8. Sınıf Türkçe Kitabı Günde ne kadar zamanınızı cep telefonuyla ya da bilgisayar başında geçiriyorsunuz? Bu süre sizce ne kadar olmalıdır? konusunu kısaca ele alacağız.
“Günde ne kadar zamanınızı cep telefonuyla ya da bilgisayar başında geçiriyorsunuz? Bu süre sizce ne kadar olmalıdır?” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Ben günde 2 saat cep telefonu ile vakit geçiriyorum. Ben 2 saat vakit geçirmeyi uygun görüyorum.
“Günde ne kadar zamanınızı cep telefonuyla ya da bilgisayar başında geçiriyorsunuz? Bu süre sizce ne kadar olmalıdır?” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Normalde günde 2- 3 saat telefon ya da bilgisayar başında vakit geçiriyorum. Elimden geldiğince bu zamanı azaltmaya çalışıyorum. Bana kalırsa günde 2-3 saat telefon ya da bilgisayar başında vakit geçirmek normal.
8. Sınıf Türkçe Kitabı Teknoloji bağımlılığı deyince aklınıza ne geliyor? Açıklayınız. konusunu kısaca ele alacağız.
“Teknoloji bağımlılığı deyince aklınıza ne geliyor? Açıklayınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Teknoloji bağımlılığı deyince aklıma bir insanın gerektiğinden fazla teknolojik aletleri kullanması geliyor.
“Teknoloji bağımlılığı deyince aklınıza ne geliyor? Açıklayınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Teknoloji bağımlılığı deyince aklıma bir kişinin çok fazla süre boyunca teknolojik aletleri kullanması ve zamanını bu şekilde boşa harcaması geliyor. Teknoloji bağımlılığı deyince aklıma bir insanın gerektiğinden fazla teknolojik aletlerle vakit ve zaman geçirmesi geliyor.
…….Ben bir köpeğin bakımını üstlenmek isterdim. Köpekler çok sadık hayvanlar ve eğitildikleri zaman mükemmel bir arkadaşlar. Köpeklere karşı özel bir ilgim var. Çeşit çeşit köpekler var. Süs köpeklerini de büyük olan farklı cinsteki köpekleride çok seviyorum.
…….Ben bir hayvan bakımını üstlenecek olsaydım kuşun bakımını üstlenmek isterdim.
Kedi ve köpek gibi hayvanlara bakmak bazı insanlar için zor olsa da kuş bakımı kolay ve eğlencelidir.
Ayrıca her bütçeye uygun bir kuş türü bulmak da mümkündür.
Küçük evlerde veya apartman dairelerinde kedi ve köpek beslemek zor olsa da kuş beslemek kolay olabilir.
Kuşlar, evde yaşayan kişilerle kolaylıkla arkadaş olabilir insan canlısı ve sosyal varlıklardır. Kuş beslemek için küçük bir bütçe ayırmak yeterlidir böylelikle herkes kolaylıkla kuş besleyebilir.
Mutlu ve sağlıklı bir kuştur 20 yıl yaşar. Böylece uzun bir arkadaşlık kurulabilir.
…….Ben bir hayvan bakımının üstlenecek olsaydım kedi beslemek isterdim. Evcil hayvanlar insanları arkadaşlık ve dostluk bakımından bence harika canlılardır. Kedi bakımının insanlar üzerinde rahatlatıcı ve sakinleştirici bir etkisi olduğu için yapılan bir araştırmaya göre felç riskini azaltmaktadır. Evcil hayvan bakmak sorumluluk hissini arttırır. Kediler ile beraber büyüyen çocukların daha az alerjiyi yakalandıkları görülmüştür nokta kediler insanın sosyalleşmesini ve yalnızlık hissini azaltma konusunda da oldukça başarılıdır nokta kediler temiz ve düzenli hayvanlardır. Az bakım gerektirir ve bakımları uygundur. Kediler bir yere kolay adapte olur ve bazen yalnız kalabilirler. Kediler sessizdir ömrü uzundur ve sevgi de olurlar.
2.“Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir.’’ Charles Bukowski (Çarlz Bukovski) sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.
Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir.” sözünden yalandan kat kat iyi olduğunu anlıyorum.
Bazen zor durumda kalabiliriz. Bu zor durumdan bizi sadece yalan kurtaracak olsa bile yalan yalanı doğurur.
Zaman içerisinde insanların güvenmediği ve bizimde kimseye güvenemediğimiz birine dönüşebiliriz. Böyle olmaktansa en başından kurtarıcı gördüğümüz yalandan uzak durmalıyız.
Bazen sırf dürüstlüğümüz sebebi ile bazı işleri ve kişileri kaybedebiliriz. Ama dürüst olduğumuz için bizi terk eden insanlarla güvenilir bir ilişkide mümin değildir. Bunu bilerek hareket etmeliyiz.
Herkes güven duyduğu ve kendisine yalan söylemeyecek insanlarla yaşamak ister. Bunun için yalandan uzak durmalıyız.
Yalan başta bizi kurtarsa ve bazen durumu kolaylaştırsa da yalanın vermiş olduğu o kötü his ve durumdan sa doğruluğu tercih etmeliyiz.
8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 23 Cevapları
1. ETKİNLİK
Soru : Anlamları verilen sözcükleri bularak numaralandırılmış yerlere yazınız.
1. Evlerde oda kapılarının açıldığı genişçe yer, hol.
Cevap : SOFA
2. Kapatılmış, hapsedilmiş kimse.
Cevap :MAHPUS
3. Hayvanları tımar etmek için kullanılan, sacdan, dişli araç.
Cevap :KAŞAĞI
4. Bakır, nikel ve çinkodan oluşan gümüş görünüşünde bir alaşım.
Cevap :FAKFON
5. Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap.
Cevap : YALAK
6. Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat.
9. Söğütgillerden, sulak yerlerde yetişen, yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç.
Cevap : SÖĞÜT
10. At bakıcısı.
Cevap : SEYİS
11. Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm.
