8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 90-94-95-96-97 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Türk Plastik Sanatları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97


8. Sınıf Türkçe Kitabı Türk Plastik Sanatları Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 90-94-95-96-97


HAZIRLIK ÇALIŞMASI


Soru : Türk sanatları denilince aklınıza hangi sanat türleri geliyor? Bunlarla ilgili bilgilerinizi sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Türk sanatları denince aklıma halıcılık, Ebru ,taş işçiliği bir gün sepetçilik, maden işçiliği ahşap ve ağaç işçiliği örmecilik gelmektedir.

Uzun Cevap :

Geleneksel Türk sanatları denince klıma ahşap işleme sanatı , bakırcılık, cam işleme, Çelik ve çini sanatı , seramik dokuma ve halıcılık , minyatür ve Gül Ebru sanatı gelmektedir.

Ahşap oymacılığı Türk el sanatlarının arasında önemli bir yere sahiptir. Türkiye’nin Orta Asya’dan Anadolu’ya göç ettiği dönemden itibaren varolmuş ve farklı tekniklerle gelişmiştir.

Seramik ve çini sanatı Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde çeşitli tarzlarda yapılmıştır.

Geometrik desenler, bitkisel motifler ve hat yazıları kullanılmıştır.

Kilim dokuma ve halıcılık da Türklerin uzmanlaştığı başka bir sanat dalıdır.

Özellikle Gaziantep, Kayseri, Uşak ve İstanbul gibi iller ünlüdür.

Dekorasyonunda ve sanat pozisyonlarında önemli bir yere sahiptir.

Minyatür sanatı özellikle Osmanlı döneminde büyük bir değişim göstermiş ve minyatürde genellikle tarihi olaylar, portreler ve mitolojik sahneler inmiştir.

Ebru sanatı geleneksel Türk sanatlarından bir tanesidir.

Ebru sanatı renkli boyaların su yüzeyindeki hareketini kontrol ederek çeşitli desenler ve şekiller oluşturmaktır.

Ayrıca Türkler ,oya yapımcılığı, örgü, deri işçiliği sepetçilik maden işçiliği, keçe yapımcılığı ahşap ve ağaç oyma gibi alanlarda da oldukça gelişmişlerdir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 94 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu : Nakış

Sözlük Anlamı: Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme; ince iş
Tahminî Anlamı : el işi
Cümlem : Anneannemden kalan nakışların güzelliğine hayran kaldım.

Kelime/Kelime Grubu : Çini

Sözlük Anlamı: Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha
Tahminî Anlamı : levha, sanat eseri
Cümlem :Çini sanatı her zaman ilgimi çekmiştir.

Kelime/Kelime Grubu : tecessüs

Sözlük Anlamı: Kendini ilgilendirmeyen şeyleri belli etmeden öğrenmeye çalışma
Tahminî Anlamı : gizli iş
Cümlem : Tecessus güzel bir ahlak değil ki.

Kelime/Kelime Grubu : kültür

Sözlük Anlamı: Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin
Tahminî Anlamı : adet
Cümlem : Her ülkenin kendine göre bir kültürü vardır.

Kelime/Kelime Grubu : motif

Sözlük Anlamı: Yan yana gelerek bir bezeme işini oluşturan ve kendi başlarına birer birlik olan ögelerden her biri
Tahminî Anlamı : model
Cümlem : Çıkardığı motifleri büyük bir ustalıkla işliyordu.

Kelime/Kelime Grubu : memleket sathı

Sözlük Anlamı: Memleketin tamamı
Tahminî Anlamı : memleketin bütünü
Cümlem : Memleketin sathını korumak çok önemlidir.


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.


1. Hayvan figürlü eserler hangi adla anılmaktadır?


Cevap :

Hayvan figürlü eserler “hayvan üslubu” diye anılır.


2. Türkler yerleşik hayata geçtiklerinde sanat anlayışlarında ne gibi bir değişiklik olmuştur?


Cevap :

Türkler yerleşik hayata geçtiklerinde sanat anlayışları taş, tahta cam içini gibi katı maddeleri işlemek şeklinde değişmiştir.


3. Yazar neden tarihî eserleri korumanın vatanı korumak kadar önemli olduğunu söylemektedir?


Cevap :

Yazar tarih kültürümüzü yansıttığı ve gece miras olduğu için tarihi eserleri korumanın vatanı korumak kadar önemli olduğunu söylemektedir.


4. Okuduğunuz metinden Türk plastik sanatları ile ilgili neler öğrendiniz? Açıklayınız.


Cevap :

Okuduğum metinden Türk plastik sanatları hakkında Türklerin göçebe iken sonrasında yerleşik hayata geçtiklerini ve sanat ürünleri alanında ürettikleri sanat eserleri olduğunu öğrendim.


5. Millî Eğitim Temel Kanunu’nun, Türk kültür eserlerinin mana ve değerinin Türk milletinin bütün fertlerine öğretilmesini istemesinin nedeni ne olabilir? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.


Cevap :

Milli eğitim Temel kanunun ,Türk kültür eserlerinin mana ve değerlerinin Türk milletinin bütün fertlerine öğretilmesini istemesinin nedeni kültürünü kaybedenin her şeyiyle ve bir süre sonra vatanını da kaybedeceğini virgül vatanı korumak için bile kültürel değerlere ihtiyacımız olduğu içindir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 95 Cevapları


3. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu : yerleşik hayat dönemlerinde yapmış oldukları sanat eserleridir

Metnin Ana Fikri : Türk kültürünün önemi ve şah eserleri


4. ETKİNLİK


Soru : Cümlelerin altını çizmek, kelimeleri koyu veya italik yazmak, renklendirmek, farklı punto ya da font kullanmak metindeki önemli bölümleri vurgulamak için başvurulan yöntemlerdir. Okuduğunuz metinde bazı cümleler koyu, bazıları ise altı çizili şekilde yazılmıştır. Sizce bu bölümler dışında metindeki hangi bölümler koyu ya da altı çizili şekilde yazılmalıydı? Metnin üzerinde işaretleyerek gösteriniz.


Cevap :

  • Türkler yerleşim medeniyeti geçince, bu medeniyetin temeli olan katı maddeyi taşı, tahtayı, camı, çiniyi daha daha büyük bir zevkle işlemişlerdir .
  • Öğrencilere ilkokuldan itibaren Türk sanat eserleri öğretilmiş olsaydı, onlar bunun zevkine varırlar, hayatta da onları ararlar, bulurlar, korurlar ve yaratırlardı.

5. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümleleri ögelerine ayırınız.


Aşı veya ilâç yapmak için mikrop kültürü yapılır.


Cevap :
Edat tümleci / nesne / yüklem


• Bu eserlerden pek büyük bir kısmı yanmış, yıkılmış, kaybolmuş, yabancıya gitmiştir.


Cevap : özne / yüklem


• Her okulun Türk sanat eserlerinin resimlerini, planlarını, maketlerini gösteren müzeleri olmalıdır.


Cevap : özne / yüklem


• Bu eserlerden hareket edilerek yeni yeni eserler vücuda getirilebilir.


Cevap :
Zarf tümleci / özne / yüklem


• Avrupalılar bizim eserlerimizdeki motifleri kullanarak modalar icat etmişlerdir.


Cevap :
özne / zarf tümleci / nesne / yüklem


• Plastik sanat eserlerini incelemenin en pratik yolu onların benzerini yapmaktır.


Cevap :
özne / nesne / yüklem


• En güzel sanat eseri modellerinin çoğaltılması da bir kültür çalışmasıdır.


Cevap :
özne / yüklem


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 96 Cevapları


6. ETKİNLİK


a) Eline kalemini aldı.
b) Ali okula gidiyor.
Yukarıdaki cümlelerden hangisinin nesne aldığını belirleyiniz. Aşağıdaki cümlelerden hangileri nesne almıştır? Cümlelerin nesnelerini yanlarına yazınız.


Cevap :

“a) Eline kalemini aldı.” cümlesinde kalemini kelimesi belirtili nesnedir.


Malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürttür. :


Cevap :


Akılsız başın cezasını ayak çeker. :


Cevap ayak – belirtisiz nesne


Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. :


Cevap Doğru söyleyeni– belirtili nesne


Evdeki hesap çarşıya uymaz. :


Cevap hesap- belirtisiz nesne


Burası yemek kokuyor. :


Cevap : yemek –belirtisiz nesne


İlkbaharda bitkiler yeşerir. :


Cevap : bitkiler  belirtisiz nesne


Yalnızlığıma doğru yürüyorum. :


Cevap : Yalnızlığıma belirtisiz nesne


Size verdiğim etkinliği yapmalısınız. :


Cevap etkinliği — belirtili nesne


Bu akşam şehre dönüyormuş. :


Cevap :


Soru : Cümledeki nesnelerin cümlenin anlamını nasıl etkilediğini aşağıya yazınız.


Cevap :

Bu cümlelerde geçen nesneler, eylemden etkilenen varlığı öznenin yaptığı işten dolaylı ya da dolaysız etkilenen şeyi gösterir.


7. ETKİNLİK


Soru : a) Geziye gitti.

b) Geziye gidildi.

Yukarıdaki cümlelerde bulunan fiillerin altlarını çiziniz. Fiiller arasındaki farkı söyleyiniz. Hangi cümlede işi yapan bellidir? Söyleyiniz.


Cevap :

“a) Geziye gitti. “ şıkkındaki “geziye gitti “cümlesindeki gitti yükleminde işi yapan bellidir. Gitme işi üçüncü kişi tarafından yapılmıştır. Ama ikinci cümlede “b) Geziye gidildi.” işi yapan öznenin kim olduğu belli değildir.


Soru : Aşağıdaki fiilleri cümle içinde kullanınız. 


Cevap :

yaz– : O çok güzel yazı yazan biridir.

Dün akşam içimdekileri yazmakla meşguldüm.

sev– : Seni çok seviyorum.

Seni seven insanların kıymetini bilmelisin.

oku– : İnsan kendi yararına olan şeyleri okumalıdır.

Önce sen sonra ben okuyayım.

bil– : Sana sorduğum soruları bilebilecek misin?

Bil bakalım bu bilmeceleri.

bak– : Bak burada kedimiz!

Bak çocuklar oradan geçiyor.

başla– : Hadi sende yazmaya başla.

Hadi beraber oyun oynamaya başlayalım.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 97 Cevapları


Soru : Aşağıdaki fiillerin kök ya da gövdelerine -(i)l veya -(i)n eklerinden birini ekleyerek cümle içinde kullanınız.


Cevap :

yaz– : O yazı yazmaktan çok hoşlanırdı.

sev– : Evlat sevgisi bu Dünyadaki en güzel sevgi.

oku– : Oku okut , bilginin kıymetini bil.

bil– : Soruları bilmesi çokta önemli değil, çabalasın.

bak– : Bakın bu güllerin hepsi bizim.

başla– : Başlamadan önce biraz bir şeyler yiyelim.


Soru : Fiiller ek aldıktan sonra cümlelerde anlam bakımından nasıl bir farklılık oluşmuştur? Aşağıya yazınız.


Cevap :

Önce fiilken cümlelerdeki görevlerden sonra nesne görevini üstlendiler.


8. ETKİNLİK


Soru :  Sınıfınızda “tarihî eserlerimizi korumak” konulu bir konuşma yapınız. Konuşmanızda yaratıcı konuşma stratejisini uygulayınız. Bu stratejiyi uygulayabilmek için bir önceki arkadaşınızın anlattıklarını dikkatlice dinleyiniz. Arkadaşlarınızın söylediklerinden hareketle konuşarak konuya farklı bir bakış açısı geliştirerek konuşmanızı tamamlayınız. Konuşmalarınızda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya özen gösteriniz.


Kısa Cevap :

Tarihi Eserleri Koruyalım

Tarihi eser, tarih öncesi çağlardan veya geçmişten günümüze kadar ulaşmış bütün eserleri denmektedir.

Tarihi eserlerin en önemli özelliği kadim uygarlıklara ait kesin bilgiler vermesi ve tarihi değiştirebilme özelliğidir.

Tarihi eserlerimizi korumak için okullarda ve eğitim yerlerinde tarihi eserler özel olarak tanıtılmalı ve nasıl korunacağına dair dersler verilmelidir.

Müzelerin sayısı artırılmalı ve tarihi eserler korunarak karar verenlere caydırıcı cezalar verilmelidir.

Tarihi eserler hem turist çekmesi açısından hem de tarihi özellikle aşaması açısından korunmalı ve gözetim altına sunulmalıdır.

Kültür varlıklarının korunması milli kültürün canını tutulması ve toplum fertlerinin birleştirilmesi ve zengin tarihi çevrenin yaşatılması ile tarihi eserlerin bulunmuş olduğu yerin ve değer kazanması açısından oldukça önemlidir.

Uzun Cevap :

Tarihi Eserlerin Önemi

Tarihi eser antik dönemlerden veya geçmiş uygarlıklardan kalan her türde yapı ve nesneye denir.

Günümüze kadar birçok eski Eser ulaşmıştır.

Şu ana kadar bulunmuş olan ve günümüze kadar ulaşan en eski eserler paleolitik ve yontma taş devrine aittir.

