.

Teşekkür etmek için doktor  Faruk bey ve ailesi Aslıyı ziyarete gittiler. Doktor Faruk Bey , Aslıyı muayenehanesine davet etti ve bir fizyoterapist arkadaşı ile görüşmesini istedi. Ailesi ile gelen Aslı yoğun bir muayeneden geçiyordu.

Aslı bir yandan olanları resmediyor herkes hayranlıkla bu yeteneğe bakıyordu.

Aslı bir ameliyat ve tedavi ile yürüyebilirmiş. Yeterli para hayırsever doktorlar tarafından ödendi. Faruk bey oğlunu kurtaran bu güzel yüreğe çok yardım etti. Aslı da artık yürüyor ve hayata tutunuyordu.

Çözüm: Resim yarışmalarına katılarak ta ufak ufak harçlıklar ediniyordu. Birbirini kurtaran bu iki yürek ölene kadar dost kaldı. Beraber okuyup güzel yerler elde ettiler ve hayatta hep kardeş gibi birbirlerini desteklediler.


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 38-39-40 Ferman Yayıncılık” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 79-80-81 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Kestane Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 79, 80, 81


8. Sınıf Türkçe Kitabı Kestane Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 79-80-81


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 79-80-81 Ferman Yayıncılık”

5 Kestane 


Sonbahar aylarının sonuna doğru caddelerdeki yerlerini alarak kışın habercileri olur kestaneciler. Havaların iyice soğumasıyla birlikte her köşe başında küçük sobalarıyla nostaljik bir görüntü oluştururlar. Neredeyse hepimizin kokuyu takip ederek bulabileceği tezgâhlarda satıcıların “kestane kebap” diye bir yandan bağırıp, bir yandan pişirdiği kestaneler, çocukluğunuzun en güzel tat ve kokularından birisidir.


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 79-80-81 Ferman Yayıncılık”

Kestane, kayıngiller olarak adlandırılan ağaç familyasındandır. Yediğimiz kestane ise, bu ağacın tohumudur.

Kışın severek tükettiğimiz bu tohumlar sağlığımız için de son derece faydalıdır. Kestanenin kültürümüzdeki yeri ise apayrıdır. Özellikle soğuk kış akşamlarının vazgeçilmez atıştırmalığı olan kestane eskiden, henüz kaloriferli evler bu kadar yaygınlaşmadan çoğunlukla evdeki sobanın üzerinde pişirilirdi. Şişkin bir göbeğe benzeyen bombeli kısmından bıçakla çizilerek sobanın üzerinde 10-15 dakika pişirmek bu keyifli lezzete kavuşmak için yeterliydi. Sadece kebabı mı? Kestane şekeri, kestane püresi, kestane ezmesi gibi değişik şekillerde sofralarımızda, tatlılarımızda, pastalarımızda kullandığımız kestane mutfağımıza ayrı bir lezzet katar.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 80 Cevapları


Kestane çoğu sert kabuklu yemişlerin aksine vitamin ve mineral açısından zengin bir besin kaynağıdır. Yağ oranı düşüktür ve sindirim sistemimiz için son derece faydalı lifler ile B1, B2 ve C vitaminlerini de bol miktarda içerir.

Aynı zamanda güçlü bir antioksidan olan kestanenin, kansere karşı da koruyucu etkisi de var. Demir, kalsiyum, magnezyum, mangan, fosfor ve çinko gibi mineraller bakımından da zengin olan kestane tam bir potasyum deposudur.

Buğday ununda glüten adı verilen bir madde bulunur. Alerjisi olan ya da çölyak hastası olan kişiler bu unları tüketemez. Kestane glüten içermediği için un olarak da kullanılabilir ve glüten duyarlılığı olan kişiler tarafından da rahatça tüketilebilir.

Ancak, yüksek karbonhidrat içermesinden dolayı fazla miktarlarda kestane tüketimi kan şekerinin yükselmesine neden olabilir. Bu yüzden şeker hastalarının yedikleri kestane miktarına çok dikkat etmeleri gerekir.

Ilıman bölgelerde yetişen kestane ağacının 16 değişik türü bulunmaktadır. Boyu 30 metreye kadar uzayabilen kestane ağaçları 500 yıl yaşayabilirler. Bu nedenle kestaneler Anadolu ormanlarının en görkemli ağaçlarıdır.