Cevap : SAĞRI
2. ETKİNLİK
“Kaşağı” metninden hareketle aşağıdaki soruları yanıtlayınız.
1. Hasan ve ağabeyi neler yapmaktan hoşlanmaktadır?
Cevap :
Hasan ve ağabeyi atları suya götürmekten, çıplak sırtlarına binmekten, torbaları arpa koymaktan, yemliklere ot doldurmaktan, ahırı süpürmekten, gübreleri kaldırmaktan hoşlanmaktadırlar.
2. Hasan’ın ağabeyi, çok keskin ve sivri dişli kaşağıyı düzeltmek için ne yapmıştır?
Cevap :
Hasan’ın ağabeyi , çok keskin ve sivri dişli kaşağıyı düzeltmek için duvarın taşlarına sürtmüştür.
3. Ağabeyi Hasan’a nasıl bir suç atmıştır? Ağabeyinin davranışını doğru buluyor musunuz?
Cevap :
Ağabeyi Hasan’a kendi kırdığı kaşağıyı onun kırıp attığı suçunu atmıştır. Ağabeyin davranışını çok yanlış buluyorum. Masum bir insanın acı çekmesine sebep olmuştur.
8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 24 Cevapları
4. Hasan’ın ağabeyi neyi itiraf etmek istemiştir? Bunu hangi duygu ağır bastığı için yapmış olabilir?
Cevap :
Hasan’ın ağabeyi kardeşine iftira attığını itiraf etmek istemiştir nokta bunu suçluluk duygusu ve pişmanlık duygusu ağır bastığı için yapmış olabilir..
5. Hasan, hangi hastalığa yakalanmıştır? Yakalandığı hastalıktan kurtulabiliyor mu?
Cevap :
Hasan kuş palazı hastalığına yakalanmıştır. Yakalandığı hastalıktan kurtulamamıştır.
6. Metnin ana fikrini yazınız.
Cevap :
Metnin ana fikri bazı pişmanlıkların geri dönüşü olmayacağıdır.
7. Ana fikre uygun bir atasözü yazınız.
Cevap :
Son pişmanlık fayda etmez
Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim
Düşüne düşüne görmeli işi sonra pişman olmamalı kişi
Olay : Atları çok seven ve çiftlikte yaşayan Hasan ve ağabeyinin başından geçmektedir. Hasan’ın ağabeyi kaşağıyı kırmış ve kardeşine iftira atarak ceza almasına sebep olmuştur. Hasan evden çıkmama cezası almış ve hastalığa tutularak vefat etmiştir. Hasan’ın ağabeyi çok pişman olsa da birşey fayda etmemiştir.
Yer: Çiftlik evi, ahır
Zaman: Geçmiş Zaman
Kahramanlar: Hasan, ağabeyi, annesi ve babası, Pervin, Dadaruh
Anlatıcı: 1. Kişi (Hasan’ın ağabeyi)
8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 25 Cevapları
4. ETKİNLİK
Soru : Öğretmeninizin izleteceği “Kaşağı” adlı tiyatro ile okuduğunuz metni (kahramanlar, mekân, zaman, olay örgüsü yönünden) karşılaştırınız.
Cevap :
Benzerlikler: Kahramanlar, Olay, zaman, mekan
Farklılıklar: Anlatıcı, olayların oluş şekli..
5. ETKİNLİK
Soru : Cümlelerdeki anlam ilişkilerine göre boşluklara uygun harfleri yerleştiriniz.
Ömer Seyfettin’in okumuş olduğum hikayelerinden bir tanesi “Gizli Mabed ” isimli eseridir.
Nazan isimli dürüst ve temiz bir kadından bahsetmektedir.
Kadın, erkek karışık eğlenceler yanlış karşılanmasına rağmen Nazan eğlenir , bunları ise önemsemezdi.
Eşinin bu durumundan rahatsız olur o paraları olduğu için böyle yaptığını düşünür.
Paranın onu şımarttığını düşünür.
Nazan yine bir eğlence düzenler. Bu eğlencenin ileri giderek kocasını aldattığını konusunda dedikodular olur.
Kocası kadın ve erkek ayrı eğlence düzenler. Karısına bir oyun kurar ama karısının masum olduğunu anlar.
… Ömer seyfettin’in okuduğum hikayelerinden bir tanesi de “Başını vermeyen şehittir”.
Osmanlı askerleri bir kale savunması esnasında ünlü bir askerin başını vermemesi hikayenin temasıdır.
Bu asker heybetini görünüşü ile yürüyen bir deve andırır.
Düşman ağırlığı aslında ezilirken düşmanın güçlü olması sebebiyle ümitler neredeyse bitmek üzereydi.
Deli Mehmet isimli asker korkusuzca çarpışıyordu. Aldığı bir kılıç darbesiyle başı koptu.
Bu olayı sadece Kuru Kadı görmüştü. Deli Hüsrev bunu görünce ” Canını verdin ama başını verme ” der. Bunun üzerine Mehmed kalkar başını alır ve tekrar yere uzanır.
8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 27 Cevapları
8. ETKİNLİK
Soru : “Kaşağı” metninin ana fikrinden yola çıkarak bir hikâye yazınız. Hikâyenize uygun bir başlık koyunuz.
Serhat ve kardeşi Sevilay yaşları yakın iki güzel çocuktu.
Serhat ve kardeşi her gün oyunlar oynar, babaları gelinceye kadar hoşça vakit geçirirlerdi.
Serhat’ın yaşı kardeşinden bir yıl büyük olduğu için okula başlamış ve Sevilay bu yüzden yalnız kalmıştı.
Sevilay da abisi gibi okula gitmek istiyor ancak yaşı yetmediği için bir yıl daha beklemesi gerekiyordu.
Kardeşini yapmış olduğu ders kitaplarına dokunamadığı için onları çok merak ediyor ve bazen gizli gizli kitapları inceliyordu.
