8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Cevapları ATA Yayıncılık 2024-2025

Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 8. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa ve Metin Etkinlik Cevapları


Değerli ziyaretçilerimiz; Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulunda göreceğiniz Fen Bilimleri dersi için “8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Cevapları ATA Yayıncılık” konusu siz değerli öğrencilerimiz için hazırlanmıştır.


“8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Cevapları ATA Yayıncılık”

8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Cevapları” konusunda yeşil renkli olan kısımda sayfa sayılarına tıklayarak cevaplara ulaşabilirsiniz. Fen Bilimleri ders kitabında yer alan mavi kısımlara tıklayarak ise metin etkinlik cevaplarına ulaşarak kolay bir şekilde Fen Bilimleri ders kitabı cevaplarınızı kontrol edebilirsiniz.

Değerli öğrenci ziyaretçilerimiz ; “8. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Cevapları ” konusunda aklınıza takılan kısımları en alt kısımda yer alan yorumlar kısmına sorarak değerli öğretmenlerimizden cevapları en hızlı ve en güvenli bir şekilde Fen Bilgisi ders kitabı cevaplarınızı alabilirsiniz.

8. Sınıf Fen Bilimleri Kitabı Cevapları ATA Yayıncılık” kitabında yer alan cevapları aşağıda ünite ünite olarak hazırlanan dizin içerisinde bulabilir ve Fen Bilgisi Ders Kitabı cevaplarınızı kolayca yapabilirsiniz.


8. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı


8. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41.‘nin cevapları aşağıdadır. 


1. ÜNİTE : MEVSİMLER VE İKLİM


1. Bölüm: Mevsimlerin Oluşumu


Mevsimlerin Oluşumu Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25


1. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 26, 27


2. Bölüm: İklim ve Hava Hareketleri


Hava Olayları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 28, 29, 30, 31


İklim Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 32, 33, 34


2. Bölüm Sonu Soruları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 35, 36, 37


1. Ünite Sonu Soruları Cevapları Sayfa 38, 39, 40, 41


8. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83.‘nin cevapları aşağıdadır. 


2. ÜNİTE : DNA VE  GENETİK KOD


1. Bölüm: DNA ve Genetik Kod


Nükleotid, Gen, DNA ve Kromozom İlişkisi Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 44, 45


DNA’nın Yapısı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 46, 47, 48


1. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 49, 50


2. Bölüm: Kalıtım


Kalıtım İle İlgili Kavramlar Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 51, 52, 53


Tek Karakter Çaprazlamaları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 54, 55, 56, 57, 58


2. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 59, 60


3. Bölüm: Mutasyon ve Modifikasyon


Mutasyon Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 61, 62


Modifikasyon Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 63, 64


3. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 65, 66


4. Bölüm: Adaptasyon (Çevreye Uyum)


Adaptasyon Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 67, 68, 69


4. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 70, 71


5. Bölüm: Biyoteknoloji


Biyoteknoloji, Genetik Mühendisliği ve Uygulama Alanları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 72, 73, 74


Biyoteknolojinin Olumlu ve Olumsuz Yönleri Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 75, 76


5. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 77, 78, 79


2. Ünite Sonu Soruları Cevapları Sayfa 80, 81, 82, 83


8. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105.‘nin cevapları aşağıdadır. 


3. ÜNİTE : BASINÇ


1. Bölüm: Basınç


Katı Basıncı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 85, 86, 87, 88, 89, 90


Sıvı Basıncı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 91, 92, 93, 94


Açık Hava Basıncı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 95, 96


Pascal Prensibi Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 97, 98


1. Bölüm Sonu Soruları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 99, 100, 101


3. Ünite Sonu Soruları Cevapları Sayfa 102, 103, 104, 105


8. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165.‘nin cevapları aşağıdadır. 


4. ÜNİTE : MADDE VE ENDÜSTRİ


1. Bölüm: Periyodik Sistem


Elementlerin Sınıflandırılması Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 108, 109, 110, 111, 112, 113


1. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 114, 115


2. Bölüm: Fiziksel ve Kimyasal Değişimler


Fiziksel ve Kimyasal Değişimler Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 116, 117, 118, 119


2. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 120, 121


3. Bölüm: Kimyasal Tepkimeler


Kimyasal Tepkimeler Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 122, 123, 124


3. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 125, 126


4. Bölüm: Asit ve Bazlar


Asit ve Bazlar Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 127, 128


Asit ve Baz Ayıraçları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 129, 130


pH Ölçeği Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 131, 132


Asit ve Bazların Madde Üzerindeki Etkileri Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 133, 134


Asit Yağmurları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 135, 136


4. Bölüm Sonu Soruları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 137, 138


5. Bölüm: Maddenin Isı ile Etkileşimi


Öz Isısı Farklı Maddelerin Sıcaklık Artışı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 139, 140, 141


Kütle ve Sıcaklık Değişiminin Isıya Etkisi Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 142, 143


Hâl Değişimi Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 144, 145, 146


Hâl Değişim Grafikleri Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 147, 148


Günlük Hayattaki Hâl Değişimleri Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 149


5. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 150, 151


6. Bölüm: Türkiye’de Kimya Endüstrisi


Türkiye’de Kimya Endüstrisi Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 152, 153, 154, 155, 156, 157


6. Bölüm Sonu Soruları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 158


4. Ünite Ünitemizde Neler Öğrendik? Cevapları Sayfa 159


4. Ünite Sonu Soruları Cevapları Sayfa 160, 161, 162, 163, 164, 165


8. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187.‘nin cevapları aşağıdadır. 


5. ÜNİTE : BASİT MAKİNELER


1. Bölüm: Basit Makineler


Basit Makinelerin Sağladığı Avantajlar Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181


1. Bölüm Sonu Soruları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 182, 183


5. Ünite Ünitemizde Neler Öğrendik? Cevapları Sayfa 184


5. Ünite Sonu Soruları Cevapları Sayfa 185, 186, 187


8. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223.‘nin cevapları aşağıdadır. 


6. ÜNİTE : ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ VE ÇEVRE BİLİMİ


1. Bölüm: Besin Zinciri ve Enerji Akışı


Besin Zinciri ve Enerji Akışı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 190, 191, 192, 193


1. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 194, 195


2. Bölüm: Enerji Dönüşümleri


Fotosentez Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 196


Fotosentez Hızına Etki Eden Faktörler Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 197, 198


Canlılarda Solunum Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 199, 200


2. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 201, 202


3. Bölüm: Madde Döngüleri ve Çevre Sorunları


Madde Döngüleri Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 203, 204, 205


Küresel İklim Değişikliğinin Nedenleri ve Olası Sonuçları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 206, 207, 208, 209


3. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 210, 211


4. Bölüm: Sürdürülebilir Kalkınma


Kaynakların Tasarruflu Kullanımı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 212, 213, 214


Geri Dönüşüm Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 215


Kaynakların Tasarruflu Kullanılmaması Durumunda Karşılaşılabilecek Problemler Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 216


4. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 217, 218


6. Ünite Ünitemizde Neler Öğrendik? Cevapları Sayfa 219


6. Ünite Sonu Soruları Cevapları Sayfa 220, 221, 222, 223


8. Sınıf Fen Bilimleri ATA Yayıncılık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260.‘nin cevapları aşağıdadır. 


7. ÜNİTE : ELEKTRİK YÜKLERİ VE ELEKTRİK ENERJİSİ


1. Bölüm: Elektrik Yükleri ve Elektriklenme


Elektriklenme Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 226, 227


Elektriklenme Çeşitleri Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 228, 229, 230, 231


1. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 232, 233


2. Bölüm: Elektrik Yüklü Cisimler


Cisimlerin Yük Durumuna Göre Gruplandırılması Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 234


Elektroskop Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 235


Topraklama Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 236, 237


2. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 238, 239


3. Bölüm: Elektrik Enerjisinin Dönüşümü


Elektrik Enerjisi Hangi Enerjilere Dönüşebilir? Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 240, 241, 242, 243


Güç Santralleri Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 244


Elektrik Enerjisinin Tasarrufu Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 245, 246, 247, 248


3. Bölüm Sonu Soruları Cevapları Sayfa 249, 250


7. Ünite Ünitemizde Neler Öğrendik? Cevapları Sayfa 251


7. Ünite Sonu Soruları  Cevapları Sayfa 252, 253, 254, 255



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 98-100-101-102-103 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Türkiye’m Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 98, 99, 100, 101, 102, 103


8. Sınıf Türkçe Kitabı Türkiye’m Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 98-100-101-102-103


HAZIRLIK ÇALIŞMASI


Soru : Yaşadığınız şehrin tarihî ve doğal güzelliklerini araştırınız. Araştırma sonucunu arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Ankara’ nın Tarihi ve Doğal Güzellikleri

  • Anadolu Medeniyetleri Müzesi
  • Anıtkabir
  • Kale Mahallesi
  • Ankara Kalesi
  • Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi
  • Roma Hamamı
  • Hacı Bayram-ı Veli Cami
  • Hamamönü
  • Gordion Antik Kenti
  • Alaaddin Cami
  • Rahmi M. Koç Müzesi
  • Ankara ve Augustus Tapınağı

Uzun Cevap :

İstanbul ‘ un Tarihi ve Doğal Güzellikleri

  • Ayasofya Cami
  • Topkapı Sarayı
  • Kapalı Çarşı (Grand Bazaar)
  • Bozdoğan Su Kemeri.
  • Yerebatan Sarnıcı
  • Çemberlitaş
  • Galata Kulesi
  • Ahrida Sinagogu.
  • Büyükada
  •  Riva
  • Polonezköy
  • Ballıkayalar Tabiat Parkı
  • Ağva
  • Belgrad Ormanı
  • Beykoz Kaymakdonduran Ormanı
  •  Aydos Ormanı

İzmir’ in Tarihi ve Doğal Güzellikleri

  • Şirince Köyü
  • Gölcük
  • Nazarköy
  • Bademli Köyü
  • Balçova’nın termal suları
  • İnciraltı Kent Ormanı
  • İzmir Kuş Cenneti
  • Homeros Vadisi
  • Karagöl Tabiat Parkı
  • Çiçekliköy ve Bozdağ
  • Kemeraltı Çarşısı
  • Saat Kulesi
  • Kordon Boyu
  • Tarihi Asansör
  • Konak Meydanı
  • Agora Açıkhava Müzesi
  • Efes Antik Kenti
  • Hisar Camisi

Mardin’ in Tarihi ve Doğal Güzellikleri

  • Mardin Kalesi
  • Deyrulzafaran Manastırı
  • Dara Antik Kenti
  • Midyat Mağaraları
  • Behnam Kırklar Kilisesi
  • Mardin Beyaz Su.
  • Turabdin Platosu
  • Kasımiye Medresesi
  • Beyazsu
  • Karasu Çayı
  • Zinnar Vadisi

8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 100 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz şiirdeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Okuduğunuz şiirdeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu :kıtlama

Sözlük Anlamı: Küçük parçalara ayrılmış şekeri ağızda tutarak çay içme biçimi; kırtlama
Tahminî Anlamı : küp şekere benzer bir şeker
Cümlem : Bizim orada kıtlama şekersiz çay içilmez.

Kelime/Kelime Grubu : sağdıç

Sözlük Anlamı: Düğünde gelin veya damada kılavuzluk eden kimse.

Tahminî Anlamı : düğün, kona gibi merasimlerde gelin veya damada yardım eden kimse
Cümlem : Arkadaşıma sağdıçlık yapacağım için erken çıkmalıyım.

Kelime/Kelime Grubu : güreş

Sözlük Anlamı: Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması, (ata sporu)
Tahminî Anlamı : ata sporumuz
Cümlem : Güreş yapacak yiğitler alana çıkıyorlar.

Kelime/Kelime Grubu : boydan boya

Sözlük Anlamı: Bir uçtan öbür uca kadar
Tahminî Anlamı : bir uçtan diğer uca kadar bölüm
Cümlem : Duvarı boydan boya boyadım.

Kelime/Kelime Grubu : nazlı

Sözlük Anlamı: Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen; nazende, nazenin
Tahminî Anlamı : naz yapan kimse
Cümlem : Ne kadar nazlı bir kız böyle.

Kelime/Kelime Grubu : zafer

Sözlük Anlamı: Savaşta kazanılan başarı; utku
Tahminî Anlamı : kazanma
Cümlem : Zafer inananlarındır.


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz şiire göre cevaplayınız.


1. Şiirde hangi yerlerden bahsedilmektedir?


Cevap :

Şiirde; Kars, Edirne, Zonguldak, Erzurum, Adana, Ardahan, Kırkpınar, Sürmene’ den bahsedilmektedir.


2. “Sen vatanımsın, ekmeğimsin,/Duyduğum, bildiğim zafersin yıllarca…” dizeleri ile şair ne anlatmak istemektedir?


Cevap :

“Sen vatanımsın, ekmeğimsin,/Duyduğum, bildiğim zafersin yıllarca…” dizeleri ile şair vatanına ne kadar kıymet verdiğini, vatanın herşeyden daha değerli olduğunu anlatmak istemektedir.


3. Siz şairin yerinde olsaydınız ülkemizin hangi güzelliklerini överdiniz?


Cevap :

Ben şairin yerinde olsaydım ülkemizin geleneksel oyun, güzelliklerinden ve yemek tatlarından bahseder, överdim.


4. “Nazlı sahiller Akdeniz’de” dizesinde hangi söz sanatı kullanılmıştır? Nedeniyle birlikte açıklayınız.


Cevap :

“Nazlı sahiller Akdeniz’de” dizesinde kişileştirme söz sanatı kullanılmıştır . sahiller insana özgü nazlı sıfatıyla anılmıştır.


5. Şiirde geçen şehirler neleriyle meşhur olmuştur? Açıklayınız.


Cevap :

Şiirde geçen şiirler, Kars toprağıyla, Adana şairleri ve şiirleriyle, Erzurum kıtlama çayıyla, Ardahan dağları, Koçhisar tuzuyla anılmıştır.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 101 Cevapları


3. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu aşağıya yazınız.