Türkiye’de yetişen tek tür olan Anadolu kestanesi, Kuzey Anadolu kıyılarından Marmara Bölgesi’nin içlerine ve Ege Bölgesi’ne kadar geniş bir alana yayılmıştır. Anadolu kestanesinin Grekler tarafından Yunanistan’a götürüldüğü, oradan da İtalya ve diğer Akdeniz ülkelerine yayıldığı bilinmektedir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 81 Cevapları


Ekim ve kasım aylarında hasadı yapılan kestanenin meyvesini, dikenli kabuğu (kupulası) nedeniyle ilk bakışta tanımak zordur. Ağaçtan düşürülen kestanelerin hem üzerlerinde dikenleri vardır, hem de tadı biraz acıdır. Dikenli kabuğun düşmesi ve tadındaki acılığın giderilmesi için toplanan kestanelerin üzeri toprakla örtülür. Kestane belli bir süre sonra topraktan çıkarılır, dikenli kabuğu soyulur ve soframıza kadar gelir.

Ülkemizdeki kestane üretiminin yaklaşık %70’i Ege bölgesinde gerçekleştirilir. En çok Aydın’da yetiştirilir ve bu kestaneler çok kalitelidir. Bursa’nın tadına doyulmaz kestane şekeri, Aydın kestanesinden üretilir. Aydın’dan sonra, İzmir, Kastamonu ve Sinop kestane üretiminde ilk sıralarda yer alır.

Sonbaharda toplanıp kışın tükettiğimiz kestanenin ağacı da değerlidir. İtalya’da fıçı yapımında kullanılan kestane ağaçları, mobilya ve dekorasyon alanında da tercih edilmektedir.

Sağlam ve dayanıklı yapısından dolayı bahçe çiti yapmak için en çok kestane ağacı kullanılır. Kestane ağacının en büyük özelliklerinden biri de yaşlanan ağaçların parçalanarak dökülmesidir. Ağaç parçalanmaya başladığında kökten çıkardığı dallar sayesinde yeni ağaçlar yetişir. Kestane ağacının dökülen parçaları, yaprakları, dalları ve tohumları çürüyerek toprağa karışır. Humus adı verilen bu doğal gübre özellikle çiçek yetiştiricileri tarafından  sıklıkla tercih edilir.

Ve son bir uyarı: Parklarda bahçelerde sık sık karşımıza çıkan bir başka kestane ağacı daha vardır. Severek yediğimiz kestaneden daha iri ve tombul tohumları olan bu kestanelere “at kestanesi” adı verilir. Sakın görüntüsüne aldanıp “at kestanesi” yemeyin. Bu tohumlar zehirli ve sağlığımız açısından son derece tehlikelidir.

Öncü Çocuk dergisi


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 79-80-81 Ferman Yayıncılık” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 138-139-140-141-142-143 MEB Yayınları

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Karanlığın Rengi Beyaz Dinleme Metni Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 138, 139, 140, 141, 142, 143


8. Sınıf Türkçe Kitabı Karanlığın Rengi Beyaz Dinleme Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 138-139-140-141-142-143


Hazırlık Çalışmaları


1. “Her insan bir engelli adayıdır.” düşüncesine katılıyor musunuz? Açıklayınız.


Kısa Cevap : ““Her insan bir engelli adayıdır.” düşüncesine katılıyor musunuz? Açıklayınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

“Her insan bir engelli adayıdır. ” Sözünü kesinlikle katılıyorum.

Şu anda engelli olan insanlar da eskiden sağlıklı insanlardı ve belki de hayatın bu imtihanını yüzüyle karşılaşacaklarını hiçbir zaman düşünmemişlerdi.

Başımıza gelecek hastalık, olay veya kazaları bilemeyeceğimiz için bizim de ileride böyle olup olmayacağımızı bilemeyiz.

Bu yüzden bu söz bütün insanlara bir ders ve uyarı niteliğindedir.

Sağlıklı olan insanlarında başlarına bazı olaylar gelebilir. Bu olaylar veya hastalıklar neticesinde sakat kalabilir ve hayatlarını belki de ölene kadar böyle sürdürmek zorunda kalabilirler.

İnsanlar bu şekilde düşünüp empati kurarak diğer insanlara saygılı ve kibar davranmalıdır.

Bu yüzden bu söz büyük bir ders ve uyarı niteliğindedir diye düşünüyorum.


2. Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir?


Kısa Cevap : “Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevlerden bir tanesi onlara doğru bir şekilde yaklaşmak ve yardımda bulunmaktır.

İyi niyetle ancak kötü yaklaşımlar ve onlara yardım diye sandığımız zarar verici davranışlar onlara büyük zararlar verebilir ve onların düşme, yaralanma gibi zararlı olmalarına sebep olabilir.

Mesela gözleri görmeyen bir kimseyi karşıdan karşıya geçirmek istediğimizde onlara bunu teklif etmeli ve o izin verirse bunu yapmalıyız.

Tekerlekli sandalyede olan bir kişi için durum böyledir.