Bu dönemde vahşi hayvanları avlanmak için kullanılan silahlar ve birçok tarihi eser bulunmaktadır.

Tarihi eserler arkeolojik kazılar ve büyük araştırmalar sonucunda bulunarak çıkartılırlar.

Arkeolojik kazı dışında cami, kilise saray gibi tarihi yapılarda tarihi eser olarak kabul edilir.

Tarihi eserlerin özellikleri

  1. geçmişte yaşam toplumların inançları, ibadetleri ve din kuralları hakkında bilgi edinmemize yardımcı olur. Şanlıurfa’da bulunan göbeklitepe gibi.
  2. Ayrıca tarihi eserler geçmişteki toplumların kıyafetleri, aksesuarları hakkında geniş bilgiler verir
  3. Sensal değeri olmayan ancak geçmişten olan kalıntılar da tarihi eser olarak kabul edilir.

Bu tarihi eserler müzelerde veya oldukları yer koruma altına alarak sergilenirler.

Ülkemizde daha önceki uygarlıklara ait birçok Eser bulunmaktadır.

Kültür varlıklarının korunması onarılması ve değerlendirilmesi hem maddi hem de manevi açıdan oldukça önemlidir.

Tarihimizin bilinmesi milli kültürün canlı tutulması, toplum fertlerinin birleştirilmesi ve zengin tarihimizin yaşatılabilmesi için gereklidir.

Tarihi eserleri Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün merkeze bağlı taşra teşkilatı olarak kurulan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlükleri korumaktadır.


9. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki yazarın “Vatan çıplak topraktan ibaret değildir. Bir milletin asıl vatanı yarattığı kültür eserleridir.” sözünden hareketle defterinize “kelime ve kavram havuzundan seçerek yazma” yöntemini kullanarak hikâye edici veya bilgilendirici bir metin yazınız. Bu amaçla konuyla ilgili aklınıza gelen kelime ve kelime gruplarını kâğıtlara yazınız. Arkadaşlarınızın yazdığı kâğıtlarla kendi kâğıtlarınızı bir masada toplayarak kavram havuzu oluşturunuz. Metninizi oluşturduğunuz kavram havuzundan yararlanarak yazınız. Metninizi gözden geçirirken varsa metninizdeki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.


Kısa Cevap :

Kültür eserleri ,bir topluluğa veya halka özgü sanat eserleri, inanç, dil, din, düşünce, tutum, davranış, örf adetler gibi maddi manevi değerleridir.

Kültür eserler somut, soyut kültür eserler ve doğal miraslar olmak üzere incelenir.

Kültürel mirası korumak toplumun bir arada tutan, kültürünü ve tarihini bilerek dostunu düşmanı tanıyabilmesi ve geleceği sağlam adımlar atabilmesi açısından oldukça önemlidir.

Uzun Cevap :

Kültür eserler yani kültürel miras daha önceki kuşaklar tarafından meydana getirilmiş ve evrensel veya milli değerlere sahip olduğuna inanılan eserlerdir.

Kültürel eserler bir topluluğun veya halkın sanat eserleri, inançları, dilleri, örf adetleri gibi aktarımlarıdır.

Somut kültürel miraslar, taşınabilir ve taşınmaz miras olarak iki grupta incelenen anıtlar, heykeller, resimler arkeolojik eserler, kitabeler, kitaplar ve peyzajlar gibi eserlerdir.

Soyut kültürel miraslar folklor, gelenekler, dilimiz, sözü tarih gibi eserlerimizdir.

Doğal miraslar ise kültürel açıdan önemli teşkil eden manzara ve biyolojik çeşitlilik gibi şeylerdir.

Her ne kadar aynı toprak parçası üzerinde yaşasak da bizleri bir araya getiren yaşadığımız yer değil bilakis bizleri birbirimize bağlayan ortak miras dediğimiz kültürel akımlarımızdır.

Kültür insanların kendini tanıması, kendine ait bir kimliğinin olması ve toplumsal değerlerin anlaşılıp topluma özgün bir açık kazandırılması nedeni önemlidir.

Kültür gibi aynı zamanda insanlara maddi ve manevi üretiminde gerçekleşen etki yaratıcı durumlara dönüşür.

Kültür değerleri, inançları iletme aracı olduğu için önemli bir sosyal işlevi vardır.

Grup kimliği ve dayanışmayı teşvik ederek zaman geçse de toplumları bir arada tutar.



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 113-114-115-116 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Atasözleri Üzerine Dinleme Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 113, 114, 115, 116


8. Sınıf Türkçe Kitabı Atasözleri Üzerine Dinleme Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 113-114-115-116


HAZIRLIK ÇALIŞMASI


Soru : “El el ile, değirmen yel ile” atasözünden ne anlıyorsunuz? Anlatınız.


Cevap :

El el ile, değirmen yel ile “atasözünden insanların birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamayacaklarını ve yardımı çok gerekli olduğunu anlıyorum.


1. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu : gözlem

Sözlük Anlamı: Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi; müşahede
Tahminî Anlamı : dikkatle bakmak, incelemek
Cümlem : Yapılan gözlemler sonucu olay karara bağlanacak.

Kelime/Kelime Grubu : yargı

Sözlük Anlamı: Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi; hüküm
Tahminî Anlamı : hüküm
Cümlem : Yargı karşısına çıkacak olan suçlular getiriliyor.

Kelime/Kelime Grubu : öğüt

Sözlük Anlamı: Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz; mevize, nasihat
Tahminî Anlamı : nasihat
Cümlem : Annemin verdiği birbirinden değerli öğütler hala kulağımdadır.

Kelime/Kelime Grubu : biçim

Sözlük Anlamı: Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü; hat, şekil, eşkâl, model
Tahminî Anlamı : şekil
Cümlem : Bu biçimden daha farklı modellerin var mı?

Kelime/Kelime Grubu : kalıplaşmak

Sözlük Anlamı: Belli bir biçim almak, durumunu sürdürmek, belli bir durumun dışına çıkmamak.
Tahminî Anlamı : belirli bir şekil almak
Cümlem : Bazı insanların düşünceleri kalıplaşmıştır ,onları değiştiremezsin.

Kelime/Kelime Grubu : eş anlamlı

Sözlük Anlamı: Anlamları aynı veya birbirine çok yakın olan (kelimeler); anlamdaş, müradif, müteradif, sinonim
Tahminî Anlamı : anlama aynı olan kelimeler
Cümlem :

Bugün okulda eş anlamlı kelimeleri öğrendik.

Kelime/Kelime Grubu : kalıp

Sözlük Anlamı: Zaman içinde değişiklik göstermeyen, her zaman için aynı olan, belirli davranış biçimleri bütünü
Tahminî Anlamı : belirli bir şekil
Cümlem :

Bazı insanların düşünceleri hep kalıp gibi birbirine benzer.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 114 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları dinlediğiniz metne göre cevaplayınız.


1. Atasözünün sözlük anlamı nedir?


Cevap :

Atasözünü sözlük anlamı ataların uzun deneme, gözlemlerine dayanan yargılarını genel Kural, bir gece düşünme ya da öğüt alarak veren ve kalıplaşmış bir biçimi olan kısa özlü ve kamuca benimsenmiş olan sözlerdir.


2. Deyimlerle atasözlerinin ortak özelliği nedir?


Cevap :

Deyimlerle atasözlerinin ortak özelliği ikisinin de kalıplaşmış olmasıdır.


3. Atasözlerinin söz dizimi neden değiştirilemez?


Cevap :

Atasözlerinin söz dizimi değiştirilirse özelliğini getirip özgün anlatım kalıbı yok olacağından değiştirilemez.


4. Atasözleri nasıl ortaya çıkmış?


Cevap :

Atasözleri ilk önce tek kişi tarafından ortaya atılmış daha sonra insanların onu benimsemesi, kullanması ve kullanırken de değişiklikler yapması ile zamanla kalıplaşmış, ortaya çıkmıştır.


5. Metinde bu zamana kadar duymadığınız atasözleri var mı? Açıklayınız.


Cevap :

Metinde geçen”acıklı başta akıl olmaz” atasözünü daha önce duymamıştım.


3. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu : atasözlerinin ne olduğu, ortaya çıkışı, anlamı ve kalıplaşması.

Metnin Ana Fikri : atasözlerinin önemi


4. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metinle ilgili aşağıdaki formda verilen ölçütlerden doğru olanlar için “Evet”, yanlış olanlar için “Hayır” yazan kutuyu işaretleyiniz. Formu doldurduktan sonra dinlediğiniz metinle ilgili görüşlerinizi yazınız


Cevap :

Yazar, metne kişisel düşüncelerini katmıştır. HAYIR
Dinlediğim metin, bilgilendirici türde bir metindir. EVET
Yazar; yer, zaman ve şahıs ögelerine yer vermemiştir. EVET
Neden-sonuç, amaç-sonuç ve benzetme cümlelerine yer vermiştir. EVET
Sade ve anlaşılır cümlelere yer vermiştir. EVET


Cevap :

Metinle İlgili Görüşlerim :

Bence metin gayet akıcı ve anlaşılırdır. Hem bilgi vermiş, hem de sıkmadan güzel bir üslup ile anlatılmıştır.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 115 Cevapları


5. ETKİNLİK


Soru : Metni dinlerken not ettiğiniz atasözlerinin anlamını TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’den bularak aşağıya yazınız.


Cevap :

Atasözü : Acıklı başta akıl olmaz
Anlamı :
“büyük sıkıntılar içinde bulunanlar mantık dışı işler yapabilirler” anlamında kullanılan bir söz.
Atasözü : Acından kimse ölmemiş.
Anlamı : “kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama aç kalamaz, mutlaka bir geçim yolu bulur” anlamında kullanılan bir söz.

Atasözü : Bir ağaçta Gül de biter, dikende.
Anlamı : yi ve kötü şeylerin bir arada bulunabileceğini, her durumda ve yerde her şeyin mükemmel olamayacağını ifade eder.

Atasözü : Fazla mal göz çıkarmaz.
Anlamı :”ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur” anlamında kullanılan bir söz.

Atasözü : Bakmakla usta olunsa kediler kasap olurdu
Anlamı : “yapmadan yalnızca nasıl yapıldığına bakarak hiçbir şey öğrenilemez” anlamında kullanılan bir söz.

Atasözü : Bir ağızdan çıkan bin ağza yayılır
Anlamı : “ortaya atılan bir söz çok çabuk yayılır” anlamında kullanılan bir söz.

Atasözü : Baba koruk yer oğlunun dişi kamaşır
Anlamı : babanın yaptığı kötü bir işin sıkıntısını oğul çeker.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 116 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Cümlelerin yüklemi sondaysa cümlenin yanına “kurallı cümle”, başta ya da ortadaysa “devrik cümle” yazınız. Yüklemi olmayana ise “eksiltili cümle” yazınız.


Cevap :

Birkaç sözcükle kurulu olanlar olduğu gibi uzun bir cümle biçiminde olanlar da vardır. Kurallı Cümle
Acından ölmemiş kimse. Devrik Cümle
Görüldüğü üzere bu durumlarda genellikle eş anlamlılar ya da yakın anlamlılar kullanılmaktadır. Kurallı Cümle
Gün eksilmesin penceremden. Devrik Cümle
Ayrıca kimi atasözümüzün bölgelere göre değişik biçimler aldığı da olur. Kurallı Cümle
Üstünde yıllanmış bir ceket, altında ise yamalı bir pantalon… Eksiltili Cümle


Soru : Yukarıda yaptığınız çalışmadan yararlanarak kurallı, devrik ve eksiltili cümleler arasındaki farkları söyleyiniz.


Cevap :

Türkçede devrik cümleler, yüklemi cümle sonunda olmayan cümlelerdir. Kurallı cümlelerin yüklemi olması gerektiği gibi sondadır. Eksiltili cümlelerde yüklem yoktur.


7. ETKİNLİK


Soru : Sınıfınızda “Keskin sirke küpüne zarar.” atasözünün anlamıyla ilgili bir konuşma yapınız. Konuşmanızda ikna etme stratejisini uygulayınız. Fikirlerinizin arkadaşlarınız tarafından kabul edilmesini sağlamak için fikirlerinizi destekleyen kaynaklardan, güvenilir delillerden ve verilerden yararlanınız.


Kısa Cevap :

Ne demiş atalarımız “Keskin sirke küpüne zarar verir.”

Bu atasözü aşırı sert , Karaca ve agresif yapılan tavırlar sadece başkalarına değil aynı zamanda o tavrı sergileyen insanlara da zarar verdiğini ifade etmek için kullanılır.

Ne yapacağı belli olmayan , öfkesini ve davranışlarını kontrol edemeyen sinirli insanlar hem hastalıklar bulma hem de yaptıkları hatalar sonucunda yanındaki insanları kaybedip suç işleme gibi birçok sıkıntılı duruma düşebilirler.

İşte bu yüzden Keskin sirke yani sivri hareketler ve sert bir dil kişiye de zarar verir.

Uzun Cevap :

Keskin sirke küpüne zarar verir

İnsanlar kendi yapısı itibariyle toplumlar içerisinde Yaşar ve hayatlarını sürdürebilmek için farklı dallarda birçok insana ihtiyaç duyarlar.