Yine bir gece abisinin hazırlamış olduğu çantayı açtı ve okul kitaplarını açarak incelemeye başladı.
Abisinin yapmış olduğu resimlere hayran kalarak onun kitaplarına da eğleneceğini düşünerek kitaba resimler yapmıştı.
Öğretmeni resimleri görünce Serhat’ın yaptığını sanarak onu uyarmış ve Serhat bu duruma çok üzülmüştü.
Serhat bunu kim yaptığını anlamamış ve çok üzülmüştü.
Serhat öğretmenin davranışı sebebiyle okula gitmek istememiş hasta olduğu için de birkaç gün izin almıştı. Sevilay bu durumun işe yaradığını fark ederek bu sefer okul çantasına telefon gibi okulda yasak olan eşyalar eklemiş serhat’ın ceza almasına sebep olmuştu.
Aslında Sevilay’ın niyeti Serhat’ı zor durumda bırakmak değil sadece onu da yanında istemesiydi.
Serhat disiplin cezası almış bu sebeple hem babasından hem de öğretmenler azar işitmişti. Bu durum okuldan sonra masa sebep olmuş ve bir yanlış anlama sebebiyle notları düşmüştü.
Çok başarılı olan Serhat ne yazık ki okuldan soğumuştu ve bir yılı büyük kayıpta geçmişti .
Selahattin öğretmeni ailesini ziyaret etmiş ve serhat’ın sınıfta kalmasından endişe duyduğunu söyleyerek durumu konuşmaya gelmişti.
Kardeşi odaya girecek bütün yaptıklarını anlatmış ve yanlış anlamanın önüne geçmişti.
Ancak bu Serhat’ın düşük notlarını geri getirmemiş okulda arkadaşları arasında küçük düşmesine sebep olmuştu.
Ailesi Serhat’ı başka bir okula yazdırdı. Notlarını toparladı ve çok başarılı bir öğrenci öldü . Ancak bu kırıklık hep onda kaldı.
Sevilay okula başlayınca Serhat, kendini anlaması için kitabını karaladı. Sevilay’ın öğretmeni uyarınca Sevilay ağabeyini ne kadar incittiğini anca o zaman anladı. Bir daha kimseye böyle bir şey yapmadı.
8. Sınıf Türkçe Kitabı “Kaşağı” metninin ana fikrinden yola çıkarak bir hikâye yazınız. konusunu kısaca ele alacağız.
““Kaşağı” metninin ana fikrinden yola çıkarak bir hikâye yazınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Sevdiğini Söylemek
Uzak bir köyde kendi tarlasını süren ve kendi emeğinin eliyle geçinen bir aile vardır.
Selen’in babaannesi iş güç ve kendi de öyle gördüğü için çocuklarını sevgisini göstermeden büyütmüştü.
Bundan pişman olsa da oğlu Mahmut kendi de sevgisini gösteremeyen biri olmuş böylece annesi kendine kadar yaklaşsa da annesini sever ancak ona bunu asla belli edememiştir.
Selen bu duruma üzülse de babası bu durumu değiştirmemiş ve bu durumun normal olduğunu düşünmüştür.
Babaannesi bir anda vefat etmiştir. Babası sevgisini ifade edememenin üzgünlüğünü e ne kadar yanlış olduğunu İlk defa o anda bu kadar büyük hissetmiştir.
Yanlışını anlamış ancak artık çok geç kalmıştır. Bu sebeple bundan ders alarak çocuklarına, eşine ve çevresindeki insanlara bu durumu anlatmış ayrıca sevgisini ifade etmeyin özgürlüğünü de yaşamıştır.
““Kaşağı” metninin ana fikrinden yola çıkarak bir hikâye yazınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Serhat’ın Kötü İmtihanı
Serhat ve kardeşi Sevilay yaşları yakın iki güzel çocuktu.
Serhat ve kardeşi her gün oyunlar oynar, babaları gelinceye kadar hoşça vakit geçirirlerdi.
Serhat’ın yaşı kardeşinden bir yıl büyük olduğu için okula başlamış ve Sevilay bu yüzden yalnız kalmıştı.
Sevilay da abisi gibi okula gitmek istiyor ancak yaşı yetmediği için bir yıl daha beklemesi gerekiyordu.
Kardeşini yapmış olduğu ders kitaplarına dokunamadığı için onları çok merak ediyor ve bazen gizli gizli kitapları inceliyordu.
Yine bir gece abisinin hazırlamış olduğu çantayı açtı ve okul kitaplarını açarak incelemeye başladı.
Abisinin yapmış olduğu resimlere hayran kalarak onun kitaplarına da eğleneceğini düşünerek kitaba resimler yapmıştı.
Öğretmeni resimleri görünce Serhat’ın yaptığını sanarak onu uyarmış ve Serhat bu duruma çok üzülmüştü.
Serhat bunu kim yaptığını anlamamış ve çok üzülmüştü.
Serhat öğretmenin davranışı sebebiyle okula gitmek istememiş hasta olduğu için de birkaç gün izin almıştı. Sevilay bu durumun işe yaradığını fark ederek bu sefer okul çantasına telefon gibi okulda yasak olan eşyalar eklemiş serhat’ın ceza almasına sebep olmuştu.
Aslında Sevilay’ın niyeti Serhat’ı zor durumda bırakmak değil sadece onu da yanında istemesiydi.
Serhat disiplin cezası almış bu sebeple hem babasından hem de öğretmenler azar işitmişti. Bu durum okuldan sonra masa sebep olmuş ve bir yanlış anlama sebebiyle notları düşmüştü.
Çok başarılı olan Serhat ne yazık ki okuldan soğumuştu ve bir yılı büyük kayıpta geçmişti .
Selahattin öğretmeni ailesini ziyaret etmiş ve serhat’ın sınıfta kalmasından endişe duyduğunu söyleyerek durumu konuşmaya gelmişti.
Kardeşi odaya girecek bütün yaptıklarını anlatmış ve yanlış anlamanın önüne geçmişti.