Cevap :

Şiirin Konusu : Şairin bir uçtan bir uca yaptığı ülke yolculuğunu şiirleştirmesi
Şiirin Ana Duygusu : Vatan sevgisi


4. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz şiire uygun yeni başlıklar bularak bu başlıkları aşağıya yazınız.


Cevap :

Ülkem Yolunda

Güzel Türkiye’ m

Canım Vatanım


5. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümlelerin yüklemlerini inceleyiniz. Yüklemi oluşturan fiillerin etken mi, edilgen mi olduklarını altına örnekteki gibi yazınız.


Tüm düzeltmeleri yaptık.


Cevap :

“yaptık” etken fiil


Tüm düzeltmeler yapıldı.


Cevap :

“yapıldı” edilgen fiil


Tüm parasını kitap almak için harcadı.


Cevap :

“harcadı” etken fiil


Akşamları evimizin yakınındaki parktan şen çocuk sesleri işitilir.


Cevap :
“işitilir” edilgen fiil


Ömer Seyfettin, hikâyelerinde gerçeklere yer vermiş.


Cevap :

“vermiş” etken fiil


Pencere önündeki çiçekler sulandı.


Cevap :

“sulandı” edilgen fiil


Soru : Yazdığınız cümlelerde anlam bakımından nasıl bir farklılık vardır? Aşağıya yazınız.


Cevap :

Yazdığım cümlelerde anlam bakımından ,etken yapılı fiillerde eylemi yapan özne belirgindir ,edilgen yapılı fiillerde eylemi gerçekleştiren belli değildir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 102 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Sınıfınızda “ülkemizin tarihî ve doğal güzellikleri” konulu hazırlıklı bir konuşma yapınız. Konuşmanızı aşağıdaki ölçütlere göre değerlendiriniz.


Cevap :

Konuşmama hazırlık yaptım. Evet
Konuşmam için sunum hazırladım. Evet
Konuşmamda görsel, işitsel vb. destekleyici materyaller kullandım. Evet
Konuşmamda kelimeleri yerinde ve anlamına uygun kullandım ve doğru telaffuz ettim. Evet
Konuşmamda beden dilini etkili kullandım. Evet
Konuşmamda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullandım. Evet
Düşüncelerimi mantıksal bir bütünlük içinde sundum. Evet


Soru : Konuşmanızı daha etkili hâle getirmek için başka nelere dikkat etmeniz gerekir? Yazınız.


Cevap :

Konuşmamı daha etkili hale getirmek için cümlelerimi önceden hazırlamalıyım. Her zaman kullandığım kelimelerden farklı ama elimizde olan kelimeleri kullanılmalı kişilerle göz teması kurmalı doğru beden dili ve ses sonunu kullanmalıyım. Konuşma hızımı gözden geçirerek kimseyi sıkmadan anlatmak istediğimi açık ve kısa bir şekilde anlatmayı başarmalıyım.


7. ETKİNLİK


Soru : Ders kitabınızın 103. sayfasındaki afişleri inceleyiniz. Siz de dosya kâğıdına yaşadığınız şehrin kültürel özelliklerini tanıtan bir afiş hazırlayınız. Afişinizi hazırlarken uygulayacağınız işlem basamaklarını maddeler hâlinde aşağıya yazınız. Hazırladığınız afişi sınıf panosuna asınız.


Cevap :

  • Konumu belirledim.
  • Şehrimin güzelliklerini araştırdım.
  • Resim ve slogan gibi kısa cümleler belirledim.
  • Seçtiğim resimleri küçülterek bilgisayar programında hazırladım.
  • Yazıcı ile hazırladığım afişi çıkardım


 

Our Score

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 129-130-131-132 KOZA Yayınları

4. Sınıf Türkçe Kitabı Selimiye’nin Öyküsü Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 129, 130, 131, 132


4. Sınıf Türkçe Kitabı Selimiye’nin Öyküsü Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 129-130-131-132 KOZA Yayınları”

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 129-130-131-132


Kanuni Sultan Süleyman öldüğünde Osmanlı ülkesi en görkemli dönemini yaşıyordu. Devletin yönetimi Sokullu Mehmet Paşa gibi becerikli bir sadrazamın elindeydi. Onun için Kanuni’nin yerine başa geçen oğlu II. Selim, devlet işleriyle pek ilgilenmedi. Onun en çok hoşlandığı şey, sarayına bilginleri, şairleri toplayıp onlarla sohbet etmekti. En çok saygı duyduğu kişi de sarayın mimarbaşı olan ak sakallı Koca Sinan’dı. Padişah onu “Aksakal” diye çağırırdı. Dedesi gibi de severdi. Gerçekten de bu, gün görmüş mimar, dedesi Yavuz Sultan Selim’in de, babası Kanuni’nin de dönemini yaşamıştı. Padişah II. Selim’in çocukluğunu bilirdi. Onun elinde büyümüş sayılırdı.

II. Selim’in tahta çıkışının üçüncü yılıydı. Padişah bir sabah yatağından fırladı. (…) Lalasını çağırdı.

“Tez bana Aksakal’ı bulup getirin!” diye buyurdu. Daha gün ağarmamıştı.

Koca Sinan, o günlerde, İstanbul yöresinde bir köprünün yapımı ile uğraşıyordu. Hemen yola atlılar çıkarıldı. Sinan’ı karşısında görünce gülümseyerek, “Yaklaş bakalım Aksakal.” dedi. “Sana diyeceklerim var. Ötekiler tez dışarı çıksın.”

Taht odası boşalınca padişah, çoğu zaman yaptığı gibi mimara yanında yer gösterdi. “Dinle mimarbaşı.” dedi. “Ülkemizi baştan başa sayısız camiler, mescitler, medreseler, kemerler, köprüler, saraylar, kervansaraylar, aşevleri, hastaneler, hamamlarla donattın. Peki, padişahın için bir cami yapmayı düşündün mü hiç?” Sinan, yerinden doğrulup padişahın önünde eğildi. “Buyruğunuz başım üstünedir, devletlim.” dedi.


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 130 Cevapları


“Öyleyse iyi dinle! Ölen kardeşim Şehzade Mehmet’in anısına babamın yaptırdığı Şehzadebaşı Camisi’nin karşısına babam için ulu Süleymaniye’yi yaptın. İkisi de birbirinden güzel oldu. Şimdi senden isteğim şu: Süleymaniye’nin karşısına da benim adıma bir cami yapacaksın. Ama yaptıklarının en görkemlisi olmalı. Sultan Selim’in adıyla anılacak olan bu cami.” Sinan, padişahın önünde bir daha eğilerek:

“Devletlim!” dedi. “Şehzadebaşı benim çıraklık dönemimin yapısıydı, Süleymaniye’yi kalfalık döneminde yaptım. Ustalık dönemimin yapısıysa Selimiye olacak. Bundan kuşkunuz olmasın.” Padişah yerinden kalktı. Sinan’ı elinden tutup yeniden yanında yer gösterdi.

“Ustalığına güvenimiz sonsuzdur Aksakal! Tez hazırlıklara başlansın.” Tam el çırpıp lalasını, sevinçli haberi vermek için içeriye çağıracağı sırada, Sinan, padişahı durdurdu. Padişah şaşırmıştı.

“Ne var?” “İstanbul’da cami yapılacak başka tepe kalmadı devletlim! Hele Süleymaniye ile boy ölçüşebilecek bir yer düşünemiyorum artık. Süleymaniye’nin yeri, seçtiğim en son ve en güzel tepeydi. Ona eş bir tane daha bulunmaz.”

Padişahın sevinci bir anda uçup gitmişti. “O hâlde nereye yapmayı düşünürsün?” “Edirne’ye devletlim!” “Edirne mi? Gerçi eski başkentlerimizdendir. Ama İstanbul’a uzaktır.” Sinan, bir an gözlerini yumdu. Önerisini yapmıştı. Bu öneriyi yaparken bir yandan da Edirne’yi düşünüyordu. Üstüne camiyi yapmayı düşündüğü tepeyi düşlüyordu. Edirne’deyken Meriç boyundan, dümdüz ovadan, hep o tepeye bakardı. Gözleriyle ölçüp biçerdi orayı. Oraya kurulacak bir yapının görünümünü tasarlardı kafasında: Birden Selimiye, oraya konmuş gibi bütün görkemiyle canlandı gözünde. Gökyüzüne asılı parlak bir kandil gibiydi.


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 131 Cevapları


Bu düşün etkisinde Mimar Sinan’ın yüzü ışımıştı. “Daha uygun yer yoktur, devletlim!” dedi. Padişah, mimarbaşının sevinçle yaptığı bu öneriye engel olmak istemedi. Camisini Edirne’de yapılmasını buyurdu.

Hemen hazırlıklara başlandı. İlk iş, caminin yapılacağı tepedeki evlerin, bahçelerin satın alınarak cami alanının hazırlanmasıydı. Bunun için evlerin yıkımına girişildi. Ama içlerinden biri, yaşlı bir bahçıvan toprağını vermemekte direndi. Padişahın buyruğuna göre topraklarını vermemekte direnenlerin ne yapılıp edilip razı edilmeleri gerekiyordu. Yalnız bütün bunlar güzellikle olacaktı. Ne olursa olsun zor kullanmak yoktu.

Ne kese kese altınlar, ne de yalvarıp yakarmalar bu yaşlı bahçıvanı ikna etmedi. Ama Mimar Sinan sonunda bu zorluğu da yenip adamı bahçesini vermeye razı etti. Böylece uzun çalışmalardan sonra usta mimar, düşünü gerçekleştirmiş, yıllar önce gözüne kestirdiği tepeyi ulu bir yapıyla ölümsüzleştirmişti. Caminin yapımının bittiği sabah Mimar Sinan, bütün ustalarını, işçilerini, ırgatlarını avluda topladı. Hepsi de elbirliğiyle gerçekleştirdikleri yapıyı övünçle seyre koyuldular.

O sırada, oradan, mahallenin çocuklarından biri geçiyordu. Birçok adamın meraklı meraklı camiye baktığını görünce, o da onlar gibi ellerini arkasına bağlayıp durdu. Aynı yere bakmaya başladı. Çocuğu gören Sinan, yanına yaklaştı. “E, sen ne dersin bakalım küçük?” diye sordu. “Camimizi nasıl buldun, güzel olmuş mu?”

Çocuk, gözlerini kısarak baktığı minareyi parmağı ile gösterdi. “Bak, o minare eğri olmuş dede.” dedi Sinan’a. O ana kadar sesi çıkmayan bütün ustalarla işçiler: “Nasıl olur, parmak kadar çocuk nerden bilirmiş!” diye homurdanmaya başladılar. Sinan. “Ustalar, çocuk doğru söyledi.” dedi.


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 132 Cevapları


Hepsi Sinan’ın yüzüne şaşkınlıkla bakıyordu. Sinan aldırmadı. Kalfalardan birini yanına çağırdı. Kalfaya, palanganın kalın ipini alıp çocuğun gösterdiği minareye çıkmasını söyledi. İpi, üçüncü şerefenin üstünden minareye sıkıca bağlattı.

Ucunu aşağı sarkıtmasını istedi. İpin ucu aşağı ulaşınca adamlarına tutturdu. “Şimdi var gücünüzle ipe asılın.” dedi. Adamlar, bir anlam veremedikleri bu işi Sinan’ın buyruğu ile yaptılar. Sinan, adamları ipe asılırken küçük çocuğun saçlarını okşayarak sordu: “Nasıl küçük, minarenin eğriliği düzeldi
mi dersin?” Çocuk, dikkatle minareye bakıyordu. Adamlar, var güçleriyle ipe asılıyordu. Neden sonra çocuk, “Tamam, şimdi düzeldi.” dedi. Sinan, adamlarına ipi bırakmalarını söyledi. Çocuk, minarenin düzeldiğinden emin olarak yanlarından uzaklaştı.

Çocuk gider gitmez kalfalarla ustalar Sinan’ın çevresini aldılar. Yaşlı mimara biraz da kızmışlardı. “Bu ne mene iştir?” diye sordular. “Minarenin dümdüz olduğunu bizim kadar siz de biliyorsunuz. Kendi elinizle ölçüp biçtiğiniz minareyi ne diye iple çektirdiniz bize? Böyle gülünç bir şey görmedik şimdiye dek. Ak sakallı koskoca bir mimar bir çocuğun sözüne uyar mı hiç?” Sinan, gülümseyerek baktı yüzlerine. “Minarenin doğru olduğundan ben de eminim. İple çekilerek düzeltilemeyeceğini ben de biliyorum. Ama bir çocuğun gözünde bile, Selimiye’nin özürlü sanılmasını istemem. Onun için yaptım bunu. Bundan böyle hiç kimse Selimiye’nin herhangi bir özrü olduğunu söyleyemeyecektir. Yüzyıllar boyunca eksiksiz bir yapı olarak anılacaktır.” Ustalar o zaman, Sinan’a hak verdiler. Bu bilgece davranışını hayatları boyunca unutmayacaklarını söyleyerek saygıyla elini öpüp kucaklaştılar ve hep birlikte oradan uzaklaştılar.