Ailemiz bir gün arkadaşlarımız, iş hayatımız veya okul hayatımız, dışarıda alışveriş yaptığımız esnadaki insanlar gibi hayatımıza birçok insan girer ve çıkar.

Bu atasözümüz fevri yani ani davranıp sağlıklı karar veremeyen insanların aldığı tepkiler sebebiyle her zaman zararlı çıkacaklarını ifade eder.

Öfkeli ve sert insanlar karşıdaki insanı kırıp zarar verse de asıl suçlamayı, insanların ona uzaklaşmasını ve öfke sebebiyle birçok hastalığı kendine çeker.

Keskin sirke küpüne zarar atasözü öfkenin sağlığa zararlı olduğunu ve sert davranan insanların en büyük zararların aslında kendinden olduğunu ifade eder.

Ayrıca bu atasözü kişileri uyarmakta hem sağlık için hem de sevdiklerimizin yanımızda rahatça durabilmesi için sakin olmanın önemini vurgulamaktadır.


8. ETKİNLİK


Soru : Bir şeyin, bir kişinin ya da bir olayın alaylı, insanı güldürecek ya da düşündürecek şekilde abartılı biçimde resmedilmesi karikatür olarak adlandırılır. Yandaki karikatürü inceleyiniz. Çizerin bu karikatürde ne anlatmak istediğini “duyulardan hareketle yazma” yöntemini kullanarak defterinize yazınız. Yazdığınız metni zenginleştirmek amacıyla atasözü, deyim ve özdeyişler kullanınız. Yazdığınız metni gözden geçirirken metindeki yazım ve noktalama hatalarıyla anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Bence yanındaki karikatür söz’ün sahibinin kendisi olduğu ve sözün zararının söyleyene ait olduğunu ifade etmek istemiştir.

Laf ağızdan bir kere çıkar, söz adamın mihengidir , söz gülerdir atasözlerinde olduğu gibi söz insanı ortaya döker ve kalitesini belli eder.

Uzun Cevap :

Bence yanındaki karikatürde sözlerin ve düşüncelerin ne kadar güçlü ve kalıcı olabileceğini işaret edilmiştir.

Söylenen sözün insanlara ne kadar etkileyeceği ve geri dönüşünü kendine olduğunu ifade etmek istemiştir.

Ayrıca bir insan konuşması ve düşünceleri ile kendi kişiliğini ortaya koyar.

Hakaret eden insanın hakareti kendine döner ve bir insan ne konuşuyorsa karşılığını kendi konuşması gibi bulur.

Bir sene yumuşak konuşulduğunda karşıdaki insanda ona yumuşak davranır ve kötü konuştuğu zaman o da hakaret duyar.

Bu karikatür bana dilin söylediği bir söz, yerden fırlayan ok’a benzer ve atılan ok geri dönmez ,gibi atasözlerini el yarası geçer dil yarası baki kalır ve dile getirmek atasözlerini hatırlatmıştır.



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 117-118-119-120 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Güldüren Gerçek: Nasrettin Hoca Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 117, 118, 119, 120


8. Sınıf Türkçe Kitabı Güldüren Gerçek: Nasrettin Hoca Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 117-118-119-120


Türk esprisinin büyük zekâsı, tanınmış filozofumuz Nasrettin Hoca’yı yalnız Türk toplumu değil, doğudan batıya her millet sever. Herkes bu büyük Türk’ün her devirde güncelliğini koruyan güzel fıkralarına hayrandır.

Çoğumuz onun nerede doğduğunu, nerede, hangi şartlar içinde yaşadığını, ne yaptığını düşünmeyiz bile… Üçümüz-beşimiz bir araya gelerek neşeli bir söz alışverişine girdik mi çoğu zaman Nasrettin Hoca da aramızda olur. Ondan bir fıkra, bir hikâye anlatır; ya onu yerer ya da zekâ çarkından dökülen esprilerle sohbetimizi süsleriz. Biliriz ki Nasrettin Hoca toplum yaralarına neşter atan, fıkra büyüteci altında kusurlarımızı yüze çıkaran yaman adamdır.

Gerçekleri çekinmeden söyleyen, doğru yolu eğri yoldan gösteren tok sözlü kişidir. Nasrettin Hoca, bu yüzden yalnız bir ad, bir fıkra, bir espri olarak önem kazandığı için çoğumuz yaşadığı çağı, hayatını sormayız bile… Ama o da bir insandır, onun da bir hayat hikâyesi vardır. Bakınız şöyle:

Tarihî kaynakların verdiği bilgilere göre Nasrettin Hoca, Anadolu Selçuklu Devri’nde, 1206 yılında, bugün Eskişehir’e bağlı Sivrihisar ilçesinin Hortu köyünde doğmuştur. İlk öğrenimini Hortu’da bir süre babası Abdullah Hoca’nın medresesinde yapmış, çocukluk yıllarını Hortu’da geçirmiştir. Söylentiler ve onun gerçek fıkralarından çıkarılan sonuçlara göre Hortu’da çıkan kıtlık yüzünden ailesi ile birlikte Sivrihisar’a yerleşmiş, öğrenimini burada sürdürmüştür.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 118 Cevapları


Sivrihisar, o zamanlar Selçuklu Devri’nin küçük fakat şirin bir kasabasıdır. Küçük Nasrettin, minareyi ilk kez burada görmüş, arkadaşlarıyla hamama gitmiş, bahçelerde çağla yolmuştur (…) Nasrettin Hoca, bir zaman sonra öğrenimini ilerletmek amacıyla başşehir Konya’ya yolcu olmuştur.

Nasrettin Hoca, Konya’da bir medreseye yerleşmiş ve öğrenimine başlamıştır. (…) Nasrettin Hoca’nın Konya’da medrese öğrenimini tamamladıktan sonra bir ara gölge kadılığı yaptığını görüyoruz. Gölge kadıları, tecrübeli hâkimlerin yanında çalışan ve bazı küçük davalara bakan kadı adaylarıdır. Odun kıran bir adamın karşısında “Hınk!” diyen birinin oduncudan hak istemesi, veremeyince mahkemeye başvurması, Nasrettin’in bu davayı görürken bir kese parayı şıngırtadarak “Hadi, sen de paraların sesini al!” diye hüküm vermesi, onun kadılık günlerindeki hatıralarından biridir. Bir süre sonra kadılıktan ayrılan üstadı büyük bilgin Seyi Mahmut Hayrani’nin Akşehir’e yerleşmesiyle Konya’yı terk eden ve Akşehir’e göçen Nasrettin Hoca, artık kişiliğini bulmaya ve usta bir sosyolog gözüyle olaylara neşter vurmaya başlar.

Nasrettin Hoca’yı bundan sonra Akşehir’de gösterişsiz yaşayışı içinde, dert çeken, uman, isteyen, efkârlanan, sonunda efkârını bir nüktede boğan bir halk adamı olarak görüyoruz. Bir ziyafete yeni kürkü ile gitmiş, gördüğü itibar üzerine “Ye kürküm ye!” deyişinde insanı yalnızca dış görünüşü ile değerlendiren toplumun, doğuran kazan hikâyesinde aç gözlülüğün Akşehir Gölü’ne yoğurt çalarken “Göl yoğurt tutar mı?” diyenlere karşı “Ya bir tutarsa?”


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 119 Cevapları


cevabındaki gerçek yönleri… Bir gün kürsüye çıkıp da “Ey ahali! Ne söyleyeceğimi biliyor musunuz?” diye sorduğunda çevresindekilerden bazılarının “Biliyoruz.” bazılarının da “Bilmiyoruz.” cevabı vermeleri üzerine “O hâlde bilenler bilmeyenlere öğretsin!..” diyerek kürsüden inmesi, az ders mi insanoğluna?.. Eğitimin temel yapısı, bilenin bilmeyene öğretmesi demek değil midir?

Akşehir’deyken Moğol şehzadesi Keygatu ile aralarında geçen, sonraları yanlışlıkla Timur’a mal edilen olaylar, pek iyi bilinen fil hikâyeleri, Akşehir’de medrese hocalığı yaptığı günlerde tanınmış mollası İmad ve yanından hiç ayırmadığı sevgili eşeği Bozoğlan, Nasrettin Hoca’nın yaşayışında önemini her zaman korumuştur. Eşeğinden düştüğü zaman gülenlere “Ne gülüyorsunuz yahu, düşmeseydim zaten inecektim!” deyişi, yitirdiği eşeğini türkü söyleye söyleye ararken bunun sebebini soranlara “Bir umudum şu dağın ardında, orada da bulamazsam o zaman seyredin bendeki ağıdı.” cevabını vermesi, onun renkli ve çok yönlü hayatının anekdotları arasında yer alır.

Nasrettin Hoca, Akşehir’de evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştır. Onun iki kızından Fatma Hatun’la Dürrü Melek’in mezar taşları son yıllarda bulunmuş ve Akşehir Müzesi’ne kaldırılmıştır.
(…)


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 120 Cevapları


Nasrettin Hoca, yaşının seksene yaklaştığı bir sırada 1284 yılında Akşehir’de ölmüş, mezarı üzerine altı sütuna oturan kubbeli bir türbe yaptırılmıştır. Kubbe’nin altında Nasrettin Hoca’ya ait mermer bir sanduka görülür. Bu sandukanın baş tarafındaki kitabede Hoca’nın ölüm tarihi olan 683 hicri yılı tuhaflık olsun diye ters yazılmıştır. Burada, her yönü açık olan türbeyi kilitleyen Selçuklu devri kilidi bir sembol olarak yer alır.

Nasrettin Hoca’nın ölümü, onun yeniden doğumu olmuştur. Onun toplumun temeline oturan sağlam fikir yapısı, her geçen yılla geçerli olmuş; yüzyıllar onu daha dinç, daha diri yapmış, şöhreti Türkiye sınırlarını da aşarak dünyayı sarmıştır. Nasrettin Hoca bugün tüm insanlığın malıdır.

Akşehirliler çok sevdikleri Nasrettin Hocaları için her yıl temmuz ayında festivaller düzenler. Bu festivaller de bir türlü huzura kavuşamayan dünyamıza iyilik ve mutluluk mesajları yayınlanır Nasrettin Hoca’nın ağzından. Bu arada Akşehir Gölü’ne yoğurt çalmayı da unutmazlar. Türk büyükleri zincirinin ölümsüz halkası aydın insan Nasrettin Hoca’ya selam olsun.

Mehmet ÖNDER
Anadolu’yu Aydınlatanlar
(Kısaltılmıştır.)



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 121-122-123-124-125-126 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı 3. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Cevapları Sayfa 121, 122, 123, 124, 125, 126


8. Sınıf Türkçe Kitabı 3. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 121-122-123-124-125-126


ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME


KÜLTÜR DİLİ

Kültür dili tabirini, günlük konuşma ve ilim dili dışında geniş mânâda yazılı ve sözlü edebiyat dili karşılığı olarak kullanıyorum. Günlük konuşma dilinin başlıca özelliği, günlük ihtiyaçlara cevap vermesidir. İçine bazı unsunlar karışsa bile o ilmi ve edebî bir maksat gütmez. Sözlü halk edebiyatı, şekli ve muhtevası bakımından günlük dilden farklıdır. Bundan dolayı o kültür diline girer. Okuma-yazma bilmeyen nice halk hikâyecisi ve şairleri vardır ki, günlük dili estetik bir maksatla kullanırlar ve böylece toprağa altın yaparlar. Halk kültürü ile beslenmiş bir köylünün dilinde onlar pırıl pırıl parlar. Atasözleri bunların başında gelir. Atasözleri “ata” kelimesinden de anlaşılacağı üzere geçmiş asırlardan kalmadır. Bunlarda bugün kullanılmayan Öztürkçe, Arapça ve Farsça kelime ve deyimlere rastlanır. “Aba altında sultan yatar”, “Abanın kadri yağmurda bilinir”, “Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz”, “Acele ile kalkan nedametle oturur”, “Adam ahbabından bellidir”, “Belaya sabır gerek”, “Bin nasihattan bir musibet yeğdir” vs… Binlerce yıllık mâzisi olan sözlü halk kültüründe, her biri ayrı mânâ ve hikmet taşıyan binlerce atasözü vardır. İçlerindeki Arapça, Farsça kelimeler dolayısıyla bunları Türk kültür dilinden çıkarmaya veya değiştirmeye kalkan biri boşuna emek harcamış olur. Kültür eserlerinin başlıca özelliği geniş kitleye mal oluşlarıdır. Öztürkçe yeni atasözleri uydurabilirsiniz. Fakat onları halka mal etmek elinizde değildir. Halka mal olmuş, yazı diline girmiş deyimler de öyle. İçlerinde Arapça ve Farsça kelimeler var diye bunları yabancı saymak, bin yıllık kültürü hiçe saymak demektir. Bir milletin kültürü binlerce yıllık hayatının mahsulüdür. Kültüre saygısı olan insan onları yıkmaya değil, anlamaya ve onlardan istifade etmeye çalışır. Yazılı edebiyat kültür dilinin en büyük hazinesini teşkil eder. Yazılı edebiyat, günlük dilden ve sözlü edebiyattan yüzlerce defa daha zengindir. Bunun sebebi, yazının binlerce yıllık sözleri saklaması ve biriktirmesidir. Kültür denilince bilhassa yazılı eserler anlaşılır. Bunların arasında hâlis edebiyatın dışında, eski çağlara ait inanç ve ilim kitapları da vardır. Bunlarda yazılı olan inançlar ve fikirler, bugüne uymasalar bile, kültür tarihi bakımından değer taşırlar. Zira onlar bize eski çağda yaşamış olan insanları tanıtırlar. (…)

Mehmet KAPLAN Kültür ve Dil (Kısaltılmıştır.)