Ancak bu Serhat’ın düşük notlarını geri getirmemiş okulda arkadaşları arasında küçük düşmesine sebep olmuştu.
Ailesi Serhat’ı başka bir okula yazdırdı. Notlarını toparladı ve çok başarılı bir öğrenci öldü . Ancak bu kırıklık hep onda kaldı.
Sevilay okula başlayınca Serhat, kendini anlaması için kitabını karaladı. Sevilay’ın öğretmeni uyarınca Sevilay ağabeyini ne kadar incittiğini anca o zaman anladı. Bir daha kimseye böyle bir şey yapmadı.
8. Sınıf Türkçe Kitabı Ömer Seyfettin’e ait kitapların kapaklarını inceleyiniz. Ömer Seyfettin’in okuduğunuz bir hikâyesini arkadaşlarınıza anlatınız. konusunu kısaca ele alacağız.
“Ömer Seyfettin’e ait kitapların kapaklarını inceleyiniz. Ömer Seyfettin’in okuduğunuz bir hikâyesini arkadaşlarınıza anlatınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Ömer Seyfettin’in okuduğum hikayelerinden bir tanesi “Pembe İncili kaftan ” dır.
Bu hikayede Yavuz Sultan Selim şah ismail’e bir Elçi göndermek istemiş ancak görev tehlikeli olduğu için dikkatli karar vermesi gerekmektedir.
Elçin’in dürüst, korkusuz ve yiğit biri olması gerekir.
Şah İsmail’in gaddarlığı herkes tarafından bilindiği için bu görevden neredeyse herkes çekinmektedir.
Muhsin Çelebi isimli bir gönüllü sadrazama girerek bütün masrafları kendi karşılayacağını ve elçilik görevini üstlenmek istediğini söyler.
Evini ve mal varlığını ipotek ettirerek tar böylece kendine Pembe İncili bir kaftan alır ve şah İsmail’in sarayı’na gider.
Şah İsmail’in karşısına çıkarak görevini yerine getirir yani fermanı verir.
Geri döndüğünde bütün mal varlığını kaybetmiş ve elinde kalan tek şey devletin şanını yüceltmek olmuştur.
“Ömer Seyfettin’e ait kitapların kapaklarını inceleyiniz. Ömer Seyfettin’in okuduğunuz bir hikâyesini arkadaşlarınıza anlatınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Ömer Seyfettin’in okumuş olduğum hikayelerinden bir tanesi “Gizli Mabed ” isimli eseridir.
Nazan isimli dürüst ve temiz bir kadından bahsetmektedir.
Kadın, erkek karışık eğlenceler yanlış karşılanmasına rağmen Nazan eğlenir , bunları ise önemsemezdi.
Eşinin bu durumundan rahatsız olur o paraları olduğu için böyle yaptığını düşünür.
Paranın onu şımarttığını düşünür.
Nazan yine bir eğlence düzenler. Bu eğlencenin ileri giderek kocasını aldattığını konusunda dedikodular olur.
Kocası kadın ve erkek ayrı eğlence düzenler. Karısına bir oyun kurar ama karısının masum olduğunu anlar.
… Ömer seyfettin’in okuduğum hikayelerinden bir tanesi de “Başını vermeyen şehittir”.
Osmanlı askerleri bir kale savunması esnasında ünlü bir askerin başını vermemesi hikayenin temasıdır.
Bu asker heybetini görünüşü ile yürüyen bir deve andırır.
Düşman ağırlığı aslında ezilirken düşmanın güçlü olması sebebiyle ümitler neredeyse bitmek üzereydi.
Deli Mehmet isimli asker korkusuzca çarpışıyordu. Aldığı bir kılıç darbesiyle başı koptu.
Bu olayı sadece Kuru Kadı görmüştü. Deli Hüsrev bunu görünce ” Canını verdin ama başını verme ” der. Bunun üzerine Mehmed kalkar başını alır ve tekrar yere uzanır.
8. Sınıf Türkçe Kitabı “Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir.’’ Charles Bukowski (Çarlz Bukovski) sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız. konusunu kısaca ele alacağız.
““Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir.’’ Charles Bukowski (Çarlz Bukovski) sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
“Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir.” sözünden bazen dürüst olduğumuz zaman zor durumlarla karşılaşabileceğimiz veya bazı zorlukların üstünde gelmek zorunda kalacağımızı anlıyorum.
Yalan söyleyip durumdan kurtulacakken dürüst olduğumuz için zorluk yaşayabiliriz.
Ancak bizi ne kadar kurtarırsa kurtarsın yalan söylemenin vermiş olduğu kötü his ve çirkin duygudan kurtulmuş oluruz.
““Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir.’’ Charles Bukowski (Çarlz Bukovski) sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir.” sözünden yalandan kat kat iyi olduğunu anlıyorum.
Bazen zor durumda kalabiliriz. Bu zor durumdan bizi sadece yalan kurtaracak olsa bile yalan yalanı doğurur.
Zaman içerisinde insanların güvenmediği ve bizimde kimseye güvenemediğimiz birine dönüşebiliriz. Böyle olmaktansa en başından kurtarıcı gördüğümüz yalandan uzak durmalıyız.
Bazen sırf dürüstlüğümüz sebebi ile bazı işleri ve kişileri kaybedebiliriz. Ama dürüst olduğumuz için bizi terk eden insanlarla güvenilir bir ilişkide mümin değildir. Bunu bilerek hareket etmeliyiz.
Herkes güven duyduğu ve kendisine yalan söylemeyecek insanlarla yaşamak ister. Bunun için yalandan uzak durmalıyız.
Yalan başta bizi kurtarsa ve bazen durumu kolaylaştırsa da yalanın vermiş olduğu o kötü his ve durumdan sa doğruluğu tercih etmeliyiz.