Onlara haber vermeden bir anda kollarına girmek veya onları yürütmeye çalışmak onların düşmesine, yararlanmasına veya psikolojik olarak kendilerini kötü hissetmelerine sebep olabilir.

Yapmamız gereken şeylerden bir tanesi de onlar için ayrılmış olan yolları, koltukları işgal etmemek ve onlara bu alanları boş bırakmaktır.

Eğer sürücüysek bu şekilde geçen yayalara öncelik vermeli ve tarafı trafiği zararı bırakmayacak şekilde onlara öncelikte bulunmalıyız.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 139 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : “Karanlığın Rengi Beyaz” metnini dinlerken sözcük bölümüne not aldığınız sözcüklerin anlamlarını tahmin ediniz. Tahmininizi sözcüklerin sözlük anlamı ile karşılaştırınız.


Cevap :

İşkence Kelimesi

Sözlük Anlamlı : bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet olarak tanımlanmaktadır

Tahmin : eziyet


Yüreği ağzında beklemek deyimi

Sözlük Anlamlı : Birdenbire çok korkmak, kalbi yerinden fırlayacakmış gibi hızlı hızlı atmak

Tahmin : çok heyecanlanmak


Denklem Kelimesi

Sözlük Anlamlı :

1.en azından koşullu olarak denk olan iki önerme arasına eşit imi [ = ] konularak elde edilen yeni önerme.
2.bir kimyasal tepkimeye giren, çıkan ve ara basamaklarda yer alan maddelerin değişimlerini nicel olarak gösteren anlatım.

Tahmin : denklik sağlanarak kullanılan işlem


Zafiyet Kelimesi

Sözlük Anlamlı :

1. arıklık, zayıflık.
2. güçsüzlük, dermansızlık, halsizlik.

Tahmin : zayıf nokta


2. ETKİNLİK


Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.


1. Selim ve Kerim kardeşlerin okul yıllarında karşılaştıkları sorunlar nelerdir?


Cevap :

Selim ve Kerim kardeşlerim okul yıllarında karşılaştıkları sorunlar yazıları tam olarak görememeleri, okuyamamaları ve okumada çok zorlanmalarıdır.


2. Selim ve Kerim kardeşlerin fen bilgisi sınavında yaşadıkları sorun nedir?


Cevap :

Selim ve Kerim kardeşlerim fen bilgisi sınavında yaşadıkları sorun havanın kararmaya başlaması sebebi ile göremedikleri için yazamamalarıdır.


3. Selim ve Kerim kardeşler, lise yıllarında yaşadıkları sorunları fakülte yıllarında neden yaşamamışlardır?


Cevap :

Kerim kardeşler , lise yıllarında yaşadıkları sorunları fakülte yıllarında rehabilitasyon merkezindeki öğrenimleri sayesinde yaşamamışlardır.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 140 Cevapları


4. Selim ve Kerim kardeşlerin eğitim hayatına anne ve babalarının nasıl bir katkısı olmuştur?


Cevap :

Eğitim hayatına anne babaları destek çıkmış , anneleri uzun bir süre ödevlerini yapmıştır. Rehabilitasyon merkezinde tedavi ettirmişlerdir.


5. Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?


Kısa Cevap : “Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda çok başarılı olduklarını düşünüyorum.

Kendilerinde bulunan başarma azmi ve içlerinde bulunmuş olduğu imtihan sebebiyle sağlıklı bireylerden çok daha fazla azimli olabiliyorlar.

Engelli bireyler fiziksel olarak kendilerine imkan sunulduğu ve psikolojik olarak da gerçekten desteklendikleri zaman bence birçok sağlıklı insan yapabildiği birçok şeyi yapabilir hatta daha iyi seviyeleri bile gelebilirler.

Engelli bireylerin zeka olarak genelde çok aktif olduklarını ve bir şeyi başarmak istedikleri zaman eğer desteklenirlerse çok başarılı olduklarını birçok hikayede görmekte ve duymaktayız.

Bunun için yapmamız gereken onları hayata kazandırmak hem kendileri hem de toplum açısından büyük faydalar getirecektir.


6. Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz?


Kısa Cevap : “Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Okuduğum metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden kişilerin fiziksel ve sağlık durumlarına, köklerine veya cinsiyetlerine bakılmaksızın eşit imkanlar alarak eğitim alabilmeleri olduğunu anlıyorum.

Bence her insanın başarma potansiyeli içerisinde vardır. Bu başarmak potansiyeli sayesinde açıklar kapatıldığı ve desteklendiği zaman insanın içerisindeki yetenekler ortaya çıkar.

Yetenekler ne kadar yüksek olursa olsun desteklenmediği ve ortaya çıkarılmadığı sürece yok olmaya mahkumdur.