A) Aşağıdaki soruları “Kültür Dili” adlı metne göre cevaplayınız.


1. Yazar, kültür dilini hangi anlamda (manada) kullanmıştır?


Cevap :

Yazar, kültür dilini, günlük konuşma ve ilim dili dışında geniş mânâda yazılı ve sözlü edebiyat dili karşılığı olarak kullanmıştır.


2. Yazara göre sözlü halk edebiyatı niçin kültür diline girer?


Cevap :

Yazara göre sözlü halk edebiyatı şekli ve muhtevası yani içeriye bakımından günlük dilden farklı olduğu için kültür diline girer.


3. Yazara göre niçin içinde Arapça ve Farsça kelimeler bulunan atasözlerini Türk kültür dilinden çıkarmak boşuna bir çabadır?


Cevap :

Yazara göre bu atasözleri binlerce yıllık kültürün bir parçası olup halka mal olduğundan içinde Arapça ve fança kelimeler bulunan atasözlerini Türk kültür dilinden çıkarmak boşuna bir çabadır.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 122 Cevapları


B) Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Atasözü olan cümlelerin yanına ( ✓ ) , olmayan cümlelerin yanına ( x ) işareti koyunuz.


(..…) 1. Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
(..…) 2. Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
(..x.) 3. Atı olan Üsküdar’ı geçti.
(…..) 4. Mum dibine ışık vermez.
(…..) 5. Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
(..x…) 6. Dostlar alışverişte görsün.


C) Aşağıdaki cümlelerden amaç-sonuç belirtenlerin yanına “A”, neden-sonuç belirtenlerin yanına “N” yazınız.


(..N…)  1. Seni hastanede ziyaret ettiğim için işe geç gittim.
(..N…) 2. Çok okuyor ki iyi yazıyor.
(..A…) 3. Ders çalışmak üzere kütüphaneye gitti.
(..A…) 4. Şiir yazmak için hayal etmek gerekir.
(..N…) 5. Tiyatroyu çok sevdiğinden her hafta bir oyuna gider.
(..A…) 6. Kitap almak için para biriktiriyor.
(…A..) 7. İstanbul’a okumaya gitti.
(..N…) 8. Çok hızlı konuştuğu için söyledikleri anlaşılmıyordu.


Ç) Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.


1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde abartılı bir ifade yoktur?


A) Çok zayıflamışsın, üflesem uçacaksın.
B) Dünya kadar ödevim var.
C) Ağzımla kuş tutsam da yaranamam.
D) Bülbül, güle küsmüş.


2. Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz. Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz. Yukarıdaki dörtlüğün teması, aşağıdakilerden hangisidir?


A) Anadolu sevgisi B) Destan
C) Türküler D) Batı sanatı


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 123 Cevapları


3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem geçişlidir?


A) Ağaca büyük bir dikkatle baktı.
B) Evdeki çiçeklerimizin hepsi kurumuş.
C) Erkenden bütün ödevlerimi bitirdim.
D) Yolda eski bir arkadaşımla karşılaştık.


4. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem etkendir?


A) Evleri depremde yıkılmıştı.
B) İftar hazırlığı tamamlandı.
C) Birdenbire kapı açıldı.
D) Konuşması beni çok etkiledi.


5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem geçişli olduğu hâlde nesne kullanılmamıştır?


A) Arka taraftaki pencerenin camını kırmışlar.
B) Hasta, şikâyetlerini uzun uzun anlattı.
C) Ne zaman aradın?
D) Tahtadaki yazıları hızlıca sildi.


6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi özne-yüklem ilişkisine göre edilgen, nesne-yüklem ilişkisine göre geçişsizdir?


A) Kitap okumayı seviyorum.
B) Eşyaların fazlası, ihtiyaç sahiplerine verildi.
C) Tıkanan mutfak lavabosunu açtırdık.
D) Akşam misafirlerimiz gelecek.


7. Aşağıdakilerden hangisi isim cümlesidir?


A) İşim gücüm budur benim.
B) Gökyüzünü boyarım her sabah.
C) Deniz yırtılır, kimi zaman.
D) Bilmezsiniz kim diker, ben dikerim.


8. Aşağıdakilerden hangisi fiil cümlesidir?


A) Bugünlerde bir akım var.
B) Tiyatro bir eğlencedir.
C) Tiyatro, kişinin sınırlarını genişletir.
D) Tiyatro, sanatın tümü gibi bir okuldur.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 124 Cevapları


9. Aşağıdakilerden hangisinde bitmemiş bir cümle vardır?


A) Can çıkmayınca huy çıkmaz
B) Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
C) Yuvarlanan taş yosun tutmaz
D) Adam, adamdan korkmaz


10. Yüklemi isim soylu sözcükten oluşan cümlelere “isim cümlesi”, yüklemi fiil olan cümlelere ise “fiil” cümlesi” denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisi yükleminin türü yönüyle diğerlerinden farklıdır?


A) Küs olan kardeşler birbiriyle anlaştı.
B) Dünyanın en güzel kokusu gül kokusudur.
C) Bana hediyesi bir kutu kalemmiş.
D) Heyecan verici bir yarıştı.


11. Aşağıdakilerden hangisi kurallı cümledir?


A) Eğlence, eğlence diyoruz boyuna.
B) Biz de hazin bir kaderi var dergilerin.
C) Çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi.
D) Hayatı, eseri, davranışları zıtlıklarla doludur.


12. Edilgen Fiiller Cümlede gerçek öznesi belli olmayan; eylemin bildirdiği işi yapan değil, işten etkilenen durumunda öznesi bulunan fiillere “edilgen çatılı fiiller” denir.

1. Tüm çamaşırlar yıkandı.
2. Akşama kadar soru çözdüm.
3. Tüm param çalındı.
4. Mülakat için hazırlandı.
5. Giriş işlemleri yapıldı.

Numaralı cümlelerden hangileri edilgen çatılı değildir?


A) 1, 3, 5 B) 1, 4, 5
C) 2 ve 3 D) 2 ve 4


13. Geçişli fiiller, nesne alabilen fiillerdir. Cümlede nesne varsa veya cümleye sonradan nesne eklenebiliyorsa cümlenin yüklemi geçişli bir fiildir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna benzer bir kullanım vardır?


A) Babam seni sordu.
B) Ara tatilde üç kitap okudum.
C) Öğrenciler okul bahçesinde bekliyor.
D) Bu sınavı geçtim.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 125 Cevapları


Soru : Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözünden yararlanarak “Millî kültürün oluşmasında dilin önemi nedir?” sorusuna cevap olacak bir metni aşağıya yazınız


Kısa Cevap :

Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.

Kültür yapısı, içeriği bakımından oldukça geniş bir konudur.

Kültür bir milletin dini, ahlaki , akli bir gün dil, iktisadi ve hayatlarının bir bütünüdür.

Kültür bir milletin asırlar boyunca oluşturduğu yaşam tarzlarını içine alır ve bu dille taşınarak dilin oluşturmuş olduğu sanatın gölgesinde aktarılır.

Dil kültürü önemli bir parçasıdır ve bu dil hazinesinden kültürün oluşturulması için yararlanılır.

Diline gereken önemi vermeyen toplumlar zamanla kaybettikleri gibi kültürüne sahip olmayanlar da dillerini dinamik tutma konusunda zorlanır ve zamanla dillerinin kıymetini yitirirler.

İnsan yaşamının temel taşı olan dil duygu ve düşüncelerin kalbi gibidir.

İnsanlar duygu ve düşüncelerini dil aracılığıyla aktardıkları için yazılan eserleri anlayabilmek ve kültürü koruyabilmek için değil olmazsa olmazdır.

Milletin millet yapan dil ve kültürüdür. Dillerini ve kültürlerini korudukları zaman varlıklarını koruyabilirler.

Bu yüzden Mustafa Kemal Atatürk gibi büyüklerimiz dilin önemine vurgu yapmış ve korunması için çaba göstermişlerdir.

Uzun Cevap :

Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.

Dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir iletişim aracıdır.

Dilin bir doğallığı, canlılığı milletin ortak malı olması açısından kültürel değeri  vardır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesi ile kültür okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğini anlam çıkarmak, uyanık davranmak, düşünmek ve zekayı terbiye etmektir.

İnsanlar arasında sosyal akrabalık bağını oluşturur. İletişim aracı olan dilde kültürün temel taşı gibidir.

Dil milli kültürün temel unsuru olup bir taraftan kültürü beslerken diğer yandan kültürle beslenmektedir.

Dil kültürel değerleri sonraki nesillere aktarmada önemli bir yere sahiptir.

Bir dilin gücünü, estetiğini ve sınırlarını o milletin kültürü belirlediği için dil ve kültür birbirine kenetlenmiş vaziyettedir.

Bu sebeple ana dilini iyi öğrenmeye çalışan bir kişi kendi milletinin dünya görüşünü, bakış açısını, anlayışını ve değerlerini öğrenecek zamanla o inceliklerden bağımsız olmadığını görecektir.

Kelimelerin anlamları o toplumun kültürel değerleri ile bağlantılı olduğu için kendi tarihini ve kültürünü daha yakından tanıyacak ve bize bir arada tutup birbirimize kenetlememizi sağlayan kültürümüzü anlayabilip yaşamamıza yardımcı olacaktır.



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 128-132-133-134-135 Ferman Yayıncılıkk

8. Sınıf Türkçe Kitabı Duatepe Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135


8. Sınıf Türkçe Kitabı Duatepe Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 128-132-133-134-135


HAZIRLIK ÇALIŞMASI


Soru : Millî Mücadele yıllarında yaşananlarla ilgili neler biliyorsunuz? Bilgilerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Milli mücadele yıllarında yaşananlarla ilgili bir hak verilişinin olduğunu ve millet olarak var olabilme mücadelesi ile ülkemizin işgalinden kurtulduğunu biliyorum.

Başarılı komutan Mustafa Kemal Atatürk ile birçok kıymetli komutan, cesur halkımız sayesinde ülkemiz bağımsızlığını kazanabilmiştir.

Uzun Cevap :

Milli mücadele yıllarında büyük fedakarlıklar ve çalışmalar yapıldığını Mustafa Kemal Atatürk ve birçok komutanın çalışmalarıyla halkın da cesarete sayesinde ülkemizin bağımsızlığına kavuştuğunu Ve sonunda cumhuriyetin ilan edildiğini biliyorum.

Milli mücadele dönemi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkmasıyla başlamıştır.

İlk olarak 23 temmuz ve 7 ağustos 1919 tarihlerinde kongreler yapılmış daha sonra diğer kongreler yapılarak bağımsızlık mücadelesi için birliktelik elde edilmeye çalışılmıştır.

Kadın çoluk çocuk demeden herkes canını ve malını ortaya koyarak kahramanca mücadele etmiş büyük fedakarlıklar neticesinde ülkemiz işgalinden kurtulmuştur.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 132 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu : cephane

Tahminî Anlamı :savaşılan , silahların olduğu yer

Sözlük Anlamı: Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde; mühimmat
Cümlem : Asker cephanedeki silahları saymaya gelmişti.

Kelime/Kelime Grubu : inilti,
Tahminî Anlamı : inleme sesi

Sözlük Anlamı: İnleme sırasında çıkan sesin adı; enin
Cümlem : Bir inilti duyunca yaralıyı aramaya koyuldular.

Kelime/Kelime Grubu : Başkumandan
Tahminî Anlamı : kumandanların başındaki asker

Sözlük Anlamı: Başkomutan
Cümlem : Başkumandan bugün buraya gelip kontrollerde bulunacağım.

Kelime/Kelime Grubu : tümen
Tahminî Anlamı : asker bölüğü

Sözlük Anlamı: Tugayla kolordu arasında yer alan birlik; fırka, On bin erden oluşan asker kuvveti
Cümlem : 1. Tümen ilk önce harekete geçecek.

Kelime/Kelime Grubu : süvari
Tahminî Anlamı : atlı asker

Sözlük Anlamı: Ticaret gemilerinde kaptanlık yapan kimse, atlı
Cümlem : Süvari yaptığı yiğitlikle herkesi büyülemişti.

Kelime/Kelime Grubu : miğfer
Tahminî Anlamı : savaşçıların başlığı

Sözlük Anlamı: Savaşçıların veya itfaiyecilerin başlarına giydikleri demir başlık; tolga
Cümlem : Padişahın miğferi müzede yerini almıştı.

Kelime/Kelime Grubu : kafile
Tahminî Anlamı : bölük

Sözlük Anlamı: Birlikte hareket eden topluluk
Cümlem : Buradan büyük Bir kafile geçti mi?