8. Sınıf Türkçe Kitabı Hangi hayvanın bakımını üstlenmek isterdiniz? Neden? konusunu kısaca ele alacağız.
“Hangi hayvanın bakımını üstlenmek isterdiniz? Neden?” ile ilgili kısa cevabı ;
Cevap:
Ben bir kedinin bakımını üstlenmek isterdim.
Çünkü kediler hem çok sevimli hem de sahibiyle beraber oynayıp vakit geçiren harika canlılar.
Kedilerin hem bakımı kolay hemde istediğiniz gibi bir çok farklı cinsi mevcut.
“Hangi hayvanın bakımını üstlenmek isterdiniz? Neden?” ile ilgili uzun cevabı ;
Cevap:
…….Ben bir köpeğin bakımını üstlenmek isterdim. Köpekler çok sadık hayvanlar ve eğitildikleri zaman mükemmel bir arkadaşlar. Köpeklere karşı özel bir ilgim var. Çeşit çeşit köpekler var. Süs köpeklerini de büyük olan farklı cinsteki köpekleride çok seviyorum.
…….Ben bir hayvan bakımını üstlenecek olsaydım kuşun bakımını üstlenmek isterdim.
Kedi ve köpek gibi hayvanlara bakmak bazı insanlar için zor olsa da kuş bakımı kolay ve eğlencelidir.
Ayrıca her bütçeye uygun bir kuş türü bulmak da mümkündür.
Küçük evlerde veya apartman dairelerinde kedi ve köpek beslemek zor olsa da kuş beslemek kolay olabilir.
Kuşlar, evde yaşayan kişilerle kolaylıkla arkadaş olabilir insan canlısı ve sosyal varlıklardır. Kuş beslemek için küçük bir bütçe ayırmak yeterlidir böylelikle herkes kolaylıkla kuş besleyebilir.
Mutlu ve sağlıklı bir kuştur 20 yıl yaşar. Böylece uzun bir arkadaşlık kurulabilir.
…….Ben bir hayvan bakımının üstlenecek olsaydım kedi beslemek isterdim. Evcil hayvanlar insanları arkadaşlık ve dostluk bakımından bence harika canlılardır. Kedi bakımının insanlar üzerinde rahatlatıcı ve sakinleştirici bir etkisi olduğu için yapılan bir araştırmaya göre felç riskini azaltmaktadır. Evcil hayvan bakmak sorumluluk hissini arttırır. Kediler ile beraber büyüyen çocukların daha az alerjiyi yakalandıkları görülmüştür nokta kediler insanın sosyalleşmesini ve yalnızlık hissini azaltma konusunda da oldukça başarılıdır nokta kediler temiz ve düzenli hayvanlardır. Az bakım gerektirir ve bakımları uygundur. Kediler bir yere kolay adapte olur ve bazen yalnız kalabilirler. Kediler sessizdir ömrü uzundur ve sevgi de olurlar.
8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı1. Tema Erdemler Tema Sonu Değerlendirme Çalışmaları Soruları ve Cevapları Sayfa 42, 43
8. Sınıf Türkçe Kitabı 1. Tema Erdemler Tema Sonu Değerlendirme Çalışmaları Soruları ve Cevapları
8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 42-43
HAYALLERİNİZE SAHİP ÇIKIN
Babasının işi nedeniyle çocuğun ortaöğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası. Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan yedi sayfalık kompozisyon yazdı. Hayalini ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Ertesi gün hocasına sunduğu yedi sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi. İki gün sonra ödevini geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir “0” ve “Dersten sonra beni gör.” uyarısı vardı.
—Neden “0” aldım? diye merakla sordu hocasına çocuk.
— Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal, dedi hocası.
— Paran yok. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce arazi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkânsız. Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.
Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına da danıştı.
— Oğlum, dedi babası: “Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!”
Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına.
— Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin… Ben de hayallerimi…
1. Çocuk, kompozisyonunda neyi anlatıyor?
Cevap :
Çocuk, kompozisyonunda ileride meslek olarak bir at çiftliğine sahip olmak istediğini ve bununla ilgili yazmış olduğu kompozisyon ödevini anlatmaktadır.
Öğretmeni bu ödev çalışmasını beğenmemiş , ancak çocuk bundan vazgeçmemiştir.
2. Öğretmeni çocuğun yazdığı kompozisyon hakkında ne düşünüyor?
Cevap :
Öğretmeni çocuğa yazdığı kompozisyon hakkında imkansız bir hayal olduğunu ve çocuğun daha gerçekçi düşünmesi gerektiğini düşünüyor.
3. Öğretmenin yaptığı davranışı nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz çocuğun yerinde olsaydınız nasıl davranırdınız?
Cevap :
Öğretmenin yaptığı davranışı yanlış buluyorum.
Ben çocuğun yerinde olsaydım başka bir ödev hazırlar, tam not almaya çalışırdım.
4. Okuduğunuz metnin ana fikri nedir?
Cevap :
Okuduğum metnin ana fikri hayallerden vazgeçmemektir.
8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 43 Cevapları
5. Aşağıdaki dizelerde hangi söz sanatlarının kullanıldığını uygun boşluğa yazınız.
Her şey yerli yerinde; bir dolap uzaklarda Azapta bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan.
Cevap : Kişileştirme
Kurnaz tilki sesini yumuşatarak ona Dedi ki: Kardeşçiğim, artık dostuz. Müjde getirdim sana, in de bir öpüşelim. Barış oldu hayvanlar arasında.
Cevap : Konuşturma
Biraz bakıver kendine. Bir deri bir kemik kalmışsın.
Cevap : Abartma
İçmiş gibi geceyi bir yudumda Göğün mağrur bakışlı bulutları.
Cevap : Kişileştirme
6.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde uçmak sözcüğü “Uçuç böceği biraz havalanıp bir başka çiçeğe kadar uçtu.” cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır?
A) Bu geceki fırtınada tahta perde uçmuş.
B) Helikopter Ankara’dan Mardin’e kadar sorunsuz uçtu.