Adnan ÖZYALÇINER



 

Our Score

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 198 KOZA Yayınları

4. Sınıf Türkçe Kitabı Tiyatroyu da Kim İcat Etti Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 198


4. Sınıf Türkçe Kitabı Tiyatroyu da Kim İcat Etti Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 198 KOZA Yayınları”

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 198


(…) Tiyatro, bütün çocukların bildiği bir şeydir. Herhangi bir karakter ya da hikâye uydurduklarında, roller icat ettiklerinde ve tek başına ya da birlikte oynarken doğaçlama yaptıklarında, her gün yeniden oynadıkları, hep aynı oyundur tiyatro. (…)

Yalnız, tiyatro gösterisi için metinlerin yazılmış olması ve rollerin ezberlenmesi gerekir. Görüyorsun ki tiyatro sizin oyununuza çok benziyor. Çocuklar bütün gün tiyatro oynar. Oyuncular, siz çocukların işini meslek olarak yapanlardır. Fark budur. Onlar bununla para kazanır. (…)

Tiyatroyu kimin icat ettiğini, eğer bana soracak olursan derim ki bunu sana anlatmam gerekmez. Sen bunu zaten biliyorsun. Yalnızca onun adına henüz tiyatro demiyorsun. Çocukların muhteşem yardımcı malzemeleri vardır. En olmaz şeylerden, paçavralardan eşyalara, giyeceklerden hayvanlara kadar her şeyden yararlanarak tiyatro yapabilirler. Çocukken ormanlarda kulübeler yaptığımızı hatırlıyorum. Kulübelerin içinde filmlerden, kitaplardan ya da çizgi romanlardan bildiklerimizi birbirimize anlatır ve onları taklit ederdik. (…)

Eğer çocuklar baştan beri oyun oynamasalardı, tiyatro da olmazdı. Ayrıca çocuklar, bir tiyatro gösterisine gittikten sonra, en inanılmaz hikâyeleri uydururlar. Bir kukla ya da çocuk tiyatrosuna gitmiş olmaları fark etmez ya da sirkte bir palyaçoyu izlemiş olmaları…

Dairo FO (Kısaltılmıştır.)



 

Our Score

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 148-149-150-151-152-153-154 KOZA Yayınları

4. Sınıf Türkçe Kitabı Küçük müyüz, Büyük mü? Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154


4. Sınıf Türkçe Kitabı Küçük müyüz, Büyük mü? Metni Etkinlik Cevapları


“4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 148-149-150-151-152-153-154 KOZA Yayınları”

4. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 148-149-150-151-152-153-154


Hazırlık


1.Evren ve uzay hakkında neler biliyorsunuz?


Cevap :

Uzay: Dünyanın atmosferi dışında diğer gök cisimleri arasında yer alan boşluktur.
Evren: Gezegenler, yıldızlar ve diğer madde enerjilerinin tamamıdır.

Evren uzayıda kapsamaktadır.


2.Sizce yaşadığımız gezegenden daha büyük olan gezegenler var mıdır?


Cevap :

Bence yaşadığımız gezegenden daha büyük gezegenler vardır.

Gezegenlerin büyükten küçüğe doğru sıralaması ; Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Dünya, Venüs, Mars, Merkür şeklindedir. Görüldüğü gibi Dünya’ dan büyük olan gezegenler vardır.  Bunlar; Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün’ dür.


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 150 Cevapları


1.Etkinlik


Soru: Aşağıdaki kelimeler ve kelime grubuyla anlamlarını eşleştiriniz. Anlamını öğrendiğiniz bu kelimeleri ve kelime grubunu sözlük defterinize yazdıktan sonra bunları cümlede kullanınız. Metinlerin işleniş sürecinde yapacağınız konuşma ve yazma etkinliklerinde anlamlarını öğrendiğiniz yeni kelimeleri kullanmaya özen gösteriniz.


Cevap :

Güneş çevresinde dolanan, ondan aldıkları ışığı yansıtan gök cisimleri. 2.gezegen

Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara.   4.kıta

Uyum. 7.ahenk

Bir şeyin ışıldarken saçtığı ışık. 1.ışıltı

Gök varlıklarının bütünü, kâinat, âlem, kozmos. 9. evren

Gök ada. 8.galaksi

Gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk. 5. uzay

Masa tenisi. 6. pinpon

Tahılın tarlaya atıldığı andan harman  oluncaya kadar aldığı durum. 3. ekin


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 151 Cevapları


2.Etkinlik


Metinde geçen “galaksi, pinpon” gibi kelimeler dilimize sonradan başka dillerden geçmiş kelimelerdir. Böyle kelimelerin yerine varsa Türkçelerini kullanmalıyız.


a. Aşağıdaki sözleri okuyunuz. Dilimizin korunması hakkındaki düşüncelerinizi paylaşınız.


“Millî duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî duygumuzun gelişmesinde başlıca etkendir.” M. Kemal Atatürk


“Bir ülkeyi yıkmak istiyorsanız dilini tahrip edin.” Konfüçyüs


Cevap :

Dilimiz bizim ortak değerimizdir. Bu yüzden dilimizi korumalıyız. Dilimizi bilmek bizlere tarihimizi bilmeye ve böyleye daha güçlü olmamıza katkıda bulunur. Dilimize sahip çıkarak eski eserlerimizi bile okuyabilir, olan gelişmelere sağlıklı yorumlar yapabiliriz.


b. Dilimize henüz yerleşmemiş ama günlük hayatımızda kullandığımız aşağıdaki kelimelerin Türkçelerini karşılarına yazınız. ilimizi korumak için günlük hayatımızda dilimize henüz yerleşmemiş yabancı kelimelerin yerine Türkçelerini kullanmaya özen göstermeliyiz.


Cevap :

exit: çıkış

star: yıldız
laptop: diz üstü bilgisayar

okey: tamam
trend: eğilim

spontane: anlık
link:  ilişim

seans:  oturum


c. Yukarıdaki yabancı kelimelerin Türkçelerini birer cümlede kullanınız.


Cevap :

  • Hastanenin çıkışında anayolda bekliyorum.
  • Bir yıldız doğuyor desene
  • Annem bana diz üstü bilgisayar alacağına söz verdi.
  • Tamam , senin dediğin gibi olsun.
  • Bu senenin eğilimleri bu kıyafetler.
  • Anlık gelişen bir canlı yayında karşınızdayım.
  • Her bir oturumun ücreti bu kadar.

4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 152 Cevapları


3.Etkinlik


Soru: Aşağıdaki soruları metne göre sözlü olarak cevaplayınız. 


1. Yazar karşılaştırma yapmak için hangi hayvanları metinde örnek olarak vermiştir? Yazarın bu yöntemle anlatımını ilgi çekici hâle getirdiğini düşünüyor musunuz? Neden?


Cevap :

Yazar karşılaştırma yapmak için karınca, arı, kedi, salyangoz, fil, dinazor ve sineği metinde örnek olarak vermiştir. Yazar bu yöntemle bence anlatımını daha çekici ve akla yakın hale getirmiştir. Hem aklımızda kalıcı hemde düşündürürken eğlendirici olmuştur.


2. Yazar, dünyamızın hem büyük hem de küçük olmasını hayvanlar dışında hangi nesneleri örnek göstererek karşılaştırma yapıyor?


Cevap :

Yazar, dünyamızın hem büyük hem de küçük olmasını hayvanlar dışında ,bir yağmur tanesini, bir avuç suyu, bir ırmağı, bir denizi, okyanusları, toprak tanesini, bahçeni, ekin yapıları, tarlaları, kıtaları örnek göstererek karşılaştırma yapıyor.


3. Yazar, küçük ya da büyük saydığı varlıklardan sonra neyi önemli buluyor? Yazarın bunu önemli bulmasının nedeni nedir? Siz bu konuda yazara katılıyor musunuz? Neden?


Cevap :

Yazar, küçük ya da büyük saydığı varlıklardan sonra kalbin hiç küçük olmadığını önemli buluyor. Yazarın bunu önemli bulmasının nedeni sevginin gücü ve büyüklüğüdür. Ben bu konuda yazara katılıyorum. İnsan kalbi içerisine herşeyin sevgisini ve farklı duygularını alabilir.


4. Metnin türü nedir? Bu türün genel özelliklerini açıklayınız.


Cevap :

Metnin türü sohbettir. Sohbet metninin özellikleri; yazarın bir konu üzerinden karşısındaki kişi ile konuşuyormuş gibi bir sohbet gerçekleştirmesidir.
Konu fazla derinleştirmeden anlatılır.


4.Etkinlik


Soru: Metinde geçen aşağıdaki kelimelerle kelime grubunu okuyunuz. Bu kelimeleri ve kelime grubunu metinde hangi anlamıyla kullanıldığını belirleyerek işaretleyiniz.


Cevap :

kış gerçek

uzayterim

toprak gerçek

kalpgerçek

çağ→ terim

yıldızterim

gezegen→ terim

ülkegerçek

dışına çık → mecaz

dev→ mecaz


5.Etkinlik


Soru: İçinde kitap, dergi, gezegen ve yıldız adı geçen dört cümle de siz yazınız.


Cümle içerisinde insan, şehir, millet vb. adların ilk harflerinin her zaman büyük yazıldığını hatırlayınız. Bunun dışında dergi, kitap, gezegen ve yıldız adlarının ilk harfi de her zaman büyük yazılır.
Arkadaşım Sait Faik Abasıyanık’ın Semaver kitabını okuyordu.
O sırada babam, kitapçıya her ay takip ettiği dergilerden olan Varlık’ı sordu.
Dünya’mıza en yakın gezegen Mars’tır.
Geceleri, Kutup Yıldızı’na bakarak yönümüzü bulabiliriz.


Cevap :

  • Fen Bilimleri Ders Kitabımı evde unutmuşum.
  • Trt Çocuk’ un yeni dergisi çıkmış.
  • Güneş’ in bir yıldız olduğunu duyunca çok şaşırdım.
  • İleride acaba Mars’ ta hayat olur mu?

4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 153 Cevapları


6.Etkinlik


a. Aşağıdaki Ay görselini inceleyerek verilen bilgileri okuyunuz.


Ay, Dünya’nın tek doğal uydusudur. Güneş sistemi içindeki beşinci büyük doğal uydudur. Dünya ile Ay arasında merkezden merkeze uzaklık 384.403 (üç yüz seksen dört bin dört yüz üç) km yani Dünya’nın çapının yaklaşık 30 katı kadardır. Ay’ın Dünya’ya uzaklığı: 384.403 km’dir.
Ay’ın yarıçapı: 1.737 km’dir. Ay’ın yaşı: 4 milyardan fazladır.


 

b. Aşağıdaki cümleleri okuyarak cümlelerdeki sayıların yazılışlarına dikkat ediniz.


Ay’ın yarıçapı bin yedi yüz otuz yedi kilometredir.
Ay’ın, Dünya’ya olan uzaklığı üç yüz seksen dört bin dört yüz üç kilometredir.
Ay’ın yaşı 4 milyardan fazladır.
Sayıların yazılışlarında aşağıdaki kurallara uymalıyız:

Bir zorunluluk olmadıkça cümle rakamla başlamaz.
II Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır:
Örnek: altı yüz, beş bin iki yüz seksen sekiz, yedi yüz elli bir
III Dört veya daha çok basamaklı sayıların kolay okunabilmesi amacıyla içinde geçen bin, milyon, milyar ve trilyon sözleri harfle yazılabilir.
Örnek: 5 milyar, 7 trilyon, 10 bin
IV Romen rakamları tarihî olaylarda, yüzyıllarda, hükümdar adlarında, tarihlerde, ayların yazılışında, kitap ve dergi ciltlerinde, kitapların asıl bölümlerinden önceki sayfaların numaralandırılmasında, maddelerin sıralandırılmasında kullanılır.
Örnek: II. Dünya Savaşı; XX. yüzyıl; III. Selim, II. Murat, I. Cilt


c. Aşağıdaki sayıların okunuşlarını karşılarına yazınız.


Cevap :

1.325 : Bin üç yüz yirmi beş
2.965 : İki bin dokuz yüz altmış beş
4.654 : dört bin altı yüz elli dört
200 : iki yüz
358 : üç yüz elli sekiz


4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 154 Cevapları


7.Etkinlik


Soru: Metinde geçen aşağıdaki kelimelerle kelime grubunu okuyunuz. Bu kelimeleri ve kelime grubunu metinde hangi anlamıyla kullanıldığını belirleyerek işaretleyiniz.


Beşer kişilik gruplara ayrılarak “Sonraki Derse Hazırlık” aşamasında sizden istenen görselleri sıranızın üzerine yerleştiriniz. Görselleri inceleyerek uzayın ve Güneş sisteminin büyüklüğü hakkında tahminlerde bulununuz. Ardından uzayda istediği gibi seyahat edebilen bir astronot olduğunuzu hayal ediniz. Güneş sisteminde bulunan hangi gezegenlere gitmek istediğinizi nedenleriyle birlikte açıklayınız.

Nezaket kurallarına uyarak arkadaşlarınıza ve öğretmeninize karşı uygun hitap ifadelerini kullanınız.
İşitilebilir bir ses tonuyla konuşunuz.
Dinleyicilerle göz teması kurunuz.
Kelimeleri anlamına uygun olacak şekilde doğru telaffuz ediniz.
Beden dilinizi etkili bir şekilde kullanınız.

Beden dili, konuşurken yaptığımız hareketlerdir. Beden dili genel anlamıyla duruşumuzun, jest ve mimiklerimizin karşımızdakine ilettiği mesajdır. Yüzümüzün tüm kas hareketleri mimiklerimizi oluştururken, el-kol ve bacak hareketlerimiz jestleri oluşturur. Eğlenceli bir olayı asık suratla anlatmamız ya da acıklı bir olayı gülerek anlatmamız konunun içeriğinin anlaşılmamasına neden olur. Konuşurken gerekenden fazla el ve kol hareketi yapmak dinleyenlerin dikkatini dağıtır.


Kısa Cevap :

Uzayın ve Güneş sisteminin büyüklüğü resimde çok küçük görünüyor. Ancak Dünya’ nın resmi de çok küçük ama ne kadar büyük olduğunu görüyoruz. Uzayda istediği gibi seyahat edebilen bir astronot olsaydım Jüpiter’ e gitmek isterdim. Halkaları olduğu ve çok merak ettiğim için oraya gitmek isterim.

Uzun Cevap :

Uzayın ve güneş sisteminin büyüklüğü resimlerden baktığımız zaman her ne kadar küçücük görünse de dünyamızın büyüklüğüne kıyasla onların büyüklüğünü bence tahmin bile edemeyiz.