Kelime/Kelime Grubu : müteşekkil
Tahminî Anlamı : meydana gelen

Sözlük Anlamı: Oluşmuş, meydana gelmiş:
Cümlem : İnsan duygu ve düşüncelerden müteşekkildir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 133 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.


1. Metinde adı geçen komutanlar kimlerdir?


Cevap :

Metinde adı geçen komutanlar Kazım Karabekir atürk, İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak’ tır.


2. Yazar Duatepe hakkında hangi bilgileri veriyor?


Cevap :

Yazar Duatepe hakkında iç içe sarı, kızıl, mor ve Dumanlı dağların olduğunu, en batıda sarı iki yüksek tepeli bir dağ olduğunu anlatıyor. Savaşın kızıştığı anlarda duatepe’yi birkaç ağızlı yanardağ’a benzetiyor ve dumandan hiçbir şey gözükmediğini ifade ediyor.


3. Duatepe’den neden yanardağ gibi dumanlar çıkıyormuş?


Cevap :

Doğatepe’den savaşın çok kızdığı zamanlarda top mermilerinin patlamaları sonucu yanardağ gibi dumanlar.


4. Duatepe’de düşmanın arkası çevrilince neler yaşanmış?


Cevap :

Duatepe’de düşmanın arkası çevrilince mağlup edilmiş, yazar ve yanındakiler tümen kumanda’nın siperine atılmıştı.


5. Kumandan nasıl bir haber almış ve bu haberi alınca ne yapmış?


Cevap :

Kumandan düşmanın arkasına çevrildiği haberini alıyor, tepki vermiyor ama içten içe Allah’a şükrediyor.


3. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu : Kurtuluş savaşı zamanında doğa tepenin düşmanlardan kurtarılması anlatılmaktadır

Metnin Ana Fikri : milli mücadele zamanında yapılan fedakarlıklar


4. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metnin aşağıdaki bölümlerinde kullanılan anlatım biçimlerini yanlarına yazınız.


Tepedeki kumandan, zâbit, nefer hepsinin nazarları Duatepe’de. Toplar susmuş, duman dağılmış, düşmanın kaçan kollarından çıkan toz bulutlarını ufuklarımızın ziyası parlatıyor. Duatepe’nin üstünde bir tek adam ayakta duruyor. O, çıkanlardan ilk sağ vasıl olan neferdir.


Cevap BETİMLEME


Bunu kumandanlara ve Duatepe’nin üstünde dövüşen öbür tümen karargâhına haber vermek için koşan arkadaşlarla ben de koşuyorum. Otomobil uçuyor! Top şarkısı bu asil ve sert Anadolu’nun dağ ve tepe dalgası olan topraklarının can dili gibi! Karşımızdan kumandanların otomobili, etrafında uçan süvari yaverlerle toz içinde görünüyor. Harekât şubesi müdürü atlıyor, selam veriyor, atlatıyor, onlar uçup gidiyorlar, biz de ileriye!


Cevap ÖYKÜLEME


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 134 Cevapları


5. ETKİNLİK


Güneş, pamukları andıran bulutların ardına gizlendi.


Soru : Yukarıdaki örnekten yararlanarak okuduğunuz metinde benzetme içeren cümleleri tespit ederek aşağıya yazınız.


Cevap :

  • Karapınar’dan geçerken çadırlar ve evlerden küçük kızlar ve örtülü kadınlar sarı gergin
    yüzlerle, soru işaretine benzeyen gözlerle bize bakıyorlar.
  • İsmet Paşa’nın siyah gözleri sabit birer ateşe benziyor.
  • Fevzi Paşa’nın omuzları dua eder gibi bütün bütün eğilmiş.
    Başkumandan’ın mavi gözleri yükseklere bakıyor, göğe akıyor gibi.
  • Duatepe’nin üstü birkaç ağızlı yanardağ gibi dumanları da gökte!
  • Coşkun ve sonsuz bir gümbürtü ortasında renk renk dumanlar, beyaz kandiller gibi uçuşan şarapneller, bu semavi teranenin sahnesidir.

6. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Cümlelerden herhangi bir eylemin yapıldığını ya da yargının gerçekleştiğini belirtenlerin yanına “olumlu cümle”, eylemin yapılmadığını, sözü edilen yargının bulunmadığını, gerçekleşmediğini anlatan cümlenin yanına “olumsuz cümle” yazınız.


Cevap :

Atlarımızın etrafında bir toz bulutu var. olumlu cümle
İşte artık bir yer görünmüyor. olumsuz cümle
Topların köpüren, azan, çıldıran ilahileri arasında bir şey işitilmez oldu. olumsuz cümle
İsmet Paşa’nın siyah gözleri sabit birer ateşe benziyor. olumlu cümle
Hepimiz birden müjde veriyoruz. olumlu cümle
Cehennem içinde boğuşan tümeninin kurtuluşu demek olan bu haber onun tunçtan yüzünü değiştirmiyor. olumsuz cümle


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 135 Cevapları


7. ETKİNLİK


Soru : Sınıfınızda “Millî Mücadele yıllarında yaşananlar” konulu bir tartışma yapınız. Tartışma sırasında düşüncelerinizi ifade ederken arkadaşlarınıza karşı saygı ve anlayış içerisinde olmaya, onların sözünü kesmemeye, konu dışına çıkmadan konuşmaya özen gösteriniz. Tartışmanın ardından aşağıda verilen değerlendirme formunu doldurunuz.


Cevap :

Millî Mücadele yıllarında yaşananlar

Milli mücadele dönemi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkması ile başlamıştır.

Mustafa Kemal Atatürk ulusal direnişi örgütlenmiştir.

TBMM’nin 1920’de açılmasıyla misak-ı milli kararı alınmış Türk milletinin bağımsızlık ve toprak bütünlüğü savunma kararlarını belgelemiştir.

1921’de Yunan kuvvetleri ile Türk ordusu arasında gerçekleşen muharebe milli mücadelenin seyrini değiştirmiştir.

1922’de Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasında bulunan Türk ordusu Yunan kuvvetlerine karşı büyük taarruzu başlatmış ve Yunanlar Anadolu’dan tamamen çıkarılmıştır.

1923’te Türkiye’nin sınırları uluslararası alanda tanınmıştır ve milli mücadele zaferle sonuçlanmıştır.

Konuya hâkim olma 8
Savunma ve ikna kabiliyeti 10
Karşıt düşünceyi çürütme kabiliyeti 9
Konuyu metne bağlı kalmadan anlatma kabiliyeti 10
Konuya uygun bir dille konuşma 10
Beden dilini doğru kullanma 9
Konuya uygun vurgu ve tonlama ile konuşma 9
Konuyu belge ve kanıtlarla kanıtlama 10
Konuya uygun anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları kullanma 10
Zamanı, verilen süreye uygun kullanma 9


8. ETKİNLİK


Soru : “Sakarya Savaşı” ile ilgili bir araştırma yapınız. Araştırma sırasında yararlandığınız bilgi kaynaklarının adı, yazarı, basım yılı, basım yeri, yayınevi; genel ağ üzerinden yapacağınız araştırmalar için de genel ağ adresi, genel ağ adresine erişim tarihini not ediniz. Araştırma sonucunda edindiğiniz bilgileri yazılı hâle getirmeden önce bir taslak hazırlayınız. Hazırladığınız taslakta giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine yer veriniz. Hazırladığınız taslağa bağlı kalarak metninizi oluşturunuz. Metni hazırlarken yararlandığınız kaynakları alfabetik sırada metnin sonunda oluşturacağınız kaynakça bölümüne yazınız. Yazdığınız metne uygun bir başlık bulunuz. Metninizi gözden geçirirken varsa metninizdeki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz. Yazdığınız metni isterseniz sosyal medya kanallarının birinde yayımlayabilirsiniz.


Kısa Cevap :

Sakarya Savaşı

Giriş:

Sakarya meydan muharebesi Atatürk tarafından yapılan çok büyük önemli bir savaştır.

Sakarya meydan muharebesi Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktası sayılır.

Gelişme:

Sakarya meydan muharebesi için tekalif-i milliye emirleri yayınlanmış ve ordunun ihtiyaçları karşılamaya çalışılmıştır.

Sonuç:

Sakarya savaşı 22 gün 22 gece sürmüştür. Sonucunda Türk TBMM hakkında halk arasındaki ilişkiler ortadan kalkmış Mustafa Kemal Atatürk’e gazilik ve mareşallik ünvanı verilmiştir.

İtalyanlar Anadolu topraklarından tamam mı boşaltılmış İngiltere ile isim mübadelesi anlaşması yapılarak Türk esirler serbest bırakılmıştır.

Bu savaş Milli mücadelenin seyrini değiştirmiştir

Kaynak:

Meb, gazetelerin internet siteleri

Uzun Cevap :

Sakarya Savaşı

Giriş:

Sakarya savaşı Mustafa Kemal Atatürk’ün komutanlığında büyük bir mücadelenin verildiği ve milli mücadelenin seyrini değiştiği savaş.

Gelişme:

23 Ağustos 1921 tarihinde eskişehir-seyitgazi hattından ilerleyen Yunan ordusu Sakarya’da Türk ordusu ile karşılaşmıştır.

100 kilometrelik bir cephe boyunca 22 gün 22 gece süren çok kanlı bir muharebe olmuş kimi zaman Yunan kimi zaman Türk kuvvetleri üstünlük sağlamıştır.

1 Dünya Savaşı’nda Osmanlı devleti’ni kaybeden tarafta yer alması sonucunda Anadolu toprakları işgale başlanmıştır.

Yunanistan İzmir ve çevresini hak idare ederek işgal etmiş verirsen İnönü sana ait olduğunu iddia etmişlerdir.

Türk güneşini tamamen bitirirken de otoparkların tamamen işgal etmeyi başlamışlardır.

Sonuç:

Önce Sakarya’nın doğusu daha sonra afyon-eskişehir hattına kadar olan vatan parçası yunanlardan temizlenmiş Türk ordusunun askeri stratejisi Sakarya nehri doğusuna çekilerek düşmanlar arasında mesafe koyması ve düşmanı ülkelerine çekerek mağlup etmesi sonucunda bu savaş kazanılmıştır.

Bu savaşın sonucunda TBMM hakkında halk arasındaki kişiler oradan kalkmış Mustafa Kemal Atatürk’e TBMM tarafından gazilik ve mareşallik ünvanları verilmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nın son savunma savaşı oldu İtalyanlar Sakarya Savaşı’ndan sonra Anadolu topraklarına tamamen boşaltılmıştır.

Rusya aracılığı ile Kafkas cumhuriyetleri ile Kars antlaşması imzalanmış Doğu sınırları belirlenmiştir.

İngiltere ile esir mübadelesi sonucunda Türk esirler serbest bırakılmış Fransa ile Ankara antlaşması imzalanmıştır.

Ukrayna ile dostluk anlaşması imzalanmıştır ve bu savaş milli mücadelenin seyrini tamamen değiştirmiş Bir dönüm noktası olmuştur

Kaynak:

Meb, gazetelerin internet siteleri



 

Our Score

Hayvanların doğal ortamlarından uzaklaştırılmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi anlatınız.

8. Sınıf Türkçe Kitabı Hayvanların doğal ortamlarından uzaklaştırılmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi anlatınız. konusunu kısaca ele alacağız. 


“Hayvanların doğal ortamlarından uzaklaştırılmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi anlatınız.” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Hayvanların doğal ortamlarından uzaklaştırılmasını çok yanlış buluyorum. Hayvanlar her canlı gibi doğal ortamında rahat eder. Bu tabiatı için en gerekli olandır. Kendini ifade edemese de hapsedildiği alan ona yapılmış olan bir zulümdür.


“Hayvanların doğal ortamlarından uzaklaştırılmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi anlatınız.” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Hayvanların doğal ortamlarından uzaklaştırılması bence çok yanlış bir davranış. Tarih boyunca birçok hayvan farklı metotlarla evcilleştirilmiştir. Ancak hayvanlara bu çeşitli işkence yolları ile yapılmıştır.

Doğal ortamlarından ayrılan hayvanlar acı çekmişlerdir. Bir insanın hakkı ve istediği nasıl toplumda ve insanlar içerisinde yaşamaksa hayvanlarında hakkı olan kendi doğal ortamlarında yaşamaktır. Onlara bu stresi ve terbiye için eziyeti yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur.



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 75-76-77-78 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Son Kuşlar Dinleme Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 75, 76, 77, 78


8. Sınıf Türkçe Kitabı Son Kuşlar Dinleme Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 75-76-77-78


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 75-76-77-78 Ferman Yayıncılık”

Soru : Hayvanların doğal ortamlarından uzaklaştırılmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi anlatınız.


Kısa Cevap : “Hayvanların doğal ortamlarından uzaklaştırılmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi anlatınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Hayvanların doğal ortamlarından uzaklaştırılması bence çok yanlış bir davranış. Tarih boyunca birçok hayvan farklı metotlarla evcilleştirilmiştir. Ancak hayvanlara bu çeşitli işkence yolları ile yapılmıştır.