C) Babam iş için dün İstanbul’a uçtu. D) Bacadaki baykuş sesimi duyunca uçtu.
7. Aşağıdaki cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?
A) Tarık Buğra, gazeteciliğe Nasreddin Hoca gazetesini çıkararak başlamıştır.
B) Tarık Buğra, ilk piyeslerini ve “Yalnızların Romanı”nı askerliği sırasında yazmıştır. C) Kurtuluş Savaşı’na bir kasabadan baktığı “Küçük Ağa”da anlatım sürükleyicidir.
D) Tarık Buğra’nın “Moskova Notları” adında bir gezi yazısı vardır.
A) Mutfaktaki işlerini çabucak bitirmelisin. B) Duvara çivi çakmak yasaktır bizim evde.
C) Bahçede koşan çocuklardan biri düştü.
D) Türkü söyleye söyleye odaya girdiler.
9. Aşağıdaki dizelerin hangisinde fiilimsiye yer verilmiştir?
A) Vicdânım o gece dünyayı haviydi, Gördüğüm şeylerin cümlesi maviydi.
B) Yüce balkanları duman bağlamış, Gene mi gurbetten kara haber var?
C) Seher vakti burada kimler ağlamış, Çemenzâr üstünde taze çiğler var.
D) Gümüş akar, çiçek kokar ırmağı, Defineler yatağıdır o eller!
8. Sınıf İnkılap Tarihi Kitabı 3. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Soruları CevaplarıSayfa 122, 123, 124, 125
8. Sınıf İnkılap Tarihi Kitabı Sivas Kongresi Metni Cevapları
8. Sınıf İnkılap Tarihi Kitabı Sayfa 122-123-124-125
A. Aşağıdaki tabloda Millî Mücadele’nin ulusal ve uluslararası sonuçlarıyla ilgili bilgiler verilmiştir. Bu bilgilerden yararlanarak soruları cevaplayınız. Cevaplarınızı boşluklara yazınız.
1-Yeni Türk Devleti’nin ilk anayasasını simgeleyen harfi yazınız.
Cevap :
a. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu
2-I. İnönü Savaşı’nın ulusal ve uluslararası alanda ortaya çıkardığı sonuçların harflerini yazınız.
6-Güney Cephesi’nde Fransızlarla yapılan savaşı sona erdiren ve cephenin kapanmasını sağlayan antlaşmayı simgeleyen harfi yazınız.
Cevap :
c. Ankara Antlaşması
B. Aşağıda, Millî Mücadele Dönemi’nde yaşanan bir olay verilmiştir. Metnin altındaki soruları metinden faydalanarak cevaplayınız.
“…Bize ayrılan bölgede 300 kağnı tespit ettik. Bunları savaş esnasında derhal tanzim edebilmek için bir deneme çağrısı yaptık. Tebliğimizden 24 saat sonra 250 kağnı gelmiş bulunuyordu. Bazıları, öküzleri olmadığından kağnılara ineklerini koşmuşlardı. Kağnıları getirenlerin bir kısmı çocuk ve ihtiyar, çoğu da kadınlardı. Tümen komutanı, düzlükte sıralanan bu kağnıları teftiş ederken uzun üvendireleriyle (uzun çubuk) sevgili hayvanlarının başlarında dizilen kadınlara, erkeklerin neden gelmediklerini sordu. Bu zahmetli işte çok yorulacaklarını, hatta dayanamayacaklarını söyledi. Kadınların verdikleri cevap şuydu:
7-Yukarıdaki metne bir başlık yazınız.
Cevap : Kağnı
8-Tümen komutanının sorusunu kadınlar nasıl cevaplamış olabilir? Yazınız.
Cevap : Erkeklerimizin hepsi vatanın müdafaası için cephede düşmanla savaştalar diye cevaplamış olabilirler.
9-Kağnıları getirenlerin kadın, çocuk ve yaşlı olmasının sebebi nedir? Yazınız.
Cevap : Erkeklerin cephede savaşta olması ve geriye sadece kadın, çocuk ve yaşlılar kalmasından dolayıdır.
10-Metne göre Türk halkının Millî Mücadele’ye ne gibi katkıları olmuştur? Yazınız.
Cevap : Gerek cephe de gerekse vatanının ihtiyacı olan şeylerin kağnı ile taşınmasıdır.
C. Lozan Antlaşması ile ilgili 5N1K sorularını cevaplayınız.
Yunanistan savaş tazminatı yerine Türkiye’ye ne vermiştir?
Cevap : Edirne’nin Karaağaç bölgesini vermiştir.
Antlaşmada kapitülasyonlar nasıl çözümlenmiştir?
Cevap : Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı.
Antlaşma ne zaman imzalanmıştır?
Cevap : 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmıştır.
Antlaşma nerede imzalanmıştır?
Cevap : İsviçre’nin Lozan şehrinde imzalanmıştır.
Lozan Konferansı neden kesintiye uğramıştır?
Cevap : Savaşların devam etmesinden dolayı ve misakı milli sınırların kabul edilmemesi ve belli bölgelerin sorun olmasından dolayı kesintiye uğramıştır.
Antlaşmada Türk tarafını kim temsil etmiştir?
Cevap : İsmet Paşa temsil etmiştir.
8. Sınıf İnkılap Tarihi MEB Yayınları Kitabı Sayfa 123 Cevapları
Ç. Millî Mücadele Dönemi savaşları ile ilgili tablodaki boşlukları doldurunuz.
Cevap :
Doğu Cephesi: a-Ermeniler, b-Kâzım Karabekir, c-Gümrü
GüneyCephesi: a-Fransız ve Ermeniler, b-Ali Saip, c-Ankara
Batı Cephesi: a-Yunanlar b-Mustafa Kemal, c-Mudanya
D. Aşağıda Maarif Kongresi ve Sakarya Meydan Savaşı’yla ilgili olan kelimeler verilmiştir. Bu kelimelerden olayla ilgili olanlara ( ), olmayanlara (X) işareti koyunuz.