Engelli bireylerde kendilerine özel imkanlar sunularak yardımcı olunduğu ve kendileri psikolojik ve fizyolojik olarak desteklenerek hayata kazandırılabilirler.

Bunun hem o insanlar hem aileleri hem de toplumumuz açısından gerekli olduğunu düşünüyorum.


3. ETKİNLİK


Soru : Metnin konusunu ve ana fikrini yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu : görme engelli olan iki kardeşin eğitim hayatında yaşadıkları zorluklar ve başarıları

Metnin Ana Fikri : engelli olmanın başarıya engel olmadığıdır


4. ETKİNLİK


a) Görselleri ve haber yazılarını inceleyiniz.


ENGELLERİ AŞANLAR


Tekerlekli Sandalye Erkek Millî Takımı 2017 Avrupa Şampiyonu

Türkiye Tekerlekli Sandalye Basketbol Erkek Millî Takımı, Avrupa Şampiyonası finalinde Büyük Britanya’yı 76-69’luk skorla yenerek şampiyon oldu.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 141 Cevapları


Ampute Futbol Millî Takımımız 2017 Avrupa Şampiyonu Oldu

Avrupa Ampute Futbol Federasyonu (EAFF) Avrupa Şampiyonası finalinde İngiltere’yi 2-1 mağlup ederek kupayı müzesine götüren Ampute Millî Takımı’nın başarısı, ülkede herkesin göğsünü kabartıyor.


Paralimpik Oyunları’nda Türkiye 9 Madalya Kazandı

2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda Türkiye; 3 altın, 1 gümüş ve 5 bronz madalyayla genel sıralamada 34. oldu.


Şeyma Nur Emeksiz, 2016’da Avrupa Para Tekvando Şampiyonu Oldu

İstanbul Bilgi Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu Spor Yöneticiliği Bölümü öğrencilerinden Şeyma Nur
Emeksiz, 5. Avrupa Para Tekvando Şampiyonası’nda kadınlar K43 +58 kiloda altın madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Ellerinden ortopedik engelli olan Emeksiz, Türkiye’nin 9 erkek, 3 kadın olmak üzere toplamda 12 sporcuyla yer aldığı şampiyonada başarısını dünyaya kanıtladı.


b) Bu haber yazılarından çıkardığınız sonuç nedir? Bu konuyla ilgili düşüncelerinizi anlatan bir konuşma yapınız.


Cevap :

Bu haber yazılarından çıkardığım sonuç özel gereksinimi olan insanlara imkanlar verilirse Büyük başarılar elde edebileceği ve hayata kazandırılabilecekleridir.

Bu insanlar birçok meslek alanında kazandırılabilir ve birçok başarı elde ederek hem kendileri hem de ülkemiz için çok faydalı olabilirler.

Özellikle bu özel gereksinimi olan insanlar kendilerine destek çıkıldığında başarılarını diğer insanlardan daha büyük şekilde gösterebilir ve daha azimli oldukları için daha üstün başarılar gösterebilirler.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 142 Cevapları


5. ETKİNLİK


a) Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız. Yazınıza uygun bir başlık koyunuz.


Kısa Cevap : “Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Benim odam Güneşi en iyi şekilde alan evin en aydınlık odasıydı.

Güneşin vücudumu ısıttığını hisseder pencereyi açar güzel havanın kokusunu içime çekerdim.

Güneş ışığını görebilmeyi çok isterdim. Doğuştan görme engelli olduğum için renkleri ve özellikle de güneşi çok merak ediyordum.

Annem odamın ne kadar Güneşli olduğunu anlattığı sıralarda ben sadece bunu hayal ediyor ve ısındığım şeyin renginin nasıl olduğunu görmeyi çok arzuluyordum.

Okula kız kardeşimle gidiyor servise inip inerken annem bana yardımcı oluyor.

Okulda öğretmenlerin ve arkadaşlarım bana yardımcı oluyor ve arkadaşlarım arasında okula girip çıkarken en son girip çıkmayı tercih ediyorum.

Arkadaşlarım konuşurken takılıp düşmemek ve ayaklar arasında kalmamak için bunu yapmam gerekiyor.

Saçlarımı yüzüme dokunduğum zaman onların nasıl göründüğünü aslında çok merak ediyorum.

Babam beni her zaman güzel kızım diye seviyor ancak ben güzelliğim ve çirkinliğin ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Arkadaşlarımla dışarı çıkarken ve parkta sallanırken bazen çok zor zamanlar yaşıyorum. Özellikle kalabalık zamanlarda dışarı çıkmıyor sakin zamanları tercih ediyorum.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 143 Cevapları


b) Yazma etkinliği ile ilgili performansınızı formdaki maddelere göre değerlendiriniz.