Dünya bize çok büyük gelmesine rağmen uzayda ve Güneş sisteminde Dünyada daha büyük cisimler olduğunu düşününce çok şaşırıyorum.

Ben uzayda istediği gibi seyahat eden bir astronot olsaydım birçok gezegeni ziyaret etmek ve oradaki çiftler yapmak isterdim.

Uzaya ayrı bir merakım var ve uzayı incelemenin çok ilginç olacağını düşünüyorum.

Ben uzayda istediği gibi dolaşan bir astronot olsaydım güneşe en yakın gezegen olan Merkür’e gitmek isterdim. Güneş sistemindeki en hızlı gezegen olduğu için orada yaşamanın nasıl olduğunu merak ediyorum.

Ayrıca çap ve kütle bakımından en büyük gezegen olduğu için Jüpiter’i ziyaret etmek ve halkalarını nasıl göründüğünü yakından incelemek isterdim.


8.Etkinlik


Soru: “Kalbin hiç küçük değil. İçine bir evreni sığdırmaya çalışmalısın elinden geldiğince…” cümlelerinde yazar, evrendeki her şeyi sevebileceğimizi belirtiyor. Evrendeki her varlığı sevmenin önemi hakkında defterinize bir yazı yazınız.


Yazmaya başlamadan önce yazmak istediğiniz konuda aklınıza gelenleri not alınız. Gerekirse bunları maddeler hâlinde yazınız. Ardından konuda giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini nasıl ele alacağınızı belirleyiniz. Yazınızı bitirdikten sonra gözden geçirerek yazım ve noktalama hatalarınız varsa bunları düzeltiniz. Yazınızı sınıf içinde okuyabilir ya da öğretmeninizin rehberliğinde sınıf panosunda sergileyebilirsiniz.


Kısa Cevap : “Evrendeki her varlığı sevmenin önemi hakkında defterinize bir yazı yazınız.” ile ilgili kısa cevabı için tıklayınız. 

Uzun Cevap :

Evrendeki her varlığı sevmenin önemi

Sevgi hayvanların bile içinde olan ve kimsenin karşı koyamayacağı en içten duygulardan bir tanesidir.

Sevgi bütün canlıları hayata bağlayan ve belki de evrenin düzenini sağlayan en büyük güçtür.

İnsanlar hayatları boyunca mutlaka bir şeyi severler. Bu sevdikleri şey kendileri olsa bile mutlaka sevgiyi tadarlar.

Sevgiyi tatmak ve bir şey için mücadele etmek ancak sevgiyle mümkün olur.

Sevgi ile kainat varoluş ve devam etmektedir.

Sevgi sadece insana ve diğer canlılara değil bence bütün evrene iyi gelmektedir.

Çünkü insan ancak sevdiği zaman evrene saygı duyar ve evreni güzelleştirir.

O halde bize düşen sevmek ve doyasıyla sevilerek hayatı güzelleştirmektir.


Sonraki Derse Hazırlık


Soru: Doğa olaylarını araştırarak sınıfa konuyla ilgili farklı görseller getiriniz.


Cevap :

Doğa olayları

  • deprem
  • seller, su taşkınları
  • toprak kaymaları
  • kaya düşmeleri
  • çığ
  • fırtınalar, hortumlar
  • volkanlar
  • yangınlar

“4. Sınıf Türkçe KOZA Yayınları Ders Kitabı Sayfa 148-149-150-151-152-153-154 Cevapları”


 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 104-108-109-110-111-112 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Ergenekon Destanı Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112


8. Sınıf Türkçe Kitabı Ergenekon Destanı Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 104-108-109-110-111-112


HAZIRLIK ÇALIŞMASI


Soru : Sizi çok etkileyen bir olayla ilgili yazı yazmak ister misiniz? Yazarsanız hangi türü tercih edersiniz? Neden?


Kısa Cevap :

Beni çok etkileyen bir olayla ilgili yazı yazmak isterim. Eğer beni etkileyen bir olayla ilgili yazı yazacak olsaydım söyleşi yani sohbet tarzında bir yazı yazmayı düşünürdüm. Kendimle ilgili bir olayı anlatacağım için kendimi ancak söyleşi ile tam olarak ifade edebileceğimi düşünüyorum.

Uzun Cevap :

Beni çok etkileyen bir olay ile ilgili birçok kere yazı yazmak istediğim oldu.

Hangi türü seçeceğim olayın ne ile alakalı olduğuyla ilgilidir.

Beni etkileyen şey resmi bir konu ise deneme, makale şeklinde bir şey yazabilirim.

Eğer etkilendiğim şey bir olay şeklinde ise onu bir hikaye şeklinde dönüştürebilir, eğer kendimle ilgili ise söyleşi sohbet şeklinde yazmayı tercih ederim.

Bazen onu anlatmak için eğer duygularımı gizli bir şekilde ifade etmek istiyorsam masalı tercih edebilirim.

Bu tamamen beni etkileyen şeyin ne olduğu ile ilgilidir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 108 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu : konuşlanmak

Sözlük Anlamı: Belli bir yere veya bölgeye mevzilenmek

Tahminî Anlamı : Belli bir yere veya bölgeye mevzilenmek
Cümlem : Ordu buraya konuşlanabilir.

Kelime/Kelime Grubu : öç alma

Sözlük Anlamı: bir kişinin yaptığı kötülüğe karşı, aynı düzeyde bir kötülükle karşılık verilmesi
Tahminî Anlamı : intikam alma
Cümlem : Senden öç almak yerine boş vereceğim.

Kelime/Kelime Grubu : yığın

Sözlük Anlamı: Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe; tınaz
Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle
Tahminî Anlamı : birikinti
Cümlem : Bu elbise yığını da neyin nesi.

Kelime/Kelime Grubu :nicesi

Sözlük Anlamı: birçok
Tahminî Anlamı : birçok kişi, birçok şey
Cümlem : Nice insanlar geldi geçti bu hayattan.

Kelime/Kelime Grubu : maden

Sözlük Anlamı: yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral
Tahminî Anlamı : yer altından çıkan değerli taşlar
Cümlem : Değerli madenlerden hangilerini biliyorsun?

Kelime/Kelime Grubu : eritmek

Sözlük Anlamı: Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak
Tahminî Anlamı : sıvı hale gelmesini sağlamak
Cümlem : Buzları eritmek için dışarı koydum.

Kelime/Kelime Grubu : kömür

Sözlük Anlamı: Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt; kara elmas
Tahminî Anlamı : çok uzun süre derin toprak altında kömür madenine dönüşen maden
Cümlem : Bu sene odun ile kömür yakmayı düşünüyoruz.

Kelime/Kelime Grubu : Han

Sözlük Anlamı: Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan ünvan
Tahminî Anlamı : konaklama yeri, Padişah gibi kimselere verilen ünvan
Cümlem : Gazi Han birazdan buraya gelecek.

Kelime/Kelime Grubu : hendek

Sözlük Anlamı: Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur
Tahminî Anlamı : çok derin çukur
Cümlem : Hendek kazmak eski bir savaş taktiğidir.

Kelime/Kelime Grubu : evlat

Sözlük Anlamı: çocuk, Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü
Tahminî Anlamı : kişinin çocuğu veya sesleniş şekli
Cümlem : Evlat bak buralar senin olacak.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 109 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre cevaplayınız.


1. Metinde birlik ve beraberliği sağlamak için yapılanlar nelerdir?


Cevap :

Metinde birlik ve beraberliği sağlamak için çadırlarını, sürülerini bir yere topladı , çevresine hendekler kazdı, bekledi ve savaştılar.


2. Türkler savaşta neden yenilmiştir?


Cevap :

Türkler diğer kavimlerin birleşerek onlara hile yapması sebebiyle yenilmiştir.


3. Savaştan kurtulan Türkler kimlerdir ve nasıl bir yere yerleşmişlerdir?


Cevap :

Savaştan kurtulan Türkler Kayan adlı bir oğlan ve İl Han’ın Tukuz adlı bir yeğeni ile eşleri hayatta kalmıştır.


4. Ergenekon’dan çıktıktan sonra Börtü Çene ve Gök-Türkler neler yapmıştır?


Cevap :

Ergenekon’dan çıktıktan sonra Börtü Çene ve Gök-Türkler uzun yola yürümüş kendilerinin gizlenecekleri bir yer bulmuşlardır.


5. Türklerin dağdan çıktıkları ve her gün bayram olarak kutlanan gün, hâlâ kutlanmaktadır. Yukarıdaki metinde söz edilen günün hangi gün olabileceğini tahmin edebilir misiniz? Tahminlerinizi sözlü olarak ifade ediniz.


Tanrı’nın gücü ile ateş kızdıktan sonra demir dağ eriyip akıverdi. Yüklü deve çıkacak kadar yol oldu. O günü, o ayı, o saati belleyip dışarı çıktılar. O günden beri Gök-Türklerde âdet olmuştur. O günü bayram sayarlar: Bir parça demiri ateşe salıp kızdırırlar. (Önce) Hanı, bunu kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver. Ondan sonra beyler (de öyle yapar. Bu günü mukaddes bilirler.)


Cevap :

Bugünün 21 Mart yani Nevruz Bayramı olduğunu tahmin ediyorum.


3. ETKİNLİK


Soru : “www.eba.gov.tr” genel ağ adresinden “Ergenekon Destanı”nın sesli anlatımını dinleyiniz. Okuduğunuz metin ile dinlediğiniz metni kahramanlar, mekân, zaman ve olay yönünden karşılaştırınız. Tespit ettiğiniz benzer ve farklı yönleri aşağıya yazınız.


Cevap :

Benzer Yönleri :

  • 2 metninde Göktürklerin başından geçmesi
  • Zaman Ve mekanın aynı
  • Kahramanların aynı olması

Farklı Yönleri :

  • Metinlerin farklı anlatılması
  • Anlatıcının bakış açısının farklı olması
  • Olayın işleyişinin daha farklı olması

4. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları cevaplayarak okuduğunuz metnin türünü belirleyiniz.


1. Metinde bir toplumu ya da milleti derinden etkilemiş bir olay mı anlatılmaktadır?


Cevap :

Evet . Metinde bir toplumu ya da milleti derinden etkilemiş bir olay anlatılmaktadır.


2. Metinde abartılı, olağanüstü unsurlar bulunmakta mıdır?


Cevap :

Metinde dağın eritilmesi olayı abartılı, olağanüstü bir unsurudur.


Cevap :

Metnin Türü : Hikaye


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 110 Cevapları


5. ETKİNLİK


Ders çalışmak için her gün kütüphaneye gider. – Amaç-sonuç
Düzenli çalıştığı için sınavda başarılı oldu.  -Neden-sonuç
Durumu anladı ki ona kızdı.  – Neden-sonuç
Temiz bir dünya istiyorsak yerlere çöp atmamalıyız. – Koşul


Soru : Yukarıdaki örneklerden yararlanarak okuduğunuz metinde amaç-sonuç, neden-sonuç ve koşul ilişkisi içeren cümleler bularak aşağıya yazınız.


Cevap :

amaç-sonuç cümlesi: Bütün kavimler birleşerek” Gök-Türklerden öç almaya yürüdüler.
neden-sonuç cümlesi: Gök-Türkleri görünce birden geri döndüler.
koşul-sonuç cümlesi: Eğer ayağını yanlış bassa parça parça olurdu.


6. ETKİNLİK


O kadar yürüdük, bir adım bile ilerleyememişiz.


Soru : Yukarıdaki örnekten yararlanarak okuduğunuz metinde abartma sanatı içeren cümleleri tespit ederek aşağıya yazınız.


Cevap :

“O da öyle bir yoldu ki bir deve, bir at bin güçlükle yürürdü; eğer ayağını yanlış bassa parça parça olurdu.

”Tanrı’nın gücü ile ateş kızdıktan sonra demir dağ eriyip akıverdi. Yüklü deve çıkacak kadar yol oldu.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 111 Cevapları


7. ETKİNLİK


a) Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Cümlelerden yüklemi isim ya da isim soylu kelime olanların altına “isim cümlesi”, fiil olanların altına “fiil cümlesi” yazınız.


Cevap :

Türk illerinde Gök-Türk oku ötmiyen, Gök-Türk kolu yetmiyen, bir yer yoktu. – isim cümlesi
Bir gün bütün iller Hanları ve beyleri av yerinde konuştular. – fiil cümlesi
Padişahın Hasan adında cömert, iyi yürekli bir veziri vardır. isim cümlesi
Bizim için kocaman bir pasta yapmış. fiil cümlesi
Toplantının bu kadar uzamasına şaşırdım. fiil cümlesi
Şairin kullandığı kelimeler gerçekten çok farklıydı. isim cümlesi
Konuşurken beden dilimi etkili bir biçimde kullandım. fiil cümlesi
Türk milleti misafirperverdir. isim cümlesi


b) Okuduğunuz metinden isim ve fiil cümlelerine üçer örnek yazınız.


Cevap :

İsim Cümlesi :

Kayan adlı bir küçük oğlu vardı.

Fiil Cümlesi :

Böylece dört yüz yıl sonra kanlarının öcünü aldılar.

Düşmandan kaçıp gelen dört maldan (deve, at, öküz, koyun) çok buldular.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 112 Cevapları


8. ETKİNLİK


Soru : “Ergenekon Destanı” adlı metni okuduktan sonra anlamını öğrendiğiniz kelimeleri kullanarak metinde geçen kültürel unsurları anlatan bilgilendirici bir metin hazırlayınız. Hazırladığınız metinden yararlanarak sınıfınızda bu kültürel unsurlarla ilgili bir konuşma yapınız. Konuşmanız sırasında beden dilinizi etkili kullanmaya özen gösteriniz. Beden dilini etkili kullanmanın konuşmacının vermek istediği sözlü olmayan mesajları iletmeyi kolaylaştıracağını unutmayınız. Konuşmalarınızda kelimeleri anlamlarına uygun kullanmaya özen gösteriniz.