Cevap :
“8. Sınıf İnkılap Tarihi Kitabı Sayfa 122-123-124-125 MEB Yayınları”
E. İrade-i Millîye gazetesinin muhabiri, Kuvâ-yı Millîye’nin Urfa’ya girişini şöyle haber veriyordu:
“Öteden beri yapılan zulümlerden dolayı gerilen halk, 8 Şubat gecesi büyük bir coşkuyla, Fransız hâkimiyetindeki karargâha hücum etti. Karargâhtaki Fransız bayrağını indirip yerine Türk bayrağını çekti. Fransızlar pek çok ganimet bırakarak geri çekildi. Asayiş öncekinden daha mükemmel hale geldi. Urfa halkının tamamı Kuvâ-yı Millîye’ye katıldı. Kuvâ-yı Millîyecilerin ihtiyaçları temin edildi ve iki saat içinde bin Osmanlı lirası toplandı.” (İsmail Özçelik, Millî Mücadele’de Güney Cephesi Urfa, s.180)
Gazete haberini okuyup aşağıdaki soruları cevaplayınız.
11-Urfa halkı, hangi duygularla Kuvâ-yı Millîye’ye katılmıştır? Yazınız.
Cevap :
Milliyetçilik ve vatanseverlik duygularıyla Kuvayı Millîye’ye katılmıştır.
12-Bu olay hangi cephede yaşanmıştır? Yazınız.
Cevap :
Güney Cephesinde yaşanmıştır.
F. Aşağıda harflerle gösterilen kavramları ilgili oldukları bilgiyle eşleştiriniz.
Cevap :
I. Eğitim alanında çalışmalar yapılmıştır. = b. Maarif Kongresi
II. Ordunun ihtiyaçları giderilmeye çalışılmıştır. = ç. Tekâlif-i Millîye Emirleri
III. Ordunun ve halkın morali yüksek tutulmaya çalışılmıştır. = a. İstiklal Marşı
IV. Meclis, Mustafa Kemal’e güvenini göstermiştir. = d. Başkomutanlık Yasası
V. Millî Mücadele’yi anlatan eserlerdendir. = c. Ateşten Gömlek
8. Sınıf İnkılap Tarihi MEB Yayınları Kitabı Sayfa 124 Cevapları
G. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
13-Fransızların Urfa, Antep, Maraş gibi şehirleri işgal edip yağmalaması üzerine buralarda yaşayan Türk halkı, kadın, çocuk, yaşlı demeden modern silahlara sahip güçlü bir orduya karşı taş, sopa, balta, av tüfeği gibi basit silahlar kullanarak direniş gösterdi.
Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Cevap :
A) Bu cephedeki savaşın kazanılmasında Türk halkının mücadelesi etkili olmuştur.
B) Burada yaşayan halk, topyekün bir mücadeleye girişmiştir. C) Düzenli ordu henüz kurulma aşamasında olduğu için buraya asker gönderilememiştir.
D) Burada yaşayan Türk halkı birlik ve beraberliğin örneğini sergilemiştir.
14- I. Yunan ilerleyişinin durdurulamaması II. Meclis hükûmetinin iç isyanları bastırmada otorite sağlayamaması III. Savunmaların bölgesel olması, tüm vatanı kurtarmaya yetmemesi
Verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisinin kurulması zorunlu hale gelmiştir?
Cevap :
A) Düzenli ordunun B) Kuvâ-yı Millîye’nin
C) Temsil Heyeti’nin D) İstiklal mahkemelerinin
15-Atatürk’e göre millî eğitim, bağımsızlık savaşı kadar önemlidir. O, bunu Yunanların Kütahya-Eskişehir üzerinden Ankara’ya doğru saldırıya geçtikleri günlerde ispat etmiştir. Yunanların saldırıya geçtiği sırada, 16-21 Temmuz 1921 tarihleri arasında Ankara’da, millî eğitim-öğretim seferberliğini başlatmıştır. Bu tutumuyla eğitim-öğretime ne kadar önem verdiğini göstermiştir.
Metinde özelliklerinden bahsedilen olay aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap :
A) Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun çıkarılması B) Maarif Kongresi’nin toplanması
C) Sivas Kongresi’nin toplanması D) Tekâlif-i Millîye Emirleri’nin yayımlanması
16-Büyük Taarruz için yapılan hazırlıklardan hangisi savaş sürecinde hızlı kararlar almak ve uygulamak amacına yöneliktir?
Cevap :
A) Askeri birliklerin Doğu ve Güney cephelerinden Batı Cephesi’ne kaydırılması
B) Rusya’dan silah ve cephane alınması
C) Orduya taarruz eğitimi verilmesi D) Mustafa Kemal’e süresiz olarak başkomutanlık yetkilerinin verilmesi
17-Başkomutan Mustafa Kemal’in, “Milletimizi esir etmek isteyen düşmanları her koşulda yeneceğimize dair güvenim bir dakika olsun sarsılmamıştır.” sözü onun hangi kişilik özelliği ile ilgilidir?
Cevap :
A) Açık sözlülük B) Çok yönlülük C) İleri görüşlülük D) Kararlılık
18-Millî Mücadele’nin 1920-1921 yıllarına rastlayan en sıkıntılı günlerinde, yeni Türk Devleti’nin gelirleri, ordunun ihtiyaçlarını ve savaş giderlerini karşılamaya yetmiyordu. Buna karşılık işgal devletleri silah, cephane ve her türlü malzeme bakımından üstün durumdaydı.
Bu olumsuzluk aşağıdakilerden hangisiyle giderilmeye çalışılmıştır?
Cevap :
A) Sanayileşmeye önem verilmesiyle B) Millî ekonominin kurulmasıyla C) Tekâlif-i Millîye Emirleri’nin yayımlanmasıylaD) Avrupa’dan borç alınmasıyla
8. Sınıf İnkılap Tarihi MEB Yayınları Kitabı Sayfa 125 Cevapları
19-Aşağıda, Büyük Taarruz’la ilgili doğru, yanlış tablosu verilmiştir. Tablodaki işaretlemelerdenhangisi yanlıştır?