Cevap : Bu formu kendiniz doldurmanız gerekmektedir.


6. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümlelerde verilen ögelerden hangileri bulunmaktadır? Bulunan ögeleri ilgili bölüme yazınız.


Cevap :

“8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 143 Cevapları”


 

Our Score

Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız.

8. Sınıf Türkçe Kitabı Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız. konusunu kısaca ele alacağız. 


“Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız.” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Kaza geçirdiğim seneden beri ne yazık ki yürüyebilme yeteneğimi kaybettim.

Ailemin ve arkadaşlarımın yardımıyla okula gidiyor bana ayrılmış olan masada derslerimi en güzel şekilde yapmaya çalışıyorum.

Arkadaşlarımla sohbet ediyor ve insanların acıyıcı bakışları arasında bazen kendimi çok yalnız ve yorgun hissediyorum.

Eve gelince yine ailemin yardımıyla banyo, yemek yeme gibi ihtiyaçlarıma karşılıyor daha sonra ise yine ailemin yardımı ile yatağıma geçip uyuyor.

Haftanın belirli günleri tedavi görüyor ve tekrar yürümeye kavuşacağım günü heyecanla bekliyorum.


“Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız.” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Benim odam Güneşi en iyi şekilde alan evin en aydınlık odasıydı.

Güneşin vücudumu ısıttığını hisseder pencereyi açar güzel havanın kokusunu içime çekerdim.

Güneş ışığını görebilmeyi çok isterdim. Doğuştan görme engelli olduğum için renkleri ve özellikle de güneşi çok merak ediyordum.

Annem odamın ne kadar Güneşli olduğunu anlattığı sıralarda ben sadece bunu hayal ediyor ve ısındığım şeyin renginin nasıl olduğunu görmeyi çok arzuluyordum.

Okula kız kardeşimle gidiyor servise inip inerken annem bana yardımcı oluyor.

Okulda öğretmenlerin ve arkadaşlarım bana yardımcı oluyor ve arkadaşlarım arasında okula girip çıkarken en son girip çıkmayı tercih ediyorum.

Arkadaşlarım konuşurken takılıp düşmemek ve ayaklar arasında kalmamak için bunu yapmam gerekiyor.

Saçlarımı yüzüme dokunduğum zaman onların nasıl göründüğünü aslında çok merak ediyorum.

Babam beni her zaman güzel kızım diye seviyor ancak ben güzelliğim ve çirkinliğin ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Arkadaşlarımla dışarı çıkarken ve parkta sallanırken bazen çok zor zamanlar yaşıyorum. Özellikle kalabalık zamanlarda dışarı çıkmıyor sakin zamanları tercih ediyorum.



 

Our Score

Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz?

8. Sınıf Türkçe Kitabı Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz? konusunu kısaca ele alacağız. 


“Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Okuduğum metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden herkesin öğrenim görmeye ve açıklar bazı çalışmalarla kapatılarak herkesin eğitim almaya hakkı olduğunu anlıyorum.


“Okuduğunuz metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden ne anlıyorsunuz?” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Okuduğum metinden hareketle “eğitimde fırsat eşitliği” ifadesinden kişilerin fiziksel ve sağlık durumlarına, köklerine veya cinsiyetlerine bakılmaksızın eşit imkanlar alarak eğitim alabilmeleri olduğunu anlıyorum.

Bence her insanın başarma potansiyeli içerisinde vardır. Bu başarmak potansiyeli sayesinde açıklar kapatıldığı ve desteklendiği zaman insanın içerisindeki yetenekler ortaya çıkar.

Yetenekler ne kadar yüksek olursa olsun desteklenmediği ve ortaya çıkarılmadığı sürece yok olmaya mahkumdur.

Engelli bireylerde kendilerine özel imkanlar sunularak yardımcı olunduğu ve kendileri psikolojik ve fizyolojik olarak desteklenerek hayata kazandırılabilirler.

Bunun hem o insanlar hem aileleri hem de toplumumuz açısından gerekli olduğunu düşünüyorum.



 

Our Score

Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?

8. Sınıf Türkçe Kitabı Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz? konusunu kısaca ele alacağız. 


“Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Bence engelli bireyler özellikle psikolojik açıdan desteklendikleri ve kendilerine fizyolojik olarak imkan sunulduğu zaman büyük başarılar elde edebilirler.


“Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Engelli bireylerin zorlukları aşıp başarıya ulaşmaları konusunda çok başarılı olduklarını düşünüyorum.

Kendilerinde bulunan başarma azmi ve içlerinde bulunmuş olduğu imtihan sebebiyle sağlıklı bireylerden çok daha fazla azimli olabiliyorlar.