Kısa Cevap :

Türkler tarih boyunca yaşadıkları zorluklara ve yıkımlara rağmen mutlaka ayağa kalkmış ve cesaretlerini göstermişlerdir.

Türk sözcüğünün manası güç kuvvet, cesur türeyen çoğalan anlamlarına geldiği için Türk adıyla adlandırılan ilk devlet Göktürk devleti olmuştur.

Türkler cesaretleri ile beraber asla yayılmamış az sayıda kalsalar bile zamanını bekleyip güçlenince tekrar ölçülerini alıp devletlerini kurmuşlardır.

Uzun Cevap :

Bir sürü telin tarihi Onur verici ve göğsümüzü kabartacak kadar kahramanlılıklarla doludur.

Ergenekon destanı göktürkler’in türeyişini, yıkılışını ve tekrar yeniden canlanmasını konu eden bir Türk destanıdır.

Bu destanda düşman tarafından yenilgi ve hile ile kandırılan Türklerin Ergenekon ovası’nda yeniden türeyerek tekrar eski güçlerine kavuşması ve yurtlarına dönmek için yaptıkları mücadelelerden bahsedilmektedir.

Ergenekon Destanı’ndaki temellerden biri milliyetçilik duygusudur.

Bir insan daima özüne sahip çıkmalı ve bunun için mücadele etmelidirler.

Türkler Ergenekon’dan çıktıkları günü yani 21 martı her yıl bayram yaparlar.

Bu bayramda bir demir parçasını kızdırır Demir kıpkırmızı olunca önce baştaki kişiler daha sonra diğerleri demiri örsün üstüne koyarak döverler.

Buda eski günlerin kalan bir hatırası ve anısı olur. Geçmişi unutmayıp daima güçlü kalabilmek için.


9. ETKİNLİK


Soru : Destanlarla ilgili bir araştırma yapınız. Araştırma sırasında yararlandığınız bilgi kaynaklarının adı, yazarı, basım yılı, basım yeri, yayınevini; genel ağ üzerinden yaptığınız araştırmalar için de genel ağ adresi, genel ağ adresine erişim tarihini aşağıya not ediniz. Araştırma sonucunda edindiğiniz bilgileri yazılı hâle getirmeden önce bir taslak hazırlayınız. Taslağınızda giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine yer vermeniz gerektiğini unutmayınız. Hazırladığınız taslağa bağlı kalarak metninizi dosya kâğıdına yazınız. Metni hazırlarken yararlandığınız kaynakları, metnin sonunda oluşturacağınız kaynakça bölümüne alfabetik sırayla yazınız. Metninizi gözden geçirirken metninizdeki varsa yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz. Yazdığınız metni sınıf panosunda paylaşabilirsiniz.


Kısa Cevap :

Destan, milletleri etkileyen olayları, manzum şekilde anlatıldığı eserlerdir.

Ve seninle oluşabilmesi için millete verilen etkileyen bir durumun oluşması gerekmektedir.

Bir milletin göç ,savaş, doğal afet, kıtlık veya çeşitli diğer sorunları yaşama sonucu bunlar destanlar olarak derlenirler.

Türk destanları

  • Yaratılış, Saka(Alp Er Tunga, Şu)
  • Hun-Oğuz (Oğuz Kağan, Attila)
  • Göktürk (Bozkurt, Ergenekon)
  • Uygur (Türeyiş, Göç)

Uzun Cevap :

Destan milletleri etkileyen ve nesilden nesile aktarılan durumlarda oluşan uzun anlatılara denilir.
Destan, bir milletin yaşadığı olayların anlatılmasına ve bazen olağanüstü olayları da içeren eserlerdir.

Destanın oluşabilmesi için milletin, göç, savaşlar, doğal afetler, kıtlıklar ve çeşitli diğer sorunların yaşanması gerekir. Milletin bu durumlar karşısında kahramanlıklarına vurgular yapılır.

Destanların Özellikleri

  • Destanların oluşumu, toplumları derinden etkilemiş olayların sonrasında oluşur.
  • Milli özelliklidir.
  • Destanlar halkın ortak malı anonimdir.
  • Gelecek kuşaklara aktarılabilmişlerdir.
  • Destanlar genelde abartılarak anlatılırlar.
  • Destanlar toplumdaki bireylerin anlayabileceği dille anlatılırlar.
  • Destandaki kahramanlar seçkindir ve olağanüstü özellikleri vardır.
  • Yiğitlik, savaş, kıtlık, aşk ve doğa gibi konular destanın ana temalardır.
  • Destanlar yapay ve doğal olan destanlar şeklinde ikiye ayrılır.
  • Doğal destanlar, tarihin karanlık devirlerine olan , olayların sonucunda kendiliğinden oluşurlar.
  • Yapay destanlar bir sanatçı tarafından ortaya çıkarılan destanlardır.

Doğal Destanlardan Bazıları

Alp Er Tunga Destanı → Sakalar
Bozkurt Destanı → Göktürkler
Şehname → İran
İgor → Rus
Nibelungen → Alman

Yapay Destanlardan Bazıları

Kurtarılmış Kudüs → Tasso.
Kaybolmuş Cennet → Milton.
Selçukname → Yazıcıoğlu Ali.
Genç Osman Destanı → Kayıkçı Kul Mustafa.
Üç Şehitler Destanı → Fazıl Hüsnü Dağlarca.


Cevap :

Yararlanılan Kaynaklar : İnternet siteleri

Giriş Bölümünde Dikkat Etmem Gerekenler : Destanın sözlük anlamı ile ilgili giriş bilgileri

Gelişme Bölümünde Dikkat Etmem Gerekenler : Destanla ilgili geniş bilgiler

Sonuç Bölümünde Dikkat Etmem Gerekenler : Türk destanları ve isimleri



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 90-94-95-96-97 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Türk Plastik Sanatları Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97


8. Sınıf Türkçe Kitabı Türk Plastik Sanatları Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 90-94-95-96-97


HAZIRLIK ÇALIŞMASI


Soru : Türk sanatları denilince aklınıza hangi sanat türleri geliyor? Bunlarla ilgili bilgilerinizi sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Türk sanatları denince aklıma halıcılık, Ebru ,taş işçiliği bir gün sepetçilik, maden işçiliği ahşap ve ağaç işçiliği örmecilik gelmektedir.

Uzun Cevap :

Geleneksel Türk sanatları denince klıma ahşap işleme sanatı , bakırcılık, cam işleme, Çelik ve çini sanatı , seramik dokuma ve halıcılık , minyatür ve Gül Ebru sanatı gelmektedir.

Ahşap oymacılığı Türk el sanatlarının arasında önemli bir yere sahiptir. Türkiye’nin Orta Asya’dan Anadolu’ya göç ettiği dönemden itibaren varolmuş ve farklı tekniklerle gelişmiştir.

Seramik ve çini sanatı Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde çeşitli tarzlarda yapılmıştır.

Geometrik desenler, bitkisel motifler ve hat yazıları kullanılmıştır.

Kilim dokuma ve halıcılık da Türklerin uzmanlaştığı başka bir sanat dalıdır.

Özellikle Gaziantep, Kayseri, Uşak ve İstanbul gibi iller ünlüdür.

Dekorasyonunda ve sanat pozisyonlarında önemli bir yere sahiptir.

Minyatür sanatı özellikle Osmanlı döneminde büyük bir değişim göstermiş ve minyatürde genellikle tarihi olaylar, portreler ve mitolojik sahneler inmiştir.

Ebru sanatı geleneksel Türk sanatlarından bir tanesidir.

Ebru sanatı renkli boyaların su yüzeyindeki hareketini kontrol ederek çeşitli desenler ve şekiller oluşturmaktır.

Ayrıca Türkler ,oya yapımcılığı, örgü, deri işçiliği sepetçilik maden işçiliği, keçe yapımcılığı ahşap ve ağaç oyma gibi alanlarda da oldukça gelişmişlerdir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 94 Cevapları


1. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu : Nakış

Sözlük Anlamı: Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme; ince iş
Tahminî Anlamı : el işi
Cümlem : Anneannemden kalan nakışların güzelliğine hayran kaldım.

Kelime/Kelime Grubu : Çini

Sözlük Anlamı: Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha
Tahminî Anlamı : levha, sanat eseri
Cümlem :Çini sanatı her zaman ilgimi çekmiştir.

Kelime/Kelime Grubu : tecessüs

Sözlük Anlamı: Kendini ilgilendirmeyen şeyleri belli etmeden öğrenmeye çalışma
Tahminî Anlamı : gizli iş
Cümlem : Tecessus güzel bir ahlak değil ki.

Kelime/Kelime Grubu : kültür

Sözlük Anlamı: Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin
Tahminî Anlamı : adet
Cümlem : Her ülkenin kendine göre bir kültürü vardır.

Kelime/Kelime Grubu : motif

Sözlük Anlamı: Yan yana gelerek bir bezeme işini oluşturan ve kendi başlarına birer birlik olan ögelerden her biri
Tahminî Anlamı : model
Cümlem : Çıkardığı motifleri büyük bir ustalıkla işliyordu.

Kelime/Kelime Grubu : memleket sathı

Sözlük Anlamı: Memleketin tamamı
Tahminî Anlamı : memleketin bütünü
Cümlem : Memleketin sathını korumak çok önemlidir.


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.


1. Hayvan figürlü eserler hangi adla anılmaktadır?


Cevap :

Hayvan figürlü eserler “hayvan üslubu” diye anılır.


2. Türkler yerleşik hayata geçtiklerinde sanat anlayışlarında ne gibi bir değişiklik olmuştur?


Cevap :

Türkler yerleşik hayata geçtiklerinde sanat anlayışları taş, tahta cam içini gibi katı maddeleri işlemek şeklinde değişmiştir.


3. Yazar neden tarihî eserleri korumanın vatanı korumak kadar önemli olduğunu söylemektedir?


Cevap :

Yazar tarih kültürümüzü yansıttığı ve gece miras olduğu için tarihi eserleri korumanın vatanı korumak kadar önemli olduğunu söylemektedir.


4. Okuduğunuz metinden Türk plastik sanatları ile ilgili neler öğrendiniz? Açıklayınız.


Cevap :

Okuduğum metinden Türk plastik sanatları hakkında Türklerin göçebe iken sonrasında yerleşik hayata geçtiklerini ve sanat ürünleri alanında ürettikleri sanat eserleri olduğunu öğrendim.


5. Millî Eğitim Temel Kanunu’nun, Türk kültür eserlerinin mana ve değerinin Türk milletinin bütün fertlerine öğretilmesini istemesinin nedeni ne olabilir? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.


Cevap :

Milli eğitim Temel kanunun ,Türk kültür eserlerinin mana ve değerlerinin Türk milletinin bütün fertlerine öğretilmesini istemesinin nedeni kültürünü kaybedenin her şeyiyle ve bir süre sonra vatanını da kaybedeceğini virgül vatanı korumak için bile kültürel değerlere ihtiyacımız olduğu içindir.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 95 Cevapları


3. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu : yerleşik hayat dönemlerinde yapmış oldukları sanat eserleridir

Metnin Ana Fikri : Türk kültürünün önemi ve şah eserleri


4. ETKİNLİK


Soru : Cümlelerin altını çizmek, kelimeleri koyu veya italik yazmak, renklendirmek, farklı punto ya da font kullanmak metindeki önemli bölümleri vurgulamak için başvurulan yöntemlerdir. Okuduğunuz metinde bazı cümleler koyu, bazıları ise altı çizili şekilde yazılmıştır. Sizce bu bölümler dışında metindeki hangi bölümler koyu ya da altı çizili şekilde yazılmalıydı? Metnin üzerinde işaretleyerek gösteriniz.


Cevap :

  • Türkler yerleşim medeniyeti geçince, bu medeniyetin temeli olan katı maddeyi taşı, tahtayı, camı, çiniyi daha daha büyük bir zevkle işlemişlerdir .
  • Öğrencilere ilkokuldan itibaren Türk sanat eserleri öğretilmiş olsaydı, onlar bunun zevkine varırlar, hayatta da onları ararlar, bulurlar, korurlar ve yaratırlardı.

5. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümleleri ögelerine ayırınız.


Aşı veya ilâç yapmak için mikrop kültürü yapılır.


Cevap :
Edat tümleci / nesne / yüklem


• Bu eserlerden pek büyük bir kısmı yanmış, yıkılmış, kaybolmuş, yabancıya gitmiştir.


Cevap : özne / yüklem


• Her okulun Türk sanat eserlerinin resimlerini, planlarını, maketlerini gösteren müzeleri olmalıdır.


Cevap : özne / yüklem


• Bu eserlerden hareket edilerek yeni yeni eserler vücuda getirilebilir.


Cevap :
Zarf tümleci / özne / yüklem


• Avrupalılar bizim eserlerimizdeki motifleri kullanarak modalar icat etmişlerdir.


Cevap :
özne / zarf tümleci / nesne / yüklem


• Plastik sanat eserlerini incelemenin en pratik yolu onların benzerini yapmaktır.


Cevap :
özne / nesne / yüklem


• En güzel sanat eseri modellerinin çoğaltılması da bir kültür çalışmasıdır.


Cevap :
özne / yüklem


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 96 Cevapları


6. ETKİNLİK


a) Eline kalemini aldı.
b) Ali okula gidiyor.
Yukarıdaki cümlelerden hangisinin nesne aldığını belirleyiniz. Aşağıdaki cümlelerden hangileri nesne almıştır? Cümlelerin nesnelerini yanlarına yazınız.


Cevap :

“a) Eline kalemini aldı.” cümlesinde kalemini kelimesi belirtili nesnedir.


Malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürttür. :


Cevap :


Akılsız başın cezasını ayak çeker. :


Cevap ayak – belirtisiz nesne


Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. :


Cevap Doğru söyleyeni– belirtili nesne


Evdeki hesap çarşıya uymaz. :


Cevap hesap- belirtisiz nesne


Burası yemek kokuyor. :


Cevap : yemek –belirtisiz nesne


İlkbaharda bitkiler yeşerir. :


Cevap : bitkiler  belirtisiz nesne


Yalnızlığıma doğru yürüyorum. :


Cevap : Yalnızlığıma belirtisiz nesne


Size verdiğim etkinliği yapmalısınız. :


Cevap etkinliği — belirtili nesne


Bu akşam şehre dönüyormuş. :


Cevap :


Soru : Cümledeki nesnelerin cümlenin anlamını nasıl etkilediğini aşağıya yazınız.


Cevap :

Bu cümlelerde geçen nesneler, eylemden etkilenen varlığı öznenin yaptığı işten dolaylı ya da dolaysız etkilenen şeyi gösterir.


7. ETKİNLİK


Soru : a) Geziye gitti.

b) Geziye gidildi.

Yukarıdaki cümlelerde bulunan fiillerin altlarını çiziniz. Fiiller arasındaki farkı söyleyiniz. Hangi cümlede işi yapan bellidir? Söyleyiniz.


Cevap :

“a) Geziye gitti. “ şıkkındaki “geziye gitti “cümlesindeki gitti yükleminde işi yapan bellidir. Gitme işi üçüncü kişi tarafından yapılmıştır. Ama ikinci cümlede “b) Geziye gidildi.” işi yapan öznenin kim olduğu belli değildir.


Soru : Aşağıdaki fiilleri cümle içinde kullanınız. 


Cevap :

yaz– : O çok güzel yazı yazan biridir.

Dün akşam içimdekileri yazmakla meşguldüm.

sev– : Seni çok seviyorum.

Seni seven insanların kıymetini bilmelisin.

oku– : İnsan kendi yararına olan şeyleri okumalıdır.

Önce sen sonra ben okuyayım.

bil– : Sana sorduğum soruları bilebilecek misin?

Bil bakalım bu bilmeceleri.

bak– : Bak burada kedimiz!

Bak çocuklar oradan geçiyor.

başla– : Hadi sende yazmaya başla.

Hadi beraber oyun oynamaya başlayalım.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 97 Cevapları


Soru : Aşağıdaki fiillerin kök ya da gövdelerine -(i)l veya -(i)n eklerinden birini ekleyerek cümle içinde kullanınız.


Cevap :

yaz– : O yazı yazmaktan çok hoşlanırdı.

sev– : Evlat sevgisi bu Dünyadaki en güzel sevgi.

oku– : Oku okut , bilginin kıymetini bil.

bil– : Soruları bilmesi çokta önemli değil, çabalasın.

bak– : Bakın bu güllerin hepsi bizim.

başla– : Başlamadan önce biraz bir şeyler yiyelim.


Soru : Fiiller ek aldıktan sonra cümlelerde anlam bakımından nasıl bir farklılık oluşmuştur? Aşağıya yazınız.


Cevap :

Önce fiilken cümlelerdeki görevlerden sonra nesne görevini üstlendiler.


8. ETKİNLİK


Soru :  Sınıfınızda “tarihî eserlerimizi korumak” konulu bir konuşma yapınız. Konuşmanızda yaratıcı konuşma stratejisini uygulayınız. Bu stratejiyi uygulayabilmek için bir önceki arkadaşınızın anlattıklarını dikkatlice dinleyiniz. Arkadaşlarınızın söylediklerinden hareketle konuşarak konuya farklı bir bakış açısı geliştirerek konuşmanızı tamamlayınız. Konuşmalarınızda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya özen gösteriniz.


Kısa Cevap :

Tarihi Eserleri Koruyalım

Tarihi eser, tarih öncesi çağlardan veya geçmişten günümüze kadar ulaşmış bütün eserleri denmektedir.

Tarihi eserlerin en önemli özelliği kadim uygarlıklara ait kesin bilgiler vermesi ve tarihi değiştirebilme özelliğidir.

Tarihi eserlerimizi korumak için okullarda ve eğitim yerlerinde tarihi eserler özel olarak tanıtılmalı ve nasıl korunacağına dair dersler verilmelidir.

Müzelerin sayısı artırılmalı ve tarihi eserler korunarak karar verenlere caydırıcı cezalar verilmelidir.

Tarihi eserler hem turist çekmesi açısından hem de tarihi özellikle aşaması açısından korunmalı ve gözetim altına sunulmalıdır.

Kültür varlıklarının korunması milli kültürün canını tutulması ve toplum fertlerinin birleştirilmesi ve zengin tarihi çevrenin yaşatılması ile tarihi eserlerin bulunmuş olduğu yerin ve değer kazanması açısından oldukça önemlidir.

Uzun Cevap :

Tarihi Eserlerin Önemi

Tarihi eser antik dönemlerden veya geçmiş uygarlıklardan kalan her türde yapı ve nesneye denir.

Günümüze kadar birçok eski Eser ulaşmıştır.

Şu ana kadar bulunmuş olan ve günümüze kadar ulaşan en eski eserler paleolitik ve yontma taş devrine aittir.

Bu dönemde vahşi hayvanları avlanmak için kullanılan silahlar ve birçok tarihi eser bulunmaktadır.

Tarihi eserler arkeolojik kazılar ve büyük araştırmalar sonucunda bulunarak çıkartılırlar.

Arkeolojik kazı dışında cami, kilise saray gibi tarihi yapılarda tarihi eser olarak kabul edilir.

Tarihi eserlerin özellikleri

  1. geçmişte yaşam toplumların inançları, ibadetleri ve din kuralları hakkında bilgi edinmemize yardımcı olur. Şanlıurfa’da bulunan göbeklitepe gibi.
  2. Ayrıca tarihi eserler geçmişteki toplumların kıyafetleri, aksesuarları hakkında geniş bilgiler verir
  3. Sensal değeri olmayan ancak geçmişten olan kalıntılar da tarihi eser olarak kabul edilir.

Bu tarihi eserler müzelerde veya oldukları yer koruma altına alarak sergilenirler.

Ülkemizde daha önceki uygarlıklara ait birçok Eser bulunmaktadır.

Kültür varlıklarının korunması onarılması ve değerlendirilmesi hem maddi hem de manevi açıdan oldukça önemlidir.

Tarihimizin bilinmesi milli kültürün canlı tutulması, toplum fertlerinin birleştirilmesi ve zengin tarihimizin yaşatılabilmesi için gereklidir.

Tarihi eserleri Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün merkeze bağlı taşra teşkilatı olarak kurulan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlükleri korumaktadır.


9. ETKİNLİK


Soru : Okuduğunuz metindeki yazarın “Vatan çıplak topraktan ibaret değildir. Bir milletin asıl vatanı yarattığı kültür eserleridir.” sözünden hareketle defterinize “kelime ve kavram havuzundan seçerek yazma” yöntemini kullanarak hikâye edici veya bilgilendirici bir metin yazınız. Bu amaçla konuyla ilgili aklınıza gelen kelime ve kelime gruplarını kâğıtlara yazınız. Arkadaşlarınızın yazdığı kâğıtlarla kendi kâğıtlarınızı bir masada toplayarak kavram havuzu oluşturunuz. Metninizi oluşturduğunuz kavram havuzundan yararlanarak yazınız. Metninizi gözden geçirirken varsa metninizdeki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.


Kısa Cevap :

Kültür eserleri ,bir topluluğa veya halka özgü sanat eserleri, inanç, dil, din, düşünce, tutum, davranış, örf adetler gibi maddi manevi değerleridir.

Kültür eserler somut, soyut kültür eserler ve doğal miraslar olmak üzere incelenir.

Kültürel mirası korumak toplumun bir arada tutan, kültürünü ve tarihini bilerek dostunu düşmanı tanıyabilmesi ve geleceği sağlam adımlar atabilmesi açısından oldukça önemlidir.

Uzun Cevap :

Kültür eserler yani kültürel miras daha önceki kuşaklar tarafından meydana getirilmiş ve evrensel veya milli değerlere sahip olduğuna inanılan eserlerdir.

Kültürel eserler bir topluluğun veya halkın sanat eserleri, inançları, dilleri, örf adetleri gibi aktarımlarıdır.

Somut kültürel miraslar, taşınabilir ve taşınmaz miras olarak iki grupta incelenen anıtlar, heykeller, resimler arkeolojik eserler, kitabeler, kitaplar ve peyzajlar gibi eserlerdir.

Soyut kültürel miraslar folklor, gelenekler, dilimiz, sözü tarih gibi eserlerimizdir.

Doğal miraslar ise kültürel açıdan önemli teşkil eden manzara ve biyolojik çeşitlilik gibi şeylerdir.

Her ne kadar aynı toprak parçası üzerinde yaşasak da bizleri bir araya getiren yaşadığımız yer değil bilakis bizleri birbirimize bağlayan ortak miras dediğimiz kültürel akımlarımızdır.

Kültür insanların kendini tanıması, kendine ait bir kimliğinin olması ve toplumsal değerlerin anlaşılıp topluma özgün bir açık kazandırılması nedeni önemlidir.

Kültür gibi aynı zamanda insanlara maddi ve manevi üretiminde gerçekleşen etki yaratıcı durumlara dönüşür.

Kültür değerleri, inançları iletme aracı olduğu için önemli bir sosyal işlevi vardır.

Grup kimliği ve dayanışmayı teşvik ederek zaman geçse de toplumları bir arada tutar.



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 113-114-115-116 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Atasözleri Üzerine Dinleme Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 113, 114, 115, 116


8. Sınıf Türkçe Kitabı Atasözleri Üzerine Dinleme Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 113-114-115-116


HAZIRLIK ÇALIŞMASI


Soru : “El el ile, değirmen yel ile” atasözünden ne anlıyorsunuz? Anlatınız.


Cevap :

El el ile, değirmen yel ile “atasözünden insanların birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamayacaklarını ve yardımı çok gerekli olduğunu anlıyorum.


1. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.


Cevap :

Kelime/Kelime Grubu : gözlem

Sözlük Anlamı: Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi; müşahede
Tahminî Anlamı : dikkatle bakmak, incelemek
Cümlem : Yapılan gözlemler sonucu olay karara bağlanacak.

Kelime/Kelime Grubu : yargı

Sözlük Anlamı: Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi; hüküm
Tahminî Anlamı : hüküm
Cümlem : Yargı karşısına çıkacak olan suçlular getiriliyor.

Kelime/Kelime Grubu : öğüt

Sözlük Anlamı: Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz; mevize, nasihat
Tahminî Anlamı : nasihat
Cümlem : Annemin verdiği birbirinden değerli öğütler hala kulağımdadır.

Kelime/Kelime Grubu : biçim

Sözlük Anlamı: Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü; hat, şekil, eşkâl, model
Tahminî Anlamı : şekil
Cümlem : Bu biçimden daha farklı modellerin var mı?

Kelime/Kelime Grubu : kalıplaşmak

Sözlük Anlamı: Belli bir biçim almak, durumunu sürdürmek, belli bir durumun dışına çıkmamak.
Tahminî Anlamı : belirli bir şekil almak
Cümlem : Bazı insanların düşünceleri kalıplaşmıştır ,onları değiştiremezsin.

Kelime/Kelime Grubu : eş anlamlı

Sözlük Anlamı: Anlamları aynı veya birbirine çok yakın olan (kelimeler); anlamdaş, müradif, müteradif, sinonim
Tahminî Anlamı : anlama aynı olan kelimeler
Cümlem :

Bugün okulda eş anlamlı kelimeleri öğrendik.

Kelime/Kelime Grubu : kalıp

Sözlük Anlamı: Zaman içinde değişiklik göstermeyen, her zaman için aynı olan, belirli davranış biçimleri bütünü
Tahminî Anlamı : belirli bir şekil
Cümlem :

Bazı insanların düşünceleri hep kalıp gibi birbirine benzer.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 114 Cevapları


2. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki soruları dinlediğiniz metne göre cevaplayınız.


1. Atasözünün sözlük anlamı nedir?


Cevap :

Atasözünü sözlük anlamı ataların uzun deneme, gözlemlerine dayanan yargılarını genel Kural, bir gece düşünme ya da öğüt alarak veren ve kalıplaşmış bir biçimi olan kısa özlü ve kamuca benimsenmiş olan sözlerdir.


2. Deyimlerle atasözlerinin ortak özelliği nedir?


Cevap :

Deyimlerle atasözlerinin ortak özelliği ikisinin de kalıplaşmış olmasıdır.


3. Atasözlerinin söz dizimi neden değiştirilemez?


Cevap :

Atasözlerinin söz dizimi değiştirilirse özelliğini getirip özgün anlatım kalıbı yok olacağından değiştirilemez.


4. Atasözleri nasıl ortaya çıkmış?


Cevap :

Atasözleri ilk önce tek kişi tarafından ortaya atılmış daha sonra insanların onu benimsemesi, kullanması ve kullanırken de değişiklikler yapması ile zamanla kalıplaşmış, ortaya çıkmıştır.


5. Metinde bu zamana kadar duymadığınız atasözleri var mı? Açıklayınız.


Cevap :

Metinde geçen”acıklı başta akıl olmaz” atasözünü daha önce duymamıştım.


3. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.


Cevap :

Metnin Konusu : atasözlerinin ne olduğu, ortaya çıkışı, anlamı ve kalıplaşması.