Doğal ortamlarından ayrılan hayvanlar acı çekmişlerdir. Bir insanın hakkı ve istediği nasıl toplumda ve insanlar içerisinde yaşamaksa hayvanlarında hakkı olan kendi doğal ortamlarında yaşamaktır. Onlara bu stresi ve terbiye için eziyeti yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur.


1. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız.

Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Ada Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminim: Üç veya dört tarafı denizlerle kaplı alan

TDK Anlamı: Deniz veya göl suları ile çevrili kara parçası; cezire

Cümlem : Adalara tatil için bilet aldılar.


Koy Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminim:

TDK Anlamı: Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulmuş bölümü

Cümlem : Koy da yüzmek için planlar yaptılar.


Kır Kahvesi Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime grubu

Tahminim:

TDK Anlamı: Kırda bulunan, çoğunlukla küçük kahve

Cümlem : Kır kahvesinde şenlikler düzenlendi.


Homurtu Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminim:

TDK Anlamı: Homurdanma sırasında çıkan sesin ad

Cümlem : Ormandan homurtu sesleri gelince korktular.


Hüviyet Kelimesi :

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminim:

TDK Anlamı: Kimlik

Cümlem : Hüviyetini kaybedince başı belaya girdi.


Gedikli Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminim:

TDK Anlamı: 1.Gediği olan

2.Eskiden ordunun orta kademe eleman ihtiyacını karşılayan, terfi almaksızın aynı görevde çalışan, bilgi ve becerisi gelişmiş olan (kimse)

Cümlem : Gedikli kişiler sayesinde başarılı olan bir iş yeriydi.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 76 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları dinlediğiniz metne göre cevaplayınız.


1. Yazara göre kuşlar adaya niçin gelmiyorlarmış? 


Cevap :

Yazara göre kuşlar adaya uçakların güzergahı olduğu için gelmiyorlarmış.


2. İnsanlar sonbahara doğru kuşları nasıl avlıyorlarmış? 


Cevap :

İnsanlar sonbahara doğru kuşları çomak ve kafeslerle avlıyorlarmış. Adamlar kafesin içerisine çığırtkan koyar ve onu kurtarmaya gelen kuşları avlarlardı.


3. Çocuklar, yol kenarındaki yeşillikleri neden söküyorlarmış? 


Cevap :

Çocuklar, yol kenarındaki yeşillikleri Mühendis Ahmet Bey’in bahçesine ekmek için , kendilerine para verdiği için söküyorlarmış.


4. Konstantin Efendi’nin kişilik özelliklerini ve fiziksel özelliklerini belirtiniz. 


Cevap :

Konstantin Efendi’nin kişilik özelliklerini ve fiziksel özellikleri; kalın tüylü bilekleri, geniş göğsü, delikleri açınıp kapanan üstü kara benekli burnu, deriyi yırtmış fırlamış gibi saçları, kısa kısa yürümesi , kalın bir gülmesi.


5. Yazar “Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak.” cümleleri ile ne anlatmak istiyor?


Cevap :

Yazar “Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak.” cümleleri ile kuşların tükeneceği böylece dengenin bozularak Dünya’ ya zarar vereceği anlatmak istiyor.


3. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu : Göçmen kuşlar ve insanların onlara muamelesi

Metnin Ana Fikri  : Hayvanlara Saygı Duymak, Korumak


4. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metinde yazar hangi düşünceyi geliştirme yollarından yararlanmıştır? Metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını ve bunların metnin hangi bölümünde geçtiğini aşağıya yazınız.


Cevap :

Betimleme: kalın tüylü bilekleri, geniş göğsü, delikleri açınıp kapanan üstü kara benekli burnu, deriyi yırtmış fırlamış gibi saçları, kısa kısa yürümesi , kalın bir gülmesi.

Benzetme: Ama, güz mevsiminde birden bire canavar kesilirdi.

Sayısal Verilerden Yararlanma: Bin tanesi 250 gram etmeyen sakaları

Açıklama :” Seneler var ki kuşlar gelmiyor. Yada ben görmüyorum.


5. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metinde anlatılan olaylar tutarlı mıdır? Nedenleriyle birlikte aşağıya yazınız.


Cevap :

Dinlediğim metinde anlatılan olaylar tutarlıdır. Çünkü nedenler ardından sonuçlar anlatılmış, tedirginlikler dile getirilmiştir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 77 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümlelerin üzerinde yazan ögeyi bulunuz. Ögeyi bulmak için yükleme sorduğunuz soruyu yüklemin altına yazınız.


Özne

• Bütün sesler kesilmiştir.

Cevap : “Bütün sesler” özne. Sorulan soru: Kesilen ne?


• Kahvecinin kendisi sevimsiz bir adamdır.

Cevap : Kahvecinin kendisi: özne. Sevimsiz bir adam kim: sorular soru


• Çocukları bu işe seferber eden de oydu.

Cevap : Çocuklara özne.


Yüklem

• Bizim pilavlıklar geldi.

Cevap : Geldi yüklem


• Senelerdir kuşlar gelmiyor.

Cevap : Gelmiyor yüklem.


• Bu yeşilliklerin bazı yerleri sökülmüş.

Cevap : Sökülmüş yüklem.


Dolaylı Tümleç

• Yeşilliklerin en güzel yerinde duruyorlar.

Cevap : Soru: Nerede duruyorlar? Yeşilliklerin en güzel yerinde: dolaylı tümleç.


• Polislere haber verdim.

Cevap : Soru: Kime haber verdim. Dolaylı tümleç: polislere.


• Kuşlar pek yakından geçmiş.

Cevap : Soru: Nereden geçmiş? Dolaylı tümleç: Pek yakından.


Zarf Tümleci

• Güz mevsiminde birdenbire böyle canavar kesilirdi.

Cevap : Soru: Ne zaman canavar kesilirdi? Zarf tümleci: Güz mevsiminde


• Sabahleyin işine kısa kısa adımlarla koşarsın.

Cevap : Soru: Ne zaman koşarsın? Zarf tümleci: Sabahleyin.


• Kuşların üşüştüğü ağaca doğru yavaş yavaş yürürlerdi.

Cevap : Soru: Nasıl yürürlerdi? Zarf tümleci: yavaş yavaş.


Nesne

• Yeşilköy’e inecek yolcuları düşündüm.

Cevap : Soru: Neyi düşündüm? Nesne: Yeşilköy’e inecek yolcuları.


• Bu işin peşinde olduğunu biliyorum.

Cevap : Soru: Neyi biliyorum? Nesne. bu işin peşinde olduğunu.


• Çocuğun elindeki minik mavi kuşu hepimiz sevmiştik.

Cevap : Soru: Neyi sevmiştik? Nesne: çocuğun elindeki mavi minik kuşu.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 78 Cevapları


7. ETKİNLİK


Soru : “Dinlediğiniz metindeki olaylar çevrenizde yaşanıyor olsaydı ne yapardınız?” sorusundan hareketle sınıfınızda bir konuşma yapınız. 

Konuşmanızda eleştirel konuşma stratejisini uygulayınız. Ayrıca konuşmanızda anlattığınız olayı olumlu ya da olumsuz yanlarıyla, tarafsız bir bakış açısıyla değerlendirip bu olayla ilgili fikir ve çözüm yolları üretiniz. Konuşmalarınızda uygun geçiş ve bağlantı ifadeleri kullanmaya özen gösteriniz.


Cevap :

Dinlediğim metindeki olaylar çevremde yaşanıyor olsaydı hayvanları koruma derneğine haber vererek toplumu bilinçlendirmeye ve tepki oluşturmaya çalışırdım. Bu tepki sebebi ile belediye harekete geçmek zorunda kalırdı.


8. ETKİNLİK


Soru : Aşağıya dinlediğiniz metinle aynı konuda olan hikâye edici bir metin yazınız.

Metni yazarken öyküleyici ve betimleyici anlatım biçimlerini kullanınız. Metninize uygun bir başlık belirlemeyi unutmayınız. Metninizi gözden geçirirken varsa yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.


Cevap :

Bir zamanlar bu bölgede çok ama çok güzel, renkleri farklı farklı kuşlar yaşardı. Biz onları bahar aylarında ağaçlarda görürdük hep. Onların sesleri bize ninni gibi gelirdi.

Yine böyle kuşların konserini dinlediğimiz bir gün etraftan silah sesleri duymuştuk. Bir de bakmıştık ki mahallenin hiç sevilmeyen kişilerden Kötümser Okan elinde silahı bu kuşları avlıyordu.

Bu kuşları mahallenin kasabına satıp onlarla gazoz alıyormuş hep. Bütün gençler toplanıp ona karşı koyduk. Silahını elinden aldık. Ona her gün gazozunu biz vereceğiz diye anlaştık. Böylece kuşları kurtarmış olduk.


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 75-76-77-78 Ferman Yayıncılık” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 66-70-71-72-73-74 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Beyaz Diş Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74


8. Sınıf Türkçe Kitabı Beyaz Diş Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 66-70-71-72-73-74


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 66-70-71-72-73-74 Ferman Yayıncılık”

Soru : Vahşi hayvanların ehlîleştirilmesiyle ilgili bir araştırma yapınız. Araştırma sonucunda edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap : “Vahşi hayvanların ehlîleştirilmesiyle ilgili bir araştırma yapınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Birçok vahşi hayvanın yavrusu, çok küçükken alınır, vahşi ortamından uzaklaştırılır ve medeni bir ortamda insanlar tarafından büyütülürse kolayca uysallaşıp, evcilleşebilir.

Bu hayvanlar, birlikte seneler geçirdikleri insanlara karşı yakınlaşırken, yeni tanıştıkları bir insana karşı yine saldırgan olabilir. Bu tabiatları gereğidir.

Yabani hayvanlar her ne kadar evcilleştirilse de tam erişkin hale gelince tehlikeli ve saldırgan olabilirler.

Acı veren tasmalar, uyuşturucu gibi maddeler, şiddet, fazla verilen öğünler, aç bırakma, kilit ve zincir ile kötü davranışlar sonrasında hayvanat bahçeleri veya sirkteki hayvanlar ehlîleştiriliyor. Ancak bu hayvanlara acı veriyor ve doğalarına aykırı olduğu için haksızlık oluyor.


3 Beyaz Diş 

Tek Göz ve Kiche (Kişe) adlı kurtların dört yavrusundan sadece bir tanesi hayatta kalır. Kiche ve yavrusu, Gri Kunduz tarafından yakalanıp Gri Kunduz’un köyüne götürülür. O, bu yavru kurda Beyaz Diş adını verir. Beyaz Diş’in bu köydeki yaşamı kolay değildir. Bu zorlu yaşam onu güçlü bir köpek hâline getirmiştir. Günün birinde Gri Kunduz, Beyaz Diş ile birlikte Yukon’a gelir. Burada Beyaz Diş’i gören ve onun sahibini nasıl savunduğunu izleyen Güzel Smith, Beyaz Diş’i Gri Kunduz’dan satın alır. Güzel Smith’in yanında pek çok talihsizlikler yaşayan Beyaz Diş, ölmek üzereyken Weedon Scott (Vidın Sıkat) ve Matt (Met), tarafındar kurtarılır. Onlar, Beyaz Diş’i yanlarına alıp ehlileştirirken çeşitli sorunlar yaşasalar da zamanla Beyaz Diş’i çok severler. Scott ve Beyaz Diş California’ya Scott’un ailesinin yanına giderler. Burada Beyaz Diş Weedon Scott’un babasını ölümden kurtarınca herkesin sevgisini kazanmıştır.

Aşağıda Bill (Bil) ve Henry’nin (Henri) yolculukları esnasında köpeklerinin kaybolduğunu anlatan bir bölüm verilmiştir. (…) Donmuş su yolunun iki yanında, karanlık ladin ormanı çatılmış duruyordu. Yakın zaman önce esen bir rüzgâr, ağaçların üzerindeki beyaz buz örtüsünü sıyırmıştı ve ağaçlar sönükleşen ışığın altında, kara, uğursuz gövdeleriyle, birbirlerine yaslanır gibiydiler. Arazide muazzam bir sessizlik hüküm sürüyordu. Bu arazi, canlılıktan, hareketten yoksun, ıssız bir yerdi; öylesine tenha ve soğuktu ki, ruhunda keder bile yoktu. (…) Ebediyetin her şeye hâkim, kelimelere sığmaz hikmeti, hayata ve yaşam çabasının beyhudeliğine bakarak gülmekteydi. Vahşi tabiattı burası; acımasız, kalbi buz kesmiş Kuzey topraklarıydı.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 67 Cevapları


Ama bu arazide yaşam vardı; ortalıktaydı ve direniyordu. Buz tutmuş su yolunun aşağısında, bir grup köpek çabalayıp durmaktaydı. Uzun kürkleri buz kesmişti. Nefesleri ağızlarından çıkar çıkmaz donuyor, köpüklü parçacıklar halinde fışkırıp, gövdelerindeki tüylere yapışıyor ve buz kristallerine dönüşüyordu. Köpeklerin üzerinde deri koşum takımları vardı ve arkalarından sürüklenen kızağa, deri kayışlarla bağlıydılar. Kızakta sürücü yoktu. Sağlam huş ağacı kabuğundan yapılmış kızağın tüm yüzeyi, karla temas halindeydi. Kızağın baş tarafı, bir dalga misali kabaran yumuşak karı aşağı çekecek ve bastıracak şekilde, bir parşömen tomarı gibi yukarı kalkıktı. Uzun ve dar bir kutu, kızağa sağlamca bağlanmıştı. Kızakta başka şeyler de vardı: Battaniyeler, bir balta, kahve cezvesi ve tava. Ama en fazla göze çarpan ve en çok yer kaplayan şey, uzun dar kutuydu.