Cevap :
A) I ve II B) II ve IIIC) II ve IV D) III ve IV
20- I. Gümrü Antlaşması
II. Ankara Antlaşması
III. Kars Antlaşması
IV. Moskova Antlaşması
Yukarıdaki antlaşmalardan hangileri Türkiye’nin doğu sınırının belirlenmesi ile ilgilidir?
Cevap :
A) I ve III B) I ve IV C) I, III ve IVD) II, III ve IV
21-Lozan Barış görüşmeleri devam ederken İtilaf Devletleri temsilcilerinin uzlaşmaz tavırlarını gören İsmet (İnönü) Paşa şunları söylemiştir:
“Beyler bizi karıştırmayın, biz buraya Mondros’tan değil, Mudanya’dan geldik.”
İsmet (İnönü) Paşa bu sözüyle aşağıdakilerden hangisini vurgulamak istemiştir?
Cevap :
A) Saltanatın kaldırılacağını
B) Türk heyetinin yıkıcı değil yapıcı taraf olduğunu
C) Osmanlı Devleti’nin yerine yeni bir devletin kurulacağını D) Türkiye’nin zafer kazanan taraf olduğunu
22-Sakarya Meydan Savaşı öncesinde Mustafa Kemal’e başkomutanlık yetkisi aşağıdakilerden hangisi tarafından verilmiştir?
Cevap :
A) Türkiye Büyük Millet MeclisiB) Müdafaa-i Hukuk Grubu
C) Temsil Heyeti D) Mebusan Meclisi
H. Görseldeki insanların yerinde olsaydınız o anki duygularınızla geleceğe nasıl seslenirdiniz veya gelecek nesillere nasıl bir öğüt verirdiniz? Yazınız.
“8. Sınıf İnkılap Tarihi MEB Yayınları Ders Kitabı Sayfa 122-123-124-125 Cevapları”
Cevap :
Bu cennet vatan ne zorluklarla kazanıldı. Bilmek ve anlamak lazım.
Kağnı üzerinde eşyalar, cephe de savaşan çocuklar var bu cennet vatanda. Bu cennet vatanı savunmak ve gelecekte şehit kanlarının savunulması gerekir.
8. Sınıf İnkılap Tarihi Kitabı Urfa’nın Kurtuluşu Metni CevaplarıSayfa 93
8. Sınıf İnkılap Tarihi Kitabı Urfa’nın Kurtuluşu Metni Cevapları
8. Sınıf İnkılap Tarihi Kitabı Sayfa 93 Cevapları
İngilizler önceden imzaladıkları gizli antlaşmalara ve Mondros Ateşkes Antlaşması’na dayanarak 24 Mart 1919’da Urfa’yı işgal
etti. İngilizler işgal ettikleri şehri yaptıkları antlaşma gereği Fransızlara devretti. Fransızlar 30 Ekim 1919’da Urfa’yı işgal etti. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde ve Urfa’da işgale karşı tepkiler ortaya çıktı. Bunun üzerine Fransızlar işgalin geçici olduğunu açıkladı. Amaçlarının barışı sağlamak olduğunu duyurdular. Barış antlaşması yapılınca şehri terk edeceklerini bildirdiler. Fransızlar bu açıklamalarına rağmen şehirdeki Türk idaresine müdahaleye başlamışlardı.
Bölgedeki silahlı bazı Ermenilerin halka yönelik kışkırtıcı davranışları artış gösterince şehirde işgalcilere karşı savunma hazırlıkları başladı. Urfa Jandarma Komutanı Ali Rıza Bey ile Belediye Başkanı Hacı Mustafa Bey’in liderliğinde kurulan Urfa Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Fransızlara karşı mücadeleye girişti (Görsel 3.5).
Fransızların çevre halkına yönelik özellikle bazı aşiretler üzerinde yoğunlaşan bölücülük faaliyetleri başarıya ulaşamadı. Urfa halkı, Fransızlara karşı tek vücut olup başarılı mücadeleler verdi. Bu başarıların kazanılmasında Urfa Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Ali Saip (Ursavaş) Bey’in önemli bir katkısı oldu. Ali Saip, bölge halkına ve aşiret reislerine mektuplar yazarak Fransızlara karşı millî bir ayaklanma için hazır olmalarını istedi. Fransız işgaline karşı Siverek’te halkın katılımıyla üç bin civarında kuvvet toplandı. Ali Saip Bey bu kuvvetlerle 7 Şubat 1920’de Karaköprü köyüne geldi. Buradan Fransızlara uyarılarda bulunarak şehri 24 saat içinde terk etmelerini istedi.
Ali Saip Bey, “Kuvâ-yı Millîye Kumandanı Namık” imzasıyla Fransızlara şu ültimatomu verdi:
“Asırlardan beri hür ve bağımsız yaşamış bir millet, istila ve esareti kabul edemez…Urfa’daki misafirliğinize daha fazla müsaade etmemize imkan yoktur. Antlaşmaya aykırı işgalinizi şiddetle reddeder, 24 saat içinde Urfa’yı terk ve tahliye etmediğiniz takdirde kesin hareketlere başvurulacağını ve dökülecek kanların sorumluluğunun size ait olacağını üzüntü ile bildiririz. Hristiyan vatandaşlarımızın her türlü hakkı korunacaktır. Urfa’yı boşaltmaya onay verdiğiniz takdirde sınırımızın dışına kadar serbestçe gidebileceğinizi temin ederiz.” Bu ültimatomu elinde beyaz bayrakla, Badıllı Aşireti’nden Mahmut adında bir savaşçı götürmüştü. (İsmail Özçelik, Millî Mücadele’de Güney Cephesi Urfa, s.164) (Düzenlenmiş ve sadeleştirilmiştir.)