Metnin Ana Fikri : atasözlerinin önemi


4. ETKİNLİK


Soru : Dinlediğiniz metinle ilgili aşağıdaki formda verilen ölçütlerden doğru olanlar için “Evet”, yanlış olanlar için “Hayır” yazan kutuyu işaretleyiniz. Formu doldurduktan sonra dinlediğiniz metinle ilgili görüşlerinizi yazınız


Cevap :

Yazar, metne kişisel düşüncelerini katmıştır. HAYIR
Dinlediğim metin, bilgilendirici türde bir metindir. EVET
Yazar; yer, zaman ve şahıs ögelerine yer vermemiştir. EVET
Neden-sonuç, amaç-sonuç ve benzetme cümlelerine yer vermiştir. EVET
Sade ve anlaşılır cümlelere yer vermiştir. EVET


Cevap :

Metinle İlgili Görüşlerim :

Bence metin gayet akıcı ve anlaşılırdır. Hem bilgi vermiş, hem de sıkmadan güzel bir üslup ile anlatılmıştır.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 115 Cevapları


5. ETKİNLİK


Soru : Metni dinlerken not ettiğiniz atasözlerinin anlamını TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’den bularak aşağıya yazınız.


Cevap :

Atasözü : Acıklı başta akıl olmaz
Anlamı :
“büyük sıkıntılar içinde bulunanlar mantık dışı işler yapabilirler” anlamında kullanılan bir söz.
Atasözü : Acından kimse ölmemiş.
Anlamı : “kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama aç kalamaz, mutlaka bir geçim yolu bulur” anlamında kullanılan bir söz.

Atasözü : Bir ağaçta Gül de biter, dikende.
Anlamı : yi ve kötü şeylerin bir arada bulunabileceğini, her durumda ve yerde her şeyin mükemmel olamayacağını ifade eder.

Atasözü : Fazla mal göz çıkarmaz.
Anlamı :”ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur” anlamında kullanılan bir söz.

Atasözü : Bakmakla usta olunsa kediler kasap olurdu
Anlamı : “yapmadan yalnızca nasıl yapıldığına bakarak hiçbir şey öğrenilemez” anlamında kullanılan bir söz.

Atasözü : Bir ağızdan çıkan bin ağza yayılır
Anlamı : “ortaya atılan bir söz çok çabuk yayılır” anlamında kullanılan bir söz.

Atasözü : Baba koruk yer oğlunun dişi kamaşır
Anlamı : babanın yaptığı kötü bir işin sıkıntısını oğul çeker.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 116 Cevapları


6. ETKİNLİK


Soru : Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Cümlelerin yüklemi sondaysa cümlenin yanına “kurallı cümle”, başta ya da ortadaysa “devrik cümle” yazınız. Yüklemi olmayana ise “eksiltili cümle” yazınız.


Cevap :

Birkaç sözcükle kurulu olanlar olduğu gibi uzun bir cümle biçiminde olanlar da vardır. Kurallı Cümle
Acından ölmemiş kimse. Devrik Cümle
Görüldüğü üzere bu durumlarda genellikle eş anlamlılar ya da yakın anlamlılar kullanılmaktadır. Kurallı Cümle
Gün eksilmesin penceremden. Devrik Cümle
Ayrıca kimi atasözümüzün bölgelere göre değişik biçimler aldığı da olur. Kurallı Cümle
Üstünde yıllanmış bir ceket, altında ise yamalı bir pantalon… Eksiltili Cümle


Soru : Yukarıda yaptığınız çalışmadan yararlanarak kurallı, devrik ve eksiltili cümleler arasındaki farkları söyleyiniz.


Cevap :

Türkçede devrik cümleler, yüklemi cümle sonunda olmayan cümlelerdir. Kurallı cümlelerin yüklemi olması gerektiği gibi sondadır. Eksiltili cümlelerde yüklem yoktur.


7. ETKİNLİK


Soru : Sınıfınızda “Keskin sirke küpüne zarar.” atasözünün anlamıyla ilgili bir konuşma yapınız. Konuşmanızda ikna etme stratejisini uygulayınız. Fikirlerinizin arkadaşlarınız tarafından kabul edilmesini sağlamak için fikirlerinizi destekleyen kaynaklardan, güvenilir delillerden ve verilerden yararlanınız.


Kısa Cevap :

Ne demiş atalarımız “Keskin sirke küpüne zarar verir.”

Bu atasözü aşırı sert , Karaca ve agresif yapılan tavırlar sadece başkalarına değil aynı zamanda o tavrı sergileyen insanlara da zarar verdiğini ifade etmek için kullanılır.

Ne yapacağı belli olmayan , öfkesini ve davranışlarını kontrol edemeyen sinirli insanlar hem hastalıklar bulma hem de yaptıkları hatalar sonucunda yanındaki insanları kaybedip suç işleme gibi birçok sıkıntılı duruma düşebilirler.

İşte bu yüzden Keskin sirke yani sivri hareketler ve sert bir dil kişiye de zarar verir.

Uzun Cevap :

Keskin sirke küpüne zarar verir

İnsanlar kendi yapısı itibariyle toplumlar içerisinde Yaşar ve hayatlarını sürdürebilmek için farklı dallarda birçok insana ihtiyaç duyarlar.

Ailemiz bir gün arkadaşlarımız, iş hayatımız veya okul hayatımız, dışarıda alışveriş yaptığımız esnadaki insanlar gibi hayatımıza birçok insan girer ve çıkar.

Bu atasözümüz fevri yani ani davranıp sağlıklı karar veremeyen insanların aldığı tepkiler sebebiyle her zaman zararlı çıkacaklarını ifade eder.

Öfkeli ve sert insanlar karşıdaki insanı kırıp zarar verse de asıl suçlamayı, insanların ona uzaklaşmasını ve öfke sebebiyle birçok hastalığı kendine çeker.

Keskin sirke küpüne zarar atasözü öfkenin sağlığa zararlı olduğunu ve sert davranan insanların en büyük zararların aslında kendinden olduğunu ifade eder.

Ayrıca bu atasözü kişileri uyarmakta hem sağlık için hem de sevdiklerimizin yanımızda rahatça durabilmesi için sakin olmanın önemini vurgulamaktadır.


8. ETKİNLİK


Soru : Bir şeyin, bir kişinin ya da bir olayın alaylı, insanı güldürecek ya da düşündürecek şekilde abartılı biçimde resmedilmesi karikatür olarak adlandırılır. Yandaki karikatürü inceleyiniz. Çizerin bu karikatürde ne anlatmak istediğini “duyulardan hareketle yazma” yöntemini kullanarak defterinize yazınız. Yazdığınız metni zenginleştirmek amacıyla atasözü, deyim ve özdeyişler kullanınız. Yazdığınız metni gözden geçirirken metindeki yazım ve noktalama hatalarıyla anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.


Kısa Cevap :

Bence yanındaki karikatür söz’ün sahibinin kendisi olduğu ve sözün zararının söyleyene ait olduğunu ifade etmek istemiştir.

Laf ağızdan bir kere çıkar, söz adamın mihengidir , söz gülerdir atasözlerinde olduğu gibi söz insanı ortaya döker ve kalitesini belli eder.

Uzun Cevap :

Bence yanındaki karikatürde sözlerin ve düşüncelerin ne kadar güçlü ve kalıcı olabileceğini işaret edilmiştir.

Söylenen sözün insanlara ne kadar etkileyeceği ve geri dönüşünü kendine olduğunu ifade etmek istemiştir.

Ayrıca bir insan konuşması ve düşünceleri ile kendi kişiliğini ortaya koyar.

Hakaret eden insanın hakareti kendine döner ve bir insan ne konuşuyorsa karşılığını kendi konuşması gibi bulur.

Bir sene yumuşak konuşulduğunda karşıdaki insanda ona yumuşak davranır ve kötü konuştuğu zaman o da hakaret duyar.

Bu karikatür bana dilin söylediği bir söz, yerden fırlayan ok’a benzer ve atılan ok geri dönmez ,gibi atasözlerini el yarası geçer dil yarası baki kalır ve dile getirmek atasözlerini hatırlatmıştır.



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 117-118-119-120 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı Güldüren Gerçek: Nasrettin Hoca Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları Sayfa 117, 118, 119, 120


8. Sınıf Türkçe Kitabı Güldüren Gerçek: Nasrettin Hoca Serbest Okuma Metni Etkinlik Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 117-118-119-120


Türk esprisinin büyük zekâsı, tanınmış filozofumuz Nasrettin Hoca’yı yalnız Türk toplumu değil, doğudan batıya her millet sever. Herkes bu büyük Türk’ün her devirde güncelliğini koruyan güzel fıkralarına hayrandır.

Çoğumuz onun nerede doğduğunu, nerede, hangi şartlar içinde yaşadığını, ne yaptığını düşünmeyiz bile… Üçümüz-beşimiz bir araya gelerek neşeli bir söz alışverişine girdik mi çoğu zaman Nasrettin Hoca da aramızda olur. Ondan bir fıkra, bir hikâye anlatır; ya onu yerer ya da zekâ çarkından dökülen esprilerle sohbetimizi süsleriz. Biliriz ki Nasrettin Hoca toplum yaralarına neşter atan, fıkra büyüteci altında kusurlarımızı yüze çıkaran yaman adamdır.

Gerçekleri çekinmeden söyleyen, doğru yolu eğri yoldan gösteren tok sözlü kişidir. Nasrettin Hoca, bu yüzden yalnız bir ad, bir fıkra, bir espri olarak önem kazandığı için çoğumuz yaşadığı çağı, hayatını sormayız bile… Ama o da bir insandır, onun da bir hayat hikâyesi vardır. Bakınız şöyle:

Tarihî kaynakların verdiği bilgilere göre Nasrettin Hoca, Anadolu Selçuklu Devri’nde, 1206 yılında, bugün Eskişehir’e bağlı Sivrihisar ilçesinin Hortu köyünde doğmuştur. İlk öğrenimini Hortu’da bir süre babası Abdullah Hoca’nın medresesinde yapmış, çocukluk yıllarını Hortu’da geçirmiştir. Söylentiler ve onun gerçek fıkralarından çıkarılan sonuçlara göre Hortu’da çıkan kıtlık yüzünden ailesi ile birlikte Sivrihisar’a yerleşmiş, öğrenimini burada sürdürmüştür.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 118 Cevapları


Sivrihisar, o zamanlar Selçuklu Devri’nin küçük fakat şirin bir kasabasıdır. Küçük Nasrettin, minareyi ilk kez burada görmüş, arkadaşlarıyla hamama gitmiş, bahçelerde çağla yolmuştur (…) Nasrettin Hoca, bir zaman sonra öğrenimini ilerletmek amacıyla başşehir Konya’ya yolcu olmuştur.

Nasrettin Hoca, Konya’da bir medreseye yerleşmiş ve öğrenimine başlamıştır. (…) Nasrettin Hoca’nın Konya’da medrese öğrenimini tamamladıktan sonra bir ara gölge kadılığı yaptığını görüyoruz. Gölge kadıları, tecrübeli hâkimlerin yanında çalışan ve bazı küçük davalara bakan kadı adaylarıdır. Odun kıran bir adamın karşısında “Hınk!” diyen birinin oduncudan hak istemesi, veremeyince mahkemeye başvurması, Nasrettin’in bu davayı görürken bir kese parayı şıngırtadarak “Hadi, sen de paraların sesini al!” diye hüküm vermesi, onun kadılık günlerindeki hatıralarından biridir. Bir süre sonra kadılıktan ayrılan üstadı büyük bilgin Seyi Mahmut Hayrani’nin Akşehir’e yerleşmesiyle Konya’yı terk eden ve Akşehir’e göçen Nasrettin Hoca, artık kişiliğini bulmaya ve usta bir sosyolog gözüyle olaylara neşter vurmaya başlar.

Nasrettin Hoca’yı bundan sonra Akşehir’de gösterişsiz yaşayışı içinde, dert çeken, uman, isteyen, efkârlanan, sonunda efkârını bir nüktede boğan bir halk adamı olarak görüyoruz. Bir ziyafete yeni kürkü ile gitmiş, gördüğü itibar üzerine “Ye kürküm ye!” deyişinde insanı yalnızca dış görünüşü ile değerlendiren toplumun, doğuran kazan hikâyesinde aç gözlülüğün Akşehir Gölü’ne yoğurt çalarken “Göl yoğurt tutar mı?” diyenlere karşı “Ya bir tutarsa?”


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 119 Cevapları


cevabındaki gerçek yönleri… Bir gün kürsüye çıkıp da “Ey ahali! Ne söyleyeceğimi biliyor musunuz?” diye sorduğunda çevresindekilerden bazılarının “Biliyoruz.” bazılarının da “Bilmiyoruz.” cevabı vermeleri üzerine “O hâlde bilenler bilmeyenlere öğretsin!..” diyerek kürsüden inmesi, az ders mi insanoğluna?.. Eğitimin temel yapısı, bilenin bilmeyene öğretmesi demek değil midir?

Akşehir’deyken Moğol şehzadesi Keygatu ile aralarında geçen, sonraları yanlışlıkla Timur’a mal edilen olaylar, pek iyi bilinen fil hikâyeleri, Akşehir’de medrese hocalığı yaptığı günlerde tanınmış mollası İmad ve yanından hiç ayırmadığı sevgili eşeği Bozoğlan, Nasrettin Hoca’nın yaşayışında önemini her zaman korumuştur. Eşeğinden düştüğü zaman gülenlere “Ne gülüyorsunuz yahu, düşmeseydim zaten inecektim!” deyişi, yitirdiği eşeğini türkü söyleye söyleye ararken bunun sebebini soranlara “Bir umudum şu dağın ardında, orada da bulamazsam o zaman seyredin bendeki ağıdı.” cevabını vermesi, onun renkli ve çok yönlü hayatının anekdotları arasında yer alır.

Nasrettin Hoca, Akşehir’de evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştır. Onun iki kızından Fatma Hatun’la Dürrü Melek’in mezar taşları son yıllarda bulunmuş ve Akşehir Müzesi’ne kaldırılmıştır.
(…)


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 120 Cevapları


Nasrettin Hoca, yaşının seksene yaklaştığı bir sırada 1284 yılında Akşehir’de ölmüş, mezarı üzerine altı sütuna oturan kubbeli bir türbe yaptırılmıştır. Kubbe’nin altında Nasrettin Hoca’ya ait mermer bir sanduka görülür. Bu sandukanın baş tarafındaki kitabede Hoca’nın ölüm tarihi olan 683 hicri yılı tuhaflık olsun diye ters yazılmıştır. Burada, her yönü açık olan türbeyi kilitleyen Selçuklu devri kilidi bir sembol olarak yer alır.