Köpeklerin önünde, geniş kar ayakkabıları giymiş bir adam çabalıyordu. Kızağın arkasında ikinci bir adam çabalamaktaydı. Kızaktaki kutunun içinde, çabası sona ermiş üçüncü bir adam yatıyordu; tabiat bu adamı yenmiş ve bir daha hareket edemeyecek, direnemeyecek hale gelene kadar ezmişti. Vahşi tabiat hareketi sevmez. Yaşam, ona bir saldırıdır, çünkü yaşam hareket demektir; vahşi tabiat her zaman hareketi yok etmeye çalışır. Akıp denize karışmasın diye suyu dondurur; ağaçlar güçlü yüreklerine dek buz kessinler diye onların usarelerini çeker; tabiatın en şiddetli ve dehşetli biçimde yağmalayıp ufalayarak teslim aldığı, insandır; yaşamın hep huzursuz ettiği, tüm hareketlerin an gelip eylemsizlikle sonlanacağı şeklindeki hükme, her daim başkaldıran insan.

Ama önde ve arkada, henüz ölmemiş iki adam, korkmadan, boyun eğmeden çabalıyorlardı. Bedenlerinin üzerinde kürkler ve tabaklanmış yumuşak deriler vardı. Nefeslerinden gelen buz kristalleri, kirpiklerini, yanaklarını ve dudaklarını öyle bir kaplamıştı ki, yüzlerini görmek mümkün değildi. (…) Ama tüm örtülerin altında hâlâ insandılar; tenhalığın, alaycılığın ve sessizliğin bölgesine girerek, devasa bir serüvene kalkışan bu cılız maceraperestler, uzay uçurumları kadar uzak, yabancı ve titreşimsiz bir dünyanın kudretine meydan okuyorlardı.

Konuşmadan ilerliyorlar, nefeslerini yaptıkları işe saklıyorlardı. Her tarafta, onlara varlığını somut şekilde dayatan sessizlik vardı. Sessizliğin onların zihinleri üzerindeki etkisi, derin su ortamının dalgıcın vücudunda bıraktığı etkiye benziyordu. Sessizlik, bitimsiz uzamın ve değiştirilemez fermanın ağırlığıyla onları eziyordu. Onları zihinlerinin en uzak girintisine kadar ezip, insan ruhunun tüm sahte şevklerini, coşkularını, yersiz özdeğerlerini, üzümün suyunu sıkar gibi içlerinden dışarı akıtıyordu; bu adamlar kendilerini sınırlı ve küçük olarak, görünmez bileşenlerin ve kuvvetlerin karşılıklı oyununda azıcık akıl ve yetersiz bir kurnazlıkla hareket
eden birer noktacık, zerrecik olarak algılamaya başlayıncaya değin. Bir saat geçti, sonra bir saat daha. Kısa, güneşsiz günün solgun ışığı kaybolmaya başlamıştı ki, durgun havada, uzaktan gelen belli belirsiz bir çığlık duyuldu. Hızla süzülerek yükselen bu çığlık, en üst notasında gergin ve titrek şekilde bir süre devam ettikten sonra, yavaşça söndü.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 68 Cevapları


Kederli bir sertlik ve aç bir arzu taşımasa, bu çığlık kayıp bir ruhun feryadı olabilirdi. Öndeki adam, gözleri arkadaki adamın gözleriyle buluşana dek, kafasını çevirdi. Sonra, uzun ve dar kutunun üzerinden, karşılıklı olarak başlarını salladılar. İkinci bir çığlık, sessizliği kulak tırmalayıcı bir sesle iğne gibi delip geçti. İki adam da sesin nereden geldiğini anlamıştı. Geriden, az önce geçtikleri karlı alanın bir yerinden gelmekteydi. Yine geriden, ikinci çığlığın sol tarafından, ona cevap veren üçüncü bir çığlık yükseldi.
Öndeki adam:
— Peşimizdeler Bill, dedi.
Sesi, zorlukla konuşuyormuş gibi boğuk ve gerçekdışı çıkmıştı.
— Et bulmak zor. Günlerdir tek tavşan
izi görmedim, diye yanıtladı arkadaşı.
Daha fazla konuşmadılar ama hâlâ, arkalarında yükselmeye devam eden av çığlıklarını dinliyorlardı. Karanlık çökünce,
köpekleri su yolunun kıyısındaki bir ladin
ağacı kümesine yönlendirdiler ve kamp
kurdular. (…) Ateşten biraz uzakta öbeklenen kurt köpekleri, hırlıyorlar, birbirleriyle dalaşıyorlar ama karanlığa doğru
gitmeye niyetli görünmüyorlardı.
Bill:
— Kampın epeyce yakınındalar galiba, Henry, dedi.
Ateşin başına çömelip, bir buz parçasıyla kahve cezvesini yerleştiren Henry,
başıyla onayladı. (…)
— Burada postlarının güvende olduğunu biliyorlar, dedi.
Kaçıp da yem olmaktansa, karınlarının doyduğu yerde kalıyorlar. Çok akıllı bu köpekler
canım.
Bill kafasını iki yana salladı.
— Ah, bilmem ki.
Arkadaşı, merakla ona baktı:
— Daha önce sen de hep, akıllı olduklarını söylerdin.
Diğeri, yediği fasulyeleri ağır ağır çiğneyerek:
— Henry, dedi, onlara yemek verirken nasıl hırgür ettiler, gördün mü?
— Evet, her zamankinden fazla şaklabanlık yaptılar.
— Kaç köpeğimiz var, Henry?
— Altı.
— Öyleyse, Henry…
Bill, söyleyeceklerinin önemi iyice anlaşılsın diye bir an durdu.
— Diyordum ki Henry, altı köpeğimiz var. Çantadan altı balık çıkardım. Her köpeğe birer
balık verdim ve Henry, bir balık eksik kaldı.
— Yanlış saymışsın.
Diğeri, serinkanlılıkla tekrarladı:
— Altı balık çıkardım. Tek Kulak balıksız kaldı. Tekrar çantaya gidip ona da balık getirdim.
— Sadece altı köpeğimiz var, dedi Henry.
— Henry, diye devam etti Bill, hepsi bizim köpekler miydi bilmem ama, ben balık verirken
sayıları yediydi.
Henry yemeyi bırakıp ateşin öte yanına baktı ve köpekleri saydı.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 69 Cevapları


— Şimdi sadece altı taneler, dedi.
Bill sakin, kendinden emin şekilde yanıtladı:
— Diğerini karda koşarken gördüm. Yedi taneydiler.
Henry ona anlayışla bakarak:
— Keşke bu yolculuk artık bitse, dedi.
— Ne demek istiyorsun? diye sordu Bill.
— Demek istiyorum ki, sinirlerin bozulmuş ve hayaller görmeye başlamışsın.
Bill ağırbaşlılıkla:
— Bunu ben de düşündüm, dedi, sonra onu karın üstünde koşarken görünce, gidip baktım
ve karda bıraktığı izleri gördüm. Ardından köpekleri saydım, altı taneydiler. İzler hâlâ orada
duruyor. Bakmak ister misin? Gel göstereyim.
Henry yanıt vermeyerek, sessizce lokmasını çiğnemeyi sürdürdü ve yemek bitince, üstüne
bir fincan kahve içti. Ağzını elinin tersiyle sildikten sonra konuştu:
— O zaman sana göre bu…
Karanlığın içinden gelen, iniltili, kederli ve vahşi bir çığlıkla, sözü bölündü. Henry durup
dinledi ve sonra elini çığlığın geldiği yere doğru sallayarak cümlesini tamamladı:
— … onlardan biri miydi?
Bill başıyla onayladı:
— Gördüğüm şeyin başka bir açıklaması olsa keşke. Köpeklerin nasıl çıngar çıkardığını
sen de fark etmişsin. Çığlık üstüne çığlık ve onlara yanıt veren başka çığlıklar, sessizliği bir
tımarhaneye çevirmekteydi.
Her yandan bağrışlar yükseliyor ve köpekler, birbirlerine iyice sokularak korkularını belli
ediyorlardı; ateşe öyle yakın duruyorlardı ki, tüyleri sıcaktan kavruluyordu. (…)
Jack London (Cek Landın)
çev.: Yiğit Yavuz
(Kısaltılmıştır.)


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 70 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız.

Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Ebediyet Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

TDK Analmı: sonsuzluk

Tahminî Anlamı : sonsuzluk

Cümlem :

  1. Özgürlük meşalesi ebediyete kadar yanacaktır.
  2. Seninle sözümüz ebediyete kadar devam edecek.
  3. Emin ol, ebediyet bizim gibi inanlar içindir.
  4. Ebediyete kadar böyle sürmeyecek ya.
  5. Sanki sen ebedisin de dertlerin ebedi olacak sanıyorsun.

Beyhude Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminî Anlamı : faydasız

TDK Analmı:

1. (sıfat)yararsız:
2. (zarf) boşuna:

Cümlem :

  1. Beyhude gider, beyhude ağlar.
  2. Söyle ona beyhude ağlasa da olan olmuştur.
  3. Beyhude, giden gitti kalanlar kaldı.
  4. Ne acı, beyhude ağlasam yansam.
  5. Üzülmek beyhude, kalk diren artık.

Kızak Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminî Anlamı : kar üzerinde  kaymak için kullanılan alet

TDK Analmı:

1. (isim) Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt
2. (isim) Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.

3. (isim )Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası.

4. (isim denizcilik) Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara.

Cümlem :

  1. Daha önce kızakla kaymış mıydın?
  2. Kızağın üzerinde tehlikeli hareketler yapmaya devam ediyordu.
  3. Kızağın üzerinde köpeği ile beraber yol alıyordu.
  4. Kızağa koyduğu hasta annesi soğuktan donmak üzereydi.

Eylemsizlik Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminî Anlamı : hareketsizlik

TDK Analmı: Eylemsiz olma durumu

Cümlem :

  1. En sonunda eylemsizlik kararı aldım.
  2. Eylemsizlik kararı almakta isabet etmişsin.ç
  3. Eylemsizlik ile bizleri protesto ediyordu.
  4. Eylemsizlik sebebi ile vücudu iyice hastalanmıştı.
  5. Eylemsizlik hastalıklara davetiye çıkarır.

Maceraperest Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime grubu

Tahminî Anlamı : eğlence ve zor işleri seven kimse

TDK Analmı: Maceracı

Cümlem :

  1. Maceraperest iki gencin hikayesi bu.
  2. Maceraperest bir kadının yaşadıklarını anlatıyor.
  3. Bu film maceraperest bir çocuğun başından geçenlerle ilgili.
  4. Maceraperest teyzemiz, gençlere taş çıkarıyordu.
  5. Burası tam da maceraperestler için tasarlanmış.

Bitimsiz Kelimesi 

Kelime/Kelime Grubu : Kelime

Tahminî Anlamı : sonsuz, bitmeyen

TDK Analmı: Sonsuz

Cümlem :

  1. Ne bitimsiz dertleri var bu kadının.
  2. Ne bitimsiz istekleri var, gerçekten sıkıldım.
  3. Bitimsiz istekleri ile herkesi bunalttı.
  4. Bitimsiz bir istek, doyumsuz bir yaşam nereye kadar.
  5. Bitimsiz bir hayat , doyumsuzluk mümkün değil malesef.

2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre cevaplayınız.


1. Henry ile Bill, nerede kamp kurmuştur? 


Cevap :

Henry ile Bill, bir ladin ağacı kümesine yönlendirdiler ve kamp kurdular.


2. Henry ile Bill’in duydukları çığlıklar ne olabilir? Açıklayınız. 


Cevap :

Henry ile Bill’in duydukları çığlıklar kaybolan bir ruhun çığlıkları olabilir.


3. Bill, köpeklerin sayısının yedi olduğunu ısrar etmesine rağmen Henry ona neden inanmamıştır?


Cevap :

Bill, köpeklerin sayısının yedi olduğunu ısrar etmesine rağmen Henry köpekleri saydığı için inanmamıştır.


4. Bill, Henry’yi yedi köpek gördüğüne nasıl ikna etmiştir? 


Cevap :

Bill, Henry’ye çantada 6 tane balık olduğunu 6 tane köpeğe balık verdiğini ama bir köpeğin balık almadığını söylemiştir.


5. Köpekler niçin korkmaktadır? 


Cevap :

Köpekler av olmaktan korkmaktadır.


3. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu : Henry ve Bill adında iki adamın başlarından geçenler ve Beyaz Diş adındaki bir kurttan bahsetmektedir.

Metnin Ana Fikri  : Hayvan Sevgisi


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 71 Cevapları


4. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metne uygun yeni başlıklar bularak bu başlıkları aşağıya yazınız.