Engelli bireyler fiziksel olarak kendilerine imkan sunulduğu ve psikolojik olarak da gerçekten desteklendikleri zaman bence birçok sağlıklı insan yapabildiği birçok şeyi yapabilir hatta daha iyi seviyeleri bile gelebilirler.

Engelli bireylerin zeka olarak genelde çok aktif olduklarını ve bir şeyi başarmak istedikleri zaman eğer desteklenirlerse çok başarılı olduklarını birçok hikayede görmekte ve duymaktayız.

Bunun için yapmamız gereken onları hayata kazandırmak hem kendileri hem de toplum açısından büyük faydalar getirecektir.



 

Our Score

Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir?

8. Sınıf Türkçe Kitabı Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir? konusunu kısaca ele alacağız. 


“Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir?” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler onlara doğru bir şekilde yaklaşmaları ve yardımda bulunmaları, onlar için ayrılmış olan mekanları işgal etmemeleri ve onları da düşünerek hareket etmeleridir.


“Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevler nelerdir?” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Engellilerin hayatını kolaylaştırmak için bireylere düşen görevlerden bir tanesi onlara doğru bir şekilde yaklaşmak ve yardımda bulunmaktır.

İyi niyetle ancak kötü yaklaşımlar ve onlara yardım diye sandığımız zarar verici davranışlar onlara büyük zararlar verebilir ve onların düşme, yaralanma gibi zararlı olmalarına sebep olabilir.

Mesela gözleri görmeyen bir kimseyi karşıdan karşıya geçirmek istediğimizde onlara bunu teklif etmeli ve o izin verirse bunu yapmalıyız.

Tekerlekli sandalyede olan bir kişi için durum böyledir.

Onlara haber vermeden bir anda kollarına girmek veya onları yürütmeye çalışmak onların düşmesine, yararlanmasına veya psikolojik olarak kendilerini kötü hissetmelerine sebep olabilir.

Yapmamız gereken şeylerden bir tanesi de onlar için ayrılmış olan yolları, koltukları işgal etmemek ve onlara bu alanları boş bırakmaktır.

Eğer sürücüysek bu şekilde geçen yayalara öncelik vermeli ve tarafı trafiği zararı bırakmayacak şekilde onlara öncelikte bulunmalıyız.



 

Our Score

“Her insan bir engelli adayıdır.” düşüncesine katılıyor musunuz? Açıklayınız.

8. Sınıf Türkçe Kitabı “Her insan bir engelli adayıdır.” düşüncesine katılıyor musunuz? Açıklayınız. konusunu kısaca ele alacağız. 


““Her insan bir engelli adayıdır.” düşüncesine katılıyor musunuz? Açıklayınız.” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

“Her insanın bir engelli adayıdır.” düşüncesine katılıyorum.

Çünkü sen hayat içerisinde kendi başına gelebilecek herhangi bir hastalık veya kaza gibi olayları bilemez.

Engelli olan insanlar da eskiden sağlıklı insanlardı ve belki de bu duruma gelebileceklerini düşünmemişlerdi.

Bu yüzden bu söze kesinlikle katılıyorum ve insanların bu bilinç içerisinde diğer insanlara davranması gerektiğini düşünüyorum.


““Her insan bir engelli adayıdır.” düşüncesine katılıyor musunuz? Açıklayınız.” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

“Her insan bir engelli adayıdır. ” Sözünü kesinlikle katılıyorum.

Şu anda engelli olan insanlar da eskiden sağlıklı insanlardı ve belki de hayatın bu imtihanını yüzüyle karşılaşacaklarını hiçbir zaman düşünmemişlerdi.

Başımıza gelecek hastalık, olay veya kazaları bilemeyeceğimiz için bizim de ileride böyle olup olmayacağımızı bilemeyiz.

Bu yüzden bu söz bütün insanlara bir ders ve uyarı niteliğindedir.

Sağlıklı olan insanlarında başlarına bazı olaylar gelebilir. Bu olaylar veya hastalıklar neticesinde sakat kalabilir ve hayatlarını belki de ölene kadar böyle sürdürmek zorunda kalabilirler.

İnsanlar bu şekilde düşünüp empati kurarak diğer insanlara saygılı ve kibar davranmalıdır.

Bu yüzden bu söz büyük bir ders ve uyarı niteliğindedir diye düşünüyorum.



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 130-132-133-134-135-136-137 MEB Yayınları

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Dilimiz Kuşatma Altında Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137


8. Sınıf Türkçe Kitabı Dilimiz Kuşatma Altında Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 130-132-133-134-135-136-137


Hazırlık Çalışmaları


1. Çevrenizde Türkçe olmayan tabelalar var mı? Varsa bunlar hakkındaki düşüncelerinizi söyleyiniz.