Nasrettin Hoca’nın ölümü, onun yeniden doğumu olmuştur. Onun toplumun temeline oturan sağlam fikir yapısı, her geçen yılla geçerli olmuş; yüzyıllar onu daha dinç, daha diri yapmış, şöhreti Türkiye sınırlarını da aşarak dünyayı sarmıştır. Nasrettin Hoca bugün tüm insanlığın malıdır.

Akşehirliler çok sevdikleri Nasrettin Hocaları için her yıl temmuz ayında festivaller düzenler. Bu festivaller de bir türlü huzura kavuşamayan dünyamıza iyilik ve mutluluk mesajları yayınlanır Nasrettin Hoca’nın ağzından. Bu arada Akşehir Gölü’ne yoğurt çalmayı da unutmazlar. Türk büyükleri zincirinin ölümsüz halkası aydın insan Nasrettin Hoca’ya selam olsun.

Mehmet ÖNDER
Anadolu’yu Aydınlatanlar
(Kısaltılmıştır.)



 

Our Score

8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 121-122-123-124-125-126 Ferman Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Kitabı 3. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Cevapları Sayfa 121, 122, 123, 124, 125, 126


8. Sınıf Türkçe Kitabı 3. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Cevapları


8. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 121-122-123-124-125-126


ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME


KÜLTÜR DİLİ

Kültür dili tabirini, günlük konuşma ve ilim dili dışında geniş mânâda yazılı ve sözlü edebiyat dili karşılığı olarak kullanıyorum. Günlük konuşma dilinin başlıca özelliği, günlük ihtiyaçlara cevap vermesidir. İçine bazı unsunlar karışsa bile o ilmi ve edebî bir maksat gütmez. Sözlü halk edebiyatı, şekli ve muhtevası bakımından günlük dilden farklıdır. Bundan dolayı o kültür diline girer. Okuma-yazma bilmeyen nice halk hikâyecisi ve şairleri vardır ki, günlük dili estetik bir maksatla kullanırlar ve böylece toprağa altın yaparlar. Halk kültürü ile beslenmiş bir köylünün dilinde onlar pırıl pırıl parlar. Atasözleri bunların başında gelir. Atasözleri “ata” kelimesinden de anlaşılacağı üzere geçmiş asırlardan kalmadır. Bunlarda bugün kullanılmayan Öztürkçe, Arapça ve Farsça kelime ve deyimlere rastlanır. “Aba altında sultan yatar”, “Abanın kadri yağmurda bilinir”, “Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz”, “Acele ile kalkan nedametle oturur”, “Adam ahbabından bellidir”, “Belaya sabır gerek”, “Bin nasihattan bir musibet yeğdir” vs… Binlerce yıllık mâzisi olan sözlü halk kültüründe, her biri ayrı mânâ ve hikmet taşıyan binlerce atasözü vardır. İçlerindeki Arapça, Farsça kelimeler dolayısıyla bunları Türk kültür dilinden çıkarmaya veya değiştirmeye kalkan biri boşuna emek harcamış olur. Kültür eserlerinin başlıca özelliği geniş kitleye mal oluşlarıdır. Öztürkçe yeni atasözleri uydurabilirsiniz. Fakat onları halka mal etmek elinizde değildir. Halka mal olmuş, yazı diline girmiş deyimler de öyle. İçlerinde Arapça ve Farsça kelimeler var diye bunları yabancı saymak, bin yıllık kültürü hiçe saymak demektir. Bir milletin kültürü binlerce yıllık hayatının mahsulüdür. Kültüre saygısı olan insan onları yıkmaya değil, anlamaya ve onlardan istifade etmeye çalışır. Yazılı edebiyat kültür dilinin en büyük hazinesini teşkil eder. Yazılı edebiyat, günlük dilden ve sözlü edebiyattan yüzlerce defa daha zengindir. Bunun sebebi, yazının binlerce yıllık sözleri saklaması ve biriktirmesidir. Kültür denilince bilhassa yazılı eserler anlaşılır. Bunların arasında hâlis edebiyatın dışında, eski çağlara ait inanç ve ilim kitapları da vardır. Bunlarda yazılı olan inançlar ve fikirler, bugüne uymasalar bile, kültür tarihi bakımından değer taşırlar. Zira onlar bize eski çağda yaşamış olan insanları tanıtırlar. (…)

Mehmet KAPLAN Kültür ve Dil (Kısaltılmıştır.)


A) Aşağıdaki soruları “Kültür Dili” adlı metne göre cevaplayınız.


1. Yazar, kültür dilini hangi anlamda (manada) kullanmıştır?


Cevap :

Yazar, kültür dilini, günlük konuşma ve ilim dili dışında geniş mânâda yazılı ve sözlü edebiyat dili karşılığı olarak kullanmıştır.


2. Yazara göre sözlü halk edebiyatı niçin kültür diline girer?


Cevap :

Yazara göre sözlü halk edebiyatı şekli ve muhtevası yani içeriye bakımından günlük dilden farklı olduğu için kültür diline girer.


3. Yazara göre niçin içinde Arapça ve Farsça kelimeler bulunan atasözlerini Türk kültür dilinden çıkarmak boşuna bir çabadır?


Cevap :

Yazara göre bu atasözleri binlerce yıllık kültürün bir parçası olup halka mal olduğundan içinde Arapça ve fança kelimeler bulunan atasözlerini Türk kültür dilinden çıkarmak boşuna bir çabadır.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 122 Cevapları


B) Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Atasözü olan cümlelerin yanına ( ✓ ) , olmayan cümlelerin yanına ( x ) işareti koyunuz.


(..…) 1. Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
(..…) 2. Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
(..x.) 3. Atı olan Üsküdar’ı geçti.
(…..) 4. Mum dibine ışık vermez.
(…..) 5. Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
(..x…) 6. Dostlar alışverişte görsün.


C) Aşağıdaki cümlelerden amaç-sonuç belirtenlerin yanına “A”, neden-sonuç belirtenlerin yanına “N” yazınız.


(..N…)  1. Seni hastanede ziyaret ettiğim için işe geç gittim.
(..N…) 2. Çok okuyor ki iyi yazıyor.
(..A…) 3. Ders çalışmak üzere kütüphaneye gitti.
(..A…) 4. Şiir yazmak için hayal etmek gerekir.
(..N…) 5. Tiyatroyu çok sevdiğinden her hafta bir oyuna gider.
(..A…) 6. Kitap almak için para biriktiriyor.
(…A..) 7. İstanbul’a okumaya gitti.
(..N…) 8. Çok hızlı konuştuğu için söyledikleri anlaşılmıyordu.


Ç) Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.


1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde abartılı bir ifade yoktur?


A) Çok zayıflamışsın, üflesem uçacaksın.
B) Dünya kadar ödevim var.
C) Ağzımla kuş tutsam da yaranamam.
D) Bülbül, güle küsmüş.


2. Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz. Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz. Yukarıdaki dörtlüğün teması, aşağıdakilerden hangisidir?


A) Anadolu sevgisi B) Destan
C) Türküler D) Batı sanatı


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 123 Cevapları


3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem geçişlidir?


A) Ağaca büyük bir dikkatle baktı.
B) Evdeki çiçeklerimizin hepsi kurumuş.
C) Erkenden bütün ödevlerimi bitirdim.
D) Yolda eski bir arkadaşımla karşılaştık.


4. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem etkendir?


A) Evleri depremde yıkılmıştı.
B) İftar hazırlığı tamamlandı.
C) Birdenbire kapı açıldı.
D) Konuşması beni çok etkiledi.


5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem geçişli olduğu hâlde nesne kullanılmamıştır?


A) Arka taraftaki pencerenin camını kırmışlar.
B) Hasta, şikâyetlerini uzun uzun anlattı.
C) Ne zaman aradın?
D) Tahtadaki yazıları hızlıca sildi.


6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi özne-yüklem ilişkisine göre edilgen, nesne-yüklem ilişkisine göre geçişsizdir?


A) Kitap okumayı seviyorum.
B) Eşyaların fazlası, ihtiyaç sahiplerine verildi.
C) Tıkanan mutfak lavabosunu açtırdık.
D) Akşam misafirlerimiz gelecek.


7. Aşağıdakilerden hangisi isim cümlesidir?


A) İşim gücüm budur benim.
B) Gökyüzünü boyarım her sabah.
C) Deniz yırtılır, kimi zaman.
D) Bilmezsiniz kim diker, ben dikerim.


8. Aşağıdakilerden hangisi fiil cümlesidir?


A) Bugünlerde bir akım var.
B) Tiyatro bir eğlencedir.
C) Tiyatro, kişinin sınırlarını genişletir.
D) Tiyatro, sanatın tümü gibi bir okuldur.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 124 Cevapları


9. Aşağıdakilerden hangisinde bitmemiş bir cümle vardır?


A) Can çıkmayınca huy çıkmaz
B) Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
C) Yuvarlanan taş yosun tutmaz
D) Adam, adamdan korkmaz


10. Yüklemi isim soylu sözcükten oluşan cümlelere “isim cümlesi”, yüklemi fiil olan cümlelere ise “fiil” cümlesi” denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisi yükleminin türü yönüyle diğerlerinden farklıdır?


A) Küs olan kardeşler birbiriyle anlaştı.
B) Dünyanın en güzel kokusu gül kokusudur.
C) Bana hediyesi bir kutu kalemmiş.
D) Heyecan verici bir yarıştı.


11. Aşağıdakilerden hangisi kurallı cümledir?


A) Eğlence, eğlence diyoruz boyuna.
B) Biz de hazin bir kaderi var dergilerin.
C) Çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi.
D) Hayatı, eseri, davranışları zıtlıklarla doludur.


12. Edilgen Fiiller Cümlede gerçek öznesi belli olmayan; eylemin bildirdiği işi yapan değil, işten etkilenen durumunda öznesi bulunan fiillere “edilgen çatılı fiiller” denir.

1. Tüm çamaşırlar yıkandı.
2. Akşama kadar soru çözdüm.
3. Tüm param çalındı.
4. Mülakat için hazırlandı.
5. Giriş işlemleri yapıldı.

Numaralı cümlelerden hangileri edilgen çatılı değildir?


A) 1, 3, 5 B) 1, 4, 5
C) 2 ve 3 D) 2 ve 4


13. Geçişli fiiller, nesne alabilen fiillerdir. Cümlede nesne varsa veya cümleye sonradan nesne eklenebiliyorsa cümlenin yüklemi geçişli bir fiildir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna benzer bir kullanım vardır?


A) Babam seni sordu.
B) Ara tatilde üç kitap okudum.
C) Öğrenciler okul bahçesinde bekliyor.
D) Bu sınavı geçtim.


8. Sınıf Türkçe Ferman Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 125 Cevapları


Soru : Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözünden yararlanarak “Millî kültürün oluşmasında dilin önemi nedir?” sorusuna cevap olacak bir metni aşağıya yazınız


Kısa Cevap :

Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.

Kültür yapısı, içeriği bakımından oldukça geniş bir konudur.

Kültür bir milletin dini, ahlaki , akli bir gün dil, iktisadi ve hayatlarının bir bütünüdür.

Kültür bir milletin asırlar boyunca oluşturduğu yaşam tarzlarını içine alır ve bu dille taşınarak dilin oluşturmuş olduğu sanatın gölgesinde aktarılır.

Dil kültürü önemli bir parçasıdır ve bu dil hazinesinden kültürün oluşturulması için yararlanılır.

Diline gereken önemi vermeyen toplumlar zamanla kaybettikleri gibi kültürüne sahip olmayanlar da dillerini dinamik tutma konusunda zorlanır ve zamanla dillerinin kıymetini yitirirler.

İnsan yaşamının temel taşı olan dil duygu ve düşüncelerin kalbi gibidir.

İnsanlar duygu ve düşüncelerini dil aracılığıyla aktardıkları için yazılan eserleri anlayabilmek ve kültürü koruyabilmek için değil olmazsa olmazdır.

Milletin millet yapan dil ve kültürüdür. Dillerini ve kültürlerini korudukları zaman varlıklarını koruyabilirler.

Bu yüzden Mustafa Kemal Atatürk gibi büyüklerimiz dilin önemine vurgu yapmış ve korunması için çaba göstermişlerdir.

Uzun Cevap :

Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.

Dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir iletişim aracıdır.

Dilin bir doğallığı, canlılığı milletin ortak malı olması açısından kültürel değeri  vardır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesi ile kültür okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğini anlam çıkarmak, uyanık davranmak, düşünmek ve zekayı terbiye etmektir.

İnsanlar arasında sosyal akrabalık bağını oluşturur. İletişim aracı olan dilde kültürün temel taşı gibidir.

Dil milli kültürün temel unsuru olup bir taraftan kültürü beslerken diğer yandan kültürle beslenmektedir.

Dil kültürel değerleri sonraki nesillere aktarmada önemli bir yere sahiptir.

Bir dilin gücünü, estetiğini ve sınırlarını o milletin kültürü belirlediği için dil ve kültür birbirine kenetlenmiş vaziyettedir.

Bu sebeple ana dilini iyi öğrenmeye çalışan bir kişi kendi milletinin dünya görüşünü, bakış açısını, anlayışını ve değerlerini öğrenecek zamanla o inceliklerden bağımsız olmadığını görecektir.

Kelimelerin anlamları o toplumun kültürel değerleri ile bağlantılı olduğu için kendi tarihini ve kültürünü daha yakından tanıyacak ve bize bir arada tutup birbirimize kenetlememizi sağlayan kültürümüzü anlayabilip yaşamamıza yardımcı olacaktır.



 

Our Score
error: Content is protected !!