Cevap :

Henry ve Bill’ in Köpekleri

Kurt Köpekler


5. ETKİNLİK


Soru : Metni tekrar okuyunuz. Metnin özetini “özet çıkarma” yöntemine uygun olarak aşağıya yazınız. Özetinizi kendi ifadelerinizle ve bir bütünlük içinde yazmaya özen gösteriniz.


Cevap :

Beyaz Diş adında bir kurt köpek evcilleştirilmek için yakalanır. Birçok sahip değiştirir. Kahramanlığı sayesinde sahiplerinin gönlünde yer kazanır. Henry ve Bill adında iki adam yolculukları sırasında yedi köpeklerinden birini kaybederler. Önce altı köpekleri olduklarını sanırlar. Duydukları çığlıkların o köpeğe ait olduğunu anlarlar. Yolculuklarına altı köpekleri ile devam ederler.


6. ETKİNLİK


Soru : a) Okuduğunuz metnin türü aşağıdakilerden hangisidir? İşaretleyiniz.


Cevap :

  • Fabl
  • Deneme
  • Roman
  • Efsane

Soru : b) Metnin türünü nasıl belirlediğinizi yazınız. 


Cevap :

Metin bir romandan alıntı gibidir. Bir hikaye gerçeğe uygun şekilde uzun uzadıya ele alınarak yazılmıştır.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 72 Cevapları


7. ETKİNLİK


Soru : a) Aşağıda verilen örneklerde cümlelerin temel ögeleri olan özne ve yüklemler belirtilmiştir.


Cevap :

Evimiz bir tepenin yamacındaydı.

Öğretmenimiz, güzel konuştuğumuzu söyledi.


Soru : b) Aşağıda verilen cümleler özne ve yüklemden oluşmuştur. Cümlelerdeki özne ve
yüklemlerin altını çiziniz.


Evin her tarafı düzenliydi.


Cevap : Evin her tarafı kelimesi özne, düzenliydi kelimesi  yüklemdir.


Sayısız kitabın bulunacağı bir kütüphane yaptırılacak.


Cevap :

Sayısız kitabın bulunacağı bir kütüphane özne, yaptırılacak ise yüklemdir.


Kapı önlerinde oturup konuşmak, annelerimize iyi gelen bir şeydi.


Cevap :

Kapı önlerinde oturup konuşmak özne, iyi gelen şeydi ise yüklemdir. Annelerimize dolaylı tümleçtir.


Çocuklarımız, bizim geleceğimizdir.


Cevap :

Çocuklarımız özne, ise bizim geleceğimizdir yüklemdir.


İşe zamanında gelmemesi, sıkıntılı bir durumdu.


Cevap

İşe zamanında gelmemesi özne, sıkıntılı bir durumdu  ise yüklemdir.


Onun yaklaşmasını bekleyenler bağırıyordu.


Cevap :

Onun yaklaşmasını bekleyenler özne, bağırıyordu ise yüklemdir.


Fazıl Hüsnü Dağlarca, Türk edebiyatının önde gelen şairlerindendir.


Cevap :

Fazıl Hüsnü Dağlarca özne, önde gelen şairlerindendir ise yüklem, Türk edebiyatının belirtili nesnedir.


Evimizin yakınına taşınmıştı.


Cevap :

Gizli özne(O) , taşınmıştı ise yüklem, evimizin yakınına dolaylı tümleçtir.


Deve dikeni çiçekleri, iki yumruk büyüklüğündedir.


Cevap :

Deve dikeni çiçekleri, özne, iki yumruk büyüklüğündedir ise yüklemdir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 73 Cevapları


8. ETKİNLİK


Soru : a) Aşağıdaki cümlelerin belirtili nesnelerini gösteriniz. Belirtili nesneyi bulmak için yükleme sorduğunuz soruyu yüklemin altına yazınız.


Güneşin sıcaklığını iyice hissettik.


Cevap : hissettik. Neyi hissettik?  Güneşin sıcaklığını


Geleceğimi onlara telefonla bildirdim.


Cevap : “telefonla bildirdim” (neyi) Geleceğimi


Eski kitapların hasar görmesi beni üzüyor.


Cevap : “üzüyor” (ne üzüyor?) Eski kitaplarımın hasar görmesi


Soru : b) Aşağıdaki cümlelerin belirtisiz nesnelerini gösteriniz. Belirtisiz nesneyi bulmak için yükleme sorduğunuz soruyu yüklemin altına yazınız.


Sana güzel bir kitap alacağım. 


Cevap : alacağım ( ne alacağım) güzel bir kitap


Koca bir tabak yemek yedi. 


Cevap : yedi (ne yedi) Koca bir tabak yemek


Bayramda çocuklara şeker ikram ettik. 


Cevap : ikram ettik.  (ne ikram ettik) şeker


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 74 Cevapları


9. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümlelerin dolaylı tümleçlerini gösteriniz. Dolaylı tümlecini bulmak için yükleme sorduğunuz soruyu yüklemin altına yazınız.

Cümlede yüklemin anlamını bulunma, ayrılma (çıkma), yönelme bakımından ilgili olduğu yer yönünden tamamlayan öge “dolaylı tümleç” ya da “yer tamlayıcısı” olarak adlandırılır. Dolaylı tümleci bulmak için yükleme “Nereye?, Nerede?, Nereden?, Neye?, Neyde?, Neyden?, Kime?, Kimde?, Kimden?” sorularından uygun olanı sorulur.


Bilge dikkatli bir şekilde tahtaya bakıyordu. 


Cevap :  Nereye bakıyordu? tahtaya


Seni görür görmez aşağıya indim. 


Cevap : indim nereye aşağıya


10. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümlelerin dolaylı tümleçlerini gösteriniz. Dolaylı tümlecini bulmak için yükleme sorduğunuz soruyu yüklemin altına yazınız.

Cümlede yüklemin anlamını durum, soru, zaman, yer-yön ve nicelik yönlerinden tamamlayan öge “zarf tümleci” ya da “zarf tamlayıcısı” olarak adlandırılır. Zarf tümlecini bulmak için yükleme “Nasıl?, Neden?, Niçin?, Ne zaman?, Niye?, Ne kadar?, Nereye? (Nere?)” sorularından uygun olanı sorulur.


Her akşam parkta yürürüz. 


Cevap : yürürüz (ne zaman ) her akşam


Öğretmenimiz yukarı çıkmış. 


Cevap : çıkmış nereye yukarı


11. ETKİNLİK


Soru : Sınıfınızda “evcil hayvanlar” konulu bir konuşma yapınız.

Konuşmanızda ikna etme stratejisini uygulayınız. Fikirlerinizin arkadaşlarınız tarafından kabul edilmesini sağlamak için fikirlerinizi destekleyen kaynaklardan, güvenilir delillerden ve verilerden yararlanınız.


Kısa Cevap : ““Evcil hayvanlar” konulu bir konuşma yapınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Evcil hayvanlar, insanlara yakınlığı ve sevimliliği ile gönüllere giren, insanlara yeniden umut  veren ve hayata bağlayan canlılardır. İnsanın bu hayvanlarla beraber kaldıkça ayrı bir bağ kurulduğu görülür.

Evcil hayvanlar sorumluluk sahibi olmayı sağlar. Çünkü bir canlının bakımı kişinin dikkatini geliştirerek ona bakım için çabalamasını sağlar. Stresi azaltıcı etkisi sayesinde insanı rahatlatır. İnsan sevmenin ve sevilmenin gücünü doyasıyla yaşar.

Özellikle yalnız olan insanların yalnızlık hissi ile baş etmelerine yardımcı olur. Çocuklara sorumluluk bilinci ile sevmeyi tattırır. Yapılan araştırmalar kalp sağlığı,, bağışıklık ve alerji konusunda da etkili olduklarını gösteriyor.


12. ETKİNLİK


Soru : Defterinize doğada yaşadıklarınızla ilgili bir anınızı kısaca yazınız.

Yazınızı gözden geçirirken varsa yazınızdaki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız anıyı sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.


Kısa Cevap : “Doğada yaşadıklarınızla ilgili bir anınızı kısaca yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız.

Uzun Cevap :

Derslerden ve başka işlerimizden fırsat buldukça parkta arkadaşlarımızla buluşur, birşeyler yerdik. Ne yazık ki gelen insanların dikkatsizliği sebebi ile her yer çöpten geçilmiyor ve çok kirleniyordu. Annem çöp atımı konusunda çok hassas ve dikkatlidir. Elimize verdiği çöp poşetini çekinsem de açar içine çöplerimi koyardım.

Öğretmenimiz oradan geçerken bizleri gördü. Selam vermek için yanımıza yaklaşınca çöp poşetimizi fark etti. Bizleri takdir etti. Ondan sonra daha rahat bir şekilde buna dikkat etmeye başladım. Bir süre sonra diğer arkadaşlarımızın da çöp konusunda daha dikkatli olduklarını fark ettik. Artık ben değil bir çok kişi çöp poşeti ile geliyor ve yere atanlar çekinmeye başlıyordu.

Bu herkesi kapsamaz ama biz bir şeylerin ucundan tutunca çok şeyleri başarabileceğimizi görüyorduk.


“8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 66-70-71-72-73-74 Ferman Yayıncılık” konusunu videolu bir şekilde izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.




 

Our Score

Doğada yaşadıklarınızla ilgili bir anınızı kısaca yazınız.

8. Sınıf Türkçe Kitabı Doğada yaşadıklarınızla ilgili bir anınızı kısaca yazınız. konusunu kısaca ele alacağız. 


“Doğada yaşadıklarınızla ilgili bir anınızı kısaca yazınız.” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

Her gün okuldan dönerken suluğumda kalan suları kuru bir ağacın gölgesine dökerdim. Bunu hem onu sulamak hem de suyu yukarı taşımamak için yapardım.

Zamanla döktüğüm yerden otlar çıktığını görmek beni hem şaşırtmış hem de mutlu etmişti. Bir süre geçti ki otlardan ziyade ağacında yavaş yavaş kendine geldiğini fark ettim. Ağaç daha bir gür duruyor ve gittikçe canlanıyordu. Meyve vermeyen bu ağaç zamanla meyve vermeye başlıyordu.


“Doğada yaşadıklarınızla ilgili bir anınızı kısaca yazınız.” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Derslerden ve başka işlerimizden fırsat buldukça parkta arkadaşlarımızla buluşur, birşeyler yerdik. Ne yazık ki gelen insanların dikkatsizliği sebebi ile her yer çöpten geçilmiyor ve çok kirleniyordu. Annem çöp atımı konusunda çok hassas ve dikkatlidir. Elimize verdiği çöp poşetini çekinsem de açar içine çöplerimi koyardım.

Öğretmenimiz oradan geçerken bizleri gördü. Selam vermek için yanımıza yaklaşınca çöp poşetimizi fark etti. Bizleri takdir etti. Ondan sonra daha rahat bir şekilde buna dikkat etmeye başladım. Bir süre sonra diğer arkadaşlarımızın da çöp konusunda daha dikkatli olduklarını fark ettik. Artık ben değil bir çok kişi çöp poşeti ile geliyor ve yere atanlar çekinmeye başlıyordu.

Bu herkesi kapsamaz ama biz bir şeylerin ucundan tutunca çok şeyleri başarabileceğimizi görüyorduk.



 

Our Score

“Evcil hayvanlar” konulu bir konuşma yapınız.

8. Sınıf Türkçe Kitabı “Evcil hayvanlar” konulu bir konuşma yapınız. konusunu kısaca ele alacağız. 


““Evcil hayvanlar” konulu bir konuşma yapınız.” ile ilgili kısa cevabı ;


Cevap :

İnsanlar tarih boyunca kendisinden yararlanmak için hayvanlarla beraber yaşamış ve yakın ilişki kurmuştur. Etinden, sütünden, yününden yararlanmak, diğer insan ve hayvanlardan korunmak amacıyla köpek gibi hayvanlar beslemiştir.

Yapılan birçok araştırma evcil hayvanların insanların psikolojisi üzerinde olumlu etkiye sahip olduğunu göstermektedir.


““Evcil hayvanlar” konulu bir konuşma yapınız.” ile ilgili uzun cevabı ;


Cevap :

Evcil hayvanlar, insanlara yakınlığı ve sevimliliği ile gönüllere giren, insanlara yeniden umut  veren ve hayata bağlayan canlılardır. İnsanın bu hayvanlarla beraber kaldıkça ayrı bir bağ kurulduğu görülür.

Evcil hayvanlar sorumluluk sahibi olmayı sağlar. Çünkü bir canlının bakımı kişinin dikkatini geliştirerek ona bakım için çabalamasını sağlar. Stresi azaltıcı etkisi sayesinde insanı rahatlatır. İnsan sevmenin ve sevilmenin gücünü doyasıyla yaşar.

Özellikle yalnız olan insanların yalnızlık hissi ile baş etmelerine yardımcı olur. Çocuklara sorumluluk bilinci ile sevmeyi tattırır. Yapılan araştırmalar kalp sağlığı,, bağışıklık ve alerji konusunda da etkili olduklarını gösteriyor.



 

Our Score
error: Content is protected !!