Kısa Cevap : “Çevrenizde Türkçe olmayan tabelalar var mı? Varsa bunlar hakkındaki düşüncelerinizi söyleyiniz.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Çevremde Türkçe olmayan birçok tabela var. Yabancı dilde olan tabelalar Türkçe bilmeyen insanlar için her ne kadar kolaylık sağlasa da asıl sorun bu değildir.

Cafe ,restaurant gibi yerlerde bu ve yabancı sınırı kullanılması Türkçemizi büyük zarara yaratmaktadır.

Restaurant kelimesi yerine  lokanta gibi Türkçe kelimelerin kullanılması türkçemizin korunması açısından oldukça önemlidir.

Günlük konuşma dilimize de tabelalarda olduğu gibi birçok yabancı kelime girmiş ve dilimizi tahrip etmiştir.

Eğer dikkat edilmezse dilimiz zarara  uğrayabilir ve Türkçe kelimeler unutulabilir.

Dil bir milletin değerleri arasındadır. Bu değerler milli değerler olduğu için zarar görmesi halinde büyük manevi kayıplar yaşanır .


2. Türkçesi varken yabancı sözcüklerin kullanılmasını doğru buluyor musunuz? Niçin?


Kısa Cevap : “Türkçesi varken yabancı sözcüklerin kullanılmasını doğru buluyor musunuz? Niçin?” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Türkçesi varken yabancı sözcüklerin kullanılmasını dilimizin yozlaşması ve değerini kaybetmesi açısından doğru bulmuyorum.

Ancak bu sözcüklerin yaygın kullanımı sebebiyle kulağımız aşina hale gelmiştir.

Bazı zamanlarda insanların çok garibine gitmekte ve bazı kere komik bile karşılanabilmektedir.

Bu konuda toplu bir bilinçlenme sağlanabilirse ve herkes bu konuyu anlayış gösterirse çok daha kolay yol alınabileceğini düşünüyorum.

Böylelikle Türkçesini kullanmadığı için kimse kimseyi yadırgamayacak ve Türkçe sözcüklerin kullandığıma teşvik edilmiş olacaktır.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 132 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Anlamları verilen sözcükleri bularak numaralandırılmış kutucuklara yazınız.


1. Dünya milletlerini ekonomi, siyaset ve iletişim bakımlarından birbirine yaklaşmaya ve bir bütün olmaya götürmek, globalleşmek. KÜRESELLEŞMEK

2. Kitapçık. BROŞÜR
3. Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek. KUŞATMAK

4. Özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenlerle zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak, tereddi etme. YOZLAŞMAK

5. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet. EMEK
6. Bir düşünceyi kolay hatırlanıp tekrarlanabilir bir biçimde ifade eden kısa, çarpıcı söz, motto. SLOGAN

7. Söyleyiş özelliği. ŞİVE

8. Farsça. ACEMCE

9. Bir işin elden geldiğince iyi olmasına çabalama, özenme, itina, ihtimam. ÖZEN


“8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 132 Cevapları”

8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 133 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : “Dilimiz Kuşatma Altında” metni ile ilgili sorular oluşturup yanıtlarını yazınız. Hazırladığınız soruları arkadaşlarınıza yöneltiniz.


Soru: Bir şeyi korumak, geliştirmek için beynimize yerleştireceğimiz duygu hangisidir?

Cevap:  Bu duygu “sevgi” dir.


Soru: Yazar konuşmuş olduğumuz Türkçe dilimizi neden sevmediğimizi düşünüyor?

Cevap: Eğer sevseydik çocuğumuza göstermiş olduğumuz iyi gibi dilimize de Özen ve ilgi göstereceğimizi düşünüyor.


Soru: Yazar, dilimizin yozlaşması hakkında televizyonların işlevini nasıl yorumluyor?

Cevap: Bu yanlış akıma ne yazık ki televizyon ve sosyal medyanın da olumsuz yönde yönlendirmesi ve kullanımı olduğunu düşünüyor. Yabancı dildeki kelimelerin sıklıkla kullanılmasının olumsuz etkilerinden bahsediyor.


3. ETKİNLİK


Soru : “Dilimiz Kuşatma Altında” metninin konusunu ve ana fikrini yazınız.


Cevap :

“Dilimiz Kuşatma Altında” metninin Konusu: Yabancı kelimelerin dilimize zarar vermesi ve Türkçeymis gibi yanlış bir kullanımla kullanılması

“Dilimiz Kuşatma Altında” metninin Ana Fikri: Dilimizi korumamız ve sevmemiz gerektiği


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 134 Cevapları


4. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki paragraflarda hangi anlatım biçimlerinin kullanıldığını bulunuz. Paragrafın altındaki noktalı yerlere yazınız.


(öyküleyici-betimleyici-tartışmacı-açıklayıcı)


Anneme armağan olarak aldığım cam kavanozu yemek masasının üzerine bıraktım. Annem mutfağa girdi, sandalyeye oturdu ve masanın üzerindeki kavanoza bakmaya başladı. Kavanozun üzerindeki “Senin için” yazısını okuyunca gülümsedi.


Cevap : Öyküleyici


Çevre sorunlarının en önemli boyutu bence ekonomidir. Söz gelimi bugün astronotlar için, atık suları içilecek şekilde arıtan bir makine geliştirilmiştir. Bir fabrikanın veya bir otomobilin atmosfere yaydığı tehlikeli maddeleri bugünkü teknolojiyle sıfıra indirebiliriz. Ancak İstanbul gibi bir kentte, çok büyük bir maliyet isteyen bu iş zor görünüyor.


Cevap : Tartışmacı


Büyük kubbeli serin divan, bugün daha sakin, daha gölgeliydi. Pencerelerinden süzülen mavi, mor sincap rengi bahar aydınlığı, çinilerinin yeşil derinliklerinde birikiyor, koyulaşıyordu.


Cevap : Betimleyici


Saklambaç, en az iki kişiyle oynanır. Öncelikle bir ebe belirlenir. Ebe, duvara yasladığı ön kolu üzerine yüzünü ve gözünü kapatarak önceden belirlenen bir sayıya kadar sayar. Saymaya başladığında da diğer oyuncular saklanır. Ebe saymayı bitirince “Önüm, arkam, sağım, solum sobe; saklanmayan ebe!” diye bağırır ve diğer oyuncuları bulmaya çalışır. Diğer oyuncular ise ebenin korunaksız bıraktığı ebe duvarına “Sobe!” diye bağırarak dokunmaya çalışır.


Cevap : Açıklayıcı


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 135 Cevapları


5. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Şiirin size hissettirdiklerini anlatan bir konuşma yapınız.


Cevap :

Şirin bana hissettikleri dilimizin yozlaşması ve bu konuda birşeyler yapamadığımız için üzüntü verdi. Şiirin söylediklerini çok haklı buldum.


8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 136 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Günümüzde sıkça kullanılan bazı yabancı sözcüklerin Türkçe karşılıklarını yazınız.


Cevap :

“8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 136 Cevapları”

7. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümlelerin ögelerini bularak karşılarındaki öge dizilişleriyle eşleştiriniz.


Cevap :

  • D Hepimizin katkısıyla / dilimiz / giderek / yozlaştırılıyor
  • C Harfleri / İngilizce telaffuzuyla / dillendirdik.
  • B Türkçe sözcükler / İngilizce eklerle / zenginleştiriliyor.
  • F Konuştuğumuz, yazdığımız Türkçemizi / sevmiyoruz.
  • A Diziler / bu konuda / âdeta / yarışıyorlar
  • G Türk dili; / giderek / benliğinden, özünden / uzaklaşıyor.
  • E Kişi / mesleğini sevmezse / hayatta / başarılı olamaz.

8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 137 Cevapları


8. ETKİNLİK


Soru : “Dilimiz Kuşatma Altında” metninden ve aşağıdaki görsellerden hareketle bilgilendirici bir metin yazınız.


Kısa Cevap : ““Dilimiz Kuşatma Altında” metninden ve aşağıdaki görsellerden hareketle bilgilendirici bir metin yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Her devletin dili kendini ifade ettiği ve eserlerini anlayabilmesi için mirasıdır.

Diller zaman içerisinde kültürel miras haline gelir ve halkı ortak bir bütün içerisinde tutan değerlerden olur.

Bizim dilimizde atalarımızdan bize miras kalmış ve büyük bir özenle oluşturulmuştur.

Dillerine sahip çıkmayan milletler ne yazık ki kendi kitaplarını anlamayacak hale gelir ve  zamanla manevi olarak büyük kayıplar yaşarlar.

Yabancı kelimelerin özenti olarak kullanılması ve zaman içerisinde iki dilde de bir manaya gelmeyecek kelimelerin normalleştirilmeye çalışması dilimizi büyük bir kuşatma altına almıştır.

Bu dilimizi sevmediğimiz vesaire çıkmadığımız manasına gelir ki bu milli değerlerimize vurulan büyük bir darbe niteliğindedir.

Çok geç olmadan bu kuşatmadan çıkabilmek ve dilimize sahip çıkabilmemiz gerekmektedir.

Ancak böyle değerlerimizi koruyabilir ve bize miras kalan dilimizi doğal haliyle diğer nesillere aktarabiliriz.



 

Our Score
error: Content is protected !!